Etiket: Lezzeti

  • Çocukların vazgeçilmez lezzeti leblebi tozu kurabiye oldu

    Eskiden mahalle bakkallarında satılan ve çocukların adeta ellerinden düşürmeyip keyifle yediği leblebi tozu, artık Eskişehirli bir girişimci tarafından farklı bir lezzette sunuluyor.

    Yıllar önce çocukların vazgeçilmez lezzeti olan leblebi tozu günümüzde yeni nesil tarafından pek ilgi görmese de, kurabiyelerin içine katılarak farklı bir tat oluşturdu. Eski zamanlardan, çocukluğumuzu anımsatan, “aman konuşma, boğazına yapışır” denilen leblebi tozu şimdilerde daha farklı alanlarda daha çok ilgi görür hale geldi. Bu sevilen toz, artık kurabiyelere, dost sohbetlerine, kadınların günlerine misafir oluyor.

    Eskişehir’de 2016 yılında patentini dahi alıp leblebi tozundan kurabiye yapan Murat Shafii, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır yaptığı unlu mamul üretiminin ardından şimdi sadece bu işi yapmaya yöneldi. Girişimci Shafii, leblebi tozunu kurabiyede özellikle yeni nesillere bu şekilde tanıtarak o tadı almalarını sağladıklarını söyledi. 80 ve 90’lı yıllarda bakkallarda dahi satılan ve çocukların en güzel tat aldığı leblebi tozunun artık unutulmaya başlandığını, bundan dolayı da leblebi tozunu değerlendirmek amaçlı böyle bir kurabiye yaptıkları belirten Shafii, “Buna Talkan kurabiyesi diyoruz. Çocukken, leblebi tozuna şeker katılıp onu yerdik, onun adına talkan denirdi. Tam da kurabiyeye benzemiyor. Bizimki farklı, patentini aldığımız bir ürün. Uzun çalışmalar sonucu, ARGE’sini yaptığımız, geliştirdiğimiz, bayağı bir emek harcadığımız, sadece bizde olan, güzel bir ürün. Taklitleri var, ama onlar un kurabiyesi şeklinde, bizimkisi un kurabiyesi şeklinde değil” dedi.

    “Tok tutma özelliği olduğu için sahurda yenebilir”

    Bu kurabiyenin leblebiden dolayı doğal, sağlıklı olduğunu ve tok tutma özelliği bulunduğunu dile getiren Murat Shafii, “Kurabiyemizde glikoz kullanmıyoruz, trans yağ yoktur. Çocuklar, bayanlar, özellikle hamile kadınlar bunu afiyetle yiyebilirler. İçinde leblebi olduğu için mideye faydası vardır. Vücudunun direncini arttırır. Tok tutma özelliği olduğu için sahurda yendiği zaman acıkmayı engeller. Sağlıklı bir besindir” ifadelerini kullandı.

    Bu ürünün patentini aldıklarını ve vatandaşların merdiven altı, etiketsiz ürünlere dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Shafii, “Patentini aldığımız halde nerede yapıldığı belli olmayan, etiketsiz merdiven altı üretimler var. vatandaşları da buradan uyarmak istiyoruz, etiketsiz, nerede yapıldığı belli olmayan ürünlere dikkat etsinler. Sağlık açısından bu tür ürünleri tüketmesinler. Bizim Tarım Bakanlığımızdan iznimiz, patentimiz var. Uzun zamandır yaptığımız bir ürün, sırf bu ürünü yapıyoruz. Başka bir alanımız yok. Düzgün bir şekilde vatandaşlara sunuyoruz” şeklinde konuştu.

    “Eskişehir’e has bir ürün olma yolunda ilerliyor”

    Vatandaşlar tarafından çok beğenildiğini ve Eskişehir’e has bir ürün olma yolunda ilerlediğini anlatan Shafii, “Odunpazarı bölgesinde turistler tarafından bu kurabiyemiz çok rağbet gördü. Eskişehir’e has bir ürün olma yolunda, elimizde geldiği kadar müşterileri memnun etmek, ağız tadına hitap etmek için bu ürünü geliştirdik. Herkes çok memnun, geçmişe döndüğünü, çocukluğunu hatırladığını söylüyor. Biz de bundan keyif alıyoruz. Vatandaşları geçmişe bir yolculuk yaptırıyoruz diyebiliriz. Geçen sene piyasaya çıktı, bu sene yavaş yavaş tutulmaya başladı. Şehir dışından da talepler var. İstanbul, Ankara, diğer iller olsun kargoyla yolluyoruz” diye konuştu.

