Etiket: Madenciler

  • Zonguldaklı madenciler Atiker Konyaspor maçını izledi

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde iş elbiseleriyle bindikleri otobüste “Koltuklar kirlenmesin” düşüncesiyle ayakta seyahat ederek gündeme gelen madenciler, Atiker Konyaspor’un sahasında ağırlayacağı Vitoria Guimaraes maçını aileleriyle izledi.

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde iş elbiseleriyle bindikleri otobüste “Koltuklar kirlenmesin” düşüncesiyle ayakta seyahat ederek gündeme gelen madenciler, Atiker Konyaspor Kulübü tarafından kente davet edildi. İşçilerden Gökhan Onur, Musa Uğur, Sabahattin Akkoç, Ali Aktaş, Turgay İnam ve Koray Karabacak, aileleriyle kulüp tarafından tahsis edilen araçla Konya’ya geldi.Atiker Konyaspor’un davetiyle yeşil-beyazlı takımın Portekiz temsilcisi Vitoria Guimaraes ile UEFA Avrupa Ligi’nde oynadığı maç için aileleriyle birlikte Konya’ya gelen madenciler, Konya Büyükşehir Stadyumu’nda ilk defa maç heyecanı yaşadı.

    “Madenciler her zaman acıyla gündeme geliyordu, böyle gündeme gelmekte çok güzel”

    Madencilerden Koray Karabacak, “Bizim o gün normal bir mesai günümüzdü, iş yerimizdeki bir arızadan dolayı başka bir çıkıştan taliye olduk, yolda bir servis şoförüne rica ettik, bizi aldı sağolsun aracın içinde yapılmasını gerekeni yaptık. Bunu herkes yapardı. Bütün madenciler olsun, hepimiz yapardık. Tabi bu vesile ile bizi gündeme getirdiler. Sosyal medyada bize herkes sahip çıktı, gündeme geldik. Madenciler her zaman acıyla gündeme geliyordu, böyle gündeme gelmekte çok güzel bir duygu herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.Maçı heyecanla izlediklerini söyleyen Karabacak, “Kalbimden geçenleri tahminde bulunmuştum, maça girmeden önce iki bir bitecek dedim, maçın heyecanını yaşadım o heyecanı tattım. Konyaspor’la o heyecana ortak olduk, sanki onlarla birlikte ben oynamışım gibi mutlu oldum” dedi.

    Konyaspor maçının heyecanı yaşayan madenci Ali Aktaş, “Öncelikle Konyaspor kulüp başkanına teşekkür ederim, bize bu zevki tattırdığı için bizi böyle çağırdı biz durumdan çok mutlu olduk, Allah razı olsun kendinden, çok güzel bir başarı ile kazanmış olduk maçı şükürler olsun” dedi.

    Konyaspor maçlarının bu şekilde devam etmesini temenni eden madencilerden Musa Uğur ise “Başkanımızdan Allah razı olsun, bizi maça davet etti madenciler olarak kendisine teşekkür ediyoruz. Ben ilk defa UEFA Avrupa Lig maçı seyrediyorum bu durumdan da çok mutluyum” dedi.

  • Türkiye’nin konuştuğu madenciler o anları anlattı

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde bulunan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) çalışan ve bindikleri otobüste “koltuklar kirlenmesin” diye ayakta seyahat eden maden işçileri, o anları anlattı.

    Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde yerin metrelerce altında çalışan maden işçileri, akşam saatlerinde iş çıkışı kömür karası kıyafetlerini değiştirmeden beldedeki evlerine gitmek için halk otobüsüne bindi. Halk otobüsünün şoförü Ogün Bahar’ın ayakta gitmek yerine oturmalarını istemesine rağmen “Kirlenmesin” düşüncesiyle ayakta seyahat eden madenciler o anları anlattı. TTK Karadon Müessese Müdürlüğü’nde 10 yıldır çalıştığını anlatan Sabahattin Akkoç, şöyle konuştu:

    “Madende çalışıyorum. O gün kuyumuz arıza yaptı. Gelik’ten çıkmak zorunda kaldık. Yolda yürürken özel halk otobüsü şoförü bizi aldı. Arabaya bindik. Araba boştu. Koltuklara oturmadık. Şoför arkadaş bize üç kez seslendi oturmamız için. Biz oturmadık. Koltuklar kirlenmesin diye oturmadık. Üzerimiz kirliydi. Kömür tozu vardı. Madenden çıkmıştık. Oturmadık. O gün yerin yaklaşık 500 metre altındaydık. 8 saat çalışmıştık. Epey de yorgunduk. Otobüs şoförü arkadaşımız da yorgun olduğumuz için bizi aldı. O da biliyor bizim yorgun olduğumuzu ve ağır işte çalıştığımızı. Ben sosyal medyaya baktım. Duygulandım. Bizi ön plana çıkardılar. Madeni konuştular. İyi bir şey. Sevindik” diye konuştu.

    “Şoförden Allah razı olsun. Güzergah dışı olmasına rağmen bizi getirdi”

    Minibüsün güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde ayakta seyahat eden işçilerden Gökhan Onur ise “O gün 460 kodundaydık. Karadon tarafında arıza vardı. Gelik tarafından çıktık. Yolda giderken arkamıza baktık. Otobüs geliyordu. Allah razı olsun durdu ve bizi aldı. Güzergahı dışı olmasına rağmen bizi iş yerimize kadar bıraktı. Normalde gideceği yer o taraf değildi ama bizi aşağıya kadar bıraktı. Koltuklar pislenmesin dedik. Normalde insanlar oturduğu için biz o koltuklara oturmadık. Üzerleri kirlenmesin diye. Koltuklar kirlenmesin istedik. Bir başkasına da bulaşmasın dedik. Her zaman kazalarla, kötü anılmak değil böyle güzel şeyle anılmak da güzel oldu. Bizim için de iyi oldu. Madencinin unutulmadığını görmek daha güzel. Şoför bize söyledi ama biz oturmak istemedik” şeklinde konuştu.

  • İşten çıkan madenciler koltuklar “kirlenmesin” diye ayakta seyahat ettiler

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde yerin metrelerce altındaki işlerinden çıkarak evlerine gitmek isteyen maden işçileri, kömür karası kıyafetleri nedeniyle “Koltuklar kirlenmesin” diye ayakta seyahat etti.

    Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde yerin metrelerce altında çalışan maden işçileri, akşam saatlerinde iş çıkışı kömür karası kıyafetlerini değiştirmeden beldedeki evlerine gitmek için minibüse bindi. Özel halk otobüsüne binen 6 maden işçisi, minibüste boş yer olmasına rağmen yaklaşık 5 kilometrelik yolda ayakta seyahat etmeyi tercih etti. Boş koltukların olmasına rağmen işçilerin ayakta gitmesine şaşıran diğer yolcular ise gerçeği bir süre sonra anladı. İşçiler, “Kirlenmesin” düşüncesiyle koltuklara oturmadı. O anlar ise aynı minibüsün arka tarafında seyahat eden bir kadın yolcu tarafından cep telefonu ile fotoğraf karesine dönüştü. Sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ise günün karesi oldu.

    İşçilerin bu davranışı ise Soma’daki maden kazasından sağ kurtulan madencinin sedyeye yatırılırken, “Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin” sözlerini akıllara getirdi. Sağ kurtulan işçinin sözleri ise günlerce kamuoyunda geniş yer bulmuştu.

  • Madenciler ‘Beyaz Melekler’ kurtarma ekibi kurdu

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Türkiye Taş Kömürleri Kurumu’nda (TTK) çalışan maden işçileri beyaz melekler kurtarma ekibi kurdu. Maden İşçileri Yardımlaşma, Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği’nce hazırlanan projeye İç İşleri Bakanlığı’da destek veriyor.

