Etiket: Malatya’daki

  • Malatya’daki darbe girişimi davasına AK Parti müdahil oldu

    Malatya’da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin görülen FETÖ/PDY davasında tanıkların dinlenilmesine geçilirken, AK Parti Malatya İl Başkanlığı da davaya müdahil oldu.

    Yakınca Spor Salonunda görülen davanın öğleden sonraki celsesinde duruşmaya AK Parti Malatya İl Başkanı Hakan Kahtalı da katıldı. 76 sanığın yargılandığı davaya katılan AK Parti Malatya İl Başkanı Hakan Kahtalı, avukatı ve aynı zamanda AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Av. Muhammed Emin Yalçınkaya aracılığı ile mahkeme başkanlığına sunduğu dilekçede AK Parti Malatya İl Başkanlığı olarak davaya katılma talebini iletti. Talebi değerlendiren Mahkeme Başkanı Vedat Koç, AK Parti’nin davaya müdahil olma talebini oy birliği ile kabul etti. Duruşmayı AK Parti Malatya Kadın Kolları Başkanı Aynur Oğuzhan, Gençlik Kolları İl Başkanı Enis Aydoğan ve partililer de izledi.

    Daha sonra duruşmada tanıkların dinlenilmesine geçildi. İlk olarak darbe gecesi izinde olduğu belirlenen İstihkam Alay Komutanı Tuncay Pekşen dinlendi. Pekşen, darbe kalkışmasının olduğu gece evde olduğunu ve televizyondan İstanbul’da boğazın kapatıldığını gördüğünü söyledi. Sonrasında Kurmay Başkanı Avni Angun’un kendisini arayarak ‘Senin alaydan izinsiz olarak sahada olan, sağda solda olan var mı?’ diye sorduğunu belirten Pekşen, kendisinin de ‘Bilmiyorum’ diyerek konuyu hemen araştıracağını söylediğini belirtti. İlerleyen saatlerde İstihkam Alayına gittiğini ifade eden Pekşen, 2. Ordu Karargahını aradığını ve telefona çıkan astsubayın ordu komutanı ve kurmay başkanının gözaltına alındığını söylediğini anlattı. Kurmay Başkanı Avni Angun’u telefonla aradığını kaydeden Pekşen, “Kendisi bana hiçbir emrin geçerli olmadığını, hiçbir gelen mesaja yanıt verilmemesi, başkalarının mesaj çekmesine izin verilmemesini istedi. Hatta benim imzamı görürseniz bile mutlaka benimle sesli temasa geçeceksiniz dedi” ifadelerini kullandı.

    Alayda rütbeli, er ve erbaşları toplayarak emir komutanın kendisinde olduğunu söylediğini belirten Pekşen, Yarbaylar İsmail Akın ve Ahmet Üçbudak’ın emir komuta dışına çıktığını, askerlerin bina içerisine alınarak bölgenin boşaltılmasını istediğini kaydetti. Yarbaylar İsmail Akın ve Ahmet Üçbudak’ın da içerisinde olduğu ZPT’lerin alaydan çıkmaması için gerekli emirleri verdiğini söyleyen Pekşen, bu sırada mühimmat getirip rütbeli askerlere dağıttığını belirtti. Emrindeki askerleri mevzilendirdiğini ifade eden Pekşen, tereddütsüz ZPT’lerin ikaz edilmesi için kanunda ne yazıyorsa gerekenin yapılması içim emir verdiğini belirtti. Pekşen, nizamiyeden kendisini arayan askerin ZPT’nin yoldan şehir merkezine doğru gittiğini iletmesi üzerine polis ve jandarmayı arayarak iki aracın silahlı ve askerli şehre doğru geldiğini söylediğini ifade etti. Pekşen, daha sonra Mahkeme Başkanı Vedat Koç ve avukatlardan gelen soruları yanıtladı.

    Pekşen’den sonra Altay Kışlasında darbe gecesinde görevli rütbeli askerler de tanık olarak dinlendi.

    Dava çıkışında bir açıklama yapan AK Parti Malatya İl Başkanı Hakan Kahtalı, 15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişimi esnasında Malatya’da da 2’nci Ordu Komutanlığı ve 7’nci Ana Jet Üssünde kalkışmaya destek veren askerlerin bulunduğunu belirterek, “Bizde bugün teşkilattan arkadaşlarımızla, gençlik kollarımız, kadın kollarımızla, Yeşilyurt İlçe Başkanımızla, gençlerimizle birlikte hem bu davaya müdahil olalım hem buradaki yaşanan, Malatyamızda yaşanan ve Türkiyemizde yaşanan olayları birebir yerinde görelim, bunları izleyelim istedik” diye konuştu.

