Etiket: Lirayı

  • Yolda bulduğu 10 bin lirayı polise teslim etti

    Çankırı’da 18 yaşındaki bir genç, yolda bulduğu 10 bin lirayı polise teslim etti.

    Çankırı’nın Ilgaz ilçesinde yaşayan 18 yaşındaki M. Enes Demiröz, evlerine yakın bir bölgede yolda yürürken yerde deste halinde para gördü. Paraları yerden alan Demiröz, ilçede bazı kişilere para kaybedip kaybetmediklerini sorarak paranın sahibini aramaya başladı. Bulduğu paranın sahibine ulaşamayınca polise haber veren M. Enes Demiröz, 10 bin lira olduğu tespit edilen parayı tutanak karşılığında polise teslim etti. Bir süre sonra D.Ş. adlı vatandaş, yolda parasını kaybettiğini belirterek polis karakoluna başvurunca paranın sahibi bulunmuş oldu. Parasını teslim alan vatandaş, M. Enes Dömiröz’e teşekkür ederek, ’’Günümüzde bu tür insanların olması beni çok mutluluk etti. Bu örnek davranışı için bu kardeşimize teşekkür ederim. Helal paraydı ve geri döndüğü için çok mutluyum’’ dedi.

  • Hamsi 20 lirayı gördü

    Batı Karadeniz bölgesindeki tezgahlarda hamsinin kilosu 20 lirayı gördü.

    Düzce’nin Akçakoca ilçesinde balıkçı tezgahlarında hamsi 20 TL’ye satılırken zam şampiyonu barbun balığı 30 TL’den satışa sunuldu. Balıkçı Adnan Özer, tezgahlarda balık çeşitlerinin azaldığını belirterek “Hava şartları nedeniyle uzun zamandır avlanmaya çıkılmıyor. Balık fiyatlarında artışın sebebi budur. Ayrıca bu yıl hamsi ve palamut balığı iç piyasada çok fazla tüketildi. Bu nedenle balık çeşitleri tezgahlarda azaldı” dedi.

    Düzce’de hamsi, mezgit, istavrit ve somon 20 TL’den satılırken, barbun 30, levrein tanesi 10, taşbalık ise 5 TL’den satılıyor.

  • Yastıkta bulduğu bin lirayı teslim eden örnek vatandaşa yardım

    Tokat’ın Reşadiye ilçesinde evi yanması sonucu yardım amacıyla verilen eşyalar arasındaki yastıkta bulduğu bin lirayı teslim eden Aydın Dursun’a hayırseverler destek veriyor.

    Tokat’ın Reşadiye ilçesinde bağlı Bereketli beldesi Çakraz Mahallesi’ndeki tek katlı evde yaşayan evli ve 3 çocuk babası Aydın Dursun, yaklaşık 1 ay önce meydana gelen yangında babası Salih Dursun’u (77) kaybetti. Babasının acısını yaşayan talihsiz adam evsiz kalması sonucu ailesi ile birlikte bir okulun kullanılmayan lojmanına yerleştirildi. Aileye yardım olarak Reşadiye Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından yaşlı bakım evinden yatak, yastık ve çeşitli eşyalar verildi. Aydın Dursun, yastığın kılıfını açarak içine baktığında bir reçeteye sarılı vaziyette bin TL para buldu. Dursun, tereddüt etmeden paranın sahibinin bulunması için Reşadiye Kaymakamı Faruk Erdem’e teslim etti. Kaymakam Erdem ise Dursun’a bulduğu paraları ödül olarak hediye etti. Yapılan bu anlamlı desteğin ardından Dursun’a Bursa’dan bir iş adamı bin lira, Samsun’dan bir hayırsever 250 TL, Ankara’dan bir hayırsever ise 500 lira maddi destek verdi.

    Üzücü olayın ardından babasını ve evini kaybeden Dursun yaşam mücadelesi verirken, yastıkta çıkan parayı teslim ettikten sonra bu yaptığı davranışın kendisine destek olarak geri gelmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Büyük illerden gelen yardımlardan dolayı hayırseverlere teşekkür eden Aydın, parayı ihtiyaçları için kullanacağını söyledi. Köyde hayvancılıkla geçimini sağlayan Dursun, halen sığındığı lojmanda kaldığını ve evinin tamiratı için destek beklediğini sözlerine ekledi.

