Etiket: Liranın

  • Bakan Fakıbaba: “Üzümünüzü 4 liranın altında sattırmayacağız”

    MANİSA (İHA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, üzümün başkenti olarak bilinen Manisa’da kuru üzüm rekoltesiyle ilgili olarak “Rekoltemiz geçen sene kuru üzümde 313 bin ton, bu sene 310 bin ton. Bunlar güvenilir rakamlardır. Allah’ın izniyle bu sene üreticinin yüzünü güldürmek için buradayız. Bunun için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Şu an TMO başkanım burada ve gerekli araştırmaları yapıyor. Üzümü alacağız, sınırsız bir şekilde alacağız. Sizi kimseye muhtaç etmeyeceğiz Allah’ın izniyle” dedi.

    2017 yılı kuru üzüm rekoltesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın katıldığı törenle Manisa’da açıklandı. Anemon Otel’de düzenlenen kahvaltı programı öncesinde masa krizi yaşandı. Ziraat odaları başkanları kendilerine masa ayrılmadığını görünce törene katılmayarak salon dışına çıktı. Bu durum üzerine harekete geçen AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber ve AK Parti il Başkanı Berk Mersinli toplantının amacının üreticiler için olduğunu vurgulayarak oda başkanlarını ikna ederek salona girmelerini sağladı.

    Kuru üzüm rekoltesi açıklama programında konuşan Bakan Fakıbaba, “Toprak su, çiftçi bilgiyle buluşursa Türkiye farklı yerlere gidecektir. Kendi gıdasını üretemeyen ülkeler tam bağımsız olamaz. İnşallah gıdasına güvenen, üreten, hayvancılığı çok iyi bilen, yapan, tarımı çok iyi uygulayan bir ülke olduğumuzda sadece bu bölgede değil dünyada sayılı ülkeler arasına girmememiz için hiçbir neden yok. Su olmadan ot olmaz, ot olmadan et olmaz, et olmazsa süt olmaz. Bunların üzerine temel edeceğiz. Dün bakanlar kurulundaydım. Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız Manisa’ya gitmemi ve selamlarını iletmemi belirttiler. Bizim çok çalışmamız lazım. 50’li yıllarda Almanya savaştan çıkıyor şu anda Avrupa’nın en büyük ülkelerinden birisi. Biz Cumhuriyetin kurulduğundan beri çok daha fazla çalışmış olsaydık şu anda Avrupa’yı fersah fersah geçip Avrupa’nın en önemli ülkesi olurduk. 15 yılda çok büyük hamleler yapmamızı rağmen yeterli olmadığını görüyoruz. Gençlere ve eğitimli insanlara çok ihtiyacımız var” diye konuştu.

    Ülkenin içinde bulunduğu durumdan da bahsederek terörü kullanan ülkelere bakmak gerektiğine vurgu yapan Bakan Fakıbaba, birlik ve beraberlik içinde terörü de alt edeceklerini anlattı. Bakan Fakıbaba şunları söyledi:

    “Terörü kullanan ülkelere bakmamız lazım. Teröristlerin maşa olarak kullanıldığını bilmeyen kimse yok. Hedefleri bellidir. Güneydoğuda Kürt kardeşlerim çok saygı duyduğum mükemmel insanlardır. Hiçbir zaman terörle ilgileri yoktur, olmamıştır ama dışarıdan öyle bir hava estirilmektedir. Çünkü bereketli topraklar üzerindeler. Bundan sonraki mücadele hiçbir zaman petrol mücadelesi olmayacak, su ve gıda mücadelesi olacak. Onu biliyorlar. En bereketli yerlere gözlerini koymuşlar, kendilerine örgütler yaratarak Türkiye’yi bölme gayretindeler. Ama başaramayacaklar. Bizler Urfa’mızda Antalya’mızda İzmir’de bir olduğumuz müddetçe avuçlarını yalayacaklar.”

