Etiket: Liranın

  • Bakan Pakdemirli: “Bu yıl kuru üzüm fiyatını 12 buçuk liranın altına düşürmeyeceğiz”

    Bakan Pakdemirli: “Bu yıl kuru üzüm fiyatını 12 buçuk liranın altına düşürmeyeceğiz”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bu yıl kuru üzüm fiyatının 12,5 liranın altına düşürülmeyeceğinin altını çizerek, Türkiye’nin kuru üzüm ve kuru incir ihracatında dünya birincisi olduğunu söyledi. Pakdemirli, “2020 yılında kuru incir rekoltesinin 85 bin 585 ton olacağını bekliyoruz. Tabii piyasaları çok yakından takip ediyoruz. Fiyatların üreticide memnuniyetsizliğe yol açması halinde Toprak Mahsulleri Ofisimiz devreye girecek” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir Ticaret Borsası’nda gerçekleştirilen kuru üzüm ve kuru incir ilk alım törenine video konferans yöntemiyle katıldı. Konuşmasının başında 9 Eylül İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 98’inci yıl dönümünü kutlayan Bakan Pakdemirli, ilk olarak kuru üzüm fiyatlarına değindi. Bakan Pakdemirli, Ağustos’ta açıklanan kuru üzüm fiyatlarını hatırlatarak, “27 Ağustos’ta kuru üzüm fiyatlarını 12 buçuk lira olarak açıkladık. Tekrar ediyorum ve altını çizerek söylüyorum, bu yıl kuru üzüm fiyatını 12 buçuk liranın altına düşürmeyeceğiz” dedi.

    “İzmir’e 17 milyar lira tarımsal destek ödemesi yaptık”

    İzmir’in tarımdaki yerini artırmayı hedeflediklerini ve bu kapsamda destek verildiğini belirten Bakan Pakdemirli, “Geleneksel ilk ürün törenlerinin siftahın ve dolayısıyla bereketin de sembolü olduğunu düşünüyorum. Ürünlerimiz için sembolik bir açık artırma olacak. Muhakkak ki, her biri birbirinden değerli ürünlere, bin bir emek mahsulü ürünlere paha biçmek imkansızdır. Ege Bölgemizin, hassaten İzmirimizin tarımdaki otoritesini artırmanın, İzmir’i daha görünür kılmanın bizim öncelikli hedeflerimiz arasında yer aldığını her fırsatta dile getiriyorum. İzmir, Bakanlığımızdan en çok tarımsal destek alan iller arasında. Şimdiye kadar İzmirlimize 17 milyar lira tarımsal destek ödemesi ve yatırım yaptık” diye konuştu.

    “Dünyada kuru üzüm ihracatında birinci sıradayız”

    Türkiye’nin dünyada en zengin biyoçeşitliliğe sahip ülkelerden birisi olduğunu hatırlatan Pakdemirli, “Birçok üründe olduğu gibi, asmanın gen merkezi olan ülkemiz; bağcılıkta eski ve köklü bir geleneğe sahip, kuru üzümde, fındıkta da olduğu gibi dünyada marka olmuştur. Bağ alanı bakımından dünyada 5’inci sırada yer almaktayız. Ve en önemlisi de dünyada kuru üzüm ihracatında 1’inci sıradayız. Bu da dünyanın en kaliteli üzümlerinin bu topraklarda yetiştiğinin göstergesidir. Ayrıca İzmir, üzümü katma değerli bir ürüne dönüştürebilmeyi başarabilmiş bir şehirdir. 2019 yılında sofralık ve kuru olarak yaklaşık toplamda 672 milyon dolarlık üzüm ihracatı yaptık. Yani tarımsal ihracatın yaklaşık yüzde 4’ü üzümden geliyor. Üzüm Rekolte Tahmin Komisyonlarınca yapılan çalışmalara göre 2020 yılında ise çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesini 271 bin ton olarak öngörüyoruz” dedi.

    “Türkiye kuru incir üretimi ve ihracatında da dünyada birinci sırada”

    Kuru incirin de kuru üzüm gibi Türkiye’nin dünyada marka olmuş önemli ürünlerinden birisi olduğunun altını çizen Pakdemirli, “Ülkemiz 521 bin dekar alanda ortalama 305 bin ton incir üretimi ile dünyada 1’inci sırada yer almaktadır” dedi.

