Etiket: Liderinden

  • 65 yaşındaki çete liderinden pes dedirten sözler

    65 yaşındaki çete liderinden pes dedirten sözler

    Ankara’da polisin yankesicilere yaptığı operasyonda 13 şüpheli şahıstan 11’i tespit edilen 6 farklı adreste yakalandı. Aralarında suça sürüklenen 3 çocuğun da olduğu şüphelilerden 9’u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çete lideri 65 yaşındaki kişinin polislere “Siz hala emekli olmadınız mı?” diye sitem etmesi bu kadarına pes dedirtti. Polisin “Biz emekli olmadık fakat bu dosyayla seni emekli ederiz” sözleri pişkin çete liderine okkalı bir cevap oldu.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmüş olduğu soruşturma kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğü Yan Kesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri başarılı bir operasyona imza attı. Örgüt üyelerinin, otobüs duraklarında bekleyen vatandaşlardan birisini gözüne kestirip, otobüs geldiği esnada vatandaşı sıkıştırarak çembere alıp “perdeleme” yaparak vatandaşın cebinden parasını, telefonunu ve ziynet eşyalarını alan çete çökertildi. Örgüt üyelerinin benzer şekilde toplamda 21 olay gerçekleştirdiği polis tarafından tespit edildi.

    Meslekleri yankesicilik

    Yankesiciliği meslek haline getiren örgüt üyeleri küçük yaştan itibaren bu işin nasıl yapıldığını örgüt lideri olan ve kendi aralarında “Nine” diye andıkları G.K.’den öğrendiklerini ve örgüt üyeleriyle beraber planlı bir şekilde organize olarak yaptıkları tespit edildi. Şahısların suç işlerken kameralara tanınmamak için şapka, bere, eşarp ve başörtüsü gibi eşyalar taktığı belirlendi.

    3 aydır teknik dinleme yapıldı

    Polisin, yankesici çeteyi 3 aydır dinleyip izlediği belirtildi. Çete üyelerinin telefon görüşmelerinde şifreli konuşarak polisten “Amcalar” diye bahsettiği, kendi aralarında toplanıp ’İşe çıkalım amcalar geliyor’ diye konuştukları belirlendi.

    Örgüt elebaşından ilginç sitem

    Örgüt lideri 65 yaşındaki G.K. polislere “Siz hala emekli olmadınız mı?” diye söylendi. Polisler de “Biz emekli olmadık fakat bu dosyayla seni emekli ederiz” şeklinde cevap verdi.

    Görüntüleri bile göz göre gire inkar ettiler

    Örgüt üyeleri polise verdiği ifadelerinde suçlamaları kabul etmedi. Bunun üzerine polisler delil olarak elinde bulunan görüntüleri gösterdi. Ancak deliller suçluları yalancı çıkardı.

  • (Özel Haber) Macaristan ana muhalefet liderinden Erdoğan’a destek

    Macaristan’da ana muhalefet partisi konumundaki Jobbik Partisi lideri Gabor Vona, “Cumhurbaşkanı Erdoğan güçlü bir lider. Bu nedenle batıdaki bazı ülkeler kendisini sevmiyor” dedi.

    Macaristan Parlamentosu’nda İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Gabor Vona, 15 Temmuz gecesi Türkiye’den gelen darbe girişimi haberiyle adeta yıkıldığını, ailesiyle birlikte haberleri üzüntüyle takip ederek büyük endişe duyduklarını söyledi. Macar-Türk Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı olduğunu da belirten Vona, Macaristan halkının ve şu an ülke siyasetindeki en büyük ikinci parti konumundaki Jobbik Partisi’nin Türkiye’nin ilelebet partnerleri olacağını belirtti.

    Gabor Vona, “Gerçek bir dost kötü günde tanınır. Her şey iyi olunca o kişiyle dost olmak kolaydır, ancak o kişi zor durumda olunca onun yanında sonuna kadar duran ve destek olan kişi gerçek dosttur. Biz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk halkının sonuna kadar arkasında olacağız ve destek vereceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin istikrarlı ve güçlü olması tüm dünyanın çıkarına olduğunu söyleyen Vona, “Birincisi, Türkiye’deki demokrasi tüm dünya için önemlidir. Eğer Türkiye’de kaos olursa bu tüm dünyaya sıçrar. İkincisi ise, Türkiye’nin istikrarlı olması Avrupa’nın güvencesidir. Türk halkının kaderinin kendi elinde olması gerekir. Türk halkı özgürce kendisini yönetenleri seçme kararını verir. Üçüncü konu da Macaristan’ın Türkiye ile olan ilişkileri ve tarihsel birlikteliği. Hem Jobbik Partisi hem de Hükümet Partisi Fidesz’in en önemli partneri Türkiye’dir. Siyasi, kültürel ve ekonomi alanındaki partneri Türkiye’dir, bu hiçbir zaman değişmeyecek. Türk ulusuna bu zor zamandan bir an önce kurtulması için başarı ve şans diliyorum. Türkiye askeri darbe girişimleriyle değil, şimdiye dek olduğu gibi halkının imanı, ekonomik kalkınması, çalışkanlığı ile yeniden dünya gündeminde olmasını diliyorum” dedi.

