Etiket: Kutluyoruz”

  • Karataş: Cumhuriyetimizin kuruluşunu gururla kutluyoruz

    Karataş: Cumhuriyetimizin kuruluşunu gururla kutluyoruz

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınlayan MHP İl Başkanı Naim Karataş, “Cumhuriyetimizin ilan edilişinin 97’inci yıldönümünü büyük bir sevinç ve gururla kutluyor, milletçe bu heyecanı paylaşıyoruz” dedi.

    Karataş yayımladığı mesajında “Birinci vazifemiz, Türkiye Cumhuriyeti ve istiklalini korumak, yaşatmak ve muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktır. 97 yıl oldu. Türk Milletinin bu topraklardaki son şaheseri olan Cumhuriyetimiz yedi düvele meydan okuyarak kurulmuştur. Harcı, temeli insanımızdır. Çatısı ay yıldızlı al bayrağımız, ruhu da milletimizin imanı ve iradesidir.

    97 yıldır ışıldayan, milletimizin geleceğini aydınlatan Cumhuriyetimizin ilelebet yaşamasını diliyor, Türk ulusunun Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum” ifadelerine yer verdi.

  • ATO Başkanı Baran: “Cumhuriyetimizin 95. yıldönümünü gururla ve coşkuyla kutluyoruz”

    ATO Başkanı Gürsel Baran, “Tarihi sayısız başarılarla dolu olan aziz milletimizin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlattığı bağımsızlık mücadelesi sonucu kurulan cumhuriyetimizin 95. yıldönümünü gururla ve coşkuyla kutluyoruz. Kurtuluş Savaşı’nı zafere taşıyan ve cumhuriyetimize hayat veren ruh bugün de dimdik ayaktadır” dedi.

    Cumhuriyetin 95’inci yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Tarihi sayısız başarılarla dolu olan aziz milletimizin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlattığı bağımsızlık mücadelesi sonucu kurulan cumhuriyetimizin 95. yıl dönümünü gururla ve coşkuyla kutluyoruz. Kurtuluş Savaşı’nı zafere taşıyan ve Cumhuriyetimize hayat veren ruh bugün de dimdik ayaktadır” dedi.

    Baran mesajında, “Cumhuriyetin ilanı, şanlı tarihimizin çok önemli bir dönüm noktasıdır. 15 Temmuz ihaneti karşısında şanlı bir direniş sergileyen aziz milletimiz, milli iradeye ve cumhuriyetimize ilelebet sahip çıkacağını bir kez daha göstermiştir. Türlü zorlukların üstesinden gelerek ilerleyişini sürdüren Türkiye Cumhuriyeti, büyüyen ekonomisi ve güçlü demokrasisi ile dünyanın yükselen güçleri arasında saygın bir yere sahiptir. Türkiye Cumhuriyetinin 95. kuruluş yıldönümünde cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, milli mücadelemizin ölümsüz kahramanları olan şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Sungurlu’da ’Doğum günümü okulda kutluyoruz’ projesi

    Sungurlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ’Doğum günümü okulda kutluyoruz’ projesi kapsamında tüm okullarda Eylül ayında doğan 667 öğrencinin doğum günü kutlandı.

    Projenin amacının, öğrencilere verilen değerin ortaya konması, kendilerini aile ortamında hissetmelerini sağlamak ve özel olduklarını hissettirmek olduğunu söyleyen İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Eryiğit, “Projemiz kapsamında, öğrencilerimize ve velilerimize maddi yük olmadan öğrencilerimizi mutlu etmek amaçlanmaktadır. Her ayın son haftasında o ay içerisinde doğan öğrencilerimizin doğum günü, okul ailesi olarak hep birlikte kutlanacaktır” dedi.

