Etiket: kuzey

  • Kuzey Marmara Otoyolu güzergahına 604 bin fidan daha dikilecek

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Proje güzergâhına 604 bin fidan dikecek. Ağaçlandırma çalışmaları için Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile projeyi yapan firma arasında hazırlanan protokol ise imza safhasına geldi.

    Protokol çerçevesinde Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Proje güzergâhının tamamlanmasını müteakip, otoyol güvenliği için çekilen ‘kafes tel ihatası’ dışında kalan ve mevcut orman dokusuna kadar devam eden alanlarda 604 bin fidan toprakla buluşturulacak.

    Proje Giderlerini Firma Karşılayacak

    Proje yatırım giderlerinin ilgili firma tarafından karşılanacağı protokolde mutabakata varıldı ve taslak protokol oluşturuldu. Bu çerçevede 2016 ve 2017 yıllarında dikilecek 604 bin fidan mavi servi, karaçam, sedir, fıstıkçamı, ıhlamur, akasya, sahil çamı ve at kestanesinden oluşuyor.

    2013 Yılındaki Protokol Çerçevesinde 1 Milyon 600 Bin Adet Fidan Dikilecek

    Diğer yandan projeyi gerçekleştiren firma ile 2013 yılında bedeli ilgili firma tarafından karşılanmak üzere 14 bin dekar alanda 1 milyon 600 bin adet fidanın dikilmesi hususunda başka bir protokol imzalanmıştı. Protokol çerçevesinde 2015 yılı sonu itibarıyla 10 bin 570 dekar alanda 1 milyon 227 bin fidan toprakla buluşturuldu. 2016 yılı sonuna kadar ise bu fidanların tamamı il genelinde uygun alanlarda toprakla buluşturulacak.

    Taşınması Mümkün Ağaçlar Taşındı

    Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin Türkiye’nin prestij projelerinden olduğunun altını çizen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu “Güzergahlar belirlenirken tabii hayata en az zarar verecek şekilde hassas davranıldı. Belirlenen güzergahta ise taşınabilmesi mümkün olan ağaçları taşıyarak başka yerlere diktik. Tabi bu proje oluşturulurken kesilen her ağaç için 5 ağaç dikme şartını da getirdik. Şimdi yaptığımız bu protokollerle bu şartı yerine getiriyoruz. 2016 ve 2017 yılları ile birlikte toplam 2 milyon 204 bin fidanı toprakla buluşturmuş olacağız” diye konuştu.

    Türkiye’nin önünün açık olduğunu ve ardı ardına büyük projelere imzaların atıldığını belirten Veysel Eroğlu “Bu yüzyıl Türkiye’nin yüzyılı olacak. Bu projeleri hayata geçirirken hükümet olarak çok hassas davrandığımızı herkesin bilmesi lazım. Gelmiş geçmiş en çevreci hükümet bizim hükümetimiz” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Çaykur’un yeni ürünü şeker otu fidanları Kuzey Ege’den

    ÇAYKUR’un sıfır kalorili şeker ürettiği “stevya” adlı bitkinin fidanları Balıkesir’de yetiştiriliyor.

    Burhaniye ve Ayvalık ilçelerinde yıllardır stevya (şeker otu) bitkisini ekonomiye kazandırabilmek için mücadele eden Stevya Derneği Başkanı Emekli Subay Selahattin Güvenç ile Memleketçi İşadamları Derneği Balıkesir Şubesi Başkanı Kamil Tutmaz, ÇAYKUR tarafından Karadeniz’de kurulan fabrika sayesinde Burhaniye’de de stevya üreticilerinin ekonomik kazanç sağlayacağını söyledi. Stevyanın ana vatanının Güney Amerika olduğunu kaydeden Selahattin Güvenç, “Ancak Avrupa ve Asya için ana vatanı Türkiye olan stevya, insan vücudunun gliserik etkisini yükseltmeyen önemli bir bitkidir. Diyabetli hastalara şeker tadı hissini veren stevya doğal bir bitkidir. Ömrü 6 yıldır. Her insan mutlaka stevya tüketmelidir. Çünkü kalorisi sıfırdır. Obezite ile mücadelede birinci önceliğe sahip bir gıda maddesidir. Diyabet hastaları suni tatlandırıcılarla bu ihtiyaçlarını gidermeye çalışmaktadırlar. Bu suni tatlandırıcılarda ise aspartam denilen kanserojen bir madde bulunmaktadır. Oysa stevya tamamen doğal ve diyabet hastalarının şeker tadı ihtiyacını giderdiği gibi, kalorisiz ve hiçbir yan etkisi olmayan bir bitkidir” dedi.

