Etiket: LYS’de

  • Üniversite adayları LYS’de ter döktü

    Üniversite adaylarının girdiği Lisans Yerleştirme Sınavı’nın (LYS) ilk oturumu olan LYS-4 Sosyal Bilimler sınavı sona ererken, öğrenciler soruların kolay olduğunu, zorlanmadıklarını söyledi.

    Üniversite adayları, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS) ardından ikinci aşama olan LYS’nin ilk oturumu olan LYS-4’e girdi. YGS sınavındaki 15 dakika uygulaması LYS’de de devam edince sınava geç gelen bazı adaylar salona giremedi. Sabah saatlerinde Eskişehir Anadolu Üniversitesine gelen üniversite adayları, heyecanlı dakikalar yaşadı. Adaylar sınavda ter dökerken, kendilerini yalnız bırakmayan başta anne ve babalar olmak üzere okul bahçelerinde bekleyerek yakınlarına destek oldu. Sınavın ardından dışarı çıkan üniversite adayları, soruların kolay olduğunu ve sınavda zorlanmadıklarını söyledi. Sınava giren mezun öğrencilerden Özlem Mercan, kolay ve herkesin yapabileceği bir sınav olduğunu, Psikolojik Danışma ve Rehberlik okumak istediğini belirtti. Felsefe sorularında biraz zorlandığını belirten öğrencilerden Furkan Atıcı, diğer kısımların iyi geçtiğini ifade etti. Sınavının iyi geçtiğini, soruların kolay olduğunu vurgulayan Göktuğ Tabak ise “Coğrafya soruları biraz zorladı ama genel olarak kolaydı. Hedefim Ege Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği, inşallah amacıma ulaşırım” dedi.

    LYS maratonu saat 10.00’da LYS-4 Sosyal Bilimler sınavı ile başladı. Sınav tek oturumda uygulanarak, 135 dakika sürdü. LYS-4’te adaylara, Tarih, Coğrafya, Felsefe Grubu, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden sorular yöneltildi.

    Matematik Sınavı (LYS-1) ise 11 Haziran Pazar günü (yarın) saat 10.00’da yapılacak.

  • LYS’de öğrenciler içeride ter döktü, aileleri dışarıda dua etti

    Trabzon’da 6 bin 531 öğrenci 22 binada LYS sınavı için ter döktü.

    Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS), LYS-4 Sosyal Bilimler Sınavıyla başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren sınava girecekleri binada aramaların ardından salona alınan öğrenciler, 135 dakika içinde soruları cevaplamaya çalıştı. Karadeniz Teknik Üniversitesinde (KTÜ) yapılan sınavda öğrenciler içeride ter dökerken, aileler dışarıda dua ederek çocuklarını bekledi. Saat 10.00’da başlayan sınava saat 09.45’ten sonra gelen öğrenciler alınmadı. Öğrencilerin bir kısmı soruların kolay olduğunu söylerken, kimisi de zorluğundan yakındı. 11 Haziran Pazar günü yapılacak LYS-1 matematik sınavına ise 9 bin 824 öğrenci 32 binada girecek.

  • Hatice Karataş: “LYS’de başarıya zihinsel, bedensel ve ruhsal sağlığın uyumuyla ulaşılabilir”

    Bodrum-Muğla Eket Üniversite Tercih Fuarlarında anavatanında yabancı dil projesi NishLondon ve NishDublin’i tanıtmaya devam eden Nişantaşı Üniversite aynı zamanda öğrencilerle bir araya gelerek LYS hakkında tavsiyelerde bulunuyor.

    10-12 Nisan 2017 tarihleri arasında Bodrum-Muğla Eket Üniversite Tercih fuarlarında yüksek öğrenim adayı öğrencilerle bir araya gelen üniversiteler, LYS’ye az kala bölümlerini tanıttılar. Nişantaşı Üniversitesi Bodrum-Muğla Eket Üniversite Tercih Fuarlarında anavatanında yabancı dil projesi NishLondon ve NishDublin’i tanıtmaya devam ediyor.

