Etiket: Mahalleli

  • Beyoğlu’nda ev alev alev yandı, mahalleli sokağa döküldü

    Beyoğlu’nda bir ev henüz bilinmeyen bir sebeple alev alev yandı. Evden yükselen alevler nedeniyle panik yaşayan mahalleli sokağa döküldü.

    Yangın, saat 17.30 sıralarında Beyoğlu Hacıahmet İstiklal Mahallesi İplikçi Fırın Caddesi üzerindeki tek katlı müstakil bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki evden henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kara dumanlarla başlayan yangın bir anda evin her tarafını sardı. Alevlerin gökyüzüne çıktığı yangını gören çevredeki vatandaşlar, itfaiye ekiplerine ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine Beyoğlu ve Şişli itfaiyesine bağlı ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alev alev yanan eve 4 bir yanından müdahale etmeye başladı. Yapılan çalışma sonrasında yangın kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına geçildi. Yangın nedeniyle panik yaşayan mahalleli sokağa döküldü.

    Polis, yangınla ilgili inceleme başlattı.

  • Mahalleli dinamit patlatılan şantiyeyi bastı: 3 yaralı

    Konya’da dinamit patlatılması sonucu evlerinde hasar meydana geldiğini iddia eden mahalle sakinleri, şantiyeyi basarak iş makinelerine ve şantiyeye zarar verdi. Olayda 3 kişi yaralandı.

    Olay, dün saat 18.00 sıralarında merkez Meram ilçesine bağlı Boyalı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mahalle yakınlarındaki bir taş ocağında taş sökümü için dinamit patlatıldı. İddiaya göre, Boyalı Mahallesi’nde bulunan bazı evler patlatılan dinamit sonrası hasar gördü. Evleri hasar gören ve patlama sonrası korkan mahalle sakinleri toplanarak taş ocağına gitti. Şantiyeye giden yaklaşık 45 kişilik grup, burada bulunan 3 işçiyi darp ettikten sonra şantiyede kullanılan iş makineleri, kamyon, otomobil, hafif ticari araç ve işçilerin yatakhane olarak kullandıkları konteynerlere zarar verdi. Bu sırada şantiyede bulunan diğer işçiler kaçtı. Olay yerine çok sayıda polis ve 112 Acil Servis ekibi sevk edildi. İşletme sahipleri, günün ilk ışıklarıyla birlikte verilen zararın tespiti için şantiyeye geldi. Olay yerine gelen polis ekipleri de inceleme yaptı.

    Vatandaşların 2 dozer ve 3 otomobili kullanılmaz hale getirdiği, ayrıca işçilerin yatakhane olarak kullandığı konteynerlerin camlarını ve pencerelerini kırdığı öğrenildi. Olaylar sırasında yaralanan 3 işçinin sağlık durumunun iyi ise olduğu öğrenildi.

    Mahalle sakinleri maden ocağının kapatılmasını istiyor

    Boyalı Mahallesi sakinleri, akşam saat 18.15 sıralarında patlama duyduklarını ve çok korktuklarını belirttiler. Vatandaşlar, evlerinde çatlaklar oluştuğunu söylediler. Mahalle sakinlerinden Hüseyin Adar, “Patlama sonrası uçak düştü zannettik. Evin içinde basınç oluştu. Şu anda kulağım sancıyor. Ne olduğunu bilemedik, dışarı çıktık aracına binen ocağa gitti. Gençlerin önüne de geçemedik. Vurdular, kırdılar, yıktılar, attılar. Benim evimde de çatlak var. Ocağın buradan kalkmasını istiyoruz” dedi.

    Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • Engelli çocuğa cinsel istismara kalkıştı, mahalleli dövdü

    Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde 13 yaşındaki engelli çocuğa cinsel istismara kalkıştığı iddia edilen şahıs, mahalleli tarafından dövüldü. Zanlı polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

    İddiaya göre olay, dün akşam saatlerinde Çaycuma ilçesi Yeni Mahalle’deki futbol sahasının yakınında meydana geldi. 44 yaşındaki E.D., iddiaya göre 13 yaşındaki Ş.K. adlı zihinsel engelli çocuğa cinsel istismara kalkıştı. Çocuğun çığlıklarını fark eden mahalle sakinleri olayı fark edince kaçan E.D., mahalleli tarafından yakalandı. E.D., mahalleli tarafından dövülerek polise teslim edildi. Gözaltına alınan E.D., önce Çaycuma Devlet Hastanesine kaldırıldı ardından Atatürk Devlet Hastanesine sevk edildi. Tedavi altına alınan E.D., taburcu edildikten sonra polis merkezine götürüldü. Engelli Ş.K., ise doktor raporu için hastaneye kaldırıldı. Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

  • Mahalleli, Umut bebeği konfetilerle kapıda karşıladı

    Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 6 aylık iken 700 gram olarak dünyaya gelen ‘Umut’ bebek, kalbinde delik tespit edilmesi nedeniyle hava ambulansıyla sevk edildiği Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde hayata tutundu.

