Etiket: Lideri

  • Myp Lideri Yılmaz: “Değişime Engel Olan Bahçeli Büyük Vebal Altındadır”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi eleştirerek, “Değişime engel olan Bahçeli büyük vebal altındadır. Bu seçimler sadece formalitedir. Bahçeli istese de istemese de milliyetçi irade bu ülkede değişimi yapacaktır” dedi.

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. Yılmaz yaptığı açıklamada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi sert sözlerle eleştirdi. “Değişime engel olan Bahçeli büyük vebal altındadır” diyen Yılmaz, “Bu ülkedeki siyasi tablonun tek sorumlusu Devlet Bahçeli’dir. Türkiye’de seçimler artık bir formaliteden öteye geçmemektedir. Siyasi partilerdeki işgaller bu seçimleri de bir öncekinin kopyası haline getiren formaliteler haline gelmiştir. 2009 MHP Kongresi’nde genel başkan adaylığımı açıkladığımda ’tek başına milliyetçi iktidar için Bahçeli bırakmalıdır’ demiştim. O günkü MHP tüzüğünü gece yarısı değiştiren Devlet Bahçeli aslında genel başkan olamıyordu. Ayrıca o tüzük değişikliği hukuki olmadığı için de Bahçeli’nin bugünkü genel başkanlığı da zaten tartışmalıdır” dedi.

    “Bu ülkede tek başına iktidar olma ihtimali yalnızca sağ parti için vardır” diyen Yılmaz, “Peki millet AK Parti yerine MHP için oy kullanmak istemiyorsa bunun sorumlusu MHP fikriyatı mı yoksa temsilde bulunan Genel Başkan mı? Siyaset kurumu tekel mi? Yoksa şahsi bir mülkiyet hakkı mı? Neden 20 yıldır bu milletin size iktidar vermek istemeyişini görmezden gelerek ben yerimde dururum 5. parti çıksın diyorsunuz? Siz çekilin bakalım millet yeni lider için de aynı şeyi mi düşünecek? Bu seçimlerden sonra sonuç ne olursa olsun ki üç aşağı beş yukarı bellidir. Sayın Bahçeli şapkasını önüne koyup kenara çekilmeli ve milliyetçi bir iradenin önünü açmalıdır” ifadesini kullandı.

    Ahmet Reyiz Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün AK Parti kadrolarına baktığımızda AK Parti kendi oyu dışında MHP tabanının oyu ile iktidar olmaktadır. Eğer bu oylar geri alınırsa kesin olarak AK Parti yerine MHP iktidar olacaktır. Fakat milletin istediği tek şey MHP sırtında kambur haline gelen Devlet Bahçeli’nin görevi bırakıp yeni nesil siyasilerin önünün açılmasıdır.”

  • CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan Siyasetçilere Çağrı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir politikacının alkıştan çok eleştiriye ihtiyacı vardır. Ders almaya ihtiyacı vardır. Vatandaş derdini anlatacak, biz de dinleyeceğiz. Yapmıyorsan siyasetten ayrılacaksın” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım 2015 tarihindeki genel seçim öncesinde Karabük’ün Yenice ilçesinde halka hitap etti. 7 Haziran sonrası yeniden seçim yapıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “7 Haziran’da seçim yaptık, bir daha sandığa gidiyoruz. Oysa normalde seçimi yapmıştık. Koalisyon olması lazımdı. Bir hükumet olması lazımdı. Ama bunu yapmadılar. Çünkü görev verilen kişi, iradesini başka bir yere ipotek etmiş durumdadır. Sizden isteğim bizim elimizi güçlü kılın. Türkiye, cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor. İşsizlik var, fakirlik var. Ben 7 Haziran öncesinde Türkiye’de 17 milyon fakir var demiştim. Yeni rakamlar çıktı. 22 milyon fakir var. 7 milyon hanede yaşıyorlar. 300 liranın altında geçiniyorlar. Bu durumda barışı, huzuru sağlamak mümkün değildir” diye konuştu.

