Etiket: Liraya

  • (özel haber) Dağ yöresinde dar gelirliler 106 bin liraya ev sahibi olacak

    Bursa’nın kırsal kesimi olan Orhaneli ilçesinde dar gelirli vatandaşlar için TOKİ evlerinin inşaatına başlandı. Proje kapsamında dar gelirliler için 2+1 daireler 106 bin lira, 3+1 daireler 150 bin liradan satışa çıkacak.

    İlk etapta 148 dairenin yapılacağı ilçede öncelik dar gelirli vatandaşların olacak. 2+1 ve 3+1 şeklinde yapılacak daireler 106 bin ve 150 bin lira fiyatla satışa sunulacak. 3 etap şeklinde yapılacak konutların ilk etabı olan 148 dairenin temel çalışmalarını yerinde inceleyen Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu, “Orhaneli’nde 2 yıldan beri yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde TOKİ’nin temel atma çalışmalarına başladık. 2 yıldan beri projesiyle, çalışmasında örnek bir proje oldu. Hem mimari özellikleriyle ve çok güzel bir alana kurduk. Manzarasıyla oksijenin, havadaki oksijenin insanların üzerinde psikolojik katkısına kadar düşündük ki yeşil bir çevre içerisinde bu işi yapmak için karar verdik. Yerimiz çok güzel, zaten Orhanelimiz zaten dünyanın en güzel yeri. Buraya 19 blokta 148 daire yapılacak. Artı 3 tane de kapıcı evi yapılacak. Vatandaşımıza hayırlı olsun. Çalışmalarımız devam edecek. Orhaneli’yi geliştirmeye ve büyümeye devam ediyoruz. Aynı Türkiye’nin büyüdüğü gibi, biz de Orhanelimizi büyütüyoruz, geliştiriyoruz” dedi.

    Tatlıoğlu, “3 etap olacak. 2. etabımızda sosyal alanlar daha fazla olacak. 1. etapta çok fazla ihtiyaç yok, çünkü yakınında okul, cami gibi sosyal alanlar var. Ama 2. etabımızda okul, cami ve sosyal alanlar olacak, alışveriş merkezlerinin de olduğu. 3. etaptan sonra da toplam 700 konut yapıyoruz. Yatay mimari ön görüyoruz. 4 katlı konutlar yapıyoruz. Çok katlı konut istemiyoruz. Her ne kadar zeminimiz sağlam olsa da çok katlı istemiyoruz. Bir de arazimizin meyli sebebiyle hiç birisi diğerinin manzarasını kapatmayacak. Çok harika bir yer olacak. Vatandaşlarımıza hayırlı uğurlu olsun. Bitiş tarihimiz aslında 600 gün civarında ama üstlenen firmayla görüştük. Kendilerinin de çok hızlı çalışacağına eminiz. Biz de bu konuda yardımcı olacağız. 2 çeşit dairemiz var, 2+1, 3+1. Dar gelirli, biraz daha normal vatandaşlarımız için. 2+1’ler 106 bin lira, 3+1’ler 150 bin lira. Öncelik tabii ki dar gelirlilerin olacak” dedi.

  • Haluk Levent yeleğini 25 bin liraya sattı

    Ünlü sanatçı Haluk Levent, konserlerinde giydiği yeleğini geliri yardım organizasyonlarında kullanılmak üzere bir iş adamına 25 bin TL’ye sattı. Levent, yeleğini sattığı iş adamından öğrenci bursu talep edeceğini de bildirdi.

    Sosyal medya hesabından yeleğini açık artırmayla satışa çıkartan Haluk Levent, “Bu yeleğimi bu tweet’in altında açık artırmaya sunuyorum. Eee AHBAP’a para lazım. Kazanan arkadaşımıza yemek ısmarlayacağım, ona komik hikayelerimi anlatacağım. Kazanan belli olduktan sonra Anadolu Halk ve Barış Platformu’na (AHBAP) makbuz karşılığı bağış yapacak ve sonra yemeğe çıkacağız” şeklinde paylaşım yaptı. Ünlü sanatçının paylaşımına yüzlerce yorum ve teklif gönderildi. Bir süre sonra Twitter hesabından yaptığı açıklamada açık artırmayı sonlandırdığını belirten Haluk Levent, bir iş adamının yelek için 25 bin lira ödeme yapacağını, Salı günü paranın AHBAP hesabına yatırılacağını bildirdi.

