Etiket: kuşaklara

  • Kayapınar Belediyesi ‘İz bırakan şahsiyetleri’ gelecek kuşaklara tanıtıyor

    Kayapınar Belediyesi ‘İz bırakan şahsiyetleri’ gelecek kuşaklara tanıtıyor

    Diyarbakır’ın Kayapınar Belediyesi, Türkiye’de ve Diyarbakır’da İz bırakan Mustafa Kemal Atatürk’ü, Kudüs’ün Fatihi Selahattin Eyyübi’yi, dünyada ilk robotu yapıp çalıştıran El Cezeri’yi, yüzyılın adamı seçilen beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i, Anadolu’nun Şaiiri Ahmet Arifi, Usta Edebiyatçılar Cahit Sıtkı Tarancı ve Sezai Karakoç’u çocuklarla buluşturuyor.

    Kayapınar Kaymakamı ve Belediye Başkanı Ünal Koç’un talimatları doğrultusunda Türkiye’de ve Diyarbakır’da İz bırakan Mustafa Kemal Atatürk’ü, Kudüs’ün Fatihi Selahattin Eyyübi’yi, dünyada ilk robotu yapıp çalıştıran El Cezeri’yi, yüzyılın adamı seçilen beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i, Anadolu’nun Şaiiri Ahmet Arif’i, Usta Edebiyatçılar Cahit Sıtkı Tarancı ve Sezai Karakoç’u çocuklarla buluşturuyor. Yapılan çalışma ile 70 bin adet kitabı ilçedeki ilkokullarda öğrenim gören öğrencilere dağıtıldı. Bugün Kayapınar Kaymakamı ve Belediye Başkanı Ünal, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Yüksel Arslan ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Yahya Akıncı ile birlikte ilçedeki Numan Konakçı İlkokulunu ziyaret ederek, öğrencilere iz bırakmış şahsiyetlerin kitaplarını dağıttı.

    “Cumhurbaşkanımızın belirttiği reformlar ışığında çalışmalarımızı yürütüyoruz”

    Dağıtım sonrası açıklama yapan Kaymakam Ünal Koç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eğitimde reform açıklamasında, ‘Tek ihtiyacımız değerlerini bilen, inancına ve kültürüne sahip çıkan nesiller’ yetiştirmek olduğunu ifade ederek, ’Okul öncesinde ve ilkokulda tek ihtiyacımız olan, değerlerini iyi bilen, inancına, kültürüne, tarihine, diline sahip çıkan, ailesine ve toplumuna karşı sorumluluklarını özümsemiş insanlar yetiştirmektir. Diğer hususlar için endişe etmemize gerek yoktur. Çünkü evlatlarımızın diğer bilgilere sahip olabilmeleri için, önlerinde yeteri kadar uzun bir eğitim öğretim hayatı vardır. Ortaokul dönemini çocuklarımızın zihni ve fiziki kabiliyetlerini keşfetmeye, onları geleceğe, doğru alanlarda hazırlamaya yönelik bir anlayışla şekillendirmeliyiz’ açıklamasında belirtmiş olduğu reformların ışığında çalışmalarımızı başlatıyoruz. Bu topraklardan çıkmış önemli şahsiyetlerin hayatlarını anlatan yayınları hazırladık. 70 bin yayınımızın baskısını gerçekleştirdik. Buradaki amacımız, bir taraftan çocuklarımıza bunları anlatmak, diğer taraftan bu topraklardan çıkmış değerli insanların tanıtmak istiyoruz. Aslında, bu kapsamda çocuklarımıza değerler eğitimi vermek istiyoruz. Bilgi ve manevi değerleri alarak, yarınlara faydalı birer fert olarak yetişsinler istiyoruz. Bu açıdan kitaplarımız arasında Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Atatürk’de var. Burada Cumhuriyetin kuruluşunu anlatıyor. Onları çocukların diliyle ve resimlerle anlatıyoruz. Çocuklarımız daha iyi bilsinler. Yine kitaplarımız arasında Selahattin Eyyubi, Atatürk, El Cezeri, Gazi Yaşargil, Ahmet Arif, Cahit Sıtkı Tarancı ve Sezai Karakoç var. Bunların hepsini çocuklarımıza aşılamak istiyoruz. Onlar için rol model olsun istiyoruz. Onları tanısınlar, onlarla büyüsün istiyoruz. Nasıl bu topraklarda bu değerler çıktıysa inşallah bu çocuklarımızın arasında da böyle değerler çıkacaktır. Biz inanıyoruz. Onların potansiyelleri var. Yeter ki onlara bilgi ve bilimi aşılayalım” dedi.

