Etiket: Laboratuvar

  • Bakan Yardımcısı Çiftci: ‘’Van’a Gümrük Laboratuvar Müdürlüğü kuruldu’’

    Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi, Van’da, bölge illerinin ekonomik potansiyelleri ile ticaretlerinin artırılması için yeni projeler ürettiklerini, Kapıköy Sınır Kapısı’nın yeniden yapılması kapsamında gerçekleştirilmek üzere, Van Lojistik Üs, Modern Gümrük Laboratuarı, Depolama Merkezi ve Kapıköy Ticaret Merkezi projelerin çalışmalara başlandığını söyledi.

    Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çiftci, söz konusu yatırımlardan modern gümrük laboratuvarının hizmete geçmesi için önemli bir gelişme yaşandığını söyledi. 30 Kasım 2017 tarihli ve 30256 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete´de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı Doğu Anadolu (Van) Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesinde Van Laboratuvar Müdürlüğü kurulduğunu, ithalat ve ihracat prosedürlerinin önemli bir ayağının da eşya analizleri olduğunu ifade eden Çiftci, “İstanbul, Ankara, Kocaeli, İskenderun, Mersin ve İzmir’in ardından yedinci ürün analiz laboratuvarını inşallah Van’da kurmaya hazırlanıyoruz. Bu analizler artık Van’da yapılacak. Kuracağımız laboratuvar ile artık ürünlerin analizleri başka illerde yapılmayacak. Van bu anlamda bölgenin cazibe ve ticaret merkezi haline gelecektir” dedi.

    Bölgede analizi gereken eşyanın ithalat ve ihracında artık numunelerin batıdaki laboratuvarlara gönderilmesine gerek kalmayacağını ileten Çiftci, “Bulunduğu ilde Gümrük Laboratuvarı bulunmayan gümrük idarelerinin laboratuvar analizine ihtiyaç duymaları durumunda, numuneler kargo veya memur refakati altında istenilen analizi yapabilecek gümrük laboratuvarlarına gönderilmektedir. Bu da, ilave bir maliyet oluşturuyor. Örnek vermek gerekirse; Ankara Laboratuvar Müdürlüğünde işlem gören beyannamelerin yüzde 65’i veya Mersin Laboratuvar Müdürlüğünde işlem gören beyannamelerin ise yüzde 11’i doğu illerinden geliyor. Haliyle analizlerin sonucunun gelmesi 10 günü aşabiliyordu. Açacağımız Van Laboratuvar Müdürlüğünde yıllık 4 bin 200 civarında beyannamenin tahlile tabi tutulabileceği öngörmekteyiz” şeklinde konuştu.

    Van Laboratuvar Müdürlüğünün kurulması için yasal sürecin tamamlanmasının yanında, Bakanlığın yatırım programında da olan gerek Laboratuar Müdürlüğü inşaat projesi gerekse de depolama merkezi yapımı ve ihale çalışmalarının, 2018 yılı İlkbaharında hizmete girecek şekilde hızla devam ettiğini de ekleyen Çiftci, “Bu yıl içerisinde açıklamalarımızda bu hizmeti vereceğimizi kamuoyuna duyurmuştuk. Bakanlık olarak kısa zamanda gerekli adımları attık. Bin 800 metrekare kullanım alanlı hizmet binası için arsa tahsisi yapıldı. Başbakanlıktan iznini aldık. Kısa süre içerisinde Türkiye’nin en büyük laboratuvarlarından birisi olacak. Hem ticaretin hızlanması hem de kolaylaşması sağlanacak. Bu da hem bölgenin hem de ülkenin ticaretine ciddi bir katma değer katacak. Van ekonomisinin gelişmesi ve büyümesine büyük katkısı olacak. Bizim en büyük amacımız, Van’ı ticaret, turizm ve tarım merkezi haline getirmektir. Van’ımıza ve ülkemize hayırlı olsun” şeklinde sözlerini tamamladı.