    “Şehitlerimizin kanları yerde kalmayacak”

    Yargılamayı müdahil olarak takip eden Kahtalı şunları söyledi:

    “Bugün burada yapılan bu yargılamada, hain darbe girişiminde bulunan kişilerin birbirleriyle ilgili ifadelerindeki çelişkileri gördük. Bunlar yapmış oldukları açıklamalarla daha çok bu işin yapıldığını tamamen kabullendiklerini gördük. Ancak bunun hangi ellerle yapıldığını, kimler tarafından yapıldığını, binbaşı mı söylemiş, albay mı söylemiş, ordu komutanı mı emir vermiş. Bunlar kendi yapmış oldukları işten ‘nasıl daha az ceza alırız veya kurtulabiliriz’ gayreti içerisindeler. Ama inşallah adaletimiz gerçekten samimi bir şekilde yerini bulacak. Bu ülkede 249 tane kardeşimizin, bu toprakları vatan bilen insanlarımızın kanlarını bu topraklar için akıtmış oldukları o şehitlerimizin bir damla kanını dahi bunlara bırakmayacağız. Ve bizde hem şahsımız hem de partimiz adına hem teşkilatlarımız adına bizde bu davanın takipçileri olacağız. İnşallah en kısa sürede de bu dava sonuçlanacak ve bunlar en ağır şekilde cezalandırılacak. Şehitlerimizin kanları yerde kalmamış olacak.”

  • Malatya’daki FETÖ/PDY davasında 3’üncü duruşma başladı

    Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik Malatya’da görülen davada 3’üncü duruşma başladı.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrası Malatya’da görülmeye başlanan FETÖ/PDY davasında 28’i tutuklu 76 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Yeşilyurt ilçesinde bulunan Yakınca Spor Salonunda görülen duruşma öncesi geniş güvenlik önlemleri alınırken Malatya E Tipi Cezaevinde bulunan sanıklardan 14’ü duruşma salonuna getirildi. Diğer duruşmaların aksine cezaevi araçları kapalı spor salonunun kapısına tam yaklaşırken bazı sanıkların salona girişleri görüntülenemedi.

    Davanın bir numaralı sanığı olarak yargılanan ve Düzce T Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan dönemin 2. Ordu Komutanı Adem Huduti ve bazı tutuklu sanıklar duruşmaya SEGBİS ile katılırken davanın 2 numaralı sanığı olarak yargılanan dönemin 2. Ordu Kurmay Başkanı Avni Angun de duruşmaya katıldı.

    Tutuksuz yargılanan sanıklar ve avukatların da mahkemede yerlerini alması ile duruşma başladı.

    Bu arada geçtiğimiz Nisan ayında görülen duruşmada ilçe seçim kurulu başkanı olması nedeniyle koltuğunu Duran Kılıç’a bırakan Vedat Koç ise bugünkü duruşmada yeniden mahkeme başkanlığı görevine devam ediyor.

    7 Mart 2017 tarihinde başlayan duruşmada şu ana kadar 68 sanığın savunması alındı. Bugünkü duruşmada geri kalan 8 sanık ve tanığın ifadelerinin alınması bekleniyor.

  • Malatya’daki FETÖ/PDY davasında ara kararlar açıklandı

    Malatya’da görülen darbe girişimine ilişkin davada ara kararlar açıklandı. Mahkeme geçtiğimiz duruşmada tahliye edilen dönemin 2.Ordu Kurmay Başkanı Avni Angun ile tutuksuz yargılaman Ersin Yıldırım’ın tutuklanmasına karar verdi.

    Yakınca Spor Salonunda kurulan Malatya 1.Ağır Ceza Mahkemesinde sabah erken saatlerde başlayan 2’inci duruşmanın 4’üncü oturumunda sanık savunmalarının ardından talepleri alan mahkeme heyeti, duruşmaya yaklaşık 3 saat ara verdi.

