Etiket: Liraya

  • Bandırma’da palamudun tanesi 5 liraya düştü

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde balıkçıların ağlarına bolca takılan palamudun tanesi 5 liraya kadar geriledi.

    Palamudun bu yıl bol çıktığını dile getiren Çakıroğlu, bu durumun hem balıkçıları hem de fiyatıyla vatandaşları sevindirdiğini anlattı. Balıkçılık yaparak geçimini sağlayan Ali Çakıroğlu, ’’1 Eylül’de palamutun tanesi 12.5 liradan satılıyordu. Şimdi ise palamudun tanesi 5 liraya düştü. Vatandaşlarımız bol bol palamut yesinler. Ayrıca tuzlama da yapsınlar’’ dedi.

  • “Hemşireyiz” diyerek 3 bin liraya fuhuş yapıyorlar

    Adana’da, kendilerini hemşire olarak tanıtıp 3 bin lira para isteyen fuhuş şebekesine yönelik operasyonda, 3 kadın gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, olay Seyhan ilçesine bağlı Yenibaraj Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Ahlak Büro Amirliği ekipleri “Duygu” isimli bir kadının iki hemşireye fuhuş yaptırdığı bilgisine ulaştı. Polis bu bilgi doğrultusunda müşteri kılığına girerek kadına ulaştı. Kadın telefonda polise bir kafe adresi verdi. Polisin buraya gelerek yaptığı görüşmede kadın, müşteri zannettiği polise, “Elimde iki tane hemşire var. Her türlü fanteziye açıklar, ancak 3 bin lira para alırım” dedi. Polis teklifi kabul edince kadın polise adres verdi. Polis ile birlikte kadın verilen adrese gitti. Polisler burada iki kadın görünce “Duygu” isimli kadına daha önceden seri numarası alınmış 3 bin lirayı verdi. Bir süre sonra ise polis kimliğini çıkartarak gözaltı yaptı. Polis 3 kadını emniyete getirip sorguya aldığında “Duygu” lakaplı kadının asıl isminin Durdu B. (32) olduğunu diğer iki kadının ise Neşe Ç. (30) ile Evrim B. (30) olduğunu belirledi.

    Polis, önce Neşe Ç. ile Evrim B.’nin ifadelerini aldı. Genç kadınların ifadelerinde işsiz ve evli oldukları, çocuklarına bakabilmek için fuhuş yaptıklarını söyledikleri öğrenildi. Polis bu kadınları ifadelerini aldıktan sonra serbest bıraktı. Durdu B. ise ifadesinde kocasından yeni ayrıldığını, çocukları olduğunu, onlara bakabilmek ve okutabilmek için hem fuhuş yaptığını hem de yaptırdığını, müşterilere de elinde hemşire olduğunu söyleyerek fiyat yükselttiğini söylediği ileri sürüldü. Durdu B. ifadesinin ardından “fuhşa aracılık, yer temin etmek ve teşvik etmek” suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Durdu B.’ye adli kontrol uygulandı.

  • Fındık 13 liraya yükseldi

    2016 yılı rekolte azlığı sebebiyle fındık fiyatındaki yukarı yönlü yükseliş sürüyor.

    Düzce Ticaret Borsası verilerine göre, 50 randıman kabuklu fındığın bugünkü fiyatı 13 lira. Yetkililer, bölgedeki fındık hasadının devam ettiğini, toplama çalışmalarının eylül ortasına kadar sürmesinin beklendiğini söylediler. Bu yılki fındık rekoltesinin geçen yıla göre azaldığına dikkat çeken yetkililer, üreticilerin topladıkları fındığın tamamını piyasaya sürmediklerini, arz eksikliği sebebiyle fiyatların kademeli olarak yükseldiğini ifade ettiler.

    Geçen yıl sezonu kilosu 8 liradan kapatan fındıktaki fiyatın Kurban Bayramı’ndan sonra daha da artabileceği belirtildi.

  • Bir öğrenci evi bin liraya kurulabiliyor

    Eskişehir’de sıfır ve 2. el eşya satışı yapan Nilgün Arslan isimli esnaf, kayıt döneminden itibaren satışların oldukça yoğun olduğunu söyledi. Arslan, sosyal medya üzerinden eşya almak isteyen öğrencileri de dikkatli olmaları konusunda uyardı.

