Etiket: Kuruma

  • İl Milli Eğitim Müdürü Çelik, kuruma veda etti

    İl Milli Eğitim Müdürü Çelik, kuruma veda etti

    Bilecik İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Mustafa Sami Akyol’un atanmasının ardından mevcut müdür Ramazan Çelik kuruma veda etti.

    Gerçekleştirilen veda toplantısında bir konuşma yapan Ramazan Çelik, kuruluşun ve kurtuluşun şehrinde görev yapmanın ve hizmet etmenin onur ve gururunu hep yaşayacağını belirtti. Çelik, “Makamlar gelip geçicidir ve her veda yeni bir başlangıçtır. Siz değerli personel ve yöneticilerle birlikte çalışmak benim için onur verici oldu” dedi.

    Çelik, konuşmasının sonunda tüm çalışanlara “hakkını helal” ederek, “helallik” istedi.

    Personel adına söz alan İl Milli Eğitim Maarif Müfettişi Koordinatörü Ali Naci Aydın, “Müdürümüze İlimize yapmış olduğu katkılardan dolayı tüm personel adına teşekkür etti. Bundan sonraki hayatında Sağlıklı, mutlu ve huzurlu geçmesini temenni ediyoruz” dedi.

  • Bakan Kurum: “Su kaynaklarımız kuruma tehlikesiyle karşı karşıya”

    Bakan Kurum: “Su kaynaklarımız kuruma tehlikesiyle karşı karşıya”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle Meke Gölü ve başka su kaynaklarının kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, Konya’nın Karapınar ilçesinde oluşan obruklar nedeniyle bütüncül bir çevre ve doğa planlaması yaptıklarını söyledi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Konya’nın Karapınar ilçesinde muhtarlarla istişare toplantısına katıldı. Bakan Kurum, baba ocağı Karapınar için ne gerekiyorsa yaptıklarını, yapmaya da devam edeceklerini belirterek, “2019 yılı Karapınar’da kentsel dönüşüm yılı olacak demiştik. Belediye başkanımızla birlikte hızlıca çalışmalara başladık. Karapınar’ımızda kentsel dönüşüm ve konut inşaatlarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Rezerv alanda bulunan 4 milyon 319 bin metrekare büyüklüğünde 260 arsanın Karapınar Belediyesine devrini tamamlamıştık. Bu alanın 90 bin metrekarelik kısmında kentsel dönüşüm çalışmalarımıza hamdolsun başladık. Dönüşüm projemiz kapsamında 603 konut ve 33 iş yeri inşaatımızı yüzde 13 oranında tamamladık” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla başlatmış oldukları 50 bin sosyal konut projesine değinen Bakan Kurum, “3 bin 459, 100 bin sosyal konut projemiz içinde 4 bin 54 olmak üzere toplamda 7 bin 500 konutu Konya’mıza kazandırıyoruz. Tabii, biz Karapınar’ı da hemşehrilerimin ev talebini de unutmadık. Toplam yatırım bedeli 58 milyon lira olan 317 konut, ticaret merkezi ve camimizin inşaatını başlattık. İnşa süreci tüm hızıyla devam ediyor. Bu konutlarımızı TOKİ Başkanlığımız eliyle 1 yıldan daha az bir sürede tamamlayacağız. Hak sahibi hemşehrilerimize teslim edeceğiz. Yaklaşık maliyeti 11 milyon lira olan hükümet konağı inşaatı için proje ve ihale çalışmalarını tamamladık. İnşaat sürecinde artık son aşamadayız. Bu yıl Eylül ayında inşaatımızı tamamlayarak hükümet konağını hizmete açmayı planlıyoruz. Karapınar’ın geleceği için diğer bakanlıklarımızla, büyükşehir belediyemizle, ilçe belediyemizle tam bir uyum içerisinde birçok önemli proje yürütüyoruz. İlçenin alt yapı ve atık sorunları için de projeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Yatırım bedeli yaklaşık 19 milyon lira olan atık su arıtma tesisimizin inşa sürecinde yüzde 50 seviyesindeyiz. İnşallah bu yıl sonuna kadar büyükşehir belediyemizle birlikte bu tesisi Karapınar’ımıza kazandırmış olacağız. Doğamız, suyumuz, havamız ve toprağımız daha temiz olacak. Toplam yatırım bedeli 13,5 milyon lira olan ticaret merkezi ve katlı otoparkın proje sürecini tamamladık. Yatırım bedeli 6,5 milyon lira olan kongre ve kültür merkezinin ise proje çalışmaları tamamlandı. Hotamış sağlık kompleksi projemiz de bulunuyor. Burada aile sağlığı merkezi ve 112 acil sağlık istasyonu inşa edeceğiz. Bunlarla beraber; İller Bankası desteğiyle 24 derslikli Cumhuriyet İlkokulu inşaatımızı yüzde 48 oranında tamamladık. Bu yıl sonuna kadar okul inşaatımızı inşallah bitireceğiz. Yine Akçayazı İlkokulunun da yakın zamanda inşasına başlayacağız” dedi.

