Etiket: Kusursuz

  • DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Demir: “Büyükelçilikler Arası Kar Rafting Organizasyonunun kusursuz geçmesinde emeği geçenlere teşekkür ederiz”

    DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Demir: “Büyükelçilikler Arası Kar Rafting Organizasyonunun kusursuz geçmesinde emeği geçenlere teşekkür ederiz”

    Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Adnan Demir, 1-3 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen “Büyükelçilikler Arası Kar Rafting Organizasyonu”nun kusursuz geçmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

    Başkan Demir, Skisilkroad kış turizmi markası ile Kars (Sarıkamış) ve Erzurum (Palandöken) kayak merkezlerinin pazarlanması için oluşturulan “Destinasyon Yönetim Organizasyonu Projesi” kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank desteğiyle gerçekleştirilen etkinliğe ülkemizde görev yapan 37 ülkenin büyükelçilerinin katıldığını söyledi.

    Misafir büyükelçileri Kars ve Erzurum’da ağırlamaktan dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Başkan Demir, Büyükelçilerin her vesile ile memnuniyetlerini dile getirmelerinin yanı sıra Sarıkamış ve Palandöken Kayak merkezlerini bizzat görerek fiziki altyapının uygunluğu ve kar kalitesine hayran kaldıklarını söyledi.

    Başkan Demir, açıklamasında şunları kaydetti:

    “Büyükelçilerimiz, 3 günlük programın bir fırsat oluşturduğunu, bu nedenle ilişkilerin karşılıklı geliştirilmesi gerektiği hususunu ifade etmişlerdir. Skisilkroad markalı destinasyon Erzincan Ergan, Erzurum Palandöken ve Kars Sarıkamış’tan oluşmaktadır. Misafir büyükelçilerimizin zaman kısıtlarından dolayı bu etkinliği Kars ve Erzurum’da gerçekleştirmiş olduk. Misafir Büyükelçilerimizin Bölgemizden memnun ayrılmalarına vesile olan ve katılımlarıyla bizleri onurlandıran Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’a, Kars Valiliğine, Serhat Kalkınma Ajansı’na, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi’ne; organizasyonun Erzurum ayağında ise Erzurum Valiliğine, kusursuz ev sahipliği yaparak elçilerimizle birebir ilgilenen ve gösterdiği yakın alakayla memnuniyet oluşturan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanına, ayrıca; Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğüne, organizasyonda görev alan İdaremiz personeline, rehberlik ve tercümanlık görevlerini gönüllü olarak yapan gençlerimize teşekkür ederim.”

  • Kusursuz zeytinyağı için sırık yerine tarak kullanın

    Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Butik Zeytin ve Zeytinyağcılar Derneği Başkanı Atilla Totoş, kusursuz zeytinyağı için en önemli aşamanın hasat olduğunu ve hasatta sırık yerine tarak tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

    Zeytin hasat döneminin başlamasıyla birlikte zeytinliklerde hasat hareketliliği başlarken, Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Butik Zeytin ve Zeytinyağcılar Derneği Başkanı Atilla Totoş, doğru hasadın nasıl yapılması gerektiğini anlattı.

    Türkiye’de atadan kalma yöntemlerle yapılan zeytinciliğin önüne geçmek ve doğru şekilde zeytin ile zeytinyağı üretmek için çalışmalar gerçekleştiren derneğin başkanı Totoş, Türkiye’deki zeytinyağının uluslararası tadım kriterlerinin beklentilerini karşılayamamasının asıl nedenlerinden birinin hasat olduğunu söyledi.

    Totoş, mükemmel zeytinyağı en önemli aşamasının hasat olduğunun altını çizerek, “Özellikle hasat mükemmel olmazsa ondan sonraki bütün işlemlerin geçersiz olduğu bir proses takip etmek zorunda kalıyoruz. Hasatta mükemmel tanelerin fabrikaya gelmesi temel isteğimiz. Bunun için sırık kullanılmamalıdır. Çünkü zeytin ağacının dallarının uç kısımlarında meyve yoktur. Bu seneki meyve sürgün vermez. Geçen seneki sürgünün üzerinde meyve vardır. Biz geçen seneki sürgünün üzerindeki meyveyi almak için sırıkla vurduğumuzda önümüzdeki senenin meyvelerini verecek dalları yok etmiş oluyoruz” dedi.