    Eskiden leblebi tozu olarak tüketilen, şeker katıldığı için Talkan ismi verildiğini belirten Murat Sahfii şunları söyledi;

  • Bursa’nın Lezzeti Brezilya’yı Büyüledi

    Bursa’nın ünü dünyayı saran meşhur kestane şekeri Brezilyalılarından yoğun ilgi görüyor. Kardelen, Cardelion ve Yaylacık markalarıyla kestane şekeri üreten İlka Şekerleme, birçok ülkeye yaptığı ihracat zincirine Brezilya’yı da ekledi.

    Kardelen, Cardelion ve Yaylacık markalarıyla kestane şekeri üreten İlka Şekerleme, Brezilya’ya kestane şekeri ihracatına başladı. Mayıs ayı başında düzenlenen Brezilya Gıda Fuarı’na (Apas Feira 2016) Cardelion markasıyla katılan İlka Şekerleme, fuar dönüşünde ilk siparişi aldı.

    İlka Şekerleme Ticaret Müdürü Deniz Utku Özdemir, Avrupa ve Ortadoğu’dan sonra Güney Amerika ülkesi olan Brezilya’ya ilk ihracatı gerçekleştirdiklerini söyledi. Brezilya’da Mayıs ayı başında katıldıkları gıda fuarında verimli görüşmeler yaptıklarını söyleyen Özdemir, “Fuar süresince yaklaşık 10 bin kişiye kestane şekerini tattırdık. Ürünlerimiz bu ülkede çok beğenildi. Fuarda yaptığımız görüşmeler olumlu geçti ve ilk parti sipariş geldi” dedi.

    Deniz Utku Özdemir, dünya genelinde Fransızların ürettiği kestane şekerlerinin pazara hâkim olduğuna dikkat çekerek, “Dünyada gıdayla ilgili yurt dışı fuarlara katılarak, Bursa Kestane Şekerini tüketicilerin beğenisine sunuyoruz. Fransız ürünlerinin aksine bizim ürünlerimizde şeker oranının düşük olması, kestane tadının öne çıkması olumlu bulunuyor” dedi.

    İlka Şekerleme Genel Müdürü Mümin Akgün de Brezilya’ya ilk ihracatı yaptıkları için mutlu olduklarını söyledi. Akgün, fuarların tanıtım için önemli fırsat kapıları olduğunu da belirterek, “Biz katıldığımız fuarlarda kestane şekerinin yanı sıra Bursa’yı da tanıtıyoruz. Standımız gelen ziyaretçilere kestane şekerinin yanı sıra Bursa’nın tarihi turistik yerlerini gösteren İngilizce hazırlanmış Bursa Şehir haritaları dağıtıyoruz” dedi.

  • Gurme Şövalyeleri Lezzeti Adana’da Buldu

    Dünyanın en eski gurme tadımcı kuruluşu Chaine des Rotisseurs üyeleri, Sheraton Adana Otel’deki Villa Mare Restaurant’taki lezzet şöleninde biraraya geldi.

    Tarihi ortaçağa uzanan, yıllar sonra 1950’de yeniden kurulan ve ortak ilgi alanı yemek sevgisi üzerine kurulu, erkek üyelerinin “Şövalye” olarak adlandırıldığı Chaine Des Rotisseurs üyelerinin katılımı ile gerçekleşen yemeğe, Chaine Des Rotisseurs Türkiye Başkanı Mohamed Hammam, Adana Bölge Başkanı İlter Varinli, yönetim kurulu üyeleri Levent Uğurses, Uğur Paksoy, Selçuk Savaşan, Cem Baysan ve Sheraton Adana Otel Genel Müdürü Şenda Barreto Gomez ev sahipliği yaptı. Oteldeki Villa Mare Restaurant’ta düzenlenen akşam yemeğinde konuklar, Executive Chef Sedat Köseoğlu ve ekibi tarafından çok özel bir menü ve şaraplar ile ağırlandı.

    ŞEF SEDAT KÖSEOĞLU SUNDU

    Yemeği sunan Sheraton Adana Otel Executive Şefi Sedat Köseoğlu, Fransız Cordon Bleu Aşçılık mezunu olup Gordon Ramsay, Marco Pierre White gibi birçok ünlü isimle çalıştı ve aynı zamanda Chain Des Rotisseurs üyesi olup Vice Conseiller Culinaire görevinde bulunuyor. Modern Avrupa Mutfağı ve Michelin Star kalitesinde hazırlanan menüde, 7 ayrı sunum gerçekleşti.