  • Bakan Tüfenkci, Bilecik’te üniversite laboratuvar binasının temelini attı

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Türkiye’deki üniversitelerin önemine değinerek, “Üniversiteler özgür bir ortamda evrensel bilginin üretildiği ve bilginin yeni kuşaklara aktarıldığı güzide kurumlardır. Üniversiteler bu yapıları sayesinde ekonomik ve sosyal dönüşümün sağlıklı şekilde gerçekleşmesinde de imkan sağlar” dedi.

    Bilecik’e gelen Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB’un katkılarıyla Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesine Mühendislik Fakültesine yapılan laboratuvar binası temel atma töreninde katıldı. Törende konuşan Tüfenkci, “Üniversiteler bu yapıları sayesinde ekonomik ve sosyal dönüşümün sağlıklı şekilde gerçekleşmesinde de imkan sağlar. Kalkınmak ve ekonomik refaha ulaşmak için araştırma, buluş ve patent çalışmalarının nitelik ve nicelik olarak da artırılması büyük bir önem arz etmektedir. Birçok büyük ve uluslar arası firma ürettiği bilgi ve teknoloji fikri sermaye sayesinde gelişmekte ve başarıyı yakalamaktadır. Önümüzdeki süreçte işletmeler için fikri sermayenin fiziki varlığın çok ötesinde bir anlam taşıdığını ve değer taşıdığını göreceğiz. Örneğin; bazı firmaların marka değerinin ve ürün formülünün şirketin sahip olduğu diğer aktiflere göre çok daha fazla bir kıymet taşıdığını görebilmekteyiz. Yani sadece ürünün formülü bir firmanın sahip olduğu gayrimenkuller, stoklar gibi aktif değerlerinin hepsinin üzerinde kat ve kat değere sahiptir. Bizim sanayi stratejimiz ileri teknoloji ve yüksek değer katmalı ürünlerin üretim ve ihracat içindeki payını artırmaktır. Hedefimiz bu. Onun için bugün burada temeli atılan resmi törenini yaptığımız bu laboratuvarın üniversitemiz için çok önemli olduğunu, şehrimiz için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Burada geliştirilecek patentler, burada geliştirilecek fikirler buradan geliştirilerek ticari hayata sunulacak buluşların önemini hepimiz biliyoruz ve özellikle bölgenin sanayi kenti olması hesabıyla da gerçekten bu tip laboratuvarların ve Ar-Ge merkezlerinin hızlı bir şekilde yayılması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece laboratuvarlar yetmez, Ar-Ge merkezleriyle de bunun desteklenmesi gerekir. Biz geçtiğimiz yıl AR-GE yasasını meclisten geçirdik. Ama baktığımız zaman gittiğimiz biraz sonra da sanayicilerimizle, iş adamlarımızla da buluştuğumuzda gelecek sorulardan birisi belki Ar-Ge ile ilgili bizim çıkarttığımız yasanın uygulanma noktasında birçok firmanın habersiz olduğunu da görüyoruz. Özellikle Ar-Ge günümüzün önemli çalışmalarından birisi inovasyon. Aynı şekilde bu şirketlerimizin gelişmesinin önemli parapetlerinden birisi. Gelişmiş ülkenin seviyesini yakalamanın küresel pazarda sürekli değişen müşteri ihtiyaçlarına cevap verebilmenin Türkiye olarak ortaya bir fark koymanın yolu da işte bu Ar-Ge merkezlerinden ve tasarım faaliyetlerinden geçiyor” dedi.

