Etiket: Mahkemeye

  • Bastonla Mahkemeye Geldi, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi

    Bursa’nın Mudanya ilçesinde geçen yıl temmuz ayında güvenlik şeridinde arızalanan motorlarını tamir eden iki kardeşe çarparak Melih Aydemir’in (11) ölümüne, Semi Aydemir’in (19) de yaralanmasına sebep olan sürücü M.S. hakim karşısına çıktı. Mobese kameralarındaki kaza görüntülerini izleyen mahkeme heyeti, 71 yaşındaki sürücünün tutuklanmasına karar verdi.

    Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “taksirli ölüme sebebiyet vermek” suçundan hakkında 3 ile 15 yıl kadar hapis talebiyle dava açılan 71 yaşındaki sürücü M. S’nin yargılanmasına başlandı. Kazadan sonra serbest bırakılan sanık bastonla geldiği mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Duruşmaya olay günü hayatını kaybeden Melih Aydemir’in annesi, kardeşi ve babasının çok sayıda motorcu arkadaşı katıldı. Duruşma sonrası anne Sevcan Aydın, adaletin yerini bulduğunu belirterek, göz yaşlarına hakim olamadı.

    Olay günü Mudanya’dan Bursa’ya geldiğini belirten sanık M.S, “Yanımda kimse yoktu. Seyir halindeyken nasıl olduğunu anlamadım. Aniden motosiklet önüme çıktı. Ben orta şeritte seyir halinde iken motosiklete çarpmaya engel olamadım. Motosiklet güvenlik şeridinde değildi. Ben böyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Hareket halindeydi. Benim aracımın önüne geçti. Bu olaydan dolayı üzgünüm” dedi.

    Olay günü motoru kullanan Semi Aydemir, “Olay günü motosikleti ben kullanıyordum. Kardeşim de arkamdaydı. Rampaya çıktığımız esnada motosiklet arızı yaptı. Ben de güvenlik şeridine çektim. Kardeşimle beraber arızasını gidermeye çalıştık. O ara anneme telefon açtım. Daha sonra ne olduğunu anlamadım. Gözümü açtığımda ambulanstaydım. Biz güvenlik şeridinde iken kaza meydana geldi. Motor hareket halinde değildi” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti kaza yerinde keşif kararı verirken, kazada asli kusurlu bulunan sürücü M.S.’nin tutuklanmasına hükmetti. Yaşlı sürücü tutuklanarak Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

    Duruşma sonrası adliye önünde açıklamada bulunan Türkiye eski pist şampiyonu acılı baba Yılmaz Aydemir, “Benim 2 oğlum vardı, her ikisi de motosiklet sevdalısıydı. En büyük keyfi abisinin kullandığı motosikletin arkasında yolculuk yapmaktı. Ben de motosiklet Türkiye pist şampiyonuyum. Aynı zamanda motor işiyle uğraşıyorum. Haliyle babadan oğula geçen bir sevgi oldu. Ben çocuklarımın hiçbir zaman motosiklete binmesini engellemedim. Ama biz motosiklete biniyorsak ölmek için binmiyoruz. Ehliyet yasasının bir an önce gözden geçirilip düzenlenmesini istiyoruz. Çocuklarım emniyet şeridinde park halindeyken frene basmadan yaklaşık 100 kilometre hızla sanki kasten çarpıyor” dedi.

    Acılı anne Sevcan Aydın, “Oğlum 11 yaşındaydı, bu sene altıncı sınıfa gidecekti. Çok başarılı, çok merhametli, çok başka bir çocuktu. Önüme fırladılar, duramadım, diyerek suçu çocuklarıma atmaya çalıştı. Ancak hakimin MOBESE görüntülerini istemesiyle gerçek ortaya çıktı. Artık Türkiye’de adalet olduğuna inanmaya başladım. Yavrumun kanı yerde kalmayacak, huzurlu uyuyacak” diye konuştu.

    Avukat Cem Şeflek, “Araç sürücüsünün çok sayıda ilaç kullandığını, sağlık durumunun iyi olmadığını ve otomobil kullanmasının mahzurlu olduğunu tespit ettik. Ancak bu mahkeme sürecine kadar sürücünün yaşı gereğiyle tutuklanması talep edilmedi. Bugün mahkeme heyeti ile izlenen görüntülerde sanığın 11 yaşındaki çocuğun ölümüne sebep olduğu görüldü. Tutuklanmasına karar verildi. Giden tabii geri gelmiyor, ancak bu karar aileye teselli oldu” diye konuştu.

