Etiket: Lafı

  • Fatih Terim: “Kayrılmaktan gayrı, bir de sokak kabadayısı lafı var. Hani yeniden centilmenlikten bahsediyordu suyun öte yanı?” (2)

    UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu’nda temsilcimiz Galatasaray bugün Schalke 04 ile oynadığı maçtan 2-0 mağlup ayrıldı. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Teknik Direktör Fatih Terim önemli açıklamalarda bulundu.

    Basın toplantısına Schalke 04 ile oynadıkları maçı değerlendirerek başlayan Fatih Terim ’’Oyuna böyle başlamak büyük bir talihsizlik tabi ki. Bir sıfır mağlup başladık hiç alakası yokken bir gol yedik. Birkaç dakika bunun şokundan sonra oyunda dengeyi sağladık. Açıkcası ilk yarıda da 5-6 gol girişimimiz var. Bunların bir iki tanesi de pozisyon. Beraberliği yakalayamadık.’’ dedi.

    Maçta istekli ve arzulu oynadıklarını söyleyen Terim, buna rağmen skoru değiştiremediklerini belirtti. Fatih Terim ’’Yediğimiz basitlikteki golü yiyoruz ama gole çeviremiyoruz. Porto’da 10-12 pozisyon var bunlardan daha kolay onları da atamadık maalesef. Golden sonra Schalke oyunun hakimi oldu, biz de oyunu bıraktık. Schalke’yi tebrik ediyorum, bizden daha iyi oynadılar ve kazandılar.’’ şeklinde konuştu.

    Fenerbahçe maçı sonrası çıkan olaylara değinen Fatih Terim ’’Belki sportif olarak birçok şeyle boğuşuyoruz, çözüm bulmaya çalışıyoruz. Ancak derbiden sonra iğneyi kendimize batırırken, çuvaldızı batıracağımız dış meseleler var. Cuma günü derbide tek bir pozisyon veya kişi üzerinden sorun çıkarmaya çalışmak çok doğru bir şey değil. İkinci yarı 2-0 önde devam ederken, bir takımın temposunu düşüren, aldığı veya almadığı veya yanlış aldığı kararlarla önce oyunu sabote edip, sonra tribünleri ve bizleri çileden çıkaran bir saha yönetimi vardı. Yetmedi, maçın başından beri, susmayan ve durmayan rakip takım yedek kulübesi de var. Bazen tribünden seyretmekle, televizyon başından seyretmek insanları yanıltabilir. Çok büyük farklılıklar olduğunu görebilirsiniz.’’ şeklinde konuştu.

    Çıkan olayları tasvip etmediğini söyleyen Terim’’ Ancak olayların o boyuta gelmesine sebep olanların da değerlendirme sürecine tabii olması gerektiğini düşünüyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. Bu olaylar kimin işine yaradı, bir bakın isterseniz. Kimin gündemini değiştirdi? Bugün mesele Fatih Terim, takım veya kişiler değil. Meseleye Galatasaray’a sahip çıkmak olarak bakılmalı. Görüş ayrılıklarını bırakmalı, birlikte hareket etmeli Galatasaray. Galatasaray ile Fatih Terim’in yan yana olmasından rahatsız olanlar var. Büyük resme baktığımızda, kenetlendikçe, emeğini, haklılığını aramaktan çekinmeyen bir kitle ortaya çıkıyor. Dünya üzerinde çok az böyle oluşum vardır.” dedi.

    Eksik oyuncularının olmasına rağmen rakiplerinin önünde olduklarını söyleyen Fatih Terim ”Şampiyonlar Ligi’ndeyiz, olmazsa UEFA’dayız. İyi gitmeyen şeye de bir bakalım. Hedef saptırma gibi bir niyetim hiçbir zaman olmadı. Melo’ya küfreden bu hakem değil mi? Böyle düşünenlerin lütfen niyetini sorgulayan, amacını sorgulayın, beni değil ayıptır. Bu maçın bu hale gelmesinde sen sebepsin. Olayı çok yadırgadım.” şeklinde konuştu.

