Etiket: Mahkemeden

  • Mahkemeden İZBAN hakkında ek seferlerin durdurulması kararı

    Demiryol-İş İzmir Şubesi’nin, İzmir Banliyö Sistemleri (İZBAN)’nde devam eden grevin kırıldığı suçlaması ve ek tren seferlerinin durdurulması talebiyle açtığı davada hakim, yapılan keşfin ardından seferlerin durdurulmasına karar verdi.

    Demiryol-İş İzmir Şubesi’nin, grev kırıcılığı sebebiyle ek tren seferlerinin durdurulması talebiyle açtığı davada Karşıyaka 1. İş Mahkemesi tarafından karar açıklandı. Kararda mahkeme, yapılan keşfin ardından seferlerin durdurulmasına karar verdi.

    İzmir’de ulaşımın yükünü çeken İzmir Banliyö Sistemleri (İZBAN)’nde çalışanlar, 14 gün önce toplu iş sözleşmelerinde anlaşılamaması nedeniyle greve gitmişti.

    İZBAN, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ortaklığı ile işletiliyor.

  • Başkan Deniz: “Haysiyet cellatları hem delegeden hem mahkemeden dersini alacaktır”

    Eğitim-bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, kendisi ile ilgili bir internet sitesinde çıkan haberin gerçeği yansıtmadığını belirterek, haysiyet cellatlığı yapanların gereken dersi alacağını vurguladı.

    Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, bir internet sitesinde kendisinin Eğitim-Sen’e 2003 yılında üye olduğu yönünde haber yayınlanması üzerine bunu sert dille yalanladı. Ali Deniz ayrıca, mahkemeden bu haberin kaldırılması için karar çıkarttı. Ali Deniz, kendisinin 2003 yılından beri Eğitim-Bir-Sen üyesi olduğunu, Eğitim-Sen’e hiç üye olmadığıyla ilgili belge ve yazıları basınla paylaştı.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Ali Deniz, “Zirveden Yeni Ufuklara yol almak için dört yıl süren bir yönetim sürecinden sonra sendikal mücadelemize yol arkadaşlarımızla birlikte devam etme kararı almış ve bu kararımızı kamuoyu ile paylaşmıştık.

    Yaklaşık bir aydır sahada üyelerimizi ziyaret ederek, destek ve teveccühlerini talep ettik. Öncelikle bu süreçte bize destek veren ve teveccüh gösteren herkese teşekkür ediyorum. Hiç kimseyi hedef almadan, ötekileştirmeden, kutuplaşmaya sebep olacak herhangi bir ifade kullanmaktan haya ederek, Şube Başkanı olmanın yüklediği sorumluluğun farkında olarak bir demokrasi şöleni havasında seçim çalışmalarımızı yürütüyoruz.

    Ancak delege seçimlerine birkaç gün kala delege iradesinin aleyhlerinde oluştuğunu gören ve telaşa kapılan bazı nifak merkezleri hareketlenmeye başlamış, sendikamıza ve şubemize her fırsatta saldıran bir haber sitesini tetikçi olarak kullanarak, son süreçte devletimizin bekasına taarruzda bulunan FETÖ’nün kumpaslarını andıran yöntemlerle, yalan ve iftira içerikli, mesnetsiz ve düzmece iddialarla haysiyet cellatlığına soyunmuştur” dedi.

