Etiket: mal

  • Metin Yıldız: “Koruma İç Güdüsü Pahalıya Mal Oldu”

    PTT 1. Lig’in 25. haftasında Balıkesirspor kendi sahasında Denizlispor’u 2-1 mağlup etti. Maç sonu değerlendirmede bulunan Denizlispor Teknik Sorumlusu Ümit Metin Yıldız, “İçinde bulunduğumuz koşullar çok kritikti. O koruma iç güdüsü bize pahalıya mal oldu” dedi.

    Balıkesirspor – Denizlispor maçı sonrası değerlendirmelerde bulunan Denizlispor Teknik Sorumlusu Ümit Metin Yılmaz, umutlu geldikleri maçta geri çekilme nedeniyle mağlup duruma düştüklerini söyledi. Yıldız açıklamasında, “Çok umutlu geldiğimiz bir maçtı. Hafta içi Balıkesir takımını çok iyi analiz ettik. Önlemlerimizi de aldık. İyi de başladığımızı düşüyorum oyuna. Golü de bulduk. Sonra bütün çok büyük takımların yaşadığı sıkıntıya biz de düştük. Geri çekilme oldu. Psikolojik bir etken bunu aşmak çok zor oluyor. Hele bir de içinde bulunduğunuz koşullar çok kritikse o koruma iç güdüsü biraz bize pahalıya mal oldu. 2-1’den sonra tekrar reaksiyon gösterdi takımımız. Bu bizi kalan 9 hafta için umutlandırıyor” dedi.

    Takım olarak çok ciddi sıkıntılarla uğraştıklarını söyleyen Denizlispor Teknik Sorumlusu Ümit Metin Yıldız, “Çok ciddi sıkıntılarla uğraşıyoruz. Bunları bahane olarak söylemek istemiyorum ama çok büyük olumsuzluklar yaşandı. Hafta içinde bazı oyuncularımızın sakatlanması, bazı oyuncularımızın cezalı duruma düşmesi. Bu maçta onu oldukça ciddi olarak hissettik. Ama yine tekrar ediyorum takım bir bütündü bizim için. Kalan 9 maç için şunları söyleyebilirim. Kümede kalma adına elimizden gelen her şeyi yapacağız. Ve kalacağımıza da inanıyorum. Özellikle daha önceki haftalarda çok ciddi sorun olarak gözüken gol yedikten sonra teslim olma hastalığının bugün atlatıldığını gördüm. Sonuç olarak çok olumsuz bir maç yaşamamıza rağmen bu bizi kalan 9 hafta için umutlandırdı. Bir tepki verdi çocuklar. Çok ciddi tepkiler oldu maç içerisinde, itirazlar oldu. Yapılmaması gerekiyordu belki ama sonuçta bu insanlarında etten kemikten yaratıldığını unutmamak lazım” şeklinde konuştu.

  • Elektrik Borcu Dede Ve Torunun Hayatına Mal Oldu

    İzmir’in Dikili ilçesinde, iddialara göre ödeyemedikleri elektrik borcu nedeniyle karanlıkta kalan ve evde mumla aydınlanan dede ve torun, mumun devrilmesi nedeniyle çıkan yangında feci şekilde öldü.

    Edinilen bilgiye göre, yangın Dikili ilçesi Yukarı mahallesi Taş Dede mevkisinde meydana geldi. Torunu Kenan Ayaz (14) ile birlikte yaşayan dede Kenan Ildırar (55), iddialara göre 300 TL elektrik borcunu ödeyemedi. Bunun üzerine yetkililer, dede ve torunun yaşadığı evin elektriğini kesti. Borcu ödeyemeyen ve evde mumla aydınlanan Kenan Ayaz ve dedesi Kenan Ildırar, gece mum yanık bir şekilde uyudu. Gece saat 01.30 sıralarında evde yangın çıktı. Dumanların arasında kalan dede ve torun yangından etkilenerek bayıldı.

