Etiket: LEKE

  • Leke tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler

    Dermatoloji Uzmanı Doktor Fatma Yıldız, Leke tedavisinde en iyi yöntemin kombine tedaviler olduğunu söyledi. Yıldız, “Yani bir tedavi değil, lekenin durumuna göre farklı birkaç tedavi uygulamak çok daha iyi sonuç verir” dedi.

    Öncelikle lekenin açılmasını sağlayacak lazer tedavilerin mutlaka olması gerektiğini kaydeden Dermatoloji Uzmanı Doktor Fatma Yıldız, “Leke tedavisinde kullanılan en yeni teknoloji Thulium Lazerdir. Thulium Lazer, cilde mikron düzeyinde kanallar açar. Bu şekilde lekeyi oluşturan renk hücrelerinde (melanositlerde) bir travma oluşturur. Vücut bu travmayı tamir ederken melanositler küçülür, bu şekilde renk açılır. Aynı zamanda cildin kalitesini artırır. Thulium Lazerin leke tedavisinde en fazla tercih edilmesinin sebebi iyileşme süresinin kısa olması ve yan etkilerinin az olmasıdır” diye konuştu.

    “Leke tedavisinde kullanılan diğer bir lazer Q Switch Lazerdir. Direkt olarak lekelerin üzerine uygulandığı gibi, karbon peeling şeklinde de kullanılır” diyen Dermatoloji Uzmanı Doktor Fatma Yıldız, açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “ Hem lekelerin açılmasını, hem de cildin daha parlak olmasını sağlar. Thulium Lazer, QSwitch Lazer dışında, Fraksiyonel Co2 Lazer, İğneli Radyofrekans, Yoğunlaştırılmış Işık Kaynakları gibi cildi yenileyen enerji sistemleri kullanılabilir.

    Leke tedavisinde, olmazsa olmaz leke açıcı kremlerdir. Tüm tedaviler leke giderici kremlerle desteklenmelidir. Özellikle lazerden sonra kullanılan leke acıcı kremler daha derine işledikleri için daha etkili olurlar. Leke açıcı kremler tüm tedavilerle birlikte kullanılabilirler.

    Leke tedavisinde kullanılan en etkili kremler; Hidrokinon, Glikonik Asit, Askorbik Asit, Kojik Asit, Glabridin, Arbutin bunlardan birkaçıdır.

    Leke tedavisinde peeling yöntemleri de kullanılmaktadır. Bunlar cildin üst tabakasını soyarak etki ederler. Leke tedavisinde Glikonik Asit, Pürivik Asit, Maddelik Asit gibi kimyasal maddeler yanında, Enzimatik Peeling olarak adlandırılan karışımlarda kullanılabilir. Peelinglerdedikkat edilmesi gereken nokta, soyulma sırasında güneşten çok iyi korunmak gerekir. Yoksa alttan yeni gelen ciltte tekrar leke oluşabilir.

    Leke tedavisine Mezoterapi, PRP, Hyalüronik asit (gençlik aşısı) gibi cilt kalitesini artıran tedavileri lazer seansları arasında yapmak alttan gelen cildin daha iyi olmasına fayda sağlar.

    Şimdi gelelim olmazsa olmaza, leke tedavisinin başarısı için güneşten korumak şarttır. Güneşten koruma, hem işlem sırasında hem de, tedavi bittikten sonra devam etmelidir. Leke tedavisi ne kadar başarılı olursa olsun, leke tedavisinde ne yapılırsa yapılsın sonrasında güneşten korunmazsa leke tekrar eder, yapılan tüm tedaviler boşa gider. Ne yazık ki hiçbir güneş koruyucu yüzde yüz korumaz bu nedenle, nasılsa güneş koruyucu krem sürdüm diye direkt güneşin altında uzun süreler geçirmek olmaz. Sık sık mümkünse iki saatte bir güneş koruyucu krem kullanmak, hem de direkt olarak güneş ışınlarından sakınmak gerekir. Zaten bu leke tedavileri yazın değil güneşin etkisinin daha az olduğu sonbahar ve kış aylarında yapılmalıdır.

