Etiket: Lokomotif

  • (Özel) Lokomotif, iki kişinin içinde bulunduğu minibüsü 500 metre sürüklemiş

    Kayseri’de, dün akşam meydana gelen kazada, lokomotifin 500 metre sürüklediği minibüsün içinde hayatını kaybeden çift, toprağa verilirken, lokomotifin minibüsü sürüklediği anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

    Kayseri’nin İncesu İlçesine bağlı Örenşehir Mahallesi yakınlarındaki hemzemin geçitte meydana gelen kazada TCDD’ye ait S.A.’nın idaresindeki lokomotif, 57 yaşındaki Ahmet Kökçöl’ün kullandığı 38 LP 768 plakalı minibüse çarptı. Lokomotifin tamponlarına takılan minibüs yaklaşık 500 metre kadar sürüklenirken, minibüsün içinde bulunan Ahmet Kökçöl ve eşi 53 yaşındaki Fatma Kökçöl olay yerinde hayatını kaybetti.

    Kazada hayatını kaybeden Ahmet ve Fatma Kökçöl çifti bu gün öğle namazına müteakip Örenşehir Mahallesi camiinde kılınan namazın ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazının kılındığı sıralarda ise İncesu Kaymakamlığı, Kara Yolları ve TCDD yetkilileri tarafından kazanın meydana geldiği yerde inceleme yapıldı.

    Dün akşam saatlerinde meydana gelen kaza ise bir iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde lokomotifin, tamponuna sıkışan minibüsü sürüklediği ve toz bulutunun oluştuğu görülüyor.

  • Yerli hibrit lokomotif Almanya’da tanıtıldı

    Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş. (TÜLOMSAŞ), TCDD Taşımacılık ve ASELSAN’ın ürettiği yerli hibrit lokomotif Almanya’da sergiledi.

    TÜLOMSAŞ, TCDD Taşımacılık ve ASELSAN teknik ekiplerinin yoğun çalışması sonucu ortaya çıkan yeni nesil hibrit lokomotif, Berlin’de düzenlenen ve dünyanın en büyük demiryolu fuarı olan InnoTrans (Uluslararası Demiryolu Teknolojileri, Sistemleri ve Araçları) fuarında görücüye çıktı. Herhangi bir lisans altında olmadan üretilen ilk yerli lokomotif olması nedeniyle önem taşıyor. Tasarım ve üretim konusunda dünyada bu teknolojiye sahip 4. ülke Türkiye olurken, aynı zamanda TCDD Taşımacılık A.Ş. verimli ve çevre dostu Hibrit manevra lokomotiflerini kullanacak dünyadaki ilk tren işletmecilerinden birisi olacak. Hibrit teknolojisiyle yüzde 40 yakıt tasarrufu sağlayacak olan lokomotif, güçlü hatlara sahip modern dış stil tasarımı ve ergonomik konsol tasarımı ve geniş görüş açısına sahip olmasıyla dikkat çekiyor.

  • Lokomotif hemzemin geçitte otomobile çarptı: 1 ölü

    Adana’da hemzemin geçitte lokomotifin çarptığı otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti.

    Alınan bilgiye göre, merkez Seyhan ilçesindeki Küçükdikili Mahallesi’ndeki hemzemin geçitte meydana gelen kazada, Deniz Bezek’in (22) kullandığı 45 YB 0865 plakalı otomobile, makinistinin ismi açıklanmayan lokomotif çarptı. Hurdaya dönen araçta sıkışan Deniz Bezek hayatını kaybetti. Kaza yerine gelen sürücünün yakınları, TCDD görevlisinin kulübeyi kapatmadığını ileri sürerek kulübeyi taşladı. Olay yerine gelen polis ekipleri, öfkeli kalabalığı sakinleştirdi.

    İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı araçtan çıkartılan Bezek’in cesedi otopsi için Adana Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.

  • TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Ülkemiz ekonomisinin lokomotif illerinden birisi Hatay’dır, Hatay’ın geleceği de parlaktır”

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Ülkemiz ekonomisinin lokomotif illerinden birisi Hatay’dır, Hatay’ın geleceği de parlaktır” dedi.

    Hatay’da açılışların ardından Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antakya Ticaret Borsası (ATB) tarafından Antakya Savon Otel’de onuruna verilen akşam yemeğine katılan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, zor günler geçiren Hatay’ın önümüzdeki dönemde ekonomik anlamda önünün açık olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların Hatay’ın gelişmesi için elini taşın altına koyduklarını belirterek, “Oda ve borsalara Hatay’ın gelişmesi için elini taşın altına koyuyorlar. Hatay’a özel teşvikler istiyoruz, çünkü Suriyeli kardeşlerimizi misafir etmede en büyük yük ülkede baktığımız zaman iki ilde, Kilis ve Hatay’da. Dörtyol-Hassa Tüneli’nin biran önce bitmesini istiyoruz. Bu tünelin bitmesi demek Hatay ve İskenderun’a zenginlik demektir. Bu tünel bitince Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun denize açılan kapısı İskenderun olacaktır. Hatay bunları fazlasıyla hak ediyor. Çünkü ülkemiz ekonomisinin lokomotif illerinden birisi Hatay’dır, inşallah Hatay’ın geleceği de parlaktır. Sıkıntılarımız elbette ki var ama bunların hepsini aşarız. Yeter ki bir ve beraber olalım, ortak akıl ve diyalogla birlikte hareket edelim. Biz bunları ekonominin tüm sıkıntılarını aşarız, sizlerden ricam birbirinizi ötekileştirmeyin, kimseyi öteki diye dışlamayalım, farklı siyasi görüş, mezhep, etnik grup, dünya görüşü her neyse bunların hepsi bizim zenginliklerimiz. Allah isteseydi hepimizi aynı yaratırdı. Farklı düşüneceğiz, farklı yaşayacağız ama Antakya deyince ortak akılda hep birlikte birleşeceğiz” dedi.

    Antakya Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Kuseyri ise, Türkiye’nin narenciye üretiminin büyük bir kısmını Hatay’dan karşıladığını kaydetti. Kuseyri, Suriye ile ilgili yaşanana sıkıntılarda ülke genelinde ve bölge genelinde nakliye ile pazar kaybı yaşattığını vurgulayarak, “23 asırlık soylu bir geçmişe sahip olan çok farklı Musevi, Hristiyan ve Müslüman toplumların kültürleriyle yoğrulmuş çok zengin bir mirası sunan, tarihi insanlık tarihi kadar eski bilinen 23 medeniyetin 13’üne ev sahipliği yapmış, bir zamanlar doğunun kraliçesi olmuş şehir Antakya’dır. Hatay, yaşadığı sosyal ve ekonomik olaylarda sürekli ülkenin gündeminde olan bir şehir konumunda olmuştur. Ülkemizin zor ve üzücü yıllar geçirdiği bu günlerde hedefimiz Hatay’dan gelecekte oldukça umutsuz, karamsar ekonomi bizi etkilemiş durumdadır. Hatay’a komşu ülke Suriye ile yaşanan sıkıntıları ülkemizdeki ve bölgemizdeki birazda narenciye ile uğraşan ihracatçılarımıza, nakliye sektörüne, pazar kaybı yaşamalarına ve altından kalkamayacak sıkıntılara sebep olmuştur. Hatay’ın diğer illerden ayıran en iyi özelliği bilindiği üzere tarım bölgesi olmasıdır. Türkiye narenciye üretiminin büyük bir kısmını Hatay’dan karşılamaktadır” ifadelerini kullandı.