    Ali Deniz açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Söz konusu nifak merkezleri eliyle 3.10.2018 tarihinde bir internet sitesinde ‘Eğitim-Sen Üyeliğinden Utanan Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Kayıtlarını Sildirmiş. Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, Eğitim-Sen üyeliğini MEBBİS hesabından ve özlük dosyasından kaldırtmış’ başlıklı bir haber yayınlanmıştır. Bahse konu haberde, şahsımın adı açıkça zikredilmek suretiyle gerçekte var olmayan sendika üyeliğim gerekçe gösterilerek şahsıma yönelik gerçekte var olmayan birtakım siyasi görüşler ileri sürülmüştür. İktidar değişikliği gerekçe gösterilerek ‘iktidarsız’ tabiri kullanılarak sendika değiştirdiğim ileri sürülmüş, hiçbir bilgi, belge ve delil olmaksızın geçmişimi sildiğim iddia edilmiş, özlük kayıtlarıyla oynadığım ileri sürülmüş, kayıtları yok etmeye çalıştığım iddia edilmiştir. Söz konusu iddialar, belgesiz, mesnetsiz, dayanaksız, gerçeğe aykırı ve afaki olmakla beraber kamuoyu nezdinde şahsımın yıpratılması hedeflenmekte, şahsımın itibarı zedelenmekte, haber verme kastı aşılıp iftira boyutuna varılmakta ve kişisel haklarıma karşı bir saldırıda bulunmaktadır. Adı geçen haber sitesinin elinde iddialarına ilişkin ne bir belge ne de bir somut ve teyit edilmiş bilgi yoktur. Tamamen ‘çamur at izi kalsın’ düsturuyla hareket edilmiştir.

    Şahsım hakkında 31.05.2003 tarihinde 191047 Eğitim-Sen Adıyaman Şubesine üye olduğum yönünde ekran görüntüsü verilerek haber yapılmıştır. Eğitim-Sen’e üye olmak amacıyla doldurduğum ve imzaladığım herhangi bir üyelik başvuru formu olmamıştır. Konuyla ilgili müracaatımıza cevaben Eğitim-Sen Adıyaman Şubesi’nin 04/10/2018 tarih ve 51 sayılı yazılarında şahsıma ait üyelik ve istifa formunun arşivlerinde bulunmadığı belirtilmiştir.

    Kaldı ki şu anda Şube Başkanlığını sürdürdüğüm Eğitim-Bir-Sen’e 31/05/2003 tarihinde üyeliğim söz konusu olup bunu belgeleyen bilgi ve ıslak imzalı üyelik formu sendikamız arşivinde mevcuttur. 2007-2014 yılları arasında Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Yönetim Kurulunda görev aldım. 2014 yılından bu yana Şube Başkanlığı görevini yürütmekteyim ve başkanlığa yeniden adayım.

    Hiçbir zaman Eğitim-Sen geçmişim olmadı. Ben buradan hodri meydan diyorum. Elinizde ne kadar iftira malzemesi varsa buyurun. Bu iftira kampanyalarının Ankara boyutunu da iyi biliyorum. Burada tutunamayanlar iftira ile de asla menzillerine varamayacaklar, hedeflerini tutturamayacaklar.

    Kişisel bilgilerimin bu sendikaya nasıl ulaştığı ve kamuoyuyla paylaşılması hakkında hukuki süreçleri de başlattım. Bu iftirayı atanlar hakkında da dava açacağım. Bugün sözde habere erişimin engellenmesi için Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuruda bulundum ve Adıyaman Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/3481 sayılı kararı ile söz konusu habere erişimin engellenmesi ve haber içeriğinin yayından çıkarılmasına karar verilmiştir. Benim evrakta sahtecilik yaptığımı, Eğitim-Sen’e üye formunu yok ettiğimi, MEBBİS kayıtlarını sildirdiğimi söyleyenler bu iddialarını ispatlamazlarsa müfteridirler.”

  • Bankalara mahkemeden kötü haber

    Bursa’da yerel bir mahkeme, 2007-2011 döneminde Rekabet Kurulu’nun kararına rağmen kendi aralarında anlaşarak yüksek faiz uygulamaya devam eden bankayı tazminata mahkum etti. Normalinden yüksek rakamlarda konut kredisi çeken tüketici, mağduriyetinin iki katı kadar tazminat kazandı. Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, Türkiye’nin en güçlü 12 bankasının hukuk tanımadığını öne sürdü.