    Türkiye’nin dünyada üzümde olduğu gibi kuru incir ihracatında da birinci sırada olduğunu bildiren Pakdemirli, “2019 yılında kuru ve yaş olarak, yaklaşık 268 milyon dolarlık incir ihracatı yapıldı. Tarımsal ihracatın yaklaşık yüzde 1,6’sı da incirden gelmektedir” diye konuştu.

    Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre 2020 yılının ilk yarısında 134 ülkeye gerçekleştirilen 605 milyon dolarlık kuru meyve ihracatının 92 milyon dolarının incir ihracatından elde edildiğini belirten Bakan Pakdemirli sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İstatistikler, dünyanın en kaliteli incirlerinin üzüm gibi bu topraklarda yetiştiğinin göstergesidir. Ayrıca Japonya’ya incir ihracatı kapsamında Mart 2020 itibari ile çalışmaları başlattık. Bu kapsamda Japon tarafı detaylı bir raporlama ve bilgi talebinde bulundu. Japonya’ya incir ihracatı için çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Amacımız, ülkemizde yetişen inciri, üzümü, fındığı ve birbirinden kıymetli lezzetli diğer ürünlerimizi dünyada tatmayan ülke kalmasın. Tabii bu yıl, iklimsel faktörlere bağlı olarak bazı bölgelerimizde incir rekoltesi kısmen etkilendi. Elde edilen veriler neticesinde 2020 yılı Ege Bölgesi kuru incir rekoltesinin 85 bin 585 ton olacağı öngörülmektedir.”

    “46 üzüm çeşidimiz tescillendi”

    Bakanlık olarak üzüm ve incir alanındaki Ar-Ge çalışmaların devam ettiğine değinen Pakdemirli, bu kapsamda araştırma enstitülerimiz tarafından yapılan ıslah çalışmaları sonucunda 46 adet üzüm çeşidi geliştirilerek tescil edildiğini söyledi. Bakan Pakdemirli, “Yine Araştırma Enstitülerimiz tarafından incir alanında da ıslah ve yetiştirme tekniği çalışmaları, çeşit geliştirme çalışmaları, incir genetik kaynaklarının arazi gen bankasında korunması, melezleme ve mutasyon ıslahı, melezleme ıslahı ile partenokarp incir çeşidi geliştirilmesi, incirde anaç ıslahı, ülkesel seleksiyon Ppojesi çalışmaları da yürütülmektedir” diye konuştu.

    “Geçen sene açıkladığımız fiyatlar bütün kesimler tarafından memnuniyetle karşılandı”

    Hükümet olarak her zaman çiftçinin üreticinin yanında olduklarını vurgulayan Bakan Pakdemirli, “Üreticimizi mağdur etmeyecek, geliri artıracak tüm tedbirleri alıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükmet Sistemi’yle birlikte üreticinin yüzünü güldürecek çalışmalar yapacağımızın sözünü vermiştik. Ayrıca alım fiyatlarına ilişkin uyguladığımız politika üretimin devamlığına ve piyasaların doğru şekillenmesine de büyük katkı sağladı. Geçen yıl kuru üzüm fiyatlarının 10 liranın altına düşmesi halinde müdahale edeceğimizi belirtmiştik. Nitekim fiyatların düşmesiyle birlikte TMO kuru üzüm alım fiyatını 9 numara için kilogramını 10 lira olarak açıkladık ve alımlara başladık. Açıkladığımız fiyatlar; üreticilerimiz ve bütün kesimler tarafından memnuniyetle karşılandı. Bu alım fiyatı üretimin devamlığını sağladığı gibi piyasa fiyatlarını aşağı düşürmemiş, ayrıca bir önceki yıla göre ihracat fiyatlarında yükseliş sağlamıştır. Yapılan bu müdahale ile kuru üzüm ihracatında ülkemize yaklaşık 20 milyon dolar ilave gelir sağlanmıştır. Böylece, hem ülkemiz hem üreticimiz kazanmıştır” dedi.