  • Atatürk Üniversitesi, Prof. Dr. Fuat Sezgin’i ve eserlerini, genç kuşaklara anlatacak

    Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle ilan edilen “2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” etkinlikleri kapsamında Atatürk Üniversitesi ile Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) arasında iş birliği protokolü imzalandı.

    Gülhane Parkı’ndaki Prof. Dr. Fuat Sezgin ve Dr. Ursula Sezgin Bilimler Tarihi Kütüphanesinde düzenlenen imza törenine; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı ile İBTAV Mütevelli Heyeti Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya ve İBTAV Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan katıldı.

    Atatürk Üniversitesi İş Birliklerine Bir Yenisini Daha Ekledi

    Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından olan Atatürk Üniversitesinin bir dünya üniversitesi olma yolunda atmış olduğu önemli adımlardan biri olan, dünya genelinde yaklaşık 150 Yükseköğretim Kurumu da dâhil olmak üzere, 4 kıtadan 30’u aşkın ülkeden katılım sağlayarak kültürün, sanatın, bilimin ve ayrıca Yükseköğretimde yeni açılımların yaşandığı büyük bir katılım projesi olarak ortaya çıkan kuruculuğunu ve başkanlığını Atatürk Üniversitesinin yürüttüğü, Avrasya İpekyolu Üniversiteler Birliği ile İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) arasında, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ve İslam kültür medeniyetinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak ve onu yeni nesillere en doğru şekilde aktarmak, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak amacıyla protokol imzalandı.

    Rektör Çomaklı, Prof. Dr. Fuat Sezgin’i Anlattı

    İmza törenine, Avrasya İpekyolu Üniversiteler Birliği (ESRUC) Başkanı sıfatıyla katılan ve Türkiye’nin İslam bilim tarihiyle ilgili mirasının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini aktaran Rektör Çomaklı, bu yönde en çok çaba gösteren bilim insanlarından birinin Prof. Dr. Fuat Sezgin olduğunu söyledi. İslam bilimlerinin ve eserlerinin ortaya çıkarılması için önemli çalışmaları ve katkıları olduğunu, bunların gençlere ve yeni kuşaklara aktarılması gerektiğini kaydeden Çomaklı sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Prof. Dr. Fuat Sezgin; Anadolu’nun birçok yerinde tahsil gördükten sonra Erzurum’a, oradan İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsüne, Alman şarkiyatçı Hellmut Ritter’e uzanan hayatını, İslam medeniyetinin 800 yıllık kesitinde bilim ve teknolojinin birçok alanında dünyaya öncülük eden bilim adamlarının keşiflerini gün yüzüne çıkarmaya adamış; İslam kültür ve medeniyetinin bilimsel mirasının daha iyi anlaşılmasını sağlamak ve onu yeni nesillere en doğru şekilde aktarmak, İslam medeniyetinin dünya bilimine yaptığı bütün katkıları, İslam’ın ve İslam geleneğinin vaz’ettiği kriterler içinde işleyerek, değişimlerle dolu bir ömre; astronomi, fizik, geometri, optik, coğrafya, kimya, denizcilik, savaş teknolojisi, tıp, mimarlık, tefsir, kelam, hadis, hukuk, tasavvuf gibi İngilizce, Fransızca, Arapça ve Türkçeye de çevrilen sayısız eseri sığdıran; uluslararası çeşitli akademilerin üyesi bulunan, çok sayıda önemli ödül ve nişana layık görülen, yorulmadan tarihin bu az bilinen yönlerini aydınlatmaya devam eden büyük şarkiyatçı ve dünyaca ünlü bilim tarihçisi olarak ifade etti.

    İBTAV, Yurt İçi ve Yurt Dışında Çeşitli Etkinlikler Düzenleyecek

    İBTAV Mütevelli Heyeti Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya ise 2018/6 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 2019 yılının Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildiğini hatırlatarak bu doğrultuda İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfının (İBTAV) 2019 yılı boyunca, 7 bölgede, 7 üniversitede, 7 valilik ve belediyede olmak üzere toplam 21 ilde ve yurt dışında farklı etkinlikler düzenlemesi için girişimlere başladığını dile getirdi.