    Maden İşçileri Yardımlaşma, Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği tarafından tabii afetlerde ve yeraltı kazalarında arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirmek üzere 300 madenciden oluşan ‘Beyaz Melekler’ kurtarma ekibi düzenlenen törenle tanıtıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende konuşan Maden İşçileri Yardımlaşma, Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Muhammet Akyüz, Beyaz Melekler’in 1999 yılında yaşanan depremde yüzlerce kişiyi kurtardığını söyledi. Akyüz konuşmasında “ Madencinin kurtarma işlerinde birinci olduğu dünya üzerinde kanıtlanmıştır. Biz bu konuda iddialıyız. Derneğimiz 2012 yılında 12 arkadaşla kuruldu. Şu anda mevcudumuz 300 kişiye ulaştı. Bunların hepsi maden işçisidir. Madenci dünyanın en ağır işini yapan arkadaşlardır. Normalde, dünyadaki felaketlerin hepsini görmüş bir insan madencinin bir gününe eşittir. Çünkü madenciler, ekmeği için doğa şartlarını zorlayan, doğayla savaşan insanlardır. Projemizin adı Beyaz Melekler. Neden Beyaz Melekler diye sorarsanız, o adı 1999’da depremde malını, canını, cenazelerini kurtarmak için o halk takmıştır. Beyaz melekler kurtarsın diye. O adın alınmasında büyük emeği olan daire başkanım Ahmet Sarıalioğlu’na teşekkür etmek istiyorum. Son olarak yetkililerime seslenmek istiyorum. Önümüzde siz in de söylediği gibi büyük İstanbul depremi var. Şu anda TTK’da 9 bin işçi var. İstanbul’u kurtarmak için bu sayı yeterli değildir. Bu sayıyı on bin, yirmi bin, otuz bine çoğaltmak gerekir. Bunun yetkisi sizlerdedir. İnşallah böyle bir felakete maruz kalmayız, bu işçilere muhtaç olmayız” dedi.

    Kdz. Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu ise Beyaz Melekler dendiğinde akla önce sağlık çalışanlarının geldiğini, siyah kömürü çıkaran madencilerinde yaptıkları kurtarma çalışmaları ile Beyaz Melekler adını almalarının önemli olduğunu ifade etti. Madencileri 1999 depreminde yaptıkları kurtarma çalışmalarından dolayı kutlayan Demdoğlu şunları söyledi; “Bundan sonra inşallah deprem ve benzeri afet olmaz. Bu arkadaşlarımız da olursa oralarda yardım bekleyen, bizi de kurtarın, biz de bu depremin, afetin altında kalmayalım diye yardım bekleyen vatandaşlarımızı kurtarma görevini başarıyla devam ettirecekler. Bu projenin içişleri bakanlığı katkılarıyla yapıldığını biliyorum. Bu desteğin sağlanmasında emeği geçen yöneticilere, ilgililere teşekkür ediyorum. Biz beyaz melekler deyince sağlık personelimiz aklımıza gelir. Kim düşünürdü yerin altından çıkan, kömürün renginin siyah olmasına nazire yaparcasına beyaz elbiselerle ve beyaz ismini alarak kurtarma faaliyeti yapacak bir dernek ve onun üyeleri olsun. İşte bu dernek kurulmuş ve faaliyetlerini devam ettiriyor.”