    Fuarlarda üniversite temsilcileri, üniversite öğrenci adaylarına YGS sonrası fırsatlar ve LYS’de atılacak doğru adımlar hakkında bilgi verdiler. Ayrıca fakülte ve bölümlerini tanıtan üniversiteler, çeşitli eğitim seminerleriyle de öğrencileri bilgilendirdiler. 10-12 Nisan 2017 tarihleri arasında Ege Bölgesindeki eğitim fuarlarına katılan Nişantaşı Üniversitesi ise anavatanında yabancı dil projesi NishLondon ve NishDublin’i tanıttı. Geçtiğimiz güz sezonundan bu yana 28 eğitim fuarına katıldıklarını anlatan Nişantaşı Üniversitesi Fuarlar Koordinatörü Hatice Karataş da, “NishLondon ile başladığımız tanıtımımıza bahar döneminde NishDublin’i de ekledik. Öğrencilerimize sunduğumuz anavatanında dil öğrenme imkânlarını bu şekilde çeşitlendiriyoruz. Londra’daki ilk öğrenci grubumuz Haziran sonu dönüyor ve Mayıs ayında diğer grup Dublin’e gidecek. Öğrencilerimiz anavatanında dil öğrenme imkânını sevdiler” açıklamasını yaptı.

    LYS’ye telaşlı hazırlık

    YGS sonrasında öğrencilerde telaş görüldüğünü gözlemlediklerini anlatan Karataş, LYS’ye hazırlıklara gün kısaldıkça ders çalışma tempolarının da hızlandığını söyledi. Bu hızlanmanın öğrencileri telaşa sürüklediğini söyleyen Hatice Karataş konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “YGS’den beklediğinden daha düşük puan aldığını düşünüp, LYS öncesi karamsar olan öğrenciler var. Bu durum onları telaşlandırıyor ve LYS’ye yoğun bir çalışma temposu ile hazırlanıyorlar. Ancak bu tempo onları zihinsel olarak yorgun bıraktığı gibi, karamsar bir tabloya da sürüklüyor. Oysa bilmeliler ki, sistemli ve ilgili konuları çalışarak başarıya ulaşabilirler. Sadece yoğun ders çalışmak ile değil, doğru beslenme ve sportif faaliyet yaparak, zihinsel, bedensel ve ruhsal sağlığın uyumunu yakalayarak ulaşmak mümkündür.”

  • “LYS’de kısa cevap uygulaması öğrenciler için bir şans”

    Uğur Okulları Rehberlik ve Ar-Ge’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Sezgin, ÖSYM tarafından 2017 ÖSYS kılavuzunda yayımlanan ve bu yıl ilk kez uygulanacak olan kısa cevaplı sorular hakkında, “Öğrencilerimiz doğru taktikleri izlerlerse bu geçiş onlar için bir şans” dedi.

    LYS’de kısa cevap uygulamasının 2013 yılından beri tasarı halinde olduğunu söyleyen Sezgin, “2017’den itibaren bunun hayata geçiyor olması biz eğitimciler ve öğrenciler açısından çok sevindirici; çünkü çok farklı tipte öğrenciler var ve aynı tip sorular soruluyordu. Bu nedenle yeni düzenleme öğrenciler açısından fırsat eşitliğini destekleyecek bir çalışma oldu” diye konuştu.

    Türkiye’de daha önceki sınav sistemlerinde yapılan değişiklikleri hatırlatan Sezgin, “Paradigmanın bir anda değişiyor olması aslında sisteme çok zarar veriyor ve kaosa neden oluyor ancak burada yumuşak bir geçiş olacak. İlk olarak öğrencilerimizin kaygılanmaması gerekiyor. Öğrencilerimize bol bol kitap okumalarını ve hafızalarını güçlendirici etkinlikler yapmalarını, tanıma üzerine değil serbest hatırlama üzerine egzersizler yapmalarını öneriyorum. Onları çok zorlayıcı bir süreç beklemiyor. Öğrencilerimiz doğru taktikleri izlerlerse bu geçiş onlar için bir şans ve onlara artı puan olarak geri dönebilir. Sorular kısa cevaplar halinde olacak. Öğrenciler sınavda sorularını yine kodlama yöntemi ile cevaplayacak. Bildiğiniz üzere 4 yanlış 1 doğruyu götürüyor ama bu açık uçlu sorular için geçerli olmayacak. Örneğin öğrenciler ’İsviçre’nin başkenti ne?’ sorusunda doğru cevabı ilgili kutucuğa yazıp kodlayacak” diye konuştu.