    Eskişehir’e yeni gelen veya eve çıkmak isteyen öğrenciler, eşya almak için ilk olarak spotçuların kapısını çalıyor. Sıfır ürün almak yerine 2. el eşya almayı tercih eden öğrenciler, eğitim sürelerini tamamladıktan sonra, bu ürünleri satarak fazla zarar etmemiş oluyor. Eskişehir’deki spotçular, her sene olduğu gibi, işlerinin bu sene de oldukça yoğun olduğunu söylüyor. Bir öğrencinin, evi 2. el eşyalarla yaklaşık bin TL’ye düzebileceğini belirten spotçular, fiyatın eşyalara göre artıp azalabileceğini aktarıyor. 2. el eşya ticareti yapan işletme sahipleri, son günlerde artan sosyal medya üzerinden yapılan satışlar hakkında da, öğrencileri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

    “Bir evi bin TL’ye kurabiliriz”

    Eskişehir’de 2. el ve sıfır eşya satışı yapan Nilgün Arslan isimli esnaf, kentte evlerin genelde 1+1 olduğunu, bu yüzden pek fazla seçenek olmadığını söyledi. Fiyatlar hakkında bilgi veren Arslan, “Eskişehir’de evler çoğunlukla 1+1 şeklinde dar ve küçük. O yüzden çok fazla seçenek yok. Öğrencilerin alacakları eşyalar yatak odası, oturma odası ve mutfak eşyaları olarak kısıtlanmak zorunda. İkinci elde ortalama bir fiyat söyleyecek olursak, bir evi bin TL’ye kurabiliriz. Ama bazı öğrenciler daha iyi olsun, sıfır olsun, 4 yıl kullanacağız diyorlar. O zaman da fiyatlarımız 2 bin ile 2 bin 500 TL’ye kadar çıkabiliyor” dedi.

    “Beyaz eşyalarda 6 ay garanti veriyoruz”

    Beyaz eşyaları servis kontrolünde sattıklarını, bu yüzden müşterilerine garanti verdiklerini aktaran Arslan, “Biz, beyaz eşyaları servis ile çalışıyoruz. Bütün müşterilerimizin hepsine 6 ay garanti veriyoruz. Herhangi bir sıkıntı yaşadıklarında da birebir değişim yapıyoruz. Çamaşır makinesi ve buzdolapları 250 TL’den başlayıp, 500 TL’ye kadar yükselebiliyor. Öğrenciler genellikle LCD televizyonlar tercih ediyor ama yeni de bir ürün olduğu için pek fazla bizlere gelmiyor. Normal tüplü televizyonlar 75 TL’den başlayıp, 200 TL’ye kadar ilerliyor” ifadelerini kullandı.

    “Öğrenciler internetten alışveriş yaparken dikkatli olsunlar”

    Satışlardan memnun olduklarını, özellikle kayıt döneminden itibaren ürünlere yoğun ilgi olduğunu aktaran işletme sahibi Nilgün Arslan, internetten alışveriş yapan öğrencilere de uyarılarda bulundu. Nilgün Arslan şöyle konuştu:

    “Her yıl öğrenci sayısı arttığı gibi, apart sayısı da artıyor. Apart kullanıp yeni eve çıkan öğrenciler ve kente yeni gelen insanlar var. Bu yüzden her yıl olduğu gibi bu sene de oldukça talep var. Özellikle kayıt döneminden itibaren satışlar bir hayli yükseldi. Öğrencilerin bir çoğu internetten alışveriş yapıyor, buradan satış yapan çok fazla kişi var. Ama bunların hiçbirinde garanti söz konusu değil. Geçen hafta şahit oldum; öğrencinin birisi internet üzerinden buzdolabı almış, eve gelince motorunun takılı olmadığını fark etmiş. Bunun gibi birçok şey yaşanabiliyor. O yüzden bu konuda dikkatli olmaları gerekiyor. Eskişehir’e yeni gelen öğrencilerin bir sürü masrafı oluyor, üstüne birde böyle alışveriş yapıp paralarını çöpe atmasınlar. Öğrenciler bizden veya başka bir spotçu arkadaştan ürün aldıklarında, 2’nci el bile olsa her konuda yardımcı oluyoruz.”

  • Arslan: “Mercimeğin kilosu stokçular yüzünden 4 liraya çıktı”

    Arbel Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan, bu yıl mercimek rekoltesinde artış olmasına rağmen, ürünün stoklanması nedeniyle mercimeğin kilosunun 4 liraya çıktığını belirterek, sıkıntının aşılabilmesi için mercimekte ithalat serbestliğinin erken tarihe çekilmesi uyarısında bulundu.

    Mersin’de kurulu bulunan ve dünya mercimek piyasasında söz sahibi olan Arbel Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Arslan, yazılı bir açıklama yaparak, kırmızı mercimekte stokçulara dikkat çekti. 2016 yılında kırmızı mercimek rekoltesinin 400 bin ton civarında olacağını ifade eden Arslan, geçtiğimiz yıllara oranla rekoltede bir artış olduğunu, ancak stokçular yüzünden piyasada ürün akışıyla ilgili sorun yaşandığını kaydetti. Arslan, “Bu yıl mercimek rekoltesinde artış var. Yeterli olmamakla beraber bu sevindirici bir durum. Fakat piyasada ürün akışıyla alakalı bir sorun yaşanmakta, ürün stoklanmakta. Bir aydır nihai ürün düzgün olarak piyasaya gelmiyor. Piyasaya günlük girmesi gereken miktarın çok altında ürün geliyor. Bu da ciddi bir sıkıntı. Bu nedenle de mercimeğin kilosu 4 liraya çıkmış durumda. Devlet, 1 Ekim-1 Mayıs tarihleri arasında mercimek ithalatını serbest bırakmakta. Yaşanan bu sıkıntıdan dolayı devletin ithalatı erken bir tarihe çekerek serbest bırakması gerekmekte” dedi.

