Etiket: lisans

  • St. Petersburg Büyük Petro Politeknik Üniversitesi, ücretsiz yüksek lisans için üçüncü kez Türk öğrenci alacak

    St. Petersburg Büyük Petro Politeknik Üniversitesi, ücretsiz yüksek lisans için üçüncü kez Türk öğrenci alacak

    St. Petersburg Büyük Petro Politeknik Üniversitesi, (SPBPU) Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından başlatılan eğitim programı kapsamında ücretsiz yüksek lisans için üçüncü kez alım yapacak. İngilizce yüksek lisans eğitim programına Türk üniversitelerinden mezun olan lisans öğrencileri alınacak.

    Yapılan açıklamaya göre, “Akkuyu NGS İçin Personel Yetiştirme Programı” çerçevesinde SPBPU’daki eğitim programı kapsamında toplam 25 kişinin alınması planlanıyor. Bu öğrenciler, “Isı Mühendisliği” ve “Elektrik Mühendisliği” alanlarında eğitim alacak. Türk üniversitelerinde “Isı Mühendisliği”, “Elektrik Mühendisliği”, “Nükleer Enerji ve Teknoloji” ile “Kimyasal Teknoloji” alanlarından ‘lisans’ derecesiyle mezun olan Türk vatandaşlarının katılım başvuruları kabul edilecek.

    Başvuru sahiplerinin kaydı, aday öğrencilerin Türk üniversitelerindeki ilgili bölümleri hakkında SPBPU öğretim üyeleriyle İngilizce dilinde yapacakları uzaktan çevrimiçi mülakatın sonuçlarına göre yapılacak. Son başvuru tarihi 12 Mart 2021 olan eğitim için adaylarla 15-25 Mart tarihleri arasında mülakatlar yapılacak. Giriş sınavlarına katılım için başvurular, Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin resmi internet sitesine bağlı www.akkuyu.com/rusyada-egitim adresinden elektronik formu doldurarak yapılacak.

    SPBPU’daki yüksek lisans programında eğitim süresi 2 yıl olacak. Programın katılımcıları, eğitim süresince ilgili bölümlerin yanında Rusça eğitimi de alacak. Programı başarıyla tamamlayan mezunlar, Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom’un eğitim merkezinde uygulamalı eğitim ve 1 yıldan 3 yıla kadar uygulamalı staj görecek.

    Program katılımcıları, eğitimleri süresince SPBPU yurdunda kalacak ve ayda 32 bin ruble (yaklaşık 3 bin Türk Lirası) burs alacak. Bunun yanı sıra öğrencilere eğitimleri boyunca devam edecek bir sağlık sigortası ile yılda bir kez Türkiye’ye gelebilmeleri için St. Petersburg-İstanbul-St. Petersburg bileti de temin edilecek.

    Öğrenciler iki yıl boyunca, 1899 yılında kurulan ve Rusya’nın en iyi teknik üniversitelerinden biri olan St. Petersburg Politeknik Üniversitesinin tarihi kampüsünde eğitim görecek. Nobel ödüllü Pyotr Kapitsa, Nikolai Semyonov ve Zhores Alferov da dahil olmak üzere önde gelen Rus bilim insanlarının ders verdiği üniversite, bilimsel ve teknolojik tabanıyla tanınıyor.

    Akkuyu NGS için Türk uzman yetiştirilmesi hakkında

    Akkuyu NGS için personel yetiştirme programı, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti’nde Akkuyu NGS Sahasında Bir Nükleer Güç Santralinin İnşasına ve İşletilmesine Dair İşbirliği Anlaşması” kapsamında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasından uzmanların yetiştirilmesi ve daha sonra Akkuyu Nükleer A.Ş.’de istihdam edilmeleri amacıyla gerçekleştiriliyor. Eğitim programı, 2011 yılında Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından başlatıldı. Uzmanların eğitimine ilişkin giderler, Rus tarafınca karşılanıyor.

