Etiket: Madalyası

  • Prof. Dr. Alemdaroğlu “Von Karman Madalyası” alan ilk Türk araştırmacı oldu

    Von Karman Madalyası’na layık görülen ilk Türk araştırmacı olan Prof. Dr. Nafiz Alemdaroğlu, ’’Şu ana kadar Türkiye’den bu ödülü alan başka birisi yoktu. İlk defa Türkiye’den bu ödülü almaya hak kazanmış olduk’’ dedi.

    NATO Bilimsel ve Teknoloji Organizasyonunun Yürütme Kurulu STB’nin (Science and Technology Board) Mart 2018’de Brüksel’deki NATO karargahında yapılan toplantısında, 2018 yılı ’’Von Karman Madalyası’’ ödülünün tüm NATO ülkeleri arasından Türkiye’den Atılım Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Nafiz Alemdaroğlu’na verilmesine karar verildi. Prof. Dr. Alemdaroğlu, şimdiye kadar Von Karman Madalyası’na layık görülen ilk ve tek Türk araştırmacı oldu. Ödül, Eylül ayında Edinburgh’de yapılacak ’’NATO STB Sonbahar 2018 Toplantısı’’nda Prof. Dr. Alemdaroğlu törenle verilecek. Alemdaroğlu, aynı zamanda Brüksel’deki Von Karman Akışkanlar Dinamiği Enstitüsünün Bilimsel Danışma Kurulu Başkanlığını da yürütüyor. Bu komite, NATO Bilim ve Teknoloji Organizasyonu bünyesinde yer alan Von Karman Enstitüsünün bilimsel çalışmalarını değerlendiren ve ileriye dönük araştırma konularını belirleyen en üst düzey danışma kurulu olma özelliğini taşıyor.

    Von Karman Ödülü’nü almaya hak kazanan Prof. Dr. Alemdaroğlu, ’’NATO’nun Bilim ve Teknoloji Organizasyonu var. Bilim ve Teknoloji Organizasyonu olarak NATO her sene hem organizasyona yapmış olduğu katkılar hem de bilimsel çalışmaları göz önüne alarak bilim adamlarını ödüllendirmektedir. Bu ödüllerin en önemlisi, en prestijlisi olanı da Von Karman Ödülü’dür. Bu sene bu ödülü bana vermeyi kararlaştırdılar. Şu ana kadar Türkiye’den bu ödülü alan başka birisi yoktu. İlk defa Türkiye’den bu ödülü almaya hak kazanmış olduk. Ödülü Eylül ayında Bilim ve Teknoloji Organizasyonu’nun yürütme kurulu toplantısında İskoçya’da Edinburh kentinde yapılacak bir törenle vereceklerini söylüyorlar. Tarihini daha kesin bilmiyorum ama büyük bir olasılıkla Eylül’ün birinci ya da ikinci haftasında olacağını tahmin ediyorum’’ dedi.

    ’’Yaptığınız hangi çalışma sonucunda bu ödülü almaya hak kazandınız?’’ sorusuna Alemdaroğlu, ’’1995 yılında beri NATO’nun Bilim ve Teknoloji Organizasyonu’nda görev almaktayım. Özellikle sistemler, entegrasyon ve kavramlar panelinde 2000-2004 yılları arasında panel başkanlığı yaptım. Panel başkanlığı sırasında önemli aktivitelere imza attım. Daha sonra gene bu organizasyon içerisinde seri kurslar, sempozyumlar organize ettim. Onun yanı sıra bilimsel çalışmalarımız üniversite kapsamında devam ediyor. Yapmış olduğumuz yayınlar, kitaplar, makaleler, tüm bunlar göz önüne alınarak bir müracaat dosyası hazırlanıyor. Bu dosya bütün NATO ülkelerinin delegelerine dağıtılıp bir değerlendirme yapılıyor. Bu ödüle aday olan ülkelerin içerisinde bir seçim yapılıyor. Bu seçim sonucunda bu ödülü layık gördüler’’ şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Theodore Von Karman, aerodinamik konusundaki çalışmaları ile tanınan ve adına Brüksel’de önemli bir araştırma enstitüsü kurulmuş olan bir bilim adamı. Von Karman Madalyası, NATO Bilim ve Teknoloji Organizasyonu tarafından her yıl verilen en yüksek başarı ve hizmet ödülü. Her yıl tek bir kişiye verilen ödül, adayın hem bilimsel çalışmaları hem de NATO Bilimsel ve Teknoloji Organizasyonu’nun bilimsel ve teknolojik çalışmalarına yapmış olduğu katkıları nedeni ile veriliyor. Bu ödül ilk olarak, NATO’nun bilimsel ve teknoloji çalışmalarını yürüten organizasyonu STO’nun kurucusu olan Macar asıllı ünlü bilim adamı Prof. Dr. Theodore Von Karman adına veriliyor.

