Etiket: Kuzuların

  • Kuzuların yüksek ses çıkarmasından şüphelendi, video çekerken depremi kaydetti

    Kuzuların yüksek ses çıkarmasından şüphelendi, video çekerken depremi kaydetti

    Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde hayvancılık yapan bir vatandaş, akşam saatlerinde meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem anını cep telefonuyla kaydetti. Kuzularının panik halinde hareket ederek yüksek ses çıkarmasına anlam veremeyen vatandaş, telefonuyla ahırda video çekerken deprem anını kayda aldı.

    Manisa’nın Kırkağaç ilçesine bağlı Karakurt Mahallesi’nde saat 19.09’da meydana gelen 5.2’lik deprem büyük paniğe yol açtı. Karakurt Mahallesi’nde hayvancılıkla geçimini sağlayan İbrahim Güngör, deprem öncesi ahırda kuzularının panik halinde hareket ettiklerini fark etti. Hemen cep telefonunu çıkarıp panik halinde ses çıkaran kuzularını çeken İbrahim Güngör, çok kısa bir süre sonra depremi yaşadı. Depremle birlikte büyük korku yaşayan İbrahim Güngör, hemen kuzularını ahırdan çıkardı. Deprem sonrası konuşan İbrahim Güngör, “Akşam üzeri kuzuları yayladan getirmiştim. Kuzuları annelerinin yanına salacaktım. Deprem oldu çok korktuk. Bizim çocuklar da bağırdılar deprem oluyor diye. Ben önce bir şey anlamadım ama çok kötü bir deprem oldu. Allah daha beterinden korusun” dedi.

  • Herkes bu kuzuların peşinde

    Bursa’nın Yenişehir ilçesinde üç aylıkken 2 bin 500 liraya satılan ’İle de France’ kuzular, vatandaşlar tarafından rağbet görüyor. Kuzulardan satın almanız için en az 6 ay öncesinden sıraya girip kaparo yatırmanız gerekiyor.

    Et ve yavru verimi yüksek olan koyun ırklarından birisi olarak gösterilen ’İle de France’ koyun ve kuzuları üreticinin yüzünü güldürüyor. Bursa’nın Yenişehir ilçesinde damızlık koyun üreticiliği yapan işletmeden kuzu, koyun ve koç almanız için en az 6 ay beklemeniz gerekiyor. Küçükbaş hayvan üreticisi

    Berkay Yıldız, “Yenişehir’de işletmemiz var, küçükbaş damızlık hayvan üzerine çalışıyoruz. Yalnızca İle de France yetiştiriyoruz. Hayvan satışlarımızda 6 ay öncesinden kaporalarını aldığımız hayvanlarımızı üç aylık olarak teslim ediyoruz. Aşıları, her şeyi tam anlamıyla yapıldıktan sonra, hayvanlarımız yeme alışınca üreticilerimize teslim ediyoruz. Hayvanlarımızın 3 aylık ücretleri 2 bin 500 lira. Dişi ve erkek satış fiyatlarımız var” diye konuştu.

    Yıldız, “İle de France koyun ırkı Fransızların dünyaca ünlü koyun ırklarından birisidir. En büyük özellikleri etçi bir hayvan olması ve çoklu doğum özelliğine sahip olması. Biz bu saf ırkı Fransa, Romanya, Ukranya gibi ülkelerden bulamayınca sonunda Macaristan’da 2 ay bütün çiftliklerde yaptığımız araştırmalar sonunda bularak özel izinle Türkiye’ye getirdik. Bu koyunların kuzuları 3 ayda ortalama 60 kiloya ulaşırken, diğer ırklarda bu rakam 35-40 kilo arasında kalmaktadır. Aynı zamanda koçları etçi özelliklerini melezlemede diğer ırklara aktararak üreticinin daha az sürede daha fazla gelir elde etmesine sebep oluyor. İlerleyen zamanlarda anaç koyun satışımız da olacak. 1-2 yaşlarında koç satışlarımız var. Büyük koçlarla ilgili 1 yaşında olanları 4 bin 500 lira civarında satıyoruz, baba koçlar da 6 bin lira civarında. Bu koyunun en büyük özelliği ikizlik, üçüzlük oranının yüksek olması ve et randımanının çok iyi olması. Yüz günlük bir kuzumuzun canlı ağırlığı 55 kiloya ulaşmaktadır” dedi.

  • Bulanık’ta kuzuların banyo keyfi

    Muş’un Bulanık ilçesinde hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinden olumsuz etkilenen kuzular yalaklarda yıkanıyor.

