Etiket: Kuruşa

  • Patlıcan tarlada 50 kuruşa düştü

    Patlıcan tarlada 50 kuruşa düştü

    Kilis’te, tarlada patlıcanın kilosu 50 kuruştan alıcı buluyor. Pandemi nedeniyle yurt dışına patlıcan ihracat edilmesi nedeniyle fiyatlar düştü.

    Kilis’te bin 500 dekar alandan 7 bin 500 ton civarında patlıcan üretiminin yapıldığı kentte patlıcan tarlada 50 kuruştan alıcı buluyor.

    Kilis’in Suriye sınırındaki Yavuzlu köyünde patlıcan üretimi yapan Mehmet Şahbaz, patlıcan üretiminin zor ve zahmetli bir iş olduğunu ifade ederek, “Şubat ayında tohum olarak seraya ekiyoruz. Seralarda şitil olarak büyüdükten sonra 20-25 Nisan tarihleri arasında seralardan çekip tarlalara ekiyoruz. 2.5 ay içerisinde meyve vermeye başlıyor. Bu yıl ürünlerde bir düşüş oldu, para da etmiyor. Sıcaklar, hava değişikliği nedeniyle yeteri kadar ürün alamadık. Patlıcanın gübre, elektrik ilaç gibi giderleri çok yüksektir. Tarlada kilosu 50-60 kuruş arasında değişen fiyatla alıcı buluyor. Her mahsulde olduğu gibi üretici değil, aracılar para kazanıyor. Eskiden yurt dışına ihracat vardı, şu an yok, geçen yıl kurutmalık patlıcan çoktu, elde kaldı, bu nedenle satışlar düştü. Pandemi nedeniyle üretilen patlıcana talep yok. Yurt dışına da satılmıyor. 50 kuruşa patlıcan satarsak para kazanamıyoruz” dedi.

  • 25 kuruşluk poşeti pazar tezgahında 10 kuruşa sattı

    Düzce’de plastik market poşetlerinin parayla satılmasına tepki gösteren vatandaş, pazarda açtığı tezgahta poşet sattı. Marketlerde 25 kuruş bedelle verilen poşetleri cumartesi pazarında tezgahına koyan Murat Öztürk isimli vatandaş, “Markette 25 kuruş burada 10 kuruş” diye bağırarak marketlerde alınan poşet bedelini protesto etti.

    Yeni yılın gelmesiyle birlikte market alışverişlerinde üzerinde marketin reklamı bulunan poşetler 25 kuruş bedelle verilmeye başlanmıştı. Bu karara tepki gösteren Düzceli Murat Öztürk, cumartesi pazarında açtığı tezgahında boy boy poşetleri 10 kuruştan satmaya başladı. Vatandaşların ve pazarcı esnafının şaşkın bakışları arasında tezgah açan Murat Öztürk, tezgahına koyduğu renk renk poşetleri satışa çıkarttı.

    Tezgahındaki poşetleri satabilmek için “Markette 25 kuruş, burada 10 kuruş gel vatandaş, renk renk boy boy poşetler 10 kuruş ve reklamsız, yazısız poşetler burada gel vatandaş” diye bağırarak müşteri çekmeye çalışan Murat Öztürk yaptığı açıklamada, “Tepki olsun diye yapıyorum. Bedavadan reklam yaptırıyorlar. Bir markete gittiğimizde en az 5-6 poşetle çıkıyoruz. Neden reklamlarını yapalım? 6 poşet 1 ekmek yapıyor. Bu zamanda insanlar ekmeği zor bulurken, poşete böyle saçma bir uygulama yaptılar. Eğer çevreyi korumaksa amaç, o zaman vatandaşın elinde ki poşetleri 10 kuruşa geri alsınlar. Marketten 25 kuruş karşılığı aldığınız poşetler doğayı kirletmeyecek mi? Eğer doğayı koruyacaksan, geleceği koruyacaksan vatandaştan 10 kuruşa geri al. Dediğim gibi 6 poşet 1 ekmek yapıyor. İnsanlar 10 kuruşun hesabını yaparken bunu yapmaları çok yanlış. Biz de bunu tepki olsun diye yaptık. İnşallah sesimiz duyulur” dedi.

