Etiket: Lozan

  • Kartal’da, Lozan Barış Antlaşması’nın 97.yıldönümünde anma töreni düzenlendi

    Kartal’da, Lozan Barış Antlaşması’nın 97.yıldönümünde anma töreni düzenlendi

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş senedi olan ve Kurtuluş Savaşı zaferinin ardından imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 97. Yıldönümü için Kartal Belediyesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından anma töreni düzenlendi. Törenden sonra merhum Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için hayır lokması dağıtıldı.

    24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 97. yıl dönümü Kartal’da unutulmadı. Kartal Atatürkçü Düşünce Derneği önünde düzenlenen törene, ADD Kartal Şube Başkanı Kemal Aslan ve Şube Yönetimi, Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı ve Başkan Vekili İmam Aydın, diğer başkan yardımcıları Cengiz Türkmen, Hüseyin Tozkoparan, İYİ Parti Kartal İlçe Başkanı Fuat Onbaşılı, Kartal Demokratlar Birliği üyeleri ve vatandaşlar katıldılar. Şehitler için 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende, ADD Kartal Şube Başkanı Kemal Aslan, Lozan Barış Antlaşması’nın önemini anlatan bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Lozan’ın ‘Tam Bağımsız Türkiye’ olduğunun altını çizen Aslan’ın ardından emekli müezzin Vedat Özbaş, tüm şehitlerin ruhu için dua etti. Törende daha sonra merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için hayır lokması dağıtıldı. Etkinlik sırasında Kartal Belediyesi tarafından Lozan Barış Antlaşması’nın yıldönümü nedeniyle hazırlanan broşürler de dağıtıldı.

  • İlker Başbuğ: ‘‘Lozan Konferansı Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusudur’’

    Eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ, bu yıl 36’ncısı organize edilen Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı TÜYAP’da düzenlenen ‘Bir Dönüm Noktası Lozan’’ konulu panelde konuştu. Başbuğ, ‘‘Lozan Konferansı Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusudur’’ dedi.

    TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle bu yıl 36’ncısı gerçekleştirilen Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’na Büyükçekmece Belediyesi de yerini aldı. Büyükçekmece Belediyesinin Kitap Fuarı kapsamında düzenlediği ‘Bir Dönüm Noktası Lozan’ isimli panelde eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u ağırladı. Panele Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün yanı sıra Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli ve çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükçekmece Belediyesinin konuğu olarak katılan İlker Başbuğ’un paneline vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

    “Lozan Konferansı Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusudur”

    ‘Bir Dönüm Noktası Lozan’ konulu panelde konuşan İlker Başbuğ ‘’Mustafa Kemal’in hayatına bakın, bir saniye bile yaşamının içinde umutsuzluk yok, her zaman mücadele var. Osmanlı Devleti 1911’de savaşın içerisine giriyor ve 1922 yani Yunan ordusunun İzmir’den denize dökülmesi. Baktığınız zaman arada bir 11 yıl var. Aslında biz her cephede yenilmiyoruz, baktığınız zaman baştanbaşa bir zafer abidesi olan Çanakkale Cephesi var. Ancak savaşa beraber girdiklerimiz yenilince biz de yenilmiş sayılıyoruz. Süreç Mondros Mütarekesi’nin imzalanması ile devam ediyor. Daha sonra Lozan heyetinin belirlenmesi sürecinde Rauf Orbay, Mustafa Kemal’e danışıyor ve sorusuna yanıt olarak İsmet İnönü’nün katılması gerektiği talimatını alıyor. Mustafa Kemal bu öneriyi Mudanya Mütarekesi’ni göz önünde bulunarak vermiştir. Lozan Konferansı 21 Kasım 1922’de başlar, şunu çok net olarak ifade edelim. Lozan Konferansı Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusudur. Lozan’da önemli olan konular Kapitülasyonlar ve Musul konusudur. Tabi ki diplomatik konularda bu tarz anlaşmalarda her istediğinizi alamazsınız. Musul’u İngilizler bizim elimizden hırsız gibi haksız yere almışlardır. Bunda da en önemli malzemeleri Şeyh Sait isyanıdır. Şeyh Sait İsyanı İngiliz destekli bir ihanettir. Kıbrıs’ta aynıdır aslına bakarsanız. Şeyh Sait Cumhuriyet’e karşı bir isyan çıkarmıştır” dedi.

    Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ sözlerini şöyle sürdürdü: “İngiltere demiş ki Musul ‘u sana bırakacağım. Fransa ve İngiltere arasında da ciddi rekabet var. Kurtuluş Savaşı’na da bakarsanız, Lozan‘da da aynı şeyi görüyorsunuz. Fransa Türkiye’nin isteklerine daha yakın, İtalya‘da da aynı durum var. İtalyanları rahatsız eden nedir? İtalya’ya Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra söz veriyor. İzmir Ege Bölgesi senin, diyor. Yunanlıların gelmesi aslında ikinci şansımız. Birinci şans ise Rusya‘da ekim devrimi olmasıdır. 2. şansımız biraz ağır olsa da sonucu önemli, İzmir’in Anadolu’yu işgali ve Yunan askerinin çıkması. Olmadığını düşünün eğer işgal olmasaydı Anadolu’da o direnişi ve bilinci sağlayabilir miydik?” şeklinde konuştu.

  • Çok Tartışılan Lozan Antlaşması İşte Bu Otelde İmzalandı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları üzerine yeniden tartışma konusu olan Lozan Antlaşmasının imzalandığı Beau-Rivage Palace Oteli İHA tarafından görüntülendi.

    24 Temmuz 1923’te imzalanan Antlaşmanın anısına otelin girişinde bir heykel bulunuyor. Barışı simgeleyen heykelin yan tarafındaki tabletlerde Antlaşmaya katılan ülkelerin isimleri yazıyor. Görüşmelerin yapıldığı Eduard Sandoz Salonu halen aynı şekilde muhafaza ediliyor ve çeşitli konferanslara ev sahipliği yapıyor.

    Otelin bulunduğu Ouchy kasabasının Leman Gölü kıyısında ise otel ve antlaşma hakkında bilgilendirici plakalar bulunuyor. Bu plakalarda Lozan görüşmelerinin fotoğrafları ve katılımcı ülkelerinin yanı sıra gene aynı otelde 1932 yılında Amerika, Kanada ve Japonya’nın katılımı ile gerçekleşen Almanya’nın savaş sonrası ekonomik durumunun ele alındığı Lozan Konferansı hakkında da bilgiler buluyor. Beau-Rivage Palace Oteli 2015 yılında İran’ın nükleer müzakereleri görüşmelerine de ev sahipliği yapmıştı.

    1861’de kurulan otelde konaklayan Winston Churchill, Mikail Gorbaçov, Charlie Chaplin, Elisabeth Taylor gibi ünlü simaların isimleri ve imzaları da göl kenarındaki plakalarda sergileniyor.

  • AK Parti Edremit İlçe Başkanı Metin Örkçü’den Lozan açıklaması:

    AK Parti Edremit İlçe Başkanı Metin Örkçü, Lozan tartışmalarını değerlendirdi.

    İlçe Başkanı Metin Örkçü, “Hem dünyada mükemmel anlaşma yoktur diyeceksin, Misak-ı Milli sınırlarının bölünmez bütünlüğünü savunacaksın, hem de Lozan’ın eleştirilmesini hazmedemeyeceksin. Sen nasıl CHP’sin? Lozan’da çizilen sınırlar Misak-ı Milli sınırlarımız mıdır? Niyet okuyuculuğunda rakip tanımayan CHP ve zihniyeti bir bardak suda fırtınada kopartırken, tarih bilgilerini ve engin siyasi tecrübelerini gözler önüne sermiştir. Hakareti meziyet olarak kabul eden güruh, ülke genelinde olduğu gibi Edremit’imizde de aynı nakaratları tekrar etmeye başlamıştır” dedi.