    Törende konuşan AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu proje için dernek yöneticilerinin kendisine geldiğinde siyasi ve idari bürümlerle görüşerek onaylanması için çalıştığını söyledi. Çaturoğlu madenciliğin dünyadaki en zor mesleklerden biri olduğunu belirterek “Ekmek parasını yerin binlerce metre altında, her türlü tehlikelere göğüs gererek kazanan tüm madenci arkadaşlarıma selam olsun diyorum. Gerçekten en meşakkatli ama bir o kadar da kazancı helal olan bir meslek. Birçok şehidimiz var. Hem maden kazalarında, hem terörle mücadelede, hem diğer alanlarda, onlara da Allah’tan rahmet diliyorum. Bu beyaz melekler projesi çok güzel bir proje. Hepimizin bildiği gibi önce 1999 Kocaeli merkezli o büyük depremde, madencilerimiz elinde sefertası, kaskıyla günlük işine gidip gelen bir meslek erbabı olmadıklarını, aynı zamanda insan hayatını kurtarma gibi bir sorumluluğun içinde olduklarını ispatladılar. Daha sonra Van depremi ve diğer depremler, ayrıca Türkiye’nin her tarafında yeraltında meydana gelen kazalarda ilk müracaat edilen müesseselerden biri TTK’nın kurtarma ekibi oldu. Ben kendilerine teşekkür ediyorum. Tebrik ediyorum. Birçok canın kurtarılmasına vesile oldular. Allah onlardan razı olsun. Bugün yapılan proje bunların devamı mahiyetinde. İnşallah daha organize şekilde bu kurtarma çalışmaları devam edecek. Ülkemiz deprem riski altında. Hükümetimiz deprem riski olan yerleşim birimlerinde kentsel dönüşüm faaliyetleri başlattı. Bunların bitirilmesi için belirli bir finansman kaynağına ihtiyaç var. Bütün bunlar olurken, bu cephede biz bunları düzenlerken, kurtarma faaliyetlerin en mükemmel şekilde olması arzu edilen bir durum” dedi.

    Projenin tanıtım toplantısına katılan ve 1999’da ki depremde Gölcük’te enkazın altından maden işçileri tarafından çıkarılıp kurtarılan İşadamı Fatih Tanış ise kendisinin bu projenin ne kadar önemli olduğunu kendi yaşadıkları ile bizzat gördüğünü dile getirdi.

    Tanıtım töreni yapılan konuşmaların ardından sona erdi. törene Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu, Alaplı Kaymakamı Saim Eskioğlu, AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, Kandilli Belediye Başkanı Mustafa Aydın, Ereğli İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Gökhan Tufan, Milliyetçi Hareket Partisi Zonguldak İl Başkanı Hamdi Ayan, AK Parti ilçe Başkanı Fatih Çakır, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Sertan Ocakçı,Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Talat Şeker, GMİS yetkilileri ve davetliler katıldı.

  • Türkiye Madenciler Vakfı Genel Başkanı Önal’dan Cerattepe Değerlendirmesi

    Türkiye Madenciler Vakfı Genel Başkanı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Güven Önal, Artvin’in Cerattepe mevkiinde yapılacak madenciliğin Artvin’e zarar vermeyeceğine aksine büyük yararlar sağlayacağını söyledi.

    Türkiye’de madencilik alanında “Hocaların hocası” olarak bilinen Türkiye Madenciler Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Güven Önal, Cerattepe’de yer altı madenciliğinin yapılacak olması nedeniyle çevreye zararın söz konusu olmayacağını belirtti.

    Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin Bilirkişi Raporu’nun olumlu sonuçlanmasının önemli olduğuna vurgu yapan Önal, Artvin ve bölgeyi çok iyi tanıdığını, Artvin Cerattepe bölgesini de çok iyi bildiğini ifade etti. Cerattepe’de yeraltı işletmesi ile maden çıkarılmasının uygun bir proje olduğunu belirten Güven Önal “Cerattepe’de yeraltı maden işletmesi kurulabilir. Madenin giriş kısmı milli park sınırları dışında seçilir, çevreye, ormana ve yer altı suyuna zarar vermeden üretim yapılabilir. ABD’de Dead Walley bor madeni ve Avusturya’da Mittersiel Wolfram madeni milli park sınırları içindedir. Paris’in 10 km yakınında Jips madeni, Yeni Zelanda’da şehir içinde altın madeni işletilmektedir. Bu şekildeki madenlere bir dolu örnek verilebilir. Türkiye’de de Bergama Altın Madeni Ovacık Köyü yanında Murgul Bakır Madeni Murgul ilçesi üzerinde, Küre bakır madeni Küre ilçesine 1-2 km mesafede, Soma Kömür madenleri Soma’nın içinde yer almaktadır. Bu örnekler çoğaltılabilir” dedi.

