Etiket: kutlu

  • Aydemir: ‘12 Mart tarihin dadaşça yazıldığı kutlu vakit’

    Aydemir: ‘12 Mart tarihin dadaşça yazıldığı kutlu vakit’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ’12 Mart Diriliş Destanı; Ruhunu Malazgirt’ten, yol haritasını kutlu Fetihten, ilhamını İla’yı Kelimetullah için Devleti Ebed Müddet diyen ecdattan alan Erzurumluluğun tarifi, dadaşlığın takdimi, Yüce Türk Milletinin küresel idrakte tasviridir. ‘ dedi.

    ‘ERZURUM MUKADDES BİR RUH COĞRAFYASIDIR’

    12 Martla ifade bulan milli ve mukaddes uyanışın, dadaşlığın işaret ettiği alpçe mana bilinmeden, Erzurum’un manevi atmosferi teneffüs edilmeden, Aziziye, Mecidiye, Hamidiye manevi durakları görülmeden tam manasıyla anlaşılamayacağına işaret eden Milletvekili Aydemir, ’12 Martı tarihe kaydeden asaletin temeli Hakka tapan bir millet oluşumuzdur. Erzurum hakk ekseninde, aziz Milletimizin yeniden varoluşunu ilan ettiği mukaddes bir ruh coğrafyasıdır. ‘ kaydını düştü.

    ‘ERZURUM KİLİD-İ MÜLKİ İSLAM’IN’

    Alvarlı Muhammed Lutfi Efendi’nin, Şehri Mübarek Erzurum’u; ‘Erzurum kilid-i mülki İslam’ın/Mevla’ya emanet olsun Erzurum/Erzurum derbend-i ehl-i imanın’Mevla’ya emanet olsun Erzurum’ dizeleriyle berceste bir vurgu ve farkındalıkla tercüme ve teşyi ettiğini aktaran Milletvekili Aydemir, ‘Erzurum, var olduğu günden beri mukaddesatı için ‘Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var’ kararlılığını, can adayarak takdim eden dadaşlığın adresidir. ‘ dedi.

    ‘DADAŞI DOĞURAN ANA/TAŞIR MI KARNINDA EĞİLECEK BAŞ’

    Bir şairin, “Dedim ki; “Dadaşı doğuran ana/Taşır mı karnında eğilecek baş? ” dizeleriyle anlattığı dadaş duruşunun emsalsiz ve eşsiz bir vakarı tescil ve tebcil ettiğini hatırlatan Milletvekili Aydemir, ‘Merhume Halide Nusret Zorlutuna’nın kaydettiği üzere; ‘Zorlu dedelerim kükrer sesinde’7Ninemin gülüşü, güler sesinde/Tarihimin karanlık devresinde/ Hançerdin düşmana, vurdun Erzurum’. Bu manada 12 Mart sözün bittiği, küfür ve emperyalist ezberlerin bozulduğu, tarihin yeniden ve dadaşça yazıldığı kutlu bir zaman dilimidir. ‘ ifadesine yer verdi.

    ‘DADAŞLAR, HÜDANIN EBEDİ SERHADDİ’

    12 Mart 1918’in; Milli Şair Mehmet Ersoy’un, ‘Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından/Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat îman?/Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram? /Çünkü te’sis-i İlahî o metin istihkam.’ teşhisiyle ortaya koyduğu 18 Mart 1918 Çanakkale ruhunun girizgahı olduğuna işaret eden Milletvekili Aydemir, ‘Huda’nın ebedi serhaddi’ olan yüce milletimiz, Tek Vatan, Tek Millet, Tek Devlet ve Tek Bayrak amentüsünü 12 Martla bir kez daha cihana belletmiş, ‘Türk’e kefen biçenin ölümü korkunç olur’ hakikatini şer ve ihanet odaklarına, onlara destek veren işgalci zihniyete ezberletmiştir. ‘ dedi.

    12 MART1918’DEN 12 MART 1921’E

    1918’de kaydedilen tarihi zaferle 12 Mart 1921’de İstiklal Marşının kabulünün12 Mart’la buluşmasını ilahi bir tecelli, mübarek bir tezahür olarak niteleyen Milletvekili Aydemir, ‘Abide milletin abide şahsiyeti Milli Şairimiz, irfanımızın sözcüsü, bizim milli ve manevi temellerimizi İstiklal Marşı’yla küresel idrake kaydeden Mehmet Akif Ersoy’u bil vesile rahmetle anıyoruz. ‘ niyazında bulundu.

    TEBRİK

    Milletvekili Aydemir, ‘Efe Hazretlerinin, ‘Rabbim hıfzeyleye düşman şerrinden/Gazap göstermeye berrü bahrinden/Hususa ki Erzurum’un şehrinden/ Mevla’ya emanet olsun Erzurum’ niyazını yürekten yineliyor; şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve tazimle yad ediyor, dadaşların 12 Mart coşkusunu paylaşıyoruz. ‘ dedi.