    BİRBİRİNDEN ÖZEL LEZZETLER

    Hollanda’dan özel getirtilen kaya istiridyesi, tutku meyvesi caviar ve mini cress ile açılış yapılan bu özel gece, tavuk ciğeri parfe milföy, deniz tarağı, kırmızı şarapta dil balığı ile mojito sorbe, kuzu sırtı ve ödül kazanmış pavlova tatlısıyla sonlandı.

    Chaine des Rotisseurs üyeleri yemek esnasında birbirinden leziz yemekleri tadarken bir yandan da kendilerine hazırlanan bu özel yemeklerin içeriklerini dinledi. Tüm katılımcılar için keyifli bir atmosferde gerçekleşen bu lezzetli akşam yemeği ve gösteri sonunda, özel geceyi hazırlayan Executive Chef Sedat Köseoğlu ve Genel Müdür Şenda Barreto Gomez, Yiyecek ve İçecek Müdürü Ahmet Bakay, mutfak ve servis ekibi, Gurme Şövalyeleri Türkiye Başkanı Mohamed Hammam ile yönetim kurulu ve konuklar tarafından tebrik edildi.

  • İzmir’in 1800 Yıllık Lezzeti: Radika

    Çocukken; tohum kısmını üfleyince üzerindeki beyaz tüycükleri uçuşan ve taze hali sarı renkte olan; dağ, ova ve şehirde, iki kaldırım taşının arasında bile var olabilen, Ege’nin sevilen lezzetlerinden radikanın adının ilk defa 1800 yıl önce Roma döneminde yazılan bir kitapta yer aldığı ortaya çıktı.

    300’e varan çeşidiyle, doğanın Ege Bölgesine sunduğu en büyük armağanlarından olan otların, tarihte de önemli kaynaklarda yer aldığı ortaya çıktı. Ege yemek kültürüyle ilgili tarihi araştırma yapan Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Arkeolog Prof. Dr. Recep Meriç, radikanın, 1800 yıl önce Smyrna (İzmir’in eski adı)’nın önemli bir lezzeti olduğunu keşfetti. Geçen hafta sonu 7.’si yapılan Alaçatı Ot Festivalinin temasının da radika olduğu görüldü.

    M.S. 190 YILLARINDA KALEME ALINDI

    Torbalı’daki Metropolis Antik kentinde 15 yıl kazı başkanlığı yapan Yaşar Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü Öğretim Üyesi Arkeolog Prof. Dr. Recep Meriç, radikanın adına antik dünyanın aynı zamanda gastronomi yazarı olan Naukratisli Athenaios’un M.S. 190 yıllarında kaleme aldığı Deipnosophistai (Gastronomlar, Yemek uzmanları) kitabında rastladığını söyledi.

    Konak Belediyesi’nin İZKA projesi kapsamında hazırlattığı İzmir’in Gizli Kültür Cevherleri kitabında yazdığı İzmir’e Kısa Bir Bakış bölümünde Ege otlarıyla ilgili de tarihsel bilgiler verdiğini aktaran Prof. Dr. Meriç, “Yaptığım araştırmada, Deipnosophistai kitabında, Smyrna’da yetişen thridaka isimli ottan bahsedildiğini gördüm. Thridaka kelimesinin söylenişi, ses benzerliğinden dolayı yüzyıllar içinde biraz değişse de radika biçimini alarak günümüze kadar ulaşabilmiş” dedi.

    “OTLAR, İZMİR’İN YEMEK KÜLTÜRÜNDE ÖNEMLİ YER TUTUYOR”

    Ege ve İzmir’de, yemeklik ot kültürünün günümüzde tekrar canlanması için yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve bazı yemek yazarlarının konuya önem verdiğini belirten Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Tarihi 8 bin 500 yıl öncesine dayanan İzmir’in, yöresel yemek kültüründe otların her zaman önemli yer tuttuğunu birçok kitapta görüyoruz. Hem sağlıklı yaşam ve hem de yerel kültürlerin yaşaması açısından son dönemde yapılan tanıtım çalışmalarının yararlı olduğunu düşünüyorum. Radikanın yanı sıra doğada yetişen diğer otlar arasında kuzukulağı yani labada, Eski Yunanca’da Lapothon olarak karşımıza çıkıyor. Cibez, turp otu ve şevketi bostan da binlerce yıldır kültürümüzde olan şifalı ot.”