  • Adana’da Halk Ekmek, 230 gram ekmeği 60 kuruşa satıyor zarar da etmiyor

    Adana Büyükşehir Belediyesi’nin kendi fabrikalarında ürettiği Halk Ekmek, normal ekmekten hem 30 gram daha fazla hem de 65 kuruş daha ucuza satıyor. Günlük üretilen 300 bin ekmeği şehrin dört bir yanına dağılmış 219 ekmek büfesi aracılığıyla halka ulaştıran Halk Ekmek fabrikasının kar amacı gütmediği ancak zarar da etmediği bildirildi.

    Ülke genelinde ekmeğin fiyatının sürekli zamlanması, vatandaşları düşündürüyor. Son yapılan zamla birlikte ekmeğin fiyatının 1 lira 25 kuruşa yükselmesiyle Adanalıların, Büyüşehir Belediyesi’nin kendi fabrikalarında ürettiği Halk Ekmek’e talebi artıyor.

    Adana Vedat Dalokay Hal Kompleksi’nin içinde 2009’un Ocak ayından itibaren üretim yapan, 5 bin 413 metre kare alana kurulu Adana Büyükşehir Belediyesi Ekmek Fabrikası’nda her gün yaklaşık 300 işçinin titiz çalışmalarla ürettiği 300 bin ekmek, kentin dört bir yanında hizmet veren 219 satış noktasıyla vatandaşa ulaştırılıyor. 230 gramlık halk ekmek, normal ekmeklerden hem 30 gram daha fazla hem de 60 kuruşluk fiyatıyla daha ucuza vatandaşa sunuluyor.

    Ekmek fabrikasında görevli Gıda Mühendisi ve Ar-Ge Sorumlusu Asuman Adil, 11 çeşit ekmek ürettiklerini ve halk ekmeğin en ucuz, en kaliteli ekmek olduğu için tercih edildiğini belirterek, ekmek üretiminde kullanılacak unların, titizlikle analiz edildiğini söyledi. Halk ekmeğin üretim hikayesini de anlatan Adil, “Depolarımıza gelen unlarımız, spiral yoğurma makinelerimizde yoğuruluyor. Kesme makinelerimize aktarıldıktan sonra ara dinlendirme bölümlerinde 15 dakika dinlendirildikten sonra fitil yapma makinelerinde şekil alıyor. Sonrasında hamurlarımız, fermantasyon odalarında hamurun durumuna göre 45 dakika ya da 1 saat kadar fermante ediliyor. Fermante edilen hamurlarımız jilet atma aşamasından sonra 245 derecelik tünel fırınlara alınarak pişiriliyor. Pişen ekmeklerimiz soğutulduktan sonra kasalanıyor ve halka ulaştırılıyor” diye konuştu.

    Ekmek fabrikasında görev yapan Gıda Mühendisi Yunus Balıkçı ise fabrikada kar-zarar gözetmeksizin, günde 300 bin adet ekmek ürettiklerini belirterek, “Ekmeklerimiz, el değmeden seri bir şekilde üretilerek Adana’nın her köşesine itinayla gönderiliyor. Tek amacımız, sosyal belediyecilik anlayışıyla vatandaşımıza ucuz ve hijyenik ekmek üretmek” ifadelerini kullandı.

  • Bu kahvehaneci çayı, limonatayı, ayranı 50 kuruşa satıyor

    Burhaniye ilçesinde, kahvehanelerde 75 kuruştan 2 liraya kadar çay satışı yapılırken, çay ocağı işletmecisi Uğur Eroğlu, çayıda, ayranı da limonatayı da 50 kuruşa satıyor. İlçenin Kavakdibi Caddesinde çay ocağı işleten 48 yaşındaki Uğur Eroğlu, ucuz ve kaliteli servisi ile takdir topladı.