    Eğitim, Uluslararası Nükleer Araştırmalar Üniversitesinde (MEPhI) ve St. Petersburg Büyük Petro Politeknik Üniversites’nde verilecek. 2011 yılında, ilk Türk öğrenciler “Nükleer Santraller: Tasarım, İşletim ve Mühendislik” uzmanlık programı kapsamında eğitim almak üzere Rus üniversitelerinde eğitime başlamıştı.

    Mart 2018’de 35 ve Şubat 2019’da 53 Türk genç uzman, eğitimlerini tamamlayarak Akkuyu Nükleer A.Ş.’de çalışmaya başladı. Şubat 2020’de 55 öğrenci daha NRNU MEPhI’den mezun oldu ve Akkuyu Nükleer A.Ş.’den iş teklifi aldı. Toplamda Akkuyu NGS için personel yetiştirme programını tamamlayan 143 mezun, Akkuyu Nükleer A.Ş. ekibine katıldı ve Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali projesinde başarıyla çalışıyor. Şu anda 150 Türk öğrenci ise MEPhI ve SPBPU’da öğrenimlerine devam ediyor.

  • Samsun Üniversitesi yüksek lisans başvuruları başladı

    Samsun Üniversitesi yüksek lisans başvuruları başladı

    Samsun Üniversitesi (SAMÜ) Lisansüstü Eğitim Enstitüsü 2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Dönemi için planlanan lisansüstü eğitim başvurularının şartları ve başvuru tarihleri açıklandı.

    Duyuruya göre adaylar başvurularını 31 Aralık 2020 ile 11 Ocak 2021 tarihleri arasında üniversitenin internet adresinden online olarak yapabilecek. Tezli yüksek lisans programına başvuran adaylardan bilim sınavına girecek adayların listesi ve tezsiz yüksek lisans programına başvuran adaylardan kayıt hakkı kazananların asil ve yedek listesi 12 Ocak 2021 tarihinde açıklanacak. Tezli yüksek lisans adayları 13 Ocak 2021 tarihinde bilim sınavına girecekler. Bilim sınavı sonucuna göre kayıt yaptırabilecek asil ve yedek aday listeleri 15 Ocak 2021 tarihinde açıklanacak.

    Adaylar ayrıntılı bilgiye ve başvuru kılavuzuna -lisansustuegitim.samsun.edu.tr- adresinden ulaşabilecek.

  • Bakan Varank: “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”

    Bakan Varank: “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’a geldi. Bakan Varank, “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık” dedi.