    “HER GELEN KANDIRACAKSA BU ÜLKEYİ NASIL YÖNETECEKSİN”

    Emekliye, taşerona ve orman köylülerine destek vereceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, AK Parti hükumetini eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Burada aynı zamanda orman köylülerinin de olduğunu biliyorum. O kardeşlerim de dinlesinler. Vaidi fiyat uygulamasını kaldıracağız. Ormanda çalışan kim varsa sigortalı olarak çalışacaklar. İnsanca, hakça bir düzeni sağlamak zorundayız. Emekliye iki maaş ikramiyeyi niye veriyoruz? Huzur için. İnsanca bir düzen için. Taşeron niye kadrolu olsun? İnsanca, hakça bir düzeni sağlamak için. Eğer biz bunları yapmazsak bu memleketin hali ne olacak. Terör ne oldu da bu noktalara geldi. Düne kadar terör yoktu. Şimdi almış başını gidiyor. Bize ‘PKK bizi kandırdı?’ diyorlar. Siz çocuk musunuz? Allah aşkına PKK sizi kandırıyor. Siz ülkeyi, devleti yönetiyorsunuz. Bilmiyor muydunuz? Oturuyorsun masaya, sonra da ‘Bizi kandırdılar’ diyorsun. Sen o zaman bu ülkeyi nasıl yönetiyorsun? Her gelen seni kandıracaksa sen bu ülkeyi mi yöneteceksin?” şeklinde konuştu.

    “DEVLET AKILLA YÖNETİLİR”

    Türkiye’de yönetim boşluğu olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Devlet akılla yönetilir. Devlet mantıkla, bilgiyle yönetilir. Devlet kinle yönetilmez. Önyargıyla, kavgayla yönetilmez. Devlette bir boşluk var. Yönetimde bir boşluk var. Devleti kim yönetiyor? Bir tarafta Başbakan var, öbür tarafta Cumhurbaşkanı var. Devleti kim yönetiyor? Böyle bir yönetim boşluğu olmaz. Bu nedenle 1 Kasım’da sandığa giderken iyi düşünülmesi lazım gelir. Hepimizin elimizi vicdanımıza koymamız lazım gelir. Bu memleket bunu hak etmiyor” dedi.

    “SİYASET KÖŞEYİ DÖNMEK DEĞİLDİR”

    Türkiye’de milyonlarca kişinin işsiz olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, siyasetin zengin olmak amacıyla yapılmadığını söyleyerek şöyle devam etti:

    “Milyonlarca çocuğumuz işsiz. 2 milyon 250 bin Suriyeli geldi. Şimdi onlara da iş bulacaklarını söylüyorlar. Yahu senin çocuğun işsiz. Hani var ya meşhur bir laf, ‘Ayranın yok içmeye’ diye. Siz hiç şu lafı duydunuz mu? ‘İşsizliği şöyle çözeceğiz’ diye bir laf duydunuz mu? 13 yıldır ülkeyi yönetiyorlar. Siyasete girdiğim gün bütün mal varlığımı kamuoyuna açıkladım. Herkesin evinde akşam tencere kaynasın. Onurlu bir dış politika güdeceksin. Türkiye’yi başkalarının oyuncağı haline getireceksin. Siyaset budur. Siyaset, halka hizmet etmek demektir. Siyaset köşeyi dönmek demek değil ki. Siyaset vatandaşı soymak değil ki. Siyaseti de değiştirdiniz. Sizden isteğim, istirham ediyorum. Çok şükür aldığım maaşla geçiniyorum, benim saray merakım da yok.”

    “SİYASETÇİNİN DERS ALMAYA İHTİYACI VAR”

    Siyasetçinin alkıştan çok eleştiriye ihtiyacı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Bana her türlü eleştiriyi getirebilirsiniz. Başımın üstünde yeri var. Ama hiç kimse bana sen kul hakkı yiyorsun diyemez. Alın teri ve namusuyla çalışan herkes benim başımın üstündedir. Oy versin vermesin hiçbir vatandaşımızı ötekileştirmedim. Bu ülkede huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kavgayla değil, bu memleketi nereye getirdiler. Bir politikacının alkıştan çok eleştiriye ihtiyacı vardır. Ders almaya ihtiyacı vardır. Vatandaş derdini anlatacak, biz de dinleyeceğiz. Yapmıyorsan siyasetten ayrılacaksın.”