    Çay ocağını yeni açmasına karşın müşteri sayısının iyi olduğunu bildiren Uğur Eroğlu, işini severek yaptığını söyledi. Bu fiyatlarla da para kazanıldığını anlatan Eroğlu, ”Kahvehane işletmeciliği baba mesleği. 1992 yılında Niğde’den Burhaniye’ye geldim. O günden beri de çay ocağı işletiyorum. Kavakdibi Caddesine de yeni taşındım. Caddedeki esnaflara servis yapıyorum. Ayrıca, çay ocağımıza gelen konuklarımıza hizmet veriyorum. Şu anda, çay, ayran ve diğer soğuk içecekleri 50 kuruştan satıyorum. Hem ucuz hem de kaliteli hizmet vermeye gayret ediyorum. Bu yüzden de müşteri sayımız iyi” dedi. Çay ocağının müdavimlerinden olan Şinasi Çelik de, ”Uğur kardeşimiz hem ucuz hem de kaliteli hizmet veriyor. Müşterisi çok iyi. Bunun için bizde burayı tercih ediyoruz” dedi.

  • Soğanın tarladaki fiyatı 30 kuruşa düştü

    Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde soğan hasadı başladı. Kışın kilogram fiyatı 2 TL’ye kadar yükselen soğanın tarlada şu an 30 kuruşa satılması üreticiyi zor durumda bırakıyor.

    Girdiği evlerde soyulup kesilmesi esnasında gözleri yaşartan soğan, tarladan toplanma aşamasında da hayli uğraştırıyor. Bunun yanı sıra soğan, satış fiyatı ile de üreticisinin gözlerini yaşartıyor. Kışın marketlerde kilogram fiyatı 2 TL’ye kadar yükselen soğanın fiyatı hasat döneminde 30 kuruşa kadar düştü. Viranşehir ilçesindeki üreticiler soğan tarlalarının büyük bölümünü alternatif ürünlerin ekildiği arazilere dönüştürürken, azalan soğan üreticileri ise fiyatlardan yakınıyor. Tarladan 30 kuruşa soğanı satan üreticiler, bu rakamın maliyetinin de altında olduğunu olduğunu söylüyor. Soğan üreticilerinden Yusuf Nilüfer, kazanılan parayla işçinin yevmiyesi ve elektrik faturasını bile ödeyemediklerini belirtti.

    Müşteri bulmakta zorlanıyorlar

    Çiftçiler, düşük ve zararına satış fiyatına rağmen müşteri bulmakta zorlandıklarını belirterek, “Ben her sene ekiyorum Bunca emeğimiz boşa gittiği gibi borçlu da kalıyoruz. Bu durumda soğan üretimi yapan biz çiftçilerin tamamı iflas etmiş durumdayız. Buna rağmen 30 kuruşa bile birçok üretici, müşteri bulamıyor. İşçi bedeli, tohum, gübre, elektrik bedeli ve benzeri masrafların tamamı ortada kaldı. Çok kaliteli soğan üretmemize rağmen mahsulümüz tarlada çürüyor. Ben ve çocuklarım aylardır gece gündüz çamurun içinde çalışıp soğan yetiştirdim. Fakat soğanlar tarlada çürüyor. Bunca masrafım ve emeğim çöpe gitti” dedi.

    20 kuruşa kadar düşebilir

    Nilüfer, bir çok üreticinin bu yıl soğan yerine başka ürünlere yöneldiğini kaydetti. Soğanı bir an önce satmak zorunda olduğunu da hatırlatan Nilüfer, soğanı tarlada kalan üreticilerin umudunun ise ülkenin batısındaki illerden beklenen talep olduğunu da sözlerine ekledi. Üreticiler, soğanın ilerleyen günlerde kilogramı 20 kuruşa kadar düşebileceğini belirterek, devletten destek istedi.