Etiket: Liraya

  • Eriğin kilosu 55 liraya düştü

    Mersin’in Silifke ilçesinde Mart ayı başında örtü altında ilk çıktığında kilosu 150 liraya satılan eriğin kilosu 55 liraya düştü.

    İlk çıktığında tadımlık olan ve özellikle aş eren hamile bayanlar tarafından fiyatı pahalı olduğu için tane ile satın alınan erik fiyatları düştüğü için artık her sofraya girebilecek.

    Atayurt Hal Derneği Başkanı Ali Türer, can eriği hasadının yoğunlaşmasının ardından kilosunun 55 lira olduğunu kaydetti.

    Bu yıl ilçe genelinde 8 bin dönüm arazide 8 bin ton erik hasadının yapılacağını ifade eden Türer, erik üretiminin Göksu Vadisi’nde Keben başta olmak üzere Sabak, Bükdeğirmeni, Karakaya, Karahacılı, Evkafçiftliği, Kargıcak, İmambekirli, Ortaören, Kabasakallı, Atayurt, Atakent ve Taşucu mahallelerinde yapıldığını belirtti.

    Silifke’de yetişen can eriğinin gerek erkenci olmasından, gerekse görünümü ve lezzeti ile tüketiciler tarafından yoğun bir şekilde talep edildiğini vurgulayan Türer, eriğin getirisi dolayısıyla ilginin sürekli arttığını ve üretim alanının da buna bağlı olarak genişlediğini kaydetti.

    Göksu Vadisi’nin Türkiye’nin en doğal ortamlarından birisi olduğuna dikkati çeken Türer, “Göksu Vadisi köylerinin en önemli özelliği iklimler içerisinde mikro klima özelliğe sahip olmasıdır. Mikro klima özelliğinden dolayı burada yetişen ürünlerin ayrı bir damak zevki ve görünümü var. Buranın en önemli özelliklerinden bir tanesi de meyve turfandacılığıdır. Türkiye’nin ilk turfanda can eriği Silifke’nin Göksu Vadisi’nde çıkmakta ve Silifke’de üretimi yapılan eriğin de yüzde 70 potansiyeli Keben ve Sabak mahallelerini kapsamaktadır” diye konuştu.

  • Bakan Soylu’nun kırılmaktan son anda kurtulan tablosu 500 bin liraya satıldı

    ‘Bi.Re.Y’ Bir Resim Yap projesine yaptığı tablo ile destek vererek, tablonun yardım için satışa sunulduğu gecede İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kırılmaktan son anda kurtulan tablosu, 500 bin liraya satıldı.

    Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen ’Bi.Re.Y’ Bir Resim Yap projesi kapsamında iş, sanat ve cemiyet hayatının ünlü isimleri ‘Kelebek Çocuklar’a destek olmak amacıyla fırçayı ellerine aldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptığı tablo ile projeye destek verdi. Bakan Soylu’nun yanı sıra projeye Pelin Akın, Ajda Pekkan, Monik İpekel, Sibel Vatandost, Dursun Özbek, Çiğdem Kurt, Britzz Mobilya YKB Özcan Ata, Ayşe Cevahir, Berrin Güzeliş, Bülent Serttaş gibi sanat ve iş dünyasının önemli isimleri yaptıkları tablo ile katıldı. Halk arasında ‘Kelebek Hastalığı’ olarak bilinen epidermolysis bullosa hastalığının artışı ve bu rahatsızlıkla ilgili insanları bilinçlendirmek amacıyla Çırağan Sarayı’nda düzenlenen gecede daha önce tuval üzerinde resim yapmamış iş, sanat ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin yaptığı tablolar satışa sunuldu. Muazzez Ersoy’un sahne aldığı gecede açık artırma ile satılan tablolardan elde edilen gelir ‘Hayaller Gerçek Olsa Derneği Kelebek Çocuklar’a bağışlandı.

