Etiket: Lokomotifi

  • Prof. Dr. Ünsaçar: “Konya, makine sanayisinde ülkenin lokomotifi”

    Prof. Dr. Ünsaçar: “Konya, makine sanayisinde ülkenin lokomotifi”

    Konya’da makine sanayi konusunda değerlendirmelerde bulunan KTO Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Ünsaçar, “Konya, tarımsal makine ve ekipman üretiminde Türkiye lideri, metal işlemede Türkiye pazarının yüzde 45’ine hakim, araç üstü ekipmanda Türkiye pazarının yüzde 70’ine sahip ve savunma sanayisinde Türkiye’de ilk beştedir” dedi.

    Konya’nın yaklaşık 45 bin KOBİ ile Türk ekonomisinin en dinamik şehirlerinden biri olduğunu söyleyen KTO Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Ünsaçar, 9 organize sanayi bölgesi ve 2 teknoloji geliştirme bölgesi ile gelişmiş bir sanayi altyapısına sahip olduğunu belirtti. Ünsaçar, “İstihdam oranı yüzde 52.1, iş gücüne katılım oranı yüzde 55.5, işsizlik oranı yüzde 6.2 olan Konya sanayi belli tür ürünlere dayalı olmayıp oldukça geniş bir sektörel alanda üretim yapılmakta, diğer bir ifade ile makine sanayisinden kimyaya, tekstilden otomotiv yedek parçaya, elektrik-elektronikten gıdaya, ambalajdan kağıt sanayisine kadar oldukça değişik üretim alanlarında faaliyet göstermektedir” dedi.

    “Araç üstü ekipmanda Konya, Türkiye pazarının yüzde 70’ine sahip”

    Konya’nın başta savunma sanayi olmak üzere birçok sektörde lider olduğuna değinen Ünsaçar, “Tarımsal makine ve ekipman üretiminde Türkiye lideri, metal işlemede Türkiye pazarının yüzde 45’ine hakim, araç üstü ekipmanda Konya, Türkiye pazarının yüzde 70’ine sahip ve savunma sanayisinde Türkiye’de ilk beştedir. Bu güçlü sanayi yapısı ile Konya’nın ihracatı 38 ilimizin toplamından fazladır. Konya, 2018’de 1,8 milyar dolarlık ihracatla Türkiye 13’üncüsüdür. İmalat sanayisi ihracat payının toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 93,3’tür” şeklinde konuştu.

    “İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 196’dır”

    Sadece Konya ve çevre illerin makine sanayisi göz önüne alındığında uzun yıllar istihdamda problemler yaşanmayacağını aktaran Ünsaçar, “Konya ithalatta 2018’de 908 milyon dolar ithalat ile Türkiye 18’incisidir. Konya’nın dış ticaret fazlası yaklaşık 877 milyon dolardır. En fazla dış ticaret fazlası veren 6. il konumundadır. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 196’dır. Yani güçlü sanayi yapısı ve sanayi ürünlerinin üretimi sayesinde ihracatı, ithalatının yaklaşık iki katıdır. Konya sanayisinin yukarıda özetlenen başarı tablosunda büyük katkıları olan makine mühendisliği, en kadim mesleklerden biri olarak, haklı gururunu ve itibarını daha nice yıllara taşıyacaktır. Sadece Konya sanayisi dikkate alınarak bile makine mühendisliği mesleğinin iş bulma ve istihdam açısından gelecek on yıllar boyunca problem yaşamayacağı görülebilir. KTO Karatay Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü; sanayisinin içinden gelen öğretim elemanları ile sanayinin ihtiyaçlarını doğru değerlendirerek yürüttüğü eğitim ve öğretim faaliyetleri sonucu, ’İş arayan değil işte aranan’ makine mühendisleri yetiştirmektedir. Eğitim öğretim faaliyetlerinin üçte biri İngilizce olarak yürütülen bölümden mezun olan makine mühendisleri Konya sanayisi dışında Türkiye’nin en itibarlı kuruluşlarında ve yurt dışında da kolayca iş bulabilmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Baştuğ; “Kadın çiftçilerimiz ülke kalkınmasının lokomotifi”

    Muğla Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Menteşe Ziraat Odası Başkanı Mehmet Baştuğ, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler günü nedeniyle yayımladığı mesajında, ülke kalkınmasında üretimin her alanında kadın çiftçilerin büyük emeğinin bulunduğunu açıkladı.

