Etiket: Kuruluş

  • İYİ Parti Gençlik Kollarının 3. kuruluş yıl dönümü

    İYİ Parti Gençlik Kollarının 3. kuruluş yıl dönümü

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gençlik Kolları 3. kuruluş yıl dönümünü kutladı. 3.yaş pastasıyla başlayan kuruluş yıl dönümü kutlamasında konuşan Akşener, “Biz size saygı duymak zorundayız, görüşlerinize saygı duymak, dünyaya bakışınıza saygı duymak zorundayız ama en büyük görevimiz, yürüdüğünüz yoldaki dikenleri, çakıl taşlarını temizlemektir’’ dedi.

    Akşener, partinin kuruluş sürecindeki zorlukları hatırlattığı ve gençlik kollarının bu zorlukları daha fazla yaşadığına dikkat çektiği konuşmasında, “Yeni kurulmuş bir parti, sıfırdan başlıyor, ona destek olmak, o yolda yürümek, ona kademelerinde destek olmak, diğer eski partilere göre şartları, kuralları oluşmuş, kurumları oluşmuş siyasi partilere göre daha farklı şansları elde edebileceğinizi düşünebilirsiniz. Memleketinize, ülkenize siyasi hizmet açısından böyle bir yolculuğu isteyebilirsiniz. Ama yaşlı başlı insanlar size söylediler; yapamazsınız, ailelerinize söylediler çocuğunuz iş bulamaz kazanamaz, özel sektörde dahi iş bulamaz denildi. Ben o günleri çok acıyla yaşamış bir insanım. Dolayısıyla o korkutulmaya hak etmediğiniz o tutuma dayanamayanlar oldu. Bunu saygıyla karşılıyorum. Biz büyüklerin görevi hangi siyasi görüşe olursa olsun hangi hayat felsefesinde yaşıyor olursa olsun o gençlerin önündeki çakı taşlarını, dikenleri ayıklamaktır. Çünkü bundan 20 yıl sonra aynı fikirleri muhafaza edip etmeyeceğinizi bilemeyiz. Hayat, o yolculuk, birebir yaşadığınız tecrübeler çok başka’’ ifadelerini kullandı.

    “En büyük görevimiz yürüdüğünüz yoldaki dikenleri, çakıl taşlarını temizlemektir’’

    Geçmiş dönemlerde gençler arasındaki rekabetin daha az olduğunu ve şimdiki zamanda meslek seçimlerinde daha fazla rekabetin ön plana çıktığını belirten Akşener, “Biz size saygı duymak zorundayız, görüşlerinize saygı duymak, dünyaya bakışınıza saygı duymak zorundayız ama en büyük görevimiz, yürüdüğünüz yoldaki dikenleri, çakıl taşlarını temizlemektir. Bir başka önemli görev biz büyüklere düşen şudur; mentörlük diye sizin bildiğiniz bir kavram var. Z kuşağız, gençler diyerek Türkiye’de herkes uzman oldu ama kimse gözünüzün içine bakıp bu genç ne yer ne içer ne düşünür neyle karşılaşır demiyor. Bunu öğrenmenin yolu tersine mentörlüktür. Sizden öğrenecek çok şeyimiz var. Geri dönüp baktığım zaman bizim yaş grupları arasında iş bulma konusundaki rekabet daha kolaydı. Şimdi hangi meslek dalını seçerseniz seçin rekabet feci, dünyada feci ülkemizde liyakat olmadığı için, liyakata değer verilmediği için, kayırmacılık olduğu için iki kere feci. Sizden öğrenmeye hazırız, ben bunu yapıyorum. Soru soruyorum anlatıyorlar, onlar bana soru sormuyorlar. 16 yaşındaki bir lise öğrencisinin ruhunun yaşlandığını gördüm bana sorduğu sorulardan. 29 yaşında çalışan bir iş kadınının gelecek beş yılına dair başarma imkanının olduğuna inanıyor ama Türkiye’de o başarıyı kayırmacılık dolayısıyla yakalayamayacağına inandığını gördüm. Bizim gibilerin bu konuda gerçekten çok çalışması dikkat etmesi gerektiğine kanaat ettim. Nice yıllara Allah sayınızı artırsın ve birliğimizi beraberliğimizi bozmasın, devamını getirsin. Bir dahaki toplantımızda içinizden çeşitli farklı makamlarda arkadaşlarınızı görmeyi Allah bana nasip etsin. Çok teşekkür ediyorum iyi ki varsınız’’ şeklinde konuştu.