    “Bu yıl kuru üzüm fiyatını 12 buçuk liranın altına düşürmeyeceğiz”

    Çiftçilerin bu seneki beklentilerini de bildiklerini dile getiren Bakan Pakdemirli, “Bildiğiniz gibi 27 Ağustos’ta kuru üzüm fiyatlarını 12 buçuk lira olarak açıkladık. Şu an TMO’ya kuru üzüm teslim etmek için sadece bir hafta içinde alınmış, 15 bin ton randevu bulunmaktadır. TMO’nun en az 50 bin ton kuru üzüm almasını istediğimi belirtmiştim, ancak şu anki göstergeler 50 bin ton hedefini geçtiğimizi işaret ediyor. Tekrar ediyorum ve altını çizerek söylüyorum, bu yıl kuru üzüm fiyatını 12 buçuk liranın altına düşürmeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

    “Üreticimizin mağdur edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz”

    Kuru üzüm kadar kuru incir için de benzer çalışmaların yapıldığını belirten Bakan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “2020 yılında kuru incir rekoltesinin 85 bin 585 ton olacağını bekliyoruz. Tabii piyasaları çok yakından takip ediyoruz. Fiyatların üreticide memnuniyetsizliğe yol açması halinde Toprak Mahsulleri Ofisimiz devreye girecek. Ve her zaman söylediğim gibi, üreticimizin mağdur edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Nasıl ki buğdayda, arpada, mısırda, çayda, kuru üzümde ve incirde çiftçimizi destekliyor ve koruyorsak, diğer ürünlerde de destekleme politikalarımızla üreticimizi ezdirmeyeceğiz, yine aynı şekilde koruyup kollayacağız” dedi.

    Bakan Pakdemirli, Dijital Tarım adımlarını hatırlatarak, “Bizim amacımız ülkemizi, modern tarım ve hayvancılık yönüyle ön plana çıkartmak. Bu kapsamda Egeli çiftçilerimiz mahsulüne, incirine, üzümüne daha rahat pazar bulabilsin diye “Dijital Tarım Pazarı”nı (DİTAP) devre aldık. Üreticimiz incir üretiminde modern teknikleri öğrensin diye “Tarım-Orman Akademisi”ni hayata geçirdik. Çiftçimiz tarlasından, bağından, bahçesinden ayrılmadan İl-İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğündeki işlerini evinden yapabilsin diye “e-tarım portalı”nı hizmete aldık. Bu sayede çiftçilerimiz ve vatandaşlarımız, 138 farklı işlemi anında istedikleri yerlerden yapabilecekler. Covid-19 sürecinde çiftçimizin üretim için ihtiyaç duyduğu her türlü desteği verdik ve tedbirimizi alarak üretimden koparmadık. Çiftçimizin işlerini kolaylaştıracak, gelirini arttıracak birçok proje üzerinde de arkadaşlarımızla çalışmaya devam ediyoruz. Bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla ve sağlam adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Bakan Pakdemirli, online gerçekleştirilen açık artırmayla üzüm ve incir satışı programına katıldı.Bakan Pakdemirli’nin belirlediği 3 bin 300 liraya Ege İhracatçılar Birliği’ne üzümün satışı yapılırken, kuru incir ise 5 bin liraya İzmir Ticaret Borsası tarafından satın alındı.

  • Türel: “Alanya’ya 880 milyon liranın üzerinde yatırım yaptık”

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Alanya’yı şaha kaldıracak projelerle seçmenin huzuruna çıkacaklarını ifade etti. Alanya’da tarihi boyunca yapılamayan hizmetleri yaptıklarının altını çizen Türel, “Alanya’da 880 milyon liranın üzerinde bir yatırım gerçekleştirmişiz” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Alanya’da STK temsilcileri ile buluştu. Türel, projelerini halkın talepleri doğrultusunda, Antalyalılarla, Alanyalılarla birlikte çizmeyi tercih ettiklerini söyledi. Alanya’nın geleceğine yönelik çalışmaları yaparken, STK’larla el ele vererek değerlendirmelerde bulunduklarını anlatan Türel, “Biz birlikte olursak güçlü oluruz. Alanya’da yapmış olduğumuz çalışmalar birlik beraberlik esasına dayalı. İşte bunun en güzel örneklerinden biri de Karayollarımızla birlikte yaptığımız kavşaklar. Bir gün Alanya tarihi yazılıyorken bir köşesinde Alanya’da ilk köprülü kavşakların Menderes Türel’in belediye başkanı olduğu dönemde yapıldığını tarihçiler yazacak. Alanya’da bir süre Karayolları mı yaptı mı belediye mi yaptı tartışmaları gündemi meşgul etti ama önemli olan yapılmış olması. Büyükşehir belediyesi olarak bu kavşakların projelerini hızlı bir şekilde yapıp karayollarına teslim etmeseydik belki hala bu köprülü kavşakların yapımını bekliyor olacaktık” diye konuştu.