    Üzümcünün beklediği açıklama

    Üzüm üreticisinin en büyük sıkıntısı olan fiyat konusunda da açıklama yapan ve üreticiyi rahatlatan Fakıbaba, “Üzüm 4 liranın altında olamaz dedi gideceksin bu işi çözeceksin. Üzümünüzü Allah’ın izniyle 4 liranın altında sattırmayacağız. TMO hazırlıklarına başladı. 4 liradan alacağız. 15 gün içerisinde de paranızı ödeyeceğiz. Bu AK Parti hükümetinin bir sözüdür. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın sözüdür. Allah’ın izniyle sizi hiçbir zaman gelirinizi düşürmeyeceğiz. 9 numara üzüm 4 lira. Biz rekolteyi de biliyoruz. Güven her şeyin üzerindedir. Geçen sene yaş üzüm 4 milyon tondu, bu sene 4 milyon 200 bin ton. Geçen sene kuru üzümde 313 bin ton bu sene 310 bin ton. Bunlar güvenilir rakamlardır. Allah’ın izniyle bu sene üreticinin yüzünü güldürmek için buradayız. Bunun için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Şu an TMO başkanım burada ve gerekli araştırmaları yapıyor. Üzümü alacağız, sınırsız bir şekilde alacağız. Sizi kimseye muhtaç etmeyeceğiz Allah’ın izniyle” İfadelerini kullandı.

  • Üzüm üreticisinin fiyat beklentisi 5 liranın üzerinde

    Manisa’nın dünyaca ünlü çekirdeksiz Sultaniye üzümünde önce hasat ardından da ihracat kapılarının açılmasıyla tatlı bir telaş yaşanmaya başladı. Üreticiler henüz açıklanmayan üzümde fiyatın 5 liranın altında olmaması gerektiğini belirtirken, Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı İbrahim Demran, “2013 ve 2014 yıllarında 5 liralık fiyatlar vardı. Aradan 4-5 yıl geçti bu süre zarfında bir de maliyetler 3’e 4’e katlandı. Ama biz hala 4-5 liraları konuşuyoruz. Üzümde fiyatlar 5 liranın altında olmamalı.” dedi.

    Manisa’nın tarım alanındaki en önemli ürünlerinden biri olan üzümde hasat ve ihracatın başlaması üzümde yaşanan sıkıntıları da yeniden gündeme getirdi. Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı İbrahim Demran, üzüm üreticilerinin yaşadığı sıkıntılardan ve çözüm yollarından bahsetti. Demran, üzümdeki sorunlar hakkında çözüm önerileri sunarak, bu sezonun bütün üreticiler için hayırlı geçmesini diledi.

    Üreticilere, bütün yıl verdikleri emeklerin karşılığını alma temennisinde bulunan Demran, “Tabi şimdi en kritik dönemdeyiz. Fiyatlar oluşuyor. Sofralık üzümde oluşan özellikle erkenci çeşitlerde oluşan fiyatlar iyi fiyatlardı ve geçtiğimiz yıl en büyük sofralık üzüm alıcısı olan ülke Rusya Federasyonuyla yaşanan sıkıntılar üreticiyi bir hayli tedirgin etmişti. Bu sene bu faktörde ortadan kalktı, Rusya Federasyonu şuanda açık. Domates dışında bütün taze meyve sebze ürünlerimiz Rusya’ya ihracat olarak gidiyor.” dedi.

    “Sofralıkta yaşanan sorunlar kuru üzümü de etkiliyor”

    Sofralık üzümde en büyük partnerin özellikle Rusya Federasyonunun olduğunu ifade eden Demran, yaklaşık 240 bin tonluk ihracatın 150 – 160 bin tonunun doğrudan ya da dolaylı olarak Rusya Federasyonuna gittiğini belirtti. Bu sene bu kapının açık olduğuna dikkati çeken Demran, “İnşallah bu üreticimize yansır. Kuru üzüm üreticimiz de bundan faydalanır. Çünkü sofralık üzümde oluşan fiyatlar kuru üzümü de etkiliyor. Biliyorsunuz Sultaniye üzümü erken keserseniz sofralık olarak satarsınız. Eğer biraz daha bekletir sergiye yatırırsanız kuru olur. Yani bunun için zaten sofralıkta yaşanan sorunlar kurutmalık üzümü de etkiliyor.” diye konuştu.

    Kurutmalık üzümün istikrarlı bir şekilde fiyat alabilmesi için önceki yıllarda yapılan beyanların aynen geçerli olduğuna dikkati çeken Demran, “Bunlar neydi? Üreticilere düşen görevler var. Üreticiye düşen en büyük görev açığa emanete üzüm dökmemeleri. Çünkü açığa dökülen üzüm, fiyatların ister istemez daha düşük oluşmasına neden oluyor. Üreticilerimizden bizim ricamız ihtiyaçları kadar üzümü satmaları. Daha fazlasını da kendi olanaklarıyla depolamaları.” şeklinde konuştu.