  • KKTC’nin 37. kuruluş yıl dönümü kutlamaları Cumhurbaşkanı Tatar’ın konuşmasıyla başladı

    KKTC’nin 37. kuruluş yıl dönümü kutlamaları Cumhurbaşkanı Tatar’ın konuşmasıyla başladı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 15 Kasım KKTC’nin 37. kuruluş yıl dönümü kapsamında yaptığı konuşmada, “Artık mevcut kalıpların dışına çıkılarak yeni fikirler, modellerle masaya oturmalıyız. Bunların başında da iki devlete dayalı çözüm gelmektedir” dedi.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 15 Kasım KKTC’nin 37. kuruluş yıl dönümü kutlamalarının açılışını, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’ndan açıklamayla yaptı. Tatar, “Bir halk için en büyük erdemlerden biri kendi bağımsızlığını ilan etmek, kendi devletini kurmaktır” sözleriyle başladığı konuşmasında, “1974 öncesinde cemaat statüsünde tükenişe doğru giderken bugün Devlet sahibi bir halk noktasına gelmiş bulunuyoruz. Gururluyuz. Güven içindeyiz. Cumhuriyetimizin kıymetini bilerek, onu daha güzel günlere taşıma çabası içinde olmalıyız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni esenlendirerek yüceltmeliyiz” dedi.

    “Anlaşma sadece bizim özverimizle elde edilemez”

    Bir çözüm ve anlaşmanın herkesin talebi olduğunu ancak bunun başarılabilmesinin sadece Türk tarafının özverisiyle elde edilmesinin mümkün olmadığını kaydeden Tatar, “Şurası da bir gerçek ki komşularımız henüz 1974 öncesine dönme, bizi kendi idareleri altına sokma hayalinden vazgeçmiş değildirler” ifadesini kullandı.

    Güncel gelişmelere yarın Doktor Fazıl Küçük Bulvarı’nda yapacağı konuşmada değineceğini ifade eden Tatar, ancak bazı noktaların altını bir kez daha çizmekte fayda gördüğünü belirtti ve şöyle devam etti:

    “Değerli kardeşlerim. Bölgemizde çok önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Kafkasya’da Ortadoğu’da, Doğu Akdeniz’de Kuzey Afrika’da olup bitenleri iyi değerlendirmeliyiz. Tarihten mutlaka ders çıkarmalıyız. Bölgemizde enerji ve ticaret odaklı ciddi bir uluslararası rekabet, mücadele vardır. Biz eğer Devletimizden koparsak, Anavatan Türkiye ile garantörlük ve kardeşlik ilişkilerimizi devam ettirmezsek, haklarımızı ve özgürlüğümüzü korumakta sıkıntı yaşayabiliriz. Yarınlarımızın ne olacağı bizim bugünkü duruşumuzla şekillenecektir. Eğer biz birlik beraberliğimizi bozarsak, devletimizden, egemenliğimizden, topraklarımızdan, güvenliğimizden taviz verebileceğimiz izlenimi yaratırsak Rum tarafı 1974 öncesine dönüş hayalini sürdürecektir. Benim tutumum tamamen sizlerin özgürlüğünü, egemenliğini, refah ve mutluluğunu, gözetmeye yöneliktir. Tabii ki, tüm Devletlerin olduğu gibi bizim de bazı sorunlarımız vardır. Tabii ki çok daha iyi noktalarda olabilirdik. Ama olamadık diye kendi bindiğimiz dalı, kendi yarattığımız bir değeri, Devletimizi de gereksiz şekilde yıpratmayalım. Ben yürekten inanıyorum ki tüm dünyayı olumsuz yönde etkileyen salgın süreci geride kaldıktan sonra ülkemiz hızlı bir yükseliş dönemine girecektir.”