    “Antalya’nın amelesi olmaktan iftihar ediyorum”

    Türel, çevreyolunun Kargıcak’a kadar tamamlanan 16 kilometre’den sonra Gazipaşa’ya kadar olan 14 kilometre’lik ikinci bölümün de kavşak projelerini Büyükşehir Belediyesi olarak Karayollarına teslim ettiklerini söyledi. Bu projelerin her birinin 1 milyon liralının üzerinde maliyeti olduğunu ifade eden Türel, “Ciddi bir gayret ve titizlik isteyen projeler. Bir işe başlamak bitirmenin yarısıdır diyoruz. Başlamasına vesile oluyoruz ondan sonrası da zaten bir şekilde tamamlanıyor. Sonuçta birileri aman o mu yaptı bu mu yaptı tartışmasının peşinden koşadursun biz bunların yapılmış olmasını önemsiyoruz. Ben işte hizmetkâr lafını büyük bir gururla kullanıyorum. Alanya’nın Antalya’nın amelesiyiz diyoruz. Bundan da iftihar ediyoruz” dedi.

    “Alanya’nın çöpü altın oldu”

    Alanya’nın çöpünü altına dönüştürdüklerini belirten Başkan Türel, şunları söyledi: “Çöpten elektrik enerji elde edebileceğimiz 4 megavatlık bir tesisi kuruyoruz. O tesis tamamlanmasını beklemeden Alanya’nın çöpünden 3 megavata yakın elektriği yumru tepesine kurduğumuz geçici santralde sağlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 5 bin konutun elektriğini karşılayabilecek bir tesis. Ayrıca güneş enerji santrallerimizden elde etmiş olduğumuz enerjiyi çiftçimize sulama maliyetlerinde elektrik sübvansesi olarak bedava sağlıyoruz. Alanya’daki üretim kooperatiflerine 583 bin liralık enerji desteğinde bulunmuşuz.”

    “Alt yapıya 256 milyon lira”

    Alanya’da çok önemli alt yapı yatırımları yaptıklarını anlatan Türel, “Mahmutlarda içme suyu ile yapmış olduğumuz yatırım tek başına çok güçlü bir yatırım. 256 milyon TL’lik alt yapı yatırımını Alanya’ya yapabilmişiz. 32 arıtma tesisimizle 640 kilometrelik sahil bandımızda 1 milimetreküp suyu arıtmadan denize göndermiyoruz. Turizmdeki en büyük sermayemiz olan denizimizi gözümüz gibi korumasaydık, turist sayısında dünya üçüncülüğü mertebesine gelebilir miydik?” ifadelerini kullandı.

    Gönül belediyeciliği

    Yaklaşan yerel seçimlere de değinen Başkan Türel, 2019 seçim kampanyası manifestosunun “Gönül Belediyeciliği” olduğunu söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal çalışmaları ile zaten örnek bir durumda olduğunu ifade eden Türel, “Darda kalan kimse kalmayacak. Kimin nerede ihtiyacı varsa yanında Büyükşehir Belediyesini bulacak” dedi.

    Alanyaspor Tesisleri temeli Ocak ayında

    85 milyon lira maliyetli Alanyaspor tesislerinin ihalesini 12 Aralık’ta yaptıklarını belirten Başkan Türel, kanuni süreçler tamamlanır tamamlanmaz sözleşmeyi imzalayıp temelini de Ocak ayı gibi atmayı planladıklarını kaydetti.