    Hasarlı şekilde hasat edilen zeytinden kusursuz yağ beklenmemesi gerektiğini vurgulayan Totoş, “Zeytin dalına vurduğumuz zaman zeytinin üzerindeki koruyucu tabakayı zedelemiş olacağız ve mikropların dokunun içerisine girmesini kolaylaştırmış olacağız. Yerine hiçbir şey bulamıyorsak çok ucuz fiyata satın alabileceğimiz tarakları kullanacağız. Çocukların saçını taradığımız gibi zeytinin dallarını bununla tarayabiliyoruz. Bu sayede kusursuz tane alabiliriz. Kusursuz bir şekilde toplandıktan sonra kusursuz bir şekilde işlenen bu zeytin, dünyanın en harika besinlerinden biri oluyor. Dünya Gıda Teşkilatı’nın üç yıl boyunca üst üste dünyanın en güvenilir gıdası seçilen zeytinyağı, işte böyle üretiliyor” diye konuştu.

  • Abdullah Reha Nazlı: İşlerimizde prensibimiz kusursuz olmak değil, hatasız olmak olmalı

    Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Gaziantep Üniversitesi’nde mühendislik fakültesi öğrencilerine konferans verdi. Mühendisliğin hayata yansımaları, stratejik düşünme ile mühendisliğin ortak noktaları üzerine gerçekleşen konferansa çeşitli bölümlerden öğrenciler katıldı.

    Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı, bugünkü gıda güvenliği standartlarının ilk olarak NASA tarafından başlatılan bir uygulamadan esinlenilerek ortaya çıktığını anlattı. Uzaya gönderilen astronotların yiyeceklerinin sıfır hatalı ve hiçbir mikroorganizma içermeyecek şekilde üretilmesinden yola çıkan düşüncenin bugün marketlerdeki tüm ürünler için geçerli olduğu bildirildi. Gıda güvenliğinin bir ürünün size zarar vermeyeceğini garanti etmesi anlamına geldiğini anlatan Nazlı, baştan doğru yapma anlayışının her işimizde prensibimiz olması gerektiğini kaydetti.

    Nazlı sözlerine şöyle devam etti: “Yanlış yapma hakkı ne kadar fazlaysa o kadar hatalı oluyoruz. Daktiloda yazmayı öğrenenler klavyede öğrenenlere göre çok daha istikrarlı oldular çünkü tek hatalarında kağıt çöpe gidiyordu. Silgimize güvenip kalemimizi dilediğimiz gibi kullanmamalıyız. Batıda baştan doğru yapmak anlayışı ile mühendislik gelişmişken bizde önce yapıp sonra düzeltme mantığı ile işçilik gelişmiştir. Mümkün olan en az enerjide en fazla işi yapmak esastır. Kusursuz olmak zorunda değiliz ancak hatasız olabiliriz. Deneme-yanılma ile doğruya ulaşma yöntemlerini bırakıp düşünceye daha çok zaman ayırmalı ve nokta atışı işler yapmalıyız.” (EFE)

  • Kusursuz göğüsler için kadınlara alternatifler

    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. C. Özerk Demiralp, meme büyütme ve küçültme ameliyatları konusunda merak edilenleri anlattı.

    HLC Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Merkezi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. C. Özerk Demiralp, meme büyütme ameliyatının plastik cerrahide en sık yapılan ameliyatlardan olduğunu belirterek, “Bu operasyon için en uygun adaylar, bedenine göre göğüsleri küçük olan ya da çok az göğüse sahip olan kadınlardır. Operasyonda silikon protezler kullanılmaktadır. Ameliyat öncesi hastanın isteğine göre uygun protez, plastik cerrah ile birlikte belirlenir. Protezin büyüklüğü, hastanın vücut anatomisi, cildin esnekliği gibi faktörlere göre planlanmaktadır. Protez, meme dokusunun altına, fasya veya kas altına ya da ’dual-plan’ adı verilen teknik ile birleştirilerek yapılabilmektedir. Kesi yeri meme başında ya da meme altında olabilir. Memeye istenilen şekli verecek bu protezler, FDA tarafından onaylanmış olduğundan vücuda herhangi bir zararı yoktur. Küçük memeli ve sarkıklığı fazla olan kadınlarda bu ameliyata ilaveten meme dikleştirme operasyonunun da planlanması şarttır” dedi.