    Hakem Fırat Aydınus ile ilgili ”Kendisinin doğru maç yönettiğine inansa, çağırır iki oyuncuyu sarı kartı gösterir, ondan sonra maçı bitirir. Ayrıca ben kimseyi tehdit etmedim ’bütün provokeyi sen yaptın’ dedim. Eğer yüksek sesle ve biraz abarttıysam bundan da rahatsızlık duyarım ama söyledim mi ’evet’ ben saklamıyorum.” dedi.

    Hasan Şaş’ın davranışını onaylamadığını söyleyen Terim ’’Kesinlikle davranışını onaylamayalım. Ancak Hasan, kimsenin cezalandırmasını beklemeden, kendisini cezalandıran bir teknik adam ve karaktere sahip. Özeleştirisini de yapar. Yaptığının yakışmadığını ve zarar verdiğini de biliyor. Ancak bana göre Galatasaray’a verdiği yarar, zarardan daha fazladır. Eğer onunla ilgili bir konu varsa, ona da biz karar veririz. Onun için yararının daha fazla olduğunu da ısrarla belirtmeliyim. Tükürme falan diyorlar, ben kimseye tükürmedim, insan beddua ederken ne yaparsa onu yaptım.” ifade etti.

    Önemli açıklamalarda bulunan Terim ’’Ceza ne olur ne olmaz henüz bilmiyoruz ancak sahaya 11 kişi çıkacağız. Sadece işlerini yapmak için çıkmayacak bu 11, ceza alan belli değil ama alması muhtemel herkes için oynaması gerekiyor. Vefat eden taraftar, maç esnasında, devre arasında ve genellikle maç sonunda olanlar bana aktarılır. Flash’da haberim yoktu, sonra söylediler. Basın toplantısında da ilk söylediğim söz, bu evladımız için çok üzüldüğümü, vefatından duyduğum üzüntüyü ve rahmet diledim. Ancak ben bu konudan malzeme çıkarıp kin ve nefretle bana veya taraftarlarımıza kelam edilmesini, bu vefatı ahlaksızca gündem değiştirmeye yönelik kullananları kınıyorum.’’ dedi.

    Fatih Terim ’’Bakın arkadaşlar her şeyi çabuk unutuyoruz. Bir gecede Play-Off çıktı ortaya. Hatırlarsınız çok uzak değil. Son maçta iki tane Galatasaraylı öldü. Play-Off olmasaydı ölmeyecekti. Kimseyi suçladık mı biz ya? Kim ister bu ülkede daha 1990’lı yıllarda hiç bir canın yerini, hiç bir başarı, hiç bir galibiyet, hiç bir zafer tutamaz diyen ilk insanlardan biriyim ben. Nasıl üzülmem? Nasıl başka bir şey onun yerine koyarım da bunlardan medet umanlar olur mu öyle şey.’’ dedi.

    Bir konu daha var söylemem gereken. Taraftarlarımız ne zaman bir koreografi yapsa veya ben ne zaman Galatasaray için sesimi yükseltsem, bu ve benzeri şeyler söyleniyor maalesef bana.

    Bu camianın hakkının yenmemesi için elimden geleni yaptığını söyleyen Terim ’’Benim tek söyleyeceğim ortak hayallerimiz için yapacağımız daha çok iş olduğu yönünde.’’ dedi.

    Terim, “Kayrılmaktan gayrı, bir de sokak kabadayısı lafı var. Hani yeniden centilmenlikten bahsediyordu suyun öte yanı? Üste çıkmak için, had aşmak ve sokak kabadayısı gibi ifadeler kullanmak, bizim sandığımız Ali Koç vizyonuna yakışmıyor. Umarım yanılmıyorumdur. “dedi.

  • Bakan Soylu: “Bu millet bir daha PKK lafı duymayacak”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bu millet bu memleket bir daha PKK adını duymayacak. Herkes ama herkes Türkiye izleyecek herkes bu güzellikleri izleyecek. Ortadoğu’ya barış getireceğiz, huzur getireceğiz” dedi.

