Etiket: kuzey

  • Çinli turistleri Kuzey Ege ve Ayvalık’a çekebilmek için seferber oldular

    Çinli turistleri Kuzey Ege ve Ayvalık’a çekebilmek için seferber oldular

    Türkiye’ye ilgisi her geçen yıl artış ivmesi gösteren Çinli turistlerin, ülkemize daha fazla döviz girdisi sağlayabilmesi adına Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde süren çalışmalara Balıkesir’in Ayvalık ilçesi de katıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Müdürü Mustafa Çaltı, Kuze Ege’de turizmi yılın 12 ayına yaymaya çalıştıklarını açıkladı.

    Bakanlık verilerine göre; halen yılda 550 bin Çinli turistin geldiği Türkiye’de, 3 yıl içerisinde Çin’den gelen turist sayısının 1 milyon’u aşacağı tahmin ediliyor.

    Güneş, kum, denizi seven Avrupalı turistlerin aksine, kültürel değerler ve doğal güzelliklere ilgi duyan Çinli’ler için Anadolu’nun dört bir yanında farklı destinasyonlar hazırlayan bakanlık, özellikle de Kuzey Ege’yi beğenen bu ülkenin insanları için turizm seçeneklerini de masaya yatırdı.

    Bölgede incelemelerde bulunan Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük tur operatörü firmaların temsilcileri Kuzey Ege’de ki turizm alternatiflerini yerinde inceledi.

    Balıkesir İl Kültür Müdürü Mustafa Çaltı’nın öncülüğünde, GMKA koordinatörlüğünde; bölgenin belediye ve ticaret odaları başkanlar ile turizm sektörü temsilcilerinin katımıyla bölgede ağırlanan Çinli tur operatörlerinin özellikle Bozcaada’daki bağbozumu zamanındaki üzüm hasadı ile Ayvalık’ın su altı zenginliklerinin yanı sıra Dünya’nın en kaliteli zeytin ve zeytinyağının üretim aşamasına hayran kaldıkları öğrenildi.

    Balıkesir İl Kültür Müdürü Mustafa Çaltı ve GMKA yetkililerinin yanı sıra başkanlar ve ilçenin turizm temsilcilerinin katıldıkları Temizel Otel’deki toplantıda; Ayvalık’ın dalış turizmine ait su altı zenginlikleriyle Çinli heyetin ilk kez tanıştıkları zeytin ağacı ve zeytinin zeytinyağına dönüşümüne ait serüven masaya yatırıldı.

    İl Kültür ve Turizm Müdürü Müdürü Mustafa Çaltı,“Bölgedeki turizmi yılın 12 ayına yaymaya çalışıyoruz”

    Balıkesir İl Kültür Müdürü Mustafa Çaltı ise Balıkesir’in Körfez bölgesinin yaz turizmi açısından ilin önde gelen bir destinasyonu olduğunu hatırlatarak, “Bizim bütün çabamız, ticaret odalarımız, turizm temsilcilerimiz, kalkınma ajansımız, belediyelerimiz ile birlikte bu bölgedeki turizmi yılın 12 ayına nasıl yayabileceğimizi ve turizm gelirinden nasıl daha fazla paya sahip olabileceğimizin yollarını bulabilmektir. Yaz aylarında bölgemizde turizm açısından pek fazla bir sıkıntımız olmuyor. Ama kış aylarında durum tabiki de biraz olumsuz olabiliyor. Arkadaşlarımızın istatistiklerine göre geçtiğimiz yıl Ayvalık’ta kış aylarında yüzde 15 oranında bir yükseliş var. Diğer bölgelerimizde kış aylarında düşüşler yaşanırken, Ayvalık’taki bu yükseliş elbette çok güzel bir şey. Biz bu yükselişi diğer turistik ilçelere de yayabilmek istiyoruz. Bu noktada başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ülkelerinin deniz ile güneşle pek ilgileri yok. Bunlar; kültür, doğa ve gastronomiyle ilgileniyorlar. Bizim de Çin’lileri bölgemize çekebilmek için bu değerlerimizi öne plana çıkarmamız gerekiyor.” diye konuştu.