    Gemlik ilçesinde oturan Yusuf Topal, 2010 yılında konut kredisi çekti. Yüksek faiz ödediğini savunan Topal, 2016 yılında Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, bankaların kendi aralarında kartel oluşturduğunu, anlaştıklarını ve kredi çektiği bankanın da Rekabeti Bozduğunu iddia etti. Mahkemenin atadığı bilirkişi de Topal’ı haklı bularak mağduriyetinin iki katı kadar toplamda 5 bin 35 lira paranın kendisine iadesine karar verdi.

    Bankaların 2007 ile 2011 arasında kendi aralarında anlaşarak kartel oluşturdukları ve piyasadaki rekabeti önlediklerine dair Rekabet Kurulu kararı olduğunu hatırlatan Gemlik Tüketiciler Derneği Başkanı Yusuf Topal, “Ortada bir kartel oluşturma sözkonusu. Ben de çektiğim konut kredisinden fazla faiz alındığını öne sürerek dava açtım. Mahkeme beni haklı gördü. Bankanın fazla aldığı faizin tazminatıyla ödenmesine karar verdi. Örnek teşkil edecek başka kararlar da var. Eğer bu kararı Yargıtay’da onaylarsa emsal teşkil edecek” dedi.

    Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, mağdur olan ve hukuk mücadelesini kazanan Yusuf Topal ile basın açıklaması yaptı. Yılmaz, bankaların hukuk tanımadığını belirterek, “Bankalar Rekabet Kanunu’nun 4. maddesini ihlal ediyor. Böylelikle tüketicilerden yüksek faiz üzerinden haksız kazanç sağlamışlardır” dedi.

    Türkiye’de faaliyet gösteren 12 bankanın, 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmeti alanında uzlaşarak ve uyumlu eylem içerisinde bulunarak 4054 sayılı Rekabet Kanunu’nun 4. Maddesini ihlal ettiğini belirten Başkan Yılmaz, “Böylelikle tüketicilerden yüksek faiz üzerinden haksız kazanç sağlamışlardır. Başka bir deyişle; ülkemizde faaliyet gösteren en güçlü 12 banka, en güçsüz, fakir ve gariban tüketicilerinden mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerinden ’deve yüküyle’ haksız kazanç sağlamışlardır” dedi.

    Rekabet Kurulu’nun bu uygulamayı 2013 yılında tespit ettiğini ve bankalara gereken cezayı kestiğini belirten Başkan Yılmaz, “Ancak tüketicinin mağduriyetine ilişkin bir çözüm getirmemiştir. Tüketici yine hukuk mücadelesiyle bu mağduriyetini çözmeye çalışmaktadır. Tüketici hukukunun temeli, güçlüye karşı güçsüzün korunmasıdır. Tüm dünyada olduğu gibi, güçlüye karşı güçsüzün korunması devletin sorumluluğundadır. Tüketicilerin tek tek hukuk mücadelesi vermek yerine devletin yasal zeminde bu soruna çözüm getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Aksi takdirde bu sorun yargının yükünü daha da ağırlaştıracaktır” diye konuştu.

    Bankalara seslendi

    Bankalar Birliği’ne de çağrıda bulunan Başkan Yılmaz, “Geliniz, bu sorunu birlikte uzlaşma ile çözelim. “Tüketiciyi daha fazla mağdur etmeyelim, tüketicinin hukukuna saygı gösterelim bu sorunu uzlaşarak çözelim” diyoruz. Bu haklı çağrımıza cevap almadığımız takdirde hukuk sürecini başlatacağımızın da bilinmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Gemlik Şube Başkanı Yusuf Topal’ın bu konudaki hukuk mücadelesini kazandığı ve Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Topal’ı haklı bularak, mağduriyetinin bir katı kadar da eklenerek 5 bin 35 TL iadesine karar verildiğine işaret eden Başkan Yılmaz, “Tüketici sahipsiz ve savunmasız değildir. Bu haksız uygulamanın yargıdan döneceğine inancımız tamdır. 2007 ve 2011 yılları arasında mağdur edilen tüketicilerimiz parasal sınırlarına göre Hakem heyetlerine ve Tüketici Mahkemelerine veya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemelerine başvurabilirler. 100 bin TL konut kredisi alan bir tüketiciden ortalama 10 bin TL’nin üzerinde yüksek faiz alınmıştır. Herkes hesabını buna göre yapsın yargıya başvursun diyoruz” açıklamasını yaptı.