    Eryiğit, “Okullarımızda, öğrencilerimizin kendilerini rahat hissetmelerini, arkadaşlarını ve öğretmenlerini aileden bir birey olarak görmelerini sağlamak amacıyla her ay, o ay içerisinde doğan öğrencilerimizin doğum günlerini kutlayacağız. ’Doğum Günümü Okulda Kutluyoruz’ ‘projesiyle, öğrencilerimizin ders stresinden uzak bir gün geçirip eğlenmelerini, sosyalleşmelerini sağlayacak ortamı sağlayarak onların gönüllerine dokunmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Eylül ayında doğan öğrencilerin doğum günlerini en içten dileklerle kutladığını söyleyen Eryiğit, “Proje kapsamında ilçemizdeki bütün okullarda fedakarca katkı sağlayan okul yöneticilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ederim” diye konuştu.

    Fatih Ortaokulunda düzenlenen doğum günü etkinliğine, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Mustafa Eryiğit de katıldı. Sevinçleri yüzlerinden okunan öğrenciler, projede emeği geçen herkese teşekkürlerini ilettiler.

  • Bakan Kaya: “Kadınlar Günü’nü buruk şekilde kutluyoruz”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, dün İnegöl’de yaşanan otobüs kazasından yaralı olarak kurtulan Şirin Vatansever’i ziyaret etti. Kaya, Kadınlar Günü’nü buruk şekilde kutladıklarını söyledi.

    Dün meydana gelen otobüs kazasında hayatını kaybeden kadınların cenazelerine katılmak üzere Bursa’ya gelen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, kazadan yaralı olarak kurtulan Şirin Vatansever’i tedavi gördüğü Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kaya, “Dün kadın işçilerimiz Ankara’daki Kadınlar Günü programına giderken İnegöl’de acı bir trafik kazası geçirdiler. 7 kadınımızı kaybettik. Bugün İstanbul’daki Kadınlar Günü faaliyetinin ardından 7 kadınımızın cenaze törenine katılmak üzere Bursa’dayız. Yaralı Şirin Vatansever’i ziyaret ettik. Başarılı bir operasyon geçirmiş. Şu anda sağlık durumu gayet iyi. 39 yaralımızdan sadece 12’sinin hastanelerde tedavisi sürüyor. Diğerleri taburcu edilmişler. Çok acı bir olay yaşadık. Kadınlarımızın ailelerine başsağlığı diliyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne bu sene ülke olarak buruk girdik. Milletimizin başı sağolsun. Bugün de kadınlarımızın yanındayız. Türkiye’deki kadınlarımız başta olmak üzere dünyadaki bütün kadınların gününü buruk bir şekilde kutluyorum. Yaralılarımıza da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

    Bakan Kaya, ardından kazada hayatını kaybeden Elvan Mutlu’nun Yıldırım ilçesindeki cenazesine katıldı.

  • Davutoğlu: “Kutü’l – Amare’yi Yeniden Hem De Devlet Töreniyle Kutluyoruz”

    Kutü’l-Amare Zaferi’nin 100. yılı kutlama törenine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Kutü’l-Amare’yi etkinlikleri 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na alternatif gibi gösterildi. Asla alternatif değildir. Bu bayramlar birbirinin ayrılmaz yüzleridir ve birbirinin takipçileridir. Kutü’l-Amare’yi anlamayan, Çanakkale Savaşı’nı anlamayan 23 Nisan’daki milli iradeyi ve milli egemenliği de idrak edemez” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Kutü’l – Amare Zaferi’nin 100. yılı kutlama programına katıldı. Törene Erdoğan ve Davutoğlu’nun yanı sıra TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, askeri erkan ve diğer davetliler katıldı. Program yapılan açılış konuşmaları ile başladı. Törende kürsüye davet edilen TBMM Başkanı İsmail Kahraman, “Tarihimiz zaferlerle doludur. İki bin kilometrekarelik bir toprak Kayı aşiretine verildi ve bu 20 milyon kilometrekareye çıktı. Ve bugün bu topraklarda 48’i doğrudan, 5’i vergi yoluyla bize bağlı olan 58 devlet oldu. Böylesine bir cihan devletinin sahibiyiz. Elbette ki zaferlerimiz çok. Ve kıtalara yayıldık, 3 kıta 7 denize hükmettik. Birçok zaferimiz var. Bunlardan biri de Kutü’l – Amare’dir. Elbette ki unutmayacağız ve kimliğimizi devamlı taşıyacağız. Şanlı sayfalarımızı hiç unutmayacağız. Böyle bir anma yapılması dolayısıyla emek verenleri, organize yapanları tebrik ediyorum. Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ve zaferle dolu geleceklere doğru yürüyelim diyorum” dedi.

