Etiket: Mahkemeden

  • Mahkemeden Hanefi Avcı iddialarına yanıt

    Zonguldak Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi, Hanefi Avcı’nın mahkemeye dilekçe göndererek FETÖ/PDY soruşturmasında tutuklu bulunan eski emniyet Müdürü Metin Seyfi Sazak’ın tahliyesini sağladığına yönelik iddiaları üzerine açıklama yaptı. Açıklamada, “Türk ceza yargılamasında hukuka uygun şekilde elde edilmiş maddi delillerle yargılama yapılması zorunlu olmakla, kararların oluşumuna sıfatları her ne olursa olsun verilen kişisel kefaletlerin hiçbir etkisi olmayıp; habere konu olan sanığın tahliye edilmesine, tamamen yargılama sırasında mevcut maddi delillerin değerlendirilmesi neticesinde karar verilmiştir” denildi.

    Hanefi Avcı’nın mahkemeye dilekçe göndererek FETÖ/PDY soruşturmasında tutuklu bulunan eski emniyet Müdürü Metin Seyfi Sazak’ın tahliyesini sağladığı yönünde basında yer alan haber üzerine Zonguldak Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ve Adalet Komisyonu Başkanlığından yapılan açıklamada, şöyle denildi:

    “23 Eylül 2017 günü bazı medya kuruluşlarına ait internet sitelerinde eski emniyet müdürü olduğu belirtilen bir şahsın Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması devam eden üst düzey bir emniyet yetkilisine kefil olarak tahliyesini sağladığına yönelik haber yayınlanması üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği hasıl olmuştur. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/231 Esas sayılı dosyasında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından yargılanan sanık, 26 Temmuz 2016 tarihinde gözaltına alınmış olup, 02/08/2016 tarihinde Zonguldak Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmış, 17 Mart 2017 tarihli iddianame ile kamu davası açılmış, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yürütülen yargılamada 20 Eylül 2017 tarihinde yapılan 2. Oturumda sanığın tahliyesine karar verilmiş, bu karara karşı 21 Eylül 2017 tarihinde Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nca itiraz yoluna gidilmiştir. Haberlerin içeriğinde yer alan 03 Şubat 2017 tarihli dilekçenin 07 Şubat 2017 tarihinde dosyaya gönderildiği görülmüştür. Türk ceza yargılamasında hukuka uygun şekilde elde edilmiş maddi delillerle yargılama yapılması zorunlu olmakla, kararların oluşumuna sıfatları her ne olursa olsun verilen kişisel kefaletlerin hiçbir etkisi olmayıp; habere konu olan sanığın tahliye edilmesine, tamamen yargılama sırasında mevcut maddi delillerin değerlendirilmesi neticesinde karar verilmiştir. Bununla birlikte 07 Şubat 2017 tarihide henüz kamu davası açılmadan dosyaya gönderilen dilekçenin aradan 7 ayı aşkın bir süre geçtikten sonra, 20 Eylül 2017 tarihinde sanığın tahliyesini sağladığı iddiası maddi gerçeklikle örtüşmemektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; bazı haber sitelerinde adı geçen eski emniyet müdürlerinden birinin sanık lehine dilekçe göndermek suretiyle tahliye edilmesini sağladığına ilişkin gerçeği yansıtmamaktadır.”

  • FETÖ sanığı eski rektör mahkemeden emekli ikramiyesini istedi

    Isparta’da 129 sanıklı 49 tutuklu FETÖ/PDY yapılanmasına ilişkin davada eski SDÜ Rektörü Hasan İbicioğlu, mahkeme heyetinden 1,5 yıldır cezaevinde olduğunu belirterek, emeklilik ikramiyesini istedi. Dava ise Ağustos ayına ertelendi.

    Isparta’da FETÖ/PDY davasında aralarında eski Vali Memduh Oğuz, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) eski Rektörü Hasan İbicioğlu, bazı eski rektör yardımcılarının da bulunduğu 49’u tutuklu 129 sanığın yargılanmasına devam edildi. İddia makamı bazı sanıklar hakkında verilecek cezalarda artırıma gidilmesini istedi Davada savcı, esasa ilişkin mütalaasını verdi. Isparta Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma sanık sayısının fazlalığı nedeniyle adli konferans salonunda yapıldı. Akşehir Cezaevi’nde bulunan tutuklu eski Isparta Valisi Memduh Oğuz, ile İzmir’e nakledilen tutuklu sanık Osman Demirhan ve Cabir Doğan, duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı.

    Duruşmada mahkeme heyeti tüm sanıkların esasa ilişkin savunmalarını almaya başladı, ancak sanık savunmaları yetişmeyeceği için mahkeme heyeti duruşmayı erteledi. Mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tahliyelerine ilişkin talepleri aldı, tutuklu sanıklardan eski Isparta Valisi Memduh Oğuz ByLock kullandığı gerekçesi ile tutuklandığını ancak ByLock kullanıcısı olmadığının raporlarla tespit edildiğini bu yüzden tahliyesini talep etti. Davanın tutuklu sanıklarından İzmir’de kapalı cezaevine nakledilen, örgütün Isparta il imamı olduğu öne sürülen Osman Demirhan ile yine İzmir’de bulunan tutuklu sanık Cabir Doğan tahliye talebinde bulundu.