    CHP zihniyetinin bir yandan kendi kendisiyle çelişirken, bir yandan da hakaretlerini ardı ardına sıralamaya devam ettiğini söyleyen Metin Örkçü, “Milletimiz olanı biteni görüyor ve soruyor. Beyler oraları bizim değil miydi? Tükürsek ulaşacak adalar, yüz yıllar boyu mührümüzün vurulduğu, kanımızla suladığımız, can verdiğimiz topraklar bizim değil miydi? Neymiş, biz Lozan’a nasıl gitmişiz? Beyler, bu necip millet, sırtında top mermileri taşıyan analarımız, neferlerimiz, canını dişine takarak istiklalini ve istikbalini kazanmış, muzaffer bir devlet olarak o delegasyonu Lozan’a göndermiş bir millettir. Tarih bilginizi gözden geçirmenizi ve farklı kaynaklardan bilgi edinmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. Her fırsatta geçmişimizi inkar eden, hatta hakaretvari eylem ve söylemlerinizle ecdadımızı incittiğinizi bir kez daha hatırlatıyoruz. Binlerce yıllık şan ve şeref dolu tarihimizi inkar etmekten lütfen vazgeçin. Geçmişini bu kadar inkar eden, yok sayan, karalayan, çamur atan dünya üzerinde kaç kişi vardır? Kurulan bütün Türk devletleri cumhurbaşkanlığımızın forsunda olduğu gibi, bizler için parlayan birer yıldızdır. Allah hizmet edenlerden razı olsun. Osmanlı da, Selçuklu da, Göktürk Devleti de bizim geçmişimizdir. Kendisini hak ve özgürlüklerin savunucusu, fikir ve ifade hürriyetinin bekçisi olarak pazarlayan, bezirganlığına soyunan, maskeli balolarda birbirlerini ağırlayan CHP zihniyeti, kürsüden yapılan bir konuşmayı ağza alınmayacak ifadelerle, eleştiri ve nezaket sınırlarını aşan bir terminoloji ve üslupla, milletimizin gözünün içerisine baka baka, söylenmemiş olanları söylenmiş gibi çarpıtarak, değiştirerek, hakaret dolu cümlelerle her zeminde dile getirmeyi kendilerine görev bilip, kinlerini kusmuştur. Acaba Atatürk maskesi takılarak gizlenilmeye çalışılan bir şeyler mi vardır? Ege’de ve Akdeniz’deki adalar Yunanlılara ne zaman ve nasıl bırakılmıştır? Burnumuzun dibindeki bu adaların Yunanlılara verilmesinin, hadi adalardan vazgeçelim, bin yıllık Türk topraklarının sınırlarımız dışında kalmasının, Misak-ı Milli sınırlarımızın dışında kalmasının sorgulanması, eleştirilmesi neden bu kadar zorunuza gidiyor?” diye sordu.

    Bu hazımsızlığın sebebini merak ettiklerini belirten Örkçü, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sormazlar mı beyler bu hazımsızlığın sebebi nedir? Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bir söz mü söylenmiştir? Kurtuluş savaşımıza, kurtuluş destanımıza bir söz mü söylenmiştir. Buna verilecek bir cevabımız var mıdır?. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz ki, bu ucuz siyaset anlayışınızla mumunuz yatsıya kadar bile yanmaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın, muhtarlarla buluşmasında, 15 Temmuz ihanet girişimini, ülkemiz üzerinde oynanan oyunları, bölgemizde yapılan operasyonları dile getirip dikkat çekmeye çalışırken sarf ettiği ve her Türk vatandaşının merak ettiği soruları yöneltmesi, düşünceleri ifade etmesi neden bu kadar rahatsızlık uyandırdı? Evet, ölümü göstererek bizleri sıtmaya razı etmişlerdir. Sevr’i göstermiş, Lozan’a mahkum etmişlerdir. Bunu CHP yapmıştır diyen var mı? Bunu Atatürk yapmıştır diyen var mı? Laf cambazlığında, niyet okuyuculuğunda mahir olduğunuzu bu millet biliyor. Hiç boş yere kendinizi yormayın. Tabii ki üzerinden 93 yıl geçen anlaşmayı tekrar gündeme getirmenin ne gereği var? Unutun ve unutturun. İstiklal Harbi’ni kazanmış bir milletin, bir devletin, Lozan’daki görüşmeleri yürüten, delegasyona başkanlık eden, bir zamanlar Türk lirasının üzerindeki Atatürk’ün resmini silerek kendi resmini bastıracak kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’e sahip çıkan İsmet İnönü’nün, süreci sağlıklı yönetememesi olabilir mi? Lozan zafer mi hezimet mi diye sorgulanırken, bunu tüm çıplaklığı ile görmek yerine, rejim meselesi yapmak niye? Cumhuriyete ve kazanımlarına söz söyleyen mi var ki bir bardak suda fırtınalar kopartıyorsunuz? Biz İstiklal Harbi’nden yenik mi çıkmıştık? Hayır. Savaşı kazanan bizsek, neden o topraklar elimizden çıkmıştır? Neden onlarca ada elimizden çıkmıştır? Neden Misak-ı Milli sınırlarımızın dışında sınırlar çizilmiştir? Kimse sormasın, sorgulamasın. Unutalım değil mi? Yoksa CHP kızar.”