  • Doğal ve kültürel miras gelecek kuşaklara aktarılacak

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumunun (UNESCO) Daimi Listesi’ne girmeye hazırlanan Kızılırmak Deltası Sulak Alanı Kuş Cenneti’nin önemi giderek artıyor. Sulak alandaki biyolojik ve ekolojik çeşitlilik, yörelerdeki kültürel zenginliklerle bütünleştiriliyor. Tespit edilen geleneksel kültür öğeler, gelecek kuşaklara aktarılacak.

    Kızılırmak Deltası Sulak Alan ve Kuş Cenneti Etki Alanında Somut Olmayan Kültürel Mirasın Belirlenmesi Projesi’ne önem giderek artıyor. Samsun Büyükşehir Belediyesinin deltanın 2018 yılı UNESCO Dünya Mirası Daimi Listesi’ne alınmasına yönelik çabası, farklı bir boyuta daha ulaştı. Projeye büyük önem veren Somut Olmayan Kültürel Miras Enstitüsü (SOKÜM), yörelerde kaybolan ve yaşayan kültürel birikim ve zenginlikleri, fotoğraf ve videolarla kayıt altına alıyor.

    Deltanın dünya mirası daimi üyeliğine ilişkin süreci takip eden UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekili ve Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhtar Kutlu, sulak ve kültürel mirasıyla ilgili çok güzel gelişmelerin yaşandığını söyledi. Türkiye’nin de taraf olduğu edilen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi’nin eksik bırakılan ve ıskalanan bir kültürel mirası korumaya talip olduğunu vurguladı.

    UNESCO’ya üye 195 ülkeden 176’sının sözleşmeye taraf olduğunu bilgisini veren Prof. Dr. Kutlu, sözleşme hükümlerinin daimi üye adayı Kızılırmak Deltası için de geçerli olduğunun altını çizdi. Bu açıdan Kızılırmak Deltası Sulak Alan ve Kuş Cenneti Etki Alanında Somut Olmayan Kültürel Mirasın Belirlenmesi Projesi’nin, Türkiye için de büyük önem taşıdığını kaydetti.

    Alaçam, Bafra ve 19 Mayıs ilçelerinde doğal ve kültürel zenginliklerin görsellerinin toplanmasına yönelik yürütülen çalışmaları değerlendiren Prof. Dr. Muhtar Kutlu, “Doğal mirasın en görünen yüzü görsellerdir. Deltayla ilgili ne kadar çok metin, makale yazarsanız yazın, araştırma yaparsanız yapın, günümüz dünyasında bir fotoğrafın uyandırdığı etkiyi veremiyor. Bu realite, Kızılırmak Deltası somut olmayan kültürel mirası için de geçerli. Alanda görsellere ne kadar ihtiyacımız olduğunu, fotoğrafın önemi ve değerini çok iyi anladık. Şimdi eksik olan görselleri tamamlamaya çalışacağız. Çünkü arka planda çok ciddi görsel, kültürel ve yaşayan bir gelenek zenginliğimiz var” dedi.

    Fotoğraf ve videolarla kültürel mirası kayıt altına alarak korunma programına dahil edeceklerini belirten Prof. Dr. Kutlu, “Örneğin proje ile bölgede usta çırak ilişkisine bağlı yapılan bakır kazan imalatının korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını, sonuçtan çok sürecin yaşatılıp korunmasını önemsiyoruz. Bunu yaparken de fotoğraflar ve videolar, temel prensiplerimizin arka planını oluşturuyor. Kültürel miraslarımızın fotoğrafı veya görselleri nasıl olmalıdır. Kültürel mirasın aktarılmasında taşıyıcı işlevi gören dille birlikte sözlü gelenekler ve anlatımları, gösteri sanatlarını, toplumsal uygulamaları, ritüelleri ve şölenleri, doğa ve evrenle ilgili uygulamaları, el sanatları geleneği ve yaşayan insanlar gibi öğeler görsellenebilir” diye konuştu.

    Elde edilecek görsel kayıtların, eğitim, tanıtıma yönelik medyada, sunum, müzecilik, sergi ve yarışma projelerinde, araştırmalarda, örnekleme ve karşılaştırmalarda kullanabileceğine de değinen UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekili, “Sulak alan daimi üye başvuru dosyamızın yanında deltaya ilişkin bu kültürel birikim kayıtlarını, görsellerini kuruma sunmak zorundayız. Bu fotoğraflar kimlik ve aidiyet bağlamı, gelenekteki köklü yeri, tarihsel gelişimi, yaşayan bir kültür unsuru olduğu ve sürdürülebilirliğini anlatmalıdır. Yani proje ile görsel bellek oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Topacı gelecek kuşaklara aktarıyor

    Kahramanmaraş’ta, unutulmaya yüz tutan çocuk oyuncaklarından topaç, Ömer Selaldı’nın ellerinde şekillenerek gelecek kuşaklara aktarılıyor.