    Site Mahallesi Buldanlı sokakta ikamet eden Serap ve Yusuf Ziya Uzun çiftinin 700 gram ağırlığında prematüre doğan ve doktorların ’Yaşamaz’ dediği bebekleri, ambulans helikopterle sevk edildiği Ankara Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde hayata tutundu. 8 Haziran 2016 tarihinde Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde üçüncü çocuğunu dünyaya getiren ev hanımı 38 yaşındaki Serap Uzun, 6 aylık doğan, 700 gram ağırlığındaki erkek bebek, Başkent Üniversitesi Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu olarak memleketi Zonguldak’a getirildi. Evinin önünde mahalle halkı tarafından konfetilerle karşılanan Umut bebek, çevresindeki gülücükler dağıtırken anne Serap Uzun heyecandan kısa süreli baygınlık geçirdi. Umut bebeğin hayata dönmesi ailesi ve yakınları tarafından sevinç ile karşılanırken ailesi tarafından kapı önünde mahalle halkına çeşitli ikramlar dağıtıldı.

    8 Haziran tarihinde Dünyaya gözlerini açan Umut bebeğin yaşama tutunma hikâyesini anlatan baba Yusuf Ziya Uzun, 1 kere kalbinden 3 kez de gözünden ameliyat olduğunu ifade ederek, “Çocuğumuz Bülent Ecevit Üniversitesi’nde 6 aylıkken acil doğum olarak 700 gram dünyaya geldi. 20 gün burada kaldık ve o süre zarfında kalbindeki delik kapanmadı. Kapanmayınca da burada yapılacak bir şey kalmadığını ve acilen Ankara’ya sevk edilmesi gerektiği söylendi. Sonrasında hava ambulansıyla Ankara Başkent Üniversitesi’ne sevk edildi ve orada hemen kalp ameliyatı yapıldı. Belli aralıklarla 3 seferde gözünden operasyonlar geçirdi. Orada bize ‘Çok umutlanmayın, her şeye hazırlıklı olun’ dediler. Hiç kimsenin umudu yoktu ama o ‘yaşayacağım’ dedi. Ankara’ya gittiğinde 612 gram ağırlığındaydı. Allah’ımıza şükürler olsun bu günleri gördük. Şuan 2 kilo 600 gram olarak memleketimize döndük. Kimse yaşamasına umut vermiyordu. Allah’tan umut kesilmezmiş. Şuan ki duygularımı anlatmakla bitiremem. Umut’a yaşam veren tüm doktorlarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Mahalle halkı Umut bebeğe büyük ilgi gösterirken, ev halkı tarafından hazırlanan ikramlardan dağıtıldı.

  • Başka Enesler ölmesin diye tüm mahalleli toplandı

    Eskişehir’de geçtiğimiz hafta sulama kanalının üzerinde bulunan topu almak isterken suya düşerek hayatını kaybeden Mustafa Enes Doğan’ın ardından olayın yaşandığı yerde toplanan Yeşiltepe mahallesi sakinleri, başka canların yanmaması için kanalın üstünün kapatılmasını istediler.

    Geçtiğimiz hafta Yeşiltepe mahallesinden geçen su kanalı üzerinde top gören Mustafa Enes Doğan, iddialara göre bisikletini kenara koyarak kanala girdi. Çöp birikintisi üzerindeki topu almak isteyen 11 yaşındaki Enes, dengesini kaybederek suya düştü. Bisikletin bulunduğu noktada başlayan arama çalışmaları sonrası minik Enes’in cansız bedenine ulaşılmıştı. Yeşiltepe mahallesi sakinleri ise, Enes gibi daha bir çok insanın bu kanalda boğularak can verdiğini dile getirmek için bir araya geldiler. Enes’in artık son olmasını dileyen mahalle sakinleri, kanalın üzerinin bir an önce kapatılmasını istedi.