  • AK Partili Bostan’dan CHP’li Özyiğit’e “Lozan” tepkisi

    AK Parti Mersin İl Başkan Yardımcısı Levent Ali Bostan, CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit’in, Cumhurbaşkanı’nın Lozan Antlaşması’yla ilgili sözlerini eleştirmesine tepki göstererek, “Lozan üzerinden ucuz siyaset yaparak Yenikapı’da yakalanan birlik ve beraberlik ruhunu bozmak isteyenler harekete geçmişlerdir. Lozan Anlaşması konusunda yapılan tartışmalar oldukça gereksiz ve amacı dışına çıkan tartışmalardır” dedi.

    AK Parti İl Başkan Yardımcısı Bostan, CHP’li Özyiğit’in, Lozan Antlaşması ile ilgili sözleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirmesine, yaptığı yazılı açıklamayla yanıt verdi. Özyiğit’in, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan şahsın, bağımsız bir ülke olmamızı sağlayan bir zaferi tanımaması akıl almaz bir durumdur” açıklamasını eleştiren Bostan, “Lozan üzerinden ucuz siyaset yaparak Yenikapı’da yakalanan birlik ve beraberlik ruhunu bozmak isteyenler harekete geçmişlerdir. Lozan Anlaşması konusunda yapılan tartışmalar oldukça gereksiz ve amacı dışına çıkan tartışmalardır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Lozan ile ilgili söylemlerinden sonra ortaya Sevr anlaşmasını koyanlar olduğunu da belirten Bostan, “Bugün Sevr ile Lozan’ı karşılaştırmaya çalışıyorlar. Bu aziz millet Sevr’i asla kabul etmemiştir. Sevr yürürlüğe girmeyen bir anlaşmadır zaten. Hem Lozan’dan önce Türk milleti İstiklal Harbinde ortaya kahramanca bir mücadele koymamış mıdır? Türk Milletinin istiklal mücadelesini bu yüzden sadece Lozan’a bağlamak mümkün değildir. Kaldı ki, Lozan görüşmelerinin ilk etabında heyetimizin geri döndüğünü biliyoruz. Sonra o günün şartlarına göre tekrar müzakereler yapılmış ve bir noktaya gelinmiş. Lozan zafer mi, hezimet mi bu tartışma tarihçiler arasında o günden bugüne devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye, o bölgedeki egemenlik haklarından vazgeçmedi”

    İl Başkanı Özyiğit’in ‘Süleyman Şah Türbesi’ni işaret ederek, “AKP savaş kaybetmeden toprak kaybeden ilk iktidardır” sözlerini de eleştiren Bostan, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’nun yerinin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaptığı başarılı bir operasyonla değiştirildiğini anımsattı. Süleyman Şah Türbesi’nin, savaş şartlarının hakim olduğu Suriye’de daha güvenli bir mevkiye taşındığını dile getiren Bostan, şöyle devam etti:

    “Orada 38 askerimiz görev yapıyordu. Onların can güvenliğini tehlikeye atmak mümkün değildi. Hem bu hamle ile Türkiye Ortadoğu’daki savaş ortamına çekilmekten de kurtulmuş oldu. Oraya yapılacak askeri bir saldırının telafisi mümkün olmayacaktı. Türbe yine Suriye topraklarında bir bölgede. Kaldı ki, Türkiye o bölgedeki egemenlik haklarından vazgeçmiş değildir. Yani Türkiye bu taşıma olayından dolayı toprak kaybı yaşamamıştır. Kaldı ki, Türbe ilk defa taşınmamıştır.”