Etiket: Kuruşa

  • Çarşı-pazarda 2 lira, tarlada 30 kuruşa alan yok

    Pazar ve market tezgahlarında adedi 2 liradan satılan marul bu yıl üreticisini zarar ettirdi. Tarlada adedine yapılan 30 kuruşluk teklifle sarsılan Bursalı çiftçiler, “Parayı maalesef üreticiler değil aracılar kazanıyor. Zaten marulun yetiştirme maliyeti bize adet başına 30 kuruşu aşıyor. Tüccarın yaptığı teklif maliyetimizi bile karşılamıyor. Böyle giderse hasat yapmayacağız.” diyerek yaşanılanlara tepki gösteriyor.

    Pazar ve market tezgahlarında 2 liradan satılan marul, çiftçinin elinde kaldı. İstanbul Bayrampaşa Meyve Sebze Hali’nde tanesi 2 – 2.5 lira arasında, Bursa Büyükşehir Belediyesi Sebze ve Meyve Hali’nde 75 kuruş ile 1.75 lira arasından satılan marul üreticisini üzdü. Bursa’da binlerce dönümlük alana marul ekimi yapıldı. 60 günde yetişen marul çiftçiye adeta can simidi oluyordu. Marul alıcı bulamayınca tarlada kaldı.

    7 yıl önce 67 kuruştan satılıyordu

    Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Dudaklı köyü çiftçilerinden İlyas Gümüş, sebze ve meyvede tüm zahmeti çiftçinin çekmesine rağmen parayı alıcıların kazandığını söyledi. Gümüş, şunları kaydetti: “Halde bile büyüklüğüne göre 2 – 2.5 liradan satılan marulun adedi pazar ve marketlerde 2-3 lira arasından satılıyor. ama aracılar tarlaya gelip marulun adedini 30 kuruştan almaya kalkıyor. Zaten marulun yetişme maliyeti adet başına 30 kuruşu geçiyor. Böyle giderse marulun hasadını yapmayacağız. Sadece bizim köyde yüzlerce dönüm marulun tarlada kalma riski var. 2010 yılında tarladan adedini 67 kuruştan sattığımız marula şimdi 30 kuruş teklif ediliyor. Aradan geçen yıllara rağmen maliyetlerimiz arttı, ancak sattığımız ürünün fiyatı geriledi. Tam anlamıyla çiftçinin yüzünü güldürecek olan marul şimdilerde üzülmemize sebep oluyor.”

    Marulların çok iyi yetişmesine rağmen para etmediğini belirten İlyas Gümüş, “Marulun tanesinin pazar ve markette 2,5 ile 3 TL arasında değişen fiyata satılırken tarlada 30 kuruşa alıcı bulmuyor. Arazimizi değerlendirmek ve alternatif ürün arayışı içerisinde marul ektik. Fiyat verenler oldu, ancak verilen fiyatlar masrafını dahi kurtarmıyor. Çok düşük fiyatlara vereceğime hiç olmazsa gübre olur diye tarlayı sürmeye karar vereceğiz. Tarla ve bahçelerde bolluk yaşanıyor. Aracılar biraz vicdanlı davransa halkımız daha uygun fiyatlarla meyve sebze yiyebilir.” dedi.

  • PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu: “5 kuruşluk poşet 50 kuruşa satılmamalı”

    Plastik poşetler marketlerde belirli bir ücret karşılığında satılacak olması üzerine PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Bizim önerimiz perakendecilerin plastik poşetleri tüketiciye maliyetine satmaları ve elde edilen gelirin de bir çevre fonunda birikmesidir” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tartışmaya son noktayı koydu. Plastik poşetler yasaklanmıyor. 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren plastik poşetler marketlerde belirli bir ücret karşılığında satılacak. Bu ücretin poşetin tüketicilere maliyetinden yüksek satılmaması gerektiğine dikkat çeken PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Alışverişte kullanılan plastik poşetlerin maliyeti 5 kuruş. Poşetlerin 5-10 kuruştan daha yüksek bedelle satılması tüketicinin omuzlarına bir ek yük daha getirir. Bu yönetmelikteki amaç perakendeciye para kazandırmak, tüketiciye ek bir yük getirmek değildir. Amaç aşırı tüketimi engelleyerek çevremizi korumak olduğuna göre paralı satılacak poşetlerin bedeli perakendeciler yerine bir çevre fonuna aktarılmalıdır. Bu şekilde perakendeci de çevre için üzerine düşen görevi tam olarak yerine getirmiş olur” dedi.

    Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, “Plastik poşet konusu gündeme geldiği günden beri söylemlerimiz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri tarafından da teyit edilmiş oldu. Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlu bir şekilde alışveriş torbalarının aşırı tüketiminin 31 Aralık 2025 yılına kadar azaltılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Taslak halindeki yönetmeliğin bu şekliyle yürürlüğe girmesi durumunda 01.01.2019 tarihinden ücretli olacak. Ancak burada amaç aşırı tüketimin engellenmesi ve tüketicinin doğru kullanım konusunda bilgilendirilmesidir. O yüzden bu olayın perakendeciler için bir gelir kapısına dönüşmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun kesinlikle önüne geçilmelidir” diye konuştu.

    10 gramlık bir poşetin 10 kilo yük taşıdığını açıklayan Eroğlu, “Yani ağırlığının 1000 katı yük taşıyorlar. Su geçirmiyor. Eski kese kağıt ve çok kullanımlık torbalarda gelişen salmonella (gıda kaynaklı) ile E.coli (koli basili) bakterilerinden bizi koruyor. Bir mühendislik harikası olan bu ürün maalesef aşırı ve bilinçsiz tüketim sebebiyle çöp yerine doğaya bırakılıyor. Bunu değiştirmek için plastik sektörü olarak biz sorumluluğumuzun farkındayız ve çalışmalara katkı veriyoruz” şeklinde konuştu.

    Yasada belirtilen 15-50 mikron arası poşetlerin maliyetlerinin 5-10 kuruş arası değiştiğini söyleyen Yavuz Eroğlu açıklamalarına şu sözlerle son verdi: “Alışveriş poşetleri 40 mikron ve 1 kilogramda 100 adet var. 100 adedi yaklaşık 5,6 lira. Yani tanesi 5 kuruş. Dolayısıyla bunların 25-50 kuruş bandında satılması perakendecilere büyük bir gelir kapısı oluştururken, tüketiciye ise yeni bir yük getirecektir. Bizim önerimiz perakendecilerin plastik poşetleri tüketiciye maliyetine satmaları ve elde edilen gelirin de bir çevre fonunda birikmesidir. Zaten yönetmelikte tüketicilerin bilinçlendirilmesi ve geri dönüşüm faaliyetleri içinde çalışmalar yapılmasını öngörmektedir. Bu gelirle çevre konusunda bilinçlendirme ve geri dönüşüm çalışmaları için de kaynak oluşturulmuş olur. Zaten hâlihazırda alışveriş poşetlerin bedeli perakendeciler tarafından karşılandığı için perakendecilerin bu durumda bir kaybı olmayacak. Yalnızca çevre için yapılan bir faaliyetten amacına uygun olmayan bir gelir elde edilmesi engellenmiş olacaktır.”

  • Minikler kumbaralarındaki son kuruşa kadar kitap aldı

    Bağcılar’da miniklere kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için düzenlenen Çocuk Kitapları Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Binlerce çocuğu 5 gün boyunca birbirinden eğlenceli kitaplarla ve etkinliklerle buluşturacak fuarda minikler ilk günden kumbaralarındaki son kuruşa kadar kitap aldı.

    “Dünya Çocuk Kitapları Haftası” ve “20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü” münasebetiyle anlamlı bir etkinliğe imza atan Bağcılar Belediyesi, Çocuk Kitapları Fuarı’nı hizmete sundu. 15-20 Kasım tarihleri arasında devam edecek fuarda, çok sayıda sosyal ve kültürel etkinlik miniklerle buluşacak. 15. Çocuk Şurası ile çocuklar değişik konularda sunum yaparken, çocuk kitabı yazarları da minik okuyucuları için kitaplarını imzalayacak.