  • Hattat Hüseyin Kutlu, Atatürk Üniversitesinin misafiri oldu

    Hattat Hüseyin Kutlu, Atatürk Üniversitesinin misafiri oldu

    Usta sanatçı ve ünlü hattat Hüseyin Kutlu, Atatürk Üniversitesinin misafiri oldu.

    Hattat Hüseyin Kutlu’nun “İslam Medeniyeti’nde Mushaf Geleneği Konferansı” ve “Memlük, İlhanlı, Türkmen dönemi Mushaf-ı Şerif Örnekleri Sergisi” Atatürk Üniversitesi ve Alvarlı Efe Hazretleri Vakfı ortaklığında gerçekleşti.

    Program, Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda gerçekleşen “İslam Medeniyeti’nde Mushaf Geleneği” konulu konferansla başladı. Konferansa; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Alvarlı Efe Hazretleri Vakfı Erzurum Şube Başkanı Hasan Mazlumoğlu, Erzurum İl Müftüsü Hasan Hüsnü Sula, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

    “Kültür ve Sanat Alanında Önemli Faaliyetler Gerçekleştiriyoruz”

    Programın açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Alvarlı Efe Hazretleri Vakfı Erzurum Şube Başkanı Hasan Mazlumoğlu, Atatürk Üniversitesi ile müşterek düzenledikleri konferansa katılan misafirlere teşekkür ederek konuşmasına başladı. Vakfın kurulduğu 1988 yılından itibaren özellikle İslam medeniyeti kültür ve sanat alanında ciddi faaliyetler yürüttüğünü ve bu faaliyetler neticesinde önemli bir boşluğu dolduran ciddi yayınların kültür hayatına kazandırıldığını belirten Vakıf Başkanı Mazlumoğlu, sözlerini şu şekilde devam ettirdi: “Alvarlı Efe Hazretleri gönül dostlarının katkıları ile Alvar’da Efe Hazretlerinin türbesi ve külliyesi inşa edildi ve kısa zamanda kültür varlıklarını koruma kurulunca tescil işlemi yapıldı.

    Bizler de yapacağımız çalışmalarla boşluk hissettiğimiz sanat, kültür ve medeniyet konularında önemli projeler gerçekleştiriyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle ev sahipliğinden dolayı Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı ile sahip olduğu bilgi ve birikiminden istifade etmeyi bizden esirgemeyen Hüseyin Kutlu hocamıza hürmet ve şükranlarımı arz ediyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

    “Usûl Olmadan Vusûl Olmaz”

    Hat sanatında hilye, kıta, çeşitli orijinal istifler olmak üzere çok sayıda eseri koleksiyonları süsleyen; “Usûl olmadan vusûl olmaz” diyen; Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün geçen yılki sahibi Hattat Sayın Hüseyin Kutlu’yu Atatürk Üniversitesinde ağırlamaktan onur duyduklarını dile getiren Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, İslam yazısının gelişmesinde ve Türk- İslam Medeniyetinin sembolü haline gelmesinde, İslâm devletlerinde âlim ve sanatkârı korumanın ve desteklemenin devlet geleneği hâline gelmesinin oldukça büyük katkısı olduğunu vurguladı.

    İslamiyet’le müşerref olduktan sonra özellikle büyük Osmanlı medeniyetini kuran devlet büyüklerinin medeniyetin şanlı bir göstergesi olarak Mushaf yazdırmalarının her şeyden evvel devletin yönetim anlayışı ve varlık ilkelerinin dış dünyaya estetik bir kudretle sunulduğuna dikkat çeken Çomaklı, konuşmasında şu görüşlere yer verdi: “Bugün aynı idrakle Sayın Cumhurbaşkanımız da bu geleneğe bir halka ilave ederek geleceğe dair müjde vermiştir. Alfabesinin bünyesinde taşıdığı estetik imkânlar ve devlet büyüklerinin desteklerinin yanı sıra hat sanatının gelişmesindeki bir diğer etken de sanatkârların kişisel gayretleri ve daima yenilik arama çabaları doğrultusunda güzele ulaşma hedefleri olmuştur. İşte Değerli Hattat Sayın Hüseyin Kutlu da bu sanatkârlardan biri olup günümüz hat sanatının önemli ve değerli temsilcilerinden biridir.”

    Atatürk Üniversitesi yönetimi olarak medeniyetimize ait sanatların yeni nesle aktarılmak sureti ile geleceğe taşınmasını çok önemsediklerini söyleyen Çomaklı, Sayın Kutlu’nun sunacağı konferansın dinleyicilere yüksek bir ruhî lezzet sunacağından hem de öğrencilere ışık tutacağından emin olduklarını ifade etti.