    Tüm bunların ışığında en etkili leke tedavisini özetleyecek olursak; Birinci ve en önemlisi tedavi süresince ve sonrasında güneş koruyucu. Tedavide lekeye yönelik bir lazer olması mutlaka önerilir. Bunun yanında tedaviye mezoterapi, PRP, gençlik aşısı gibi cilt yenileyen tedavilerin eklenmesi başarı oranını artırır. Tedavi sırasında ve sonrasında leke açıcı kremleri de kullanırsanız leke tedavisinde en iyi sonuçları alırsınız.”

  • ‘Leke oyunları’ sergisi Galeri aydın’da açıldı

    Grafik sanatçısı Cemil Cahit Yavuz’un şimdiye kadar çeşitli dergilerde ‘Leke Oyunları’ başlığıyla yayımladığı çalışmaları içeren ‘Leke Oyunları’ sergisi, Galeri Aydın’da sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

    İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Bilgi Merkezi Sergi Salonu Galeri Aydın, grafik sanatçısı Cemil Cahit Yavuz’un ‘Leke Oyunları’ adlı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. İAÜ Florya Halit Aydın Kampüsü’nde 4 Nisan’da açılan sergide, sanatçının şimdiye kadar çeşitli dergilerde ‘Leke Oyunları’ başlığıyla yayımlanan çalışmaları öne çıkıyor.

    Sergi kapsamında ortaya konan ve genellikle siyah beyaz ve lekesel çözümlerden oluşan çalışmalar üç grupta toplanıyor. Birincisi dergilerde periyodik olarak yayımlanan işlerin yeniden baskılarından oluşuyor. İkinci grup işler, renk girilmiş lekelerin büyük boy baskılarından meydana gelirken; üçüncü grup işler ise bir tane üretilmiş ve çerçevelenmiş işlerden oluşuyor. Üçüncü grup işlerde is mürekkebi, çini mürekkep, ekolin ve akrilik boyalar kullanılıyor.

    Çalışmalarda araç/gereç baskınlığı hissedilmemekle beraber, karakterler ve ifadelerde belirsizlik söz konusudur. Daha çok fikir yoğunluğunun hakim olduğu sergide, düşünsel oyun pratiklerini öne çıkartma amacını taşıyan kompozisyon ve düzenlemelerin hakimiyeti dikkat çekiyor.

    Cemil Cahit Yavuz’un bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmaların özetini ortaya koyacak ‘Leke Oyunları’ adlı kişisel sergisi, 4-20 Mart 2017 tarihleri arasında sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

    Cemil cahit yavuz kimdir?

    1985 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Bugüne kadar yedi kişisel sergi açan ve birçok karma sergiye katılan sanatçı, grafik tasarım ve illüstrasyon işlerinin yanı sıra çeşitli serbest grafik işler üretiyor. İstanbul Aydın Üniversitesi Grafik Bölümü’nde alanına ilişkin ders veren Yavuz, aynı zamanda Ot Dergisi’nde ‘Leke Oyunları’ köşesine devam ediyor.

  • Sosyolog Öz: “Halep’te zafer olarak ilan etseler de, dünya tarihinde bir devletin alnına sürülmüş kara bir leke’’

    Halep’te rejimin yaptığı katliamları değerlendiren Sosyolog İsmail Öz, “21. yüzyıl dünyasında, insanlığın bu kadar hiçe sayıldığı, kendi insanına barbarca nasıl katliam yapıldığını herkes gördü. Dolayısıyla da bunun adı zafer falan değildir. Onlar ne kadar zafer olarak ilan etseler de, dünya tarihinde bir devletin alnına sürülmüş kara bir leke olarak anılacaktır” dedi.

    Akşam saatlerinde gelen haberle, Suriye rejimi uzun süredir muhaliflerin kontrolündeki Halep kentinde kontrolü ele geçirdiğini duyurdu. Bölgeden katliam haberleri art arda gelirken, konuyla ilgili açıklama yapan Sosyolog İsmail Öz, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) önemli açıklamalarda bulundu.