    15 Temmuz gecesi ve sonrası Türk halkının F16’lara, helikopterlere, tanklara karşı ölümü göze alarak karşı koyduğunu, özgürlük ve demokrasi için haftalardır ülke genelinde meydanlarda sabaha kadar nöbet tutmalarını büyük bir kahramanlık olarak gördüğünü ve gözlerinin dolduğunu söyleyen Macar siyasetçi Gabor Vona, “1956 Macar ihtilaliyle, 15 Temmuz darbe girişimi arasında paralel benzerlikler var. Biz Macar halkı o zaman Sovyet tanklarının üstüne çıkarak ülkeden gitmelerini istemiştik. Ne yazık ki başarılı olamamıştık. Türk halkı ise 15 Temmuz gecesi tankları üstüne çıkarak darbe girişimini durdurmayı başardı. Girişimin başarılı olmasının en büyük sebebi ise dünya liderleri arasında yerini alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halkına yaptığı çağrı oldu” açıklamasını yaptı.

    FETÖ’nün bir numaralı sanığı Fethullah Gülen ve cemaati hakkında bilgi sahibi olduğunu açıklayan Gabor Vona, Macaristan’da 2 okulu bulunan Gülen cemaatinin 15 Temmuz darbe girişimini düzenlediklerine dair haberleri aldığını, Türkiye sevdalısı bir Macar olarak Türkiye’nin rahat bırakılmasını istediğini kaydetti. Vona, “15 Temmuz darbe girişiminin ardında kim varsa en şiddetli bir şekilde cezalandırılması gerekir. Cumhurbaşkanı Erdoğan güçlü bir lider. Bu nedenle batıdaki bazı ülkeler kendisini sevmiyor. Türkiye’yi kimin yöneteceği kararını Batı değil, ABD ve Brüksel değil Türk halkı verecek” diye sözlerini tamamladı.

  • Babat aşiret liderinden Emniyet Müdürü Çetiner’e ziyaret

    Şırnak’ın merkeze bağlı Şenoba Beldesi’nde yaşayan, bölgenin önemli aşiretlerinden ve korucubaşı olan Babat Aşireti lideri Hazım Babat, İstanbul Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü Murat Çetiner’i ziyaret etti.

    Güneydoğu’da terörle 35 yıldır mücadele ettiklerini belirten Babat Aşireti lideri Hazım Babat, şark görevinin 2 yıl olmasına rağmen 4 yıl Şırnak’ta görev yapan Murat Çetiner’e ahde vefa ziyaretinde bulunduklarını belirtti. 15 Temmuz gecesi düzenlenen askeri cunta darbesini şiddetle kınadıklarını söyleyen Babat, “Darbe gecesinde Bakırköy çok daha kritik ve cuntacılar için önemliydi çünkü Atatürk Havaalanı ve Harp Okulu burada ayrıca Başkomutanımız Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın uçağı da buraya inecekti. Cuntacılar Bakırköy’de akla hayale gelmeyecek yöntemler denediler ama onların hesap etmedikleri bir şey vardı oda biz korucularla Şırnak dağlarında, Cudi’de, Gabar’da kahramanca teröristlerle çatışan çok tecrübeli değerli müdürüm Murat Çetiner’di. Biz müdürümüzü artık Şırnak İl emniyet müdürü olarak görmek istiyoruz biz onunla her yere gözü kapalı gideriz. Bizlerde korucalar olarak ülkemiz için her zaman şehit olmaya hazırız yeter ki bize görev verilsin yeter” dedi.

