Etiket: kuzey

  • MYO’da Umut Kuzey Rüzgarı

    Balıkesir Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu’nda Türk rock müziği sanatçısı Umut Kuzey ile söyleşi gerçekleştirildi.

    Balıkesir Üniversitesi, Radyo-İletişim Topluluğunun Meslek Yüksek okulunda gerçekleştirdiği etkinlikte Türk Rock Müziği’nin tanınmış ismi Umut Kuzey öğrencilerle bir araya geldi. Yaklaşık 2 saat süren etkinlikte sosyal sorumluluk projeleri ve Türk Rock Müziği konuları üzerine söyleşi yapıldı. Etkinlikle Radyo-İletişim Topluluğunun bu yıl beşincisini gerçekleştireceği ’Tozlu Raflardan Minik Ellere’ kampanyası ile ilgili Umut Kuzey’den de destek sözü alındı. Söyleşi Umut Kuzey’in parçalarını akustik performansla dinleyicilerle buluşturmasıyla son buldu. Topluluğun akademik danışmanı Öğretim Görevlisi Özgür Yılmaz, şu anda devam eden 3 proje ile birlikte önümüzdeki aylarda farklı projelerin de temellerinin atıldığını, topluluk olarak çok güzel bir enerji yakaladıklarını ve bu enerji ile çok daha farklı projelerle gündemde olacaklarını söyledi.

  • Antalya’nın Projesi, Kuzey Kıbrıs’a Örnek Oldu

    Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında 2008 yılında başlatılan ve 2015 yılında ’Eğitimde Yenilikçi Proje’ ödülü alan ’Riskler ve Başetme’ projesinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de uygulanması için gerekli çalışmalar başlatıldı.

    9 REHBER ÖĞRETMEN VE BİR ŞUBE MÜDÜRÜ GİTTİ

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı ve Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ile Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle 9 rehber öğretmen 30 Kasım-4 Aralık tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitti. Antalya İl Milli Eğitim Şube Müdürü başkanlığındaki ekip, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde görev yapan rehber öğretmenlere eğitici eğitimi, öğretmen, yönetici ve velilere eğitim, öğrencilere uygulamalı sınıf etkinlikleri çalışmalarını gerçekleştirdi. Proje kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele şehirlerinde toplam 437 yönetici ve öğretmen, 435 öğrenci ve 100 veliye eğitim verildi.

    Çalışmalarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti okullarında görev yapan yönetici, öğretmenlere, projenin uygulanabilmesinde görev alacak kişilere nasıl bir eğitim verileceğine ilişkin eğitici eğitimi, öğrenci ve velilere ise proje ile ilgili eğitimler verildiği bildirildi.

    Projenin tüm tabana yaygınlaştırılması için Kıbrıs’ta askeri birliklerde görev alan subay, astsubay ile er ve erbaşlara da ’Bağımlılık ile Mücadele’ kapsamında eğitimler verildiği kaydedildi.

    Proje ile ilgili çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması, bilinçlendirme çalışmaları ve farkındalığın arttırılması amacıyla Radyo Vatan’da farklı günlerde yapılan radyo programlarına eğitimcilerin davet edildiği ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı ile yapılan görüşmelerin sonucunda izleme ve değerlendirme çalışmaları için proje ekibinin tekrar Kıbrıs’a gitmesi konusunda planlama yapıldığı açıklandı.

  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı: “Kıbrıs’ta Uzlaşma Çok Yakın”

    Kadir Has Üniversitesi’nde bir konferans veren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile yürütülen müzakerelerde altı ana başlıkta çalıştıklarını, birçok başlıkta uzlaşma noktasına geldiklerini açıkladı. Cumhurbaşkanı Akıncı, “Uzlaşma olması halinde Kıbrıs’ta yıllar değil, aylar içerisinde çözüme ulaşılabilir” dedi.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 10 Aralık Perşembe günü Kadir Has Üniversitesi’nde “Uluslararası Dinamikler Işığında Kıbrıs Müzakereleri ve Geleceği” başlıklı bir konferans verdi. Program Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın’ın açılış konuşmasıyla başladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye için son derece önemli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Aydın, Kıbrıs ve KKTC’nin tarih boyunca, özellikle de 1980’lerden bu yana çok önemli dönemeçlerden geçtiğini belirterek, “Kıbrıs ve KKTC şimdi de çok önemli bir dönemeçte. Umarım bu son dönemeç olur ve en hayırlısı olur” dedi.