    DAVUTOĞLU: “ALLAH’IN YARDIMIYLA BUGÜN KUTÜ’L – AMARE MÜSTAHKEM MEVKİ ZAPT EDİLDİ”

    Kahraman’ın yaptığı konuşmanın ardından kürsüye davet edilen Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Sözlerime Kutü’l – Amare’nin kahramanı merhum Halil Paşa’nın mektubundan bir bölüm okuyarak başlamak istiyorum. Taki Kutü’l – Amare ruhu daha iyi anlaşılsın. ’Allah’ın yardımıyla bugün Kutü’l – Amare müstahkem mevki zapt edildi. Beşi general olmak üzere 500 subay ve 13 bin İngiliz askerinin esir alındığı arz ve müjdelerim orduma. Aslanlar hepinizin pak ve temiz alınlarından öperek cümlenizi tebrik ederim. Bize 200 seneden beri tarihimizde okunmayan bir vakayı bugün kaydettiren Cenabı Allah’a hamt ve şükür eylerim” diyerek sözlerine başladı.

    “GEÇEN ASRIN ZAFER VE İSTİKLALİNE GİDEN YOLUNUN EN ÖNEMLİ DURAKLARINDAN BİRİSİDİR KUTÜ’L – AMARE”

    Kutü’l – Amare Zaferi’nin önemine değinen Başbakan Davutoğlu, “Evet Kutü’l – Amare Zaferimizin 100. yılında düzenlenen bu çok anlamlı törende sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu tören vesilesiyle istiklalimiz, haysiyetimiz, onurumuz ve istikbalimiz uğruna savaşıp şehit ve gazi olan ecdadımızı bir kez daha hürmetle, minnetle yad ediyorum. Allah mekanlarını cennet eylesin. Buradan Kutü’l – Amare zaferimizin kumandanı Halil Paşa ve onun kahraman askerlerinin aziz ruhlarını ihtiramla hürmetle selamlıyorum. Onlar istiklal mevzu bahis olduğunda neler yapabileceğimizi, hangi fedakârlıkları gösterebileceğimizi Kut zaferiyle tüm dünyaya gösterdiler. Tarihimizde Çanakkale destanını, Sarıkamış hadisesini, Yemen acısını biliriz de maalesef Kutü’l – Amare’yi fazlaca bilmeyiz. Ancak tarihi çalışmalar yapıldığında bu zaferin önemi fazlaca anlaşılır. Yaptığım tarihi çalışmaların Irak bahsinde Kutü’l – Amare Zaferi’nin taşıdığı ağır önemi, derin önemi bir kez daha fark etmiştim. Oysa bu savaş Osmanlı’nın hayat memat meselelerinden bir tanesiydi. Oysa bu savaş Türk milletinin hayatına kasteden topyekûn saldırıya karşı en esaslı direnişlerden biriydi. Oysa bu savaş bütün Ortadoğu halklarının Bağdat’a doğru ilerleyen sömürgeci güçlere karşı son direnişiydi. Kutü’l – Amare Zaferi çöküşün başladığı, umutsuzluğun yaygınlaştığı zaman diliminde milletimiz için ve o coğrafyadaki bütün mazlum milletler için hayat olmuştur. Çanakkale’de başlayan istiklalini koruma iradesinin bir benzeri Kutü’l – Amare’de ortaya koyulmuştu. Çanakkale’de, İstanbul, Kutü’l – Amare’de Bağdat savunulmuştur. Kutü’l – Amare şehitleri ve gazilerimizin o destansı mücadelesi istiklal mücadelemizle kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’ne ruh ve mana vermiştir. Kutü’l – Amare ruhu Cumhuriyetimiz üzerindeki değerlere bereketli bir zemin olmuştur. Geçen asrın zafer ve istiklaline giden yolunun en önemli duraklarından birisidir Kutü’l – Amare” diye konuştu.