    Yapılan nazik ziyaretten dolayı Babat Aşireti lideri Hazım Babat’a teşekkür eden Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü Murat Çetiner, Polis teşkilatının her zaman vatandaşının yanında olduğunu belirtti. Halkın güveni ve huzuru için mesai mefhumu gözetmeksizin çalıştıklarını söyleyen Çetiner, “15 Temmuzda hepimiz için üzüntü verici bir gece yaşandı. Çok şükür İstanbul emniyet müdürlüğü ve ilçe emniyet müdürlüğümüzün tüm fertleri cuntaya geçit vermedi. Öte yandan Şırnak’ta teröre karşı en büyük mücadeleyi veren aşiretlerinden biri olan Babat aşiretinin lideri ve korucubaşısı olan Hazım Babat beyin ilçe emniyet müdürlüğümüze moral ve destek ziyaretinden dolayı kendilerine tekrar teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Kırım Tatar Liderinden İslam Ülkelerine Sitem, Rusya’ya Gözdağı

    Rusya’nın iki yıl önce ilhak ettiği Ukrayna’nın Kırım Yarımadası’nda Milli Meclisleri kapatılan Kırım Tatar halkının Lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, İslam İşbirliği Konferansı’ndan bekledikleri desteği alamadıklarını söyledi.

    Kırım Tatar halkının Milli Meclisi’nin kapatılmasına yönelik Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nden tepkili açıklamalar olduğunu hatırlatan Tatar halkının Lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, İslam ülkelerinden Rusya’ya yönelik bekledikleri tenkit edici bir açıklama bulamadıklarını ifade etti.

    Rus işgalinden kurtulmak için dünya kamuoyunda bütün diplomatik yolları kullanacaklarını ancak tahammüllerin sonsuz olmadığını söyleyen Kırımoğlu, aksi halde halkın ayaklanabileceği mesajını verdi.

    “İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI BEKLEDİĞİMİZ AÇIKLAMAYI YAPMADI”

    Kırımoğlu, “Rusya tarafından milli meclisimizin kapatılması elbette dünyada büyük bir tepkiye neden oldu. Birleşmiş Milletler tarafından, Avrupa Birliği tarafından en önemlisi İnternational Örgütü tarafından tepki gösteren önemli açıklamalar geldi. Bizim ise umudumuz davet edilerek katıldığım İslam İşbirliği Teşkilatı’nın açıklamalarındaydı. Ama maalesef öyle şey olmadı. Türkiye sağ olsun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bize yapılan baskıyı kendi konuşmasında anlattı. Fakat İslam İşbirliği Konferansı sonuç bildirisinde sadece ’İslam İşbirliği Teşkilatı, Kırım Tatarları’nın durumuyla ilgileniyor’ diye yer aldı. Burada rahatsızlık kelimesi bile yok. Biz elbette ilk önce böyle durum karşısında yanımızda İslam ülkelerini görmek isterdik. Çünkü Kırım Tatar halkı Kırım Yarımadası’nın Müslüman halkı böyle bir durumda olduğu zaman elbette İslam ülkelerinden keskin bir tepki bekleme hakkımız vardı. Eğer Müslüman dayanışması, İslam dayanışması var ise böyle bir durumda bize destek vermediler, bu dayanışmayı anlamıyoruz. İlk önce İran ve Mısır katiyen karşı çıktılar. Aslında Rusya’yı tenkit edecek bir kelime girsinler kesinlikle istemediler. Yani bu ülkelerin kendi çıkarları var. Burada İslam dayanışması gibi bir şey söz konusu bile değil. Maalesef böyle” dedi.

    “ÖNCELİĞİMİZ DİPLOMATİK YOLLAR, AKSİ HALDE TAHAMMÜLLER SONSUZ DEĞİL”

    Kırım Tatar halkının diplomatik yollarla başarılı olamaması halinde her şeyin yaşanabileceğini de ifade eden Kırımoğlu, “Kırım Tatar halkı işgal altında Rusya içerisinde hiçbir gelecek perspektif yok. Oradaki insan hakları korunması için tek bir yol işgalcileri oradan kovmak. Başka bir yol görmüyoruz. Onun için bütün dünya, uygar dünya bu yaptırımlara katılması lazım. Orada savaş olmaması için çünkü böyle yaptırımlar da yapılmayacak olsa orada çatışmalar çıkacak. İnsanların tahammülleri sonsuz değil. Ama biz isterdik ki bu kanla, savaşla değil de diplomatik yollarla yaptırımlar neticesinde Rusya mecbur kalarak işgal olan toprakları terk etsin. 21. Yüzyılda böyle davranışlar ’ben güçlüyüm benim silahım daha fazla’ diye başka ülkeye girip de onun toprağını kendi toprağına ilhak edecek olsa bu dünyada ne olacak. Her şey olabilir. Buna kesinlikle garanti bir şey olmaz demek mümkün değil” ifadelerini kaydetti.

