Etiket: liyakat

  • Akademide liyakat temelli istihdam için YÖK’ten yeni bir proje

    Akademide liyakat temelli istihdam için YÖK’ten yeni bir proje

    Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, “YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu”nun üniversitelerin ve akademisyenlerin hizmetine sunulduğunu söyledi.

    YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç’ın başkanlığında düzenlenen tanıtım toplantısına Rektör Şahin, çevrimiçi ortamda iştirak etti. Platformun, doktoralı insan kaynağının Türk yükseköğretim sisteminde daha şeffaf ve liyakat odaklı istihdamına imkân sağlamak üzere hazırlandığına dikkat çeken ASÜ Rektörü, bu sayede doktorasını başarıyla tamamlayanlarla stratejik hedefleri doğrultusunda öğretim üyesi arayan üniversitelerin bir araya gelebileceğini belirtti. Platformun, doktoralı insan kaynağı ihtiyacının karşılanması sürecine önemli katkılar sunacağını belirten Şahin, “Bu platform Yükseköğretim tarihinde bir ilki temsil ediyor. Türk yükseköğretim sisteminde yer almak isteyen Türk veya yabancı uyruklu, doktorasını başarıyla tamamlamış kişiler ile öğretim üyesi arayan devlet üniversiteleri dijital bir platformda bir araya gelebilecek. Burada amaç, doktoralı insan kaynaklarının yükseköğretim sisteminde daha şeffaf ve liyakat odaklı bir şekilde istihdamına imkân sağlamak. Yapılan çalışmanın hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyoruz” dedi.

    YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu tanıtım toplantısının detaylarına, https://www.yok.gov.tr/ adresinden erişilebiliyor.

  • Yalçın: “Çalışma hayatında öncelik liyakat olmalıdır”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 2.si düzenlenen Mesleki Yeterlilik Çalıştayı Ankara’da yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, ÇSGB Bakan Yardımcısı Orhan Yeğin, Eski Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Çorum Milletvekili Salim Uslu, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı Adem Ceylan, İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, TOBB Başkanvekili Faik Yavuz ve çok sayıda davetlinin katıldığı çalıştayın açılış töreninde ayrıca Mesleki Yeterlilik eğitimine katılan katılımcılara sertifika verildi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen Mesleki Yeterlilik Çalıştayı’nın 2.si Ankara’da gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışına Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Aslan, ÇSGB Bakan Yardımcısı Orhan Yeğin, Emrullah İşler, Salim Uslu, Bendevi Palandöken ve çok sayıda davetli katıldı. Açılış töreninde ayrıca mesleki yeterlilik eğitimine katılan katılımcılara sertifikaları verildi.

    Çalıştayda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, programın çalışma hayatının bütün tarafları açısından hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek “Ülkemiz açısından mesleki yeterliliğin tarihini kavramsal açıdan 90’lardan, kurumsal olarak da 2000’li yılların ikinci yarısından itibaren başlatmayı açıkça yanlış bulurum. Gerek İnanç-medeniyet ilişkisi bağlamında, gerekse kurumsal yapılanma ve toplumsal karşılık olarak “mesleki yeterlilik”, çok eski tarihsel içeriğe sahiptir” dedi.

    Ahiliği Yeni ve Özgün Modellerle Yeniden Kurgulamalıyız

    Yalçın, Ahilik sisteminin yeni ve özgün bir model ile kurgulanması gerektiğini ifade ederek “Tarihi bir değerimiz olarak Ahiliği; övünç gerekçesi bir nostalji kaynağı olarak kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Aslolan Ahilik Kurumu’nu; yeni ve özgün modellerle güne taşımak ve bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden kurgulamaktır” şeklinde konuştu.

    Yalçın, çalışma hayatında liyakate önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak “MYK, hem mesleklerin standartlarını hem de mesleği icra edenlerin yeterliklerini belirlemek gibi, ‘nitelikli işgücü’ noktasında doğrudan sonuç üreten faaliyetleri nedeniyle stratejik öneme sahiptir. Çünkü malumunuz, toplumumuzun neredeyse çoğunluğunu oluşturan İslam inancının, doğrudan bireye yönelen emirlerinden biri ‘Emaneti, ehline veriniz’ ayetidir. Bu emrin içeriğindeki iki kavram, ‘emanet ve ehliyet’ genelinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın özelde İş Kurumu ile MYK’nın faaliyet alanıdır” diye konuştu.