    Selahattin Güvenç, “Bu bitkinin tohumlarını yurt dışından getirtip üretmeye çalıştık. İki yıl kadar Akdeniz Üniversitesi ile birlikte yaptığımız çalışmaların ardından stevya fidesi üretimini gerçekleştirdik. 6. yıldan bu yana da bu bitkinin üretimini Burhaniye Kaymakamlığı’nın destekleriyle örnek bahçemizde yapmaktayız. Fide üretiminde 8. yılımızı tamamladık. Tohumun çok iyi bakılması gerekiyor. Tarım Bakanlığı Güney Amerika ve Uzak Doğu’ya stevyayı araştırmak için ekipler gönderdi. Oradan dönen ekipler farklı çeşitte stevya tohumu ile döndüler. Atatürk Araştırma Merkezi başta olmak üzere ülkemizdeki birçok araştırma merkezinde bu tohumları çimlendiremediler. Tarım Bakanlığı yetkilileri bu tohumları bize gönderdi ve biz bu tohumları çimlendirerek, bakanlığa gönderdik. Çünkü stevya Kuzey Ege kıyı bölgelerindeki iklimde yetişebiliyor. Bu bitkinin en iyi şekilde üretilebileceği yer bu bölgedir. Ama yine de devletimizin resmi bir kurumu olan ÇAYKUR’un Karadeniz bölgesinde stevya fabrikası kurması bu alanda çok önemli bir gelişmedir. Sonuçta stevya’ın fidesi bu bölgeden Karadeniz’e gönderilecek. Bu durum ise bölgemize farklı bir üretim alanında hem istihdam hem de ekonomik getiri sağlayacak” ifadelerini kullandı.

    MİSİAD Balıkesir Şube Başkanı Kamil Tutmaz ise, akademisyenlerin çalışmalarını destekleyerek, saha uygulamalarına geçtiklerini ifade ederek, “Bu çalışmaların yaklaşık 3-4 yılı stevyanın ülkemiz topraklarına intibak ettirilmesiyle geçti. 2013 yılının 15 Ağustos tarihinde Türkiye’de ilk kez stevya konferansını Burhaniye’de düzenledik. Bu bitkinin milli ekonomimize muazzam katkı sağlayacağı inancındayız” ifadelerini kullandı.

  • Kuzey Ege’de “yüksek sezon” sona erdi

    Balıkesir’in tatil merkezleri Edremit, Ayvalık, Burhaniye ve Gömeç ilçelerinde, okulların açılmasının ardından hava sıcaklığının düşmesi ve yağışlı havaların etkili olmasıyla beraber “turizmin yüksek sezonu” olarak değerlendirilen dönem sona erdi. Otellerde doluluk oranları hafta içinde yüzde 20’lere kadar düştü.

    Bu yıl turizmciler için sıkıntılı dönem yaşanırken, Balıkesir’in Kuzey Ege’de bulunan turistik beldelerinde de tatil mevsimi sona ermek üzere. Yüksek sezon boyunca otellerin doluluk oranlarının yüzde 60’ların altına düşmediğini ifade eden turizmciler, havaların soğuması, bölgede yağışların başlaması ve okulların açılmasıyla turistik tesislerde konaklama oranlarının yüzde 20’lere kadar gerilediğini söyledi. Termal otel yöneticisi Ceyhun Özhan, “Okulların açılmasıyla birlikte otellerimizin doluluk oranları düştü.

    Şu anda otelimizin doluluk oranı yüzde 20, ancak hafta sonu yüzde 60’lara kadar çıkmasını bekliyoruz” dedi.

  • TSK: “Kuzey Irak’ta bir cephanelik vurularak imha edildi”

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Kuzey Irak’ta bir cephaneliğin vurularak imha edildiğini açıkladı.