    MERMİLERİN PATLAMASI NEDENİYLE EVE GİRİLEMEDİ

    Öte yandan, durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yangına müdahale ettiği sırada evde bulunan tüp bomba gibi patladı. Yangın sırasında itfaiye ekipleri, iddialara göre evde bulunan mermilerinde patlaması nedeniyle içeriye giremedi. Uzun süre içeride kalan dede ve torun, yangında feci şekilde öldü.

    Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

  • (Özel Haber) Sahte İş Yeri Emekliliğine Mal Oldu

    İzmir’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından şaibeli bir iş yerinde çalıştığı öğrenilince 20 aydır aldığı emekli maaşı kesilen ve aldığı maaşları geri ödemek zorunda kalan Binnaz Özkaya, devlet yetkililerinden yardım istedi.

    İzmir’de bir tekstil firmasında çalışan 52 yaşındaki Binnaz Özkaya, emeklik günlerini doldurmasıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurdu. SGK tarafından işlemleri tamamlanan Binnaz Özkaya, ilk maaşını 2014 Haziran almaya başladı. 20 ay boyunca emekli maaşını alan Özkaya, rahatsızlanması nedeniyle hastaneye gittiğinde ise sigortalı olmadığını ve sağlık hizmetlerinden yararlanamayacağını öğrendi. Ardından SGK müdürlüğüne başvuran Özkaya, sahte bir iş yerlerinde çalışmasından dolayı 20 ay boyunca yatırılan SGK primlerinin geçersiz olduğunu ve emekli maaşının durdurulduğunu öğrendi. 1,5 yıl boyunca çalıştığı iş yerinin sahte bir iş yeri olduğunu öğrenen Özkaya, 20 ay boyunca kendisine yatırılan emekli maaşını da geri ödeyeceğini öğrenince büyük şok yaşadı.

    “PRİMLERİN GEÇERSİZ OLDUĞUNU SÖYLEDİLER”

    Özkaya, “20 ay önce emekli oldum. Bütün evraklarımı tamamlayıp müracaat ettiğim zaman emeklilik hakkımı kazandığımı söylediler. 20 ay sonra sağlık sorunumdan dolayı hastaneye gittiğim zaman sigortamın, maaşımın durdurulduğunu öğrendim. Sebebini sormak için SGK’ya gittim. SGK şaibeli iş yerlerinin bulunduğunu ve primlerin geçersiz olduğunu söyledi. Bunun neden daha önce ortaya çıkmadığını sorduğum zaman da kendilerinden değil de komisyondan kaynaklandığını belirttiler. Ben emekli olabilmek için bankadan kredi bile çektim” dedi.

    “NEDEN MÜFETTİŞİN CEZASINI BEN ÇEKİYORUM”

    Primlerinin geçersiz olduğunu öğrenince büyük bir şok yaşadığını dile getiren Özkaya, “Öğrendiğim zaman kendimi öldürmeyi bile düşündüm. Çünkü şu anda oğlum asker diğer 17 yaşındaki oğlumla birlikte yaşıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Sigortaya gidiyorum bir netice alamıyorum. Neden zamanında bu işler araştırılmıyor dediğim zaman ‘Bizimle alakası yok’ gibi kelimeler sarf ettiler. Neden müfettişin cezasını ben çekiyorum?” ifadelerini kullandı.

    “TEKRAR SİGORTALI BİR İŞTE ÇALIŞACAKSIN”

    SGK’daki görevli memurun kendisine tekrardan sigortalı bir işte çalışması gerektiğini söylediğini belirten Özkaya, rahatsızlıklarının bulunduğunu ve sağlığının çalışmasına el vermediğini söyledi.

    SGK’ya yaklaşık 35 bin TL’yi geri ödemek zorunda bırakılacağını ifade eden Özkaya, şunları söyledi: “Yaklaşık en az 30-35 milyarı buluyor. Zaten ben bankadan doğum borçlanması için kredi çekmiştim. Şu anda her konuda mağdurum. Krediyi mi ödeyeceğim, bunu mu ödeyeceğim. Devlet yetkililerine sesleniyorum lütfen bu olaylara çözüm bulsunlar” dedi.