    “Öğrenci merkezli eğitim için doğru bir adım”

    Kısa cevaplı soruların öğrenci merkezli eğitim için doğru bir adım olduğuna dikkat çeken Sezgin, “Öğrencilerimiz ezberleme üzerine değil; bildiklerini yorumlama üzerine bir çalışma yapacak. Burada asıl odaklanılması gereken okul ortamında çocuklar bilgiyi ne kadar sorguluyorlar? Verilen bilgiler bir sınıfa değil de sınıflardaki farklı farklı bireylere nasıl iletiliyor? Bu iletiler nasıl anlam buluyor? Bunların üzerine eğilmek gerekiyor. Burada görev daha çok öğretmenlere düşüyor. Konu anlatmaktan çok soru sormaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Kısa cevaplı soruların yararlarından bahseden Sezgin, “Kısa cevaplı sorular çocukların kilit kavramları, tanımları ve ifadeleri bilip bilmediklerini ölçme imkânı sağlar. Özellikle kavrama düzeyindeki öğrenme davranışları ölçülür. Bu tip sorular hatırlama gücünü ölçer ve şans başarısına hemen hemen yer vermez” dedi.

    “Eğitim dilimizin bir parçası haline getirmeliyiz”

    Bundan sonra LYS sınavlarında açık uçlu soruların sorulacak olmasının bir sürecin sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sezgin, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bu süreci bir, iki, üç yıl değil çok uzun bir zaman dilimine yayarak eğitim dilimizin bir parçası haline getirmeliyiz. Eğitimi sistemini de sınava uygun hale getirmek gerekiyor. Örnek vermek gerekirse Uğur Okulları erken sistem eğitimi veriyor. Bunu yapmamızın nedeni çocukların bilgiyi sokratik olarak sorgulaması, bilginin köküne inmesi, bilgiyi değerlendirmesi, hayata indirgemesi, bilginin hangi ihtiyacını karşıladığını öğrenmesidir.”

    “Sakın çocuklarımızı kaygılandırmayalım”

    Sezgin, velilere de önemli uyarılarda bulunarak, “Sakın çocuklarımızı kaygılandırmayalım. Yeni düzenleme ile ilgili baskı oluşturmayalım. Onları diğer arkadaşları ile kıyaslamayım. Burada bundan sonra Türk eğitim sisteminin gittiği yer ezbere dayalı değil bilgiyi yorumlama üzerine bir eğitim sistemidir” diye konuştu.

  • LYS’de dereceye girip puanı sıfırlanan genç kız konuştu

    Lisanüstü Yerleştirme Sınavı’nda ilk olarak puanı 487 olarak açıklanan ancak daha sonra puanı sıfırlanan Eda Nur Çelik, yetkililerden yardım isteyerek, “Dünyam başıma yıkıldı. Ben hakkımın geri verilmesini istiyorum, benim olan bir şeyin geri verilmesini istiyorum” dedi.

    İzmir’in Buca ilçesinde yaşayan ve LYS’de 487 puan alarak dereceye giren 17 yaşındaki Eda Nur Çelik’in üniversite sevinci puanlarının sıfırlanmasıyla üzüntüye dönüştü. İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık (İngilizce) Bölümü’ne tam burslu olarak kabul edilen Çelik, 15 Ağustos’ta üniversiteden gelen bir telefonla şok oldu. Üniversite yönetimi, sistemde yüzde 100 değil, yüzde 25 burslu olarak kayıtlı gözüktüğünü, bölüm olarak Meslek Yüksekokulu Uygulamalı İngilizce Çevirmenlik Bölümü’ne kaydının yapıldığını bildirdi. Neye uğradığını şaşıran genç kız, hemen sonuçları kontrol etmek için ÖSYM’nin sitesine girdi ve puanlarının ilk açıklandığı haliyle durduğunu görerek hemen sonuçları kameraya aldı. Bir gün sonra tekrar ÖSYM’nin internet sitesine giren Çelik, bu kez YGS’den aldığı 468 puanının 298’e, LYS’den aldığı 487 puanının ise sıfıra düştüğünü gördü. Bunun üzerine genç kız ve ailesi dava açtı.

