Tokat’a has damak tatları arasında yer alan ‘yağlı’, kahvaltıların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
Tokat’ta un ve yağ karışımından yapılarak kara fırınlarda özel tavalarda pişirilen yağlı, lezzeti ile hamur işleri arasında yer alıyor. Sabahın erken saatlerinde sıcak yağlı yemek isteyenler fırınların yolunu tutarken, yaşanan yoğunluk nedeni ile bir süre sıra beklemek durumunda kalabiliyorlar. Simit arabalarında satılan yağlılar ise donmasın diye ısıtılarak sıcak tutulmaya çalışılıyor. Özel yapılan camlı kol sepetlerinde sokak ve mahalle aralarında yağlı satanlar ise “kaynar kaynar yağlı” diye bağırarak evlere servis yapıyor. Yağlının tanesi 75 kuruş ile 1 TL arasında satılıyor.
DEDE MESLEĞİ YAĞLICI
Dededen kalma mesleğini 55 yıldır sürdüren Tahir Çelik, özel olarak getirttikleri paket yağdan yağlı yaptıklarını kaydetti. Yağlı hamurunu mermerde ince olarak elle açıldıktan sonra katlarken arasına yağ sürdüklerini ifade eden Çelik, daire şeklinde açılan hamurun yaklaşık 15 santimetre civarında olduğunu söyledi. Sade olarak yapılan yağlının yanı sıra çökeleklisinindi yapıldığı ifade eden Çelik, “Yağlı hamurunun gece saatlerinde hazırlanır. Sabahın erken saatlerinden ise odun ateşinde özel tavalarda pişirilmek üzere fırına verilir. Yaklaşık 7-8 dakikada hazır olan yağlı genelde çayla birlikte tüketilir. Yağlımızda un, tuz ve yağdan başka bir katkı maddesi olmaz” dedi.
İl dışında gelen siparişleri karşılamaya çalıştıklarını ifade eden Çelik, derin dondurucuya konulan yağlıların bir yıl içerisinde tüketilebileceğine dikkat çekti.
BU LEZZET TOKAT’TAN BAŞKA YERDE YOK
Dede ve baba mesleğine devam eden Yavuz Çelik ise yağlının üçüncü göbek atalarının başlatmış olduğu bir yemek kültürü olduğunu ifade ederek, “Tokat yağlısının yaklaşık 100-150 yıllık bir geçmişi var. Bu yöresel lezzet, Tokat’ın haricinde olmayan bir şey. Sadece sabahları belirli saat dilimleri içerisinde yapılır ve tüketilir. Sabah haricinde yapılmaz ve yenmez. Sıcak sıcak yenilir” diye konuştu.
YURT DIŞINA KADAR GİDİYOR
Çelik, yağlının yurt dışına kadar gönderdiklerini ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Ama Tokatlı hemşerilerimiz istiyor. Başka şehirlerin insanları bilmediği için onlara aşırı yağlı geliyor. Fakat yaptığımız bir yağlıda bir poğaçadan yüzde 20 oranında daha az yağ var. Yağlı sıcak yendiği için yağ görünüyor. Ama poğaça soğuk yendiği için yağ belli olmuyor. Bir poğaça yağlıdan daha fazla yağlıdır. Yağlı taş fırında yapılır. Evlerde veya doğalgazlı fırınlarda yapılmaz.”
TOKAT YAĞLISI BİR SANAT ESERİ
17 yıldır simit ve yağlı satan Salih Alkan ise Tokat’ta yağlı ile simidin birlikte satıldığını ifade ederek, “Tokat’ta yağlı olmazsa olmazlar arasında. Yağlı olmazsa simitte satılmaz. Çünkü onun kardeşi odur. Tokatlının en fazla tercihleri arasında yer alan yağlı farklı bir lezzet. Diğer illerde Tokat yağlısı yapmayı düşünenler oldu ama yapamadılar. Çünkü o bir sanat eseri” şeklinde konuştu.
Son dönemlerde menülerde ayrılmaz ikili olarak göze çarpan balık ve helva birlikteliğini uzmanlar da onaylıyor. Balık tüketiminden sonra fırında kızartılarak servis edilen helva, hem protein-karbonhidrat dengesini sağlıyor hem mide asit dengesini koruyor hem de balıkta bulunan OMEGA-3’ün emilmesini kolaylaştırıyor.
Türkiye’nin birçok bölgesinden gelen yöresel ürünler Edirne’de buluştu. Kayseri’nin pastırması, Karadeniz’in tulum peyniri başta olmak üzere birçok özel lezzet ’Yöresel Ürünler Fuarı’nda Edirnelilerin beğenisine sunuluyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yurt, Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti girişine kurdukları kıl çadırda yöresel ürünlerin ziyaretçilere sunulduğunu söyledi.
Siirt mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden büryan kebabı yaz-kış demeden tüketiliyor.