    Daha sonra kürsüye gelen ve sözlerine Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın’a ve katılımcılara teşekkür ederek başlayan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, ilk olarak Kıbrıs sorununun tarihi geçmişiyle ilgili, kendi yaşamıyla da paralel gidecek şekilde özet bilgiler verdi. “Ben 68 yaşındayım. Kıbrıs sorunu da aşağı yukarı benle yaşıt” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, “1 Nisan 1963’te Kıbrıs’ta ilk bomba patladı. EOKA’nın patlattığı bu bomba, aynı zamanda EOKA’nın Enosis için attığı ilk adım oldu” dedi. Kıbrıs sorununda toplumlar arası ilk görüşmelerin 1968’de başladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “2004 yılına geldiğimizde ise Annan Planı ve referandumu gündemimize girdi. Ve referandum sonunda, dünyanın hiçbir yerinde görülemeyeceği şekilde, Annan Planı’na hayır diyen Rumlar tüm Kıbrıs’ı temsilen Avrupa Birliği’ne (AB) üye olurken, plana evet diyen KKTC AB dışı kaldı ve izolasyon süreci devam etti” diye konuştu.

    “GÖRÜŞMELERE GEÇMİŞİ SİLMEDEN BAŞLADIK”

    Annan Planı’ndan sonra da görüşmelerin Mehmet Ali Talat-Dimitris Hıristofyas, Derviş Eroğlu-Nikos Anastasiadis isimleri çerçevesinde devam ettiğini ve 2015 yılında kendisinin cumhurbaşkanı seçildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu tip durumlarda bazen daha önce yapılanlar bir kalemde silinerek sıfırdan başlanır. Ancak yine de o başlanan noktaya geri dönülür. Ben gelirken, daha önce yapılan görüşmeleri ve yakınlaşan ilişkileri çöpe atmama sözü vererek geldim. 11 Şubat 2014’te imzalanan metni ana metin olarak benimsedim. Şimdi bu metin üzerinde müzakerelerimiz devam ediyor. Ben bu şekilde davranarak Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarına da kendimize de zaman kazandırdığımı düşünüyorum. Zira yeni bir bina inşa etmeye başlamak yerine, zaten inşa edilen bina üstüne devam ettik” ifadelerini kullandı.

    DÖRT MADDELİK VİZYON

    Altı aydır devam eden görüşmeler sürecinde KKTC adına dört maddelik bir vizyon belirlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, bu vizyonu “çözüm odaklı siyaset, iç politikaya duyarlılık, Türkiye ile daha sağlıklı ve kişilikli ilişkiler ve bağımsız-tarafsız cumhurbaşkanlığı” olarak sıraladı. “Bu vizyon aslında sadece bizim değil, Kıbrıs Türk halkının da vizyonu” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, “Aslına bakarsanız benim aktif siyasete dönmemin en önemli sebebi de Kıbrıs’ın çözüme olan ihtiyacıdır. Bunun için de her iki taraf da geçmişle yüzleşmek durumunda. Bizim yüzleşmemiz gereken nokta, 1983’te kurduğumuz KKTC’yi Türkiye’den başka kimseye tanıtamamış olmamızdır. Türkiye de KKTC’yi tanımış olsa da tanımanın gereklerini yeteri kadar yerine getiremedi. Aynı şekilde Güney Kıbrıs’ı tanımıyor olsa da, tanımamanın gereklerini yerine getiremiyor. Rumların yüzleşmesi gereken nokta da şudur ki, 1960’ta umutla kurulan ortak devleti 1963’te kendi elleriyle yıkmış olmalarıdır. Bunun sonucu olarak da 1974’te Kıbrıs’ın kuzeyini kaybettiler. Ayrıca Rumlar 2004’te AB’ye girdiklerinde en geç bir yıl içinde sorunu lehlerine çözebileceklerini düşünüyorlardı ama bekledikleri olmadı. AB konusunda ev ödevlerini iyi yapmadıkları için ekonomi başlarına çöktü. Bugün Güney’de dükkanların neredeyse yarısı boş” dedi.