    “Meke Gölümüz ve başka su kaynaklarımız kuruma tehlikesiyle karşı karşıya”

    Karapınar’ın doğal güzelliğini de korumak ve ön plana çıkarmak için gayret ettiklerini ifade eden Bakan Murat Kurum, şunları kaydetti:

    “Hepimizin bildiği gibi iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle Meke Gölümüz ve başka su kaynaklarımız kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Karapınar’da da maalesef verimli arazilerimizde obruklar meydana geliyor. Tüm bu problemlerle mücadele etmek adına bütüncül bir çevre ve doğa planlaması yaptık. Bu kapsamda; Sultaniye Sazlığını ve Meke, Acı, May, Çıralı, Sekiz Yaylası civarını kapsayan Göller Bölgesinin Kesin Korunacak Hassas Alan olması için tescil çalışmamız devam ediyor. Yine bu çerçevede Acıgöl ve Meke Gölü jeopark alanında çalışmalarımızı uzman ekiplerimizle birlikte titizlikle sürdürüyoruz. 81 ilde 81 milyon metrekarelik Millet Bahçesi projemiz var. Konya’mızda 10 adet Millet Bahçesi projesi bulunuyor. Karapınar’da da 75 bin 250 metrekarelik Millet Bahçesinin inşasına Gazi Osman Paşa Mahallesi’nde başlıyoruz. İçinde Millet Kıraathanesinin, kültür evinin, bisiklet ve yürüyüş yollarının olduğu Millet Bahçemizde Karapınarlı hemşehrilerimiz gönüllerince vakit geçirecekler.”

  • Aydemir’den Bakan Kurum’a Palandöken teşekkürü

    Aydemir’den Bakan Kurum’a Palandöken teşekkürü

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Bizim anlayışımızda “Hangi yana baksan benim veçhimi görürsün.” ilahî buyruğu vardır, dolayısıyla çevreye böyle bakıyoruz. Bırakınız insanı, bırakınız eşyayı, kim varsa mahlukat adına’ dedi.

    ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİĞE AK YAKLAŞIM

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2020 bütçesi görüşmelerinde söz alan Milletvekili Aydemir, AK Parti’nin çevre ve şehirciliğe yaklaşımını paylaştı. Aydemir, ‘Bizim anlayışımızda “Hangi yana baksan benim veçhimi görürsün.” ilahî buyruğu vardır dolayısıyla çevreye böyle bakıyoruz. Bırakınız insanı, bırakınız eşyayı, kim varsa mahlukat adına. Dolayısıyla, Çevre Bakanlığı ak anlayışı ifade eder. Çevreye bakışımız çok akça pakçadır bizim.’ yorumunu yaptı.

    BAKAN KURUM’A PALANDÖKEN TEŞEKKÜRÜ

    Bakan Kurum’un yönetiminde, Bakanlığın, Çevre ve Şehircilik bazında dirayetli, özverili ve çağdaş bir anlayışı eserlerle ifade ettiğine işaret eden Milletvekili Aydemir, ‘Sayın Bakanımız, bu anlamda, turizme dönük, kış turizmine dönük zirve, doruk bir bölgemiz var bizim, ismiyle müsemma bir bölge, Palandöken ilçemize son geldiğinde bir hususi yaklaşım sergiledi, orada 1. ve 2. Marketler bölgesini dönüşüm programına aldı. Bundan dolayı insanlarımızın sayın bakanımıza dönük hakikaten çok medyunu şükran hâlleri var, ben bunu aktarıyorum. Çalışmalarından dolayı, Bakanımızı ve Bakanlığımızı tebrik ediyorum. ‘ dedi.

    AYDEMİR’DEN ŞİİRSEL SUNUM

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bütçe konuşmasında AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır’ın şehir temalı şiirinin sunumu yaptı. Aydemir, ‘Komisyonumuz üyeleri içerisinde çok seçkin, hakikaten donanım sahibi çok sayıda isim var. Hangi partiden olursa olsun hepsinden istifade ediyoruz. Ama bir isim var şu ak kadronun içerisinde, yazdıklarıyla, çizdikleriyle, böyle manzum ifadeleriyle öyle güzel mesajlar veriyor ki her sahada veriyor. Özellikle Bakanlığı ilgilendiren şehircilik adına yazdıkları Daha önce de ben okumuştum, bu defa da kendisinden istirham ettim -bizim büyüğümüz- yazdı, bana getirdi, bunu paylaşacağım, Milletvekilimiz Sayın Sami Çakır, özel bir isimdir, burada herkes saygı duyar ona. Bir şiir yazmış, paylaşıyorum. ‘takdiminin ardından Çakır’ın:

    “Yanan ve yanmayan lambalar/Karanlık, sessiz kaldırımlar/Elleri ceplerinde, gelecek korkusuyla geleceği korkutanlar/Bir anlık bakışlarda şimşek çakar gibi/Kavgaya hazır adamlar ve yok pahasına ortalıktan yok olanlar/Şehrin gürültüsüdür arkadaş seni benden alıp götüren/Issızlığa bürünen bir yanıyla çaresiz, gayesiz, hayatı ıskalayanlar/Kapılar kapanır üstüne, üstümüze/Puslu bir sabah için akşamları hep hasret çeken/Ve yarın diyen, yarına erteleyen şehrin insanları/Ne benim bir yerim oldu şehirde/Ne sen yer bulabildin kendine/İçimize çeksek de bir soluk gibi/İç içe olamadık, içten olamadık/Şehir dumanlı, şehir yangın yeri/Bildim bileli, bildim bileli.” dizelerinin yer aldığı şiirini paylaştı.

  • Başkan Sekmen’den Bakan Kurum’a Kültür Yolu brifingi

    Başkan Sekmen’den Bakan Kurum’a Kültür Yolu brifingi

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a brifing verdi. Sekmen, Narmanlı Camii, Üç Kümbetler ve Kültür Yolu Projesi kapsamında bu bölgede kurulacak olan Millet Bahçesi’nin son durumunu Bakan Kurum’a anlattı.

    Artvin’in Yusufeli ilçesinde bir takım temaslarda bulunmak üzere Erzurum’a gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u Vali Okay Memiş’le birlikte havalimanında karşılayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Bakan Kurum’a ayaküstü de olsa brifing vermeyi ihmal etmedi. Erzurum’a önceki gelişinde Kültür Yolu Projesi’ne methiyeler dizen Bakan Kurum, Narmanlı Camii, Ulu Camii, Çifte Minareli Medrese ve Üç Kümbetler gibi birbirinden ihtişamlı tarihi eserlerle bu bölgenin açık hava müzesinden farksız olduğunu ifade etmişti.

    BAŞKAN SEKMEN’DEN BAKAN’A BRİFİNG

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u bilgilendirirken, Kültür Yolu Projesi kapsamında Kale, Çifte Minareli Medrese ve Üç Kümbetler aksı üzerinde kurulacak olan Millet Bahçesi’ne çok özel bir yer ayırdı. Bu bölgenin Erzurum şehir merkezinde tarihin adeta odak noktası olduğunu dile getiren Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Bu kültür mirasını hem kadim şehrimiz ve hem de turizmimiz açısından büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Üç Kümbetler’i de içine alan bu projeye Millet Bahçesi gibi güzide bir çalışmayı eklemiş olmak; hem estetik ve hem de sosyo-kültürel açıdan büyük bir kazanç olacak. Sizlerin de destekleriyle Erzurum’a böylesine kıymetli bir projeyi armağan edecek olmak bizim için de büyük bir mutluluk olacak” diye konuştu.

    BAKAN KURUM’DAN ERZURUM VURGUSU

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da, Erzurum’un Anadolu’nun en kadim kentlerinden birisi olduğunu dile getirerek, “Erzurum’dan bahsederken tarihin sadece belirli bir döneminden bahsedemezsiniz. Erzurum, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve birbirinden farklı tarihsel dönemlere ait kültürel izler taşıyan bir şehirdir. Dolayısıyla bizlere düşen en büyük sorumluluk; şehrin bu zenginliğini gün yüzüne çıkarmak, ilgi odağı haline getirmek ve değerlendirilebilir hale getirmektir. Büyükşehir Belediyemizin bu doğrultuda yürüttüğü Kültür Yolu Projesi, şehrin tarihsel bütünlüğünü tüm ihtişamıyla gözler önüne serecek, buna yürekten inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • 870 hektarlık Ladik Gölü kuruma tehlikesiyle karşı karşıya

    Samsun’un Ladik ilçesinde bulunan 870 hektarlık Ladik Gölü, kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Göldeki su seviyesi 4,5 metreden 80 santimetreye kadar düşerken turna balığı sayısı azaldı.

    Samsun’un Ladik ilçesinde bulunan, yüzer adaları ve turna balığı ile tanınan 870 hektar büyüklüğündeki Ladik Gölü’nde su seviyesi her geçen yıl düşmeye devam ediyor. Uzmanlar tarafından yapılan incelemede göldeki su seviyesinin 4,5 metreden 80 santime kadar düştüğü belirlendi. Göldeki yüzen adalar kaybolurken, turna balığı da oldukça azaldı.