    Kahramanmaraş’ta ’deveme’ olarak bilinen, çevresine ip sarılıp yere atılarak döndürülen topacın yerini, diğer geleneksel oyunlarda olduğu gibi teknolojinin gelişmesiyle sanal oyunlar aldı. Unutulan topacı gelecek kuşaklara aktarmaya çalışan Demirciler Çarşısı esnafından Ömer Selaldı, imalathanesinde topaç üretiyor. Ahşaptan üretilen topacın uç kısmına rahat dönmesi için çivi konuluyor, bir ip yardımı ile avuç içine alınan topaç ani bir hareketle yere fırlatılarak dönmesi sağlanıyor.

    ’Deveme’ oyununu yaşatmaya çalıştığını söyleyen Ömer Selaldı, “Günümüz çocukların oyuncağı bilgisayarlar ve tabletler oldu. Geçmişini unutmayan babaların çocuklarına öğrettiği bir oyun, bilgisayar ve tabletin yerini tutmasa da, yine de dayanmaya çalışıyor bu oyun. Ben 15 seneden beri deveme üretiyorum, hem şehir içine hem de şehir dışına satışlarımız oluyor. Buradan çocuklara çağrıda bulunmak istiyorum, bilgisayar ve tabletin yerine deveme ile de biraz vakit geçirsinler” dedi.

    Çarşı esnafından Beytullah Aydın’da çocukken bu tarz oyunları çok oynadığını söyledi. Aydın, “Mekik, deveme, gülle, bunları arkadaşlarımız ile mahallede oynardık. Bizim oyunlarımız bunlardı” diye konuştu.

    Demirciler Çarşısı esnafı da topaç çevirip çocukluk günlerini hatırladı.

  • İlhami Koç: “Şirketler, bu ödülleri saklayarak sonraki kuşaklara kültürlerini aktarıyorlar”

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İlhami Koç, Sermaye Piyasasında Gündem’in yeni sayısında, 2. Sermaye Piyasaları Ödülleri’nin sektördeki kurumlar için önemini anlattı.

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İlhami Koç, Sermaye Piyasasında Gündem dergisinin yeni sayısında, sermaye piyasasını gelişmesine, derinleşmesine ve bilinirliğinin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen 2. Sermaye Piyasaları Ödülleri’nin önemini değerlendirdi. Koç, “2. Sermaye Piyasaları Ödül Töreni’ni 24 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirdik. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Sayın Dr. Vahdettin Ertaş, Borsa İstanbul Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Sayın Himmet Karadağ, Borsa İstanbul Genel Müdürü Sayın Osman Saraç ile diğer sermaye piyasası kurumlarımızın genel müdürlerinin katıldığı ödül törenimiz, üyelerimizden ve sektör çalışanlarından geçtiğimiz yıla göre daha çok ilgi gördü. Bu tür ödüllerin sektörümüzün gelişmesi açısından çok faydası var. İlki, üyelerimizin içine yönelik. Yıl boyunca çalışarak bir başarıya ulaşan çalışanların başarılarının bir çeşit taçlandırılması anlamına geliyor. Diğeri, doğrudan kurumlara yönelik. Bireylerin doğal bir ömrü var ancak kurumların ömrü nesillerin ötesinde olabiliyor. Şirketlerde görev yapan farklı nesiller arasında kültür aktarımının bir aracı da bu ödüller oluyor. Ödül, başarıların ete kemiğe bürünmüş hali. Şirketler, bu ödülleri saklayarak sonraki kuşaklara kültürlerini aktarıyorlar” dedi.

    TSPB, IFSB Genel Kurulu’na katıldı

    TSPB, sermaye piyasalarının uluslararası alanda temsili adına farklı kurumlarla işbirlikleri yapmayı sürdürüyor. Bu kapsamda, İslami finans sektöründe uluslararası standartları belirlemek üzere faaliyet gösteren İslami Finansal Hizmetler Kurulu’na (Islamic Financial Services Board – IFSB) TSPB, 2016 yılında üye olmuştu. TSPB temsilcileri Nisan ayı içerisinde Kurul’un düzenlediği yıllık toplantıya ilk defa katıldı.