    Ameliyat öncesi ve sonrası yapılması gerekenler

    Ameliyat öncesi ve sonrasında yapılması gereken hakkında bilgi veren Dr. Demiralp, “Doktorunuzla yapacağınız görüşmede ameliyatı neden istediğinizi ve beklentilerinizi net olarak ifade etmeniz ve detaylandırmanız gerekmektedir. Ayrıca aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar ameliyattan önce mutlaka kesilmelidir. Eğer ailede meme kanseri olan varsa bunu doktorunuzla paylaşınız ve daha önce çektirdiğiniz mamografi ya da ultrasonunuz varsa yanınızda getirmeyi unutmayınız. Sigara içiyorsanız ameliyattan üç hafta önce bırakınız. Ameliyat yaklaşık olarak 1,5-2 saat sürer. Ameliyattan sonra hastanede kalmanıza gerek yoktur. Ağrılar, ilaçlarla rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Bir hafta antibiyotik kullanılması gerekir. Erken dönemde meme, ödemin etkisiyle son halinden daha büyüktür. Dikişler ise kendiliğinden yok olacağından alınmasına gerek kalmayacaktır. 3 gün sonra kontrole gelen hastaya cerrahı önerilerde bulunulurr. Araç kullanımı 1 hafta, kol hareketini artıran sporlar 2 ay süre ile ertelenmelidir. Meme şekli 1-2 ay sonra ödemin de geçmesiyle son şeklini alır. Kontrollerin 1., 3., 6. ayda ve bir yıl sonrasında yapılması gerekir” diye konuştu.

    Meme büyütme operasyonlarından sonra büyük bir komplikasyonla karşılaşılmadığını ifade eden Dr. Demiralp, “Fakat kanama, enfeksiyon, izin fazla kalması gibi bütün ameliyatlarda karşılaşılabilecek problemler ortaya çıkabilir. Bu ameliyata yönelik en sık karşılaşılan komplikasyon, meme protezi etrafında kapsül oluşmasıdır. Her hastada protez etrafında bir zar oluşur. Zarın şiddeti, hastanın yara iyileşme potansiyeline ve enfeksiyon varlığına göre değişebilir. Bunun ortadan kaldırılması için basit müdahaleler yapılır, eğer ilerlemişse ikincil bir operasyon düşünülebilir. Meme başı duyusunun azalması veya kaybolması ise başka bir komplikasyondur. Bu his kaybı geri dönüşümlü olabilir. Sonuçta meme büyütme ameliyatı ömür boyu iri ve estetik açıdan güzel göğüslere sahip olmanızı sağlayacaktır” dedi.

    Meme küçültme ameliyatı

    Meme küçültme ameliyatlarına da değinen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. C. Özerk Demiralp, “3-4 saat süren meme küçültme ameliyatı, steril hastane koşullarında genel anestezi altında yapılır. Meme, ameliyattan önce yapılmış olan işaretlemelere göre küçültülür ve doğal bir şekil verilir. Meme kenarlarında önceden tespit edilmiş fazla dokular var ise bunlar laser liposuction yöntemi ile düzeltilir. Uygulanacak yönteme göre kalacak iz değişiklik gösterecektir. Bu iz genellikle meme başının çevresinde ve buradan aşağıya doğru uzanan 4-5 cm’lik ve meme katlantı çizgisine uyacak ters-t şeklindedir. Bunlar erken dönemde belirgin olup, geç dönemde hastanın yara iyileşmesine göre fark edilmeyecek düzeyde azalmaktadır. Operasyonun sonunda içerideki kirli kanın pasif olarak dışarıya çıkmasını sağlayacak birer adet dren konur. Drenler, genelde ikinci günde çıkarılır. Hasta, ameliyattan sonra bir gün hastanede yatırılır, sonraki gün rahat bir şekilde taburcu olur. Enfeksiyon ihtimalini azaltmak için operasyondan sonra 4-5 gün antibiyotik kullanılması önerilir. Ağrılar, ilaç ile giderilir ve bir hafta içinde tamamen ortadan kalkar. Meme kası kola bağlandığı için kol hareketlerinin yaklaşık 2-3 hafta süreyle kısıtlanması gerekmektedir. Yürüyüş, koşu gibi zorlayıcı olmayan aktiviteler bu süreden sonra yapılabilir. İkinci aydan sonra tüm sporlar rahatlıkla yapılabilir. Ameliyat sonrası kontroller 3. gün, 1., 3., 6. ay ve 1. yılda yapılır” şeklinde konuştu.