    SGK görevlilerinin kendisine yatırılan maaş tutarını faiziyle geri ödemesi gerektiğini aktaran Özkaya, ayrıca kendisi gibi birçok mağdurun olduğunu söylediğini öne sürdü.

    “BUNUN BEDELİ BENİM GİBİ MAĞDURDAN MI ÇIKACAK?”

    Maddi durumunun iyi olmadığını ve parayı geri ödeyemeyeceğini dile getiren Özkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Başkalarının hatasını ben çekmek zorunda değilim. Bir işverenim şaibeli bir iş yeri açtıysa veya müfettiş işini 20 ay boyunca yapmadıysa bunların bedeli benim gibi mağdurlardan mı çıkacak? Ben tüm haklarımı arayacağım gerekirse savcılığa başvuracağım. Bundan sonra ben nasıl mağdur olduysam, beni nasıl mağdur duruma düşürdülerse.”

    Sosyal Güvenlik İzmir İl Müdürü Engin Bilgili ise birçok kişinin emekli olabilmek için sahte sigorta yaptırdığını belirterek, “Binnaz hanımın dosyasında yapılan değerlendirmede 01.06.2014 tarihinde 5 bin 63 gün ile emekli olduğu ancak yapılan denetimler çerçevesinde hizmetinde yer alan 112 günlük çalışmanın sahte iş yerlerinden bildirim yapıldığı ayrıca 346 günlük çalışmasının da şüpheli olduğu ve ayrıca denetim gerçekleştirileceği tespit edilmiştir. Sigortalımız şu an itibari ile 50 gün bir yerde çalışması ya da isteğe bağlı sigorta ödemesi halinde emekli olabilmesi gereken 5 bin gün şartını yerine getirerek yeniden emekli olabilir. Ancak süren denetimler neticesinde başka sahte hizmetler tespit edilmesi halinde aylığı yeniden kesilebilir” ifadelerini kullandı.

    “66 BİN 391 SİGORTALININ BİLDİRİMLERİ İPTAL EDİLMİŞTİR”

    Son günlerde yapılan denetimlerde sahte iş yeri ve sahte sigortalılık gibi konularla yoğun olarak karşılaştıklarını vurgulayan Bilgili, şu bilgileri verdi: “İzmir İl Müdürlüğü olarak elde edilen bu haksız kazançların önüne geçme ve kamu zararını en aza indirmek için denetimlerimize hızla devam etmekteyiz. Sahte sigortalılık ile ilgili olarak il müdürlüğümüzde yaklaşık 4 bin görev emri bulunmaktadır. Bu da çalışmaların ne kadar yoğun bir şekilde yapıldığının ayrı bir göstergesidir. Ayrıca konuyla ilgili olarak İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü ve Mali Şube Müdürlüğü ile ortak yürütülen soruşturmalarımız neticesinde Sosyal Güvenlik denetmenlerimizce bu güne kadar 282 iş yerinin sahte iş yeri olduğu tespit edilmiş ve bu iş yerlerinden sigortalı bildirimleri yapılan 66 bin 391 sigortalının bildirimleri iptal edilmiştir. İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Denetmenlik servisimizce gerek sahte sigortalı çalıştıran iş yerlerine, gerekse anlaşmalı boşanarak kanun dışı aylık almakta olan vatandaşlarımıza yönelik denetimlerimiz tüm hızıyla devam etmektedir. İleride telafisi mümkün olmayan durumlarla karşılaşılmaması için vatandaşlarımızın bu gibi kanun dışı yollara başvurmamasını temenni etmekteyiz. Ayrıca, duyarlı vatandaşlarımız da, bu ve benzeri şekilde kanun dışı işlemler yaparak haksız bir şekilde kazanç elde edenleri, ’ALO 170’ hattına bildirmelerini beklemekteyiz.”

  • (Özel) İzmir’de Domuz Gribi Bir Hayata Mal Oldu

    İzmir’de, Ege Üniversitesi Hastanesine domuz gribi şüphesiyle kaldırılan F.K. (55), eşlik eden diğer hastalıklarının da olması sebebiyle hayatını kaybetti.