    Devletten ve iktidardan beklentilerin olduğunu vurgulayan Demran,”Bunların başında 20 yıl önce üzüm fiyatlarının tek belirleyicisi TARİŞ’ken bugün TARİŞ sadece üzümün yok yıllarında bir aktör olarak ortaya çıkıyor ama rekoltenin normal olduğu bu geçtiğimiz, bu yıl gibi yıllarda maalesef bu aktörlük görevini yerine getiremiyor. Bu da tabi TARİŞ’in içinde bulunduğu finans sorunlarından kaynaklanıyor. Bu konuda TARİŞ’in desteklenmesi ve aktif hale getirilmesini istiyoruz.” dedi.

    “Fiyatlar 5 liranın altına düşmeyecek şekilde ayarlanmalı”

    Bir an önce fiyatların 5 liranın altına düşmeyecek şekilde ayarlanması gerektiğini ifade eden Demran, “2013-2014 yılında 5 liralık fiyatlar vardı. Aradan 4-5 yıl geçti bu süre zarfında bir de maliyetleri 3’e 4’e katladı. Ama biz hala 4-5 liraları konuşuyoruz. Bizim talebimiz üzüm fiyatlarının kuru üzümde en az 5 buçuk lira bandında oluşması. Kuru üzümün rahatlaması için yine sofralık üzümde ihracatçıya verilen desteklerin biran önce açıklanması gerekir ve bunun ihracatçıya değil, üreticiye bu destekten verilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

    Dolandırılma olaylarına değinen Demran, “Bir gerçek olan dolandırılma olayları özellikle yaş meyve sebzede bütün alanlarda bu sık sık yaşanıyor. Manisa’da özellikle Sarıgöl ve Alaşehir bölgesinde her yıl yüzlerce üretici milyonlarca lira maalesef dolandırılıyor. Artık bunun yasal önlemlerinin alınması ve üreticinin bu kıskaçtan kurtarılması gerekiyor. Bütün bir yılın emeğini birkaç kişi alıp götürüyor. Koskoca fabrikaları var, ticari unvanları var ama bakıyorsunuz ki üretici dolandırılmış. Artık buna bir son verilmesi gerekiyor” dedi.

    “Alkol üzümü en uzun saklama yöntemidir”

    Demran, “Daha önceki dönemlerde sık sık dile getirdiğimiz TARİŞ-Koç ortaklığıyla Alaşehir’de kurulan alkol fabrikasının ivedilikle artık atıl durumdan kurtarılıp üreticinin can simide haline gelmesi gerekiyor. Biliyorsunuz son dönemlerde doğal afetler arttı. Ağustos ayında hiç yaşamadığımız doğal olayları yaşıyoruz. Yağmuru yaşıyoruz sürekli, doluyu yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi en son Gümülceli’de yüzlerce dekar alanımız doludan etkilendi. Fırtınadan yıkılan bağlarımız var. Bu olgunlaşma döneminde yapılacak en uygun çözüm bu doludan zarar gören üzümlerin ivedilikle alkole verilmesidir. Çünkü alkol üzümün en uzun saklama yöntemidir. Rekoltenin normal olduğu ya da pazarlamada sorunların yaşandığı yıllarda alkol bir can simididir ve bu can simidi maalesef TARİŞ ve Koç ortaklığıyla büyük bir fabrika kuruldu ama bu fabrika 7-8 yıldır atıl bir şekilde çürümeye terk edildi. Üzümcünün böyle bir lüksü yok. Bir an önce bu fabrikanın hizmete açılması lazım. Biliyorsunuz daha önce Tekel’e ait Alaşehir Suma fabrikası vardı. Bu suma fabrikası özelleştirildi satıldı. Şu anda piyasada fiyat oluşturmaktan uzak bir anlayışla alım yapıyor. Çıkıntı üzümlerin ya da sofralıklara gitmeyecek üzümlerin değerlendirilmesi için bu fabrikanın derhal üretime açılması ve çıkıntı üzüm fiyatını açıklamasını talep ediyoruz.” diye konuştu.

    Geçtiğimiz yıl Tarım Kredi Kooperatiflerinin üzümle ilgili kuru üzüm müdahale alımları yaptığını anlatan Demran, bu alımların da 2017 yılı içinde bir an önce fiyatların oluştuğu bu dönemde yapılması gerektiğini ifade etti. Demran sözlerini şöyle tamamladı: “Çünkü fiyatların oluştuğu dönemdeyiz. Tarım Kredi Kooperatifleri ne kadar üzüm alacağını ve yine 5 buçuk liranın altında olmamak kaydıyla fiyatını bir an önce açıklamalı. Yine daha önce başlatılan güzel bir uygulama vardı okul üzümü projesi. Bu proje kapsamında da ne kadar üzüm alınacağı, okullara Türkiye geneli bu uygulamanın yaygınlaştırılacağı bir an önce açıklanmalı. Bunun da üzüme katkı yapacağını düşünüyorum.”

