Etiket: Lösemiyi

  • Rusya Devlet Başkanı Putin lösemiyi yenen çocuğun dileğini gerçekleştirdi

    Rusya Devlet Başkanı Putin lösemiyi yenen çocuğun dileğini gerçekleştirdi

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, lösemi hastası bir çocuğun dileğini yerine getirerek birlikte buz hokeyi oynadı.

    Rusya’da her aralık ayının başında “Rusya Gönüllüleri Platformu” tarafından birçok çocuğun dileği toplanarak, çocukların dilekleri yerine getirilmeye çalışılıyor. Rusya’nın Çelyabinsk bölgesinde yaşayan 9 yaşındaki lösemi hastası Dmitriy Aşçepkov, dilek mektubunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile buz hokeyi oynamak istedi. 2 buçuk yıl boyunca tedavi görerek lösemiyi yenen Asçepkov’un dileği gönüllüler tarafından Putin’e iletildi. Başkent Moskova’daki Kızıl Meydan’da bulunan buz hokeyi pistinde bir araya gelen Putin ve Rusya’nın eski profesyonel buz hokeyi oyuncusu Valeri Kamensky, küçük çocuğun dileğini yerine getirdi. Putin, yine her zamanki gibi 11 numaralı formasını giyerken, müsabakayı küçük çocuğun annesi ve babasının yanı sıra kardeşleri Denis Aşçepkov ve Sopiha Aşçepkov da izledi.

    Putin’in küçük çocuğa buz hokeyini öğreteceğini söylemesinin ardından birlikte piste çıktılar. Müsabakadan sonra şehir turuna çıkan küçük çocuk ve ailesi, ardından hayvanat bahçesine götürüldü.

  • Lösemiyi yenen çocuklar yamaç paraşütüyle moral depoladı

    Adana Büyükşehir Belediyesi, kan kanseriyle giriştikleri savaşı kazanan çocukları yamaç paraşütüyle uçurdu.

    Adana Havacılık ve Adrenalin Sporları Kulübü (AHAS) işbirliğinde gerçekleştirilen etkinlikte lösemiyle giriştikleri savaştan galip çıkıp, sağlıklarına kavuşan çocuklar, deneyimli pilotlar eşliğinde ilk defa gökyüzünde süzülmenin heyecanını hissetti. Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ramazan Akyürek de lösemiyi yenen çocukların coşkusunu paylaştı.

    Merkez Çukurova ilçesi Kabasabal Mahallesi Rüzgarlıtepe mevkisinde gerçekleşen etkinlikte AHAS Başkanı Güner Akkaya ve 4 yamaç paraşütü pilotu, lösemiyi yenen 20 çocuk ile ailelerini konuk etti. Etkinlikte, lösemiyi yenen çocuklar, deneyimli pilotlar eşliğinde yamaç paraşütüyle Seyhan Baraj Gölü semalarında uçtu.

    “Lösemi tedavisinde en etkili ilaç moral”

    AHAS Başkanı Güner Akkaya, 8 yıldır sürdürdükleri Uçmak İçin Engelleri Kaldırdık Projesi’ne tam destek veren Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’ye teşekkür etti. Güner Akkaya, “Engelli çocuklarımızın uzun yıllar hafızalarından silinmeyecek, heyecan dolu etkinlikler yapıyoruz. Bu anlamlı faaliyetlerimizin gerçekleşmesinde bizlere tam destek veren Başkanımız Hüseyin Sözlü ve belediye çalışanlarına sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu.

    Başkan Vekili Ramazan Akyürek, sosyal belediyecilik hizmetlerinde paydaş olan AHAS pilotlarına teşekkür edip, lösemi hastalığının tedavisinde en etkili ilacın moral olduğunu, bunu sağlayan bir etkinliği gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.

  • Lösemiyi yendi, şimdi hastalara umut oluyor

    Bitlis’in Tatvan ilçesinde 4 yaşındayken yakalandığı lösemi hastalığını yenen 25 yaşındaki Cem Kutlu, 1 yıldır hemşire olarak görev yaptığı hastanede hastalara yardımcı oluyor.