    “Bu Anadolu medeniyeti bir iyilik medeniyetidir”

    Düzenlenen gecede konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Geçen gün şehrimiz Trabzon’da da bu tabloyu yaşadık. Ta oradan Somali’ye yetimhane yaptık. Bizim medeniyetimiz tarif edilirken tek bir tanımı var. Bu Anadolu medeniyeti bir iyilik medeniyetidir. Bu güzel ülkemizde hep birlikte iyiliklere dokunabiliyorsak, geleceğe dokunabiliyorsak, sadece kendi sınırlarımızda değil, dünyanın birçok yerine el uzatabiliyorsak bu medeniyetin başka bir tarifi olamaz” dedi.

    Tablosunu anlatan Bakan Soylu, “Şimdi hepimiz burada aslında belki hayatın bize verdiği yönlerin, tarihin vermiş olduğu rollerin içerisindeyiz. Şu onlardan bir tanesinde burada bir taraftan güzel bir çiçek, aslında belki de geleceği ve aydınlığı en iyi anlatabilecek güneş ve bugünlerde çok ihtiyacımız olan mor rengini burada seçtik. Mor renkle birlikte ve aslında buradakilerden daha da ötesi kelebeklerle ifade etmeye çalıştık. Ve onların her birinin canlı olduğunu ve güneşe doğru bir akım içerisinde olduklarını anlattık. İnşallah hepsi aydınlığa, güneşe aydınlığa, güzelliğe layık olur” ifadelerini kullandı.

    500 bin liralık tablo kırılma tehlikesi yaşadı

    Yapılan konuşmanın ardından açık arttırmaya çıkan Bakan Soylu’nun tablosu sunucunun değmesi sonucu düşme tehlikesi yaşadı. Yanlışlıkla tabloya çarpan sunucu son anda tabloyu tuttu. Kırılmaktan son anda kurtulan tablo ise gecede yapılan açık artırmada 500 bin liraya satıldı.

  • 100 liraya otomobil sahibi oldular

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde düzenlenen Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri’nde ödüller sahiplerini buldu. Otomobil kazanan bazı talihliler mutluluktan gözyaşlarına hakim olamadı.

    Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde 100 TL’lik alışveriş karşılığında çekilişe katılan talihliler, 10 otomobil, 10 akıllı telefon ve 10 dizüstü bilgisayarlarını düzenlenen törenle teslim aldı. BTSO Meclis Başkanı Remzi Topuk, dünyada rekabetin her geçen gün arttığını söyledi. Remzi Topuk, gelişen teknoloji ve değişen tüketici ihtiyaçlarıyla birlikte satış ve pazarlama stratejilerinin de farklılaştığını belirterek, “Bizim de bu değişimi iyi okumamız ve kurgumuzu bugünden oluşturmamız gerekiyor. Odamız, gerek kurumsal gelişim programlarıyla, gerekse de düzenlediği özel etkinliklerle Bursa’mızın kalbinin attığı Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemizi yeniden ticaretin merkezi haline getiriyor” dedi.

    BTÇH Başkanı Muhsin Özyıldırım, Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri’nin Türkiye’de emsali olmayan bir organizasyon olduğunu söyledi.

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da yaptığı değerlendirmede, yeni bir anlayışla kurgulanan ‘Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri’nin bu yıl ikinci kez gerçekleştirildiğini ifade ederek; “Bu projeyle üyelerimizin ticaret hacmine ciddi anlamda katkılar sunmaya devam ediyoruz. Bu yılki Alışveriş Günleri’mize 1500’e yakın işyeri akredite oldu. Bu yoğun ilgiyle birlikte 300 bin çekiliş kuponu dağıtmış olduk. 2016 yılında bölgede yaklaşık 20 milyon TL’lik ciroyu bu yıl 30 milyon TL’ye yükselttik. Kubbeli Hal ve İç Fidan Han’da başladığımız restorasyon çalışmalarımızla birlikte düzenlediğimiz organizasyonlarımız, bölgemizin değerine değer katıyor. Bursa Valiliğimizle birlikte Büyükşehir Belediyemize, Osmangazi Belediyemize, Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği’mize işbirlikleri için teşekkür ediyor, hediye kazanan talihlilerimizi de kutluyorum” diye konuştu.