    Antakya Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin de, Hatay ilinin ekonomik hayatına hakim sektörlerinden bahsederek bunların ticaret, tarım, sanayi, ulaştırma (nakliyecilik) ve inşaat sanayisi olduğunu belirtti. Çinçin, Antakya’da ağaç işleri sektöründe üretim yapan yaklaşık bin 500 firmanın bulunduğunu vurgulayarak, “Bu firmalar, büyük ölçüde, el emeğinin ağırlıkta olduğu ve ustalık gerektiren işler yapmaktadırlar. TİM verilerine göre sektörde 2016 yılında mobilya, kağıt ve orman ürünleri faslında 58 milyon dolarlık ihracat gerçekleşmiştir. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak bölgede KOBİ ağırlıklı sürdürülen mobilyacılık sektörünün üretim kalitesi ve kapasitesini geliştirmek, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak, yeni tasarımlar geliştirmek ve markalaşmak amacıyla Rekabetçi Sektörler Programı’ndan yararlanarak önemli bir projeye imza attık. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, Antakya Belediyesi, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı, Antakya Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve Antakya Marangozlar ve Hızarcılar Odası ortaklığında hayata geçirilen Antakya Mobilyacılığının Geliştirilmesi Projesi’ni (Hand Made in Hatay), 7.7 milyon avro yatırımla gerçekleştiriyoruz. Proje kapsamında kurulan ortak mobilya üretim tesisi, ileri teknoloji makine ve üretim ekipmanları ile el yapımı mobilya üreticilerine üretim hizmeti sunarak onlara üretimlerini geliştirme ve bunun yanı sıra teknik ve idari alanlarda eğitim alma fırsatı sunulacaktır. Tesisin hayata geçmesiyle birlikte bölgedeki KOBİ’lerin kaliteli üretim standardını yakalayarak, rekabet güçlerini arttırmalarını hedefliyoruz. ABİGEM Pencere Projesi kapsamında gerçekleştirilen Mobilya Ahşap Kurutma Tesisi Projemiz, ilimizdeki mobilya üreticilerinin stok maliyetlerini azaltarak, daha kaliteli hammadde temini ihtiyacına hizmet edecektir” dedi.

    ATSO Başkanı Çinçin, Hatay’ın Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı olduğunu söyledi. Çinçin, Hatay’ın taşımacılık sektöründe Türkiye’nin İstanbul’dan sonra ikinci büyük filosuna sahip olduğunu vurgulayarak, “Hatay, Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı, dünya üretim ve tüketim üsleri arasında geçiş noktasıdır. Hatay, taşımacılık sektöründe Türkiye’nin İstanbul’dan sonra ikinci büyük filosuyla 8 bin 723 tır (çekici) sosyo-ekonomik yapıda ulaştırma sektörünün ön plana çıkmasına sebep olmuştur. Uluslararası ve yurtiçi ticari eşya taşımacılığı yapan 2016 yılı sonu itibariyle 267 firma bulunmaktadır. Türkiye’de C2 belgeli firmaların yüzde 12’si Hatay’da bulunmaktadır. TİM verilerine göre Hatay ili ihracatta 2016 yılının ilk 9 ayı ile bu yılın aynı dönemine oranla yüzde 42’lik bir artış yakalamış durumdayız. Eylül 2016’da ihracatımız 1.172 milyon dolar iken, Eylül 2017 dönemini 1.673 milyon dolar ile kapatmış bulunmaktayız. Hatay’ı Suriye’ye ve dolayısıyla Ortadoğu’ya bağlayan sınır kapılarının kapanmasıyla başta ticaret, ihracat, nakliye ve turizm sektörlerimiz sekteye uğramıştır. Bu nedenle bugün itibarıyla transit geçişlere kapalı olan Cilvegözü Sınır Kapımızın, transit tır geçişlerine açılmasıyla nakliyecilerimiz açısından maliyet düşecektir. Bu sınır kapımızla beraber günümüzde transit geçişlere kapalı olan ve alternatif olabilecek bir diğer sınır kapımız olan Yayladağı Sınır Kapımızın da güvenlik önlemlerinin artırılıp ve denetimlerin yapılması şartıyla kapasitesinin arttırılarak, transit tır geçişlerine açılması büyük önem arz etmektedir. 2015 ve 2016 yıllarında 2 milyar doların altına düşen ihracat rakamımızın 2017 yılı sonu itibariyle hem Cilvegözü Sınır Kapımızın da açılması ile tekrar canlanacağı ve 2 milyar doların üstüne çıkacağı kanaatindeyiz” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na çeşitli hediyeler verildi.

