Etiket: mahkemenin

  • (Özel) Mahkemenin serbest bıraktığı tacizci, soluğu yine kadının yanında aldı

    Esenyurt’ta E.U. isimli genç kadını ölümle tehdit eden, babasının arabasına molotof atan Halil İbrahim G. 1 hafta önce çıktığı mahkemece serbest bırakıldı. Telefonla yeniden tacize başlayan Halil İbrahim G., Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince yeniden gözaltına alındı. Mahkemeye çıkartılan zanlı, bu kez tutuklandı.

    Esenyurt’ta markette çalışan E.U. güvenlik görevlisi olan Halil İbrahim G. tarafından yıllarca çıplak fotoğrafları ile tehdit ediliyordu. Halil İbrahim G. Genç kadını fotoğraflarını yayınlamakla tehdidini ileri bir boyuta taşıyarak, ailesini ve genç kadını öldüreceğini söyleyip, evinin önündeki babasının çalıştığı iş yerine ait araca molotof atıp başka bir günde ise eve kurşun yağdırmıştı. E.U. kendisini ölümle tehdit eden ve saplantılı bir şekilde peşini bırakmayan Halil İbrahim G.’nin tehdit mesajlarından birisini de sosyal medyadan yayınlamıştı.

    Mahkeme serbest bıraktı

    Olay üzerine geçtiğimiz hafta Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince 3 adet telefonla birlikte yakalanan Halil İbrahim G. tehdit ve şantaj suçundan sevk edildiği mahkemece serbest bırakıldı.

    1 hafta sonra tehditlere devam etti

    Mahkemeden serbest bırakılmasının hemen ardından tehdit mesajlarına devam eden Halil İbrahim G. bu seferde genç kadını açtığı sosyal medya hesabından çıplak fotoğrafları yayınlamakla ve ölümle tehdide devam etti. Esenyurt Asayiş Büro ekipleri, tehditlerine devam eden ve mahkemede suçlamaları kabul etmeyip ‘mesajları ben atmadım’ diyen G.’ye yönelik yeniden operasyon düzenledi.

    Eziyet etme suçundan tutuklandı

    Esenyurt Asayiş Büro ekipleri G.’nin ev aramasında laptop tablet ve flaş bellekler bulundu. Sürekli olarak genç kızı tehdit ettiği telefonu da bulan ekipler, G.’nin polis merkezindeki ifadelerinin ardından tekrar mahkemeye sevk etti. Mahkemede daha önce defalarca kez serbest bırakılan G., ekiplerin bulduğu yenil delillerle birlikte “Eziyet etme suçu”ndan sevk edildiği mahkemece bu kez tutuklandı.

  • Yerel Mahkemenin “hakaret ve küfür” kararını Yargıtay “kaba hitap” olarak değerlendirdi

    Yargıtay’ın bozduğu kararda “hakaret ve küfür” sözleri, “kaba hitap” olarak değerlendirildi.

    Yargıtay’ın bir davada hakaret suçu nedeniyle verdiği yerel mahkemenin kararını bozması tartışmaları da beraberinde getirdi. Yargıtay’ın yeniden görülmesini istediği davaya ise Barolar Birliği’nin müdahil olduğu ve 3 Mayıs 2018’de görülecek davaya Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu’nun da katılacağı bildirildi.