    ALTI BAŞLIKTA MÜZAKERELERE DEVAM

    Görüşmelerde bugün gelinen noktayı “Her iki taraf olarak mümkün olanın en iyisini elde etme noktasındayız” diye tanımlayan Cumhurbaşkanı Akıncı, “İki kurucu devlet olarak coğrafi esasa dayalı federatif sistem üzerinde bir çözüm arayışı üzerindeyiz. Zira Rumlar da artık adaya tek başlarına hakim olamayacaklarını, örneğin Kıbrıs’a çok yakın konumda olan Doğu Akdeniz doğalgazına da tek başlarına sahip olamayacaklarını gördüler. Ya da artık görmüş olmaları lazım. İki kurucu devlet olarak adil bir çözüm arayışı üstünde görüşmelere devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Müzakerelerin altı başlık üstünden devam ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, “İlk üç başlık olarak sıralayabileceğimiz yönetim ve güç paylaşımı, ekonomi ve Avrupa Birliği konularında birbirimizin tezlerine çok yakınlaştık. Diğer üç başlıkta da bu seviyede yakınlaşmayı sağlayabilirsek, bu ilk üç başlıkta kısa sürede uzlaşma sağlarız. Devlet başkanlığı noktasında, dönüşümlü başkanlık sisteminde henüz uzlaşıya varılmamış olsa da ben o yönde bir umut görüyorum” dedi. Diğer üç müzakere başlığının ise “mülkiyet, toprak düzenlemeleri ve garantörlük hakları” olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Son zamanlarda bu başlıklardan mülkiyet başlığı üzerine yoğunlaştık. Önemli ölçüde de ilerleme kaydettik. Toprak düzenlemelerini ve garantörlük konusunu ise en sona bırakıyoruz. Zira bu konular hem her iki toplumun da hassas olduğu noktalar, hem de bu noktada görüşülenler maalesef gizli kalmıyor. Biz Rumlarla bu konuyu görüşüyoruz, ertesi günü görüştüklerimizi Rum basınında manşetten okuyoruz. Bu yüzden son aşamaya toprak ve garantörlük konularını bıraktık” ifadelerini kullandı.

    “PAPA SEÇİMİ” BENZETMESİ

    Müzakerelerin “bütünlüklü çözüm anlayışı” ile yürütüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu şu demek: Bütün başlıklarda uzlaşma sağlanması halinde anlaşma olacak ve iki toplumlu, iki kurucu devletli Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti kurulacak. Ancak başlıklardan birinde bile uzlaşma sağlanmaması halinde, bu devlet kurulamayacak. Bu noktada belki de bir aşamadan sonra Papa seçimine benzer bir şekilde, bir yere kapanıp, uzlaşana kadar oradan çıkmama durumuna benzer bir görüşme usulüne de geçebiliriz” dedi.

    Mülkiyet konusunda toprak değişimlerini mümkün olduğunca az tutacaklarını, çünkü kimseyi yerinden etmek istemediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Ben bu görüşmeleri bizim neslimizin son çözüm denemesi olarak görüyorum. Zira yeni yetişen gençler giderek birbirine yabancılaşarak yetişiyor. Düşünün; benim babam mükemmel Rumca konuşuyordu. Ben çat-pat biliyorum. Benim çocuklarım ise kelime bilmiyor. Dolayısıyla bu hem bizim neslimiz için, hem de federasyona dayalı yapı için son çözüm denemesi. Bu olmazsa bizden sonra gelenler başka formüllere dayalı çözümler geliştirebilir. Ancak ben inanıyorum ki, eğer ortada çözüm iradesi varsa, bu sorun aylar içinde çözülebilir” ifadelerini kullandı.