  • Camiye giren hırsız yardım kutusundaki 50 lirayı aldı

    Karabük’te bir camiye giren hırsız, yardım kutusunda bulunan 50 lirayı alarak kayıplara karıştı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Safranbolu ilçesinde meydana geldi. Akçasu Mahallesi’ndeki Kayarlı Camii’ne giren 25 yaşındaki A.Ç., camide bir süre dolaştıktan sonra duvardaki yardım kutusunu almak istedi. A.Ç., kutuyu sökemeyince açmaya çalıştı. Bir süre sonra kutuyu açmayı başaran zanlı, kutu içerisindeki 50 lirayı alarak camiden ayrıldı. Olay anı ise güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, A.Ç.’yi yakalamak için çalışma başlattı.

  • Müsteşar Yardımcısı Yücel: “Türkiye her yıl 25 milyar lirayı çöpe atıyor”

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, yapılan çalışmalarda sebze ve meyve ticaretindeki zayiat oranında istedikleri başarıyı elde edemediklerini belirterek, “Sektörün hep kabul ettiği zayiat oranı var, yüzde 25. Sebze, meyve ticareti perakende fiyatlar itibariyle 2015 yılı büyüklüğü 100 milyar. 100 milyarın yüzde 25’i zayiat oranı. Türkiye her yıl 25 milyar lirayı çöpe atıyor” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Sebze ve Meyve Değerlendirme Toplantısı, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya’nın tarımdaki sorunlarının yanı sıra bu yıl bir de Rusya krizini yaşadıklarını hatırlatarak, kentin tarım üretimiyle Türkiye’nin bahçesi, serası, sebze deposu olduğuna vurgu yaptı.

    Antalya’nın yıllık 5.5 milyon tona yaklaşan üretimle sebze meyve üretim değerinde birinci sırada yer aldığını kaydeden Çetin, ihracatın yarısının da sebze meyveden oluştuğuna değindi.

    “Kışın gıda enflasyonu artıyor”

    Antalya tarımının kış aylarında Türkiye’nin enflasyonunu belirlediğini savunan Çetin, “Kasım ayından itibaren, rahmetli sanatçı Barış Manço’nun şarkısındaki gibi, ’Domates, Biber, Patlıcan’ enflasyonu başlıyor. Taze sebze ve meyvenin enflasyon sepetindeki payı yüzde 4.6’dır. Yani sigarayla aynı oran. Yine de şu anda 50 kuruş olan ürünler, aralık veya ocak ayında soğuk hava nedeniyle 1.5 liraya çıktığında, enflasyonu 1 puandan fazla artırmaktadır. Tarımda yıllık enflasyon düşük olmasına rağmen, kış aylarında gıda enflasyonu dikkat çekmektedir” diye konuştu.

    “Türkiye’de sebze meyve Avrupa’ya göre çok ucuz”

    Kışın fiyatların artması ile ilgili birlikte haller arasında farklar oluştuğuna değinen Çetin, “Fiyatlar artınca televizyon kanalları tarım ürünleri için ’Antalya Hali’nde şu kadar kuruş, İstanbul manavında şu kadar lira’ haberleri ile enflasyonun yanı sıra dağıtım kanallarına dikkat çekmeye başlıyor. Enflasyona çare olmasa da üretici ve tüketici fiyatlarını yakınlaştırması, üreticinin de tüketicinin de kazanmasının sağlanması gerekiyor. Kamyonda, markette, manavda ürünün dörtte biri çürür ve çöpe atılırsa, tüketici fiyatının çok farklı olması kaçınılmaz. Meyve ve sebze Türkiye’de Avrupa’ya göre çok ucuz. Buna rağmen birçok sebze ve meyvede ihracatın üretime oranı halen yüzde 5’ler düzeyinde” dedi.

    “İhracatın artması gerekiyor”

    Antalya Toptancı Hali’ne darbe vuran en önemli faktörün zincir marketler olduğunu ileri süren Çetin, “Perakende ticaretin düzenlenmesi yasası çok geç çıktı. Sektörde biraz düzelme beklenirken, bu yıl Rusya ve turizm krizi ortaya çıktı. İhracat cephesine bakarsak, Türkiye’nin 9 aylık yaş meyve ve sebze ihracatı miktar olarak yüzde 3 artmış, ama değer olarak yüzde 7 düşmüş. Bazı ürünlerde asıl kaybı fiyat veya değer düşüşünden dolayı yaşadık. Örneğin domateste ihracat miktarı yüzde 12 düştü ama değer kaybı yüzde 37. Son haftalarda içerde fiyatlar çok düşük olmasına rağmen ihracat artmıyor. Rusya kapısı halen açılmadı, Suriye ve Irak’a ihracat iyice zorlaştı ve ekim ayında bölgemiz ihracatında yüzde 29 düşüş yaşıyoruz. Bu yıl ürünün en bol olduğu nisan ve mayıs aylarında fiyatlar yarıya düştü, fiyatlar böyle gider ve ihracat artmazsa, artık tarımda kim nasıl dayanır bilmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Türkiye yediği sebze ve meyveye saygı duymuyor”