  • AK Parti’li Özkan’dan Kuzey Suriye’ye tekstil ticareti açıklaması

    AK Parti’li Özkan’dan Kuzey Suriye’ye tekstil ticareti açıklaması

    AK Parti Denizli Milletvekili ve AK Parti Grup Başkan Vekili Cahit Özkan, Suriye’de iç savaş başlamadan önce Türkiye tekstil üretiminin ciddi kısmının Suriye üzerinden diğer ülkelere gittiğini kaydederek, “Ancak son 10 yılda neredeyse bu ticaret sıfırlanma noktasına geldi. Kuzey Suriye’deki o barikat yani oradaki güvensiz bölge, terör yapılanması ortadan kaldırılmazsa Denizlili sanayicilerimizin ürettiği ürünlerin uluslararası pazarlara nakli söz konusu değildir” dedi.

    Özkan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Denizli Şubesi tarafından gerçekleştirilen toplantıya katıldı. AK Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz’in de katıldığı toplantıya çok sayıda sanayici ve iş adamı katıldı. Toplantıda söz alan MÜSİAD Denizli Şube Başkanı Mehmet Akgün, katılımcılara kurumun faaliyetleri ve hedefleri hakkında brifing verdi.

    Ardından söz alan Özkan, Suriye’nin kuzeyinde yaşanan gelişmelere değindi. Bölgede yanşan gelişmelerin tekstil üretimi ile ünlü Denizli’yi yakından ilgilendirdiğini ifade ederek, “Kuzey Suriye meselesi Denizlili sanayicilerimizin ve iş adamlarımızın önümüzdeki süreçteki yatırımlarını doğrudan ilgilendiriyor. Sizleri ilgilendiriyor. Bazen bakıyoruz ‘Kardeşim Kuzey Suriye’den bize ne? Bırakalım kendimiz üretim yapalım yahu’ diyorlar. Kuzey Suriye’deki o barikat yani oradaki güvensiz bölge, terör yapılanması ortadan kaldırılmazsa Denizlili sanayicilerimizin ürettiği ürünlerin rekabet ortamında uluslararası pazarlara nakli söz konusu değildir” diye konuştu.

    “Son 10 yılda neredeyse bölgedeki ticaret sıfırlanma noktasına geldi”

    Türkiye’nin amacının o bölgede barış ve huzurun tahsis edilmesine katkı sağlamak olduğunu dile getiren Özkan açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Çünkü bakınız 2011’den, Suriyelilerin havadis diye ifade ettiği olaylar başlamadan evvel Türkiye’de tekstilde çok ciddi bir kalemi Suriye ve Suriye’nin altındaki ülkelere yapılan ticaret teşkil ediyordu. Ancak son 10 yılda neredeyse bu sıfırlanma noktasına geldi ve yapılan ticaretten gayrı resmi ticaret olarak varsa devam ediyor. Ama diyoruz ki o bölge eğer temizlenirse, o bölgede barış, huzur egemen olursa Denizlili sanayicilerimizin ürettiği ürünler tırlara, konteynırlara gerekirse 150 yıl önce temelleri atılmış yaklaşık 120 yıl önce işletmeye başlamış Hicaz demiryolları ile belki Yemen’e kadar ulaşacak. Bağdat’a kadar ulaşacak. Geri taraftan efendim Hicaz’a kadar Suriye’ye kadar ulaşacak her yere. İşte onun için o bölgeyi kurtarmamız lazım. Bölgeyi temizlemek ve orada devlet otoritesini, hukuk ilkelerini ve güvenli barışı egemen kılmamız lazım.”

    Toplantı konuşmaların ardından basına kapalı olarak devam etti.