    “SORUN ÜRETEN ADADAN ÇÖZÜM ÜRETEN YAPIYA”

    Çözüm için özellikle mülkiyet ayağı sırasında kapsamlı finansal desteğe de ihtiyaç duyulacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bunun için uluslararası finans kuruluşları şimdiden sözler vermeye başladı. Bu sözlere inanmak istiyorum ancak ben bu konuya son derece temkinli bakıyorum. Zira 2004 referandumu sürecinde de bu sözler verildi ama bir sonuç çıkmadı. Aslında önümüzde bu ayağa yönelik fırsatlar da var. İşte Türkiye’den su geldi. Bu noktadaki kapasite artırılıp Rum tarafının da yararlanması sağlanabilir. Yine Türkiye’den elektrik de getirilebilir. Doğu Akdeniz doğalgazı birlikte işletilebilir. Kıbrıs’ı elektrik, su ve doğalgaz hatlarıyla çevirebiliriz. Bu büyük bir ekonomik gelişme getirir ve çözüm için gereken finansman desteğini sağlar. Bu süreçte Suriyeli mülteciler nedeniyle de olsa yaşanan Türkiye-AB yakınlaşması da önemli. Son dönemde Rusya ile yaşanan krizin de AB ilişkilerinin ne derece önemli olduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu.

    Konferans gününü (10 Aralık) Dünya İnsan Hakları Günü olduğunu da hatırlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Umuyorum, bundan sonra dünya halkları, insan haklarına saygılı, demokratik ve çoğulcu bir dünyada yaşar” dedi. Sözlerini Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın’a teşekkür ederek noktalayan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kadir Has Üniversitesi için bir yerlerde ‘tütün üreten fabrikadan bilim üreten üniversiteye’ gibi bir ifade okumuştum. İnşallah Kıbrıs da ‘sorun üreten adadan çözüm üreten yapıya’ dönüşecek” şeklinde sözlerini noktaladı.

  • “Hazar Transit Koridoru Rusya’daki Kuzey Hattı’ndan Daha Kısa Daha Ucuz”

    Türkiye-Rusya gerginliğinin iki ülke arasındaki ticarete ve sınır kapılarına yansıması sonrasında, Türk lojistik sektörünün Orta Asya pazarlarına ulaşmasında Rusya yerine alternatif güzergah olarak Hazar Transit Koridoru gündeme gelirken; bu güzergahın Türkiye’ye yeni pazarlar kazandırıp taşıma maliyetlerini düşürebileceği belirtildi.

    Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) tarafından gerçekleştirilen “Türk Lojistik Sektörü İçin Yeni Rota: Hazar Transit Koridoru” konulu toplantı HASEN Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Eski Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı’nın moderatörlüğünde, HASEN Genel Sekreteri Haldun Yavaş, HASEN Hazar Transit Koridoru Program Koordinatörü Seray Özkan, HASEN Uzmanı ve Piri Reis Üniversitesi’nde Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık Bölüm Başkanı Doç Dr. Zafer Acar yeniden canlanan İpek Yolu’nda Hazar Transit Koridoru’nun önemini ve Türkiye’ye diğer rotalara göre sunduğu fırsatları tartıştılar. Toplantıda yeni hazırlanan Hazar Transit Koridoru raporundan bulgular ilk defa basın ile paylaşıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Haldun Yavaş, “Transit Koridoru, Türkiye’ye yeni ihracat pazarları ve taşımacılık gelirleri kazandıracak bir potansiyele sahip. Bunun yanında Çin ve Avrupa Birliği arasındaki ticaretten ve buradaki taşımalardan pay alma imkanı sunuyor. Dolaylı olarak da Rusya krizinin olumsuzluklarına cevap verebiliyor” dedi.