    “Üreticide, taşımada, pazar ve marketteki ambalaj sorunu, ürünün çürümesine ve israfa neden oluyor” diyen Çetin şöyle konuştu:

    “Türkiye, yediği sebze ve meyveye saygı duymuyor. Bolluktan dolayı değerini bilmiyor. Şu anda mevsimin başında nar, maliyeti karşılamadığı için toplanmıyor. Bahçede para etmiyor, ama bir restoranda veya kafede bir bardak nar suyu isterseniz, ya olmaz ya da 5-10 liraya satılır. Bir başka sorun Türkiye’de pazarların amacı dışına çıkmış olmasıdır. Pazarlar üretici pazarı olmaktan çıkmış, giyim ve ev eşyası satılan, sebze meyvenin tüccar tarafından satıldığı yerlere dönüşmüştür. Avrupa’da halen geleneksel sabit üretici pazarları var, ama bizde kalmadı. Bu konuda belediyelere büyük görev düşmektedir.”

    Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, Türkiye’nin sebze ve meyvede 50 milyon ton civarı üretimle Avrupa’da 1’inci, dünyada da 5’inci ya da 6’ncı sırada yer aldığına işaret etti.

    “Küçük işletme büyütülmeli”

    Türkiye’nin üretimdeki en büyük sıkıntısının küçük ölçekli üretim, köy tipi aile işletmeleri olduğunu anlatan Tavşan, “Üretimden başlayan planlama ve bölgeye göre ürün seçimi yapılması gerekiyor. Büyük ölçekli üretime geçilmesi gerekir. Burada küçük ölçek, büyük problem. 3 milyon civarı küçük işletme var. Küçük ölçekli işletmelerin büyütülmesi lazım” dedi.

    “Antalya’daki 23 hal hızla birleşmeli”

    Toptancı hallerinin rehabilitasyonu ve yenilenmesi gerektiğinin altını çizen Tavşan, “Hallerin özerk yapıyla idare edilmesi gerekir. Belediyelerin kendi içerisindeki hiyerarşik düzen hal müdürünün hareket kabiliyetini azaltıyor. Hal müdürünün yönetimini oluşturarak kendi bütçesi ve imkanlarıyla hareket etmesi gerekiyor. Antalya’da 23 civarında hal var ve bu sayı çok yüksek. Bu hallerin süratle birleştirilerek, büyük ölçekli, ihracata hizmet veren, borsa değeri olan hallere dönüşmesi gerekir” diye konuştu.

    “Türkiye her yıl 25 milyar lirayı çöpe atıyor”

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, hal kanunu ile sebze meyve ticaretindeki kayıt dışı oranının yüzde 70’lerden yüzde 48’e düştüğünü kaydetti.

    Yapılan çalışmalarda sebze ve meyve ticaretindeki zayiat oranında istedikleri başarıyı elde edemediklerine değinen Yücel, “Sektörün hep kabul ettiği zayiat oranı var, yüzde 25. Sebze, meyve ticareti perakende fiyatlar itibariyle 2015 yılı büyüklüğü 100 milyar. 100 milyarın yüzde 25’i zayiat oranı. Türkiye her yıl 25 milyar lirayı çöpe atıyor. Kanunda bununla ilgili tedbir almıştık. Depolama standardı getirdik, soğuk zincirde taşıma düzenlemeleri yaptık. Kap ve ambalaj düzenlemesi getirdik. Toptancı halleri ile ilgili arzu ettiğimiz gelişme sağlanmadı. Sebze meyve ticareti çok aktörlü bir sektör, en önemli taraflardan biri belediyeler. Türkiye’de 176 toptancı halinin yüzde 99’unu belediyeler işletiyor. Toptancı halinin kanunda öngörülen şartı taşıyabilmesi için belediyeler sorumluluk almalı” dedi.

    Sebze ve meyve ticareti yapanlarla gerçekleştirdikleri toplantılar sonucunda kanunda bazı değişiklikler yapmayı planladıklarını dile getiren Yücel, “Toplantılarda üretici örgütleri, toptancı hali durumu, zayiat oranını azaltmak için neler yapılması gerektiğini değerlendireceklerini anlattı.