    Olağanüstü ve panik yapacak bir durumun olmadığını belirten İzmir Halk Sağlığı Müdürü Bedia Kızılkaya, özellikle risk altındaki gruplar için alınacak tedbirleri sıralarken, vücudumuzun geçmişe oranla H1N1 virüsü ile tanışık olduğunu söyledi.

    Ege Bölgesinde halk arasında “domuz gribi” olarak bilinen H1N1 virüsü nedeniyle ölüm vakaları yaşanırken, pek çok hastanın domuz gribi şüphesiyle tedavi altına alındığının öne sürülmesi, bilgi kirliliğine neden oluyor. İzmir’de Ege Üniversitesi Hastanesine domuz gribi şüphesiyle kaldırılan 55 yaşındaki F.K., eşlik eden hastalıklarının da olması sebebiyle hayatını kaybetti.

    Domuz gribi vakası ve alınacak tedbirleri sıralayan İzmir Halk Sağlığı Müdürü Bedia Kızılkaya, İzmir’de hayatını kaybeden hastanın sadece domuz gribi nedeniyle vefat etmediğini ifade etti. Panik yapacak bir durumun kesinlikle olmadığını kaydeden Kızılkaya, vücudumuzun, hastalığın çıktığı ilk yıl olan 2009 yılına göre H1N1 virüsü ile daha tanışık olduğunu risk altındaki grupların bu virüse karşı daha fazla tedbir alması gerektiğini söyledi. Kızılkaya, domuz gribi şüphesiyle tedavi altına alındığı söylenen hastalar için de “Her hastaya domuz gribiymiş gibi, her hasta grip gibi yaklaştığımızda alacağımız tedbirler domuz gribine de alınmış oluyor” dedi.

    “ÖLÜM SEBEBİ SADECE DOMUZ GRİBİ DİYEMEYİZ”

    Gribin bulaşıcı ve insanı paçavraya döndüren bir hastalık olduğunu belirten Kızılkaya, şöyle konuştu:

    “Eşlik eden hastalığı varsa, örneğin altta yatan akciğer hastalığı, kanser hastalığı veya kalp hastalığı varsa, 65 yaş üstüyse, 2 yaş altıysa zaten gribal hastalığa yakalandığında yoğun bakıma yatacak seviyeye de gelebilir, ölüme götürebilir. Ege Üniversitesinde takip ettiğimiz bir hastada H1N1 izole edildi ama o hastanın ölüm sebebinin sadece domuz gribi olduğunu söyleyemiyoruz. Beraberinde başka hastalıklarının da olduğu ve bu hastalıkların ölüme sebebiyet verebileceğini biliyoruz. Biz grip olmamak için uğraşalım. Bunu üç-beş günde atlatabiliriz, hastaneye yatmamız gerekebilir, yoğun bakımda yatmamız gerekebilir. Mümkünse hasta olmamak için çalışalım. Başta aşı olalım, kişisel hijyen tedbirlerine dikkat edelim.”

    “PANİK YAPACAK BİR DURUM YOK”

    Domuz gribine karşı vücutlarımızın 2009 yılına göre nispeten daha tanışık olduğunu, hastalık ilk çıktığında yaşanan yabancılığımızın artık olmadığını ifade eden Kızılkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönem vahim bilinmezlik ve ölüm tabloları vardı ama şu geldiğimiz günde H1N1’den de H3N2’den de ölümler olacak ki zaten yıllardır oluyordu. Olağanüstü, panik yapacak bir durum yok. Önlemi alacağız, sağlıklı besleneceğiz, hareketli bir yaşam süreceğiz, aşımızı olacağız.”