    Söz konusu olay ise 2014 yılında Giresun’da yaşandı. Avukat Ufuk Kılıç, E.A isimli kişinin kendisine telefonda hakaret ettiği gerekçesiyle polise başvurdu. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada hakim sanığın sarf ettiği “kimsin ulan sen, mafya mısın, tetikçi misin, Avukat mısın” sözlerini hakaret kapsamında değerlendirerek 350 günlük hapis cezasını 7 bin TL para cezasına çevirerek ceza verdi. Temyize giden karar için Yargıtay, sözlerin küfür, hakaret değil, ağır eleştiri, rahatsız edici söz “kaba hitap tarzı” olarak değerlendirerek bozdu.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Ufuk Kılıç “Bu karar avukatlık mesleğinin bir kamu görevlisi olarak sayılmaması ve avukata karşı küçük düşürücü olan ’Kimsin ulan sen, mafya mısın, tetikçi misin Avukat mısın’ şeklindeki sözleri ağır eleştirme, kaba hitap tarzı olarak değerlendirilmiştir. Yerel mahkemenin verdiği kararı sanık lehine bozma söz konusudur. Burada düşünülmesi gereken hakaret eyleminin bu kadar geniş yorumlanması ve özgürlükçü düşünülmesidir. Bu konuda kamu görevi yapmakta meslek grubumuzun en üst temsilcisi olan Prof. Dr. Metin Fevzioğlu’na ve Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi avukat Gültekin Uzunalioğlu’na iletilmiş ve Barolar Birliği bu davanın müdahili olarak takip edileceğini ifade etmişlerdir. Avukatlığın, Yargının bir erki olmaktan çıkartılıp basitleştirilmeye çalışılması avukatlara karşı işlenen hakaret suçlarının kaba hitaba dönüştürülmesi kabul edilemez” dedi.

    Öte yandan davanın 3 Mayıs 2018 tarihinde yeniden görülmeye başlayacağı belirtildi.

  • 2 mahkemenin 1 yılda baktığı kadar dosya uzlaşmayla çözüldü

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu, 4 ayda 2 bine yakın dosyada kitap bağışı, okul boyama, giysi yardımı gibi anlaşmalarla tarafların uzlaşmasını sağladı. Bir mahkemenin 1 yılda ortalama bin dava dosyasına baktığı Adana Adliyesi’nde taraflar arasındaki husumetler 1 gün gibi kısa sürede barışla çözülürken, dosyaların dava sürecinden düşmesiyle yargı yükü de azalmış oldu.

    Resmi Gazete’de 2 Aralık 2016’da yayımlanarak yürürlüğe giren kanun kapsamında, Türk Ceza Kanunu’nun 253. ve 254. maddelerinde de yargı yükünün azaltılması için uzlaştırma usullerinde düzenlemeye gidildi. Düzenleme kapsamında tehdit, hakaret, mala zarar verme, basit hırsızlık ve basit dolandırıcılık gibi suç unsurlarında soruşturma aşamasında cumhuriyet savcıları veya kovuşturma aşamasında hakimler dosyayı uzlaştırma bürolarına yönlendirmeye başladı. Bilirkişi olarak görevlendirilen uzlaştırmacılar da, tarafların yargı sürecine gerek kalmadan anlaşmalarını sağladı.

    4 ayda bin 833 dosyada uzlaşma sağlandı

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu’nda görevlendirilen uzlaştırmacılara, yasal değişikliğin ardından savcılıklardan bin 429, mahkemelerden de 2 bin 625 dosya sevk edildi. Henüz dava açılmadan savcılık soruşturması aşamasında uzlaştırma bürosuna gönderilen dosyalardan 930’u, mahkeme aşamasında hakimlerin gönderdiği dosyaların ise bin 214’ü anlaşmayla sonuçlandırıldı. 4 ay içinde toplam bin 833 dosyanın uzlaşmayla sonuçlandığı Adana’da, kimi uzlaşmalar 1 gün gibi kısa bir sürede, kimi ise yasal süre olan 30 günde tamamlandı. Bir mahkemenin 1 yılda ortalama bin dava dosyasına baktığı Adana Adliyesi’nde, taraflar uzlaşma sağlayarak Yargıtay süreci ile birlikte yıllarca devam eden yargılamalardan da kurtulmuş oldu. Uzlaşmalarda müşteki ve şüpheliler Sevgi Evleri ve Mehmetçik Vakfı gibi kurumlara bağış, okul boyama, özür dileme, diş yaptırma, kitap ve giysi yardımı gibi konularda anlaşarak aralarındaki husumeti barışla sonuçlandırdı.