    “Gerekenin yapılmasını istiyorum”

    Mahalleli ile birlikte yapılan açıklamaya katılan minik Enes’in babası Hasan Doğan, başka Eneslerin ölmesini istemediklerini belirti. Acılı baba, “Mustafa Enes Doğan’ın babasıyım. Acımız çok büyük, herkese teşekkür ediyorum. Amacımız burada Mustafa Enes gibi başka Enesler ölmesin. Kapalı olması gereken kanalın bundan sonra inşallah kapalı olmasını temenni ediyorum, istiyorum. Devlet büyüklerimden bu kanalla ilgili gerekenin yapılmasını arz ediyorum” dedi.

    “O oyunun adı, top toplama oyunuymuş”

    Enes’in kaybolduğu ve kanalda cansız bedenine ulaşıldığı günü de anlatan çaresiz baba, güçlükle konuşarak, “O gün saat 16.00 sularına kadar babam oğlumu aramış ama bulamamış. Daha sonra beni aradılar. Beraber gidip sağda solda aradık ama fayda etmedi, bulamadık. En sonunda çocuğumun arkadaşlarının verdiği bilgi doğrultusunda kanala gittik. Orada çocuğumun bisikletini bulduk. Oraya yoğunlaşmak zorunda kaldık. O bisiklet orada olmasaydı, ben o çocuğun orada olacağını hiçbir şekilde tahmin etmezdim. Sonrasında araştırdım ve bana dediler ki; ‘O oyunun adı top toplama oyunu.’ Eskişehir’in bu kanala düşen ne kadar pisliği varsa sürüklenip son durak olarak benim çocuğumun düştüğü yerde toplandığını öğrendim. Bunların hepsini bu acı olayın ardından öğrendim. Bizim canımız yandı, başka canlar yanmasın. Amacım bunlardan sorumlu olan herkesten şikayetçi olmak. Bunlardan sorumlu olan herkesten şikayetçiyim, suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Bazı ulusal kanallarda sorumsuz bir aile gösterilip bir haber yapılmış. Kimse aileyi tanımıyor, öncelikle aileyi tanıyacaksınız, sonra haber yapacaksınız. O haberlerin de derhal düzeltilmesini istiyorum. Benim çocuğum oraya top oynamaya gitmedi, bütün çocuklar orada top biriktiği için onları alamaya çalışıyorlarmış. Bunların hepsini sonradan öğrendim. Başka çocuklar orada bu şekilde, bir köpek leşinin yanında ölü halde bulunmasınlar. Gerekli yetkililerden bu konuyla ilgili yardım etmelerini, bu kanalın kapatılması için ellerinden geleni yapacaklarına inanıyorum” şeklinde konuştu.

    “Ben dokuz senedir ağlıyor ve sızlıyorum”

    Daha önceden de farklı zamanlarda evlatları kanalda boğularak ölen başka babalarda kanalın kapatılması için gerekenin yapılması gerektiğini söylediler. Bir acılı baba ise, “Eskiden beri bu kanal kapalı olarak görünüyor. Kapalı görünüyorsa neden açık? Bunun kapatılmasını, başka çocuklarımızın başının yanmamasını istiyoruz. Bizim başka bir dileğimiz yok. Allah hepimize sabır versin. Ben 9 senedir ağlıyor ve sızlıyorum, ama evladım geri gelmiyor” ifadelerine yer verdi.

    “Tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz”

    Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı Meryem Kuş Açıkgöz de, artık kanalda yaşanan acılara dur demek istediklerini açıklayarak şu şekilde devam etti;

    “Biz artık bu gidişata dur demek istiyoruz. İlgililerle 2 yıl içinde defalarca görüşmeye çalıştım ya da görüştüm. Bu konuda her birinin bir bir bilgisi ve haberi var. İlla Enes’ler ölmeli mi? Burası deniz değil. Zengin ailelerin çocukları denizde boğulur. Ben dışarıdan zengin mi bulayım da evlatları ölsün de bu kanal kapatılsın? Yeşiltepe mahallesi var. Şu saatten sonra bütün yetkililerden mahallem adına ben suç duyurusunda bulunuyorum. Bunun için ben Yeşiltepe halkı adına bütün sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Biz artık yeter diyoruz. Enes’ler ölmesin diyoruz.