    “Alanya ile ilgili müthiş projeler üzerinde çalışıyoruz” diyen Başkan Menderes Türel, Alanya’yı şaha kaldıracak projelerle seçmenin huzuruna çıkacaklarını ifade etti. Bu projeleri seçim kampanyası döneminde paylaşacaklarını ifade eden Başkan Türel, “Siyaset değil, projeler yarışsın” çağrısını yineleyerek, “Kimin Alanya ile ilgili ne projesi varsa buyursun getirsin koysun. Biz aylardır değil senelerdir Alanya’nın bu projeleri için çalışıyoruz. Alanya’yı bu dönem 5 sene içerisinde temel ihtiyaçlarını karşılayacak belediyecilik anlayışı ile tanıştırdık ve bu anlayışı ile hizmet etmeye çalıştık. Bunlar kanalizasyon, artıma, sıkışan noktalarda kavşaklardı. Çöpünden elektrik üretecek, haldeki komisyoncusuna daha iyi hizmet edebilecek tesislerdi” diye konuştu.

    “Otobüsler büyüdü”

    Alanya’da toplu ulaşım ile ilgili de önemli kararları hayata geçirdiklerini söyleyen Başkan Türel, Mahmutlar Kargıcak hattında büyüme yönünde talepleri olan kooperatif üyelerine yönelik otobüslerini büyütme kararı aldıklarını hatırlatarak, kent merkezinde toplu ulaşım hizmeti sağlayan kooperatifin de otobüslerini büyütmesine izin verdiklerini açıkladı. Başkan Türel, tüm bu çalışmaları esnafın rızasını almak suretiyle hayata geçirdiklerini de ifade etti.

    “880 milyonluk yatırım”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Alanya ziyaretinde Büyükşehir Belediyesi personeli ile de buluştu. Alanya’da tarihi boyunca yapılamayan hizmetleri yaptıklarını belirten Türel, “Alanya’da 880 milyon liranın üzerinde bir yatırım gerçekleştirmişiz. Bu hizmetler sizlerin sayesinde, üstün gayretiyle oluyor. İleride emekli olup köşenize çekildiğinizde çöpten elektrik üreten tesis gibi Alanya’nın tarihinde ilk kez karşılaştığı bu hizmetlerde benim de emeğim var diye övüneceksiniz” şeklinde konuştu.

    Başkan Türel, personelden çalışırken vatandaşların gönlünü kazanacak hassasiyeti göstermesini isteyerek, “Derdimiz gönül kazanmak. Her bir vatandaşımızın velinimetimiz olduğunu unutmayacağız. Vatandaşa karşı kaba ve saygısız bir yaklaşımın benim tolerans defterimde yeri yok. Samimiyet ve gayretle çalışın” dedi.

    “Personele tek kuruş borcumuz yok”

    Bugün Büyükşehir Belediyesi’nin personeline tek kuruş borcu olmadığının altını çizen Türel, “2014’te göreve geldiğimizde belediyemiz personeline 7 milyon lira borçlu idi. Geçmişten gelen o borcu sıfırladık. Şimdi günü gününe maaşını, primi, sosyal hakkını ödeyen bir belediyeyiz. Biz bu görevlerde yokken, böyle olmamış. Kul hakkını geciktirmişler ve biriktirmişler. Tüm o borçları ödedik. Tüm alacaklarını gününde ödeyen bir belediyeyiz. Hakkını gününde alan personelimiz var” diye konuştu.

  • Çelik’i bulan bin liranın sahibi olacak

    Eskişehir’de yaklaşık 10 gün önce kaybolan sara hastası Çelik isimli köpeği bulan bin liranın sahibi olacak.

    Şirintepe Mahallesi’nde ikamet eden İlker Özcan, 2 aylık yavruyken aldığı ve 8 yıldır baktığı can dostu Çelik’i isimli köpeğini çaldırdı. Evin bahçesine giren kimliği belirsiz kişi veya kişilerce götürülen Çelik isimli Sibirya kurdu, aynı zamanda sara hastalığı ile mücadele ediyordu. Can dostu kriz geçirirken bahçedeki ağaçlara ve duvarlara çarpmasın diye engeller koyan İlker Özcan, Çelik’in ilaç aldığını ve düzenli beslenmesinin gerektiğini anlattı. Hırsızlara seslenerek can dostunun geri getirilmesini isteyen Özcan, Çelik’i bulan kişilere de bin lira hediye edeceğini kaydetti.