    Yalçın, bu noktada Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun önemli bir yere sahip olduğunu belirterek “Emaneti yani iş, görev ya da sorumluluğu insanla ilişkilendirmek İş Kurumu’nun, iş, görev ve sorumlulukla ilişkilendirilecek insanın, sahip olması gereken nitelikleri, yeterlikleri, özellikleri ya da vasıfları belirlemek ise Mesleki Yeterlik Kurumu’nun görev sahasında yer alıyor. Kamu hizmetini üretenlerin, yönetenlerin ve politika çerçevesini belirleyenlerin bütününü kapsayan “liyakat” kavramı, 657 sayılı Kanunun temel kavramlarından. Burada altını çizmek istediğim husus, mesleki yeterlilik ya da liyakat veya ehliyet adına her ne dersek diyelim bizim açımızdan 30, 40 yıllık bir maziden ibaret değildir” ifadelerini kullandı.

    Yalçın: AB Standartları Bizi Telaşa İtmemelidir

    Yalçın, Avrupa Birliği müzakereleri çerçevesinde verilen taahhütlerin çalışma hayatında telaşa sürüklememesi gerektiğine değindi. Yalçın, “Özellikle AB müzakere sürecinde ‘İş Kurma ve Hizmet Sunumu Faslı’ kapsamındaki taahhütlerimiz, bizi bir telaşa itmemelidir. Bu bağlamda; meslek standartları ve mesleki eğitim konusunda AB müktesebatına uyum çabasını, tek taraflı direktifler ve dayatılan ödevlerden ibaret bir süreç olarak algılanmasını doğru bulmuyoruz” diye konuştu.

    Yalçın, “Eğitim seviyeleri, sertifikalandırma, standartlar ve referanslama süreçleriyle ilgili atılan adımlar, kat edilen mesafeyi önemli bulmakla beraber; sıkıştırılmış takvimlerin, ayakları yere basmayan düzenlemelere neden olabileceği kaygımızı da ifade etme ihtiyacı hissediyorum” ifadelerini kullandı.

    Yalçın, sürecin yalnızca verilen taahhütlerin gerçekleştirme aciliyeti ile değil aynı zamanda uzun vadeli gelişmenin de hesap edilerek yürütülmesi gerektiğini belirttiği konuşmasında “AB ile yürütülen projeler, AB müktesebatı ve tavsiyelerinin çalışma hayatımız, sosyo-kültürel yapımız ve eğitim dünyamızda tetikleyeceği değişiklikler; etki analizleri yapılarak , makul takvimler bağlanarak, rafine reformlara dönüştürülerek, uygulanabilir ve sürdürülebilir düzenlemelerle desteklenerek yönetilmeli ve hayata geçirilmelidir. Aksi taktirde; bizim gerçeklerimizle örtüşmeyen tercüme düzenlemeler ve gerekliliğine inanılmayan ruhsuz değişikliklerden ibaret bir sonuca mahkum oluruz” sözlerini kullandı.

    İşsizliği Ortak Bir Zeminde Çözmeliyiz

    Türkiye’deki işsizlik sorununa da değinen Yalçın, Türkiye’de işsizlik, istihdam, nitelikli işgücü, iş gücü piyasası arz ve talepleri konu olduğunda hem süreç hem de sonuç aşamasında kendisine tereddütsüz sorumluluk yüklenebilecek iki kurum olduğunu ve bunların MYK ve İş Kurumu olduğunu dile getirdi. Yalçın, MYK ve İş Kurumu arasında sağlıklı bir eşgüdüm ve sürekli bilgi ve veri paylaşımı kurmanın gerekli olduğunu vurgulayarak işi herkes için beğenilir hale getirmenin ve iş görenleri nitelikli hale getirmenin ortak bir zeminde gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.