    Ladik Gölü’ndeki su seviyesinin 4,5 metreden 80 santimetreye düştüğünü belirten Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazmi Polat, önlem alınmadığı takdirde gölün kuruma tehlikesi ile karşıya olabileceğini söyledi. Erozyon ve sulama için kullanılan sudan dolayı su seviyesinin düştüğünü belirten Prof. Dr. Nazmi Polat, göl tabanının yüzde 45’inde artık ineklerin otladığını ifade etti. Polat, çekilen suyla birlikte yüzer adaların tabanla birleşerek yok olduğunu, kuş popülasyonu ve balık faunasınının ise yok olma tehlikesi altında olduğunu söyledi.

    “Kalan kısımda çok ciddi balık ölümleri gerçekleşmiş”

    Polat, “Göldeki arazi çalışmalarımız neticesinde gölün en derin yerinde su ölçüsünün 80 santimetre olduğu gördük. Sucul canlılar için yok olma sınırının yaklaştığının çok ciddi bir işareti. Ladik Gölü, baraj gölü haline getirilmeden önce 4,5 metre derinliğe sahip bir göldü. Daha sonra baraj gölü yapıldıktan sonra, özellikle yağmur ve kar sularının biriktirilip tarıma uygun arazilerin sulanması maksadıyla depolanan suyun o bölgede kullanılması planlanmıştı. Planlanan şekilde depolanan suyun kullanılmasının hiç bir sakıncası yoktu. Ancak erozyon ve diğer faktörler sebebi ile göl alanı dolduğu için sulama maksadı ile çekilen su göldeki derinliği her geçen gün biraz daha azalttı. Şu anda 80 santimetrelik bir su ve göl tabanının yaklaşık yüzde 45’i ineklerin otladığı sahalar haline dönüşmüş. Kalan kısımda çok ciddi balık ölümleri gerçekleşmiş. Eğer su rejimi göldeki bu derinlik dikkate alınmadan devam edilirse Türkiye’de kuruyan Akşehir Gölü, kurumakta olan Eber Gölü, Burdur Gölü gibi maalesef, doğaya farklı bir güzellik arz eden Ladik Gölü’nün de kısa bir zaman sonra kuruyan göller arasına katılması kaçınılmaz gibi gözüküyor” dedi.

    “Yakın bir gelecekte ’eskiden burada bir göl vardı’ deriz”

    Ladik Gölü’nün Türkiye’de eşsiz güzellikteki yerlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Nazmi Polat, “Ladik Gölü’ndeki yüzer adalar şu anda tabanla birleşmiş durumda. Yüzer adaların özelliği; o bölgedeki kuşlar üreme dönemlerinde yüzer adaların üzerinde kuluçka yapmak üzere ve yuva kurmak suretiyle nesillerini devam ettiriyorlardı. Şimdi o kuşların Ladik Gölü’ne gelme sebepleri ortadan kalktı. Çünkü yüzer adalar kalmadı. Onun için çok acil bir şekilde göldeki su derinliğinin 2,5 metrenin altına inmeyeceği bir su rejimine kavuşması gerekir. Yoksa yakın bir gelecekte ’eskiden burada bir göl vardı’ deriz. Gölle birlikte sucul hayat can çekişiyor. Sucul hayatın özellikle balıklar açısından çok ciddi bir tehlikesi var. Ladik şehrimizin evsel atıkları arıtımsız bir şekilde deşarj olmaya devam ediyor. Sur rejimi ile ilkbaharda genişleyen alanlarda yumurtlayan balıkların yavruları, aynaya ulaşmadan su çekilmeye başladığı için büyük bir kısmı tahrip oluyor. İstilacı balık türlerindeki artış zaten balık faunasını yok olmaya doğru götürüyor. Ladik Gölü için karakteristik olan turna balığının sayısında son yıllarda çok ciddi bir azalma gözükmekte. Şu anda yavru turna balığının görülmediğine şahit olmaktayız. Yavrunun olmadığı bir ortamda o balığın hayatını sürdüremediği ortada” diye konuştu.

    “3 ay içerisinde derinliği 80 santime kadar düştü”

    Ladik Gölü’nde balıkçılık yapan Aydın Düzenli ise, “Ben bu gölde balıkçıyım. Bu göl doluyken yaklaşık 5 metre derinliğine ulaşıyor. Mayıs ayından sonra gölün suyunu Amasya’ya aktarıyorlar. Bu sefer su aktarıldığında 3 ay içerisinde derinliği 80 santime kadar düştü. Buradaki balıklar da suyun 80 santime düşmesi nedeniyle açıkta kalarak öldü. Su çekilince altındaki yeşil alan da meydana çıktı. Her yıl bu gölün suyu 1 metrenin altına düşüyor. Yetkililerin buna bir çözüm bulması gerekir” şeklinde konuştu.

    Ladik Gölü’nden beslenen Amasya’nın Suluova ilçesindeki Yedikır Baraj Gölü’nde de sular büyük oranda çekilmişti.