    “2001’de 1,3 milyar TL olan Ar-Ge harcamalarını bugün 20,6 milyar TL ile tam 16 katına çıkarttık”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin önemine de değinerek, “Bu nedenle kamu kaynaklarının Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine ayırdığımız paydan da kısaca bahsetmek istiyorum. 2002’de Ar-Ge’ye inovasyona ve tasarıma biz bütçeden 2001’de 1,3 milyar TL olan Ar-Ge harcamalarını bugün 20,6 milyar TL ile tam 16 katına çıkarttık. Bu yeter mi, yetmez. Daha da artırmamız gerekir. 2003 senesinde AR-GE harcamalarının gayri safi yatırımlar içindeki payı sadece binde 48 iken, bugün 2015 sonu itibariyle binde 6 oranında yükseltmiş olduk, büyütmüş olduk” dedi.

    “Sanayi stratejimiz ileri teknolojiliği ve yüksek katma değerli ürünlerde Avrupa ve Avrasya’da üretim merkezi olmayı hedefliyoruz”

    Bakan Tüfenkci, üniversite bilginin kullanımı ve hayatımıza yansımasına da topluma öncülük etmek zorunda olduğunu kaydederek şunları söyledi;

    “Dolayısıyla üniversitenin toplumla beraber, Bilecik halkıyla beraber hareket etmesi onlara açık olması o gelişmeleri yönlendirmesi ayrı bir değer olacağına inanıyorum. Bu nedenle üniversitelerimizi özellikle sanayi çevreleriyle yakın bir temas içinde olmaları gerekir. Bu iş birliği bilginin sermayenin ve nitelikli iş gücünün bir araya gelmesini teknoloji yolu ürün ve üretim yöntemleri geliştirmeyi teknolojiyi ticaretleştirmeye ve rekabet gücünü artırmaya imkan sağlayacaktır. Bunun için gençlerimizi bu anlayışla özellikle yetiştirmemizin de önemi büyüktür. Yıllarca sanayiciler üniversitenin hayattan ve pratikten kopuk olduğunu üniversitelerde sanayicinin hiçbir şeyden anlamadıklarını düşündüler. Geçmişte de günümüzde de hatta bazı illerimize ve bazı sanayi bölgelerinde bunu sıkça dillendirildiğini görüyoruz. Halbuki gelişmiş ülkelere baktığımızda üniversite sanayi iş birliğinin çok önceden tesis edildiği üniversitenin sanayiyi, sanayinin de üniversiteyi beslediği hemen fark edilecektir. Sanayi stratejimiz ileri teknolojiliği ve yüksek katma değerli ürünlerde Avrupa ve Avrasya’da üretim merkezi olmayı hedefliyoruz. Bu hedefler ulaşmamız için üniversite sanayi iş birliğinin em üst derecede gerçekleştirmemiz gerektiği de açıktır. Aslında bu iş birliğinin adı üniversite sanayi devlet iş birliği şeklinde koymak daha doğru olacaktır. Zira sanayi üniversite iş birliğinin etkin uygulanabilir ve yönetilebilir yapıda tasarlanması ve iş birliğini destekleyen teşvik mekanizmalarının geliştirilmesinde kamuya da önemli sorumluluklar düşmektedir. Son yıllarda sanayimizin teknoloji kapasitesini artırmak için son derece önemli programları da uygulanmaya geçildi.”

    Eğitim yatırımında zarar edilmez

    TOBB Rifat Hisarcıklıoğlu ise konuşmasında 2018 yılının ilk çeyreğinde laboratuvar binasının biteceğini aktararak, “Bana ’Başkan eğitime yatırıma niye bu kadar önem veriyorsun?’ diye soruyorlar. Çünkü zenginleşmenin de, birlik ve beraberliği tesis etmenin yolu iyi bir eğitimden geçer. Bakın ben bir iş adamıyım iş dünyasında yaptığınız her yatırımın riski var. Yatırımı yaparsınız, kar da edersiniz, zarar da edersiniz, ama tek bir yatırım var ki, onu yaptığınız zaman asla zarar etmezsiniz O da eğitime yaptığınız yatırım” dedi

    Konuşmaların ardından Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Bilecik Valisi Tahir Büyükakın, AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş ve protokol üyeleri Şeyh Edebali Üniversitesi TOBB Mühendislik Laboratuvar Binası’nın temellerini attı.