    BTÇH Başkanı Muhsin Özyıldırım, bölgenin cazibesini artıran çalışmalardan dolayı BTSO’ya teşekkür plaketi verdi. Özyıldırım, plaketi BTSO adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş’a takdim etti. Ardından 10 otomobil, 10 akıllı telefon ve 10 cep telefonu kazanan talihliler, ödüllerini aldı.

    Gözyaşlarını tutamadı

    Sıfır otomobil sahibi olan katılımcıların kimisi gözyaşlarını tutamazken kimisi de heyecanını sevdikleriyle paylaştı. Otomobil kazanan talihlilerden Eray Karakuş, otomobil anahtarını eline aldıktan sonra gözyaşlarını tutamadı. Ayakkabı aldıktan sonra çekilişe katıldığını dile getiren Karakuş, “Telefonla beni ilk aradıklarında şaşkınlığımı bir süre üzerimden atamadım. İlk başta şaka yapılıyor sandım. Benim hiç otomobilim olmadı. Ev almayı planlıyordum. Maddi açıdan eksikliklerim vardı. Bu otomobil benim için büyük bir şans oldu. Bu heyecan asla tarif edilemez ve anlatılamaz. Organizasyondan dolayı BTSO’ya teşekkür ederim” diye konuştu.

    Üniversite öğrencisi olan Serhan Arıdıcı, staj için Bursa’ya geldiğini söyledi. Aslında Ankara’da okuduğunu ve ikamet ettiğini kaydeden Arıdıcı, “Çarşıda bir alışveriş yaptım. Esnafın uyarısı üzerine yarışmaya katıldım. Kazandığımın haberi gelince inanamadım. Çok güzel bir duygu” diye konuştu.

    Otomobil kazanan Ayşe Özkan, “Çarşıda sergilenen otomobilleri görünce ‘Bu araba bana çıkacak’ diye hep arkadaşlarıma söylüyordum. Çekilişe katıldım. Son güne kadar arabayı kazanacağıma inanıyordum. Bize bu otomobili kazandırmayı sağlayan BTSO’ya teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Kuşlara ahşaptan saray inşa etti, on binlerce liraya satıyor

    Bursa’da emekli olduktan sonra kuş kafesi imalatına başlayan ustanın kafesleri bir sarayı andırıyor. Göz kamaştıran ahşap kafesler binlerce liraya alıcı buluyor.

    Bursalı kafes ustası Ali Kalktı (66), 2000 yılında şoförlükten emekli olduktan sonra kanaryası için bir kafes yaptığını söyleyerek, “Kuşumu gezdirmeye çıkarttığım bir gün kafesi gören kuş satıcısı bunu çok beğendi. Kafes siparişi verdi. Yaptığım kafesler o kadar beğenildi ki şimdi Türkiye’nin bütün vilayetlerine ve yurt dışına değerli ağaçları işleyerek yaptığım kafesleri satıyorum” dedi.

    Yerli ve ithal ağaçları işleyerek boyutları 1 metre 20 santime kadar olan kafesler imal eden usta, kafeslerini 350 ila 10 bin lira arasında değişen fiyatlarla satıyor. Türkiye’nin en iyi kafes ustası olarak anılan Kalktı’dan ders almak için onlarca öğrenci sıraya giriyor. Kalktı’nın yetiştirdiği öğrencileri Türkiye’nin çeşitli illerinde bu sanatı yaşatıyor.

    Bu işe tesadüfen başladığını ifade eden Ali Kalktı, “Her türlü kafes yapıyorum. Yurt içinden ve yurt dışından getirdiğim çeşitli ağaçları işleyerek kafes yapıyorum. Bir kafesi boyutuna ve işçiliğine göre 10 gün ile 6 hafta arasında bitiriyorum. Kafesleri ebadı ve malzemesine göre 350 lira ila 10 bin lira arasında değişen fiyatlarla Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli ülkelerine satıyorum” diye konuştu.

  • Çağrı merkezi sektörü 2017’de yüzde 13,3 büyüme ile 5,1 milyar liraya ulaştı

    Çağrı Merkezleri Derneği 2017 Türkiye Çağrı Merkezi sektörü pazar verilerini açıkladı. Rapora göre, pazar büyüklüğü 2017’de yüzde 13,3 büyüyerek 5,1 milyar liraya, istihdam ise 105 bine ulaştı.