    “Bulunabileceğine dair umudumuz var”

    Köpeğin bulunması halinde şikayetlerden vazgeçeceğini ve bin lirayı bulan kişiye hediye edeceğini anlatan İlker Özcan, “Aşağı-yukarı 10 gün önce kızımızı çaldılar. O gün bu gündür bütün aile olarak; annem, babam ki 55-60 yaşında insanlar yas içerisindeler. Çok büyük üzüntü içerisindeler. Çünkü onlar torun gibi görüyorlardı, torunları gibi seviyorlardı. Aramaya devam ediyoruz hala. Mümkün olduğunda duyurmaya, yaymaya çalışıyoruz. Sağ olsun insanlarda ilgili ve ihbarlar geliyor. Benzer hayvanlar, benzemeyen hayvanlar çıkıyor ama insanlar ilgili. Bulunabileceğine dair umudumuz var” dedi.

    “Biz burada ona özel şartlarda bakıyoruz”

    Çelik’in sara hastalığı ile mücadele ettiğine değinen Özcan, “Bin lira para ödülü koyduk. Sembolik ama, uğraşacak insanın emeğine değsin. Ya da biri çaldıysa geri getirmesi için motive olsun. Hayvan hasta olduğundan satması pek mümkün değil. Bakması da çok zor. Bakabileceğini hiç zannetmiyoruz. Dişiydi ve üretme amacıyla aldıysa da, doğum süresince yavruları taşıyabileceğini düşünmüyorum. Çünkü hastalıklar çok ağır geçiyor ve kesin düşürecektir yavruları. Ne satılabilir ne üretimde kullanılabilir. Annemler torunu gibi seviyordu. Alan arkadaş bunu görüyorsa lütfen geri getirsin. Biz burada ona özel şartlarda bakıyoruz. Sabah-akşam ilaç içmesi gerekiyor, gün içerisinde şekeri düşmesin diye ara ara yemek yemesi gerekiyor. Mühim olan kızımızı bulmamız. Getirirlerse tabi ki şikayetleri de geri alırız. Açıkçası mutlu oluruz” diye konuştu.

    “Gören, duyan ve iade etmek isteyen sosyal medyadan iletişime geçebilir”

    Çelik’in diğer Sibirya kurtlarından nasıl ayırt edileceğini de açıklayan İlker Özcan, “Çelik_sibirya’ instagram hesabını kızımızın bulunması için açtık. Gören, duyan ve iade etmek isteyen buradan iletişime geçebilir. Sara krizlerinden dolayı kafasını duvarlara çarpıyordu. Gözlerinin etrafında yaralar oluştu. Süngerleri onu engellemek için yaptık ama şu anda gözünün çevresindeki tüylerinde dökülme var. Yaralar ya da çapak oluşuyordu. Şu an 10 gün oldu ve yaraların geçmiş olması pek mümkün değil. Göz çevresinde tüy dökülmesi ve yaralar mevcut. Birde şiddetli krizler sırasında dişleri kırıldı. Köpek dişleri uçlarından kırık. Oradan da ayırt edilebilir” şeklinde konuştu.

  • 4 liranın altına düşen üzüm bugün 7 liranın üzerinde

    AK Parti Alaşehir İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programında konuşan AK Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Üzüm Komisyonu Başkanı İsmail Bilen 3 lira 20 kuruşa kadar düşen üzüm fiyatlarının bugün 7 lira 30 kuruşa yükseldiğini ve bunun hükümet tarafından alınan önlemler sayesinde olduğunu açıkladı.

    AK Parti Alaşehir İlçe Teşkilatı tarafından Evrenli Mahallesi Orman İşletme Tesislerinde düzenlenen iftar programına AK Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Üzüm Komisyonu Başkanı İsmail Bilen, Alaşehir Belediye Başkanı Ali Uçak, AK Parti Manisa Milletvekili adayı Mehmet Sencer Türkmen, AK Parti İl Başkanı Berk Mersinli, AK Parti Alaşehir ilçe başkanı Murat Aktürk ve partililer katıldı.