  • Diş polikliğine başvuran çocuklara üstün cesaret madalyası

    Kırklareli Vize İlçe Devlet Hastanesi’nde diş polikliniğine başvuran çocuklara üstün cesaret madalyası veriliyor.

    Kırklareli Vize Devlet Hastanesi’nde diş muayenelerinin ve tedavilerinin hayati önem taşımasından dolayı çocukları bir nebze de olsa motive etmek amacıyla Diş Polikliniğine başvuran çocuklara üstün cesaret madalyası veriliyor.

    Vize Devlet Hastanesi tarafından konu ile yapılan açıklamada, “Bebeklerde ağızda ilk dişin çıkmasıyla birlikte diş çürükleri oluşabiliyor. Hem anne sütü hem de inek sütü, şeker (laktoz) içeriyor. Uyku sırasında ağızda tükürük akışının da azalmasıyla birlikte, gece beslenmesiyle alınan süt ağızda birikerek bakterilerin çoğalması ve diş çürüğü oluşumu için uygun ortam yaratıyor. Çocukluk çağı çürükleri ya da diğer adıyla biberon çürükleri, bebeklik döneminde özellikle gece beslenmesine bağlı olarak, genellikle üst kesici dişlerde başlayan ve çok hızlı ilerleyen yaygın bir çürük tipini oluşturuyor. Bu nedenle bebeklerde ağızda ilk dişin görülmesiyle birlikte annenin parmağına takılabilen “parmak fırçaları” ya da 0-3 yaş fırçalarıyla dişler temizlenmeye başlanmalı. 3 yaşına kadar flor içermeyen diş macunları diş fırçasına sürüntü şeklinde uygulanarak, 3 yaşından itibaren, çocuğun tükürmeyi de öğrenmesiyle birlikte günde 2 kez fırçalanmalı” denildi.

    “Diş çürüğü tükürükle bulaşabiliyor”

    “Diş çürüğü yapan mikroorganizmalar tükürükle bulaşabiliyor. Özellikle anne-baba tarafından bebeğin dudaktan öpülmesi ya da bebeklerini beslerken verilen çatal, kaşık, biberon gibi malzemelerin sıcaklığını kontrol etmek veya kirlenen emzikleri temizlemek gibi nedenlerle kendi ağızlarına sokulması sonucu çürük bakterileri bebeğe geçebiliyor” denilen açcıklamada, şu bilgilere yer verildi:

    “Çocuklarda ortalama 6 yaş civarında süt dişlerinin düşerek kalıcı dişlerin çıkmaya başladığı “karışık dişlenme dönemi” oluşuyor. Genellikle ilk olarak alt ön dişlerin sallanmasıyla fark ediliyor. Bu aşamada, çocuğun sallanmaya başlayan dişi yavaş yavaş parmağı ve diliyle oynatarak ve elma, salatalık gibi sert besinleri ısırarak, dişini kendiliğinden düşürmeye çalışılması teşvik edilmeli. Bu fizyolojik bir süreçtir ve sallanan dişe hafifçe dokunmak kalıcı dişe herhangi bir zarar vermiyor. Bazen süt dişi henüz düşmeden, kalıcı diş süt dişinin arkasından çıkmaya başlayabiliyor. Bu durumda süt dişi kendiliğinden düşemeyecek gibiyse, bir diş hekimi tarafından çekilmesi gerekebiliyor. Süt dişleri çiğneme, konuşma ve estetik fonksiyonlarının yanı sıra düşme zamanına kadar kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için koruyor ve böylece doğal bir “yer tutucu” görevi görüyorlar. Tedavisinde geç kalınan süt dişlerinin düşme zamanından önce kaybedilmesi durumunda, kalıcı dişlerin çıkmasında problemler yaşanabiliyor ve çapraşıklık oluşabiliyor. Erken kaybedilen süt dişleri nedeniyle beslenme ve konuşma bozuklukları görülebiliyor. Bunun yanı sıra süt dişlerindeki çürük kaynaklı ağrı ve şişlik gibi problemler, çocuğun yaşam kalitesi ile okul başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor. İlk diş muayenesinin en geç 1 yaşından itibaren yapılması öneriliyor. Böylece bebeğin diş gelişimi yakından takip edilebiliyor ve ebeveynlerin beslenme ile ağız hijyeni konusunda bilgilendirilmeleri sağlanabiliyor. 6 ayda bir yapılacak düzenli kontroller sayesinde süt dişlerinde görülen erken çocukluk çağı çürükleri önlenebiliyor. Hastanemizde çocukluk çağında yapılan diş muayenelerinin ve tedavilerinin hayati önem taşımasından dolayı çocukları bir nebze de olsa motive edebilmek amacıyla polikliniğimize başvuran hastalarımıza üstün cesaret madalyası takıyoruz.”

  • Kütahya’da 7 şehit ailesi ile 3 gaziye Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi

    Kütahya’da 7 şehit ailesi ile 3 gaziye Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.

    Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcihi töreni Kütahya İl Özel İdaresi’nde gerçekleştirildi. Törene Vali Ahmet Hamdi Nayir, AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Bülent Tatkan, Kütahya Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Ertaş, Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Celal Yücel, İdare Mahkemesi Başkanı Mustafa Bilici, AK Parti Kütahya İl Başkanı Ali Çetinbaş, Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören, Baro Başkanı Ahmet Atam, Vali Yardımcısı Arif Yalçın, kaymakamlar, İl Jandarma Komutanı Albay Tayfun Dündar, İl Emniyet Müdürü Hasan Çevik, İl Genel Meclis Başkanı Musa Yılmaz, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Ömer Turan, MHP Kütahya İl Başkanı Ferhan Yıldırım, bazı daire müdürleri, şehit aileleri, gaziler ve yakınları katıldı.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar’ın duasıyla devam etti.

    Törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şehit aileleri ve gazilere yönelik mesajı da okundu.

    Şehit ve gazilerin künyelerinin okunmasının ardından Devlet Övünç Madalyası ve Beratı takdimine geçildi.

    Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreninin iki kez ertelendiğini hatırlatan Vali Ahmet Hamdi Nayir, ertelenme gerekçesini şehit aileleri, gaziler ve yakınlarıyla paylaştı. Şehitlere rahmet dileyen ve gazilere sağlıklı bir ömür temennisinde bulunan Vali Nayir, “Cumhurbaşkanlığımızdan bu övünç madalyaları ve beratları geldiğinde biz bir tarih belirlemiş, sizleri davet etmiştik. Aynı güne denk gelen bir başka şehidimiz olunca, onun da ebedi istirahatgahı olan uğurlaması aynı zamana denk gelince ertelemek durumunda kalmıştık. Daha sonra ülke genelindeki uygulamada farklı tercihler görülünce, Bakanlığımız bunu üst düzeyde bir tevcih olsun, her ilimizde de protokol katılımı ve uygulama eşitliği sağlamak için bize yeni bir emir göndereceklerini söylediler, ikinci defa ertelemek zorunda kaldık. En kıymetli varlıklarını, canlarını, vatanları, namusları, bayrakları ve ezanları için feda etmiş olan şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Aynı kararlılığı gösterip, “Biz de canımızı vermeye hazırız” diyen gazilerimize de sağlıklı bir ömür diliyorum” diye konuştu.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir’in konuşmasının ardından şehit aileleri ile gazilere madalyaları verildi.