    Tatvan ilçene bağlı Kıyıdüzü köyünde ikamet eden 25 yaşındaki Cem Kutlu, yaklaşık 1 yıldır hemşire olarak görev yaptığı Tatvan Devlet Hastanesi’nde hastalarla yakından ilgileniyor. Henüz 4 yaşındayken yakalandığı hastalığı karşı pes etmeyerek 3 yıllık mücadele sonucunda sağlığına kavuşan Cem Kutlu şimdi ise, hastaneye gelen hastaların sağlığı için mesai harcıyor. Hastalıkta moral ve desteğin önemine dikkat çeken Kutlu, hastaneye gelen hastaların moral ve motivasyonu içinde ayrı bir çaba sarf ediyor.

    “Hastalara şifa olmak için hemşire olmaya karar verdim”

    Çocukken yakalandığı lösemi hastalığını zorda olsa atlatabildiği için mutlu olduğunu dile getiren Cem Kutlu, geçirdiği hastalık neticesinde hastalara şifa olmak için hemşire olmaya karar verdiğini söyledi.

    Lösemiyi atlattıktan sonra hayatının her döneminde lösemili çocuklar için çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Kutlu, “1999 yılında hastalandım ve ailem beni Tatvan’daki hastaneye götürdü. O dönemde ben henüz 4 yaşındaydım ve oradaki doktor kanser şüphesiyle beni Van’daki hastaneye sevk etti. Ailem beni hemen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Orada bana Lösemi hastalığı teşhisi konuldu. Löseminin ALL olan hastalığına yakalanmıştım. Yaklaşık 3 yıl kemoterapi tedavisi aldım. Van’da tedavi gördüğüm sürede doktorumun Ankara’ya tahini çıktı ve bende Ankara’ya götürüldüm. Ankara’da 1 yıl devam eden tedavime tekrardan Van’da devam edildi. Tedavi süren 2002 yılında tamamlandı ve 2 yıl sonra vücudumda döküntüler oluştuğu için ailem beni tekrar Van’a götürdü. Kontrolden geçirildim ama herhangi bir sıkıntı görülmedi. Her yıl düzenli olarak kontrollerimi yaptırıyorum ve şuan gayet sağlıklıyım. Eski rahatsızlığımdan dolayı ailem benim sağlıkta okumamı çok istiyordu. Hemşire, doktor, diş hekimi ve benzeri bir branş seçmemi istiyorlardı. 2012 yılında ben Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi’ni kazandım. 2013 yılında yani üniversite döneminin ikinci yılında Ege Üniversitesi LÖSEV Topluluğu başkanlığına seçildim. Yaptığımız bütün çalışmalar tamamen lösemili çocuklar içindi. 4 yıl okulum devam etti ve bir da staj olmak üzere toplam 5 senede tamamlandı. Sonra burada çalışmaya başladım. Yaklaşık bir yıldır Tatvan Devlet Hastanesi’nde beyin ve sinir cerrahisi ameliyathanesinde hemşire olarak görev yapıyorum” dedi.

    “Moral verirseniz iyileşme payı çok daha iyi olur”

    Lösemi hastalığının en büyük tedavi yöntemlerinden birinin moral olduğunu söyleyen Kutlu, “Moral verirseniz iyileşme payı çok daha iyi olur. Lösemi hastalığı yenilebilen bir hastalıktır. Tabiki erken teşhis, doğru tedavi ve psikolojik destek çok önemli. Lösemi hakkındaki tüm gerçeklikleri hep birlikte öğrenelim, birlikte bilinçlenelim ve herkese duyuralım. Lösemiyle mücadele etmiş birinin meslek olarak hemşireliği tercih etmesinin bazı insanlar tarafından şaşkınlıkla karşılanıyor. Ben hemşireliği isteyerek seçtim. Sağlık sektöründe çocuklara büyük moral olacağımı düşünüyordum. Bu benim için çok önemli. Şimdi hastalara bire bir yardım edemiyorum. Ben kanserli çocukların içinden geldim, kendimi onlarla eş görüyorum. Türkiye’deki herkesin yaşadıklarımızı bilmesini istiyorum. Çocukları görünce gözlerim doluyor, içim acıyor, ağlamak istiyorum ama hemşirelik güzel bir meslek. Çocukları güldürebilmek için çalışıyorum. Benim için önemli bir şey. 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kutlu olsun” diye konuştu.