  • Arsa Sahibi Müteahhiti Mahkemeye Verdi Olan 28 Dairenin Sahibine Oldu

    Kayseri’de, arsa sahibi ve müteahhit arasındaki anlaşmazlığın mahkemeye taşınması sonrasında mahkeme, teslim edilen daireleri para vererek satın alan 28 kişinin tapularını arsa sahibine devretmesi yönünde karar verdi. Mahkemenin kararı, 28 tapu sahibini şok etti.

    Melikgazi ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi Göbüderesi Sokak’ta bulunan Rezzak Sitesi’nin sakinleri, arsa sahibi ve müteahhit arasındaki davada mahkemenin vermiş olduğu karar sonrasında zor duruma düştü.

    Mahkemenin, tapuların arsa sahibine iadesine karar vermesi sonrasında şaşkınlık yaşayan daire sakinlerinden Hayrullah Demir, “ Satın aldığımız tapuların, sahibine devredilmesi sebebiyle mağduruz. 2009 yılında dairelerimizin tapusunu bedeli mukabilinde tapu dairesinden işlem yaparak aldık. Bu tapular mahkeme kararıyla arsa sahiplerine devredilmek üzere” dedi.

    Demir, “2006 yılında müteahhit ve arsa sahibi arasında 2011 yılında bitmek üzere 4 blok üzerinden inşaat sözleşmesi yapılmıştı. 2009 yılında C Blok yapılarak Sadece yüzde 28’lik kısmı tamamlanmış ve süresi dolan sözleşme arsa sahipleri tarafından mahkemeye verilmiştir. Sözleşmede yer alan 3 bloğun zamanında bitirilememesi nedeniyle arsa sahibinin mahkemeye verdiği iptal davası yerel mahkeme tarafından sonuçlandırılarak tapularımızın iptaline karar verilmiştir. Kararı bizler bina sakinleri olarak Yargıtay’a temyiz için götürdük. 2016 Ocak ayında Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği kararı yatırılan harçların eksik olduğu gerekçesiyle kararı onamıştır” diye konuştu.

    “Arsa sahiplerinin yaptığı sözleşme sonucunda 5 kuruş para vermeden bizim müteahhit ile tapu dairesinde yaptığımız işlem ve satın aldığımız dairelerimizi sahiplenmişlerdir” diyen Demir, şunları söyledi:

    “Biz hukuk ve kanunlara bakarak, verilen kararın kanunsuz olduğunu düşünüyoruz. Çünkü, bedelini vererek satın aldığımız, devletin en güvenlik kurumlarından birisi olan tapu dairesinde işlem yaparak aldığımız tapularımız, 5 kuruş katkısı olmayan arsa sahiplerine devredilmek üzeredir. Belirli kanun ve hükümler bulunmayıp, çok eski Yargıtay kararlarına dayandırılarak bir karar verilmiştir.

    Biz tapularımızı gayrı resmi yollardan almadık. Hiç kimseyi dolandırmadık, bedelini vererek, tapularda herhangi bir şerhin olmadığını görerek biz bu dairelerin sahibi olduk. Müteahhit veya arsa sahibinin tapuları en azından şerhli olarak devredilmesi gerekirdi. Bina sakinlerinin tamamı ya emekli veya memurdur. Evi satın alanlar, dişlerinden ve tırnaklarından artırarak almışlardır. Bu evler ellerinden alınacak olursa tekrar ev almaları çok zordur. Bu kararı veren, kararı onaylayanlara, arsa sahibine ve müteahhide haklarımızı helal etmiyoruz.

    Mahkeme kararı değişmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde haklarımızı arayacağız. Bu bina yapılırken arsa sahibi kaç kuruş vermiştir ki bina onlara veriliyor. Mahkeme hangi kanuna göre bizim yaptırdığımız evi arsa sahibine veriyor. Mahkemenin verdiği karar neticesinde yaklaşık 1 milyon euro’ya mal olan bina arsa sahibine verilecektir.

    Bir çok kişi banka kredisi ile bu daireleri almıştır. Madem böyle bir risk vardı da neden devletin bir kurumu olan tapu dairesi buna izin verdi. Devletin şu anki aşamada bize söylediği, kusura bakmayın tapularınızı verdim ama yanlış yapmışım’ diyor. Bizim verdiğimiz paraları kimlerden alacağız. Bu kadar insanın mağdur olmasını kabul edemiyoruz.”

  • AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı Kılıçdaroğlu’nu Mahkemeye Vermeye Hazırlanıyor

    AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiası ile önümüzdeki günlerde suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

    AK Parti İl Başkanlığı tarafından, her hafta Salı günleri gerçekleştirilen yerel ve ulusal gündemin değerlendirildiği basın toplantısına bu hafta da devam edildi. Beraberinde İl Başkan Yardımcısı Mustafa Ötken ile birlikte parti çalışmaları ve gündeme dair açıklamalarda bulunan Başkan Yurdunuseven, Başkanlık sistemi ile ilgili muhalefetin söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını anlattı. Kılıçdaroğlu ile ilgili gerekli yasal girişimlerde bulunacaklarını kaydeden Başkan Yurdunuseven, “Başbakanlık sistemi neden gerekli? Öncelikle muhalefetin aksine başkanlık sistemi diktatörlük demek değil. Eğer başkanlık diktatörlük olsaydı, Cumhurbaşkanımız bir partinin Genel Başkanının söylediği gibi ’diktatör’ olsaydı. Bir defa o lafları söyleyemezdi. Sayın Cumhurbaşkanımız diktatör olsaydı kafasına göre her şeyi yapardı. Biz her zaman şunu da söylüyoruz, muhalefet her zaman olmalı. Bir iktidarı destekleyen ve çalışmalarını motive eden muhalefettir. İyi ve yapıcı bir muhalefettir. Ama insanlara tenkit ederken bunun sınırını ve dozajını artırıp da hakaret etme hakkına hiç kimse sahip değildir. Bu kim olursa olsun. Bunu partili ve partisiz ayırmadan söylüyoruz. Tenkit edilebiliriz veya tenkit edebiliriz. Ama bizim başkasını hakaret boyutunda tenkit hakkımız yok. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sayın Cumhurbaşkanımıza yaptığı hakaretten dolayı şikayetimiz var. Bunu yakında gerçekleştireceğiz ve ilçelerimizde gerçekleştirmeye başladı” dedi.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ DİKTATÖRLÜK DEĞİLDİR”

    Muhalefetin aksine başkanlık sisteminin diktatörlük olmadığını dile getiren Yurdunuseven, başkanlık sisteminin halk tarafından desteklendiğini vurguladı. Yurdunuseven açıklamasına şöyle devam etti:

    “Başbakanlık sistemi, diktatörlük değildir. Bunu bir kere kafamızdan silmemiz gerekiyor. Halkımızın bunu anlaması gerekiyor. Başkanlık sistemi Türkiye’nin istikrarı için, daha güçlü ve müreffeh olması için gereklidir. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın farklı partilerden olduğu bir sistem olsa yatırım ve hizmetler olmazdı. Ama şuan için böyle bir şey yok. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızda aynı partiden gelen insanlar. Aynı fikri paylaşan ve aynı fikre ulaşan insanlar. İstişare ederek ortak akılla hareket edebilen bir görüşe sahipler. Bunun aksi olsaydı. Bir tarafa A derken bir taraf Z deseydi. Böyle bir sistem maalesef Türkiye’yi ilerletmez ve herkes bir tarafa çekerdi. 2002 yılı öncesi bir Anayasa kitapçığı atıldığında Türkiye neler yaşadı. Biz böyle bir sistem olmasını istemiyoruz. Biz Türkiye’nin daha gelişmesini istiyoruz. Biz her vatandaşımızın partili ve partisiz ayırmaksızın bütün vatandaşlarımızın müreffeh olmasını istiyoruz. Bunun içinde başkanlık sistemine geçilmesi düşüncesindeyim. Başkanlık sistemi ayaklarını tabana yayan bir sistem olacak.”

    İl Başkanı Yurdunuseven, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

  • MHP’de Olağanüstü Kurultayın Toplanması İçin Yarın Mahkemeye Başvurulacak

    Eski MHP Iğdır Milletvekili ve MHP Genel Başkan Adayı Sinan Oğan, MHP’de olağanüstü kurultayın toplanması için mahkemeye başvurulması hakkında, “Çağrı heyetlerini belirledik, çağrı heyetleriyle beraber mahkemeye dilekçemiz teslim edilecek ve kısa bir süre içerisinde mahkemenin toplanarak kurultay sürecini başlatmasını bekliyoruz” dedi.

    MHP’de genel başkanlık için adaylığını koyan Sinan Oğan, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirinin sorularını yanıtladı. MHP’de olağanüstü kurultayın yapılması için toplanan imzalara genel merkezden gelen tepkileri değerlendiren Oğan, genel merkezin imzaları kabul ettiğini ama gereğini yapmadığını söyledi. Beklentilerinin kısa süre içerisinde genel merkezin imzaları kontrol edip kurultay çağrısı yapması olduğunu dile getiren Oğan, “Ama genel merkezimiz şimdiye kadar bu manada bir çağrıda bulunmadı. Sayın Genel Başkanımızın bir açıklaması vardı. Sayın Genel Başkanımız, ’İstedikleri kadar imza toplasınlar, bunun bizim için hiçbir geçerliliği yok. Kurultay salonları yerine mahkeme salonlarına gitsinler’ diye bir ifadede bulunmuştu. Biz makul bir süreyi bekledik ve şimdiye kadar genel merkezimizden kurultay çağrısı gelmediği için yarın arkadaşlarımız nasipse hukuk sürecini başlatacaklar” dedi.