    Angun ve Yıldırım tutuklandı

    Verilen aranın ardından gece yarısı 00.30’da kararları açıklayan duruşma heyeti başkanı Turan Kılıç, 17 Mart’ta verilen ara kararda tahliye edilen dönemin 2.Ordu Komutanı Avni Angün’ün, yeniden tutuklanmasına karar verdi. Adli kontrol kararı ile tutuksuz yargılanan Angun hakkında yakalama kararı çıkartılırken diğer tutuksuz sanıklardan dönemin 2. Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Yarbaşkanı olarak görev yapan Ersin Yıldırım hakkında da tutuklama kararı verilerek yakalanması için savcılığa müzakere yazısı yazılmasına karar verildi.

    Yıldırım ile ilgili iddianamede yer alan kısımda, kullandığı cep telefonunda ‘Bylock’ programının kurulduğu belirlenmişti.

    Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi

    Mahkeme heyeti, diğer 24 tutuklu sanık hakkında da tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Yaklaşık 1,5 saat süren ara kararların açıklanmasının ardından mahkeme heyeti bir sonraki duruşmayı 6 Haziran 2017 tarihine erteledi.

    76 sanık yargılanıyor

    15 Temmuz darbe girişimine ilişkin Malatya’da görülen davada 26’sı tutuklu 76 sanık hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinin yanı sıra anayasal düzeni ortadan kaldırma, darbeye teşebbüs etme gibi çeşitli suçlardan hapis cezası isteniyor. Davanın 1 numaralı sanığı olarak dönemin 2.Ordu Komutanı olan Orgeneral Adem Huduti yer alıyor. Huduti, ayrıda Türkiye’deki darbe girişiminde tutuklu bulunan en yüksek rütbeli sanık olma özelliğine de sahip.

    7 Mart’ta başlayan yargılama sürecince şuana kadar sanıklardan 68’inin savunması alındı. Bazı sanıklar tutuklu bulundukları cezaevlerinden SEGBİS ile duruşmaya dahil olurken geçtiğimiz 17 Mart’ta verilen ara kararda dönemin kurmay başkanı Avni Angun ve ordu komutanının koruma astsubayı Hacı Eyyip Özcan tahliye edilmişlerdi.

  • Malatya’daki FETÖ/PDY davası sürüyor

    Malatya’da darbe girişimine ilişkin görülen davada, 15 Temmuz’da 7. Ana Jet Üs Komutanlığında görevli olan tutuksuz sanıkların savunmaları alınıyor.

    Yakınca Spor Salonunda kurulan Malatya 1.Ağır Ceza Mahkemesi salonunda bugünkü oturumda ilk olarak 7. Ana Jet Üs Komutanlığı Uçak Bakım Subayı olan ve darbe gecesinde Uçak Bakım Tabur Komutanı vekili olarak görev yapan Murat Örsal savunma yaptı. Darbe gecesinde neler yaşandığını anlatan Örsal, o gece Eskişehir’de bulunan Birleşik Hava Heraket Merkezinin uçuş yasağı kararının kendilerine iletilmediğini ileri sürdü. 16 Temmuz günü sabah 04.00 sıralarında Filo Komutanı Metin Çivilibal’ın Uçuş Bakım Komutanlığını telefonla arayarak 4 adet yüksüz uçak ile 2 adet de yedek uçak hazırlanması talimatını verdiğini ileri süren Örsal, “Normalde uçuşlar sorgulanmıyor. Ancak darbe girişiminin olduğu bu gece uçuş bakım ekibindeki görevliler durumu bana bildirdi. Bende bu kapsamda verilen emri teyit etmek için girişimlerde bulundum ve ekibe beklemelerini söyledim” ifadelerine yer verdi.

    “Uçak bakım ekibi olarak tedirgindik”

    Filo komutanı Binbaşı Metin Çivilibal’ı telefonla arayarak yüksüz uçak hazırlanması emrini teyit ettiğini belirten Örsal, Çivilibal’ın ise kendisine kalkış emrini doğruladığını öne sürdü. Kendisinin bunun üzerine uçuş hattına giderek bakım ekibine beklemeleri yönde emir verdiğini iddia eden Örsal sonrasında telsizden Albay Şaban Delioğlu’na ulaşmak istediğini ancak ulaşamadığını savundu. Filo komutanın odasına gittiğini ifade eden Örsal, “Odada bulunan Filo Komutanı Çivilibal’a ‘Biz uçak bakım ekibi olarak tedirginiz. Uçuş emrini teyit ettiniz mi’ diye sorum bana ‘En kısa zamanda kalkmak istiyoruz’ dediler. Metin Çivilibal ve Tayfun Tuna sakindiler, anormal bir şey hissetmedim. Aynı odada bulunan ve şu anda Diyarbakır’da görevde olan Albay Ali Özmen bulunuyordu. Kendisi pilot albaydır. Ona da baktım ancak kendisinden bir tepki görmeyince ben de o zaman uçuşun yapılmasında yanlış bir şey yoktur diye düşündüm. BHHM’nin emridir diye odadan çıktım bu süreçte yeniden Albay Şaban Delioğlu’na ulaşmak istedim ama ulaşamadım” iddiasında bulundu.