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, programda yaşanan gecikme nedeniyle alanı dolduranlardan helallik istedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa kaset olayıyla geldiğini söyleyen Bakan Soylu, “Sayın Baykal, Kılıçdaroğlu’nu daha fazla muhafaza etme. Siyasi hayatında büyük bir komployla karşı karşıya kaldın sen. Bunu herkes FETÖ’nün yaptığını, adını bildiği gibi bilmektedir. Şimdi bunun nasıl olduğunu mahkemede gidip anlatabilecek misin, anlatamayacak mısın? Şimdi hep birlikte ona bakacağız. Eğer Kılıçdaroğlu’nu halen korumaya çalışıyor, halen FETÖ ile işbirliği yapıp Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partiyi yönetmeye çalışan bir adamı halen koruma ve bir şekilde muhafaza etmeye çalışıyorsan o senin meselendir, bizim meselemiz değildir. Bizim meselemiz siyasi hayatın demokrasi, hayatın kirlenmesini sağlayan kim varsa onun hesabını sormak bize aittir. Sizi de çağıracağız, nasıl tuzağa düşürüldüğünüzü, nasıl böyle bir olayla karşı karşıya kaldığınızı size de göstereceğiz. Sayın Baykal, bir de Diyanete gitmen lazım, sadece İçişleri Bakanlığına değil. Diyanete git ki Peygamber Efendimizle ilgili hangi sözleri ağza alınıp, hangi sözlerin, ağza alınmayacağını öğrenmen lazım” şeklinde konuştu.

    Bakan Soylu, “16 Nisan’da ciddi bir karar vereceğiz. Bu ülkenin başına musallat olmuş birçok musibetten kurtulup kurtulamayacağımızın kararını vereceğiz. Ülkemizin daha çok yükselmesi, daha çok demokrasiye, daha çok üretime yönelmesinin kararını vereceğiz” dedi.

    7 Haziran seçimlerini hatırlatan Bakan Soylu, “7 Haziran’ı hatırlıyorsunuz değil mi? Birileri ellerini ovuşturdu, oh dedi. Türkiye’yi şimdi yakaladık dedi. İktidar artık tek başına değil dedi. 13 yıldır bunu bekliyoruz dediler, böyle söylediler. 13 yıldan beri bugünü bekliyoruz dediler. Türkiye artık tek başına iktidar değil dediler. Yapın bakalım nasıl yapacaksınız dediler, üçüncü havaalanını nasıl yapacaksınız dediler. Biz ileri adım atmak için elimizden gelen her şeyi ama her şeyi yaptık. Bizi bir pranga içerisine alıp, işte şimdi sizi yakaladık dediler. Kuramazsınız dediler, hükümet kursanız da bunu ne kadar götüreceksiniz dediler. Bizi zayıf düşürdükleri bir anda ifade etmek istiyorum ki ellerini ovuşturdular. İstanbul’a havaalanını yapın, bakalım nasıl yapacaksınız dediler. Dünyanın en büyük havalimanını, en cazibeli havalimanını İstanbul’u, Anadolu’yu, Trakya’yı, etrafındaki coğrafyayı, merkez haline getiren 3. boğaz köprüsünü, havalimanını yapın bakalım nasıl yapacaksınız, elinizden alacağız dediler. Sadece onlar değil, birileri daha ellerini ovuşturdu hatırlıyor musunuz? 7 Haziran’da yüzde 10’u aşınca şımaranları hatırlıyor musunuz? Tehdit ederek pusulalar göndererek bizim arkadaşlarımız, siyasetçiler, Güneydoğu’ya giderlerdi, tehdit ederlerdi. Şimdi size bir şey söyleyeyim. Güneydoğunun bir ilinde HDP’li 3 milletvekili ziyarete gitmiş, esnaf kepenk kapatmış. Bizim milletimiz, şantaj istemez, tehdit istemez. Millet kendi hakkını nerede olursa buluyor. Milletin evine pusulalar gönderip, onları tehdit ettikten sonra okullara gidip çocuklara annelerinize babalarınıza selam söyleyin, bize oy vermezsiniz diyerek tehdit ettikten sonra ne dediler hatırlıyor musunuz? Bu milletin birliğine, bu milletin selametine, bu milletin kardeşliğine, bu milletin ülkede özgür ve hür yaşamasına musallat olacak her kim varsa hesabını sorarız. Özerklik ilan edeceklermiş öyle mi, ama nerede? Güneydoğuda özerklik ilan edecekler. Nerede, Nusaybin’de, nerede Cizre’de, Muş Varto’da. O gün afrandan tafrandan geçilmiyordu, fiyakandan da geçilmiyordu. Bugün şu kadarcık cesaretin varsa özerklik ilan et de alalım boyunun posunun ölçüsünü. 16 Nisan’dan sonra gereğini yerine getireceğiz. Biz bu milletin ahını kimseye bırakmayız, hiç merak etmeyin” diye konuştu.

