Etiket: lezzet

  • Mudanya’da “Lezzet Şenliği”

    Mudanya ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Lezzet Şenliği” Bursa’dan gelen günübirlikçilerin akınına uğradı.

    Mudanya Lezzet Şenliği Mütareke Meydanı’nda yapıldı. Çeşitli ürünlerin satıldığı tezgahlar ilgi gördü. Gıdadan takıya, giysilerden her türlü hediyelik eşyaya, meyve sebzeden hatıra selfi çektirmek isteyenlere kadar her türlü ürünün bulunduğu tezgahlar, Bursa’dan gelen günübirlikçilerin akınına uğradı. Lezzet Şenliği’nde stant açan dernekler gördükleri ilgiden memnun kaldı.

  • Toprak cezvede pişen kahve lezzetine lezzet katıyor

    Bilecik’in Pazaryeri ilçesine bağlı çömlekçilik sanatıyla ünlü Kınık Köyü ustalarından Emin Aslan’ın ürün çeşitliliğini artırmak için yaptığı ‘toprak cezve’ büyük ilgi görüyor.

    Her türlü ateşe dayanıklı olan toprak cezvede pişen kahve, lezzetine lezzet katıyor. Bilecik’in Pazaryeri ilçesine bağlı “Toprağın sanata dönüştüğü yer” olarak bilinen Kınık Köyü’nün ustaları, ürün çeşitliliğine her geçen gün yenilerini ekliyor. 100 yılı aşkın süredir çömlekçilik yapılan Kınık Köyü’nün, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanına sahip ustalarından Emin Aslan’ın yeni tasarımı olan toprak cezve, vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Her türlü ateşe dayanıklı özel topraktan yapılan cezvede pişen kahve de, lezzetine lezzet katıyor.Toprak cezvenin son dönemde büyük talep gördüğünü kaydeden Emin Aslan, “Ürün çeşitliliğini genişletmek için farklı ve özgün tasarımlar üzerinde çalışmalar yapıyorum. Toprak tencere, güveç, bardak ve çaydanlığın yanına son olarak toprak cezve ekledim. Cezve, son zamanlarda en çok sattığımız ürün durumuna geldi” dedi.

    “Ateşe Dayanıklı”

    Toprak cezve hakkında bilgi veren Aslan, “Cezveyi özel toprakla atölyemizde yaptıktan sonra 1000 derecelik fırınımızda pişiriyoruz. Ürün, piştikten sonra her türlü ateşe dayanıklı hale geliyor. Herhangi bir çatlama söz konusu olmuyor. Dileyen, fincan takımıyla birlikte alıyor. Kullananların yanı sıra hediyelik eşya olarak da alternatif bir ürün haline geldi” şeklinde konuştu.

    “Standart olarak iki ve dört kişilik cezve yapıyoruz”

    Toprak cezvede pişen kahvenin daha köpüklü ve aromatik bir tadı olduğunu belirten Aslan, “Kahvenin Türk kültüründe önemli bir yeri var. Damak lezzetine önem verenler mutlaka toprak cezvede pişen kahveyi denemeli. Köyümüzde, birçok kişinin evlerinde kullandığı mutfak eşyası topraktan. Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı doğallıkta. Doğallıkta topraktan geliyor. Standart olarak iki ve dört kişilik cezve yapıyoruz. Ancak gelen özel sipariş taleplerine göre farklı boylarda da yapabiliyoruz” dedi.

    “Çömlekçilik Gereken Önemi Görmüyor”

    Çömlekçilik sanatının eskisi gibi ilgi görmediğini ifade eden Emin Aslan, “Önceden insanlar siparişlerini almak için köyümüze geliyordu. Ancak piyasaya giren Çin malı ve fabrikasyon ürünler, ne yazık ki bu sektörü de vurdu. Bu yüzden araçlarımıza ürün stoğu yaparak, Türkiye’nin dört bir yanına dağıtımı kendimiz gerçekleştiriyoruz. Çömlekçilik mesleğine gereken önem verilmezse, kaybolup giden meslekler arasına girecek. Köyümüze gelen gezi grupları ve fotoğrafçılar atölyelerimizi gezerek ürünlerimizden alıyor. Mesleğin sürdürülebilir olması için güveç, balık tavası, sütlaç ve yoğurt kaseleri, su testisinin yanında ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

    “Bu iş çok zahmetli iş olsa da, biz bunu devam ettirmek istiyoruz”

    Kendisinin, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Devlet Sanatçısı unvanına sahip olduğunu belirten Emin Aslan, “Köyümüzde birçok kişide olduğu gibi bizim de geçim kaynağımız çömlekçilik. Eşim ve çocuklarımla bu işi yapıyoruz. Bu iş çok zahmetli iş olsa da, biz bunu devam ettirmek istiyoruz. Bu mesleğin köyümüzde bitmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Kendi oğluma öğretmek için elimden geleni yapıyorum. Öğrenmek isteyen gençlere de bu sanatı yaptırmak için uğraşıyoruz” dedi.

    Aslan, tüm vatandaşları toprağın sanata dönüştüğü Kınık Köyü’nü görmeye davet etti.

