Etiket: Liraya

  • CarrefourSA Hipermarketini 11 Milyon Liraya yeniledi

    CarrefourSA, 8.500 metrekarelik alanıyla Beylikdüzü’nün en büyük hiper marketi olma özelliğine sahip olan Marmara Park CarrefourSA Hiper’i 11 milyon TL yatırımla tüketicileriyle buluşturdu.

    Açılışa, CarrefourSA Genel Müdürü Z. Hakan Ergin, Hiper Satış Direktörü Şenol Arpacı ve İcra Kurulu Üyeleri katıldı.

    Markette, taze gıdadan kasabına, balık reyonundan fırına, ev dünyasından bahçe malzemelerine ve hatta tekstile kadar 40 bini aşkın ürün çeşidiyle hesaplı ve keyifli alışveriş keyfi sunuyor. Aynı zamanda Droneların havada test edilebileceği Türkiye’nin en büyük Drone Kafesi’ne sahip olan Marmara Park CarrefourSA Hiper, 3 boyutlu yazıcılardan robotlara kadar teknolojik ürünleri de reyonlarına taşırken hızlı kasa ya da işitme engellilere yönelik uygulamalarıyla da dijital bir market olarak hizmet verecek.

    Z. Hakan Ergin: “Adı gibi hiper, adeta bir mahalle büyüklüğünde”

    Genel Müdür Z. Hakan Ergin, tüketicilerine hijyenik ve kaliteli bir şekilde bol ürün çeşitliliği sunmak için marketlerinde yeniliklere imza attıklarını belirterek, şunları söyledi: “İstanbul’un kentleşme oranı yüksek olan ilçelerinden biri Beylikdüzü’ndeki hipermarketimizi, 11 milyon TL yatırımla bugün tüketicilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Beylikdüzü, İstanbul için çok önemli bir yerde konumlanıyor. Bugün için büyümenin devam ettiği Beylikdüzü, hem TEM Otoyolu hem de D100 Karayolu ile ulaşılabilen, bunun yanı sıra metrobüs ve metro ile ulaşım imkanı da bulunan bir ilçe olarak karşımıza çıkıyor. Bu çerçevede hem kolay erişimi hem de 8.500 metrekare alanı sayesinde sunduğu 40 binden fazla ürünüyle tüketicilerimizin aileleriyle birlikte gün boyu tüm ihtiyaçlarını giderebileceği adeta bir yaşam alanı olarak planlandı. Alanı ve ürün çeşitliliğiyle adı gibi hiper olan mağazamız, hem bulunduğu bölgedeki hem de çevre ilçelerdeki tüketicilerimiz için adeta bir mahalle havasında olacak.”

    Şenol Arpacı: “Tüketicilerimiz, ne lazımsa hipermarketimizden karşılayabilecek”

    CarrefourSA Hiper Satış Direktörü Şenol Arpacı, gerçekleşen değişimi anlattı. Arpacı, “İstanbul’un büyüyen ve gelişen bölgelerinden Beylikdüzü’ndeki hipermarketimizi hem konumu hem tüketicilerin talepleri doğrultusunda alışveriş keyfini artırmak, zaman kazandırmak ve daha etkin hizmet vermek amacıyla baştan aşağı yenileyerek bir marketten öte yaşam alanı haline getirmeye özen gösterdik” dedi.

    Alışılagelmiş bir CarrefourSA hipermarketinin dışında, yenilenen marketlerinde birçok farklılığa imza attıklarını belirten Şenol Arpacı, şunları söyledi:

    “Tüketicilerimize yılın her günü taze ve bol çeşidiyle sebze – meyve sunuyoruz. Fırınımızda baget ekmeklerden organik ürünlere farklı türde unlu mamuller yer alıyor. Şarküteri ve kasap reyonlarımızda farklı damak tadı arayanlara değişik lezzetler sunuyoruz. Balık reyonumuzda sezonda 85, sezon dışında da 60 türde balık bulunduruyoruz. Alanı itibarıyla hipermarketimizin orta koridorunu indirimli ürünlerden oluşturuyor, miktar olarak büyük gramajlı ürün satın almayı tercih edenlere bu çerçevede alternatifler sunuyoruz. Gıdanın yanı sıra özellikle tekstil reyonumuz da yeniliklerin gözlendiği bir diğer alan. Burada ev tekstilinden kıyafete, ayakkabıdan perde veya halı gibi eşyalara kadar çok ve çeşitli ürünlere yer veriyoruz. Teknoloji konusunda Türkiye’nin en büyük Drone Kafesi’ne sahibiz, drone satın almak isteyen tüketicilerimiz kutularında değil, dilerlerse satın almak istedikleri droneları havada test edebilecekler. Bunun yanı sıra teknoloji reyonumuzda 3 boyutlu yazıcılardan robotlara kadar farklı ürünlerin satışını gerçekleştiriyoruz. Tüketicilerimize teknoloji reyonumuzda satın almak istedikleri ürünü deneme imkânı sağlıyoruz. Çok geniş bir ürün gamıyla tüketicilerimizin günlük ya da haftalık ihtiyaçlarını hesaplı bir şekilde karşılarken keyifli bir alışveriş ortamı sunuyoruz.”

    “Hızlı kasa ile zamandan kazandırıyor, dijital ekranlarla iletişim kuruyoruz”

    “Artık hızlı kasa ile tüketicilerimize zamandan kazandırıyoruz” diyerek hipermarketteki teknolojik yenilikleri aktaran Arpacı; “Bunun yanı sıra market içinde yer alan dijital ekranlar sayesinde tüketicilerimizle iletişim kurarak ihtiyaçlarına daha hızlı cevap vermeye özen gösteriyoruz. Kasa hattımızda yer alan sinyal sistemi ile aktif durumda olan kasalarımızı belirtiyor ayrıca işitme engelli müşterilerimiz için kullandığımız sistemler ile alışveriş kolaylığı sağlıyoruz. Böylelikle geleceğin marketi diyebileceğimiz dijital bir mağazacılığa imza atıyoruz.” şeklinde konuştu.

    “Yeniliklerimize reyonların dışında da devam ediyoruz” diyen Şenol Arpacı; “Yakın zamanda, tüm malzemelerini taze taze marketimizden temin ederek hazırlanmakta olan zengin menüsü ile hizmet vermeye başlayacak Lezzet Arası restoranımız ile marketimizde çiçekçi, kuaför salonu ve çocuklar için oyun alanı planlıyoruz” diyerek sözlerini bitirdi.

  • Harçlığı ile 200 liraya akıllı ev sistemi üretti

    Mersin’in Erdemli ilçesinde bir öğrenci, 8-10 bin liraya monte edilen akıllı ev sistemini 200 liraya üretti. TÜBİTAK projesi olarak hazırladığı sistemi tanıtan 8. sınıf öğrencisi Yurdaşen Alp Yeni, amaçlarının ucuza üretilen sistemin her eve girmesi ve oluşabilecek zararların en aza indirilmesi olduğunu söyledi.

    İlçe merkezindeki Akdeniz Ortaokulu’nda açılışı yapılan TÜBİTAK Bilim Fuarı’nda hazırlanan bir proje katılımcıların dikkatini çekti. Yurdaşen Alp Yeni adlı 8. sınıf öğrencisinin okul harçlığı ile hazırladığı “akıllı ev sistemleri” projesi, sistemin ucuza üretilmesi sebebiyle fuarda ilgi odağı oldu.

    Yurdaşen Alp Yeni, hazırladığı projeyle ilgili bilgi vererek, “Normalde 8-10 bin lira olan akıllı ev sistemini, okul harçlığımızdan arttırıp 200 liraya mal ettik. Asıl amacımız burada her eve girmesini, herkesin yararlanmasını istiyoruz. 8-10 bin lira çünkü fahiş fiyatlar. Ama 200 lira herkesin ulaşabileceği fiyatlar. Bütün programlarını da biz yazıyoruz” dedi.

    “Bütün yazılımları kendim hazırladım”

    Sisteme dair bütün yazılımlarını kendilerinin hazırladığını da ifade eden Yeni, “Herkesin yararlanması demek yangın gibi afetlerde, su baskınları olsun, bizim evin içinde ütü unutmamız bile bence olumsuz bir şeydir. Biz bunu engellemeye çalışıyoruz. Telefon yazılımı, programlanması, devrelerin kurulması biz bunları deneme yanılma yöntemiyle teker teker programladık. Hatta telefon olması bile bize buna uzaktan kumanda ile müdahale edebiliyoruz. Amacımız akıllı ev sistemlerinin bütün evlere girmesi ve zararların en aza indirilmesi” şeklinde konuştu.

