Etiket: Mahkemelik

  • “Turbo” isimli sütlaç iki esnafı mahkemelik etti

    “Turbo” isimli sütlaç iki esnafı mahkemelik etti

    Erzurumlu iki esnaf, sıcak ve soğuk tatlı karışımı olan “turbo” adlı sütlaç nedeniyle mahkemelik oldu.

    Erzurum Palandöken’de 1963 yılından beri tatlıcılık yapan Ziya Bayraktar ve oğulları, sütlaçla pekmezli kadayıfı birleştirdi. Müşterilerine bu tatlıyı ikram etmeye başlayan Bayraktar, 5 Ağustos 2015’te Türkiye Patent Enstitüsü’ne başvurdu. Ziya Bayraktar’ın başvurusu üzerine tatlıya marka tescili verildi.

    Ziya Bayraktar ve oğlu Ahmet Bayraktar’ın hem marka hem de endüstriyel tasarım tescili aldığı sütlaç üzerine pekmezli kadayıfı, yan komşusu da kendi iş yerinde sunmaya başlayınca iki esnaf mahkemelik oldu.

    Ticaret Mahkemesi’ne dava açan Ahmet Bayraktar, sütlaç üzerine pekmezli kadayıf sunumunun ve üretilmesinin durdurulmasını talep etti.

    İşletme sahiplerinden Ahmet Bayraktar, tatlının tüm Türkiye’ye satışını yaptıklarını bu yüzden taklit edilmeye başlandığını ifade ederek, “Tatlıcılık bizde baba mesleği. Turbo babamın kendi çabasıyla bulduğu bir üründür. İçerisinde glikoz bulunmaz. Sıcak ve soğuk tatlıları birleştirerek bu tatlıyı yaptık ve müşteriler buna çok ilgi gösterdi. Türkiye’nin her tarafından sipariş alıyoruz. Bizi taklit edenler oldu. Bizde patenti bulunduğu için komşumuzu mahkemeye verdik. Mahkemeden istediğimiz bunları yapanlara engel olmak” dedi.

  • Kurumlar mahkemelik oldu, devletin milyarlık dinlenme tesisi böyle heba oldu

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde üst düzey bürokratların gözde tatil kampı kurumlar arası anlaşmazlık nedeniyle kaderine terk edilirken, tesis uyuşturucu bağımlıları ve alkoliklere kaldı.

    Türkiye’nin gözde turizm merkezleri arasında yer alan ve devlet tarafından yapılan muhteşem tesislerden biri olan Marmaris’teki tatil ve dinlenme tesislerinin içinde bulunduğu durum görenleri şaşırtıyor. 1982 yılında yapılan tesis, 2005 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kapanıncaya kadar üst düzey bürokratlar tarafından yaz aylarında tatil amaçlı kullanıldı. Tesis daha sonra İl Özel İdaresine devredildi. Muğla’nın büyükşehir olmasının ardından yasa gereği devir tasfiye ve paylaşım komisyonu tarafından Büyükşehir Belediyesine verilen tesis için Orman ve Su İşleri Bakanlığı tahsis davası açtı. Tesisin amacına uygun kullanılmadığını iddia eden Orman ve Su İşleri Bakanlığına karşı Büyükşehir Belediyesi de işlemin iptali yönünde Muğla 2’nci İdare Mahkemesine başvurdu. Mahkemenin Büyükşehir Belediyesini haklı bulması üzerine dosya Danıştay aşamasında bekliyor.

    Binaların içi kullanılmaz durumda

    30 bin metrekarelik alanda denize sıfır tesisin içinde daha önce restoran ve benzer bölümler yıkılırken, tesisin üst bölümündeki denize hakim tepedeki binalar ise uyuşturucu ve alkol bağımlılarının mekanı haline geldi. Binaların mutfak ve banyo bölümleri tamamen tahrip olurken, odalarda ızgaralar, alkol şişeleri, yataklar, koltuklar ve eski giysiler bulundu. Binaların iç ve dış duvarları da boya ile değişik mesajlar yazılmış durumda.

    Üniversite de istedi

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 30 bin metrekarelik alan için 7 Aralık 2012 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığına başvurarak bu alana yapılacak merkez için devir talebinde bulundu. Üniversite bünyesinde Su Altı Uygulama ve Araştırma Merkezi açılması düşünülen Denizel Biyoçeşitlilik Araştırma ve Uygulama Merkezi hizmet binası olarak tesisi kullanma talebinde bulunuldu.

    Muğla’nın büyükşehir statüsüne geçmesi sonrası 1 Nisan 2014 tarihinde tesis devir tasfiye ve paylaşım komisyonu kararı ile Muğla Büyükşehir Belediyesi MELSA bünyesine geçti. Tesiste yapılan inceleme sonrası tesis içinde bulunan bazı yapıların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle kaçak yapılar Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkıldı.