    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hasan Büber’in babası Ahmet Büber, Şehit Jandarma Uzman Çavuş İbrahim Tetik’in babası Necmi Tetik, Şehit Piyade Uzman Çavuş Hasan Kahraman’ın oğlu Gökalp Kahraman, Şehit Uzman Çavuş Mustafa Altınel’in babası Mehmet Altınel, Şehit Polis Memuru Elvan Özbay’ın oğlu Emirhan Özbay, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hasan Yaşar’ın kızı Ecrin Hava Yaşar, Şehit Uzman Onbaşı Selman Çelik’in babası Süleyman Çelik, Gazi Piyade Uzman Çavuş Sinan Çelik, 15 Temmuz Gazileri Güven Çelik ile Ali Karayiğit Devlet Övünç Madalyası ve Beratını Vali Ahmet Hamdi Nayir ile diğer protokol üyelerinin elinden aldı. (EFE)

  • TİKA Başkanı Çam’a Kazakistan’tan “Bağımsızlık Madalyası”

    Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 25’inci yılı anısına Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Serdar Çam’a “Kazakistan Cumhuriyeti’nin Bağımsızlığının 25. Yılı Jubile Madalyası” verildi.

    TİKA’da düzenlenen törene Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Büyükelçi Düsen Kaseinov ve TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ile birlikte TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Fırat Purtaş, TÜRKSOY Azerbaycan Ülke Temsilcisi Elçin Gafarlı, TÜRKSOY Kırgızistan Ülke Temsilcisi Hocageldi Kuluev ve TİKA başkan yardımcıları katıldı. Büyükelçi Kaseinov, yaptığı konuşmada Türkiye ve Kazakistan ilişkilerinin çok değişik projelerle yürütüldüğünü, projelerin önemli kısmının da TİKA tarafından yapıldığını kaydetti. Kaseinov, “Kültürel işbirliğimiz sayesinde Türk dünyasında ilk akla gelen TİKA oluyor” dedi.

    TİKA Başkanı Çam ise bu şerefli madalyayı almaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Türk dünyasına en güzel şekilde hizmet vermeye çalışacağım” diye konuştu. Çam, Türk dünyasının önemli bir ülkesinden böyle madalya almanın onur olduğunu belirtti.

    TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcı Purtaş da söz konusu madalyanın Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın kararnamesiyle verildiğini, bu madalyadan Türkiye’de sadece 6 kişiye verildiğini ve bu kişilerin madalyayı fazlasıyla hak ettiklerini söyledi.

    TİKA’nın Kazakistan’daki faaliyetleri

    Kazakistan’daki en önemli TİKA projesi, bugüne kadarki en kapsamlı restorasyon projesi olan Hoca Ahmet Yesevi Türbesi. Türk-İslam aleminin manevi önderlerinden Hoca Ahmet Yesevi’nin hükümdar Timur tarafından 15. yüzyılda yaptırılan ve Kazakistan’ın Türkistan şehrinde bulunan türbesinde bugüne kadarki en kapsamlı restorasyon çalışmaları yapıldı ve türbe Türkistan şehrinin kuruluşunun 1500. yıl dönümünde iki ülke cumhurbaşkanı tarafından ziyarete açıldı.

    TİKA tarafından ayrıca 2012 yılından beri Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde Kazakistan’a yönelik “Mesleki ve Teknik Eğitimde Eğiticilerin Eğitimi Programı” uygulanıyor. Programa son 5 yılda toplam 350 Kazak öğretmen ve yönetici katıldı. Uluslararası polis eğitimi işbirliği projeleri kapsamında Kazakistan’a yönelik 2009-2017 yılları arasında toplam 30 eğitim programı gerçekleştirildi ve yaklaşık 550 katılımcıya eğitim verildi. “Sağlık Alanında İşbirliği Projesi” kapsamında ise 2012 yılından bugüne 300’ün üzerinde Kazak sağlık personeline Türkiye’de eğitim verildi.