  • Kuzey ilçelerinden istihdam ve üretim seferberliği

    Kuzey ilçelerinden istihdam ve üretim seferberliği

    Oltu Cağı Et Entegre Kırmız Et ve Parçalama Tesisi Proje Tanıtım toplantısı geniş bir katılımla Oltu Yaşampark AVM de yapıldı.

    Erzurum Oltu ilçesi Organize Sanayi Bölgesi’nde Günlük 250 Küçükbaş Kesimi ve 5 ton parçalama kapasitesinde Entegre Et ve Cağ Kebabı Üretim Tesisinin Kurulması Projesi kuzey ilçeleri için önemli bir avantaj oluşturacak.

    Proje ile ulusal pazarda cağ kebabı ihtiyacını karşılamak üzere, 250 koyun kesimi ve günlük 5 ton kapasiteli, ülkedeki cağ kebabı lokantalarına hazır şişler halinde ve zincir marketlere pişirilmiş cağ kebabı, paketlenmiş sakatat ürünleri sunabilecek bir tesis kurulacak.

    Türkiye’de günlük yaklaşık 25 ton koyun etinin cağ kebabı sektöründe işlendiği tahmin ediliyor.

    Projenin toplam maliyetinin 9 milyon 950 bin lira olacağı açıklandı.

    Müsiad Erzurum Şube Başkanı Fuat Demir, “Amacımız önce taşradaki insanları ve ekonomiyi canlandırıp taşradaki istihdamı yerinde tutup metropol şehirlerin hem yükünü almak hem de batıya giden göçü önlemek için ciddi manada gayret içerisindeyiz. Bunlardan ilkini Oltu’da gerçekleştireceğiz. Marka olan Oltu taşı gibi Oltu Cağ kebabını da marka etmek için Oltu Ticaret Odası da ciddi manada çalışmalar yaparak cağ dönerin patentini alarak tescillediler. Bizde Müsiad olarak bunun ilerisine geçip cağ dönerini dünya markası yapıp ciddi manada bir yatırım yapmak amacındayız. Tabi bu yatırımı yaparken de Müsiad’ın kendi vizyonu olan 2019 yılını ortaklık yılı ilan etmesi ile bu projemize tahakkuk etmesi de ayrıca bir değer katmıştır. Tabi bu yatırımı yaparken hiç bankalara bulaşmadan tamamen öz sermeye si ile bu yatırımları gerçekleştirmek bu yatırımları gerçekleştirirken buraya ne kadar ekonomiksel yani hem beyin ortağına ve sermaye ortağına açık olan bir yatırım için bugün burada bir araya geldik. Biz göreve geldikten sonra hem Erzurum ekonomisine hem de taşradaki ilçelerimizin ekonomilerine ciddi manada katkı sunmaktır. İlk projemizi Oltu’da, Olur’da Narman’da ve Şenkaya ilçelerimizde nasip olursa canlandıracağız. İkinci projemizin tanıtımını ise Tekman’da yapacağız” dedi.

    Oltu Belediye Başkan Vekili Mustafa Doğan Güzel ise “İlçemize yakışan güzel bir proje emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Bize ne görev düşerse seve seve yapacağımızdan emin olabilirsiniz” dedi.

    Şenkaya Belediye Başkanı Yavuz Bedir ise konuşmasında “Bizler istihdama yönelik projelere aç kalmışız birlikte hareket etmemişiz. Şu an genç nüfusumuzu göç veriyoruz. Kalan nüfusumuz yaşlı nüfusumuz meralarımız el verişli imkanlarımız geniş ama bunları istihdama ve ekonomiye katamıyoruz. Bizlerinde hayalinde olan düşüncesinde olan bu projeler ama bu projelerin mali boyutları ve gelecek pazar payını düşündüğümüz zaman biraz daha çekimser kalıyorduk. Ama kuzey ilçeleri birleşip bu projelerin altına imza atması bölgemizi doğal kaynakları ile cazip hale getirmek hepimizin boynunun borcudur her türlü desteğimiz vereceğiz” dedi.