    Kılıçdaroğlu, mitingin ardından Düzce’ye hareket etti.

  • CHP Lideri Kılıçdaroğlu Mitingini Yağmur Altında Yaptı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kahramanmaraş’ta son durağı Pazarcık ilçesi oldu. Şiddetli yağmura rağmen partililer şemsiyeler eşliğinde Kılıçdaroğlu’nu tezahüratlarla karşıladı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde halka seslendi. Kendisini yağmura rağmen bekleyen partililerine teşekkür eden Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu, miting alanında vatandaşları selamladı. Türkiye’de huzur ve güveninin yolunun CHP’den geçtiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Yağmur yağıyor, şartlar iyi değil. Andırın’dayken haber geldi, burada ciddi bir yağmur yağmış ama sonuçta gönlümüz beraber. Bu ülke huzura ve barışa ihtiyaç duyan bir ülke. Size sözüm söz bu ülkeye huzuru ve refahı getireceğim. Bu ülkede herkesin kardeşçe yaşayacağı bir ortamı getireceğim. Çok bölündü Türkiye, çok ayrıştı. Siyaset kavga alanı değildir. Siyaset ülkenin sorunlarını çözmektir. Biz bu ülkenin sorunları çözmek için yola çıktık. Barışı, kardeşliği sağlamak için yola çıktık. Herkesin aş iş sahibi olması için yola çıktık. Bu ülkede fakirlik olmasın, 22 milyon yoksul vatandaşımız var. Yoksulluğu tarihe gömmek için yola çıktık. Bütün bunların yapılmasını istiyorsanız oylarımızı bölmeyeceğiz, ayrışmayacağız, bir arada olacağız, CHP’ye destek vereceğiz. Sizin için mücadele ediyorum. Sizin için kavga veriyorum. Sizin için alın teri döküyorum. Şunu sakın unutmayın Davutoğlu saray için çalışır, Kılıçdaroğlu halk için çalışır” dedi.

    Miting Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu’nun miting alanındaki vatandaşlara çiçek atmasıyla sona erdi.

  • MHP Lideri Devlet Bahçeli Çorum’da

    ÇORUM (İHA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1 Kasım’da kilitlenen Türkiye’yi millet iradesinin açacağını söyledi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Çorum İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’na katıldı. Burada partililere hitap eden bahçeli, 7 Haziran öncesi AK Parti ile yaptıkları koalisyon görüşmeleri, yeni dönemde hangi şartlar altında koalisyon kuracakları ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. 7 Haziran genel seçimleri sonrası koalisyon görüşmeleri için Başbakan Ahmet Davutoğlu’na randevu verdiklerini belirten Bahçeli, “Geldiklerinde Türkiye’nin genel siyasetinden bazı bilgiler aktardılar. CHP ile görüşmelerinden sonuç alınamadığını, böyle durum karşısında CHP- AK Parti koalisyonunun mümkün olmadığını ifade ettiler. Bazı konularda MHP düşüncelerini net ifade etmiştir. Televizyonlardaki yalanlara kapılarak AK Parti ile örtülü, gizli ilişkiler içerisine giren bir takım ülkücülere aldanarak, AK Parti’nin hayır propagandası ile MHP’yi suçlamaya kimsenin hakkı yoktur. Bunlardan bir tanesindeki görüşümüz azınlık hükümetinin kurulmasına MHP hayır diyorsa, ikincisi Meclis’te erken seçim kararı alınması için Meclis’i toplantıya çağırıp erken seçim kararı alınmasına erken seçime hayır diyor. Üçüncüsü bütün bunlar sonrasında Cumhurbaşkanının Anayasa’nın 116. maddesine dayalı olarak seçim hükümeti kurulması için cumhurbaşkanının böyle bir hükümetin kurulması ve Meclis Başkanını görevlendirerek 25 tane Bakanlar Kurulu’nun partilerin Meclis’teki temsil oranları çerçevesinde hangi partiye ne kadar bakanlık düşeceğinin hesaplanmasından sonra oluşacak olan temsil seçim hükümetinde MHP bulunmayacaktır. Orada bulunmaya da hayır diyoruz. Sebebi nedir? Meclis’e birçok çevrenin desteğiyle gelen PKK’nın siyasallaşmış unsuru olarak kabul edilen bir partiyi flu gördüğümüzü ifade ettik. Onlara oy veren vatandaşlarımızı saygıyla karşıladığımızı milli iradenin temsilcileri olarak algıladığımız ama onların oyuyla da olsa Meclis’e gelmiş olan PKK’nın uzantısı bir partiyi flu kabul ettiğimiz için onlarla birlikte seçim hükümetinde görev almaya da hayır diyoruz. Kala kala MHP ile AK Parti’nin koalisyonu kalıyor. Bazı çevreler, bunlar bir araya gelip koalisyon kurabilirler. Biz bu hayır düşüncelerimizi Davutoğlu ile bir araya gelmeden de kamuoyuyla paylaşmıştık. Bizim 4 ilkeyi kabul ederseniz sizlerle AK Parti-MHP koalisyonunu kurar, taşın altına elimizi değil, gövdemizi koylarız dedik” dedi.