    TSK’dan yapılan açıklamada, bir grup vatandaşın ihbarı üzerine Şırnak Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı 48’inci Hd.Tug.K.lığı sorumluluk sahasında, hududun Irak tarafında metruk Kesta köyü batısında BTÖ unsurları üzerine 17 Eylül 2016 saat 00.10 sularında ateş destek vasıtaları ile ateş açıldığı ve ilk tespitlere göre en az 3 bölücü terör örgütü mensubunun hazırlık içinde bulundukları alanda etkisiz hale getirildikleri kaydedildi.

    19 Eylül 2016 sabah saatlerinde yine aynı bölgede tespit edilen (Kesta köyü batısı) bir cephaneliğin Andaç bölgesindeki 155 mm K/M obüsler ve 105 mm çekili obüsler ile yapılan atışlar sonucunda infilak ettiği ve bu olay sonucunda havadan İHA ile yapılan ilk tespitlere göre 4 terörist ölü, bir terörist yaralı olacak şekilde 5 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

    İnfilak eden cephanelikte gün boyu yangınların patlamalar sebebiyle sürdüğü ifade edildi.

  • Kuzey Kıbrıs hukukunda tebligat konusunda bilimsel çalışmaları içeren kitap, Yakın Doğu Üniversitesi Yayınlarından çıktı

    Yakın Doğu Üniversitesi araştırma görevlisi Aysun Beydola tarafından kaleme alınan, Kuzey Kıbrıs hukuk öğretisinde tebligat yapılamaması ve bu durumdan ortaya çıkan olumsuz sonuçları içeren “Kuzey Kıbrıs Hukukunda Tebligat Yapılmaması ve Hukuki Sonuçlar” adlı kitabı Yakın Doğu Üniversitesi yayımlarından çıktı.

    Hukuk Tebligatı Yapılamamasındaki Sorunları İçeren Hukuk Kitabı

    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, “Kuzey Kıbrıs Hukukunda Tebligat Yapılmaması ve Hukuki Sonuçlar” adlı kitap, Kuzey Kıbrıs hukukunda tebligat hususunda yazılmış önemli incelemelerden birisi. İlgili bilimsel çalışmada, Kuzey Kıbrıs hukukunda tebligatın nasıl yapılması gerektiği hususunda açıklamalara yer verilirken, tebligat yapılamaması nedenleri ve hukuki sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi verildi. İngiliz hukuku ve Türk hukukunda tebligata ilişkin düzenlemeler kitapta değerlendirildi.

    Kuzey Kıbrıs Hukukuna Katı Sağlayacak Bir Kitap

    Kitapla ilgili değerlendirmelerde bulunan Aysun Beydola, Kuzey Kıbrıs hukukunda tebligat yapılamamasının büyük bir sorun haline geldiğini ve bu durumun yargılamaya hakim olan temel hak ve ilkelerin tehlikeye girmesine veya ortadan kalkmasına neden olduğunu söyledi. Beydola, “Hukukumuzda tebligat yasal düzenleme eksikliklerinden ve tebligat sürecine katılan ilgililerden kaynaklanan nedenlerden dolayı yapılamamaktadır. Tebligatın yapılabildiği hallerde ise tebligatın geç ve masraflı olarak yapılması ayrı bir sorun olarak karşımıza çıktığını belirterek, “Tebligat yapılamamasının doğurduğu çok sayıda olumsuz sonuca rağmen Kuzey Kıbrıs hukuk öğretisinde, şimdiye kadar bu konu herhangi bir makale, sistematik eser veya monografik çalışma düzeyinde ve ayrıntılı şekilde ele alınmadı. Uygulamadaki önemi ve teorik değeri bizi bu konuda çalışma yapmaya sevkeden asıl neden olmuştur” dedi. Çalışmasında tebligat yapılamaması nedenlerinin tespit edilmiş ve tebligat sorununu bir nebzede olsun ortadan kaldıracak somut çözüm önerileri sunulduğunu ifade eden Beydola, bu kapsamda İngiliz ve Türk hukukunda yer alan yasal düzenlemelere yer verildiğini vurguladı.