    “ÇANAKKALE’YE KUTÜ’L – AMARE’YE GİDİLEN SÜREÇTE TABLO ÇOK OLUMSUZDU”

    Davutoğlu, “Çanakkale’ye Kutü’l – Amare’ye gidilen süreçte tablo çok olumsuzdu. İstiklalimize göz diken işgalciler dört bir yandan hasta adam diye tabir ettikleri Osmanlıyı mezara koymaya üzerine toprak atmaya gelmişlerdi. Ama Kutü’l – Amare ile hezimete uğrayınca bu milletin kolay lokma olmadığını fiilen tecrübe ettiler. Şüphesiz büyük bir zaferdi. Eğer işgalci güçler Kut’ta durdurulmamış olsaydı Bağdat ve kuzeyine ilerleyebilir, kuzeydeki Rus tehdidi ile bu toprakların kaderine kasteden büyük bir felakete sebep olabilirlerdi. Bu anlamda Kutü’l – Amare çok büyük anlamlar taşıyor” dedi.

    “KUTÜ’L – AMARE UNUTULACAK BİR ZAFER DEĞİLDİR. FAKAT ESKİ TÜRKİYE ANLAYIŞI BU ZAFERİ HATIRLAMAK İSTEMEDİ”

    Başbakan Davutoğlu, “Kutü’l – Amare unutulacak bir zafer değildir. Fakat eski Türkiye anlayışı bu zaferi hatırlamak istemedi. Adeta sistemli bir şekilde unutturmaya çalıştı. Her yıl Genelkurmay Başkanlığımızın sitesinden yapılan bir kutlama dışında hatırlanmadı. Ama bugün Sayın Cumhurbaşkanım sizin himayenizde Kutü’l – Amare tekrar milletimizin hafızasında, gönlünde hak ettiği yeri buldu. Resmi tarih anlayışı bu anlamda, resmi tarih kitapları bu zafer üzerinde ne yazık ki yeterince durmadı. Ama artık Türkiye değişiyor. Unutturulan tarihimizi yeniden hatırlıyoruz. Hafızamızı yeniden keşfediyoruz” diye konuştu.

    “KUTÜ’L – AMARE’Yİ YENİDEN HEM DE DEVLET TÖRENİYLE KUTLUYORUZ”

    “Kutü’l – Amare’yi yeniden hem de devlet töreniyle kutluyoruz” diyen Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bir kez daha söz veriyoruz ki, dün olduğu gibi bu günde vatandaşlarını zulüm eden kan döken diktatörlerin ve insan hayatını hiçe sayan terör örgütlerinin tam karşısında yer alarak Kutü’l – Amare ruhunu yaşatacak ve şehit kanlarıyla yoğurulmuş vatan toprağımızın izzetine, şehitlerimizin hatırasına uygun davranacağız ve kıyamete kadar bir daha unutturulmayacak.”

    “KUTÜ’L – AMARE’Yİ ETKİNLİKLERİ 23 NİSAN BAYRAMINA ALTERNATİF GİBİ GÖSTERİLDİ, ASLA ALTERNATİF DEĞİLDİR”