    ŞİFA KAYNAĞI

    Potasyum başta olmak üzere kalsiyum ve diğer mineraller açısından zengin bir besin olan A ve C vitamini ile torexacin, retinol, levulin, inulin gibi bileşikler içeren radika, vücuda güç ve zindelik veriyor. Göğsü yumuşatan ve öksürüğü kesen bu şifalı ot, idrarın sökülmesi ve safra salgılarının artmasında fayda sağlıyor. Mesane ve kalın bağırsak iltihaplarını gidermekte de faydalı olan radika; anne sütünü artırıyor, sarılığa, gut hastalığına, uykusuzluğa, karaciğer şişkinliğine iyi geliyor. Böbrek ve safra taşlarını düşürmeye yardımcı olan antik lezzet radikanın yaprakları salata olarak tüketilebiliyor. Kökü kurutulduktan sonra öğütülerek kahve yapımında da kullanılan radikanın yaprakları, kaynatılıp lapa haline getirildikten sonra harici olarak egzama ve sivilcelerin üzerine sürülürse faydalı oluyor. Ayrıca, cildi temizleyici ve nemlendirici etkisi nedeniyle yüz maskelerine de katılabiliyor.

  • Besaş’ın Yeni Lezzeti Hamburger Ekmeği

    BURSA (İHA) Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Bursa Ekmek ve Besin Sanayi A.Ş. (BESAŞ) tarafından üretilen besleyici ve besin değerleri yüksek ‘Hamburger Ekmeği’, vatandaşların sofralarını süslemeye başladı.

    İçeriğinde un, su, tuz, maya, yağ, şeker ve kalsiyum propiyonat bulunan hamburger ekmeğine, tüm BESAŞ satış noktalarından ulaşılabiliyor. Günlük atıştırmalık ve öğrencilerin okulları için hazırlanan beslenmelerinde kullanılabilmesi amacıyla üretilen hamburger ekmeği, 4’lü ambalajlarda 280 gram olarak 1,25 TL’den satılıyor. BESAŞ Arge tesisleri tarafından biri 70 gram ve toplam 280 gram olarak üretilen hamburger ekmeğinin her biri 188 cal. enerji içeriyor. 5 gün boyunca tazeliğini koruyan hamburger ekmeği, çocuklar kadar annelerinin de beğenisini kazanacak.

    Öğrencilerin daha iyi beslenmelerine yardımcı olacak günlük vitamin, mineral, protein ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayacak yeni bir ürün olan ekmek, gelişme çağındaki çocukların okul çatasındaki yerini alacak önemli bir besin kaynağı.

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve BESAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Recep Altepe, yerel yönetimlerin halkın yaşamını kolaylaştırıp sağlıklı çalışmalar yapmaları gerektiğini söyledi. Başkan Altepe, bu anlayışla BESAŞ’ı daha da geliştirerek halkın sağlıklı besin kaynağına ulaşmalarını sağlamaya çalıştıklarını vurguladı.

    BESAŞ’ın şu anda Bursa’nın en büyük, Türkiye’nin ise 3. büyük fabrikası konumunda olduğunu anlatan Başkan Altepe, “BESAŞ dünya standartlarındaki teknolojisi ile Bursalılara layık oldukları ürünleri ulaştırmada öncü olmaya devam edecek. BESAŞ olarak müşteri istekleri doğrultusunda ürün çeşidini arttırmak ve iyileştirmek için sürekli çalışıyoruz. 1,25 TL’ye satılacak ama içindeki değerler açısından çok önemli besin kaynağı olan hamburger ekmeğini üretmeye başladık. Öğrencilerin bu ekmeği çantalarına koymaları sağlıklı beslenmeleri açısından yeterli olacak. Anneler de çocuklarına evde hamburger yapma imkânı sunabilecek” diye konuştu.

    BESAŞ, 30 yılı aşkın zamandır Bursa halkına sağlıklı ve ekonomik ekmek ulaştırma hedefiyle çalışmalarını sürekli geliştiriyor. Son 5 yılda büyük adımlar atan BESAŞ, 4 olan ekmek çeşidini son katılan hamburger ekmeği ile 24’e çıkardı