    Temsil Sorunu Düzeltilmeli

    MYK Genel Kurulu’ndaki temsiliyete ilişkin de konuşan Yalçın, “faaliyetlerinde kamu politikaları, kamu görevlileri ve kamu hizmeti gibi boyutlar bulunan MYK’nın ana gövde yapılarında ve alt birimlerinde kamu görevlilerinin temsilcisi konumundaki konfederasyonların bulunmamasını; sadece eksiklik olarak nitelemek yeterli olmaz” diye konuştu.

    Yalçın, sorunun düzeltilmesine olan inancı taşıdığını belirterek “MYK genel kurulunun ve yönetim kurulunun, kamu görevlileri sendikaları konfederasyonlarının birikiminden mahrum kalması, haksızlığından mutlaka kurtarılmalıdır. İş Sağlığı Güvenliği Konseyi’nin üyesi olacaksınız, Türkiye İş Kurumu’ Genel Kurulu’nda temsil edileceksiniz, daha da ötesi Ekonomik ve Soyal Konseyi’in doğal üyesi sayılacaksınız, Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi’nin üyesi olarak katkı sağlayacaksınız fakat bu alanların tamamıyla teması bulunan Mesleki Yeterlilik Kurumu’nda münhasır temsil sıfatından yoksun tutulacaksınız. Bunu biran önce düzeltmemiz gerektiğine inanıyorum ve düzeltileceği umudunu taşıyorum” ifadelerini kullandı.

    Yalçın, son olarak “Yeniden Büyük Türkiye hedefinin ancak nitelikli insan ve güçlü toplum hedefiyle gerçekleşebileceğine olan inancımı ifade ediyor; ‘Çalışma Hayatında Mesleki Yeterlilik Çalıştayı’nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

    Arslan: Tarihi Bir Sorumluluğu Yerine Getirdik

    Programda bir selamlama konuşması yapan Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise “Bu kuruluşun kurumsal anlamda kapasitesini geliştirmesi konusunda ve daha geniş anlamda görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi için desteklenmesi gerekiyor. HAK-İŞ olarak ilk defa bir işçi konfederasyonu olarak MEYEP gibi bir kuruluşu gerçekleştirerek yeterliliklerin, sınav ve belge merkezlerinin oluşturulmasıyla tarihi bir sorumluluğu da yerine getirmiş olduk” diye konuştu.

    Çalıştayda katılan ÇSGB Bakan Yardımcısı Orhan Yeğin, Eski Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Çorum Milletvekili Salim Uslu, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı Adem Ceylan, TOBB Başkanvekili Faik Yavuz da birer konuşma yaparak çalıştayın çalışma hayatında hayırlara vesile olmasını temenni ettiler.

  • Hüseyin Gelis’e Almanya’dan ’Liyakat Nişanı’

    Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin en yüksek dereceli nişanı olan ’Liyakat Nişanı’ ile onurlandırıldı. İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda Nişan, Almanya Büyükelçisi Martin Erdmann tarafından Hüseyin Gelis’e takdim edildi.

    Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından siyasi, ekonomik, kültürel, manevi ve fahri alanlardaki başarılarından dolayı 1951 yılından bu yana verilen ’Liyakat Nişanı’na layık görüldü. Gelis’e Nişan, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Tarabya’daki tarihi yazlık rezidansında düzenlenen resepsiyonda, Almanya Büyükelçisi Martin Erdmann tarafından takdim edildi. Resepsiyona Türk ve Alman iş dünyası ve medyasından temsilciler, Hüseyin Gelis’in ailesi ve çok sayıda davetli katıldı.

    Almanya Büyükelçisi Martin Erdmann, törende yaptığı konuşmada Liyakat Nişanı’nın Almanya için ifade ettiği anlam ve öneme değindi. Hüseyin Gelis’in 40 yılı aşkın süredir yedi farklı ülkede Siemens çatısı altında sürdürdüğü çalışmalarından da söz eden Erdmann; ekonomik, siyasal ve kültürel alanlarda Türkiye ve Almanya arasında kurduğu köprüden dolayı Gelis’e teşekkür etti. Erdmann, Almaya Federal Cumhuriyeti’nin ’Liyakat Nişanı’nı Almanya Federal Cumhurbaşkanı Dr. Frank-Walter Steinmeier adına Hüseyin Gelis’e takdim etmekten büyük onur duyduğunu sözlerine ekledi.