    VÜCUDUMUZ ARTIK H1N1’İ TANIYOR

    Domuz gribine artık ‘domuz gribi’ demediklerini ‘mevsimsel grip’ tabirini kullandıklarını söyleyen Kızılkaya, H1N1 virüsünü artık dolaştırdıklarını belirterek, “Bu hem ortalıkta dolaşan virüslerden biri, hem de vücudumuzun artık tanıdığı bir virüs. İlk çıktığı zaman vücudumuz da tanımıyordu, biz de bilmiyorduk. ‘Domuz gribi’ dediğimiz virüs, influence virüsünün bir alt grubudur. Dolayısıyla domuz gribi olduğunu ancak Ankara’daki Halk Sağlığı Laboratuvarının çalışması neticesinde öğreniyoruz. Her hastaya domuz gribine yakalanmış gibi, her hasta gripmiş gibi yaklaştığımızda alacağımız tedbir domuz gribine de alınmış oluyor. Domuz gribine özellikli bir yaklaşımımız yok”

    “BİR ÖNCEKİ YILDAN DAHA FAZLA DEĞİL”

    2014 yılının Aralık ayında 250 hastaya influence tanısı konulup yatarak tedavi edilirken 2015 yılının Aralık ayında bu rakamın 70’lerde olduğunu kaydeden Kızılkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bir önceki yıldan daha fazla değil. Risk altındaki gruplar olan 65 yaş üstü, kronik hastalığı olanlar, sağlık personeli, 2 yaş altı çocuklar ve hamileler gribal enfeksiyon geçirdiklerinde ağır geçirebilir. Alacağımız en önemli tedbir aşı olmak. Aşı olacağız ki, vücudu tanışık yapacağız. H1N1 olmayan virüsünden influence enfeksiyonlarından kaybettiğimiz vaka da oldu geçmiş yıllarda. Hasta solunum yetmezliğine giriyor ve bütün destek tedavilerine rağmen hayatını kaybedebiliyor. Hem İzmir özelinde hem de Ege Bölgesi için tek tük domuz gribi nedeniyle hayatını kaybedenleri de göreceğiz, diğer influence enfeksiyonları nedeniyle hayatlarını kaybedenleri göreceğiz. Gönül temenni eder ki bu ölümler hiç olmasın ve hiç hastalanmayalım. Hastalanmamak için tedbirleri bireysel ve toplumsal olarak almalıyız.”

    İZMİR’E 5 BİN GRİP AŞISI

    Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık personeline 5 bine yakın grip aşısı gönderildiğini dile getiren Kızılkaya, bu aşıların huzur evlerindeki yaşlılara ücretsiz yapılabildiğini belirterek, “Kronik hastalığı olanlar aile hekimleri veya hastaneye gittiklerinde kronik hastalığı olduğunu belirleyen heyet raporunu göstererek ücretsiz olarak bu aşıyı alabiliyor. Olağanüstü, panik yapacak bir durum gerçekten yok. Bilgi kirliliğine karşı kitapçıklar bastırıp halka dağıtmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • 350 Milyona Mal Olan Baraj Yenişehir Ovasına Hayat Verecek

    Türkiye’nin en büyük tarım ovalarından biri olan Yenişehir ovasına hayat verecek olan Boğazköy Barajı 2016 ‘yılının ortalarında tamamen faaliyete geçiyor.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Yenişehir AK Parti İlçe Başkanı Adnan Kamıl, zirai sulamada büyük önem arz eden Boğazköy Barajı’nın yüzde 85’lik kısmının tamamlandığını belirterek, “1999 yılında yapımına başlanan baraj önümüzdeki ağustos ayında tamamen faaliyete geçecek. Barajı tamamlayıp çiftçimizin hizmetine sunmak AK Parti iktidarına nasip olacak. Boğazköy Barajı sayesinde 150 bin dekarlık arazi sulanacak” dedi.

    Kamıl, “Bu dev yatırımın tam anlamıyla faaliyete geçmesi ile birlikte soğan, bostan, yonca, fasulye, şeftali, kavak, buğday, pancar, ayçiçeği, domates, biber, ve elma gibi ürünler artık Yenişehir ovasında yetiştirilebilecek. 177 bin dekarlık bir alana sahip olan Boğazköy Barajı 350 milyon TL’ye mal oldu. Kendisini 5-6 yıl içinde amorti etmesi bekleniyor. Bu önemli projenin hayata geçmesi ile birlikte çiftçinin geliri artacak. Bölgemiz daha da canlanacak” diye konuştu.