  • Terakkili genç kimyacılar, laboratuvar kardeşleriyle buluştu

    Terakkili lise öğrencileri, 2011 yılından beri gerçekleştirilen ’Terakki Laboratuvar Kardeşliği Projesi’ ile bu sene yeterli laboratuvar donanımına sahip olmayan çevre okullardan 107 öğrenciyle laboratuvarlarını ve deneyimlerini paylaştı. Birlikte deneyler yaptı.

    Özel Şişli Terakki Lisesi Kimya Bölümü’nün ’Terakki Birikimini Paylaşıyor Programı’ çerçevesinde yürüttüğü ’Terakki Laboratuvar Kardeşliği Projesi’nin 7’ncisi bu yıl Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleşti. Okulun Levent ve Tepeören yerleşkelerinden liseli öğrenciler,yeterli laboratuvar donanımına sahip olmayan çevre okullardan 107 öğrenciyle laboratuvarlarını ve deneyimlerini paylaştı. Birlikte deneyler yaptı.

    Terakkili öğrenciler, genç kimyacılar olarak kardeş okullarla laboratuvarlarında, sene boyunca öğrendikleri konulara ait kazanımlarla deneyler yaparak öğrendiklerini paylaşırken verilen sorumlukları yerine getirdiler. Takım çalışması içinde yer aldılar, sosyal duyarlılıklarını geliştirerek yeni dostluklar kurdular.

    Levent yerleşkesinde konuk olan okullar; Kırımlı Rüştü Olcay Anadolu Lisesi, Hüseyin Yıldız Anadolu Lisesi Boğaziçi Mesleki ve Teknik Lisesi, Büyükçekmece Atatürk Anadolu Lisesi ve Sarıyer Mustafa Kemal Anadolu Lisesi. Tepeören yerleşkesinde Tuzla Rotary İşitme Engelliler Ortaokulu konuk olan okul oldu.

    Özel Şişli Terakki Lisesi gönüllü 9, 10 ve 11’nci sınıf öğrencileri, önce belirlenen deneylerin provasını yaptı. Ardından, deneylerin yapılışı sırasında dikkat etmeleri gereken güvenlik kuralları, akranlarıyla paylaşmaları gereken temel bilgiler ve paylaşım sırasında dikkat etmeleri gereken iletişim dili konusunda çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiler. Daha sonra, kendi sınıf seviyelerindeki konularla ilgili deneyleri misafir öğrencilere rehberlik ederek birlikte uyguladılar.

  • Son teknolojik laboratuvar gözler önünde

    VM Medical Park Bursa Hastanesi, gözler önünde olan son teknoloji laboratuvarı ile dikkat çekiyor.

    VM Medical Park Bursa Hastanesi, otel konforundaki odalarının, yoğun bakım ünitesi ve ameliyathanelerinin son teknoloji olmasının yanı sıra laboratuvarıyla da takdir topladı. 50 bin metrekare büyüklüğündeki hizmet binasının klinik biyokimya ve mikrobiyoloji laboratuvarı vatandaşların görebileceği gibi yapıldı. Biyokimya Uzmanı Dr. Neşe Tunalı, “Laboratuvarımızın hastanenin tam ortasında olması ve herkesin göreceği şekilde oluşturulması çok önemliydi. Bir otele veya restorana gittiğinizde size gelen yemeğin nereden geldiğini ve nasıl yapıldığını bilmek istersiniz. Biz de hastanenin mutfağı olan laboratuvarın insanların gözünün önünde olmasını amaçladık. Aynı zamanda numune vermeye hastalarımız bu kata geliyor. Geldiklerinde alacakları sonuçların nasıl bir yerde işlem gördüğünü kendi gözleriyle görmüş oluyorlar. Genel olarak laboratuvarlar hastanelerin alt katlarında ve kimsenin görmediği kısımlardadır. Bize yaptığımız işin göz önünde olması mutluluk veriyor” dedi.