    Ziyaretlerin ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2. Organize Sanayi Bölgesi açılış törenine katıldı. Bakan Varank, açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak” dedi.
    Kalkınma yatırımı projelerinin, resmi açılışlarını gerçekleştirmek üzere Erzurum’a geldiklerini belirten Bakan Varank, “Gelmişken de dolu dolu bir program olsun, sanayi ve teknolojinin elinin değdiği altyapıları ziyaret edelim istiyoruz. Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Doğu Anadolu Gözlemevinde önemli görüşmelerimiz olacak. Bu kritik altyapılarda yürütülen projeleri ilk ağızdan dinleyeceğiz. Bu önemli altyapıları sadece ülkemizin değil nasıl bölgemizin göz bebeği yapabiliriz bu hususları tartışacağız. Sonrasında da Erzurum Sanayi ve Ticaret Odamızda reel sektörün nabzını tutup, sanayicilerimizle geniş kapsamlı bir istişare toplantısı yapacağız. Erzurum’u her zaman çok yakından takip ediyoruz. Burası mevcut kapasitenin çok daha ötesinde işler yapacak bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli açığa çıkarmak için son 8 senede özel sektörün 2 buçuk milyar liralık yatırımını, teşvik belgelerimizle destekledik. Bu sayede 8 bin vatandaşımıza yeni iş kapıları açıldı. 4 bin KOBİ, KOSGEB desteklerinden faydalandı. Şehrimizdeki 3 organize sanayi bölgesi ve 9 sanayi sitesine toplamda 320 milyon liralık düşük faizli uzun vadeli kredi kullandırdık. Birinci OSB’de Elektrik Enerjisi Nakil Hattı Projesini inşallah seneye tamamlıyoruz. Su ve doğalgaz altyapısına da 2 buçuk milyon lira kaynak aktarıyoruz. Bu proje sayesinde, bölgedeki sanayicilerimizin elektrik maliyetleri ortalama yüzde 14 azalacak. Tüm üreticilerimize şimdiden hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
    Erzurum’u daha ileriye taşıyabilmek için bölgesel kalkınma projeleri hızla devreye aldıklarını ifade eden Bakan Varank, “Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansımız ve DAP Bölge Kalkınma İdaremiz, ilimizde 500’ün üzerinde projeyi destekledi. Bu projeler sayesinde; tarım, sanayi, hayvancılık ve turizmde önemli başarılara imza atıldı, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. İşte bugün Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında yatırımı tamamlanan projelerin resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu program kapsamında 4 farklı proje için toplamda 43 milyon liralık yatırım yaptık. Ben kısaca bunlara değinmek istiyorum. Erzurum’un imalat sanayinde daha fazla yer edinmesi hedefiyle yola çıktık. Üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini geliştirmek adına, İkinci OSB’de Tekstilkent projesini başlattık. Bu projenin bütün süreçleri bizzat Kalkınma Ajansımız tarafından takip edildi. Verdiğimiz destekler sayesinde, Tekstilkent 1. Etapta 4 fabrikanın inşaatı tamamlandı ve halihazırda 650 vatandaşımız iş başı yaptı. Bu fabrikalarda üretilen maske, önlük, tulum ve kaban gibi ürünler Almanya, Polonya, İspanya, İngiltere gibi ülkelere ihraç ediliyor. Yine bu projenin devamı niteliğinde olan ikinci etabı da destekliyoruz. Bu 2. etabın tamamlanmasıyla da 4 bin Erzurumlu hemşehrimize istihdam sağlanmış olacak. Tekstilkent yatırımları, sektöre girdi sağlayan KOBİ’lere de dinamizm getirecek. Ayrıca burada oluşan kümelenme; makine-ekipman üreticileri ve lojistik firmalarının Erzurum’a yatırım yapmasını da teşvik edecek. Böylece Erzurum’da istihdam ve rekabet gücü artacak” diye konuştu.

    “Sanayinin yanı sıra, şehrimizin turizmini de geliştirecek projeleri destekliyoruz”
    Erzurum’un sadece kış turizmiyle anılmamasını, 4 mevsim turist çekmesini istediklerini kaydeden Bakan Varank, “İşte bu amaçla Tortum Gölü Cam Teras Projesini hayata geçirerek; Tortum Şelalesi ve Tortum Gölü gibi doğal güzellikleri barındıran Uzundere bölgesinin turizm altyapısını zenginleştirdik. Erzurum, spor turizmi için çok iyi bir destinasyon. Buradan hareketle Sporcu Performans Ölçüm Değerlendirme ve Rehabilitasyon Merkezini kurduk. Merkez; kamp yapan sporcuların performans ölçümlerini yaparak, potansiyel sakatlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu Merkezle birlikte, aslında Erzurum’u yüksek irtifa sporcu kampları konusunda stratejik bir alternatif haline getirmiş olduk. Bu merkez, ülkemizde İstanbul ve Antalya’dan sonra üçüncü merkez olma niteliğini taşıyor. İnanıyorum ki; süper lig takımlarımızın yanı sıra, dünyanın dört bir yanından sporcular da zamanla Erzurum’u tercih etmeye başlayacaklar” dedi.
    Erzurum’un aynı zamanda üniversite gençliğinin bölgedeki çekim merkezi olduğunu belirten Bakan Varank, “Hep söylüyorum, bizim en büyük avantajımız dinamik ve cevval genç nüfusumuz. Bu gençler inovasyona ve girişimciliğe daha yoğun bir biçimde odaklanırlarsa, kendi işlerini çok rahat bir şekilde kurabilirler. Erzurum’da bu manada çok ciddi bir potansiyel olduğunu biliyoruz. Bu amaçla Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde Kristal Girişimcilik Merkezini kurduk. Bu merkezde; gençlere fiziki imkânların yanında, danışmanlık, eğitim ve mentörlük destekleri de sunuyoruz. Çok kısa bir zaman dilimi olmasına rağmen, bu yerleşkeden daha şimdiden 345 girişimci adayı faydalandı ve 100’ün üzerinde iş fikri değerlendirildi. Hatta yazılım ve görüntü işleme üzerine bir iş fikri de ticarileşti. Ben buradan daha nice yeni fikirlerin çıkacağına bunların ticarileşeceğine tüm kalbimle inanıyorum. Şunu samimiyetle söyleyeyim. Ülkemizin yazılım sektöründeki kabiliyetlerinin şu an sadece bir kısmını gördük. Oyun, simülasyon, bulut teknolojileri, yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlarda sessiz ama derinden ilerleyen gencecik şirketlerimiz var. Eminim ki Erzurum’da da bu işlere kafa yoran gençler var. İşte açtığımız girişimci merkezi, bu çocukların hayallerine hızla koşmasına imkan verecek” şeklinde konuştu.