    Erdemli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Metin ise projenin çok iyi düşünüldüğünü ve oldukça ilgi çektiğini belirterek, “Öğrencilerimizin kendi günlük yaşantılarında karşılaştıkları sıkıntılar ile ilgili çözümlerini gördük. bunlardan biri de öğrencimiz tarafından hazırlanan akıllı ev sistemi. Öğrencimiz burada normalde çok pahalı uygulanan sistemi kendi günlük harçlığı ile çok daha uygun fiyata uyguladığını gördük. bu bizi memnun etti, genç yeni mucitler yetişiyor. Bu bilim fuarlarının başarısıdır” diye konuştu.

  • 10 bin liraya çalışacak eleman aranıyor

    İnegöl’ün lokomotif sektörü mobilyada yüksek maaşa rağmen çalışacak kalifiye eleman bulmakta sıkıntı yaşanıyor. Türkiye’nin mobilya şehri İnegöl’de 2 bin 500 mobilya firması, 3 bin ile 10 bin lira arasında aylık ücret verip çalıştıracak kalifiye eleman bulamıyor.

    İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği (İMOS) Başkanı Yavuz Uğurdağ, İnegöl’ün 350 milyon dolar ihracatı ile Türkiye mobilya ihracatının yüzde 16’sını oluşturduğunu ifade ederek, “Sıkıntılarımız olmasına rağmen bu sektörü büyütmeye devam ediyoruz. İnegöl ihracat rakamımız geçen yıl itibariyle 350 milyon dolara ulaştı. İhracat anlamında negatif pozisyona düşmeyen tek sektör mobilya sektörü. İnegöl mobilya sektörü Türkiye mobilya ihracatına yüzde 16 oranında katkı sağlıyor. Buna rağmen kalifiye eleman sıkıntısı yaşıyoruz” dedi.

    Uğurdağ, “Cumhurbaşkanlığımız nezdinde istihdam seferberliği başlatıldı. İnegöl’de zaten negatif bir işsizlik oranımız var. Yıllardan beri de bu oran aynı şekilde devam ediyor. Bunun yanında kalifiye eleman sıkıntısı azami seviyede. İşsizlik yok, ama kalifiye eleman az. Parça başı çalışan ustalarımız ciddi gelirler elde ediyor. Parça başı çalışmayla beraber aylık gelirlerini 3-4 bin liradan tutun 10 bin liraya kadar çıkartabiliyorlar. Hem kendileri, hem de üretim yapan firmalarımız kazanmış oluyor. Bununla birlikte ekonomimize olumlu katkı sağlanıyor. Bu ücretlere rağmen eleman sıkıntımız had safhada. Ücreti çok olsa bile firmalarımız eleman bulmakta zorlanıyorlar. Kalifiye eleman sıkıntısı çözülürse ihracat rakamları 500-600 milyon dolara çıkabilir. Kalifiye eleman sıkıntımızdan dolayı üretim yapan firmalarımız, fabrikalarımız temrinlerini tutturamaz hale geldiler” dedi.

  • 1 liraya dert dinliyorlar

    Çanakkale’de iki üniversite öğrencisi, farkındalık oluşturmak amacıyla 1 lira karşılığında dert dinliyor.

    Çanakkale’de Çarşı Caddesi’nde üniversite öğrencileri Can Duran ile Sevgi Arslaner, farkındalık oluşturmak amacıyla 1 lira karşılığında dert dinliyor. Para yerine kitap, yiyecek ve içecek de kabul eden ikili, dert dinlemelerine güvence olarak ise gizliliklerinin esas olması şartını gösteriyorlar. Kendileri için paranın önemli olmadığını vurgulayan ikili, insanların bir gülümsemelerinin de kendileri için yeterli olduğunu dile getirdi.