    İlçeye bağlı Elmakaya Beldesi’nde ikamet eden vatandaşların kuzuları yıkaması renkli görüntülere sahne oldu. Elmakaya Belediyesi tarafından beldenin içindeki çeşmenin önünde yaptırılan yalak, kavurucu yaz sıcaklarının yaşandığı bugünlerde hayvan sahiplerinin meskeni haline geldi. Kuzuları tek tek yakalayıp suda yıkadıklarını dile getiren kuzu sahiplerinden Ömer Sönmez, yaz döneminde küçükbaş hayvanları bit, pire ve kene gibi dış parazitlerden korumak ve aynı zamanda bunaltıcı sıcaklarda serinletmek amacıyla bu işlemi yaptıklarını söyledi. Hayvancılığın her mevsimde zorlukları bulunduğunu anlatan Ömer Sönmez, “Geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz. Onun için hayvanlarımıza en iyi şekilde bakmak zorundayız. Özellikle hava sıcaklıklarının artması ile birlikte kuzularda bit, pire ve kene gibi dış parazitler daha fazla oluyor. Bu dış parazitler hayvanlarımızın gelişimini engelliyor. Bu da bizi maddi olarak zarara uğratıyor. Biz de bu sıcak havada hem kuzularımızı serinletmek hem de onları bu haşerelerden kurtarmak için yıkıyoruz” dedi.

    Hayvan sahiplerinden Özgür Sönmez ise beldede dere olmadığı için hayvanları Elmakaya Belediyesi tarafından belde içindeki çeşme önünde yaptırılan yalakta yıkadıklarını söyledi. Beldede dokuz adet yalak yapan Elmakaya Belediye Başkanı Mehmet Emin Yıldırım’a teşekkür eden Özgür Sönmez, “Daha önce beldemizde hayvanlarımızın doğru dürüst su bile içebileceği bir yer yoktu. Belediye başkanımız hem hayvanlarımızın su içebileceği hem de küçükbaş hayvanlarımızı yıkayacağımız 9 adet yalak yaptı. Bu yalaklarda hayvanlarımız yıkadıktan sonra yıkayıp tekrar temiz su ile dolduruyoruz” diye konuştu.

  • Kuzuların Yünleri Çöpe Gidiyor

    Küçük baş hayvan yetiştiricileri, Merinos fabrikasının kapatılmasından sonra yüzüne bakanın olmadığı yapağıların değerlendirilmesi için devletten destek bekliyor.

    Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, köylülerin küçükbaş hayvanlardan elde edilen yün konusundaki sıkıntılarını dinledi. Yenişehir ilçesindeki besiciler, koyunlardan elde edilen yapağıları değerine satamadıklarından yakındı. Birlik Başkanı Oran, “Eskiden Bursa’da Merinos fabrikası vardı. Merinos Bursa ve civarındaki vilayetlerin bütün yapağısını alıyor ve onları işleyip piyasaya veriyordu. Bu yapağılar o zamanlar değerinde satılabiliyordu. İnsanlarımız yapağı parasıyla düğün borçlarını ödüyor veya kuzu alırken yarısını buradan karşılayabiliyordu. Şimdi bu fabrika kapatıldıktan sonra yapağılar elde kaldı. Sadece yorgan ve döşek gibi ihtiyaçlarda kullanıyor. Dolayısıyla bizim yapağımızın değeri kırkım parasını zor karşılıyor. Besici yapağının parasını kırkımcıya veriyor. Eskiden Türkiye Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun yapağı merkeziyken şu anda maalesef üreticimiz yapağının büyük bir kısmını ham madde olarak satıyor. En azından yün, iplik ve kumaş ithalatından fon alınması lazım. Fakat fon alınmadığı için biz ip üretemiyor, malımızı değerinde satamıyoruz” dedi.

    Bu meseleye bakanlığın el atmasını isteyen Oran, “Sayın bakanımızın ilgi göstermesini istiyoruz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Uludağ Üniversitesi de bu meseleyle ilgilenmeli. Bursa tekstil merkezi. Yakın zamanda Ortadoğu’nun merkezi yapağıda Bursa idi. Yapağının ev tekstilinde değerlendirilmesi için çalışmalar yapılması lazım. Civarımızdaki illerde çok fazla yapağı üretimi varken, destek alacak hayvan miktarı 2 milyon 700 bin. Bunların biz dişi toklularını, koçlarını, kurbanlıklarını, kuzularını hesap edersek rakam ortada. Çok fazla miktarda yapağı üretimi var, fakat bunlar değerlendirilmiyor” dedi.

    Yenişehir’in Bağcın köyündeki besiciler, “Merinos fabrikası varken yapağıyı oraya verip çok daha fazla para kazanabiliyorduk. Şu an kazanamıyoruz. Zaten ithal etten dolayı fiyatlar düştü. Biz para kazanmak istiyoruz. Bakanımız Faruk Çelik’ten destek bekliyoruz” dedi.