    Yine ikramiyesini istedi

    Yine davanın tutuklu sanıklarından SDÜ eski Rektörü Hasan İbicioğlu da mahkemeden gelecek duruşmanın hemen ramazan sonrası olmasını istedi, ancak mahkeme Başkanı Hacı Murat Yazıcı, Ekim ayına kadar duruşma günü veremeyeceklerini belirtti bunun üzerine İbicioğlu, “1,5 yıldır cezaevindeyim yinede sizi sevmekten vazgeçmedim” dedi.

    İbicioğlu, mahkeme heyetinden daha önce tanık olarak dinlenmesini istediği tanıkların dinlenmesi halinde kim olduğunun ortaya çıkacağını ifade ederek, tahliyesini talep etti.

    Karar Ağustos’a kaldı

    Tahliye taleplerinin alınmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını verdi. Mahkeme, iddia makamının tahliye taleplerine ilişkin değerlendirmesinde tutuklu Abdullah Eryiğit’in tahliyesine karar verirken, diğer tahliye taleplerinin değerlendirilmesinin devamına ve tutukluların tutukluluk hallerinin devamına imza adli kontrol uygulamasının kaldırılmasına ve duruşmanın 14-16 Ağustos tarihleri arasında görülmesine karar verdi.

  • Adil Öksüz’ün kardeşinin soyadı değişikliğine mahkemeden ret

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) “Hava Kuvvetleri imamı” olarak aranan Adil Öksüz’ün Karabük’te tutuklu bulunan kardeşi Karabük Üniversitesi (KBÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öksüz’ün soyadını değiştirmek için açtığı davada mahkeme ret kararı verdi.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrası Karabük Üniversitesinde akademisyenlere yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Adli Öksüz’ün kardeşi Ahmet Öksüz, 3 Ağustos’ta çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Tutuklu bulunan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öksüz, avukatı aracılığıyla mahkemeye başvurarak soyadının ‘Berrak’ yapılmasını talep etmişti. 12 Ekim tarihinde Safranbolu Asliye Hukuk Mahkemesine yapılan başvuruda avukatı, Ahmet Öksüz’ün ağabeyinin FETÖ ile yakınlığını ve ona uşaklık ettiğini bildiğinden 10 yıla yakın bir zamandır görüşmediğini, vatan haini olan kardeşi ile aynı soyadı taşımak istemediğinden kendisi, eşi ve çocuklarının Öksüz olan soyadlarını taşımak istemediklerinden soyadlarının ‘Berrak’ olarak değiştirilmesi talebinde bulunmuştu. Önceki gün görülen mahkemede Öksüz’ün soyadı değişikliği talebi reddedildi.

  • Hapis cezasını öğrenince mahkemeden kaçtı

    Zonguldak’ta eşi ve kızına karşı işlediği suçlar nedeniyle tutuksuz yargılanan 56 yaşındaki Yalçın Ç., uzaklaştırma talebine uymadığı gerekçesiyle 3 gün hapis cezası aldığını öğrenince mahkemeden kaçtı. Polisin peşinden koştuğu Yalçın Ç., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Edinilen bilgiye göre, olay, Zonguldak Adliyesi’nde gerçekleşti. Eşi M.Ç. ve kızı B.Ç.’nin şikayeti üzerine “Basit Yaralama”, “Hakaret”, “Silahla Tehdit”, “Tehdit” suçlarından 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada ilk kez hakim karşısına çıkan 56 yaşındaki Yalçın Ç., mahkemede ifade verdi. Tutuksuz yargılandığı davada kendisini savunan Yalçın Ç., suçsuz olduğunu söyledi.

    Mahkeme başkanı ise “Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair” kanun gereği evinden uzaklaştırma yükümlülüğüne uymadığı gerekçesiyle Yalçın Ç.’nin tutuklanmasına karar vererek 3 gün hapis cezası verdi.

    Cezayı duyunca kaçtı

    Hapis cezasını öğrenen Yalçın Ç., mahkeme salonundan kaçtı. Adliyede görevli polisler ile bina önündeki sivil polisler, hızlıca binadan kaçan Yalçın Ç.’nin peşine düştü. Yaklaşık 50 metre koşan Yalçın Ç., polis tarafından yakalandı. Bir süre de polise direnen Yalçın Ç., o sırada gördüğü eşi ve kızına “Allah belanızı versin” diye bağırdı. Eşi ve kızı da Yalçın Ç.’ye tepki gösterdi.

    Yalçın Ç., işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.

  • Anız ‘yakmayan’ çiftçiye ceza, mahkemeden döndü

    Diyarbakırlı çiftçi Süleyman İskenderoğlu’nun, tarlasına komşu tarlada yakılan anız yüzünden kesilen idari ceza parasının iptali nedeniyle başvurduğu mahkemeden çiftçiler için emsal niteliğinde karar çıktı.

    Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Ziraat Odası Başkanı da olan çiftçi Süleyman İskenderoğlu’na, tarlasına bitişik tarlada anız yakılıp, alevlerin kendi arazisine de sıçraması nedeniyle bin 389 TL idari para cezası kesildi. İskenderoğlu, bunun üzerine konuyu yargıya taşıyarak, cezanın iptali için Diyarbakır 3. İdare Mahkemesine başvurdu. Mahkemede, şehir merkezinde ikamet ettiği için yangına müdahale etme imkanının olmadığını, bitişik parsellerden gelen kıvılcımlar yüzünden kendi tarlasında da yangın çıktığını, anızı kendisinin yakmadığını beyan etti. Mahkeme ise, cezaya ilişkin olarak davacı ve ilgili diğer kişilerin ifadesinin alınması yoluna gidilmediği, tespit tutanağının yangının davacı tarafından işlendiğini ortaya koyacak kanıtlar olmaksızın düzenlendiği ve bu durumun cezaların şahsiliği ilkesi ile bağdaşmadığı yönünde karar vererek, dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

    “Benim arazim diye ceza bana kesilmiş”

    Süleyman İskenderoğlu, 2016 yılında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bir tebligat geldiğini ve anız yangını yüzünden kendisine bin 389 TL ceza kesildiğini belirterek, “Hukuka aykırı bir ceza olduğu için avukatım aracılığıyla dava açtık. Geçen hafta davayı kazandık. Bu Türkiye’de emsal bir karardır. Parselde benim arazim olduğu tespit edilmiş ve o şekilde benim adresime tebligat gönderilmiş. Prosedürde köy ihtiyar meclisi, köy muhtarı ve çevre ve şehircilik il müdürlüğünün personeli ile birlikte yakan kişi tespit edilerek ceza kesilir. Uydu üzerinden yanmış olduğunu görüp cezayı göndermişler. Herhangi bilgilendirme de yok. Mahkeme diyor ki, bu vatandaşın haberi yok. Onun istemi dışında yakılmış. Köy ihtiyar meclisi, muhtar tarafından benim yaktığım onaylansaydı ceza hukuki olurdu. Bağlı bulunduğumuz karakoldan benim yaktığıma dair bir rapor gitmemiş, köy ihtiyar meclisinin haberi yok, benim haberim yok. Ceza kesilmiş. Mahkeme buna dayanarak iptal kararını verdi. Anız yakmak zararlıdır ve hiçbir yararı da yoktur. Yakılmaması lazım” dedi.

    “Keyfi cezalarla çiftçiler mağdur ediliyor”

    Avukat Mehmet Şirin İskenderoğlu ise, yaptıkları araştırma ve incelemeler neticesinde kesilen idari para cezasının haksız olduğunu ve bu gerekçeyle idare mahkemesine iptal davası açtıklarını ifade ederek, “Mahkeme de bizimle aynı görüşte olup, bu işin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle kararı iptal etti. Kararın iptal olmasındaki en büyük sebep Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve aynı zamanda Tarım İl Müdürlüğü’nün gerekli araştırmayı yapmadan, keyfi bir uygulamayla çiftçilerimizi mağdur etmesinden kaynaklıdır. Zaten kararın içerisinde de cezaların şahsiliği ilkesine dayanılarak bu karar çıktı. Çünkü burada kişinin yaktığı tespit edilmemiş, aynı zamanda ilçe müdürlükleri tarafından tutulan tutanakta muhtarın ve oradaki herhangi bir tanığın imzası veya ifadesi olmadan sadece görevli mühendisin imzasıyla tutanak tutulmuş ve bu şekilde idari para cezası kesilmiş. Anız yangınları bölgemizin önemli sorunlarındandır. Bu önemli sorunun bitmesinin hepimiz isteriz. Çiftçilerin bu şekilde göz korkutmak sebebiyle veya herhangi bir sebep de olabilir, bu şekilde mağdur edilmesi zaten haksızlıktır. Anız yangınları arazi içerisindeki cam parçalarından veya yol kenarından atılan izmaritten veya hayvan otlatan çobanların bunu bilerek yakıp oranın yeniden yeşillenmesi ve hayvanlarını otlatmak istemeleri gibi saydığımız bir sürü sebeplerden kaynaklanabilir. Bizim için asıl önemli olan hiçbir araştırma yapılmadan, keyfi bir uygulama ile bu idari para cezalarının kesilmesidir. İdare mahkemesi bizimle aynı görüşte olup, cezaların şahsiliği ilkesini ön planda tutarak, gerçekten emsal olacak bir karar verdi” diye konuştu.

    “Aynı anız yangınına iki defa ceza kesilmiş”

    Diğer bir müvekkiline de aynı parselde aynı anız yangını sebebiyle iki defa para cezası kesildiğini de dile getiren avukat İskenderoğlu, “O cezalar da iptal oldu. Demek istediğimiz, herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan çiftçilerin bu şekilde mağdur edilmesi hakkaniyete aykırıdır” ifadelerini kullandı.