    Son teknoloji cihazlarla analizler yapılan laboratuvar hakkında bilgi veren Tunalı, “Biyokimya laboratuvarında biyolojik materyallerde, hastalıkların teşhisi, bir hastalığın şiddetinin belirlenmesi, henüz bulgu vermemiş bir hastalığın ortaya çıkarılması için tahliller yapılıyor. Şu anda Bursa VM Medical Park Hastanesi olarak son sistem modül sistemleri dediğimiz birbirine entegre sistem cihazlar kullanmaktayız. Bu sistemlerimizin bize faydası tek bir tüpten çok hızlı analiz gerçekleştirebiliyoruz. Bu da bize zaman kazandırıyor. Ayrıca çok güvenilir sonuçlar elde etmemizi sağlıyor. Tam kan sayımı cihazlarımız da yine son teknoloji ile hizmet vermektedir. Bu cihazlarımızda normal rutin kan sayımı parametrelerine ilave olarak daha ayrıntılı bilgiler veren yeni test parametrelerine de bakabiliyoruz. Tam idrar tetkiklerinde de yine yeni analizörlerle çalışıyoruz. Bu analizörler sayesinde idrar tetkiklerinde süratli ölçüm yapabiliyoruz. Hastalıklarda bizi yönlendirmesi konusunda büyük önem taşıyor” diye konuştu.

  • Temizoda, Biyoteknoloji, Analiz ve Laboratuvar Fuarı’nda sektör değerlendirildi

    22 Nisan tarihine kadar sürecek olan Temizoda, Biyoteknoloji, Analiz ve Laboratuvar Fuarı’nda katılımcı firma temsilcileri sektörü ve sektörün geleceği hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    22 Nisan tarihine kadar İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda sürecek olan fuarda 220 firma ve marka yer alıyor. Fuarda sağlık sektörü, ilaç endüstrisi, laboratuvarlar, Ar-Ge laboratuvarları, üniversiteler, hastaneler, sivil ve askeri elektronik sanayi, gıda ve tarım endüstrisi sektörünün gelişmeleri ele alınıyor ve sergileniyor. Fuarın ilk gününde ziyaretçiler yoğun ilgi gösterirken, katılımcı firmaların temsilcileri sektör hakkında değerlendirmelerde bulundu. Firma temsilcileri, Türkiye’nin sektördeki yeri, yaşanılan sorunlar, gelişmeler ve fuar hakkında görüşler belirttiler.

    Tetra firmasının Bölge Satış Müdürü Mehmet Özulu, ’’Fuarın ilk günü güzel geçti. Sektörümüzün daha önce ihtiyaç duyduğu bir fuar. Bizim sektörümüz genel anlamda yüksek teknolojili ürünlerin ticareti ile ilgili olduğu için her zaman ilerlemeye açık. Önümüzdeki yıllarda mutlaka ilerlemeler olacaktır. Sektör olarak amacımız, ithalat ağırlıklı sektörümüzün iç piyasalarda üretime dönmesinin sağlamak ve Türk malı üretimlerin olmasını sağlamak. Biz, ithalatçı firmayız. Genel anlamda Ar-Ge alanında yapılan bütün çalışmalarda bizim sektörümüzün ürünleri kullanılıyor. Her sektörde Ar-Ge amaçlı yapılan çalışmalarda, bu sektörün ürünleri yoğun olarak kullanılıyor.Umuyoruz ki önümüzdeki kısa ve orta vadede Türk ürünleri sektörde yerini alır’’ dedi.