    MHP’nin AK Parti koalisyonu için koyduğu şartları hatırlatan Bahçeli, “Anayasa’nın ilk 4 maddesinde tereddüde mahal bırakmayacak şekilde içten bağlılık ve saygının ispatı vazgeçilmez ön şartımızdır. Yani nedir bunlar milli devlet, üniter yapı, toprak bütünlüğü, başkentin Ankara olması, bayrağımızın al bayrak olması. Bundan ben Türk milliyetçisiyim diyen hiçbir insanın vazgeçmesi mümkün değil. Türkiye’nin yıkım ve çözülmesine hizmet eden çözüm sürecinin eksiksiz, bahanesiz tümüyle tasfiyesi müzakere kabul etmeyen talep ve beklentimizdir. Çözüm süreci tamamen ortadan kalkacak. Buzdolabında bulunmasının bize göre anlamı yok. Çözümün buzdolabında ise fişinin çekilerek çürümeye terk edilmesiydi. Türk devlet ve toplum hayatını felç eden, adalet ve ahlak kurallarını hiçe sayan rüşvet yolsuzluk vakalarının 17-25 Aralık kapsamında ucu kime dayanırsa dayansın üzerine gidilmesi tartışmasız isteğimizdir. Dördüncüsü anayasal yetki ve sorumlulukları çiğneyen, hiçbir kurul tanımayan cumhurbaşkanının yasal görevinin gerektiği meşru ve hukuki zeminde bulunması istikrarlı ve sağlıklı koalisyon için aradığımız temel şarttan birisidir. Bunu cebimden çıkardım. Kendisine olduğu gibi okudum. Eğer bu 4 ilke kabul ediliyorsa hemen siyah çantaya elimi uzattım. O çantayı açtım koalisyon nasıl kurulacak, MHP’nin ilkeleri ve öncelikleri nelerdir, protokolü nasıldır, Bakanlar Kurulu’nun dağılımı nasıldır, bunları gündeme getirir, bunlar üzerinde tartışırız. Bu 4 maddeyi kabul ettiğiniz anda dosyalar açılır, tekrar görüşülür, bütün bunlardan sonra isterseniz Kuran’a da el basarız milletin huzurunda. İnançlı insanlarız, daha bağlayıcı, caymaz davranışı da sergileyebiliriz” diye konuştu.