    2005 yılından bu yana davalık

    2005 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılması sonrası tesisin hangi kuruma devredileceği tartışmaları başladı. Yasa ile tesisin büyükşehir olan illerde büyükşehirlere, diğer illerde ise İl Özel İdare Müdürlüklerine devri söz konusu iken Milli Parklar Genel Müdürlüğü tesisin orman alanı içinde yer aldığı gerekçesi ile tesisin kendilerine tahsisi için yargıya başvurdu. Yargı süreci devam ederken, Muğla’nın büyükşehir statüsüne geçmesinin ardından Valilik bünyesinde kurulan Mal Paylaşım Komisyonu yasa gereği tesisi Muğla Büyükşehir Belediyesine devretti. 2014 yılında Muğla Büyükşehir bünyesindeki Muğla El Sanatları Şirketine (MELSA) geçen 30 bin metrekarelik denize sıfır tesisin amacına uygun kullanılmadığını ileri süren Milli Parklar Genel Müdürlüğü, daha önce İl Özel İdare Müdürlüğüne açtığı tahsis davasının aynısını bu defa Muğla Büyükşehir Belediyesine açtı. Danıştaya tahsis davası için başvuran Milli Parklar, bu defa Muğla Büyükşehir Belediyesi ile karşı karşıya kaldı. Dosyanın halen Danıştay’da olduğu öğrenildi.

    1982’de yapılan tesis 14 yıldır kullanılmıyor

    Marmaris İçmeler Mahallesi’ndeki tesis 1982 yılında Köy Hizmetleri Kampı, 80’li ve 90’lı yıllarda ise üst düzey bürokratlar tarafından yaz aylarında tatil amaçlı kullanıldı. 2005 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmasının ardından İl Özel İdaresine geçti. Büyükşehir Yasası ile bu defa İl Özel İdaresi kapatılınca tesis yasa gereği Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla El Sanatları şirketine devredildi. Tesis Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatıldığı 2005 yılından bu yana 14 yıldır hiç kullanılmadı.

  • Edirne’de ekmek zammı iki kurumu mahkemelik yaptı

    Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’nin (EDESOB) ile Edirne Valiliği ekmeğe zam yüzünden mahkemelik oldu. EDOSOB, 200 gram ekmeğin 1 lira 25 kuruş olmasını talep etti. Edirne Valiliği, 200 gram ekmeğe 1 lira 25 kuruşu fazla bularak itirazda bulundu. Mahkeme sonuçlanana kadar Edirne’de 200 gram ekmek 1 lira 25 kuruş’tan satılacak.

    EDOSOB Başkanı Kemal Cingöz, konuyla ilgili açıklamasında, “Ekmeğe zam Türkiye’de gündem maddesi. Bizde ekmeğe zam verdik. Bununla ilgili komisyonda kuruldu. Şu an valilik itirazını yaptı. Zam mahkeme sürecinde. Biz ekmekte fiyatı değiştirmek istemedik. Fakat yalnız gramajı 50 gram düşmesini istedik. Yani 200 gram olmasını istedik. Türkiye genelinde istenen rakam ise 250 gram ekmek 1 lira 50 kuruş” dedi.

    “Burada kendimizin hatalı olduğunu düşünüyorum”

    Zam konusunda kendilerinin hatalı olduğunun altını çizen Cingöz, “Bizde biraz kantarın topuzunu kaçırmışız. Zam konusunda. 220 gramı 1 lira 25 kuruş deseymişiz. İtiraz söz konusu olmazmış. Türkiye geneline baktığımızda istediğimiz fiyat Türkiye genelinin üstünde. Burada kendimizin hatalı olduğunu düşünüyorum. Girdi fiyatları değişti. Un fiyatlarında da bir değişim söz konusu. Buğdaya zam geldi” şeklinde konuştu.

  • “Turcoin” mahkemelik oldu

    Türkiye’nin ilk yerli ve milli kripto parası olarak bilinen “Turcoin”, mahkemelik oldu.

    Ordulu iş adamı Muhsin Emre Demiröz, “Turcoin” markasının kendisine ait olduğunu iddia ederek Sadun Kaya adlı iş adamını mahkemeye verdi. Demiröz, Turcoin markasını Türk Patent Enstitüsü’nün finansal ve parasal hizmetler kategorisinde kendi adına onayladığını belirterek, Turcoin’in kendisinin olduğunu ilan eden Anafis’in patronu Sadun Kaya’nın, bu ismi başka alanlarda almak üzere başvuru yaptığını belirtti.