    CHP’yi eleştiren Bakan Soylu, “PKK ile neden ittifak ediyorlar. Kandil diyor ki evet çıkarsa bittik diyor. Daha şimdi uçakta yarım saat boyunca istihbarat okudum. Ne diyor neler söylüyor. Diyorlar ki Türkiye’de evet çıkmamalı diyorlar. Siyaset yaparsınız, belediyecilik yaparsınız, rekabet edersiniz, karşı karşıya gelirsiniz ama bizim evlatlarımız şu anda, Gabar’da Cudi’de Tendürek’te şu anda Güneydoğu’nun ve Doğu’nun her yerinde her bölgesinde terör örgütünün peşinde koşuyor. Bizimkiler onları kovalıyorlar onlarda sıçan gibi kaçıyorlar” dedi.

    “Ne söylerlerse söylesinler, biz dünyanın en büyük 10 devletinden birisi olacağız” diyen Soylu, “Bilmenizi istiyoruz gece gündüz sabah akşam Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Başbakanımızın talimatıyla hükümetimizdeki bütün arkadaşlarımızın gayretleriyle, millet meclisimizle çalışıyorum. Bu millet bu memleket bir daha PKK adını duymayacak. Herkes ama herkes Türkiye izleyecek herkes bu güzellikleri izleyecek. Ortadoğu’ya barış getireceğiz, huzur getireceğiz” diye konuştu.

  • Kurtulmuş: “FETÖ mağdurları lafı algı operasyonunun bir parçasıdır”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, ‘FETÖ mağdurları’ diye çıkarılan lafın algı operasyonunun bir parçası olduğunu belirterek, “FETÖ mağduru yoktur, FETÖ’nün mağdur etmeye çalıştığı 79 milyon vatan evladı var” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Düzce Genç Eller Derneği tarafından düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi Şehitler Gecesi’ne katıldı. Program, 15 Temmuz gecesi ile ilgili hazırlanan sinevizyon gösteriminin izlenmesiyle başladı. Sinevizyon gösterimi sırasında şehit yakınları gözyaşlarını tutamadı.

    Programda konuşan Kurtulmuş, “Son zamanlarda FETÖ mağdurları diye bir laf çıktı. Açık söylüyorum bu algı operasyonun bir parçasıdır. Eğer bir mağduriyetten bahsedeceksek, 248 şehidi ne yapacağız? 2 bin 194 gazimizi ne yapacağız, eğer bir mağduriyet varsa o da FETÖ’nün mağdur etmeye çalıştığı 79 milyon vatan evladıdır. Buna karşı uyanık olun. FETÖ mağdurları lafının bir edebiyat olarak kullanılmasına müsaade etmeyin. Haksızlık yapılanlar oluyor mu, oluyor. Ama onlarda düzeltiliyor. Bir kısmı da karda yürüyüp iz belli etmedi. O karda yürüyüp izi olmayanlar varda, onlarda rahat olduklarını zannetmesinler. Her kim bu eşkıya çetesinin yanında, içinde, kenarında bunlarla irtibatlıyla korksun, çekinsin. Hepsinden hesap soracağız, hepsinin burnundan fitil fitil getireceğiz” dedi.