    Bahçeli, bu konularda bir şey söylemeden kendilerinden ayrılanların dışarıya çıktıktan sonra ‘Bunlar koalisyon kurma derdinde değil, bunlar her zaman hayırcı’ diyerek MHP’yi suçlamalarını da siyaseten, ahlaken bağdaşmayan utanç verici davranışlar olduğunu söyledi. MHP’nin hayırlarının millet için hayırlı olduğunu kaydeden Bahçeli, “Türkiye’nin bölünmesine evet diyorsanız biz hayır diyoruz. 17-25 Aralık hırsızlığa, yolsuzluğa evet diyorsanız, bir hayır diyoruz. Çözüm sürecine evet diyorsanız biz hayır diyoruz. Cumhurbaşkanının Çankaya Köşkü yerine kaçak sarayda oturmasına siz hayır diyorsanız biz evet diyoruz. Ama ille de kaçak sarayda oturacak diyorsanız biz hayır diyoruz. Bizim hayırlarımız milletimiz için hayırlı olandır. Tüm bunların altında yatan AK Parti’nin herhangi bir şart altında bir başka partiyle koalisyon kurup hükümet olması halinde kendilerinden bazı hesapların, bazı alınan kararların, yolsuzlukların hesabı sorulacak, yüzleşilecek korkusudur. Bu korku Recep Tayyip Erdoğan’ı sardığı için seçim yapmayın da ne yaparsanız yapın, tekrar milletin huzuruna gidelim 400 milletvekili isteriz, tek başımıza iktidar oluruz hevesidir. Türkiye bu yönüyle kilitlenmiştir. Çıkış yolu millet iradesi olmuştur. 1 Kasım’da kilitlenen Türkiye’yi millet iradesi açacak. Önümüzdeki günlerin önemi buradan geliyor 1 Kasım seçimleri bu yönüyle önemlidir. Birinci görevimiz sandığa gitmektir. İkinci görevimiz oyumuzu mutlaka ve mutlaka gönlünden geçen partiye rahatlıkla verebileceği güvenliğin sağlanmasıdır. Üçüncü görevimiz Türkiye’nin bu genel gidişatına karşı MHP’nin duruşunu, kararlılığını, samimiyetini ülke yönetimine yönlendirebilecek siyasi başarının elde edilmesidir. Tek başına iktidar olmayı hedefliyoruz. Bu hedefimizden vazgeçmeyeceğiz. Bu hedefe hiçbir parti ulaşamaz ise kaygılanma aziz milletim, 4 şartı kim kabul ediyorsa HDP dışında hükümet olmaya, elimizi taşın altına, gövdemizi taşın altına koymaya hazırız. 1 Kasım seçimleri inşallah hayırlara vesile olur. MHP’de koalisyon kurma şartlarına da hazır haldedir. Ve bunu da başarmak mecburiyetindeyiz” diye konuştu.

    Bahçeli, ülkücülerden AK Parti’ye oy veren vatandaşlarla karşılaştıklarında onlara “Türkiye’yi Recep Tayyip Erdoğan’ın korkusu uğruna felakete sürüklemeyiz. Recep Tayyip Erdoğan’ı korumak, onu tek başına iktidara taşıma gibi bir mecburiyetimiz yoktur” demelerini istedi. AK Parti yöneticilerinin vesayet altında olduklarını savunan Bahçeli, “Onların Recep Tayyip Erdoğan’dan vazgeçecekleri yok. Ama AK Partili kardeşim sen Recep Tayyip Erdoğan yerine ülkenden vazgeçme. Yoksa bunun vebali altında kalırız” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’de bir sessiz öfke olduğunu, halkın olaylar karşısında öfkesini dışarı vuracağı yerde sesiz kalmayı tercih ettiğini söyleyen Bahçeli, “Vatandaş biraz uzakta kalıyor diye kendinizin geleceğinizden şüphe etmeyiniz. Vatandaş sizi seviyor. Sevmemesi için de sebep yok. Ama sessiz öfke sandıkta patlarsa milletimiz ve demokrasimiz açısından hayırlara vesile olur. Sandıkta patlamak iktidar değişikliğini beraberinde getirir. Ama bu mümkün olmazsa bu sessiz öfke ’Artık ümidim kalmadı, bu memleketin gidişatı hayırlı değil, ne olduğu meçhul bir haldeyiz, zulüm var, baskı var, otorite var, diktatorya var’ derse o zaman bu baskılar sokakta patlarsa kardeş kavgası kapının önünde demektir. Herkesin aklını başına alması gerek. Bu gerçeklerle hareket edin. Son 3 günümüz kaldı. Çalmadık kapı bırakmayın” dedi.

    Siyasi hayatın en kurnaz kesimin muhtarlar olduğunu söyleyen Bahçeli, “Köye gelip gidenlerle köyün sorunlarını nasıl çözdüğünü, köye gelip gidenleri nasıl ağırladığını muhtara sorun. Nasıl onları sevgi ile karşılayıp ikna ettiğini muhtara sorun. Köylüyü ikna edip, köyden gelen herkesi ikna edecek de bir sarayda bir lokma yemek yedi diye Recep Tayyip Erdoğan’a inanacağını mı zannediyorsunuz. Kaçak sarayda bulunanların kim olduğu önemli değil, oraya gidenin ne kadar ikna olduğuna baktığınız vakit kendi kendini kandıran sadece Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye konuştu.