    Demiröz “Ülkemizin kendi dijital parasını üretmesi gerektiği kanaati ile bu alana yatırım yapma kararı alarak 28.08.2017 tarihinde ’Turcoin Turkish Virtual Coin’ markasını Türk Patent Enstitüsüne müracaat ederek tescil ettirmek üzere resmi girişimlerimizde bulunduk. Markamız 2017/77616 başvuru numarası ile 28.08.2017 koruma tarihli olarak 36. sınıf olan ‘sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri alanından tescil için müracaatı yapılmış ve 27.11.2017 tarihli Marka İlan Bülteninde ilan edilmiştir. Biz, yatırım için markamızın tescil işlemlerinin resmi süreci tamamlanmasını beklerken, yine Turcoin adı ile 35, 38, 41 ve 42. sınıflardan Sadun Kaya adına 21.09.2017 tarih ve 2017/83514 numaralı bir müracaatın yapıldığını gördük. Daha sonra da bu müracaatın sahibi olan kişi ve ona ait olduğu ifade edilen kurum tarafından Turcoin markası ile dijital para hizmetleri vermek üzere bir reklam ve tanıtım sürecinin başladığına şahit olduk. Sadun Kaya, yapmış olduğu marka müracaatları ile Turcoin markasını ‘finansal ve parasal hizmetler’ için kullanamayacağını biliyor olmasına rağmen, 36. sınıfta Muhsin Emre Demiröz‘e ait olan Turcoin markası ile finansal ve parasal hizmetler vermek üzere ortaya çıkmıştır. Turcoin markamızı farklı sınıflarda tescil ettirmek üzere müracaat ettiği halde amacı dışında kullanmaya çalıştığı için de yine tarafımızdan 28.01.2018 tarihinde Sadun Kaya‘nın yapmış olduğu marka müracaatına, marka uzmanlarımızın tespitleri doğrultusunda ’tüketiciyi aldatmaya yönelik faaliyetler’ kapsamına girdiği için itirazımızı resmi olarak delilleri ile sunmuş bulunmaktayız. Konuyu yasal yollardan takip edeceğiz” dedi.

  • Artvin’in Şavşat ilçesinde yapılması planlanan taş ocağının ÇED raporu mahkemelik oldu

    Artvin’in Şavşat İlçesi Çağlayan Vadisi’nde yapılması planlan taş ocağının Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu raporunun iptali için 2 dernek, 7 köy ve 129 gerçek kişi tarafından mahkemeye verildi.

    Artvin’in Şavşat İlçesi’nde Oba ve Tepebaşı Köyü sınırları içerisinde yapılması planlanan ve 7 köyü etkileyeceği iddia edilen taş ocağı ÇED olumlu raporunun iptali için köylüler ve köy dernekleri Rize İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulundu.

    İçlerinde Tepebaşı Köyü Kalkındırma ve Yardımlaşma Kültür ve Turizm Derneği, Meydancık yöresi Köyleri Kalkındırma, Dayanışma, Kültür ve Turizm Derneği, Tepebaşı Köyü, Oba Köyü, Yağlı Köyü, Çağlayan Köyü, Maden Köyü, Dereiçi Köyü, Demirci Köyü ve 129 gerçek kişinin vekâletleriyle Rize İdare Mahkemesine yapılması planlanan Taş Ocağı’nın ÇED Olumlu raporunun iptal edilmesi için başvuruldu.

    Daha önce de bölgede yapılması planlana bir HES Projesi’nin ÇED olumlu raporu ile ilgili yine dava çatıklarını ve açtıkları davayı kazandıklarını, bu sayede HES Projesinin yapımının durdurulduğunu dile getiren Artvin Barosu Avukatlarından Bedrettin Kalın konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Daha önce Çağlayan HES ile ilgili açmış olduğumuz bir dava vardı. Bu dava uzunca bir süre sürdü, Danıştay’a gitti geldi. Netice itibari ile bu davayı kazandık ve o ÇED’in iptaline karar verilmiş olundu. Dolayısıyla Çağlayan Vadisi2nde böyle bir sorunla uğraşmaya çalışırken, bu kez de bir taş ocağı projesi gündeme geldi. Yaklaşık 2007 yılının ortalarından itibaren de Çağlayan halkı bu taş ocağı projesiyle uğraşıyor. Çağlayan bir vadi ve bu vadinin çevresinde projeden etkilenen 7 tane köy var. Bu köylerin hepsi davacı olarak bu davada bulunuyorlar. Ayrıca 2 tane de dernek davacı oldu. Bunların dışında da 2 dernek ve 129 tüzel kişi davacı oldu. İşte bu taş ocağının ÇED olumlu raporu için bugün dava açıyoruz. Umut ediyoruz ki mahkemeler bu köy halkının haklarını tespit ederler” ifadelerini kullandı.

    Oba Köyü Muhtarı Yaşar Duman ise yapılması planlanan Taş Ocağı’nın köylerine büyük problemler yaşatacağına inanarak ÇED olumlu kararı hakkında iptali için mahkemeye başvurduklarını dile getirerek “7 tane köyün, deneklerin ve halkın katılımıyla davamızı açıyoruz. Yargıya da güveniyorum. Kazanacağımıza da inanıyorum. Taş ocağı bir binanın altını eşmek gibidir. Dinamit atıldığında yer altı sularının yatağı değişecek, toz duman üzerimize çökecek. Bütün köyler olarak da ulaşımda büyük sıkıntılar çekeceğiz. Orada yabani hayvanlarımız ve bir ki örtülerimiz ciddi zararlar görecek” dedi.