Etiket: Kurumsallaşma

  • ETSO’da, “Kurumsallaşma ve Kurumsal İletişim” eğitimi

    ETSO’da, “Kurumsallaşma ve Kurumsal İletişim” eğitimi

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) bünyesinde yürütülen, ‘ETSO İş Okulu’ projesi kapsamında ilk eğitim programı düzenlendi.

    ETSO İş ve Endüstri İlişkileri Birimi’nin çalışmaları neticesinde hayata geçirilen ‘ETSO İş Okulu’, oda organları ve üyeleriyle daha sıkı işbirliği yapmak, bölgesel, ulusal ve uluslararası ticaret fırsatlarını, eğitim, fuar, tedarik, organizasyon vb. mesleki ve sektörel kapasitenin geliştirilmesini sağlamayı amaçlıyor. ETSO İş Okulu’nun gerçekleştirdiği ilk eğitiminin konusu; ‘Kurumsallaşma ve Kurumsal İletişim’ oldu. Kişisel Gelişim Uzmanı, Eğitimci-Yazar Dinçer Barutçugil tarafından verilen eğitime ETSO üyeleri katıldı. Meclis Salonu’nda düzenlenen eğitim programının açılışında konuşan ETSO Yönetim Kurulu Üyesi Vakur Alemdar, ETSO İş Okulu’nun ticaretin içinde olan herkese yeni ufuklar açacağına ve firmaların, işyeri sahiplerinin vizyonlarını geliştirmelerine destek olacağına inandığını dile getirdi.

    Alemdar konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Oda idari yönetimi sizleri, grubunuzdan ve bir yıl sonra web portala dönüşecek bu işbirliği platformu vasıtasıyla tedarik, eleman ihtiyaçlarınızı, sektör sorunlarınızı, fuar, iş gezisi, eğitim taleplerinizi ayrı ayrı değerlendirecek ve çözüm sunmak amaçlı sizlerin hizmetine sunacaktır. ETSO Stratejik Planı kapsamında; İş Okulu vasıtasıyla eğitimlerimiz, etkinliklerimiz ücretsiz olacak, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliklerimiz, ayrıca yapılan protokoller ve akreditasyona sahip 5 yıldızlı Oda olma gereği sürekli gelişen bir vizyonla şehrinizle, bölgenizle daha sıkı işbirliği ile ticaret yapma imkanı bulacaksınız. Sizleri, önce şehrimizle sonra Doğu Anadolu Bölgesi ile ve tabi ki ulusal ve uluslararası firmalarla ticaret ve yatırım fırsatları adına bir arada tutmayı hedefliyoruz. Kurumsal kapasitenizi güçlendirecek bu işbirliği platformumuza verdiğiniz destekten dolayı hepinize teşekkür ediyoruz.”

    Alemdar’ın konuşmasının ardından, Kişisel Gelişim Uzmanı, Eğitimci-Yazar Dinçer Barutçugil tarafından katılımcılara, ‘Kurumsallaşma ve Kurumsal İletişim’ konulu seminer verdi. Seminerde, şirketlerin en önemli yönetsel sorunlarının başında kurumsallaşamama, yönetimde yetersizlik ve profesyonelleşememek, İletişim sorunu, ortaklar arasında geçimsizlik, yetki ve sorumluluk dengesinin olmayışı gibi konuların geldiğini ifade eden Barutçugil, “Her kurum yaşayan bir organizmadır. Kurum kültürü, bu organizmanın DNA’sı, onu ayakta tutan, taşıyan iskeletidir. Kurum kültürü; bir kurumun temel değer ve inançlarının bütünüdür. Bir organizasyonun yazılı olmayan kurallar bütünüdür” dedi.