    Mazlum coğrafyanın çocukları yaşadıklarını anlatacak

    Bağcılarlı minikleri fuar boyunca içeriği dolu eğitici ve öğretici programlar bekliyor. “Yetim” konulu sunum ve kısa film gösteriminin yapılacağı etkinlikte, “Savaşın Çocukları” adlı belgesel çocuklar tarafından izlenecek. İç savaşlar yaşayan, toprakları işgal altında olan, zulüm gören coğrafyada yaşayan Filistin, Suriye, Doğu Türkistan, Afrika’dan katılacak çocuklar “Çocuk Olmak Hakkım” konulu panelde yaşadıkları sıkıntıları paylaşacak.

    “Mazlum coğrafyalardaki çocukların acılarına dikkat çekmek istiyoruz”

    Çocukları kitap okumaya teşvik etmek amacıyla 16 yayın evinin yer aldığı özel bir fuar düzenlediklerini belirten Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, “Bu kitap fuarında 8 yaşına kadar olan çocuklarımız için yazılmış hemen hemen bütün kitaplar bulunuyor. Bu fuarda çocuklarımızın dikkatini çekme açısından, hem çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığını kazandırma açısından, hem de mazlum coğrafyalardaki çocukların acılarını paylaşmak adına düzenliyoruz. Dünyada nerede bir zulüm varsa, nerede bir yoksulluk varsa, bunun içerisinde maalesef önce çocuklar sonra anneleri görüyoruz ve her zaman onların ağladıklarını görüyoruz. Burada bu acılara dikkat çekmek istiyoruz. Bu fuar kapsamında aynı zamanda mazlum coğrafyalardan Suriye, Filistin gibi ülkelerden gelen çocuklarımız paneller düzenleyerek, yaşamış olduklarını paylaşacaklar” dedi.

    Minikler kumbaradaki paralarıyla kitap aldılar

    Kitap fuarından kardeşi için ve kendi için alışveriş yapacağını söyleyen Alihan Bakır, “Kitaplar insanların en önemli kaynağıdır. İlkokula giden kardeşim bana sürekli olarak ’ağabey bana da kitap al’ diyor. Ben de bu kitabı ona aldım. Ben aileme ’bana para verin kitap alacağım’ dedim ve birazcık tartıştık. Ben de kumbaramda biriktirdiğim parayla geldim. İşte parayı biriktirdim, sonunda şükrettim aldım” diye konuştu.

    Kumbaradaki parasıyla kitap alan Zeynep Sude ise, “Arkadaşlarımızla beraber kitap almaya geldik. Biz çok fazla kitap beğenen biri değiliz. Buradan bunları aldık, şimdi de fiyatını ödeyip gideceğiz” ifadelerini kullandı.

    Kumbarada para biriktirmek için çok uğraştığını söyleyen Yağmur Sena ise, “Ben parayı biriktirmek için çok çaba sarf ettim. Babam ve dedemden her gün kitap almak için para istedim. Hocalarımız bize son kuruşunuza kadar kitap alın dediler” şeklinde konuştu.

    Çocuklar yapılmasını istediklerini yazarak dilek kutusuna attı

    Bağcılar Belediyesi, 15-20 Kasım arasında kutlanacak olan Dünya Çocuk Kitapları Haftası kapsamında, çocukların istek ve arzularını yerine getirmek için kitap fuarına dilek kutusu koydu. Minikler evlerinin yakınlarında yapılmasını istedikleri birbirinden değişik aktiviteleri, kağıtlara yazarak kutuya attı. Modelist olmak istediğini söyleyen Meryem Baskın, “Ben modelistliği çok seviyorum, ama yakın olmadığı için gidemiyorum. Ben modelistlik için ve yüzme için kurslar istedim” dedi.

    Muhittin Emre Yerlitaş ise, “Burada biz istediğimiz şeyleri yazıyoruz. Burada düşüncelerimizi yazıp kutuya atıyoruz. Ben burada ailemin ve kendimin mutlu olmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Çocuk Kitap Fuarı’nın resmi açılışı Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen törenle yapıldı. Açılışta daha sonra, Bilgi Evleri, Suriye Okulları, Enderun Yetenekli Çocuklar Merkezi, Yeryüzü Çocukları ve Gençlik Merkezi öğrencilerinin eserlerinden oluşan resim sergisinin açılışı yapıldı. Ardından Başkan Çağırıcı miniklerle birlikte sergiyi gezdi.