    Olur Belediye Başkanı Sıddık Demircan da “Olur Belediyesi olarak bölgemiz hayvancılık bölgesi olduğu için hayvancılık projesini sonuna kadar destekliyoruz. Projeyi hazırlayan Müsiad başkanımıza teşekkür ederim projelerin devamını dilerim” dedi.

    Oltu Kaymakamı Şenol Turan da tanıtım toplantısında yaptığı açıklamada, “Burada toplanmamıza vesile olan bu güzel proje hakkında söyleyeceğim son dönemdeki ekonomideki geçişi diyecem inşallah geçici olacak dar boğazda bir kez daha gördük ki ekonomide üretmenden büyüyemiyoruz. Haliyle ben bu zor dönemde böyle zor bir işin altına giren değerli Müsiad temsilcilerine katılımcılara teşekkür ediyorum. Genel idari olarak üzerimize bir şey düşecek olursa kanunlar çerçevesinde her türlü imkanlarımızı seferber edeceğimizin de bilinmenizi istiyoruz. Projemizin ilçemize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

  • ŞEHİRDER Genel Sekreteri Kadir Yaşar: “Dallıkavak ve Kırık tünelleri geciktikçe, Ovit Tüneli Kuzey ilçelerimizi Rize’ye bağlayacaktır”

    ŞEHİRDER Genel Sekreteri Kadir Yaşar: “Dallıkavak ve Kırık tünelleri geciktikçe, Ovit Tüneli Kuzey ilçelerimizi Rize’ye bağlayacaktır”

    Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği (ŞEHİRDER) Yönetim Kurulu, aylık yönetim kurulu toplantısını yaptı. Toplantıda Erzurum ile ilgili birçok konu ele alındı.

    Konuyla ilgili ŞEHİRDER Yönetim Kurulu adına bir açıklama yapan ŞEHİRDER Genel Sekreteri Kadir Yaşar, şehrin çok ciddi sorunları var ve bu sorunların tespitleri, çözüm önerileri ve kamuoyunda farkındalık oluşmasıyla ilgili çalışmalara başladıklarını ileriki günlerde yapacakları görüşme ve toplantılarla bu meseleleri kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti.

    Ele aldıkları en önemli meselelerden birinin “Ovit tünelinin Erzurum’un Ekonomisine, Demografisine ve Sosyokültürel Yapısına Tesirleri” olduğunu ifade eden Kadir Yaşar, Ovit tüneliyle beraber İspir-Erzurum arasındaki Dallıkavak ve Kırık tünelleri açılmazsa yahut yapımları gecikirse Erzurum’un tarihi şehir kimliğinde ciddi erozyonlar yaşanabileceğine dikkat çekti. ŞEHİRDER Genel Sekreteri Kadir Yaşar sözlerine şöyle devam etti. “Hükümetimizin gayretleri ve Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük destekleriyle dünyanın en uzun çift tüplü tüneli, yaklaşık 15 km uzunluktaki Ovit Tüneli geçtiğimiz yıl açıldı ve Erzurum’u Karadeniz’e bağlayan yolda önemli bir adım atıldı. Ancak Ovit’in açılışından bu yana geçen sürede gördük ki Ovit aslında Erzurum’un kuzey ilçelerini Rize’ye bağladı. İspir ve Pazaryolu ilçelerimizin ticareti, ekonomisi, turizmi, kültürel gelişimi zaten var komşuluk ilişkilerinin yanında Ovit’le beraber Rize ile entegre olma sürecine girmiştir. Bu durum, sadece coğrafi komşuluğun doğal sonucu olarak açıklanamaz. İnsanın ve paranın hareketlerinde yol ve ulaşım en önemli nedendir. Hal böyleyken, İspir ve Pazaryolu ilçelerimizi Erzurum’a bağlayan yol zemin ve güzergâh olarak bugün itibariyle Türkiye’nin en sıkıntılı, en çetin yollarından biridir. Otobanlarımızla gurur duyduğumuz bu çağda İspir-Erzurum yolu zamanın 50 yıl gerisinde kalmıştır. Ulaşım güçlüğü nedeniyle İspirli hastasını Erzurum’a değil ulaşımı çok daha kolay olan Rize’ye götürecektir, malını pazarlamaya yahut mal almaya Erzurum’a değil Rize gidecektir. Öğrenciler okumak için Erzurum’daki Üniversitelere değil Rize’deki üniversiteye gideceklerdir.