    Baştuğ, “Kırsal alanda yaz kış demeden üreten, ülkemiz ekonomisine katma değer sağlayan kadınlarımız, tarımsal iş gücü kaynağımızın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Tarımsal alanın her kademesinde kadınlarımız görev alıyor. Tarımsal ürünlerin dikimi, hasadı, hatta satış ve pazarlama alanlarında kadınlarımız bu görevi üstlenmiş durumda. Ülkemizin kalkınmasının en önemli saç ayaklarından birisi de üretim ve tarımsal üretimdir. Tarımsal üretim için yaz-kış demeden çalışan, ailesine olduğu kadar ülke ekonomisine de katkı veren kadın çiftçilerimizin gününü kutluyorum” dedi.

  • Uçan İskoçyalı buharlı lokomotifi yeniden raylarda

    İngiltere’de Settle ile Carlisle arasında 130 yıl önce ilk seferine çıkan Uçan İskoçyalı buharlı lokomotifi yeniden hizmete alındı.

    Uçan İskoçyalı buharlı lokomotif Settle ile Carlisle hattındaki Ribblehead viyadüğünden geçerken, onlarca araç kara yoluna sıralanarak bu geçişi seyretti.

    Settle-arlisle nostajik tren hattı 31 Mart’ta yeniden hizmete açıldı. İngiliz Network Rails’in mühendisleri demir yollarından 500 bin ton toprak temizliği yaptı. İngiltere’nin en simgesel demir yolunun yeniden devreye alınması için 23 milyon Pound harcandı.

  • Ebso Başkanı Yorgancılar: “Büyümenin Lokomotifi Sanayi”

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, baz etkisinin de katkısıyla Türkiye’de büyümenin lokomotifinin sanayi sektörü olduğunu söyledi.

    2016 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme verilerini değerlendiren Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, önemli açıklama yaptı. Yorgancılar, “Oldukça zorlu bir konjonktürde, baz etkisinin de yardımıyla, ekonomi beklentilerin üzerinde büyüdü. Talep cephesinden özel ve kamu tüketimi, arz cephesinden ise sanayi ve inşaat sektörü büyümenin lokomotifi oldu” dedi.

    Ender Yorgancılar, net dış ticaretin büyümeye katkısının negatif olmasının, tek kanatlı bir başka ifadeyle iç talep çekişli büyümeye işaret ettiğini belirtirken, ayrıca yatırımların hem toplamda hem de özellikle makine-teçhizat boyutunda gerilemiş olmasının gelecek için endişe yarattığı uyarılarını yaptı.

    “EKONOMİK VE SİYASİ ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDAYIZ”