  • Minik Mustafa, lösemiyi yendi polis eskortuyla evine gitti

    Adana’da 2.5 yıl önce lösemiye yakalanan 6 yaşındaki Mustafa Sincar, tedavi gördüğü hastanede sağlığına kavuştuktan sonra polis arabasında, eskortlar eşliğinde eve gitme hayalini de gerçekleştirdi.

    Türk anne babanın kızı Türkiye Sincar, babasının işi gereği Suriye’de doğup büyüdü. Bu nedenle de babası memleket hasretinden dolayı ismini Türkiye koydu. Türkiye Sincar, Suriye’de İsmail Sincar isimli bir kişiyle evlendi. Bu evlilikten 3 çocukları oldu. Aile, Suriye’de iç savaş başlamadan 5 ay önce Türkiye’ye gelerek Adana’ya yerleşti. Türkiye’ye geldikten sonra 3,5 yaşındaki çocukları Mustafa, sürekli rahatsızlanmaya başladı. Adana’da çeşitli hastaneye götürülen çocuğun bir türlü ateşi düşürülemedi. Daha sonra yapılan ileri tetkiklerde çocuğun lösemi olduğu belirlendi.

    Mustafa Sincar, Acıbadem Adana Hastanesi’nde hastalıkla mücadele etmeye başladı. Hastalığı ilerleyen Sincar, uzun süre hastanede tedavi gördü. Günlerinin çoğunu hastanede geçirdiği sırada küçük Mustafa, annesine “İyileşirsem beni eve polis arabasında götürü müsünüz” dedi. Anne bu durumu 155’i arayarak “Benim oğlum lösemi hastası, iyileşirse en büyük hayali eve polis arabasıyla gitmek. Bu hayalini gerçekleştirmek için bir şeyler yapabilir misiniz” dedi. Konu hemen Adana Emniyet Müdürü Osman Ak’a iletildi. Çocukları çok seven Ak, minik Mustafa’yı hastanede ziyarete edip, iyileştiğinde onu polis aracıyla evine kadar götüreceği sözünü verdi. Kısa süre sonra Sincar’dan mutlu haber geldi. Doktorlar Sincar’ın artık lösemiyi yendiğini bildirince taburcu işlemi ve eve dönüş için hazırlıklar yapıldı. Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü, asayiş ve polis merkezi ekipleri minik Sincar’ı almak için hastaneye geldi. Mustafa Sincar, bir elinde polis ablası diğer elinden annesi tutarak hastaneden çıkarıldı.

    “Polisleri çok seviyorum o yüzden eve polis aracıyla gitmek istedim”

    Mustafa Sincar artık iyileştiğini kendisine yardım eden herkese teşekkür ettiğini özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve polisleri çok sevdiğini belirterek, “En büyük hayalim iyileşince polis arabasıyla eve gitmekti. Bugün hem hastalığı yendim hem de eve polis aracıyla gideceğim için çok mutluyum. Ama benim bir hayalim de Erdoğan’ı görmek” diye konuştu.

    “Oğlum hem iyileşti hem hayali gerçek oldu”

    Anne Sincar oğlunun hem iyileştiğini hem de hayalinin gerçek olduğunu belirterek, “Oğlum evimizin oraya gelen polisleri görüp onları çok sevdi. Hastalandıktan sonrada polisleri çok sevdiği için iyileşince eve polis arabasıyla gitmek hayali vardı. Şimdi hem iyileşti hem de hayali gerçek oldu. Biz hem hastane, hem doktor hem de Erdoğan’a çok teşekkür ediyoruz, bugün çok mutluyuz” diye konuştu.

    Daha sonra anne ve oğlu polis aracına bindi. Sincar, polis aracından el sallayarak eve doğru yola çıktı. Sincar’ın bindiği polis aracına yunus ekipleri eskortluk yaptı.