    “İslam Medeniyeti Yüzyıllar Boyunca Hiçbir An Yerinde Saymadı”

    Konferansına medeniyetimizin temel taşını oluşturan kültür ve sanatımızın önemine vurgu yaparak ve yaşanan değişimin medeniyetimize verdiği zararı anlatarak başlayan Hüseyin Kutlu, İslam Medeniyetinin yüzyıllar boyunca hiçbir an yerinde saymadan gelişerek, değişerek ve yenileşerek geldiğinin altını çizdi. Her gelen yeni neslin bu kültür ve medeniyete yeni bir şey kattığını belirten Kutlu, “Biz değişimle onlara benzemedik, onlarla aynileşmeye kalkıştık. Bu sosyolojik olarak mümkün değil. Binlerce yıllık kültürü ve tarihi olan bir milletin değişmesi mümkün değildir. Oysa Müslüman nesiller hiçbir zaman yerinde saymamıştır. Hep yenilendi ama kendi gibi yenilendi. Benzeşerek taklit ederek değil. Bir öncekinin üzerine inşa ederek medeniyeti geliştirdi” diye konuştu.

    Program, konferansın ardından açılışı yapılan Memlük, İlhanlı, Türkmen dönemi Mushaf-ı Şerif Örnekleri Sergisi ile devam etti.

  • Prof. Dr. Çomaklı “30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun”

    Prof. Dr. Çomaklı “30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun”

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

    Rektör Çomaklı mesajında şu ifadelere yer verdi: “30 Ağustos; bağımsızlık inancımızı, hür ve müstakil yaşama kararlılığımızı tüm dünyaya bir kez daha ilan ettiğimiz büyük zaferin yıl dönümüdür.

    Ecdadımız; uğrunda büyük bedeller ödeyerek, bizlere her sayfası parlak zaferlerle dolu şanlı bir tarih armağan etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ordu-millet kenetlenmesi ile kazanılan 30 Ağustos Zaferi de bu süreçteki tarihi dönemeçlerden biridir.

    26 Ağustos 1071 tarihinde Malazgirt Meydan Muharebesi neticesinde kazanılan zaferle Anadolu’nun Türk yurdu oluşu ve 26 Ağustos 1922 günü başlatılan Başkomutanlık Meydan Muharebesinin, 30 Ağustos’ta büyük zaferle sonuçlandırılışı ile yeni Türk devletinin inşa süreci başlatılmış ve ilelebet payidar kalacak genç Türkiye Cumhuriyetinin temeli atılmıştır.

    30 Ağustos, “Ya İstiklal Ya İzmihlal” tercihiyle baş başa bırakılan, ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum anlayışıyla hareket eden bir milletin, neleri başarabileceğinin, bağımsızlık ve onuru için neleri göze alabileceğinin en açık ispatıdır.

    Emperyal ve bölücü emeller besleyerek Türk milletinin yok edilebileceğini zannedenlere karşı şanlı bir direniş sergilenerek kazanılan zaferin 97. Yıl dönümünde milletimiz, karşısına çıkarılan tüm tehdit ve saldırıları birlik-beraberlik ruhu ve bağımsız yaşama iradesiyle bugün de etkisiz kılacak güce sahiptir ve geleceğe emin adımlarla yürüyüşünü bu inançla sürdürecektir.

    Bu duygu ve düşüncelerle; vatandaşlarımızın ve Silahlı Kuvvetlerimizin Zafer Bayramını kutluyor, 97. yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutladığımız bu eşsiz zaferin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarını, kutsal vatan toprağının bütünlüğü ve şanlı bayrağımızın daima dalgalanması için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve saygıyla, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”

  • Vali Memiş: “30 Ağustos Zafer Bayramı 97. yıl dönümü kutlu olsun”

    Vali Memiş: “30 Ağustos Zafer Bayramı 97. yıl dönümü kutlu olsun”

    Erzurum Valisi Okay Memiş, 30 Ağustos Zafer Bayramının 97. Yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

    Vali Memiş, mesajında şunları kaydetti; “Türk devletinin kuruluşuna giden Büyük Taarruz Zaferinin 97. Yıl dönümünü millet olarak büyük bir sevinç ve coşku ile kutluyoruz. 30 Ağustos bu aziz vatanın tapusunun bir kez daha bize ait olduğunun tescili ve dost düşman herkese ilanının yapıldığı tarihi bir gün ve tarihi bir dönüm noktasıdır. Atatürk’ün Başkomutanlığında gerçekleştirilen emperyalistlerin destek ve güdümündeki saldırgan sürülerine ve onun emperyalist müttefiklerine son ölümcül darbenin indirildiği gündür. 30 Ağustos bütün mazlum milletlerin uyanışına ve benliklerine dönüşümlerinin geçekleşmesini sağlayan istiklal ve kurtuluş meşalesinin yakılmasana vesile olan kutlu bir gündür. Tarihi Erzurum kongresinde alınan “ Vatan bir bütündür parçalanamaz, manda ve himaye kabul edilemez’’ iradesinin kuvveden fiile çevrilmesinin yıl dönümüdür.