    “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”
    Bakan Varank, “Konu üniversite gençliğinden açılmışken, Sayın Cumhurbaşkanımızın Salı günü verdiği müjdeyi buradan tekrar duyurmak istiyorum. Lisans seviyesindeki öğrencilerimiz için, TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programını devreye aldık. İster birinci sınıf ister son sınıf, hiç fark etmez. Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler bu programdan faydalanabilecek. Bölüm şartı da bulunmuyor. Yani; temel bilimler, mühendislik, sağlık bilimleri, sosyal ve beşeri bilimlerde eğitim gören gençler pekala bu programa başvurabilir. Temel şartımız gençlerin TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projede çalışmak için başvurması. Burs programımızdan ilk etapta bin öğrencimiz faydalanacak. TÜBİTAK’ın STAR programında bursiyerlik hakkı kazanan gençlerimize, 6 ay süresince ayda 750 lira destek vereceğiz. Daha da önemlisi gençlerimiz, kendi alanlarında en başından saha tecrübesi edinecekler, teoriyle pratiği birleştirebilecekler. STAR Programı başvuruları 2 Kasım’da başlayacak. Ülkemizde ilk defa bu denli büyük proje tabanlı bir burs programı hayata geçiyor. Erzurumlu gençleri de bu programa bekliyoruz. Bizim zamanımızda maalesef böyle imkanlar yoktu. İstedik ki gençler, bizim karşılaştığımız zorlukları yaşamasınlar. Bakanlık olarak; gençleri yönlendirmeye, onlara yeni fırsatlar sunmaya ve kabiliyetlerini keşfetmelerini sağlamaya devam edeceğiz. Teknofest, deneyap teknoloji atölyeleri, verdiğimiz burslar ve sunduğumuz staj imkanları bu amaçla attığımız en temel adımlar. Elbette bu adımları daha da çeşitlendireceğiz” dedi.

    “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık”
    Bugün ülkemizde yenilikçilik ve inovasyon kapasitesini gösteren çok önemli bir verinin açıklandığını kaydeden Bakan Varank, “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık. Daha da sevindirici olan; Ar-Ge harcamalarının yüzde 64,2’sini, AR-Ge finansmanının da yüzde 56,3’nü özel sektörün gerçekleştiriyor olması. Her iki rasyoda, geçtiğimiz seneye göre yükseldi. Bu şu anlama geliyor, özel sektör inovasyonun öneminin farkına vardı. Katma değerli üretime giden yolun, inovasyondan geçtiğini daha güçlü idrak etti. İşte bu durum, bizim hedeflerimizle de bire-bir uyumlu” ifadelerini kullandı.