    Suriye Rejim Ordusu’nun ilan etmiş olduğu zaferin kendilerine ait bir zafer olmadığının altını çizen Sosyolog İsmail Öz, “Bana göre bir devlet kendisini gerçekten güçlü hissediyorsa ve ordusuna da güveniyorsa, başkalarının sağlamış olduğu fırsatlarla zafer kazandığını iddia etmemeli. Onların zafer olarak adlandırdığı bu şey, Tıpkı İspanya İç Savaşı’nı kazanan Franco’nun Picasso’nun eserinde lanetlendiği gibi, tarihleri boyunca alınlarına sürülmüş kara bir leke olarak kalacak ve asla zafer olarak nitelendirilemeyecektir; tabi eğer bir tarih yazabileceklerse. Dünyanın gözüne baka baka aylardan beri onları kuşatma altında tutarak, katlederek, aç-susuz bırakan bu rejim, Rusya’nın da desteği ile insanları ölüme terk etmiştir. Binlerce çocuk, binlerce insan açlık ve susuzluktan ölmüştür. Hatta oradaki insanların yiyeceklerinin kalmadığı ve kedi eti yedikleri iddia edildi. 21. yüzyıl dünyasında, insanlığın bu kadar hiçe sayıldığı, kendi insanına barbarca nasıl katliam yapıldığını herkes gördü. Dolayısıyla da bunun adı zafer falan değildir. Onlar ne kadar zafer olarak ilan etseler de, dünya tarihinde bir devletin alnına sürülmüş kara bir leke olarak anılacaktır” diye konuştu.

    “Türkiye ile ittifak yapılmalı”

    “Şu net bir şekilde görülüyor ki, işbirlikçiler Esad’a destek verdiği sürece Suriye uzun bir dönem daha istikrara kavuşamayacaktır” diyerek sözlerine devam eden Sosyolog Öz, “İnsanlığın gözlerinin içine baka baka, zalimce, kendi çıkarları doğrultusunda ilerleyen uluslararası büyük güçlerin koz paylaşım alanına dönüşmüş, ölümler ve bölünmüşlüğün hat safhada olduğu bir yerde, kısa dönemde huzurlu bir ortam görebileceğimizi düşünmüyorum. Bir dönem Amerika’nın oradaki muhalifleri destekliyor gibi görünüp sonradan, bizim terör örgütü olarak ilan ettiğimiz PYD’ye doğru kayması onların müttefik olarak anılmasını sağladı. Bu, acı verici bir şeydir. Bu bölgede kendi durduğu yer ve tarihi misyonu itibariyle en çok iş birliği yapılması gereken ülke Türkiye’dir. Aynı zamanda NATO ülkesi konumundayız. Bundan dolayı bile Türkiye’ye yanında olunması gerekirken, bakıyorsunuz ki Amerika orada PYD ile ittifak içerisinde. Rusya da rejimi destekler pozisyonda. Ayrıca Çin, Rusya ve İran’ın çıkarlarının da çelişiyor gibi görünmesine rağmen, birbirlerine nasıl çok farklı noktalardan destek verdiğini de görüyoruz” dedi.

    “Umut noktası Fırat Kalkanı Harekatı”

    Orta Doğu coğrafyasının karmaşıklığından ve yaşanacak süreçte dünyayı ilgilendiren bu konuyla alakalı olabileceklerden de bahseden Sosyolog Öz, “Bütün bunların hepsi birlikte okunduğunda çok katmanlı bir sorun ortaya çıkıyor. Terör örgütleri de bu fırsat ortamını olabildiğince değerlendiriyor. Herkesin herkesi suçladığı bir pozisyonda, en büyük fırsat bugün terör örgütlerine verilmiştir. Ama bir umut noktası olarak Türkiye’nin yapmış olduğu Fırat Kalkanı Harekatı ile orada en azından belli bir bölgeyi kontrol altında tutarak ve güvenli bölge oluşturarak nefes alma alanı meydana getireceğiz. Bu parçalanmışlık, siyaset veya diplomasinin manevra alanını da oldukça kısıtlıyor. Ortada bir çaba var. Soğukkanlı olup, aklın ve sükunetin peşinden gidenler sadece düşüncelerini ifade edebiliyor. Bu coğrafya uzun vadede bir paradigmal kırılma yaşıyor ama bu, belli bir yere bağlanacaktır. Kısa vadede için söylediğimiz için söylediğimiz bu iyimser tabloyu ne yazık ki uzun vade için söyleyemiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Mazlum halkın ahını, manevi dünyada anlamlandırma yapanlar anlar”