    TİKA, Türkiye-Kazakistan ikili ekonomik ilişkilere de katkı sağlıyor. Kazakistan Cumhuriyeti Ekonomik Kalkınma ve Ticaret Bakanlığı tarafından Asya ve Avrupa kıtasından pek çok devlet adamı, iş adamı, akademisyen ve gazetecinin katıldığı ve “Asya’nın Davos’u” olarak adlandırılan Astana Ekonomik Forumu’na TİKA tarafından destek verildi. 47. Altın Beşik Altay Uluslararası Semineri Uluslararası Türk Akademisi iş birliğinde Kazakistan’daki arkeolojik çalışmalardan bugüne kadar elde edilen bulguların değerlendirilmesi amacıyla Türk dünyasının önde gelen tarihçi ve arkeologlarının katılımı ile 19-21 Ağustos 2015’te Altay Dağları’nda “Altın Beşik Altay” Uluslararası Semineri düzenlendi. Ayrıca TİKA tarafından kamu yönetimi akademisi simültane tercüme ekipmanı desteği, 49 Kul Hoca Ahmet Yesevi İlim ve İrfan Vakfı Anaokulu tadilatı ve çevre düzenlemesi, Almatı-Yabancı Diller ve Mesleki Kariyer Üniversitesi ek bina inşası gibi projeler gerçekleştirildi.

  • 15 yaşında 50 madalyası var

    Çorum’un Sungurlu ilçesinde ağabeyinin teşviki ile başladığı güreş sporunda başarıdan başarıya koşan 15 yaşındaki Mert İlbars, 7 yıllık spor hayatında 50 madalya kazandı.

    İlkokul döneminde ağabeyi Murat İlbars’ın desteği ile güreşle tanışan ve 7 yıl içerisinde 50 madalya kazanan 15 yaşındaki Mert İlbars, başarıdan başarıya koşuyor. İlk zamanlar hobi olarak devam ettiği güreşte daha sonra ailesine daha iyi bir yaşam sunabilmek için kendisine meslek edinen İlbars’ın 8 tane Türkiye Şampiyonluğu bulunuyor. Bu sene Dünya ve Avrupa şampiyonalarına da katılacak olan İlbars’ın en büyük hedefi olimpiyatlara katılıp Olimpiyat şampiyonu olmak.

    “Sırtımı yere getiren olmadı”

    8 yaşında ağabeyinin güreş antrenmanına giderken kendisini de götürdüğünü ve güreşle tanışmasının o zaman başladığını ifade eden İlbars, daha sonra antrenörü Çelebi Bayır’la tanıştığını ve hayatının bir anda değiştiğini belirtti. İlbars, “Hocam Çelebi Bayır ile birlikte 7 yıldır aynı şekilde devam ediyoruz. Bu 7 yıllık sürede altın, bronz ve gümüş olmak üzere 50 tane madalya aldım. Bu zamana kadar minikler kategorisinde yarışıyordum. 7 defa Türkiye Şampiyonu oldum. Bu yıl ilk defa doktor raporuyla bir üst kategoride yani Yıldızlar kategorisinde yarıştım ve yine Yıldızlar Türkiye Şampiyonu oldum. Bir hafta önce Uluslararası Zafer Turnuvası’na katıldım ve orada şampiyon oldum. Allah’a şükür kendi sıkletimde daha sırtımı yere getiren olmadı” dedi.

    “Antrenörümün emeğini ödeyemem”

    Önceleri hobi olarak yapığını, ardından bu sporun mesleği olacağını düşündüğünü belirten İlbars, “Aynı hırsla çalışmaya devam ettim. Antrenörüm yeri geliyor babalık, yeri geliyor ağabeylik yapıyor. Benim üzerindeki emeğini bu tür başarılarla da ödeyemem. Elimden gelenin en iyisi yaparak, antrenörümü ve ailemi gururlandırarak ödemeye çalışacağım” diye konuştu.

    “Hedefim olimpiyat şampiyonu olmak”

    Ailelerin çocuklarını sadece okula değil, spora da yönlendirmelerini istediğini anlatan genç sporcu, “En son İzmir’de düzenlenen zafer turnuvasında şampiyon oldum. Şu an 3 ay sonra yapılacak olan 2017 Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyorum. Bunun sonucunda hedefimiz 2020 Olimpiyatları. Antrenörümle birlikte 2020 Olimpiyatları’nı hedef belirledik. Bu süreçte birçok şampiyonada da en iyi şekilde ülkemizi temsil edip altın madalya kazanmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.