    “Toplumsal barışa katkı sağlıyor”

    Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, uzlaştırmanın, ceza adalet sistemini cezalandırıcı bir süreçten işbirliğine dayalı bir sürece dönüştürmeyi amaçladığını söyledi. Uzlaşmayla mağdurların haklarının korunmasının yanı sıra suç faillerinin de ceza vermek yerine topluma kazandırılmasının sağlandığını belirten Yeldan, “Uzlaşma ile fail ve mağdur arasında meydana gelen çekişme çözülürken, mağdurun zararının kısa sürede giderilmesi amaçlanıyor. Bu, hem taraflar hem toplumsal barışa katkı sağlarken, mahkemelerin iş yükünü de azaltıyor. Adana’da 4 ay içinde 2 bine yakın dosyada uzlaşma sağlandı. Bu sayı, 1 yılda 2 mahkemenin ortalama baktığı dosya sayısı kadar” dedi.

  • Trafik kazasına 4 can veren aile, mahkemenin kararıyla bir kez daha yıkıldı

    Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde 2 yıl önce meydana gelen ve 4 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili mahkemenin karşı tarafa verdiği 36 bin 500 liralık para cezası kararını duyan aile bir kez daha yıkıldı.

    2 yıl önce yakınlarının cenazesine katılmak için giden ailenin, Kızılcahamam yolunda geçirdiği trafik kazasında anne, baba ve 8 buçuk aylık hamile kızları hayatını kaybetmişti. Mahkeme o kaza ile ilgili kararını açıkladı. Mahkemenin karşı tarafa 36 bin 500 lira para cezası verdiğini duyan aile bir kez daha yıkıldı .

    “Bu iş bu kadar ucuz olmamalı”

    Kazada yaşamını yitiren Satılmış Köksal’ın kızı Aslıhan Özkan, “Burada bir aile yok oldu ama o adam hiçbir şey olmamış gibi elini kolunu sallayarak geziyor dışarıda. Ben ilk duruşmaya katıldım ve gördüm ki karşı taraf gayet de rahattı, hiç suçluluk duygusu yoktu. Ben kaza haberini aldığımda ‘İnşallah karşı taraftan ölen yoktur’ diye düşündüm. Annemin babamın ölüm haberini aldıktan sonra bunu dedim. Ama karşı taraftan bizimle iletişime geçen bile olmadı. Onlar insan olsalardı ben şikayetçi dahi olmayacaktım, onun da çocukları vardır, herkesin başına gelebilir. Bizim görüşme talebimize de karşılık vermediler. Bu iş bu kadar ucuz olmamalı” diye konuştu.

    Kazada ağır yaralanan Aslıhan Özkan’ın kardeşleri 16 yaşındaki Busenur ve 10 yaşındaki Hasan Efe Köksal’ın tedavilerinin ise hala devam ettiği öğrenildi. Çocukların tedavi ve okula gidiş gelişleriyle ablalarının kayınpederi Yunus Özkan ilgilendiği belirtildi. Kazada ağır yaralanan Muhammet Biçer’in (5) ise yürüme engelli olarak tekerlekli sandalyeye mahkum olduğu kaydedildi.

    Mahkeme kararının kendilerini ikinci kez yaraladığını belirten Yunus Özkan, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunu da eleştirerek, “Bilirkişi raporunda Adem Koyuncu’nun kullandığı otomobilin 115 km hız ile Satılmış Köksal’ın kullandığı otomobile çarptığını belirtiyor. Ben de yılların şoförü olarak diyorum ki 200 metre görüş mesafesinde bir araç duramayıp yolun karşısına geçmekte olan diğer araca çarptığına göre hızının 115’in çok çok üzerinde olması gerekir” ifadelerini kullandı.

    Ailenin avukatı Hüseyin Erdal, mahkemenin kararının insanların vicdanını rahatsız eden bir karar olduğunu belirterek, cezayı az bulduklarını ve temyiz için Yargıtay’a başvurduklarını söyledi. Bölge Adliye Mahkemesinin sanığa önce 6 yıl hapis cezası verdiğini, ardından da iyi hal gerekçesiyle bu cezayı 5 yıla indirdiğini dile getiren Erdal, “Mahkeme bu hapis cezasını da paraya çevirerek TCK’nın 50/4. maddesinden dolayı günlüğü 20 liradan toplam 36 bin 500 lira, bunu da 24 eşit taksitte ödenmesine karar verdi” şeklinde konuştu.