    Halep’te yaşanan mevcut durumu değerlendirdikten sonra beklentilerini de paylaşan Sosyolog Öz, “Beklediğimizin ötesinde iyimser bir tablo ortaya çıkar inşallah. Ne olacağını tahmin edemediğimiz bir coğrafyada, negatif evrilme bu kadar çabuksa pozitif evrilme de o kadar çabuk olabilir ihtimali üzerinden konuşuyorum. Bunu ancak oradaki mazlum halkın ‘âh’ını işin içine katarak düşünen, manevi dünyada bir anlamlandırma yapabilen insanlar anlayabilir. Oradaki mazlumların ahının, bu zalimlerin önünü kesebilecek bir boyutta tecelli oluşturabileceğine de atıf yapmak arzusundayım” dedi.

  • Leke tedavisini kışın yaptırın

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Ceylan Emir, Fraksiyonel Lazer Yöntemi ile yapılan kırışıklık ve leke tedavilerinin kış aylarında daha etkili sonuçlar verdiğini söyledi.

    Kırışıklıklardan, sivilce izlerinden, lekelerden ve gebelik sonrası çatlaklardan şikayet eden kişilerin Fraksiyonel Lazer Yöntemi şikayetlerinden kurtulabileceğini ifade eden Medical Park İzmir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ceylan Emir, tedavilerin 3 ila 5 seans olarak uygulandığını söyledi. Emir, “Kırışıklık, sivilce ve leke tedavisinde Fraksiyonel Lazer Tedavisi yöntemini kullanıyoruz. Tedavilerimiz 3 ila 5 seans olarak uygulanıyor. Her seans arası 1 aydır. Bazı ciltlerdeki sorunların çözümü için tek seans dahi yeterli olabilmektedir. Tedavi sonrasında uygulanan bölgede güneş yanığı gibi bir kızarıklık oluyor. Kızarıklık sonrası ciltte hafif koyulaşma ve ardından soyulma başlıyor ve 1 hafta devam ediyor. Bir hafta sonunda daha canlı parlak yeni bir cilt oluşuyor” dedi.

    Güneşten korunun

    Uzman Dr. Ceylan Emir, tedavinin başarısı için güneşten korunmanın önemine vurgu yaparak, “Uygulama sonrasında 1 ay yüksek faktörlü koruyucularıyla cilt korunmalıdır. Bu kremler cildi kış aylarındaki güneşin etkilerinden korur ve lekenin koyulaşmasını engeller. Kış ayları tedavi için en uygun zamanlardır. İzmir’de kış ayları kısa sürdüğü için cilt tedavisi yaptırmak isteyen hastalarımız bu süreyi iyi değerlendirmeliler. Hastanın uygulama öncesindeki bir aylık sürede güneşlenmesi veya solaryuma girmesini istemiyoruz. İşlem süresi 15-20 dakikadır. Tedavi uygulanan bölgeye 24 saat kadar su temas etmemeli. Soyulma süreci tamamlanana kadar sık sık nemlendirici kullanılmalıdır. 24 saat sona makyaj yapılabilir. Lazer cildi zedelemiyor, korkmaya gerek yok” dedi.

  • Başkan Kamil Saraçoğlu: 28 Şubat Tarihte Kara Bir Leke Olarak Kalacak

    Kütahya Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, 28 Şubat’ın tarihte kara bir leke olarak kalacağını ifade etti.

    Darbeci tüm zihniyetleri kınadığını belirten Başkan Saraçoğlu, “28 Şubat?, düşüncelerin, inançların, üzerinden tankların geçtiği, özgürlüklerin yok edildiği, halka ve millete, karşı yapılmış bir darbeydi.Demokrasimizin esir edildiği 28 Şubat; tarihimizde kara bir leke olarak kalacaktır. Darbeci zihniyetleri kınıyorum. Rabbim bu millete bir daha ??28 Şubat’ı? yaşatmasın” diye konuştu. (EFE)