    Meselenin sadece Erzurum’a değil ülkenin güvenliğine de bakan birçok yönü vardır. Kuzey ilçelerimizdeki nüfusun zamanla Erzurum’dan kopması bin yıllık Türk şehri olan Erzurum’un demografik yapısının değişmesine yol açacaktır. Bin yıldır hudut, geçit ve kale şehir olan Erzurum, Anadolu’nun ve ülkemizin güvenliği için kilit şehirdir. Erzurum’un kilit şehir özelliği, barındırdığı Türk nüfusuyla doğrudan ilgilidir. Meseleyi anlamak için kuzey ilçelerimizdeki nüfusu çıkarın, Erzurum’daki insan kaynağı tablosuna bakın. Hal böyleyken, yerel ve ulusal anlamda Erzurum’da alınacak her kararın ve yapılacak her yatırımın bu hakikat ve hassasiyet göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesi elzemdir. Erzurum’da olan nüfus hareketliliğini elbette devletimizin ilgili kurumları dikkatle izliyordur.

    Tüm bunlardan ve daha başka birçok nedenden dolayı Ovit’in Erzurum’u bölmemesi, sadece İspir ve Pazaryolu’nu değil Erzurum’u ve Doğu’yu Karadeniz’e bağlaması için acilen Erzurum-İspir arasındaki Dallıkavak ve Kırık tünellerinin tamamlanması ve hizmete açılması gerekir. Bu iki tünelin, planlanandan geç açılması da çözüm olmayacaktır. Çünkü ticareti, turizmi, ziyareti, zihni ve kültürü kısacası ayağı Rize’ye alıştıktan sonra insanları bir daha geriye döndürmek imkânsızdır. Konu hakkındaki endişelerimizi kamuoyuyla paylaşıyor, yetkililerin sesimize ve meselenin hassasiyetine duyarsız kalmayacaklarını umuyor, Dallıkavak ve Kırık tünellerinin bir an evvel tamamlanmasını bekliyoruz.”

  • Kuzey Denizi’nde seyreden kuru yük gemisi fırtınada zarar gördü: 270 konteyner kayıp

    Kuzey Denizi’nde çıkan fırtına sonucunda “MSC Zoe” adlı kuru yük gemisi zarar gördü. Geminin taşıdığı 270 konteynerin kaybolduğu bildirildi.

    Kuzey Deniz’inde çıkan fırtına nedeniyle dünyanın en büyük kuru yük gemilerinden biri olan “MSC Zoe” adlı kuru yük gemisi zarar gördü. Belçika’nın liman kenti Anvers’ten yola çıkarak Almanya’nın Bremerhaven kentine ulaşmayı amaçlayan kuru yük gemisinin taşıdığı 270 konteyner denize düştü. Kaybolan konteynerlerden bazılarının plastik üretiminde kullanılan yanıcı kimyasal madde içeren varillerle dolu olduğu belirtildi. Kimyasallara ek olarak ampul, oyuncak ve LCD televizyon taşıyan 20’den fazla konteynerin Hollanda’nın Vlieland, Terschelling ve Ameland adalarının kıyılarına açılırken, bir kısmının ise Almanya’nın Borkum adaları yakınlarında olduğu bildirildi.

    Alman sularında şimdiye kadar 6 adet konteyner bulunurken, Almanya’nın resmi uyarıları yayınladığı mobil uygulaması Katwarn üzerinden tehlikeli madde içeren konteynerlerin karaya oturduğu konusunda uyarı yapıldı.