    Eğitimin ardından katılımcılara sertifikaları verildi. Programa, ETSO Yönetim Kurulu Üyesi Vakur Alemdar’ın yanı sıra, Meclis Üyesi Cevdet Ağyürek, Genel Sekreter Vekili Kürşat Karagöl, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) Doğu Anadolu Temsilcisi ve ETSO KGK Başkanı Feride Eda Çalıkuşu ve firmaların temsilcileri katıldı.

  • GTB’de ‘Kurumsallaşma Ve Marka Yönetimi’ Eğitimi

    Gaziantep Ticaret (GTB), Ekonomi Bakanlığının destekleriyle, ‘Antepfıstığı, Baharat, Bulgur-Bakliyat ve Gıda’ sektörlerinde sürdürdüğü UR-GE projelerinde yer alan üye firmalarına yönelik ‘Kurumsallaşma ve Marka Yönetimi” eğitimi düzenledi.

    Rönesans Değişim ve Yönetişim Bilimleri Enstitüsü’nden Kurumsal Eğitim Uzmanı Ceyhun Yeşilşerit tarafından verilen eğitimde, katılıcılara kurumsallaşmanın ve markalaşmanın global pazarlarda sağladığı avantajlar hakkında bilgiler aktarıldı. GTB Meclis salonunda düzenlenen eğitime, UR-GE projelerinde yer alan firmaların temsilcileri ile GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram katıldılar.

    Eğitim programının açılış konuşmasını yapan GTB Genel Sekreteri Bayram, sürdürdükleri UR-GE projelerinde yer alan üye firmalara kurumsallaşma ve marka yönetimi hakkında bilgi desteği sağlamak amacıyla bu eğitimi gerçekleştirdiklerini ifade etti. Bayram, işletmelerin dünya pazarlarında başarılarını kalıcı hale getirebilmek için kendi kültür ve değerlerini ifade eden kurumsal bir kimliğe her zaman ihtiyaç duyacaklarını vurgulayarak, eğitimin verimli geçmesi temennisinde bulundu. Kurumsal Eğitim Uzmanı Ceyhun Yeşilşerit ise katılımcılara kurumlaşma ve marka yönetiminin sağladığı avantajlar hakkında bilgiler verdi. Kurum kimliğinin yanında şirketlerin ürettikleri ürün ve hizmetler için müşterilerinin zihninde sadakat oluşturacak markalar oluşturmasının acımasız rekabet koşullarında kendilerine her zaman avantaj sağlayacağını vurgulayan Yeşilşerit, “Bu sadakat zaman içerisinde kurum için bir katma değer haline dönüşerek gelirlerde süreklilik ve yükseklik arz edecektir” dedi. Markalaşmanın zahmetli bir süreç olduğunu ancak bilinenin aksine beraberinde çok yüksek maliyetler ve çok uzun süreler gerektirmediğini kaydeden Yeşilşerit, “İletişim ve bilişim alanında son yıllardaki hızlı gelişmeler hem markalaşma sürecinde ki maliyetlerin azalmasına hem de markalaşma sürecinin kısalmasına olanak sağlayacaktır. Dünya markalar sıralaması bize halen bu konuda çok açık alanlar bulunduğunu açıkça göstermekte. Özellikle yüksek katma değerli uluslararası ticaret hem şirketlerin hem içinde bulundukları bölgenin hem de ülkenin kalkınması için kaçınılmaz bir gerçektir. Bu yüksek katma değer ancak ürün bazında markalaşma ve coğrafi işaretli ürünlerle mümkündür. Gaziantep gibi dünya gurme pazarına çok özel ve paha biçilemez ürünler sunan bir şehrin ürünlerine coğrafi işaret tescil belgesi alması ise gıda sektöründe yüksek katma değer kazancını sürekli kılacaktır” şeklinde konuştu.