  • MHP Lideri Bahçeli: “Hayırda Hayır Var”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bu aziz millette bir sessiz öfke birikimi var. Bu sessiz öfke birikimi bir gün bir yerde patlayacak” dedi.

    Amasya’da partililerle buluştuğu toplantıda ülkenin iyi yönetilmediğini, asayişsizlik ve her türlü ahlaksızlığın kol gezdiğini öne süren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Allah muhafaza bu demokrasi dışında patlamasın. Demokrasi dışında patlar ise ülkede kardeş kardeşe kavgaya tutuşur. Çatışmalar olur ve Türkiye’nin hiçbir şart altında huzuru kalmaz. Öyleyse bu patlama demokrasi içinde olmalı, sandıkta olmalı. Sandıktaki patlamada Adalet ve Kalkınma Partisi oy kaybına uğramalı, arkasından gönlünüz hangi partiyi istiyorsa onda ilerleme olmalı” diye konuştu.

    “PKK, KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİZİ TEMSİL ETMEMEKTEDİR”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’na seslenen Bahçeli, “İkide bir deklarasyon toplantısı yapalım. Şöyle yapalım diye PKK’ya soluk verip milleti aldatmak, çözümsüzlüğü diğer partilerle paylaşmaya gerek yok. Serok Ahmet sana sesleniyorum. PKK’nın kökünü kazımaya niyetliysen deklarasyon yazmaya, karşılıklı görüşüp birbirimize yalancı tebessüme gerek yok. Kökünü kazıman için ne yapıyorsan Milliyetçi Hareket Partisi arkandadır. Her kim ki PKK’nın siyasallaşmasını istiyor. ‘PKK terör örgütü değil’ diyorsa. Hangi partiden olursa olsun o PKK’nın yandaşıdır. O PKK’lıdır. PKK terör örgütü değilse 20 Temmuz’dan bu yana yüzleri aşan polis ve Mehmetçiğimiz şehit olurken ona ne isim vereceksin ey şerefsizler. O yüzden PKK terör örgütüdür. Etnik temelli bölücülük yapmaktadır. Kürt kökenli kardeşlerimizi temsil etmemektedir” şeklinde konuştu.

    AK Parti ile yaptıkları koalisyon görüşmelerindeki savundukları maddelerden birinin de Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’daki sınırlarına çekilmesi olduğunu anlatan Bahçeli, “10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçilmiş olan fakat Anayasa’daki çizgiyi aşan, parti başkanı mı, devlet başkanı mı, Serok Ahmet’i vesayete almış bir kişi mi, ne idüğü belirsiz olan Cumhurbaşkanı’nın Anayasa çizgisine çekilmesi, Çankaya’ya kaçak saraydan gidip oturmasıdır” ifadelerini kullandı.

    “BUZDOLABI YETMEZ, FİŞİNİ ÇEK”

    MHP’nin “Hayırda hayır var” dediğini yineleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

    “Bir koalisyon kurulduğunda çözüm sürecinin nasıl biteceğinden korkuyorlar. Buzdolabına almışlar, buzdolabı yetmez, fişini çek, onu orada kokut, sonra at. Silahlar betona gömülecekmiş. Niye betona görmüyorsun. Bir gün gelir birileri betonu kırar çıkartırlarsa ne olacak. Ney yapmamız lazım. PKK’yı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne teslim edeceksiniz. Silahlarının hepsi silahlı kuvvetlerimize ve emniyet güçlerimize teslim alınacak ve bir envanter yapıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne emanet edilecek. Bunlardan katil, ihanetçi kim varsa hepsinden yüce adalette hesap sorulacak, masum olanlar yuvalarına, katil ve suçu olanlarda cezaevine gönderilecek. Bunları yapmaktan korkuyorlar. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu kararlılığından korkuyorlar.”

    Bahçeli, Amasyalılardan 7 Haziran’da az bir fark ile seçilemeyen adayları Mehmet Sarı ve diğer adaylarına destek istedi.