  • Adana’da lezzet ödülleri sahiplerini buldu

    Akdeniz Anket Araştırma (AAA) Enstitüsü’nün bu yıl Adana’da ilkini düzenlediği ‘Adana 1. Lezzet Ödülleri’ sahiplerini buldu.

    Akdeniz Anket Araştırma ekibi tarafından 44 bin vatandaş ile telefon, online ve yüz yüze anket yapılarak “Adana’da ne yenir ve nerede yenir?” soruları soruldu. Vatandaşların oylamalarına göre, Adana Kebabı’nda Hasan Usta Kebap; Kaburga Kebabı’nda ise Kaburgacı Yaşar Usta birinci seçildi.

    Hasan Usta Kebap Şirket Genel Müdür Yardımcı Aladdin Oral plaketini, Genç MÜSİAD Başkanı Muhammed Veysel Gök’ün elinden alırken, Kaburgacı Yaşar Usta Akdeniz Araştırma Enstitüsü (AAA) Bölge Müdürü Ülkü Yaşar’ın elinden plaketini teslim aldı.

    Akdeniz Araştırma Enstitüsü Genel Müdürü Mehmet Turaçcı, yaptığı konuşmada, ”Vereceğimiz ödüllerde adayları ince eleyip sık dokuyoruz, titiz bir anket çalışması yapıyoruz. Prensip olarak adayların kaderlerini 3-5 jüriye bırakmayıp, konuya hakim binlerce kişiyle anket yaparak karar verdik” şeklinde konuştu.

  • Sevgililer Günü için aşk ile lezzet İstanbul’da buluştu

    14 Şubat’ta sevgilisine nasıl bir hediye alacağını düşünenlere en ’tatlı’ öneriyi Gizem Özdilli, Vialand Alışveriş Merkezi’nde sevenleriyle paylaştı.

    Alışveriş caddeleri, nostaljik tramvayı, Vialand Tema Park ve Jungle İstanbul gibi eğlencenin bir arada olduğu, Türkiye’nin en fazla ziyaret edilen yaşam alanlarından olan AVM, Gizem Özdilli ile Sevgililer Günü için tatlı sürprizi yaptı. Yemeklerini aşk ve sevgi ile yapan Özdilli, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel tatlı tarifini AVM ziyaretçileriyle hazırladı. Keyfin ve heyecanın bir arada yaşandığı alışverişin merkezinde sevenleriyle buluşan Özdilli, aşkla yapılan tatlıların püf noktalarını paylaştı. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte kendi elleriyle hazırladığı ’Sevgililer Günü Tatlısı’nı ziyaretçilere dağıtan Özdilli, tatlısının lezzeti ve tarifi ile büyük beğeni aldı.

    “Sevgililer Günü için illaki pahalı hediyeye gerek yok”

    Etkinlikte konuşan Gizem Özdilli, “Herkes Sevgililer Günü hediyelerini pahalı hediyeler olarak değerlendiriyor ama imkanı olmayanlar için de el emeği ve göz nuru bir şeyler yapmak için bu aktiviteyi yaptık. Beylerin de mutfağa girip yapabileceği tatlı tarifleri verdim. Hanımlar ve beyler yapabilir. Sevgilinize, Sevgililer Günü’nde el emeği ve göz nuru bir tatlı ile bir çiçek hediye ederseniz bence çok mutlu olur. İllaki pahalı hediyelere gerek yok. Bazen gönülden bir şeyler yapmak gerekiyor. Hanımlar ve beyler toplandık, 15 dakikada çok basit bir tatlı yaptık. Her çeşit yemek var. Açıkçası benim tatlıyla aram yok. Değişik soslar ve baharatlarla aromatik yemekler yapmayı seviyorum. Tatlı, herkesin çok sevdiği yiyecektir. Bugün tatlı yiyelim, tatlı sevelim diye tatlı yaptık” dedi.

    Özdilli, Sevgililer Günü için şu mesajı verdi:

    “Yaşadığımız her gün için kendimiz, ailemizi, eşimizi ve dostumuzu sevmeliyiz. Birbirimize karşı hoşgörülü ve toleranslı olmamız gereken dönemden geçiyoruz. Sevgiyle birlikte saygının da olması gerek dönemden geçiyoruz. O nedenle herkse kalben önce insan sevgisi diliyorum.”

    Öte yandan Özdilli, göbek ve bel bölgelerindeki yağları eritmek isteyenler için şu önerilerde bulundu:

    “Sabah yumurtaya, öğlen salataya tuz yerine sumak kullanın. Özellikle akşamları salataya zencefil rendeleyin.”

  • C vitamini deposu kuşburnunun lezzet yolculuğu

    C vitamini yönünden en zengin bitkilerinden birisi olan ‘kuşburnu’ toplanmasından yapımına kadar birçok aşamadan geçerek sofralardaki yerini alıyor.

    Tokat yöresinde ‘gül burnu’ olarak bilinen kuşburnu, yüksek kesimlerdeki bitkilerden toplanarak pazarlara getiriliyor. Toplamasından yapımına kadar oldukça zahmetli olan kuşburnu, marmeladı yapılana kadar birçok aşamadan geçiyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanarak sofraya getirilen kuşburnu lezzeti ise damaklarda ayrı bir tat bırakıyor.