  • Anne vahşetinde mahkemeden jet velayet kararı

    Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde 2 yaşındaki kızları Esila’yı darp etmesi görüntülerine rağmen velayetini de alan anne Tuğba Tülübaş’tan kızının velayeti alınarak baba Erdem Tülübaş’a verildi.

    Gökçebey ilçesinde beyaz eşya işletmesi bulunan 29 yaşındaki Erdem Tülübaş, 2014 yılında Tuğba Tülübaş ile görücü usulüyle evlenerek dünya evine girdi. Çiftin 2 yıllık evliliklerinden Esila isimli kız çocukları dünyaya geldi. Erdem Tülübaş, kızı Esila’nın vücudundaki morlukları görünce durumdan şüphelenip evine gizli kamera yerleştirdi. Kızını dövüp ve darp ettiği görüntüleri gizli kamera ile tespit eden Erdem Tülübaş, elindeki görüntülerle polis karakoluna giderek şikayetçi oldu. Olay sonrası gözaltına alınan Tuğba Tülübaş, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyince kendisine gizli kameradaki görüntüler izletildi. Hakkında soruşturma açılan Tuğba Tülübaş, evden 3 ay uzaklaştırma cezası aldı.

    Uzaklaştırma cezası sona erdikten sonra mahkeme kararıyla kızının geçici velayetini alan anne Tuğba Tülübaş, eşinin eve yerleştirdiği gizli kamera görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından büyük tepki almıştı.

    Baba Çorlu’ya gitti, mahkeme velayeti babaya verdi

    Baba Erdem Tülübaş, yaşanan sürecin ardından gizli kamera görüntülerini Çorlu’daki mahkemeye sundu. Mahkemeye delil olarak sunulan görüntülerin ardından konu uzmanlarca yeniden değerlendirilerek velayetin baba Erdem Tülübaş’a verildiği ifade edildi. İHA’ya konuşan Erdem Tülübaş’ın avukatı Ümit Aydemir de kararı doğruladı.

  • Canilere mahkemeden ceza yağdı

    MANİSA (İHA) – Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, 14 Nisan 2016 tarihinde öldürüldükten sonra otomobili ile birlikte ateşe verilen Adem Dönmez’in cinayet zanlıları hakkında mahkeme kararını verdi. Mahkemeye çıkarılan 4 sanıktan biri ağırlaştırılmış müebbet, biri müebbet, 18 yaşındaki iki çocuktan biri 16 yıl diğeri de 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Turgutlu’nun Osmancık Mahallesi yakınlarında 14 Nisan 2016 tarihinde tabanca ile vurulduktan sonra otomobilinde yakılarak öldürülen Adem Dönmez’in cinayet zanlıları bugün karar için hakim karşısına çıkarıldı. Mahkeme başkanı, “Tasarlayarak ve kasten adam öldürme” suçundan sanıklardan Serhat G.’ye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, İlke S.’ye ise müebbet hapis cezası verdi. Olaya karıştıkları tespit edilen suça sürüklenen çocuklar, O.R.K. 16 yıl 8 ay hapis cezası alırken, M.B. ise 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldılar.

    Olayın geçmişi

    Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, 14 Nisan 2016 tarihinde Osmancık Mahallesi yakınlarında yol kenarındaki dere yatağında alevler içinde olan bir otomobil yangınını söndüren itfaiye ekipleri, araçta ceset bulmuştu. Yapılan araştırmanın ardından Adem Dönmez’i öldürdükten sonra otomobili ile yakan Serhat G. (29), İlke S. (26), O.R.K. (18) ve M.B.’yi (18) gözaltına almış, zanlılar sorguları sırasında suçlarını itiraf etmişlerdi.