    “MEVCUT KADROLARLA, MEVCUT EKİPLERLE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ İKTİDAR OLAMIYOR”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye eleştirilerde bulunan Oğan, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidardan düşmesinden sonra Sayın Genel Başkanımız bir ayrıldı, sonra geri geldi. O süreçten bu güne kadar Milliyetçi Hareket Partisi iktidar olamadı” şeklinde konuştu.

    Ülkede birikmiş sorunların mevcut olduğunu ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidara gelerek bu sorunları çözmesi gerektiğini söyleyen Oğan, “Ama şimdiye kadar yapılan seçimler gösterdi ki mevcut kadrolarla, mevcut ekiplerle Milliyetçi Hareket Partisi iktidar olamıyor. Dolayısıyla da yeni bir ekibin, genç, dinamik enerjik bir ekibin Milliyetçi Hareket Partisi’ni yönetmesi ve iktidara taşıması gerekmektedir. Biz buna talibiz. Biz ülkücü milliyetçi hareketi toparlamaya, ayağa kaldırmaya ve iktidara yürütmeye talibiz. Bunun için aday oldum” dedi.

    KURULTAY İÇİN YARIN MAHKEMEYE BAŞVURULACAK

    Oğan, olağanüstü kongrenin “çağrı heyeti” tarafından toplanılması için mahkemeye başvurulması hakkında açıklamalarda bulundu. Avukatlarının yarın mahkemeye gideceklerini belirten Oğan, kendilerinin mahkemeye gitmeyeceğini söyledi. Koray Aydın ve Meral Akşener’in avukatlarının da yarın mahkemeye gideceklerini aktaran Oğan, “Yarın mahkemeye gidip bunu sunacaklar. Bu süreç avukatlarımız tarafından sürdürülen bir süreç. Çağrı heyetlerini belirledik, çağrı heyetleriyle beraber mahkemeye dilekçemiz teslim edilecek ve bu süreçte kısa bir süre içerisinde mahkemenin toplanarak kurultay sürecini başlatmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Oğan, sümen altı edilmeden mahkemenin biran önce toplanması gerektiğini vurgulayarak, mahkeme süreci ile ilgili bilgiler verdi. Oğan şunları kaydetti:

    “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan partimizin delegelerinin listesi alınacak ve bizim partimize sunduğumuz imzalarla bunlar karşılaştırılacak. Netice itibari ile beşte bir çoğunluğa ulaşıldığı takdirde kurultay süreci başlatılacak. Zaten biz beşte birin çok üzerinde yaklaşık yarısına yakın bir imza sunduk. Bu imzalar bugün kurultay yapılması için yeterli imzalardır ve ben inanıyorum ki mahkeme de en kısa sürede bu yönde bir karar verecektir. Mahkeme ile bir çağrı heyeti oluşturulacak ve bu çağrı heyeti biran önce partimizi kurultaya götürecektir.”

  • Gübre Fabrikasında Meydana Gelen Patlama Mahkemeye Taşınıyor

    Bursa’nın Gemlik ilçesinde Temmuz ayında gübre fabrikasında meydana gelen 1 kişinin ölümü 1 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan patlamada sorumlu tutulan 5 kişi Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

    Serbest Bölgedeki Gemlik Gübre Sanayi A.Ş. Tesisleri’nde 19 Temmuz 2015 tarihinde amonyum nitrat sirkülasyon hattındaki tıkanma yüzünden oluşan basıncın yol açtığı patlamada Uğur Çavdar (32) hayatını kaybetmiş, Mustafa Karakol (28) ise yaralı kurtulmuştu. Patlamanın etkisiyle Gemsaz Bölgesinde bir çok ev ve iş yerlerinin camları kırılırken, uzmanlar olayı “patlama fabrikanın amonyak bölümünde yaşansaydı 10 kilometrelik bir alanda canlı kalmaz, toplu ölümler olurdu” şeklinde yorumlamıştı.

    Yaşanan korkunç olayın üzerinden 5,5 ay geçti. Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Bilirkişi heyetinin raporuna göre olayda kusurlu oldukları gerekçesiyle 5 kişi hakkında dava açıldı. İş güvenliğiyle ilgili gerekli tedbirleri almadıkları öne sürülen fabrikanın iş bölümlerinden sorumlu Murat T. (40), Eyubi Ensari M. (58), Ali Galip K. (62), İbrahim Mesut H. (31) ve Gökşen T. (52) hakkında, ’Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olmaktan 15’er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

    Haklarında dava açılan 5 kişi Mart ayında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuksuz olarak yargılanacak.