    “Kalkınma Ajansımız reel sektörü desteklemeye yönelik toplamda 10 milyon lira bütçeli iki destek programını uygulamaya alacak”
    Bakan Varank, “Bunlardan ilki; turizm ve imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerimiz için.
    3 yıl vadeli finansman desteği sunmayı planlıyoruz. İkinci programımızla; özel sektörün ihracata yönelik pazarlama, tanıtım, markalaşma ve üretim süreçlerini destekleyeceğiz. Ayrıca, yine Ajans aracılığıyla bölge için 30 milyon lira bütçeli bir altyapı programını da yürütmeye başlıyoruz. Bu programla turizm, tabi kaynaklar ve tarım sektörlerinin rekabet gücünün artırılmasını hedefliyoruz. Sözlerimi noktalamadan önce hepimizi derinden yaralayan, kardeş ülke Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesine değinmek istiyorum. Biz bir asır önce istiklalimizi Erzurum’da büyük mücadeleler vererek kazandık. İşgalin, talanın, zulmün ne demek olduğunu benim dadaş kardeşlerim çok iyi bilir. İşte hemen yanı başımızda, Azeri kardeşlerimiz de büyük bir mücadelenin içindeler. Maalesef dünya, 30 yıllık bu işgale, orada hayatını kaybeden sivil ve masum Azeri kardeşlerimize karşı sağır ve dilsiz. İşte birkaç gün önce televizyonlarda canlı izledik. Gence şehrinde çocuk yaşlı demeden sivilleri acımasızca hedef aldılar. Bir asır önce Erzurum’da Hınçak-Taşnak çeteleri ne yapıyorsa maalesef aynı sahnelere 21. yüzyılda Azerbaycan’da şahit oluyoruz. Ama biz buradan, Erzurum’dan, dadaşlarla birlikte bir kez daha ifade ediyoruz ki. Tüm dünya arkasını dönse de Türkiye Azerbaycan’ın yanında durmaya devam edecek. Azeri kardeşlerimize, hangi desteği nasıl vermemiz gerekiyorsa, eksiksiz ve istisnasız desteği vereceğiz. Biz tek millet, iki devletiz. Tüm dünya bunu öğrenecek” açıklamalarında bulundu.
    Konuşmaların ardından Bakan Varank, Tekstilkent’i gezerek incelemelerde bulundu.

  • Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Sanat Tarihi yüksek lisans bursu verecek

    Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Sanat Tarihi yüksek lisans bursu verecek

    Yakın Doğu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde sanatın bilimsel yönlerden irdelenmesi, sanat üslupları üzerinde araştırmalar yapılması, bunların açıklanarak öğretilmesi ve bu alanda araştırmacı yetiştirilmesine öncülük edecek “Sanat Tarihi” yüksek lisans programı açıldı. Sanat Tarihi yüksek lisans programına kabul edilen tüm KKTC’li öğrencilere Kıbrıs Modern Sanat Müzesi tarafından %100 burs verilecek.

    Görsel sanatların tarihsel evrimini inceleyen bilim dalı olan “sanat tarihi” sanat ya da sanatlar arasındaki ilişkileri süreçler içerisinde ele alarak sanatı oluşturan öğeleri ve sanat olgularını araştırıyor. Bu bağlamda sanat tarihi, sanat eserlerini tarihsel, estetiksel ve eleştirel bir bakış açısı ile değerlendirerek ilginç sorular sormayı, standart yanıtları ve geleneksel aklı reddetmeyi, yüzeylerin ve açık görüntülerin ötesine bakmayı, nüansları görmeyi öğretmeyi hedefliyor. Teorik olarak sanat ve Sanat Tarihi, sanatı oluşturan öğeler, uygulama alanları, Sanat Tarihi yazımı, kuralları ve ilkeleri, temel kavramları, sanatın üretim teknikleri ve koşulları, tarihi bağlamı, görme biçimleri, sanat yapıtlarını inceleyebilmek için gerekli araştırma, çizim, okuma ve sunma yöntemlerini öğretmeyi amaçlıyor.