    Yorgancılar, “Dolayısıyla hem sevindirici hem de düşündürücü bir büyüme yaşamış olduk. Bu durum özellikle ve öncelikle yatırımlar boyutundan yeni bir senaryoya olan ihtiyacı açık bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’de adeta bir ekonomik ve siyasi ateş çemberinin ortasında bulunuyor. Yunanistan ve Rusya ekonomik sorunlarla, Suriye, Irak, Libya, Mısır siyasi sorunlar yumağı içinde kaybolmuş görünüyor. Türkiye terör eylemleriyle adeta Orta Doğu bataklığına çekilmek isteniyor. Dünya ekonomisi bir türlü normalleşemiyor. Yılın ilk çeyreğinde Euro bölgesi sadece yüzde 1,7, ABD yüzde 2 büyürken Rusya yüzde 1,2 oranında küçüldü. Türkiye’nin en önemli pazarları düşük düzeyde büyürken Türkiye’nin ihracatla büyümesi oldukça zordu. Buna rağmen Türkiye’de; hem genelde sanayi hem de özelde imalat sanayinin gösterdiği yüzde 5,9 düzeyindeki büyüme oldukça önemlidir. Bu gelişmede yılın ilk çeyreğinde yüzde 18,5 düzeyinde artan döviz sepetinin (yarım Euro ve yarım Dolardan oluşan) önemli rolü olduğunu görmek gerekiyor. Çünkü kur artışları hem girdi hem de nihai ürün talebinde yerli olana yönelmeyi zorunlu hale getirdi. Bu da iç talepteki büyümenin yerli üretime yansımasını güçlendirdi. Yılın ilk çeyreğinde toptan ve perakende ticaretin yüzde 5,6 düzeyinde büyümesi de bu savı destekliyor. Dolayısıyla genç ve yüksek tüketim beklentisi olan bir toplumda kurların düşük kalmaması iç talebin iç üretime yansımasına bu da ülkenin gelişmesine ciddi katkı sağlıyor. Dolayısıyla Türkiye bir daha düşük kur politikasına yönelmemelidir” dedi.

  • Anıl: “İnşaat Sektörü Ekonominin Lokomotifi”

    İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Metin Anıl, inşaat sektörünün ekonomiyi hareketlendiren en önemli sektörlerden biri olduğunu söyledi.

    İTSO Başkanı Metin Anıl, yönetim kurulu üyeleri ve Meclis Başkanı Sadık Gülerer ile birlikte İnegöl Müteahhitler Derneği’ne (İMDER) iade-i ziyarette bulundu. İTSO heyetini İMDER Başkanı Fahrettin Baykan ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Ziyarette konuşan Metin Anıl, 5 yıllık bir geçmişi bulunan İMDER’in çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve takdir ettiklerini söyledi.

    İTSO’daki 20 meslek komitesi arasında iki komitenin inşaat sektörünü temsil ettiğini belirten Metin Anıl, inşaat sektörünün ekonominin lokomotifi olduğunu dile getirdi. İnşaat sektöründeki dinamizmin, hareketliliğin, o bölgenin ekonomisine hareket getirdiğini ifade eden Başkan Metin Anıl, “Bir bölgede inşaat sektörü hareketliyse, canlıysa ekonomisi hareketli olur. Bu canlılık, kazancı, kârı, istihdamı, kısaca diğer çalışma alanlarını da olumlu etkiler. İTSO olarak bu sektörü çok önemsiyoruz” diye konuştu.

    “İNEGÖL KUZEYE DOĞRU BÜYÜMELİ”

    Anıl, İnegöl’ün sanayi ve konut yatırımlarının çok hızlı geliştiği bir ilçe olduğuna da dikkat çekti. Nüfus, ekonomik potansiyel ve coğrafi mevkii sebebiyle ilçenin hava kirliliği ve trafik meselesiyle karşı karşıya olduğunun bir kez daha altını çizen Anıl, İnegöl diye tabir ettikleri mevcut İnegöl’ün kendi sınırları içinde korunması ve daha fazla büyütülmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Anıl, mevcut bölgede tadilat ve kentsel dönüşüm çalışmaları yapılması gerektiğini, büyümenin ilçenin kuzeyine doğru, Alanyurt ve Akhisar taraflarını kapsaması gerektiğini savundu. Anıl, konuşmasında TOKİ’nin ilçede yürüteceği çalışmalarda da işi İnegöllü müteahhitlere vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.

    İMDER Başkanı Fahrettin Baykan da, derneğin 5 yıllık çalışmaları hakkında bilgi verdi. Baykan, üyelerin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi yönünde önemli çalışmalar yaptıklarını, önümüzdeki dönemde müteahhitler odası kurulması için girişimlerde bulunacaklarını belirtti. İTSO yönetimine verdiği destek için teşekkür eden Baykan, “İTSO’nun bize desteğini sürdürmesi çok önemli. Manevi olarak bizim yanımızda olması, derneğimize güç katacaktır” dedi.