    İş dünyasında bilinenin aksine markalaşmanın bir reklam kampanyası, logo tasarımı veya slogan bulunması olmadığını belirten Yeşilşerit, “Markalaşmayı mimari bir bakış açısıyla değerlendirecek olursak, şirket öncelikle binanın temelini taşıyıcı kolonlarını ve diğer kaba işlerini çok uzun yıllar dayanacak şekilde inşa edecek Daha sonra ise bu dayanıklı binayı doğru iletişim yönetimleriyle hedef kitleye tanıtımını yapacak özel bir dış cephe oluşturmak zorundadır. Bu nedenle kaliteli ürün, gelişmiş müşteri hizmetleri ve kurumsal bir yapıya sahip olmayan firmaların markalaşma sürecini başarılı şekilde tamamlamaları mümkün değildir” diye konuştu.

    Eğitim programına katılan firma temsilcilerine, eğitim sonunda “Kurumsallaşma ve Marka Yönetimi Eğitim Sertifikası’ verildi.

  • Büyüme ve Kurumsallaşma Sürecinde Değişim Yönetimi Paneli

    ‘Büyüme ve Kurumsallaşma Sürecinde Değişim Yönetimi’ konulu panel, iş dünyasının liderlerini bir araya getirdi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi ve İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı Doç. Dr. Murat Yalçıntaş’ın katılımıyla gerçekleşen panelde, şirketlerde büyüme ve kurumsallaşmanın getirdiği değişimlerin yönetim süreçleri masaya yatırıldı.

    Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi tarafından bu yıl 4’üncü kez gerçekleştirilen ‘Büyüme ve Kurumsallaşma Sürecinde Değişim Yönetimi’ konulu panel, iş dünyasının liderlerini bir araya getirdi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi ve İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı Doç. Dr. Murat Yalçıntaş’ın da katılımıyla gerçekleşen panelde, şirketlerde büyüme ve kurumsallaşmanın getirdiği değişimlerin yönetim süreçleri masaya yatırıldı.

    Yönetim danışmanlığı, değişim yönetimi, aile şirketlerinin kurumsallaşması ve insan kaynakları danışmanlığı olmak üzere birçok alanda hizmet veren Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi, daha önce 3 kez gerçekleştirdiği ’Büyüme ve Kurumsallaşma Sürecinde Değişim Yönetimi’ panelinin 4’üncüsü, iş dünyasının önemli isimlerini buluşturdu.

    6 oturumda büyüme ve kurumsallaşma süreci işlendi

    Gezer Ayakkabı ve Terlik ana sponsorluğunda düzenlenen panelde, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi ve İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı Doç. Dr. Murat Yalçıntaş konuşma yaptı. Panelde, ’İş dünyasının temelini oluşturan aile şirketlerinde büyümenin ve kurumsallaşmanın getirdiği değişimin yönetilmesi’ konusuna bakış açısı kazandırmak hedeflenirken, toplamda 6 oturumda çeşitli konular işlenirken, alanının kanaat önderleri olan profesyoneller, akademisyenler ve katılımcılar arasında çeşitli fikir alışverişleri gerçekleştirildi.

    “İşletme körlüğü yaşanmamalı”

    Açılış konuşmasını yapan Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi Genel Müdürü Ahmet Nedim Erdemir, aile şirketlerinin büyüme ve kurumsallaşma sürecinin zorluklarına dikkat çekerken, “Özellikle kurumsallığı hedefleyen aile şirketlerinin yatırım, farkındalık ve bilinç yaratma konusuna eğilmeleri gerektiğinin altını çizdi. Erdemir, “5 yıllık ya da 10 yıllık süreçlerde büyümeyi hedefleyen şirketlerin, bu süreçte gösterecekleri çalışma azmi ve büyüme motivasyonuna sahip yönetici ve çalışanların bu süreçteki sorumluluğunun önemi çok büyük.” diye konuştu.