    Sanat Tarihi yüksek lisans programına kabul edilen tüm KKTC’li öğrencilere %100 burs verilecek

    Sanat Tarihine, geniş bir açıdan bakabilen nitelikli mezunlar yetiştirmek ilkesi ile kurulan sanat tarihi lisansüstü programına kabul edilen tüm KKTC’li öğrencilere Kıbrıs Modern Sanat Müzesi tarafından %100 burs verilecek. Sanat Tarihi bilim dalından mezun olan öğrenciler dışında, lisans eğitimlerini farklı bilim dallarında tamamlamış öğrencilere de programa başvurabilecek. Ancak bu öğrencilerin yapılacak mülakat ve değerlendirme sonrasında programa kabul edilmeleri halinde bilimsel hazırlık dersleri alması gerekecek. Sanat Tarihi eğitimini geniş bir kültür çerçevesi içinde yürüterek mezunlarına etkin bir sanat okuryazarlığı kazandırmayı ve ülkemizde çok gerekli olan sanat tarihi konusunda donanımlı araştırmacılar yetiştirmeyi amaçlıyor.

    Sanatın, tarihsel, teorik ve akademik yönüyle de var olması için çabalıyoruz

    Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde açılan ve Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin desteğiyle KKTC’li öğrencilere %100 burslu olacak Sanat Tarihi yüksek lisans programı, sanatın toplumun günlük hayatında çok daha bilinçli bir şekilde yer almasını sağlamayı amaçlıyor. Yakın Doğu Üniversitesi, sürdürdüğü önemli bilimsel ve yenileşimci projelerin yanı sıra dünya çapında sanatsal projeleri hayata geçiriyor. Sanat Tarihi yüksek lisans programı ile de sanatın bilimsel yönlerden irdelenmesi, araştırılması, açıklanması ve toplumun aydınlatılmasının yaygınlaştırılması için sorumluluk üstleniyor.

    Sanat ve müze ağları ile toplumsal kültür güçlendiriliyor

    Yakın Doğu Üniversitesi’nde bugüne dek 2.000’i aşkın sanatçıyla onlarca çalıştay düzenlendi. Açılan yüzlerce sergide 100.000’in üzerinde eser üretildi. Üretilen eserler Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Kıbrıs Araba Müzesi, Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi, Surlariçi Şehir Müzesi, Kıbrıs Türk Millî Tarih Müzesi, Denizcilik Müzesi, Bıçak ve Kılıç Müzesi’nde sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde oluşturulan bu sanat ve müze ağı toplumsal kültürü güçlendirecek birer hayat damarına dönüşüyor.

    Başvuru ve detaylı bilgi için

    Sanat Tarihi yüksek lisans programı başvuru koşulları ile ilgili Yakın Doğu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü veya +903922236464 dahili 5254 no’lu telefondan detaylı bilgi alınabilir.

  • SAMÜ’de önlisans ve lisans eğitimi ’uzaktan’, lisansüstü eğitim ise ’örgün’

    SAMÜ’de önlisans ve lisans eğitimi ’uzaktan’, lisansüstü eğitim ise ’örgün’

    Samsun Üniversitesi (SAMÜ), 2020-2021 akademik yılı güz döneminde önlisans ve lisans eğitimi ’uzaktan’ öğretim teknikleri kullanılarak, lisansüstü eğitimi ise ’örgün’ olarak verme kararı aldı.