    “Dünyam başıma yıkıldı”

    YGS-4 sınavından 468 puan alarak Türkiye 13.’üs olan ve bu başarısı dolayısıyla mezun olduğu lisesinden de plaketle onurlandırılan Eda Nur Çelik yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Okulda aldığım sınav sonuçları ve girdiğim sınavlarla orantılı olarak zaten ben böyle bir derece, başarı bekliyordum. Böyle bir derece aldıktan sonra çok mutlu oldum ve LYS’ye de aynı gayretle çalışmaya devam ettim. Ama 16 Ağustos’ta bu sonuçların değiştiğini görünce nasıl bir çocuğun elinden oyuncağını alırsanız oturur ağlamaya başlar, aynen o şekildeydim. Dünyam başıma yıkıldı. Ben hakkımın geri verilmesini istiyorum, benim olan bir şeyin geri verilmesini istiyorum. Benim olmayan bir şeyi talep etmiyorum burada”.

    Gözyaşlarıyla Cumhurbaşkanına seslendi

    Gecesini gündüze katarak çalıştığını belirten Çelik, böyle bir şey yaşamayı beklemediğini belirterek, “Öğrendiğimde ilk önce oturup ağlamaya başladım. Çevremden bunlarla uğraşmayın tepkileri gelince kendimi banyoya kilitledim. Çünkü ne yapacağımı bilemedim o anda, farklı düşünceler içine girdim. Cumhurbaşkanımıza, YÖK Başkanına, ÖSYM Başkanına sesleniyorum. En azından okullar açılmadan önceye kadar puanlarımn geri verilmesini istiyorum ben. Bu konunun takipçisi olmalarını istiyorum” diye konuştu.

    “Optik ÖSYM’deki sonuç belgesiyle uyuşmuyor”

    Genç kız, kendisine ÖSYM’den verilen cevap kağıdı optiğinde de çelişkiler olduğunu belirterek, “Bu optik kendi optiğimle hiçbir alakası yok. Ben 15 fen, 38 matematik sorusu yapmıştım. Bu optik onların sitesinde bulunan sonuç belgesi ile bile eşleşmiyor. Optikte 29 tane matematik varken, sonuç. Belgesinde 30 matematik görünüyor” ifadelerini kullandı.

    ÖSYM Başkanlığı’na başvuru yapan baba tekstil imalathanesinde çalışan 43 yaşındaki Mehmet Ali Çelik, kendileriyle dalga geçildiğini ve kızına sahtecilik yaptığının iddia edildiğini öne sürdü.

    “Kızımın gözlerimin önünde erimesine dayanmıyorum”

    Bu olayı aile olarak kendilerini çok sarstığını ve her gün kızının gözleri önünde erimesine dayanamadığını belirten baba Çelik, Cumhurbaşkanlığı’na Başbakanlığa da olayla ilgili mail attıklarını söyledi.

    Kızının ÖSYM’deki FETÖ yapılanması içinde olabilecek art niyetli kişiler tarafından mağdur edilmiş olabileceğini kaydeden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Nasıl oluyor bu iş, biri bunun açıklamasını yapmalı bu ülkede. Ben kızımın hakkını aramak istediğim zaman bunun açıklamasını yapacak kişiyi karşımda bulabilmeliyim bir baba olarak. Bu benim en doğal hakkım. Bunun araştırılmasını talep ediyorum. ÖSYM’nin resmi merkez binasına gittiğimde bir dilekçe verdim, 15 gün içinde dönüleceği söylendi. Ben kızımın gözümün önünde her geçen gün erimesine dayanamadığım için avukatım Gökhan Şahin’e hukuki süreci başlatmasını söyledim. Ancak elimizde oradan aldığımız somut bir belge olmadığı için alacağımız cevabı bekliyoruz.”

    ÖSYM, konuyla ilgili inceleme başlatıldığını bildirdi.