    Bu aziz toprakları bizlere kuruluşta kapıyı açarak, kurtuluşta düşmandan arındırarak iki kez vatan yapan Türkün iki büyük evladı Sultan Alparslan ve Atatürk’e çok şey borçlu olduğumuz asla hatırdan çıkarılmamalıyız. Bu büyük Zafer destanlar yazan kahraman ordumuzun yüce milletimize şerefli bir armağanı olmuştur. Milli Mücadele’yi tarihte eşi benzeri görülmemiş bir zaferle taçlandıran, her aşaması vatanseverlik ve kahramanlık destanlarıyla dolu ordumuzun gerçekleştirdiği 30 Ağustos Zaferi’nin 97. yıl dönümünde millet olarak ne kadar gurur duysak yerindedir. O gün olduğu gibi bugün de millet olarak birlik ve dirlik içinde aydınlık ve güzel geleceklere yürüyeceğimizden herkes emin olmalıdır. İçte ve dışta milletimizin başına örülmek istenilen her kirli emel ve her hain tuzak dün olduğu gibi bugün de aziz milletimizin kararlılığı ve devletimizin gücü karşısında yok olmaya mahkûm olacaktır. Dün bize kefen biçmeye kalkanlara 30 Ağustos ile unutmayacakları şamar indirilmiş, bugünde milletimizden alacakları dersler şüphesiz olacaktır. Hain emeller peşinde koşanlara döktükleri şehit kanında mutlaka boğulacaklarında millet olarak inancımız tamdır.

    Son bağımsız Türk devletinin ve cumhuriyetin kuruluşuna giden ve “Ordumuz hayat ve haysiyet mücadelesinde milletimizin gayelerinin yegâne dayanağıdır” diyen başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum. Ruhları şad olsun. Milletimizin ve Kahraman Ordumuzun Zafer Bayramı kutlu olsun.”

  • Erzurum Türk Ocağı Başkanı Işık: “Milli Mücadelenin 100. Yıldönümü kutlu olsun”

    Erzurum Türk Ocağı Başkanı Işık: “Milli Mücadelenin 100. Yıldönümü kutlu olsun”

    Erzurum Türk Ocağı Başkanı Av. Nizam Işık, yayınladığı mesaj ile Milli Mücadelenin 100. yılını kutladı.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ile ete kemiğe bürünen Milli Mücadelenin bütün olumsuz şartlara rağmen büyük Türk Milletinin büyük fedakârlıklarla verdiği bir bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi olduğunu belirten Işık, Atatürk önderliğindeki bu mücadelenin dünyaya parmak ısırttığını ve esir milletlere örnek teşkil ettiğini belirtti. Bu amansız mücadelenin sonunda kurulan Türkiye Cumhuriyetini yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla, erkeğiyle milletçe sonsuza kadar yaşatma emelinde olduğumuza işaret eden Işık, “Hatırlatmak isterim ki Milli Mücadelenin başlangıcında, devamında ve Cumhuriyetin kuruluşunda Türk Ocaklarının büyük katkısı vardır ve Milli Mücadelenin yüzüncü yılında Türk Ocaklarının bir mensubu ve yöneticisi olmaktan gurur duymaktayım” dedi.

    Daha 14 Mayıs 1919 Günü İzmir’de Türk Ocakları öncülüğünde Reddi İlhak bildirisinin hazırlandığını ve büyük Maşatlık Mitingi ile haksız işgallere rıza gösterilmeyeceğinin, Türk’ün esir edilemeyeceğinin bütün dünyaya haykırıldığını belirten Erzurum Türk Ocağı Başkanı Işık, İzmir’den yükselen bu ilk sesin ve yakılan çoban ateşinin bütün yurda yayıldığını ve Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde birleşerek Milli Mücadele haline dönüştüğünü söyledi.

    Başkan Işık, Atatürk ve silah arkadaşlarının Mondros ateşkesi ile başlayan haksız işgallere dur dediğini, Türklüğü Anadolu’dan atma ve yok etme emelindeki emperyalistlere gereken dersin verildiğini ve Türk’ün bağımsızlığın yeniden dünyaya haykırılıp ve kabul ettirildiğini ifade etti.

    Erzurum Türk Ocağı Başkanı Işık, “100 yıl önce Samsun’da başlayan, Amasya, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile devam eden Ankara’da Büyük Millet Meclisinin açılışı ve Cumhuriyetin kuruluşu ile taçlanan Türk Milli Mücadelesini yürüten ecdadı başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere rahmet ve minnetle anıyor 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor bayramını kutluyorum.” dedi.