    ’’Bu Nişan, iki ülke arasındaki köklü iletişim, anlayış, dostluk ve güven ilişkisinin somut bir sembolü’’

    Liyakat Nişanı’nı ailesi ve tüm Siemens Türkiye çalışanları adına gururla teslim aldığını ifade eden Hüseyin Gelis, konuşmasına resepsiyonun gerçekleştiği mekanın hikayesine değinerek başladı. Tarabya Rezidansı’nın Osmanlı Padişahı ikinci Abdülhamit tarafından Alman İmparatorluğu’na 1880 yılında hediye edildiğini anlatan Gelis, rezidansın Almanya ve Türkiye arasında yıllardır süren dostluğun sembollerinden biri olduğunu vurguladı.

    Gelis sözlerine şöyle devam etti: ’’Yine Osmanlı Padişahı ikinci Abdülhamit tarafından, Siemens’in kurucusu Werner von Siemens’in iki oğlu Wilhelm ve Arnold’a, 1898 yılında, üzerinde ’Sadakat, Hamiyet, Gayret’ yazan bir Nişan takdim edilmişti. Osmanlı Devleti’ne bağlılığı ve faydası tecrübe edilmiş kişilere verilen bu Nişan, ülkeler arası güvene dayalı ilişkiyi sembolize ediyordu. Ben de gururla teslim aldığım ’Liyakat Nişanı’na; sadakat, hamiyet ve gayret kelimelerine odaklanarak, paydaşlarımızın bize verdiği sorumlulukların bilinciyle, ilişkilerin sürekliliğini ve birliğini sağlamaya yönelik gösterdiğim gayretler nedeniyle layık görüldüğüm inancındayım. Almanya ve Türkiye arasında yıllar öncesinde kurulan dostluk köprüsüne benim de bir katkım olduysa ne mutlu bana’’.

  • Macar hükümetinden TİKA Başkanı Çam’a Liyakat Nişanı

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Macaristan genelinde yürüttüğü kalkınma ve tarihi kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalarından dolayı Macaristan hükümeti tarafından TİKA Başkanı Serdar Çam’a Liyakat Nişanı verildi.

    Macaristan Büyükelçiliği Konutu’nda gerçekleştirilen törende Liyakat Nişanı’nı TİKA Başkanı Serdar Çam’a Macaristan Başbakanı Victor Orban taktim etti. Törende konuşan Başbakan Orban, “Serdar Çam’ın idaresindeki TİKA, Macaristan’daki Osmanlı-Türk hatıralarının restorasyonu için çok çalışma yaptı. Eğitim, sağlık ve diğer kamu kurumlarının faaliyetlerinin seviyesini yükseltti ve Macar kültürünün Türkiye’de tanınması için aktif olarak destek sundu. Bu kapsamda sonuçlar ortadadır. Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’ni restorasyon ve yerinin bulunması çalışmaları da başarılı oldu. Tüm bunlar Türk ve Macar hükümetinin birlikte gerçekleştirdiği en büyük çaptaki projelerdir” diye konuştu.

    TİKA Başkanı Çam ise çok özel ve mutlu bir gün olduğunu dile getirerek, “Bana, kurumuma, devletime ve milletime sağlanan bu teveccühten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Budapeşte’yi ilk olarak 20’li yaşlarda ziyaret etmiştim ve hayran kaldığım en büyük şehir olmuştu. O yıllardan beni Macaristan ve Macarlara karşı duyduğum bir sevinç vardı. Daha sonraki yıllarda ilişkilerimizi ve Macaristan’ın güzelliklerini öğrenince bu sevinç giderek arttı. Bugün bize sağlanan bu teveccühle biz artık bu sevincimizi daha önemli bir noktada, bir vazife olarak sonuna kadar ifa etmek için bir çaba içerisinde olacağız. İki dost ve kardeş ülke için ilişkilerin gelişmesi adına elimizden geleni yapmaya gayret göstereceğiz. Günümüzün en önemli siyasetçisinden, devlet adamından sayın Başbakandan böyle bir ödül almaktan dolayı ayrıca mutluluklarımı ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    TİKA’nın Macaristan faaliyetleri