    HASEN Hazar Transit Koridoru Program Koordinatörü Seray Özkan, “Bu rapor Ankara, Tiflis, Bakü, Astana’da yapılan saha çalışmaları, çalıştaylar ve yüz yüze görüşmeler sonrasında ulaşılan verilerle oluşturuldu. Bu verilerin ışığında alternatif taşımacılık rotaları, lojistik ve taşımacılık sektörünün bölgesel sorunları ve çözüm önerilerini inceledik. Bu raporun ikinci fazında ise rapora Çin, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Afganistan ve Hindistan da dahil edilecek” dedi.

    Hazar Transit Raporu’na göre 2014 yılında Türkiye’nin Hazar Transit Koridoru üzerinde yer alan Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan’a olan toplam ihracatı 8,5 milyar dolar. Azerbaycan, Gürcistan ve Türkmenistan’a olan ihracat bu rakamın yüzde 75’ini oluşturuyor. Türkiye’nin bu ülkelerden olan ithalatı ise 3,23 milyar dolar. Bunun yüzde 38’i de Kazakistan’dan gerçekleşiyor.

    Doç. Dr. Zafer Acar rapordaki bulgularla ilgili olarak şunları söyledi: “Türkiye’nin Rusya ile sorun yaşadığı yaş meyve sebze ithalatı yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde. Rusya ile geriye kalan ihracatı yan sanayi ağırlıklı. Bu konuda da Rusya yaptırımda bulunmuyor. Rusya’nın satın almadığı yaş meyve sebzeler Hazar Transit Koridoru üzerinden bu ülkelere satılabilir. Bu anlamda Hazar Transit Koridoru Türkiye’ye yeni pazarlar da kazandırabilir. Üstelik Rusya’ya dolu gidip Rusya’dan boş dönen Türk tırlarının lojistik maliyeti yüksek oluyordu. Oysa Kazakistan’a Türk tırları dolu gidip dolu dönebilir. Türk tırları Kazakistan’daki tahılı, petrol ürünlerini ya da Çin mallarını taşıyabilir ve taşıma maliyetleri daha da aşağı çekilir” dedi. Nitekim Çin ve Kazakistan, Çin’i Avrupa’ya bağlayan demiryolunun Kazakistan’daki önemli merkezlerinde serbest ticari bölgeler kurma konusunda anlaştılar. Kazakistan bu sayede transit yüklerden ciddi pay alacak.

    Öte yandan Çin ile Avrupa arasında hızla yükselen ticaret Modern İpek Yolu’nu yeniden canlandırıyor. Hazar Transit Koridoru raporuna göre Çin ile Avrupa arasındaki ticaret 2014 yılında 615 milyar dolar iken bu rakamın 2020 yılında 800 milyar dolar olması bekleniyor. Türkiye’nin Çin ile olan ticaretinin ise aynı yıllar içerisinde 24 milyar dolardan 100 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Türkiye bu hızla gelişen ticarette hem kendi ticaretini arttırarak hem de transit ülke olarak kazançlı çıkabilir.

    Asya ile Avrupa arasındaki bu ticaretin geçiş yapabileceği 3 ana alternatif koridor bulunuyor. Bunlardan bir tanesi Çin’den Avrupa’ya Rusya üzerinden giden Kuzey Koridoru. İkinci rota ise Çin’den başlıyıp Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan aracılığı ile İran’ın Bandar Abbas Limanı’na ulaşan Güney Koridoru. Üçüncü rota ise Çin, Hindistan, Afganistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa.

    Bu rotalar arasında en avantajlısı Hazar Transit Koridor. Hem daha hızlı, hem de kuzey ve güney koridorlara göre daha ucuz. Güney Koridoru’ndan bir malın Çin’den Avrupa’ya ulaşması 25-30 gün sürerken, bu süre Kuzey Koridoru’nda 15 gün seviyelerinde, Hazar Transit Koridoru’nda ise 12-13 gün sürüyor. Üstelik Hazar Transit Koridoru’nun maliyeti de Rusya üzerinden geçen yolun maliyetinin yarısında bile az.