    “Ne oyalanıyorsunuz daha kaç defa soracaksınız”

    İlerleyen süreçte Hareket Komutanı Tayfun Tuna’yı tekrar aradığını savunan Örsal, “Komutanım bakımcılar olarak çok tedirginiz, emri teyit ettiniz mi’ diye sorunca Tayfun Tuna bana kızarak ‘Ne oyalanıyorsunuz daha kaç defa soracaksınız’ diye söyledi. Daha sonra 04.30 sıralarında pilotlar uçak başı yaptılar. Biz pilotlara ‘Neden kalkıyorsunuz’ dedik onlar da bize BHHM’nin emri diye cevap verdiler. Normalde şuana kadar yapılan 700 uçuşta sorgulama yapmadık ama o gece pilotları sorgulama gereği duyduk” diye konuştu.

    Örsal, BHHM’nin emirlerinin kendilerine gelmediğini ve sadece filodan gelen talimatla uçakları hazırladıklarını savunarak, kritik bir gece olması nedeniyle yarım saat uçuş emrini sorguladıklarını ve olumsuz bir emir gelmediği için hazırlık yaptıklarını ileri sürdü.

    Tutuksuz sanık Murat Mutlu’nun savunması

    Duruşmada daha sonra tutuksuz yargılanan 7. Ana Jet Üs Komutanlığında Güvenlik Tabur Komutanı olarak görev yapan Yüzbaşı Murat Mutlu savunma yaptı. İlk süreçte tutuklanan ve sonrasında tahliye edilip görevine iade edilen Mutlu, iddianamede kendisinin üstteki Jammer güvenlik aracının çıkışına izin verdiği iddiasını kabul etmedi. FETÖ/PDY ile hayatının hiçbir bölümünde ilişkisinin olmadığını ileri süren Mutlu, darbe girişimine ilişkin emir alıp vermediğini iddia etti.

    Darbe girişimi gecesi olayları evde televizyondan öğrendiğini ileri süren Mutlu, “Görevde olmadığım bir esnada Jammer aracını çıkarma gibi bir yetkim de yoktur. Zaten Jammer aracı ben üsse dönmeden geri dönmüştür. Hain darbe gecesi Tayfun Tuna aracı istemiş ve çıkarmıştır” iddiasında bulundu.

    Nizamiyenin giriş çıkışlara kapatılması yönündeki suçlamayı da kabul etmeyen Mutlu, göreve geldikten sonra üssün güvenliğinin sağlanması adına önlem alındığını ifade etti. Tamamen darbecilere yönelik bir önlem aldıklarını ileri süren Mutlu, 7 kargo uçağının ise üsse ineceğini uçuş kulesinden öğrendiğini söyledi. Uçaklarda bulunan personeli filonun gazinosuna götürdükten sonra ilerleyen saatlerde polise teslim ettiklerini ifade eden Mutlu, bu süreçte inen kargo uçaklarında da savcılık incelemesi yapılana kadar güvenlik önlemleri aldıklarını ileri sürdü.

    “Cüzdanımdaki dolarlar yurt dışı görevinden kalan harcırah”

    İddianamede üzerinde 2 adet 1 dolar bulunması ile ilgili de savunma yapan Mutlu, FETÖ üyesi olduğu iddiasını kabul etmeyerek “Yurt dışına geçici görevle Afganistan’da görev yaptı. Bu süre zarfında günlük 65 dolar harcırah tarafımıza verilmiştir. Toplam hak edişim ilgili bankaya yatırılmıştır ancak avans olarak aldığım dolar ile alışveriş yapmıştır. Üzerimde kalan 67 doları görev dönüşünden sonra bozdurma gereksimi duymadım. Bu para 3 yıl önce kullanmadığım cüzdanıma konulmuş ve dolayısıyla yapılan aramada bulunan dolarlar üzerimde değil kullanmadığım cüzdanımda bulunuyordu” diyerek doların yurt dışı görevinden kalan para olduğunu savundu.