  • KTO Başkanı Hiçyılmaz: “Mobilya Kayseri’nin lokomotif sektörlerinden birisidir”

    Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, 13. Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda (İMOB) üreticileri ziyaret etti. Başkan Hiçyılmaz, “Mobilya Kayseri’nin lokomotif sektörlerinden birisidir. Biz mobilyada başarımızı daha da artırabilirsek il ekonomisini daha da canlandırabiliriz” dedi.

    Türkiye’nin tek uluslararası mobilya fuarı 13. CNR Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (İMOB) ziyaretçi akınına uğruyor. Mobilya üreticileri açısından ve ihracata büyük katkı sağlamasından dolayı fuar, Kayserili üreticilerin yüzünü güldürüyor. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte oda üyesi kuruluşlara destek amaçlı fuarı ziyaret etti. Fuarda üreticileri bir bir ziyaret eden Başkan Hiçyılmaz, üreticilerden müşteri bakımından olumlu tepkiler aldığını belirtti.

    “Fuar yeni yılda mobilyacıların moralini yükseltiyor”

    Fuarda üreticilere ziyaret gerçekleştiren Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, “Gördüğümüz kadar ve üyelerimizin verdiği bilgilere göre bu yıl fuarın özellikle yabancı katılımcı açısından çok olumlu geçtiğini ifade ediyorlar. 2016 yılı dünya ve özellikle ülkemiz açısından biraz sıkıntılı geçti. Bu sürecin neticesinde 2017’nin mobilya fuarı açısından baktığımızda moralimizi yükselttiğini söyleyebiliriz. Üreticiler inovasyon ve Ar-Ge’ye önem vermeye başladı. Ayrıca hangi ülkeye ihracat yapmak istiyorlarsa o ülkenin ihtiyaçlarına göre üretimlerini şekillendirebiliyorlar” diye konuştu.

    “Mobilya Kayseri’nin lokomotif sektörlerinden birisidir”

    Öte yandan, Nisan ayında Kayseri’de fuar olacağına dikkat çeken Başkan Hiçyılmaz, “Özellikle bu fuarda Kayseri açısından memnunum. Çünkü bundan 5 yıl öncesine kadar 17-18 kadar firma buradaki fuarlara katılırken şu anda 50’den fazla firmamız yer alıyor. Dolayısıyla Kayseri’den katılan firmalarımızın artması ve kendilerine dünya pazarında yer bulma noktasındaki gayretleri, ilimiz ekonomisi bakımından da çok önemli bir gelişme. Mobilya Kayseri’nin lokomotif sektörlerinden birisidir. Biz mobilyada başarımızı daha da artırabilirsek il ekonomisini daha da canlandırabiliriz. Nisan ayı içerisinde açılacak fuar Kayseri için oldukça önemli. Kayseri’deki mobilya üreticilerine de özellikle bu fuara katılmalarını tavsiye ediyorum” dedi.

    “Her coğrafyaya göre ayrı tasarım ürünler yapılıyor”

    Fuara katılan Kayserili bir üretici ise, “Ülkeler bulundukları konumlara ve coğrafi yapılara göre farklı ürünler beğenip talep etmekteler. Yani Afrika kıtasına satmış olduğumuz bir ürünü Avrupa pazarında pazarlamamız mümkün değil. Bunun için Avrupa pazarına göre ürünler üretmemiz gerekiyor, Afrika için de oranın kültür yapısı ve beğenisine has ürünler yapmamız gerekiyor. Bu Ortadoğu için de geçerli diğer coğrafyalar için de. Avrupa pazarı içinse genellikle sade ve şık tasarımlar üretiyoruz” ifadelerini kullandı.