    AK Parti Alaşehir İlçe Başkanı Murat Ertürk, “Ülkemiz son günlerde zor durumlardan geçiyor. Bu dönemde birlik ve beraberliğe daha çok ihtiyacımız var. Bizleri asla bölmelerine izin vermeyelim. Bulunduğumuz coğrafyada egemen güçler, bölgemizi sömürmek ve kendi çıkarları için bölgemizi ateşe atmak için çekinmiyorlar. Bizler daha çok çalışarak, birlik ve beraberlik içerisinde olursak, bunlara fırsat vermeyiz” dedi.

    Alaşehir Belediye Başkanı Ali Uçak, “Bizim Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan. Sizlerden 24 Haziran sabahı elinizi vicdanınıza koyarak sandığa gitmenizi istiyorum. 15 Temmuz akşamı sivil halkımıza sıkılan kurşunları aklımıza getirelim. Ona göre oyumuzu kullanalım” diye konuştu.

    AK Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Üzüm Komisyonu Başkanı İsmail Bilen üzüm fiyatlarının 7 lira 30 kuruşa kadar yükseldiğini söyledi. Bilen 24 Haziran’da yapılacak seçimde destek beklediklerini belirterek, “Bu sene tarım sektörüne ayırdığımız para 16 milyar, yani eski parayla 16 katrilyon Lira. Devletimiz 2003 yılına göre tam üç kat büyümüş, 2003 yılında fert başına 3 bin dolar olan milli gelir, 11 bin dolara çıktı. 2023 yılında da dünyanın en büyük 10 ekonomisi içine girmeye aday bir ülke. Mecliste üzüm komisyonu kuruldu. Ben de o komisyonun başkanı oldum. Orada çok güzel hizmetlere imza attık. Müstahsili, art niyetli tüccara, ihracatçıya tek başına mücadelede yalnız bırakmadık. Toprak Mahsulleri Ofisini devreye sokarak, çiftçinin mağduriyetini engelledik. Önümüzdeki yılda bu hususta çabalarımız devam edecek. Müstahsilin ürününden daha çok faydalanmasını ve daha yüksek bedellerle satmasını temin etmek noktasında sizinle beraber olacağız. Bugün geldiğimde üzümün fiyatını sordum ve 7 lira 30 kuruşa kadar çıktığını öğrendim. Hatırlarsınız 3 lira 20 kuruşa kadar gerilemiş üzüm bugün 7 lira 30 kuruş oldu. Bu AK Parti sayesinde oldu. Bu Recep Tayyip Erdoğan sayesinde oldu. Bu Binali Bey sayesinde oldu. Önümüzdeki yılda daha iyi olacak inşallah. bir şans sağlanacak” diye konuştu.

  • Ekonomi Bakanı Zeybekci: “100 milyar liranın üzerinde yatırım teşvik belgesi vereceğiz”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Bir aksilik olmazsa Mart’ın sonunda Cumhurbaşkanımızın katılımıyla 100 milyar liranın üzerinde yaklaşık 22 yatırımcıya yatırım teşvik belgelerini vereceğiz” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, katıldığı bir programda son dönemlerde gündemde olan faiz tartışmalarına, imalat sektöründe başlatmayı düşündükleri yatırım seferberliğine ve yatırım teşvik sistemine dair önemli açıklamalarda bulundu.

    Bakan Zeybekci, dünyada ekonomiyle ilgili bilinen bütün doğruların değiştiğini ve yeni kuralların ortaya çıktığını vurgulayarak, Türkiye’nin bilgiye, patente, dağıtım ve tüketim sistemlerindeki hakimiyete sahip olması gerektiğini söyledi. Zeybekci, “Dünya ekonomik denkleminin yeniden yazıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ekonomiyle ilgili bildiğimiz bütün doğrular değişiyor. Yeni kurallar ortaya çıkıyor. Bugün bu değişimin arkasında iki önemli güç var; birincisi yeni teknolojiler devreye giriyor, teknoloji üretim ve tüketim kalıpları baştan aşağı yenileniyor. Bugün dünya ikiye ayrılıyor. Teknolojiye, bilgiye, patente, dağıtım ve tüketim kanallarındaki hakimiyete sahip olanlar; diğeri teknolojiyi, bilgiyi, know-how’ı, patenti tüketenler. Ve belirlenen tüketim kalıpları içinde ve kontrol edilen tüketim ve dağıtım kanallarına tabii olanlar. Türkiye birinci bölümde yer alan ülkelerden olmak zorundadır. İkinci bölümde olamayız yani biz edilgen bir ülke olamayız. Her şeyi kabul eden, bilgiyi tüketen bir ülke olamayız. Birazcık da olsa belki böyle bir geçmişimiz olabilir ama gelecekle ilgili hedefimiz kesinlikle bu değildir” ifadelerini kullandı.