    SAMÜ, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı güz dönemine ilişkin basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Ülkemizin en genç üniversitelerinden biri olan Samsun Üniversitesi eğitim öğretim faaliyetleri yanında bilimsel araştırma ve ülke ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarıyla gelişmesini sürdürmektedir. Akademik ve idari personeli ile birlikte, geleceklerini inşa etmek, mesleklerini ve hayat yollarını çizmek için bizi tercih etmiş öğrencilerimizin aldıkları eğitimlerin ve eğitimleri süresince elde edecekleri kazanımların ulusal ve uluslararası standartlarda olmasını sağlamanın yanında sağlıklarını da korumanın en önemli görevimiz olduğunun bilincindeyiz. 2020-2021 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılı eğitimin nasıl yürütüleceği konusunda başta Yükseköğretim Kurulumuz olmak üzere Covid-19 salgını ile etkin mücadele eden Sağlık Bakanlığının yetkin kurullarının tavsiye kararları yanında akademik personelimiz, öğrencilerimiz ve şehrimizin pandemi kurulunun da görüşleri üniversite senatomuzda enine boyuna tartışılmıştır. Covid-19 salgınının son günlerde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tekrar artma trendine girmesi salgının oluşturduğu risklerin her alanda devam etmesi, eğitimin örgün yani yüz yüze yapılmasının uygun olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu gerçek karşısında kamu sağlığına katkı sağlamak amacıyla, 2020-2021 akademik yılı güz döneminde nitelikten asla ödün verilmemesi önceliği ve salgının seyrine göre öğretim metodunda değişiklik yapılabileceği çekincesiyle, önlisans ve lisans eğitimi uzaktan öğretim teknikleri kullanılarak, lisansüstü eğitim ise örgün olarak aşağıdaki ilkeler doğrultusunda yürütülecektir. Yabancı dil hazırlık sınıfları tamamen uzaktan eğitim ile yapılacaktır. Bu eğitimler etkileşimli olarak senkron çevrimiçi oturumlarda gerçekleştirilecektir. Ayrıca dersler kaydedilerek öğrenme yönetim sistemine yüklenecek ve asenkron olarak da öğrencilerimiz tarafından takip edilebilecektir. Önlisans ve Lisans düzeyindeki dersler uzaktan eğitim ile çevrimiçi senkron olarak verilecektir. Bu dersler de yine kaydedilecek ve öğrenme yönetim sistemi üzerinden öğrencilerimiz tarafından istenildiğinde tekrar tekrar izlenebilecektir. Derslerin yüz yüze veya uzaktan eğitim yoluyla verilmesi arasında program ve ders çıktılarının sağlanması açısından bir farklılığın olmadığı prensibi gözetilerek ölçme ve değerlendirme araçlarının (sınavlar, ödevler, vd.) uygulama yöntemlerinde de düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre dönem içi sınavlarının çevrimiçi veya dersin içeriğine göre ödev, proje, vb. dijital imkânlar kullanılarak, ancak dönem sonu sınavlarının ise yüz yüze yapılmasına karar verilmiştir. Uygulama ve laboratuvar derslerinin uzaktan öğretim yöntemleriyle yapılmasının mümkün olmadığı durumlarda bu derslerin sıkıştırılmış bir program dahilinde yarıyıl sonunda veya bahar yarıyılında, bunun da mümkün olmaması durumunda yaz döneminde yapılmasına karar verilmiştir” denildi.

    Lisansüstü programlar tamamen yüz yüze

    Sınıf mevcutlarının düşük olması sebebiyle lisansüstü programların ise tamamen yüz yüze yürütülmesine karar verildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bu esnada salgına karşı tedbir kuralları azami ve sıkı bir şekilde uygulanacaktır. Öğrencilerimizin uzaktan eğitim sistemimize ve altyapımıza erişimlerini sağlayacak imkânlara akademik yıl başına kadar sahip olacaklarını ümit etmekteyiz. Bu şekilde derslerin daha verimli geçeceği açıktır. Ancak bu imkânları kısıtlı olan öğrencilerimiz için üniversitemizin bilgisayar laboratuvarları kullanıma açık olacaktır. Aynı şekilde bütün araştırma ve eğitim laboratuvarlarımız da akademik personelimizin kullanımına her zaman olduğu gibi açık olacaktır. Bu mekanların kullanımında salgın şartları dikkate alınarak dezenfektasyon, koruyucu ekipman, sosyal mesafe kuralları daima gözetilecektir. Covid-19 salgınından korunmak ve kamu sağlığı önceliğinde kaliteden ödün vermeden sağlıklı ve verimli bir eğitim öğretim dönemi geçirmek ve millet olarak eski normalimize bir an önce kavuşmak dileğiyle kamuoyuna duyurulur.”