  • (Özel haber) Dolar 3 liranın altına düşer mi?

    Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İlyas Şıklar, Amerika Birleşik Devletleri’ne yeni başkan Donald Trump’ın seçilmesinin ardından yükselen doların ateşinin düşüp düşmeyeceği, hangi seviyelerde sabitlenebileceği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yastık altındaki dolarlarınızı Türk Lirası’na çevirin” çağrısının etkilerini değerlendirdi.

    Fakülte içerisinde bulunan TradeCenter Finans Laboratuvarı’nda İHA’ya açıklamalarda bulunan doların durumunda uluslararası yaşanan gelişmelerin önemli olduğuna dikkat çekti. Trump’ın ocak ayında göreve başlamasıyla dolardaki oynaklığın sona ereceğini düşündüğünü aktaran Prof. Dr. Şıklar, “Avrupa Birliği’nin faiz kararı ne olacak? Örneğin, onlar ekonomik durumları nedeniyle düşük faizli sistemin sürdürülmesi gerektiğini iddia ediyorlar. Trump’ın izleyeceği politikanın, tekrar kamu yatırımlarına ağırlık verilen bir politika olarak düşünülüyor. Eğer bu öngörülerimiz gerçekleşirse ben doların uluslararası piyasalarda biraz daha değer kazanacağını düşünüyorum. Ki Amerikan merkez bankası da önümüzdeki yıl içerisinde üç faiz artırımı daha öngörüyor. Bu gelişmeler gerçekleşirse de, ben doların 3 liranın altına ineceğini düşünmüyorum. Ama ocak ayından sonra 3-3.20’lerde dengeye geleceğini düşünüyorum. Belki biraz yukarısı belki biraz aşağısı olur ama 3 liranın altına ineceğini düşünmüyorum” dedi.

    “Cumhurbaşkanının çağrısı ve toplumun buna destek vermesi doları ciddi biçimde frenledi”

    Prof. Dr. Şıklar, toplumun, kısa sürede yerli paradan yabancı paraya ya da tam tersi yabancı paradan yerli paraya dönüşler gerçekleştirmesinin ekonomik dengeyi oldukça etkileyebildiğini kaydetti.

    “Cumhurbaşkanının çağrısı ve toplumun buna destek vermesi doları ciddi biçimde frenledi” diyen Şıklar, “Trump’ın seçimi kazanmasından sonra uluslararası piyasalarda çok ciddi bir belirsizlik ortaya çıktı. Bunun üzerine bir de bizim kendi iç dinamiklerimizde yaşadığımız terör olayları, siyasi belirsizlik, başkanlık tartışmaları gibi gelişmeler dolarda birden bire yukarıya doğru bir oynaklık meydana getirdi. Bu tür ortamlarda yapılması gereken merkez bankasının müdahalesidir. Yani merkez bankasının piyasaya döviz satarak veya döviz alarak müdahale etmesidir. Ancak bu da merkez bankasının döviz rezervlerini etkiler. Toplumda, yastık altında saklanan çok ciddi bir dolar birikimi olduğu biliniyor. Bunları, hem oynaklığı düşürebilmek için hem de bu paraların sisteme girmesi için sisteme kanalize etmek gerekiyordu. Türkiye’de tasarruf oranları düşük diyoruz ama aslında tasarruf oranları düşünüldüğü gibi veya mevcut hesaplara göre hesaplandığı gibi düşük değil. Bunun nedeni de yastık altı durumudur. Bence sayın Cumhurbaşkanının bu konudaki çağrısı ve toplumun da buna destek vermesi doları ciddi biçimde frenledi. Ama üzerine Amerika’daki merkez bankasının faizi yükseltmesi, Türkiye’de merkez bankasının faiz tutması gibi gelişmelerin getirdiği bir baskı var. Ama ben bunun geçici olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Ocak ayına kadar bu tür dalgalanmalar devam edecektir”

    Prof. Dr. Şıklar, dolardaki dalgalanmaların Trump’ın görevi devralacağı güne kadar devam edeceğini de anlatarak, şöyle devam etti:

    “Trump, ocak ayında yönetimi devralacak. O tarihe kadar bu tür dalgalanmalar devam edecektir. Ancak o tarihten sonra piyasadaki belirsizlik azalmaya başlayacağı için umarım kendi iç dinamiklerimizde de istikrarı sağlayabileceğimiz için ben dolardaki oynaklığın uzun süre devam edeceğini düşünmüyorum. Ama sayın Cumhurbaşkanının çağrısı mutlaka ki etkili oldu. Dolar 3.60’lardan 3.30-3.35’lere kadar geriledi. Bugün baktığımda ise 3.50’ler civarında bir dolar kuru vardı. Dolayısıyla toplumun bu çağrıya olumlu tepki de vermesi son derece önemli. Bu durum, artık bu konularda toplumsal bir bilinç oluştuğunu gösteriyor. Böyle bir çağrıyla toplumun harekete geçirilebilmesi bence toplumun iç dinamiklerinin artık bu sürece uyum gösterdiğini ve istikrarsızlıktan bıktığının bir göstergesidir. Bu toplum istikrarsızlık istemiyor. Bundan sonraki süreçte de bu dinamiğin devam edeceğini düşünüyorum. Ocak’tan sonra da artık piyasalar yerli yerine oturur diye tahmin ediyoruz. Öyle bir beklentimiz var.”

  • Fındık fiyatı 12 liranın altına düştü

    Ordu’da serbest piyasada 12 liradan işlem gören 50 randımanlı kabuklu fındık fiyatı gerileyerek haftaya 11.75 liradan başladı.

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Arslan Soydan, açıklanan fiyat karşısında şoke olduklarını söyledi. Artık birilerinin buna dur demesi gerektiğini belirten Soydan, “Fındık rekoltesinin geçen yıla göre yarı yarıya düşük olmasına rağmen fiyatların sürekli gerilemesine anlam veremiyoruz. Bizlerin de sabrı taşmaktadır. Kimsenin bu üreticinin hakkını gasp etmesine izin vermeyeceğiz. Beklentimiz bir an önce bu fiyata müdahale edilmesidir” dedi.

    Soydan, “Artık üretici yoruldu. Üretici çok yıprandı. Üretici ne yapacağını şaşırdı. Bu üreticinin de bir sabrı var. Kimse bizimle alay etmesin. Biz sadece hakkımız olan rakamı istiyoruz. Kimseden sadaka falan istemiyoruz” diye konuştu.

    Serbest piyasanın arz ve talebe göre şekillendiğini herkesin çok iyi bildiğini vurgulayan Soydan, “Ancak bu sezona pazara fındık inmiyor. Ama buna rağmen fiyat sürekli geriliyor. Bu nasıl oluyor anlam veremiyoruz. Diyeceğimiz tek şey, artık birilerinin buna dur demesi lazım” ifadelerini kullandı.

    Soydan, açıklamasında “Karadenizli artık fındığının para etmesini bekliyor. Lütfen artık bu üreticiyle alay edilmesin. Üretici fındığına küsmüş durumda. Daha fazla bu üreticiyi küstürmeyelim” şeklinde konuştu.

  • 100 Bin Liranın Bulunduğu Çelik Kasayı Çaldılar Polisten Kaçamadılar

    İzmir’in Torbalı ilçesinde, bir evde içerisinde 100 bin liranın bulunduğu çelik kasayı çaldığı ileri sürülen 5 kişi, kaçtıkları Aydın’da yakalandı.

    Olay, Torbalı ilçesinde geçen 27 Mart günü meydana geldi. Polise başvuran 44 yaşındaki F.E., kendine ait ikametin balkon kapısı zorlanmak suretiyle meydana gelen hırsızlık olayında, içerisinde 100.000 lira olan çelik para kasasının çalındığını söyledi. Asayiş Şube Müdürlüğü ve Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışma neticesinde evden hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların 2 araç ile Aydın’ın Kuşadası ilçesine kaçtığı tespit edildi. Kuşadası ve Torbalı ilçelerinde yapılan eş zamanlı operasyonla V.E.(23), Ö.L.( 21), M.Ç. (22), S.D.(30) ve M.A.E.(30) yakalanırken, evden çalınan 47 bin 800 lira ele geçirildi. Polis, zanlılardan ele geçirdiği parayı sahibine teslim etti. Emniyetteki sorgulamaların ardından adliyeye sevk edilen beş kişi çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.