    Öte yandan Azerbaycan, Türkmenistan gibi ülkeler özellikle bu koridora çok önem veriyor ve ciddi liman yatırımları yapıyorlar. Bu yatırımların hepsi hayata geçtikçe rota daha da hızlanacak Kazakistan’da Zhezkazgan ve Beineu arasındaki demiryolu bağlantısı sayesinde bu rota sadece 12 günde tamamlanacak.

    Yine Türkiye tarafının da yapması gereken yatırımlar var. Çin’den Bakü’ye uzanan 4 bin kilometrelik demiryolu tamamladı. Toplam uzunluğu 838 kilometre olan Bakü Tiflis Kars(BTK) hattının ise Azerbaycan ve Gürcistan bölümleri bitirilmiş olsa da Türkiye tarafında kalan 76 kilometrelik hattın inşaatı uzun bir süredir bitirilemedi. BTK hattı zamanında tamamlanamazsa Türkiye bu ticaretten alacağı payı kaçırabilir. Zira Bu hat Gürcistan’dan Karadeniz üzerinden direkt olarak Romanya’ya ve buradan da Avrupa’nın diğer bölgelerine ulaşabilir. Bu nedenle Gürcistan’ın Anaklia gibi liman projeleri Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturabilir.”

  • Uşak’ta Kuzey Çevre Yolu’nda Çokkozlar Bağlantısı Sağlandı

    Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan, kuzey çevre yolunda engel teşkil eden bir sorunu daha bitirdiklerini kaydetti.

    Uşak Belediyesi kent içi çevre yollarında hergün bir aşama daha kaydediyor. Şehrin birbirine bağlanması ve trafik sorununu azaltmak için önemli çalışmalardan birisi olan kuzey ve güney çevre yolunda son pürüzler de gideriliyor. Bu bağlamda Karaağaç Mahallesi, Dikilitaş Mahallesi gibi mahallelerin yeni Devlet Hastanesine ve Adliyeye ulaşımında sıkıntı arz eden Çokkozlar mevkisi bağlantısı sona erdi. Yapılan çalışmayla Çokkozlar mevkisinde araç geçişleri de başladı.

    Konu hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Nurullah Cahan,”Amacımız kentimizin tüm mahallelerinde vatandaşlarımızın istedikleri yere kolaylıkla gidebilmeleridir” dedi. Çokkozlar mevkisinde de kuzey çevre yolunun devam etmesi açısından daha önce sıkıntılar olduğuna değinen Cahan,”İlimizde göreve gelmemizin akabinde yollarla ilgili önemli ve başarılı çalışmalara imza attık. Kent içi çevre yolları da bu noktada önem verdiğimiz çalışmalardan birisiydi. Yolun sorunlarının bitirilerek hizmete açılması gerekiyordu. Bu nedenle ilgili birimlerimiz fedakarca çalışarak pürüzleri gidermeye devam ediyor. Sıkıntılarımızdan birisi de Çokkozlar mevkisiydi. Özellikle Karaağaç ve Dikilitaş Mahallelerini, Aybey, Elmalıdere, Mehmet Akif Ersoy Mahalleleri, Yeni Devlet Hastanesi ve Adliyeye bağlayacak yol Çokkozlar mevkisinde geçişin olmaması ve Dokuzsele Deresi Islah Projesi kesişme noktası olması hasebiyle problem teşkil ediyordu. Belediyemiz bu konuda kararlı davranarak sorunu bitirdi” şeklinde konuştu

    Kentte yolların Uşaklı hemşehrilerinin beklentilerini karşılayacak duruma geleceğini müjdeleyen Cahan sözlerine şöyle devam etti: “Yollarımızın beklentilerin üzerine çıkması için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu yıl birçok bölgede bu konuda hedeflerimize ulaşmak için araç envanterimizi çoğaltmıştık. 2016 yılında da araçlarımızı daha da çoğaltarak istenilen düzeye geleceğiz. Kentimizin her noktasında olduğu gibi kent içi çevre yollarında da beklentilere cevap vereceğiz”.