    Tokat’ta kış mevsimi hazırlıkları yapan kadınlar büyük emekler vererek kuşburnunu kazanlarda kaynatarak pişiriyor. Annesinden öğrendiği kuşburnu marmeladı yapımını yaklaşık 15 yıldır sürdüren 3 çocuk annesi, 5 torunu olan 69 yaşındaki Behiye Asar, sabahın erken saatlerinde başladığı kuşburnu yapımının bir gününü aldığını söyledi. Pazardan satın alarak getirdiği kuşburnunu komşularının yardımı ile önce çöpünden, dikenin ayıklayarak yıkadıklarını ifade eden Asar, daha sonra bakır leğene koyarak kuşburnu tanesini odun ateşinde pişirdiklerini kaydetti. Yaklaşık 1 saat sonra kuşburnunu bakır leğenden plastik leğene alarak çizme giymek suretiyle ezdiklerini ifade eden Asar, “Ayağımızla ezdikten sonra kuşburnunu iki defa elekten geçiriyoruz. Elde ettiğimiz kuşburnu suyunu bakır leğene tekrar koyarak odun ateşinde pişiriyoruz. Bakır leğenin dibi tutmasın diye pişene kadar sürekli karıştırıyoruz. Bir buçuk iki saat sonra pişen kuşburnunu kavanozlara koyarak sofraya hazır hale getiriyoruz” dedi.

    “Torunlarım kuşburnunu çok seviyor, ona kola diyorlar”

    Asar, torunları 7 yaşındaki Ebrunur ile 5 yaşındaki Nisanur’un kuşburnunu çok sevdiklerini daha çok suya katarak meyve suyu gibi tükettiklerini ifade ederek, “Torunlarım kuşburnu suyuna kola diyor. Anneleri kuşburnu marmeladını su ile çalkalayarak meyve suyu yapıyor. Okullarına giderken de mataralarına koyup gönderiyor. Okulda çocuklar kola gibi içiyorlar. Aşırı seviyorlar. Bol vitaminli bir meyve. Kurusunu da çay olarak yapıp içiyoruz. Boğaz ağrısına, baş ağrısına, nezleye gribe iyi geliyor. Biz yıllardır kullanıyoruz” diye konuştu.

    “Kuşburnundan vazgeçemiyoruz”

    Yapması zor olsa da kuşburnundan vazgeçemediklerini ifade eden Asar, “Bu mevsimlerde yaptığımız kuşburnunu 7-8 ayda tüketiyoruz. Kış mevsimi hazırlığı olarak tarhana, kuşburnu, konserve yapıyoruz. Doğal olarak tüketiyoruz. Yoksa çarşıda satılıyor ama doğal olanı daha lezzetli ve organik. Çarşıda satılan kuşburnu marmeladı bu lezzeti vermiyor. Kendi elimizle yaptığımız daha lezzetli oluyor. Gözümüzle görüyor tertemiz yapıyoruz. Çarşıdaki nasıl yapılıyor ne katılıyor biz bilemiyoruz. Kuşburnu yapmayı bilmeyen satın alıp tüketiyor” şeklinde konuştu.

    “Kuşburnu azaldı, fiyatı yükseldi”

    Meydan Çarşısı’nda 23 yıldır kuşburnu sattığını ifade eden Murat Asar, bu yıl havaların yağmurlu geçmesi ve bazı bölgelerde zirai don etkili olması nedeniyle kuşburnu fiyatlarının geçen yıla oranla iki katına çıkarak 6 lira olduğunu söyledi. Kış mevsimi yiyeceği olarak bilinen kuşburnunun C vitamini deposu olduğunu ifade eden Asar, “Sivas’tan kuşburnu getirip satmaya çalışıyoruz. Rağbet çok kuşburnu yok. Tokat’ta her evde mutlaka kuşburnu yapılır. Çayı marmeladı çocuklar için kışın daha güzel olur açıklamasını yaptı.

    Kış aylarının vazgeçilmezi kuşburnu C vitamini deposu

    Halk hekimliğinde böbrek ve mesane taşlarına, ishale, diş eti kanamalarına, göğüs ağrılarına iyi geldiği söylenen C vitamini deposu kuşburnunun çiçek ve yaprakları da bitkisel çay olarak değerlendiriliyor. Daha çok marmelat olarak tüketilen kuşburnu, kahvaltıların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Tokat yöresinde ‘gül burnu’ olarak bilinen kuşburnu bitkisi, kaynatılıp içildiğinde vücudu grip ve nezle gibi hastalıklara karşı koruyor. Kuşburnu iltihaplara karşı, solunum yolu enfeksiyonlarına karşı iyi geliyor. Kolesterol seviyesine dengeleyen kuşburnu çayı düzenli içildiğinde kansere yakalanma oranını düşürdüğü belirtiliyor. Kuşburnu ayrıca şeker, böbrek hastalığının yanı sıra kozmetik alanında da kullanılıyor.