    Meme dikleştirme ameliyatı kimlere yapılır?

    Doğum, emzirme, kilo alıp verme gibi nedenlerle sarkmış olan memelerin de ameliyatla dikleştirildiğini belirten Dr. Demiralp, “Meme sarkıklığı, meme başının meme altı çizgisinin konumuna göre dört bölümde incelenebilir. Meme başı, meme altı çizgisinin hizasında ya da 1 cm kadar altında ise hafif; meme altı çizgisinden 1-3 cm kadar aşağıda ise orta, 3 cm’den daha altta yerleşmişse ağır pitoz (sarkıklık) durumu vardır. Yalancı pitozda ise meme başı, meme altı çizgisinin üzerinde yerleşmiş ancak meme altı dokuda sarkıklık oluşmuştur” dedi.

    Bu ameliyatın memelerinde sarkıklık oluşmuş bütün kadınlara yapılabileceğini söyleyen Dr. Demiralp, “Sarkıklığı olan ama yakın zamanda hamilelik düşünen kişilerde ameliyatı emzirmenin sonuna bırakmak, meme şeklinde değişmeler olacağı için daha doğru sonuç verecektir. Sarkıklığın düzeltilmesine ek olarak memede dolgunluk da isteyen kadınlara meme implantı (silikon) ile büyütme işlemi de yapılır” ifadelerini kullandı.

    Meme dikleştirme ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Dr. Demiralp, “Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve uygulanacak işleme göre yarım saatten 3.5 saate kadar sürebilir. Ameliyattan sonra birinci gün ağrı kesiciler ile giderilebilecek düzeyde bir ağrı mevcut olup, ikinci günden sonra ağrı yavaş yavaş kaybolur. Silikon implant kullanıldıysa kol hareketlerinin yaklaşık 1 hafta süreyle engellenmesi gerekir. Ağır egzersizler 3 ay boyunca yasaklanır. Yüzme gibi kolun kullanıldığı sporlar 2 ay ertelenir. Hastalara ameliyattan sonra yaklaşık 4 hafta kullanacağı sporcu sütyeni önerilir. İleri boyutta meme sarkıklığı oluşmuş ve buna uygun ameliyat yapılmış ise her ne kadar meme dokuları korunmaya çalışsa da yüzde 8-10 arasında süt verememe ihtimali mevcuttur” diye konuştu.

    “Meme dikleştirme ameliyatının sonuçları uzun ömürlüdür” diyen Demiralp, “Ameliyattan sonra hamile kalınırsa meme şeklinde değişim olması kaçınılmazdır. Bu gibi durumlarda emzirme bitişinden itibaren küçük dokunuşlarla eski şekli elde edilir. Yıllar geçtikçe yer çekiminin etkisiyle meme dokusunda mutlaka sarkma görülecektir. Meme dikleştirme ameliyatı plastik cerrahinin en çok talep edilen, sonuçları en tatminkâr ameliyatlarındandır. Ameliyattan önce 40 yaş altında meme ultrasonu, 40 yaş üstünde mamografi ile meme dokusunun değerlendirilmesi çok önemlidir. Ameliyat sonrası kişi sosyal ve psikolojik olarak kendiyle ve çevresiyle daha uyumlu olacaktır” dedi.