    Bir takipçisinin “Yine zengin kazandı” yorumuna da cevap veren Levent, “Zengin kazanmadı. Gönlü zengin kazandı. Yelek için 25 bin TL AHBAP’a bağış yapacak. Amaç bu. Kaç iş adamından çıkar bu hassasiyet? Merak etmeyin çocuklar. Yemekte onu kafalarım. 15 öğrenci bursu da alırım size veririm. Şüphesi olan?” şeklinde paylaşım yaptı.

  • Yurtdışında 150 bin euroya satılan sistemi 40 bin liraya ürettiler

    Diyarbakır Dicle Teknokent mühendisleri binaların dış yüzeylerini temizlemede kullanılan ve yurtdışında fiyatı 150 bin euroya ulaşan sistemi geliştirerek tamamen yerli ve milli imkanlarla 40 bin liraya üretti.

    Diyarbakır-Silvan Karayolunda bulunan Dicle Teknokent Teknoloji Transfer Ofisi mühendisleri binaların dış yüzeyini temizlemede kullanılan ve fiyatı 100-150 bin euro arasında değişen sistemi yerli ve imkanlarla geliştirerek 40 bin liraya üretmeyi başardı. Deterjana gerek duymadan çalışan sistemin yurt dışında üretilenlerinden farkı suyu anlık olarak saflaştırarak dış yüzeyleri temizlemesi ve iz bırakmaması. Sistemde 20 metreye kadar olan yerler karbon fiber malzemeden üretilen hortum vasıtasıyla temizlenirken 20 metreden yüksek yerler de robot vasıtasıyla temizleniyor. Dicle Teknokent mühendisleri geliştirdikleri sistemin patentini almak için çalışmalara başladı.

    Dicle Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Akkılıç, ağustos ayında kurulan Dicle Teknokent Teknoloji Transfer Ofisinin meyvelerini toplamaya başladıklarını ifade ederek, “Burada üniversitemizin mühendisleriyle beraber geliştirdiğimiz bir dış temizlik robotu var. Özellikle binaların dış yüzeylerinde tehlike arz eden yerleri temizlemede kullanılıyor. Bizim avantajımız anlık premium osmos sistemi ile suları saflaştırma ve bu saflaştırılan suyla deterjana hiç ihtiyaç duymadan cam ve parlak yüzeyleri temizleme esasına dayanıyor” dedi.

    “Farkımız suyu anlık olarak saflaştırarak sistemi geliştirmemiz”

    Geliştirdikleri sistemin dünyadaki benzer sistemlerden farkının da suyu anlık olarak saflaştırmak olduğunu vurgulayan Akkılıç, “Normalde bu tür yerlerin temizliği için vinç gerekiyor. Vinçten ziyade daha yüksek yerler için de dağcılar kullanılıyor. Burada insan gücünün devrede olması büyük bir tehlike arz ediyor. Bu yapmış olduğumuz anlık osmos sistemi ile hem bu dertten kurtuluyor hem de yüzeylerin kolezyonunu önlemiş oluyoruz. Bu da bizim Türkiye’de duymadığımız bir inovasyon. Dicle Teknokent mühendisleri ve üniversitemiz personelleri tarafından geliştirildi. Patent çalışmaları devam ediyor. Dünyada benzer sistemler var ama bizim buradaki farkımız suyu anlık olarak saflaştırarak sistemi geliştirmemiz” diye konuştu.

    “Sistemin bütünü yerli ve milli imkanlar yapıldı”

    Sistemin bütününün yerli ve milli imkanlarla yapıldığını dile getiren Akkılıç, “Bu sistem masrafları son derece kısıyor. Birincisi deterjan kullanmıyorsunuz. Kullandığınız deterjanla hem insana hem de çevreye olan etkilerini minimuma indirmiş oluyoruz. Kendi imkanlarımızla 40 bin lira toparlayarak bu sistemi oluşturabildik. Dicle Teknokent olarak biz inovasyonla, yeniliklerle çalışmamıza devam ediyoruz. Eğer bir fikri olan ya da katkı sunmak isteyenler varsa kendilerini buraya davet ediyoruz. Hem burada oluşan sinerjiden faydalansınlar hem de bize fikirleriyle katkıda bulunsunlar” ifadelerinde bulundu.