  • (Özel Haber) Kış Sezonunda 3,5 Liraya Kadar Satılan Domatesin Kilosu, İhracat Azalınca 50 Kuruşa Düştü

    Mersin’de kış sezonunda dalında cinsine göre 3,5 lirayı gören domates, Mayıs ayı başında 50 kuruşa düştü. İhracattaki yavaşlama iç piyasadaki ürünü arttırırken, talep fazlasıyla domates fiyatı 50 kuruşa kadar düştü.

    Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, düşüşteki ana sebebin ihracatın yavaşlaması olduğunu ifade ederek, “Arap ülkeleri şuanda kendilerine yakın olan Ürdün ve Mısır’dan domates ithal etmektedirler. Orada maliyet düşük, ürün bol olunca bizden almıyorlar. İkinci bir konu ise Rusya’ya olan ihracatımızla ilgili. Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki savaştan dolayı karayolunun kapanması dolayısıyla ihracat yapamamaktayız. Bu konuda yetkililerimizden ve bakanlığımızdan gerekli duyarlılığı göstermelerini istiyoruz” dedi.

    İç piyasada ürün bolluğu yaşandığını anlatan Şahin, “Antalya ve Erdemli’den gelen ürünlerle birlikte iç piyasada bir tıkanıklık var. İhracatın olmamasıyla birlikte ürün 50 kuruşa düşmüştür. Yetkililerden destek bekliyoruz” diye konuştu.

    Tüccarlardan Abdulkadir Tanrıverdi ise, “Her gün fiyat düşüşü yaşıyoruz. Aldığımız malların fiyatı bir gün elimizde kaldığında ertesi gün elimizde patlıyor. Gelen mal günden güne artıyor. Tüketimde zorlanıyoruz. Fiyatlar günlük düşüşte, her gün zarar ediyoruz. Mallar dışarı gitmiyor. İhracat olmadığından dolayı iç piyasada tıkanıklık var. Mersin halinde domates satamıyoruz. Antalya’dan gelen ürünle Erdemli ürünleri çakışıyor” şeklinde konuştu.

    Üreticilerden Abdurrahman Ceylan ise acil çözüm beklediklerini ifade ederek, “Çiftçi şuanda ne fidesinin, ne gübresinin, zaten emek aramıyoruz, girdi maliyetini karşılama durumumuz kesinlikle ve kesinlikle yok” dedi.

    Sera ve açıkta olmak üzere 12 ay domates üretimi gerçekleştirilen Erdemli’de yıllık 400 bin tonun üzerinde ürün hasat ediliyor.

  • 50 Kuruşa Satılan Ekmeğe Hücum

    Bilecik Belediyesi’nin özel fırınlardan alarak vatandaşlara destek amacıyla her gün tek satış noktasında 50 kuruşa sattığı 200 ekmek kısa sürede tükeniyor.

    Bilecik’te yapılan zammın ardından 250 gram ekmek 90 kuruştan satılmaya başlanırken Bilecik Belediyesine ait Halk Ekmeği satış noktasına ise ekmek 50 kuruşa satılmaya devam ediyor. Halk Ekmeği satış noktasına 50 kuruşa satılan ekmeğe vatandaşalar yoğun ilgi gösterirken, günlük gelen 200 ekmekten almak isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturuyorlar. Sabah saat 10.30 sıralarından satılmaya başlanılan ekmekler, yarım saat gibi kısa bir sürede tükeniyor. Vatandaşlar tekli ekmeği 50 kuruşa, çiftli ekmeği 1 TL’ye alırken, bu hizmeti kendilerine sunul Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı’ya teşekkür ettiler.

    “MAHALLELERE DE SATIŞ NOKTASI İSTİYORUZ”

    Halk Ekmeği satış noktasına önünde ekmek gelmeden uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar, 200 ekmeğin daha da arttırılmasını istediklerini belirtti. Vatandaşlar, satış noktasına günlük çok az ekmek geldiğini ve sıra bezen kendilerine gelinceye kadar ekmeğin bittiğini anlatarak, Başkan Yağcı’dan günün ilerleyen saatlerine kadar satış yapılması ve mahallelerde de bu uygulamaların hizmete girmesi için ricada bulundular.