    “Kırmızı ve yeşil mercimekte ithalatçı konumdayız”

    Mercimek ve nohudun anavatanının Türkiye olduğunu dile getiren Arslan, geçmiş yıllarda Anadolu’da ekiminin tercih edildiğini kaydederek, “Eskiden ülkemizde en fazla mercimeğin yetiştirildiği bölge İpek Yolu olarak bilinen Harran Ovası, Kızıltepe Ovası ve Nusaybin Ovası’ydı. Buralarda artık kırmızı mercimek ekimi yapılmamakta, yerine buğday ve mısır ekilmekte. Ayrıca, Anadolu çiftçisi verimi fazla olan, boyu yüksek komando mercimeği çeşidini tercih etmekte. Ancak, bu çeşit yağmura dayanıklı değil ve direnci yok. Mayıs yağmurlarında toprağa doğru yatarak çürüyor. Daha bodur boylu ve daha kuvvetli bir kırmızı mercimek türü geliştirildi. Çiftçinin ekmesi için bu tohumun yaygınlaştırması gerekiyor. Bu sayede üretim artabilir” ifadelerini kullandı.

    Yeşil mercimekte ise 1990 yıllarının başına kadar dünyada en fazla üretim, tüketim ve ihracatın Türkiye’de yapıldığına işaret eden Arslan, şöyle devam etti: “1987-88 yıllarında bir milyon tona yakın yeşil mercimek hasat edildi. Bu kadar malın ihracatı ve tüketimi mümkün olmayınca ticari değerini kaybetti. Elde kalan ürün kırılarak iç mercimek olarak Hindistan’a gönderildi. İç pazarda fiyatların çok düşmesi neticesinde çiftçi yeşil mercimek ekmedi. O tarihlerde zirai mücadele de yapılmayınca böceklenen ürün ihraç edilemedi. Bunun sebebi Orta Anadolu’da yetişen yeşil mercimekte bürücüs denilen bir böceğin oluşumunun engellenememesi. Bu böcek mercimeğin zarına yerleşmekte ve tarladayken görülememekte, bu nedenle de tarlada mücadele edilememekte.”

    Yeşil mercimekteki bu böceğin sıcak iklim koşullarında oluştuğunu, bu nedenle üretimin Doğu Anadolu’ya taşınması gerektiğini vurgulayan Arslan, mercimek ekiminin tarım arazilerinin oldukça uygun olduğu Erzurum ve çevre illerde yapılabileceğini, geçmişte bunun denemesinin yapıldığını ve gayet olumlu sonuçlar alındığını belirtti.

    Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın eğitim amaçlı ve çiftçinin görebilmesi için tarla günleri düzenlemesi gerektiğini de ifade eden Arslan, “Çiftçilere yeni tohumları tanıtmak, çiftçilere eğitim vererek bilgilendirmek gerekiyor. TİGEM arazilerinde uygulamalı olarak anlatılmalı. Mevcut araştırma istasyonları etkin hale getirilmeli, pilot bölgelerde örnek ekim yapılmalı” değerlendirmesinde bulundu.

    “Türkiye, mercimek üretiminde dünyada Kanada’dan sonra ikinci sırada”

    Dünyada bakliyatın durumuna ilişkin de bilgi veren Arslan, dünyada toplam 70 milyon tonun üzerinde kuru fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyat ürünlerinin üretiminin yapıldığını belirtti. En fazla yetiştirilen bakliyatın 22,5 milyon ton ile kuru fasulye olduğunu aktaran Arslan, “Bunu 14 milyon ton ile nohut, 11 milyon tonla bezelye ve 6 milyon ton ile mercimek takip ediyor. Ülkeler itibariyle bakıldığında ise üretimdeki yaklaşık yüzde 25’lik payı ile Hindistan ilk sırayı alıyor. Hindistan’ı sırasıyla Kanada, Myanmar ve Çin takip ediyor. Türkiye’nin dünya bakliyat üretimindeki yeri ise yıllara göre 8 ila 10’uncu sıralar arasında değişiyor. Mercimekte üretim lideri Kanada. Kanada’yı Hindistan, Türkiye ve ABD takip ediyor. 2015 yılında dünyada dış ticarete konu olan mercimek miktarı yaklaşık 3,5 milyon ton oldu. Ülkemizin dünya mercimek ihracatından aldığı pay yüzde 6, ithalatından aldığı pay ise yüzde 9 dolayında” dedi.