    Çağrı Merkezleri Derneği tarafından her yıl gerçekleştirilen araştırma sonucu 2017 yılı için sektör pazar verileri açıklandı. Araştırmaya göre geçtiğimiz yıl sektörün sağladığı istihdam sayısı 85 bin iken bu yıl yüzde 7’lik büyüme göstererek 91 bin kişiye ulaştı. Takım lideri, yönetici ve idari kadro ile birlikte sayı yaklaşık 105 bin oldu.

    Sektördeki istihdamın yüzde 23’ü telekomünikasyon alanında hizmet verirken, onu yüzde 17 ile finans, yüzde 13 ile tüketim ürünleri, yüzde 12 ile eğlence ve medya, yüzde 7 ile perakende noktaları takip ediyor. Sektörde istihdamın yüzde 44’ü üç büyük il dışındaki illerde gerçekleşiyor. İlk üç büyük ildeki rakamlar ise şöyle sıralandı: İstanbul yüzde 39, Ankara yüzde 12, İzmir yüzde 5.

    Gelen-giden arama toplamı 2,5 milyar

    Çağrı merkezlerinde geçtiğimiz yıl 2,2 milyar gelen-giden arama gerçekleşirken 2017’de bu sayı 2,5 milyar adete yükseldi. Gelen aramaların büyük çoğunluğunu ürün-hizmet bilgisi almak amaçlı yapılan aramalar oluştururken, giden aramaların ise satış-pazarlama amacıyla yapıldığı görülüyor. 2017 yılında gelen aramaların yüzde 59’u ürün-hizmet bilgisi maksatlı yapılırken, yüzde 14’ü teknik destek, yüzde 7’si sipariş-satın alma, yüzde 6’sı işlem ve yüzde 4’ü şikâyet yönetimi maksadıyla yapıldı. Çağrı merkezi hizmeti sunulan kanallar arasında telefon ilk sırada yer alıyor. Çağrı merkezlerinin yüzde 67’sinin sosyal medya mecralarına entegre olduğu görülüyor.

    Müşteri temsilcilerinin yüzde 66’sı kadın

    Çağrı merkezlerinde çalışan müşteri temsilcilerinin yüzde 66’sını kadınlar oluşturuyor. Bu oran geçtiğimiz yıl yüzde 64’tü. Çalışanların yaş ortalaması ise 26,5. Çalışanların yüzde 48’i üniversite mezunu. Sektörde müşteri temsilcilerinin ortalama maaşı 1,630 lira iken yüzde 41’i asgari ücret alıyor. Yabancı dilde hizmet veren müşteri temsilcilerinin sayısı ise yaklaşık 5 bin 700. Çalışanların yüzde 53’ü Almanca, yüzde 31’i İngilizce, yüzde 11’i Fransızca, yüzde 3’ü Arapça dillerinde hizmet veriyor. Müşteri temsilcilerinin ortalama çalışma süreleri ise 2017 yılında 2 yıl olarak gerçekleşti.

    “Önümüzdeki yıl istihdamın yüzde 5 büyüme oranıyla 110 bine ulaşmasını öngörüyoruz”

    Çağrı Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı, çağrı merkezi pazarının 2018 yılında da büyümeye devam edeceğini iddia ederek, “Önümüzdeki yıl istihdamın yüzde 5 büyüme oranıyla 110 bine ulaşmasını öngörüyoruz. Bu rakamın 95 binini müşteri temsilcilerinin oluşturması bekleniyor. Çağrı merkezi sektörünün dinamik ve genç bir yapıya sahip olması, ayrıca eğitimli bireyleri istihdam etmesi sektöre esnek çözümler üretebilme kabiliyeti kazandırıyor. Nitekim kurumlar da çağrı merkezinin öneminin farkında ve bu doğrultuda adımlar atıyor. Sektör ayrıca uluslararası hizmet verebilme yetisi sayesinde büyük bir potansiyele sahip” ifadelerini kullandı.