    Meme başı problemlerinin ise farklı şekilde olabildiğini kaydeden Op. Dr. C. Özerk Demiralp, “Meme başı estetikleri, meme başı veya meme ucunun hiç gelişmediği ya da meme içine doğru çökük olduğu durumlarda yapılır. En sık görülen problem ’inversiyon’ denilen, meme başının içeriye dönük çökük olmasıdır. Meme başı çökmesi genellikle genetik bir sorun olmakla beraber meme gelişiminin geri kaldığı durumlar da bunu tetikler. Diğer meme başı problemlerinden biri meme başının etrafındaki koyu renkli kısmın normalden geniş veya iki meme arasında asimetri yaratmasıdır. Bu durum geniş olan tarafın küçültülmesi ile kolaylıkla düzeltilebilir. Ayrıca meme başı genetik olarak veya meme kanseri sonucu olmayabilir. Bu gibi durumlarda etraf dokulardan meme başı yapılmaktadır” dedi.

  • Dış görünüşünde kusursuz olmak isteyenler burun estetiğine başvuruyor

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özerk Demiralp, dış görünüşünde kusursuz olmak isteyen kişilerin burun estetiğine yoğun olarak başvurduklarını belirterek, “Genellikle genç ve orta yaş grubuna ait bu kişiler, mükemmeliyetçi bir düşünceyle hayatlarına yeni bir tarz katmak için bize başvuruyorlar” dedi.

    Burun estetiği, günümüzde sadece burundaki yapısal bazı sorunların düzeltilmesi için değil, kusursuz bir dış görünüşe ve bu sayede sosyal hayatta yeni bir tarza sahip olabilmek için de yaptırılıyor. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özerk Demiralp, dış görünüşünde kusursuzluk ve toplumda bu yönleriyle ön planda olmak isteyen kişilerin burun estetiğine yoğun olarak başvurduklarını belirterek, “Genellikle genç ve orta yaş grubuna ait bu kişiler, mükemmeliyetçi bir düşünceyle, hayatlarına yeni bir tarz katmak için bize başvuruyorlar” dedi.

    “Sanatsal değerlendirme yapılmalı”

    Burun estetiğinin diğer ameliyatlardan farklı olduğunu ve özellikle burnu kusursuz dış görünüşün önemli bir parçası olarak gören hastaların önemli bir çoğunluğu oluşturduğunu kaydeden Op. Dr. Demiralp şunları söyledi:

    “Burun estetiği yakın zamana dek sadece burundaki şekil bozukluklarını düzeltmek için yapılan cerrahi bir işlemdi. Bu tür hastalarımız zaten bu kusurlarını düzelttirmek için estetik operasyona başvuruyor. Öte yandan, burunlarının görüntüsünden memnun olmayarak yüz yapısına daha uygun burun isteyen ve sosyal yaşantılarında dış görünüşün önemini kavrayarak bu şekilde yaşam süren kişiler için de estetik çözümler sunuyoruz. Ekibimizle birlikte üç boyutlu sanatsal bir değerlendirme ile yeni bir tasarım oluşturuyoruz. Bunu yaparken de nefes alma problemi de olan hastalara gereken düzeltmeyi yapmak için büyük bir hassasiyetle yaklaşıyor ve her kişiye özgü yeni bir planlama ve analiz yapıyoruz.”

    Plastik cerrahide hasta seçiminin yıllardır tartışma konusu olduğunun altını çizen Demiralp, bunun yanı sıra hastanın beklentilerinin de önemli olduğuna değinerek, “Her zaman güzel bir burun yapmak hastayı mutlu etmiyor. Onların beklentilerini, isteklerini dinlemek ve bunları cerrah olarak kendi önerilerinizle birleştirmek ameliyatın başarısını arttırıyor. Kişinin psikolojik olarak bu ameliyata uygunluğunun değerlendirilmesi ve bu ameliyatın hastanın hayatını değil, burun görünümünü değiştireceği konusunda hastayla doktorun hemfikirde olması oldukça önemli. Yüz hatlarınıza uygun olmayan bir burnunuz, daha önceden geçirilmiş bir operasyona bağlı şekil bozukluğunuz veya nefes alma probleminiz varsa ve 18 yaşınızı tamamlamışsanız bu ameliyatı olabilirsiniz” dedi.