  • (Özel Haber) Lösemiyi polisle yenen Yağız doğum gününü de polislerle kutladı

    Adana’da 3 yaşında lösemi hastalığına yakalandıktan sonra sadece polisin elinden yemek yiyen ve ilaçlarını içen Yağız Yıldız, 2 yıllık mücadelenin ardından lösemiyi yenerek 6’ncı yaşına polis ablalarıyla girdi.

    Yağız Yıldız, 15 Haziran 2013 günü yüksek ateş şikayetiyle babası Sait Yıldız (39) tarafından hastaneye götürüldü. Ancak doktor enfeksiyon kaptığını belirterek, ilaç yazıp eve gönderdi. 15 gün geçtikten sonra yine yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırılan Yağız’dan kan örneği alındı ve değerlerinin düşük olduğu görüldü. Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde yapılan tetkiklerle Yağız’ın lösemi hastası olduğu belirlendi. Haber üzerine yıkılan Yıldız ailesi hemen çocuklarının tedavisine başladı. Aile o günden sonra çocuklarının kanseri yenmesi ve ayağa kalkabilmesi için büyük bir mücadele örneği sergiledi.

    Dizi oyuncuları da Yağız’ı ziyaret etti

    Bu arada, yemek yiyip ilaç alması gereken Yağız bunları yapmayınca baba Yıldız ne yapacağını düşünürken haberlerde ABD’de lösemi hastası Miles Scott isimli bir çocuğun, “Batman” olmak isteyince Bir Dilek Tut Vakfı’nın kolları sıvayıp yüzlerce kişinin başlattığı kampanyaya San Francisco Emniyet Müdürlüğü’nün de destek verdiğini öğrendi. Baba bunun üzerine oğlunun bir televizyon kanalında yayınlanan “Arka Sokaklar” dizisini çok sevdiğini bu nedenle de polislere karşı aşırı sevgisi olduğunu çocuğunun eve polis gelirse yemek yiyip ilaç içebileceğini düşünerek hemen Adana Valiliği’ne başvurdu.

    Dönemin Adana Valisi Hüseyin Avni Coş ise, dönemin Adana Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan’a talimat verdi. Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’nden görevli polisler her gün eve gelerek Yağız’a yemek yedirip ilaçlarını verdi.

    Polisler Yağız’a yemek yedirip ilaç içirdi

    Yağız telsizle oynarken polisler ise onun tedavisi için mücadele etti. 2 yıllık süreçte Yağız’ın hastanede yattığı dönemlerde de polis hastaneye giderek burada yemek yedirip ilaç içirdi. Bu durumu duyan Arka Sokaklar dizisinin 3 oyuncusu da Adana’ya gelip Yağız’a moral verdi. Ailesi Yağız’a bu tür sürprizler yaparak moralini sürekli yüksek tutup onun hayata tutunmasında çok önemli bir rol oynadı.

    Yağız’a 2 yıl boyuna Acıbadem Adana Hastanesi’nde Onkoloji Bölümü’nde Prof. Dr. Bülent Antmen tarafından tedavi uygulandı. İlik bulunamayan ancak tedavilere cevap veren Yağız, 2 yılın sonunda lösemiyi yenerek mücadeleyi kazandı. Yağız’ın tedavisi ve kontrolleri hala devam ediyor.

    Yağız’ın yaş gününe Tuğba Özay da katıldı

    Lösemiyi yenen ve ilkokul 1’nci sınıfa başlayan Yağız Yıldız, 6’ncı yaş gününü kutladı. Yağız’ın yaş gününe onu hastalığı döneminde bir an olsun yalnız bırakmayan ve lösemiyi yenmesinde çok büyük rol oynayan polisler de geldi. Polislerin yanı sıra bir açılış için Adana’ya gelen manken Tuğba Özay da Yağız’ın doğum gününe katıldı. Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’ne görevli polis memurları Yağız ile yakından ilgilenip ona hediyesini verdi.

    Yağız, polisleri çok sevdiğini bu nedenle doğum gününe çağırdığını, onların kendisini hastalık döneminde hiç yalnız bırakmadığını söyledi. Yağız Yıldız’ın doğum gününe Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek de katılarak Yağız’a altın hediye etti.