    Çanakkale’nin Biga ilçesinde Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğrenim gören 21 yaşındaki Can Duran, “Dert dinlemek aslında şöyle, insanlar pek anlatmayı sevmiyor. İnsanın içinde kalan gizli sırlar var. İnsan tanımadığına daha iyi anlatıyor aslında derdini. Öyle düşündük. Bu fikri buradan çıkarttık. 1 lira bizim için kazanç değil aslında. Sadece insanlar sokakta mutlu olmayı, bir gülümseme de bizim için kafi. Böyle düşündük. Buradayız, eğleniyor halkımız. Ne güzel. Bizde aynı şekilde eğleniyoruz. Zaman değişti, insanlar birbiriyle konuşmaz oldu. Komşuluk ilişkileri bitti. Sokakta geçerken birbirlerine bakmıyorlar. Arabalar mesela yer vermiyorlar. Öyle şeyler var. Farkındalık oluşturmak, evet, mesela az önce insanlar geldiler anlattılar bazı dertlerini. Geçti mi? Geçeceğini düşünüyor muyuz? Hayır. Paylaşmak güzeldir. Paylaştıkça azalır, inancımız bu yönde. Dinlediğimiz ilginç bir dert aslında olmadı. Sigarayı bırakamadığını söyleyenler var. Oğlu üniversiteyi tekrardan okuyor, kazanamamış, bir daha hazırlanıyormuş. Öyle bir şey dinledik. Az önce bir ablamız geldi, daha şahsi bir derdini anlattı. Biraz üzüldükte açıkçası. Böyle dertler de oluyor. İnsanlarla iç içe olmak bizim için güzel. Küçük bir hatıra, yarın bir gün bir arkadaşının yanına gittiğinde ’Çocuklar vardı sokakta, böyle şeyler yapıyordu’ demeleri bizim için kafi, bizim için yeterli. Talep aslında fena değil. İnsanlar gülümsüyor. Gülümsemeleri bile bizim için yeter. ’Çocuklar ne yapıyor’ diyorlar. Talep, halk yaklaşmıyor, tabi ki biraz çekince yaşanıyor ama en azından böyle bakıyorlar. Güzel oluyor” dedi.

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü öğrencisi 22 yaşındaki Sevgi Arslaner ise, “Bize çok garip şeyler geliyor. Az önce 2 buçuk yaşında bir seyircimiz vardı. Kendisi bize Pepe’yi izleyemediğini anlattı. Sonra böyle esnafları çağırdı. Esnaflar bize çay ısmarladı. Aslında bunlar, böyle şeyler güzel şeyler. Bunun için geliyoruz. Mutluyuz, öğrenciyiz. Aslında biz bunun 3 liraya başka şehirde yapıldığını duyduk. 3 lirayı denedik. Burada tutmadı. Bizde 1 liraya yaptık. Haftaya zamlı yapmayı düşünüyoruz. Kaçırmadan gelirseniz çok mutlu oluruz. Görenlerin tepkileri genelde gülüp geçiyorlar. Ama gelip derdini anlatan insanlar da çok oluyor. Genel olarak olumlu tepkiler alıyoruz” diye konuştu.

  • Hamsi yüzde 100 zamlandı, kilosu 20 liraya çıktı

    Bilecik’te bir hafta önce tezgahlarda 10 liradan satılan hamsinin kilogram fiyatı 20 liraya yükseldi.

    Sert esen lodos sebebiyle tekneler denize açılamayınca azalan balık ve artan fiyatlar vatandaşı da balıkçıları da üzdü. Geçtiğimiz haftalarda 10 lira olan hamsi yeniden 20 liraya tezgahları süslerken vatandaşların en çok tercih ettiği balıklar sıralamasında ilk sıradaki yerini korudu.

    “Bilecikliler şoklanmış balık yerine pahalı olan taze hamsiyi tercih ediyor”

    Konu hakkında açıklama yapan Acar Balıkçılık çalışanı Anıl Küçük, havalar böyle giderse fiyatların da artacağını belirtti. Küçük, “Havaların soğuk olmasından dolayı fiyatlarımız da artış var. Hamsinin fiyatı 20 lira oldu. Aynı zamanda buzhane de olan hamsilerimiz de var onların fiyatı ise 10 lira ancak vatandaşlarımız daha çok taze hamsiyi tercih ediyor. Çupra ve levrek fiyatları değişmezken mezgit ailesinden olan mırlan 25 liradan tezgahlarda boy gösteriyor. Yerli palamut 10, istavrit 20, sardalya 10, alabalık 15, somon kilo 50, uskumru ise 15 liradan tezgahlarda satışta. Havaların biran önce normale dönmesini istiyoruz ki hem vatandaşlarımız çok balık yerken hem de bizim işlerimizi normale döner” dedi.