    Bu toprakların böyle bir din anlayışı görmediğini dile getiren Kurtulmuş, “Bir din anlayışı var buna benzer de, onlara da hakaret olur diye söylemiyorum. Hani bir zamanlar haşhaşiler diyorduk ya, Hasan Sabbah’ın müritleri diyorduk ya, vallahi bunlar Hasan Sabbah’ın müritlerini bile aratıyorlar. Hasan Sabbah’ın müritleri bile bunların yanında zemzem de demesem de, kireçli suyla yıkanmış adamlardı” diye konuştu.

  • “1 Kromozomun Lafı Olmaz” Dediler, Kafelerini Açtılar

    İzmir’de ilk kez Down Sendromlu gençlerin sosyal hayata katılımlarını sağlamak amacıyla +1 Down Kafe açıldı. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde hizmete giren kafede, beş Down Sendromlu genç görev yapacak.

    Down Sendromlu gençlerin sosyal hayata katılımlarını sağlamak amacıyla Bornova Belediyesi, Ulusal Down Sendromu Derneği, İZBAŞ ve Ege Üniversitesi işbirliği ile açılan +1 Down Kafe, İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan Büyük Park içinde hizmete girdi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde gerçekleştirilen kafenin açılışına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekilleri Atilla Sertel ve Murat Bakan, Bornova Belediye Başkanı Olgun Atilla, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, Ulusal Down Sendromu Derneği yöneticileri ve üyeleri, engelli bireyler ve aileleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Kafenin sloganı olan “1 kromozomun lafı mı olur” yazısı, Down Sendromlu gençlerin önlüğüne de işlendi.

    BEŞ DOWN SENDROMLU BİREY ÇALIŞACAK

    Kafede, Hasan Tahsin İş Okulu ve Karşıyaka İş Okulları’nda eğitim gören üç Down Sendromlu çocuk ile 18 yaşını doldurmuş, yasal çalışma hakkı bulunan iki Down Sendromlu genç servis yapacak. Ege Üniversitesi’nin de iş birliği yaptığı projede, “Topluma Hizmet Uygulamaları” dersi alan ve gönüllü olan öğrenciler de kafede çalışan Down Sendromlu bireylere destek verecek. Sosyal sorumluluk projesine Tarihi Kemeraltı Lions Kulübü masa, sandalye ve iş önlüğü gibi bağışlarla destek olurken, Bornova Kadın Kooperatifi de stant kurarak destek oldu.

    Projenin yürütücülerinden Ulusal Down Sendromu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Aslı Soykal, kafeyle ilgili şunları söyledi:

    “Çocuklarımıza istihdam sağlamak ve onları çevreye tanıtmak için iyi bir proje oldu. Bu kafede Down Sendromlu bireyler servis yapacak, mutfağa girebilecek durumda olanlar mutfakta da görev yapacak. Toplumla kaynaşmaları da sağlanmış olacak, vatandaşlarımız da Down Sendromlu bireylerle nasıl iletişim kuracaklarını öğrenecekler ve onların da bu toplumda var olduklarını görecekler. Gençlerimiz yarı zamanlı olarak kafede görev alacaklar. Servis konusunda eğitim almaya da devam ediyorlar. Şimdiden adaptasyon başladılar. Önemli olan beyinlerdeki ve gönüllerdeki engeli kaldırmak. Hepimiz büyük bir aileyiz ve bu dünyada birlikte yaşamayı hak ediyoruz. Onların bir birey olduğunu, yaşam hakları olduğunu ve çalışabilir konumda olduklarını bilmek gerekiyor.”

    “ÇOK GÜZEL ÇAY VE TOST YAPIYORUZ”

    Kafede çalışan Down Sendromlu gençler, kafede çalışmaya başladıkları için çok mutlu olduklarını ve herkesi kafelerine beklediklerini söyledi. Gençler, çok güzel çay ve tost yaptıklarını belirterek, “1 kromozomun lafı mı olur?” diye konuştu.

    +1 Down Kafe’nin ilk gününde kafeyi dolduran vatandaşlar da hizmetten son derece memnun kaldıklarını söyledi.