    Şirketlerde gayri kurumsallaşma handikapının altını önemle çizen Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Ahmet Cevat Acar ise: “Özellikle aile şirketlerinde gözle görülür somut değişiklikler çok da kolay değil. Elbette aile şirketi olmanın artıları olduğu gibi eksileri de var. Bir işletmeci ve yönetici olarak, kurumsallaşma konusunun tüm toplumun meselesi olması gerektiğini savunuyorum. Şirketlerin yönetim biçiminin, yöneticilerin kişisel zevklerine ve taleplerine göre değil, gayri şahsi hale getirilmesi bu anlamda çok mühim” dedi.

    Aile işletmelerinde kurallara uymanın kolay olmadığını belirten Acar, “Aile meseleleri ile iş meselelerin birbirinden ayrılması ve dengelenmesi çok mühim. Aile bireylerinin aile içerisindeki rolleri ile şirket yönetimi içerisindeki rollerinin birlikte yürütülmesi, genellikle şirketlerde sorun teşkil ediyor. kamu desteklerine ve kuşak farkına dikkat çeken Ahmet Cevat Acar, “KOSGEB, yenilikçi girişimlere destek veriyor ancak alınan bu yatırım, şirketleri rehavete düşürme gibi bir handikap yaratıyor. Bu yatırımı doğru yönetmekte fayda var. Bildiğiniz üzere aile şirketlerinin geçmişi çok uzun bir tarihe dayanmıyor. Hal böyle olunca, şirketin ilk kurucularının dönemindeki rekabet şartları ile, şu an mevcut olan rekabet koşulları çok daha farklı. Dolayısı ile bu değişime adaptasyon önemli.” diyerek sözlerini tamamladı.

    Bakan Yardımcısı Çiftçi: “Çok güçlü aile şirketlerimiz var”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi, iç ticareti düzenleyen bir bakanlık olarak, değişimi çok önemsediklerini belirterek, “Bakanlık olarak AR-GE anlamında çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. İş dünyasının gelişmediği ve büyümediği bir ekonominin kalkınması mümkün değildir. Bildiğiniz üzere aile şirketlerinin çok büyük bir kısmı KOBİ’lerden oluşuyor ve onların hem daha çok kazanması hem de kurumsallaşması için çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz” dedi.

    İşletmelerin ayakta kalabilmesinin yolunun bilgiye en önce ulaşmak ve elde ettikleri bilginin değer zincirine katılmasından geçtiğinin altın çizen Çitfçi, “Bir ulusun zenginliği; rekabetçiliğini, inovasyon kapasitesini ve endüstrisinin kalitesinin yükselmesine bağlıdır. Günümüzde dünyanın rekabet üstünlükleri, büyük ölçüde bilgi ekonomisine dayanmaktadır. Artık zenginliklerin kaynakları, yeni fikirler ve yeni fikirleri içeren ürünler, hizmetler ve çözümler olmaktadır. Bu yüzden kurumsallaşma ve değişim, çok büyük önem arz etmektedir. Ancak değişen dünya şartlarına uyum sağlamayı, değişimi doğru yönetmeyi bilen şirketlerin hayatta kalabildiği günümüzde, kurumsallaşmayı başarabildikleri ölçüde mümkündür. Nokia ve Kodak, geçmişte çok büyük markalarken, günümüzde bu değişimi sağlayamadıkları için çok daha geride kalmışlardır” ifadelerini kullandı.

    Çiftçi, “Bunun tam aksine, bizim ülkemizde çok önemli başarılı örnekleri de söz konusudur. Bu yüzden yerel pazarda kalmayıp, ulusala açılmak, AR-GE, inovasyon ve insan kaynaklarına yatırım yapmak gerektirmektedir. Diğer taraftan Türkiye’de Sabancı Holding, Koç Holding ve Yıldızlar Holding gibi başarı sağlamış aile şirketleri de vardır” diye konuştu.