    TİKA Budapeşte Program Koordinasyon Ofisi, 2014 yılında faaliyetlerine başladı. Bu kapsamda Macaristan’da sosyal alt yapı ve hizmetler, eğitim, sağlık, bilimsel ve kültürel alanlarda 60 proje hayata geçirildi. Kanuni Sultan Süleyman’ın kayıp türbesi ve palanka, cami ve tekke gibi ek yapılar gün yüzüne çıkarılarak, “Kanuni Sultan Süleyman’ın kayıp mezarının araştırılması” projesi de hayata geçirildi ve kazı çalışmaları halen devam ediyor. Ayrıca Zigetvar Türk-Macar Dostluk Parkı inşa edildi ve son olarak Gülbaba Türbesi’nin restorasyon çalışmaları da devam ediyor.

    Konutta gerçekleştirilen törende Türk ve Macar misafirlerin dışında Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak da yer aldı.

  • YÖK Başkanı Saraç: “Liyakat esas alınmalı”

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, yüksek öğretimde atama ve yükseltilmelerde liyakatin esas alınması aslında bu yapının(FETÖ/PDY) yüksek öğretimin bünyesinden temizlenmesi için en önemli araç olduğunu söyledi.

    Amasya Üniversitesinde düzenlenen bir programda yaptığı konuşmada maksatlarının; Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) yerleştiği kurumları zedelemeden, bu terörist yapıyı kurumlardan temizlemek olduğunu belirten YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Üniversiteler olarak bu dönemin, yıllardır kat ettiğimiz yolları tahrip etmesine, bizi tekrar geri götürmesine izin vermeyeceğiz. Fakat bir diğer görevimiz ise bu tür yapıların tekrar devlete sirayet etmemesi için gerekli tedbirlerin dikkatli bir şekilde alınmasıdır. Yüksek öğretimde atama ve yükseltilmelerde liyakatin esas alınması aslında bu yapının yüksek öğretimin bünyesinden temizlenmesi için en önemli araçtır. Bütün üniversitelerimize bu kültürün, liyakat ve ehliyet anlayışının, devletimize, milletimize sadakat anlayışının yerleşmesi için çalışacağız” diye konuştu.

    “Nasıl ki, eğitimin bir ülkenin istikbali için esas unsur olduğunu kabul ediyorsak, eğitim ve öğretimin bütün kademelerinde ve boyutlarında nitelik ve liyakatten sapıldığında bir amaç değil kamu kurumlarında hakimiyet için bir araç halini aldığında o ülke için güvenlik zaafı noktası olabileceğini de 15 Temmuz gecesi gördük ve yaşadık” diyen YÖK Başkanı Saraç, “Türkiyemiz, ülkemiz, vatanımız, memleketimiz 15 Temmuz’da bir facianın eşiğinden döndü. Doğrudan milli varlığımıza ve anayasal düzenin üzerine kabus gibi çöken bir karanlığı yaşadık o gece. Türk milletinin iktidarı ve muhalefetiyle iradesi, karşı duruşu, askeriyemizin meşru düzeninin bu girişimi reddetmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın olağanüstü kararlı duruşu ve liderliği etrafında kenetlendi ve bu liderlik ertesi gün bizi yeniden aydınlığa taşıdı” şeklinde konuştu.

    “Hedef dikey büyüme”

    Türk yüksek öğretim sistemine öğrenci sayısının 7 milyonu geçtiğine değinen Yekta Saraç, “Üniversite sayımız 182 oldu. Öğretim elemanı sayımız 152 bin 261’dır ve gittikçe artmaktadır. Bu sayısal veriler yatay büyümenin ne denli büyük olduğunu göstermektedir. Şimdi yeni YÖK olarak önümüze koyduğumuz hedef dikey büyümedir. Dikey büyüme ile kalite, nitelik, keyfiyeti kastediyoruz. Bunun için son iki yıldır büyük bir şevkle çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Bölgedeki üniversite yöneticileriyle de görüşüp Amasya Üniversitesi Prof. Dr. Metin Orbay’dan bilgiler alan Saraç, Kültür Sanat Söyleşileri kapsamındaki ‘Osmanlı’nın Kayıp Halkaları: Şehzadeler’ başlıklı konferans öncesi teşvik ödülü kazanan akademisyenlere de ödüllerini verdi.