    Savunmaların ardından mahkeme heyet başkanı duruşmayı öğleden sonra 15.15’e erteledi.

  • Malatya’daki FETÖ/PDY davası

    Malatya’da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin devam eden davada 7.Ana Jet üs Komutanlığında görevli personelin dinlenmesine devam edildi.

    Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda 7.Ana Jet Üs Komutanlığında darbe gecesi Pilot Üsteğmen olarak görev yapan tutuklu sanık Seçkin Gülmüş savunma yaptı. 15 Temmuz gecesi suç olabilecek hiçbir eyleminin bulunmadığını savunan Gülmüş, tamamen emirler doğrultusunda hareket ettiğini ve bu doğrultuda göreve çağrıldığını ileri sürdü. Sadece verilen emir doğrultusunda F4 savaş uçağını 100 metre hareket ettirdiği gerekçesiyle yargılandığını savunan Gümüş, “Birliğimden gelen telefon üzerine mesaiye gittim. Darbe girişiminden önceden haberim olmasaydı birliğimde olur hazırlık yapıyor olurdum” iddiasında bulundu.

    Filo komutanının telefonu ile geldiği birliğinde televizyon izlerken darbe girişimini öğrendiğini ileri süren Gülmüş, daha sonra sabaha karşı 04.00 sıralarında Birleşik Hava Harekat Merkezinden (BHHM) gelen emrin kendilerine filo komutanı Metin Çivilibal tarafından iletildiğini iddia eden Gümüş, “Görevin terörle mücadelede kapsamında olabileceğini düşündük. Tüm hazırlıkları tamamlayıp uçak başına gittiğimizde her şey normaldi. Uçuş ekibi uçağı hazırlamıştı, birlikte kontrol yaptık. Daha sonra BHHM’nin emri ile geri döndük ve uçağı park ettikten sonra filoya döndüm. BHHM’nin emrine rağmen uçakla kalkmaya çalışmamız söz konusu doğru değildir” ifadelerine yer verdi.

    “Uçakların mühimmatsız bir zarar vermeyeceği sabit”

    Olay gecesi sadece sicil amiri olan filo komutanından emir aldığın öne süren Gülmüş, “Pistin kapalı olduğu iddiası doğru değildir. Pistin başı sadece kapalıydı bu da iniş ve uçuşlara engel değildi. Uçakların mühimmatsız hiçbir yere zarar vermeyeceği sabit. Hazırda bekleyen 14 mühimmatlı uçak var Buna rağmen neden bizden mühimmatsız uçaklara binilmesini istediler. Haftada en fazla 4 mühimmatsız uçak kalkıyor görev verildiğinde. Bizlerin eğitim seviyesi ve F4 savaş uçaklarının kabiliyeti düşünüldüğünde gece şartlarında alçak uçması mümkün değildir. Uçakların kalkış imkanı olmasına rağmen kalkılmamış ve geri dönülmüştür” iddialarında bulundu.

    Filodaki uçakların Eskişehir’deki BHHM tarafından verilen emir ile hareket ettiğini öne süren Gülmüş, “Bizimle birlikte aynı saatte kalkan ve TBMM’yi, Özel Hareket Merkezi’nin bombalayan hainler yazılı emirle mi kalktı?” diye sordu.

    Sanık Ülfet Kaçay’ın savunması

    Darbe gecesi 7. Ana Jet Üssü 171. Filo Komutanlığında Pilot Üsteğmen olarak görev yapan Ülfet Kaçay da iddiaları kabul etmeyerek FETÖ/PDY ile bir bağlantısının olmadığını savundu. Darbe günü akşam gelen telefonla filoya döndüğünü ifade eden Kaçay, görevin iptal olması nedeniyle filodaki gazinoda televizyon izlediklerini söyledi. Bu sırada darbe girişiminin yaşandığını öğrendiklerini ileri süren Kaçay, gecenin ilerleyen saatlerinde filo komutanı Metin Çivilibal’ın kendilerine BHHM’nin emri ile 4 uçağın havalanması için hazırlanması emrini verdiğini savundu.

    “O gün suç teşkil edecek bir eylem yapılmamıştır”

    Uçak başı yaptıktan sonra ruleye kadar kimseyle bir konuşma dahi olmadığını ileri süren Kaçay, “O gün suç teşkil edecek hiçbir eylem yapılmamıştır” iddiasında bulundu.