    Başbakan Davutoğlu, “Bu vesileyle bir üzüntümü de sizlerle paylaşmak isterim. Kamuoyunda bazı basın yayın organlarında Kutü’l – Amare’yi kutlamaları üzerinde oluşturulmaya çalışılan olumsuz algı tamamen milletin tarihten gelen değerlerine yönelik bir saldırı mahiyeti kazandı. Kutü’l – Amare’yi etkinlikleri 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na alternatif gibi gösterildi. Asla alternatif değildir. Bu bayramlar birbirinin ayrılmaz yüzleridir ve birbirinin takipçileridir. Kutü’l – Amare ’yi anlamayan, Çanakkale Savaşı’nı anlamayan 23 Nisan’daki milli iradeyi ve milli egemenliği de idrak edemez. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı da hepimizin bayramı, Kutü’l – Amare de hepimizin zaferidir. Milli egemenliğimiz için verdiğimiz her mücadele bizim için kutsaldır. Egemenlik mücadelesinde kazanılan her zafer bizimdir. Hem bizimdir hem de bütün mazlum milletlerindir. Bugün aramızda bulunan Kut Valisi ve Kut’tan gelen değerli Iraklı kardeşlerimizin de zaferidir bu. Sadece 78 milyonun değil bütün Ortadoğu halklarının zaferidir Kutü’l – Amare” dedi.

    Başbakan Davutoğlu, “Bu zafer daha başka pek çok açıdan da önemlidir. Zorbalığa, tefrikaya karşı birliğin altın zaferidir Kutü’l – Amare. 100 yıl önce Osmanlı bakiyesi coğrafyanın bütün halkları 1916 yılında Bağdat’a doğru ilerleyen sömürgeci güçlere karşı son büyük direnişlerini yaptılar. Son büyük zaferi kazandılar. O orduda Araplar, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Sünniler, Şiiler hep beraber savaştılar. Omuz omuza savaştılar. O gün ki vahdet ruhu bize bu gün çok şey anlatmaktadır. Aslında Irak halkının da, hepimizin keşfetmesi gereken ilk şey o günün birlik ruhudur. En zor zamanımızda biz yani Kürtler, yani Türkler, yani Araplar, yani Sünniler, yani Şiiler, Müslümanlar, Hristiyanlar yani Mezopotamya’nın bu kadim coğrafyanın bütün halkları omuz omuza mücadele verdik Kutü’l – Amare’de. Devrin zorbalarına yedi düveli yenebileceğimizi gösterdik. Kutü’l – Amare bu zaferin adıdır. Ve bugün aradan tam 100 yıl geçtikten sonra bu günün zorbaları aynı topraklara musallat olmuş vaziyettedir. Bu gün yine bir tarafta iyinin, doğrunun, hakkaniyetin, kardeşliğin etrafında kümelenenler, diğer tarafta ise parçalayıcı, kardeşi kardeşten ayırıcı, fitneciler var. Bu gün yine o iki anlayış iki ruh karşılaşıyor, yüzleşiyor ve savaşıyor” şeklinde konuştu.

    Davutoğlu, “Biz her zaman savaş hukukuna riayet etmiş bir milletiz. Tarihimiz bunun örnekleriyle doludur. Barış zamanında nezaketi gözetmek kolaydır. Esas olan çatışmanın, savaşın olduğu yerde varlığımıza kast edenlere karşı adil cenap davranabilmektir. Savaş şartlarında sergilediğimiz nezih tavırlar bu gün dahi insanlık için örnek alınacak davranışlardır. Dün savaş şartlarında esirlere nasıl insanca davrandıysak, bu günde dil, din, etnik kimlik, mezhep farkı gözetmeden savaş ve ölümden kaçan tüm mazlumlara öyle davranıyoruz onlara kucak açıyoruz. Millet olarak savaşta da barışta da birlik içerisinde biz olmanın bununda ötesinde insanca davranmanın örneğini sergiliyoruz. Çünkü bizi yüz yıllarca bu coğrafyanın manevi ve kültürel zenginlikle yoğrulan medeniyet hamuru birbirimiz bağlamıştır. Çünkü bizi aynı bardak ve istiklal uğruna canlarını feda eden şehitlerimiz birbirine bağlıyor. Geçmişten bu güne bütün meselelerimizi bu ortak tarihdaşlık şuuruyla bu ortak medeniyet bilinciyle çözeceğiz. Çünkü bizim sadece geçmişimiz değil, kaderimizde, geleceğimizde” diye konuştu.