    “Önümüzdeki dönemde imalat sektöründe yatırım seferberliğini birlikte göreceğiz”

    Ekonomi Bakanı Zeybekci, Türkiye’de üretimin hızlı artmasıyla birlikte kapasite kullanım oranının yüzde 80’lere ulaştığını belirterek, “2018 yılında ihracatımız önemli bir gösterge olarak Ocak ve Şubat aylarında yüzde 17 ve yüzde 14 arka arkaya iki ay yine çift haneli olarak artmaya devam ediyor. İhracatımızın ve içerideki üretimimizin bu kadar hızlı artması kapasite kullanım oranlarımızı da bir yere getirdi. Yüzde 80’ler. Bu yüzde 80’ler şu demektir; artık Türkiye’de üretim ile ilgili genişleyebileceğimiz yer alan kalmadı. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde çok yoğun bir şekilde imalat sektöründe yatırım seferberliğini birlikte göreceğiz. Bunu da desteklemek için hükümet olarak şuanda almış olduğumuz bütün kararlar bunu teşvik edici yöndedir. Önümüzdeki günlerde Başbakanımızın da bu yönde çok önemli ve kapsamlı açıklamaları olacaktır” dedi.

    “Faizler yatırımcının yatırım yapılabilir diye kabul ettiği seviyelere doğru yaklaşacak”

    Konuşmasında son dönemlerde gündemde olan faiz tartışmalarına da değinen Bakan Zeybekci, “Kredi faizleri son dönemlerin en önemli gündemde olan tartışmalarından bir tanesi. Zaman içinde ben bunun oturacağını, olması gereken yere yani yatırımcının yatırım yapılabilir diye kabul ettiği seviyeye, ihracatçının, ‘Ben bununla sipariş alabilirim, hammadde alabilirim, üretim yapabilirim diyebileceği seviyelere doğru hızla yaklaşacağını göreceğiz” dedi.

    “100 milyar liranın üzerinde yaklaşık 22 yatırımcıya yatırım teşvik belgelerini vereceğiz”

    İhracata dayalı büyüme ile birlikte reel sektörü destekleyen açıklamalarda bulunacaklarını belirten Nihat Zeybekci, Mart ayı içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılacağı bir etkinlikte 100 milyar liranın üzerinde yatırım teşvik belgeleri vereceklerini söyledi. Bakan Zeybekci, şu ifadeleri kullandı:

    “Türkiye Avrupa’nın ilk üç ekonomisinden birisi mutlaka olacaktır. Türkiye dünyanın ilk on büyük ekonomisinden birisi mutlaka olacaktır. Önümüzdeki dönemde üretimi destekleyici mekanizmalarımızı çok büyük bir güçle fark edeceksiniz. Yine ihracatı dayalı büyümeyi elimizden geldiğince destekleyeceğiz. Reel sektörü destekleyen açıklamalarımız olacak. Üretim sektörlerinde imalat sanayindeki yatırımların faizle ilgili yüklerini hafifletmekle ilgili önemli adımlarımızı attık ve atmaya devam edeceğiz.

    Dünyanın en iddialı yatırım teşvik sistemine sahibiz. Bunu söylerken ne söylediğimin farkında olarak söylüyorum. Her şeyin konuşulabildiği, her şeyin pazarlık edilebildiği ve her şeyin sağlanabildiği yatırım teşvik sistemi dünyanın hiçbir yerinde yok. Bir aksilik olmazsa Mart’ın sonunda Cumhurbaşkanımızın katılımıyla 100 milyar liranın üzerinde yaklaşık 22 yatırımcıya yatırım teşvik belgelerini vereceğiz. Türkiye olarak buradaki hedefimiz, belirlediğimiz 7-8 sektörde kendi global devlerimizi oluşturmaktır. Bu teşvik sisteminin tek amacı var o budur.”