    Ruleye çıktıktan sonra BHHM’den görevin iptal edildiği ve geri dönülmesi emrinin verildiğini belirten Kaçay, “Eğer darbeci olsaydık, ana piste çok rahat giriş yapabilirdik ve kalkabilirdik. Ama en başından beri emirler doğrultusunda hareket ettik ve geri dönüş yaptık” diye konuştu.

    Tutuksuz sanık Mahmut Sağır’ın savunması

    Duruşmada daha sonra 7. Ana Jet Üs Komutanlığında Destek Grup Komutanı olarak görev yapan Yarbay Mahmut Sağır savunma yaptı. Savcılık iddianamesinde darbe girişiminde aktif rol oynadığı gerekçesiyle yargılanması istenen Sağır, savunmasına “Darbeyi FETÖ’nün askerleri yapmıştır, şerefli Türk askerleri böyle bir girişimde asla bulunmaz” diyerek başladı.

    Darbe gecesine ilişkin yaşananları dakika dakika anlatan Sağır, akşam darbe girişimini öğrendikten sonra yaklaşık 800 personelin bulunduğu 7.Ana Jet Üssünde herhangi bir kalkışma ve eylem olmaması adına üsse gitmeye karar verdiğini ileri sürdü.

    Tamamen kendi isteğiyle üsse gittiğini savunan Sağır, karşılaştığı 7. Ana Jet Üs Komutanı Emin Ayık’a “Ben Başbakanı izledim, kalkışmadan bahsediyor, İnşallah bizim birliğimize sıçramaz’ dediğini bunun üzerine ise Ayık’ın da ‘Biz BHHM’nin emirlerini yerine getiriyoruz” dediğini ileri sürdü.

    15 Temmuz gecesi üssün güvenliğini sağlamak ve er ve erbaşları kontrol altına almak için mücadele ettiğini ileri süren Sağır, üs komutanı Emin Ayık’ın kendisine meydana C130 uçağının inebileceğini ve bu nedenle önlem almasını istediğini söyledi. Gelecek uçakta tahminen 100 personelin bulunabileceğini düşündüğünü ileri süren Sağır, bunun üzerine sabah göreve başlayacak erbaşların da biran önce göreve gelmesi talimatını verdiğini söyledi.

    Daha sonra Güvenlik Tabur Komutanının kendisini arayarak Birleşik Hava Harekatı Merkezi’nden 7 kargo uçağının Malatya’ya ineceği bilgisini verdiğini ifade eden Sağır, sonrasında arka arkaya inen uçaklarda bulunan personelin gözlem altına alındığını söyledi.

    Eski Üs komutanı Emin Ayık’ın kendisine ana pistin neden kapatıldığını sorduğunu iddia eden Sağır, “Daha sonra karşılaştığım Devlet Hava Meydanları İşletmesi Müdürüne sorduğumda pistleri Vali Beyin talimatı ile kapattıklarını söyledi. Hakan bey bana, vali bey üs komutanına dikkat edin dediğini de iletti” şeklinde konuştu.

    Kendisinin de bu durumu üs komutanı Emin Ayık’a ilettiğini ifade eden Sağır, “Eski üs komutanımıza vali beyin talimatını ilettim. Oda ‘Vali bey uçaklar inmeyecek diyor, BHMM inecek diyor’ dedi” iddiasında bulundu.

    Darbe girişiminden sonra bir süre görevden uzaklaştırıldığını da kaydeden Sağır, daha sonra yapılan tahkikat ile FETÖ/PDY ile bir bağlantısının bulunmadığını ve bu nedenle görevine iade edildiğini söyledi.

    2 tutuksuz sanıkta dinlendi

    Bugünkü duruşmada ayrıda tutuksuz yargılanan 2 erde dinlendi. İzmir ve Ankara’dan SEGBİS ile mahkemeye bağlanan darbe girişiminde 2.Orduda görev yapan erlerden Faruk Çayır ile Mustafa Kalan’da savunma yaptı.

    Her iki askerde o gece komutanlarından aldıkları emirler doğrultusunda hareket ettiklerini ve sonrasında kaçarak polise teslim olduklarını ifade ettiler.

    Bugüne kadar dinlenen sanıkların sayısı 65’e çıkarken mahkeme başkanı Vedat Koç duruşmayı 10 Nisan 2016 tarihine erteledi.