    “AÇIK OCAK OLMADIĞI İÇİN HEYELANLAR TETİKLENMEZ”

    Madenle ilgili eleştirilerin arasında bölgede heyelanları tetikleyeceği iddialarına cevap veren Prof. Dr. Güven Önal “Açık ocak olmadığına göre, hiçbir şekilde heyelanlar tetiklenmez, uygun bir proje ile yapıldığında, su kaynakları kesinlikle etkilenmez. Yer altında yapılacak patlatmalar uygun yöntemler kullanıldığında, gürültü ve titreşim etkisi en az düzeyde olur. Bütün bu hususlar ÇED çevresinde incelenip, yapılan proje ve önlemlerin uygunluğu, ÇED olumlu raporu ile doğrulandığında, çevre ile ilgili her türlü önlem alınmış demektir. Şuan mahkeme aşamasında olan bu konuda benim genel kanaatim mahkemenin de maden çıkarılması yönünde bir karar vereceği yönündedir. Bende yeraltı madenciliği yapılması gerektiğine öteden beri inanıyordum. ÇED olumlu belgesinde çevreye en zararsız bir biçimde madenin çıkarılabileceği belirtilmiştir. ÇED’de belirtilen kurallara uyulması devlet tarafından denetleneceği gibi stk ve halk aracılığıyla da denetimler yapılabilir. Ülkemiz madencilikte çok iyi noktalara gelmiştir. Bu konuda korku yaratılmasını doğru bulmuyorum” diye konuştu.

    Madenin nasıl çıkarılacağı konusunda da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Güven Önal, “Arama sondajı 5-10 cm çapında bir delik delinerek yapılır. Sondaj makinasının yerleştirilmesi için 20-30 m2’lik bir alan gerekir. Bu nedenle çevreye bir zarar vermesi söz konusu olamaz. Sondaj sırasında kimyasal kullanılmadığından yer altı suyuna da zarar vermesi beklenemez. Sondaj, heyelanı kesin olarak tetiklemez” bilgilerini paylaştı.

    “BU BÖLGEDE MADENCİLİK FAALİYETLERİ DOĞAL ORMANLARA ZARAR VERMEZ”

    “Yeraltı olarak işletilecek madenin doğal ormanlara zararı olmaz. Ancak yer üstü tesisleri için sınırlı sayıda ağaç kesilebilir. Bunların yerine de yenilerinin dikilmesi gerekir” diyen Önal, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Çevreye zarar vermeden yapılacak maden işletmesine, Artvin’de oturan birisi olarak razı olur ve bu faaliyeti desteklerdim. Çünkü, bu faaliyet tüm Artvin’in ekonomisini büyütecek ve halkın refahını arttırdığı için Artvin’den göçü önleyecektir. Bir yerde, maden işletmesi, oradaki, esnafa, manava, bakkala, tamirciye, tümüyle tüm sektörlere hareket ve iş sağlamaktadır. Örnek olarak yakındaki Çayeli gösterilebilir. Ayrıca aynı şirketin Murgul ilçesinde yer altı işletmeciliği yaptığını da biliyoruz. Benzer coğrafyada görülüyor ki doğru yöntemler uygulandığı zaman çevreye ve insan yaşamına madencilik zarar vermemektedir. Artvinliler’in bu safhalarda, yatırımcıyı desteklemeleri, çevreye aykırı gördükleri hususları açıklayıp, önlemeleri ve dışarıdan gelecek tahrik ve yanıltmalara karşı dikkatli olmaları gerekir.”