    “Yurt dışında 150 bin euro”

    Sistemin mimarlarından Dicle Teknokent Transfer ve Teknoloji Ofisi Teknik Sorumlusu Uğur Yaman, yurt dışında benzer sistemlerin fiyatlarının 100 ile 150 bin euro arasında değiştiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti:

    “Bu ürün Dicle Teknokent’in üretmiş olduğu güzel bir üründür. Premium osmos sistemleri dünyada artık yerini almış ve eski teknolojileri geride bırakmıştır. İnsanlar artık doğa ile dost ve tamamen ekolojik sistemlerle çalışıyor. Biz de insanların ihtiyaçlarına arz oluşturmak için böyle bir cihaz tasarladık. Bu cihazın tamamı bizim tasarımımız, bizim tornamızdan çıkmıştır. Silikon cam ve türevlerinin temizliğini gerçekleştiriyoruz. İnsan faktörü yoktur. Hepsi tamamen bizim kendi işçiliğimizdir. Bu tür sistemler dünyada çok pahalı sistemler. 100-150 bin euro arasında değişen fiyatlar la insanlar bu sistemleri satın alıyor. Biz bunu çok daha düşük maliyetle elde ettik ve faaliyete geçirdik. Türk insanın bu sistemlere daha ucuz imkanlarla ulaşabilmenin yolunu sağladık. Bu anlamda da çok mutluyuz.”

  • Fiyatı 300 liradan 25 liraya düşen süt eriği tezgâhları süslüyor

    Tezgâha bir ay önce 300 liradan çıkan süt eriği, Bursa’da pazarlarda kilosu 25 liradan alıcı bekliyor.

    Süt eriği bir aydır el yakıyor. Tadımlık süt eriği baharat gibi küçük paketlerde satılıyor. Kilosu 25 lira olunca vatandaşın sadece bakmakla yetindiği eriği hamile ve hasta vatandaşlar 250 gramlık paketlerde alıyor. Antalya’dan gelen eriğin yerlisinin çıkmasıyla fiyatının düşmesi bekleniyor. Süt eriği pahalı olunca vatandaş yerli eriğin çıkmasını bekliyor.

    Bursa’da erik satan pazarcılar, “Erik piyasaya 1 ay önce kilosu 300 liradan çıktı. Şimdi 25 liraya kadar düştü. Vatandaşa 25 lira da pahalı geliyor. 250 gramlık paketlerde satıyoruz. Canı çok isteyen ve hamile olanlar 250 gram alıyor. Eriğin fiyatının yerli erikler çıkınca düşmesi bekleniyor” dedi.

  • Türk mühendisleri 1320 euroluk fren diskini 880 liraya üretti

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Samulaş A.Ş, Almanya’dan 1320 euroya(6 bin 550 lira) satın alınan fren diskini Türk mühendislerine 880 liraya ürettirerek 200 bin TL’lik tasarruf sağladı.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kullanılan tamvayların hidrolik fren sistemi diskleri orijinal tedarikçilerinde bin 320 euro iken Samulaş çalışanları bu parçaları Çorumlu bir özel firmaya 880 TL’ye yaptırdı. Samulaş’ın araştırmaları ve yerli mühendislerin üretimi olan fren ekipmanları sayesinde büyük bir israfın önüne geçilmiş olacak. İtalyan trenleri için verilen 36 adet siparişten yaklaşık 200 bin TL’lik bir tasarruf sağlanırken, Çin trenlerinde de bu sistemin uygulamasıyla kasadan çıkan paralar en aza indergenecek.

    “Yerli imkanlarla kayıpları en aza indirgemeyi hedefliyoruz”

    Çalışmalar hakkında bilgi veren Samulaş Bakım Onarım Müdürü Makine Mühendisi Ziya Kalafat, “16 adet İtalyan menşeli tramvayın hidrolik fren sistemi diski ile ilgili bir yenileme çalışması yaptık. Bu parçaları orijinal ekipman üreticisinden temin ettiğimizde adedine bin 320 euroluk bir fiyat bildirmişlerdi. Biz de bu parçayı yerli ekipmanlarla üretmenin yollarını araştırdık. Çorum’da bunu yapabilecek bir özel firmayla anlaştık. Çorum’daki firmadan bu ekipmanı 880 TL’ye temin ettik. Şimdilik 36 adet sipariş verdik. Bundan sonra ihtiyaç olduğunda bu firmadan tedarik edebileceğiz. Çin menşeli tramvaylarda da bu parçaları kullanmak için araştırmalara başladık. Bununla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Bu ekipmanları Çorum’daki firmada yerli mühendislerimiz yapıyor. Tabii bu noktada SAMULAŞ olarak biz de projeye katkı sağladık. Bizim asıl amacımız tramvay ekipmanlarını tamamen yerli tedarik kanalları ile çözebilmek. Yurt dışından getirdiğimiz parçalara hem daha fazla ücret ödüyoruz hem de teslimat süresinde sıkıntılar yaşıyoruz. Onun için yerli imkanlarla bu kayıpları en aza indirgemeyi amaçlıyoruz” dedi.