    Türkiye’deki aile şirketlerinin yüzde 30’unun 2’nci kuşak, yüzde 12’sinin 3’üncü kuşak ve yüzde 3’ünün 4’üncü kuşak şirketler olduğunun altını çizen Bakan Yardımcısı Çitfçi, “Aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl. Bu şirketlerin başarıya ulaşmasının yolu ise kuşak çatışmasının önüne geçmek, kurumsallaşmak ve sürdürülebilir bir şekilde bu grafiği korumak. Bu noktada şirketlerle beraber aileyi de kurumsallaştırabilirsek, profesyonel bir yaklaşımla sürdürülebilir bir aile şirketi oluşturmak daha kolay olur. İnanıyorum ki ülkemiz için sabır gerektiren markalaşma dönemi, uluslararası arenada başarıyla sonuçlanarak, markamız gururu olacaktır, ülkemizin büyüme ve kalkınmasına en büyük katkıyı sağlayacaktır. Ben Değişim Dinamikleri’nin bugünkü etkinliğinin hayırlı sonuçlar vereceğine inanıyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

    “Şirketlerin batma sebebi kötü yönetim”

    2005 ile 2013 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası başkanlığı görevini yürüten Doç. Dr. Murat Yalçıntaş ise, “Birçok aile şirketi, aile bireyleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeni ile faaliyetlerini sonlandırma kararı alıyor. İşletmelerin çok büyük bir kısmının batma sebebi kötü yönetimdir. Kötü yönetimin alt kırılımlarına bakacak olursak, bunun 1 numaralı sebebi nesilden nesile geçişin doğru olarak yapılamamasıdır. O anlamda Gezer Ayakkabı ve Terlik’in yanı sıra, Değişim Dinamikleri, bu aktarımın çok doğru iki örneği” diyerek sözlerini noktaladı.

  • Aydın TÜMSİAD’dan kurumsallaşma konferansı

    Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Aydın Şubesi “Aile şirketlerinde kurumsallaşma” konulu konferans düzenledi.

    TÜMSİAD Aydın Şubesi konferans salonunda gerçekleşen programa çok sayıda esnaf ve iş adamı katıldı. Mehmet İzhan’ın konuşmacı olduğu konferansta aile şirketlerinde kurgulanması gereken doğru iletişim metodları, doğru vücut dili ve olması gereken aile şirketi kurumsal planı hakkında bilgiler verildi. Program sorulu cevaplı interaktif bölümle sona erdi.

  • Kdz. Ereğli TSO’da “Şirketleşme ve kurumsallaşma” konulu konferans

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Selim Soydemir’in katılımı ile “Şirketleşme ve Kurumsallaşma” konulu konferans düzenlendi.

    Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası’nda bu gün saat 14.30’ da gerçekleştirilen “Şirketleşme ve Kurumsallaşma” konulu konferansın açılışında konuşan Kdz. Ereğli TSO Başkanvekili Sertan Yalçın düzenledikleri konferanslara katılımın az olmasını eleştirdi. TSO’nun ticaretle ilgili neden eğitim semineri ve konferanslar düzenlemediğinin eleştirildiğini ifade eden Yalçın, düzenledikleri konferanslar için bin 700 üyelerine bilgi vermelerine rağmen katılımın çok az olduğunu söyledi. Yalçın 2013-2017 yılları arasında bir çok konuda üyelerine yönelik bir çok eğitimler düzenlediklerini anlattı.

    Konferansa konuşmacı olarak katılan Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Selim Soydemir ise şirket yöneticilerinin stratejik konular veya PR’a daha fazla zaman ayırabilme imkanı sağladığını, aynı zamanda aile içi çatışmaların da şirketi etkilemesinin önüne geçtiği vurgusunu yaptı. Soydemir yaklaşık 1,5 saat süren konuşmasında şirketleşmenin ve kurumsallaşmanın önemi ve nasıl olması gerektiğini katılımcılara anlattı.

    Konferans sonunda TSO Başkanvekili Sertan Yalçın tarafından Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Selim Soydemir’e teşekkür plaketi ve çeşitli hediyeler takdim edildi.