    ’’Devletin bu alanda teşviki gerekiyor’’

    Laboratuar cihazları denildiğinde çok geniş bir alanı yayıldığını vurgulayan Prizma Laboratuar Ürünleri firmasının kurucu ortağı Ayhan Uçkun, ’’Medikal dışı laboratuar cihazlara ağırlık veriyoruz, bunlar araştırma ile ilgi cihazlar. Bu fuarda bu tür firmalar toplamış durumda. Sektörümüz çok dinamik. Diğer üretim yapan sektörlere altyapı oluşturan sektör. Onların Ar-Ge çalışmalarına destek veren sektör. Dünyadaki teknolojik gelişmeyi Türkiye’ye getirme özelliği var. Gıda, tarım, ilaç gibi endüstrilerde ürünlerin güvenliğini, insan güvenliğini, insan sağlığını korumakta ve çevre ile ilgili faaliyetlerde çevre koruyucu özellikler sağlıyor. Bu konudaki teknolojileri geliştiriyor. Ayrıca üretim maliyetlerini düşürüyor. Devletin bu alanda teşviki gerekiyor, Ar-Ge’ye daha çok pay ayırması gerekiyor. Destekler geldiğinde ihracatın bu sektörde artacağına inanıyorum’’ diye konuştu.

    ’’Önümüzdeki dönemde yerli ürünler biraz daha güçlenecek ve sektörümüzde bir miktar yerlilik aratacak diye düşünüyorum’’

    Fuar, özellikle sektörümüzün ihtisas fuarlarında bir tanesi olma yolunda ilerliyor diyen Çalışkan Laboratuar Ürünleri firmasının yetkilisi Alper Çalışkan, ’’Bu yıl fuarın 2’ncisi düzenleniyor. 2’nci kez yapılması ayrıca önem arz ediyor. Laboratuar cihazları ve temel laboratuar malzemeleri sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Bu sektörün önümüzdeki yıllarda da büyüyeceğini ve yerlileşeceğini düşünüyorum. Özellikle ithal ürün tedarik eden firmalar olarak, Türkiye’de bir miktar zorlandığımız için üretim yolunu tercih ediyoruz. Önümüzdeki dönemde yerli ürünler biraz daha güçlenecek ve sektörümüzde bir miktar yerlilik aratacak diye düşünüyorum. Yerli üretici olduğumuz için, yerli üretici olma yolunda faaliyet gösterdiğimiz için ilk olarak, ithalatın önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Dolayısıyla ülkemizde kalacak bir katma değerden bahsedebiliriz. Bu anlamda da Türkiye ekonomisine bir katkı sağlayacağız diye tahmin ediyorum. Uzun vadedeki amacımız, ihracat arttırmak ve bu sayede ülkemizin cari açığının kapanması yönünde bir miktar katkımız olacak diye düşünüyorum’’ açıklamasında bulundu.

    ’’Türkiye biyoteknolojide gecikmiş bir ülke’’

    Türkiye’nin biyoteknolojide gecikmiş bir ülke olduğunu dile getiren Sartonet Seperasyon Teknolojileri firmasının Genel Müdürü Ömer Toprak, ’’Bu gecikmeyi süratle kapatmaya çalışıyor. Güzel yollar alınıyor diye düşünüyorum. Titiz ve güzel bir fuardayız. Türkiye biyoteknoji konusunda yıllarca yerinde saydı. Bugünkü hükümet bu konuya çok ciddi teşvik veriyor. Yıllarca yerinde duran biyoteknoloji konusu bir anda canlandı. Firmamız 148 yılık bir firmadır. Hassas terazileri ile ün yapmış ve rekorlar kitabına girmiş firmadır. Tükenmez kalemle koyduğunuz noktada bıraktığınız mürekkebin miktarını ölçebilecek hassasiyette teraziler üretebilen bir firmadır. Ayrıca bir üniversite ile çalışmalarda bulunup membran filtreyi buldu. Membran filtre; insan derisi ile aynı özelliği gösteren filtrelerdir. Filtreyi ilgilendiren çok değişik ürünler üretmeye başladı’’ şeklinde konuştu.