  • Aczmendi Liderinden Fetö/pdy İle İlgili Çarpıcı Açıklamalar

    Aczmendi Harekatının Lideri Müslüm Gündüz, ‘Fadime Şahin’ olayının FETÖ/PDY Örgütü tarafından tezgahlandığını savunarak, örgütün kendisine 3 kez öldürücü suikast girişiminde bulunduğunu açıkladı.

    Adıyaman’da yayın yapan Mercan TV’de gazeteci Ömer Karakuş’un hazırlayıp sunduğu ‘Gündem Özel’ Programına katılan Aczmendi Harekatının Lideri Müslüm Gündüz, 28 Şubat, 17-21 Aralık Operasyonları, Ergenekon, FETÖ/PDY Örgütleriyle ilgili önemli açıklamada bulundu.

    “PARALEL ÖRGÜT BANA 3 DEFA ÖLDÜRÜCÜ SUİKAST DÜZENLEDİ”

    Katıldığı televizyon programında soruları cevaplayan Müslüm Gündüz, ‘Fadime Şahin’ olayında kendisine Paralel Örgüt’ün kumpas kurduğunu ifade ederek, “Bize yapılan baskında 437 polis çevre illerden toplatıldı. Basını ve diğerlerini hazırladıktan sonra bu baskın yapıldı. Bu baskını Paralel Yapı gerçekleştirdi. Bunların meselesi derin. Bunlar Risale-i Nur’u bir garnitür olarak kullandılar. Başından beri yapmak istediklerini, Risale-i Nur’u kullanarak yaptılar. Bunda kısmen muvaffak oldular. Risale-i Nur camiasında bunların tezgahına yatmayan hiçbir grup kalmadı. Risale-i Nur camiası içerisinde bunların yanlışta olduğunu söyleyen yalnız Aczmendi Hareketi yani benim. Bana da Elazığ’da 3 defa öldürücü suikast teşebbüsünde bulundular. O günkü mahalle gazetelerde bu yer aldı. Bunu yapanda aynı gruptur” dedi.

    Paralel ile mücadelenin Risale-i Nur ile olacağını savunan Müslüm Gündüz, Fetullah Gülen hareketinin Risale-i Nur ile insanları kandırdığını ve bunun panzehirinin Aczmendi Hareketi olduğunu aktardı.

    “ASKER HER ŞEY OLUR AMA VATAN HAİNİ OLAMAZ”

    Ergenekon Operasyonlarını değerlendiren Müslüm Gündüz, “Ergenekon Operasyonunun haklı taraf var. Ergenekon diye bir şey var. Şimdi ne kadar inkar ederlerse etsinler bu var. Cumhuriyetin kuruluşundan beri var. Yani bu Ergenekon ile FETÖ o gün güç mücadelesini girdiler. FETÖ bunları bastırdı. Genelkurmay Başkanlığı yapmış bir adama ‘teröristle işbirliği yapmış’ dedi. Bunu cemaat dedi. Genelkurmay Başkanı terörist olursa bir memlekette, daha neler olur. Ne kadar beğenmezsek beğenmeyelim, asker vatanperver olur. Yani asker her şey olur vatan haini olmaz. Ordunun tepesindeki Genelkurmay başkanına sen ‘hainsin’ diyor. Bunu hangi vicdan, hangi akıl, hangi insan kabul edilir. İfratın bu derecesi” diye konuştu.

    FETO/PDY Örgütüne yönelik yapılan operasyonları yetersiz bulan Gündüz, “FETO operasyonunu çok noksan görüyorum. Ama bundan daha fazlası olabilir mi onu da bilmiyorum. Çünkü bunların yanında bukalemun masum kalır. Bunlarda maksadına ulaşmak için mubah olmayan hiçbir şey yoktur. Böylesi bir teşkilatla mücadele etmek bin defa meydan harbi kazanmaktan zordur. Çok zor bir iş ama mutlaka bu işin sona erdirilmesi lazım, memleketin bu urdan temizlenmesi lazım” ifadelerini kullandı.

    Gündüz, “Erdoğan’a kimsenin gücü yetmeyecektir. Bütün dünya bir araya gelse, Türkiye’deki menfiler de bir araya gelse Erdoğan’a kimsenin gücü yetmeyecektir” şeklinde konuştu.