    “Türkiye ile devamlı bağlantı içinde olacağım”

    Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı olarak tüm kesimlerin yanında olduğunu ve herkesin sorunlarının giderilmesi için halkla, hükümetle ve Türkiye ile devamlı bağlantı içinde olacağını söyledi. Tatar, şöyle devam etti:

    “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizmde, yüksek öğrenim sektöründe, bilişimde, hafif sanayide, emlak sektöründe, endüstriyel tarım ve hayvancılıkta ileri gitmek için çok uygun koşullara sahiptir. Türkiye’den gelen suyun kullanıma girmesi ile tarımda yepyeni bir döneme girilmiştir. Yeter ki devlet etkin ve üretken bir yapıya kavuşsun. Yeter ki alt yapımız daha da güçlü bir hale gelsin. Bakınız şu sıralarda Türkiye’nin katkıları ve yerel olanaklarımızla sağlıkta önemli atılımlar yapıyoruz. Lefkoşa’da yapımı kısa sürede tamamlanan Acil Durum Hastanesi’ni Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile yarın açıyoruz. İnşallah yakında 500 yataklı yeni devlet hastanemizin de temelini atmış olacağız. Ben bu vesile ile bir kez daha Sayın Erdoğan’a ve onun şahsında tüm Türkiye’ye bizlere salgın süreci ve onun dışında, çok önemli destek ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.”

    “Beklentim hükümetimizin bir an önce kurulmasıdır”

    Cumhurbaşkanı Tatar, Girne’deki yeni hastane ile birlikte Güzelyurt’ta yapımı yıllardır devam eden hastane inşaatlarının da mümkün olan en kısa süre içinde tamamlanacağını belirtti. Başlatılan yol çalışmaları ile yeni havalimanının en kısa sürede tamamlanmasının, ülke alt yapısına ciddi bir gelişme sağlayacağını ifade eden Tatar, şunları kaydetti:

    “Benim beklentim, bir an önce hükümetimizin kurulması ve Türkiye ile 2021 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolünün salgın sürecinin yaralarını saracak, salgın sürecinden olumsuz şekilde etkilenen sektörlerin ayakta kalmalarını sağlayacak, döviz fiyatlarının yükselmesi sonucu düşen alım gücünü iyileştirecek bir içerikte imzalanmasıdır. Herkes bu konuda sorumlu bir tutum içinde olmalıdır. Unutmamalıyız ki, dünyanın gördüğü en öldürücü, en yıkıcı salgın süreçlerinden birinin içinden geçmekteyiz”

    Cumhurbaşkanı Tatar, ayrıca salgın önlemlerine sıkı sıkıya uymaya devam etmeleri gerektiğini de vurguladı.

    Tatar’dan iki devlete dayalı çözüm önerisi

    Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum liderle tanışma yemeğinde bir araya geldiğini de anımsatarak, “Kendisine samimi ve açık konuştum. Bu tarihi yıldönümünde bir kez daha ifade ediyorum. Biz Kıbrıs’ı bölgeye örnek bir barış ve uzlaşı adası yapmak istiyoruz. Gerginlikten krizden yana değiliz. Ancak bunun için bazı gerçeklerin artık kabul edilmesi lazımdır. Federasyon görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bölgede yaşanan gelişmeler ortadadır. Artık mevcut kalıpların dışına çıkılarak yeni fikirler, modellerle masaya oturmalıyız. Bunların başında da iki devlete dayalı çözüm gelmektedir” dedi.

    Sürdürülebilir ve gerçek olanın iki devletlilik olduğunu ve ancak egemen eşitlik temelinde bir anlaşmanın mümkün olabileceğini ifade eden Tatar, “İki ayrı devlet çatısı altında yaşayan iki halk olarak işbirliği yapmakla işe başlamamız en doğrusudur. Rum komşularımız hayalden vazgeçip Kıbrıs’ın bizim de vatanımız olduğu gerçeğini, Kıbrıs’ta bizim de egemenlik hakkımız olduğunu kabul etmelidirler. Aksi takdirde herkes yolunda gitmeye devam edecektir” şeklinde konuştu.

    Tatar, “Bu düşüncelerle başta özgürlük mücadelemizin lideri Doktor Fazıl Küçük ve Devletimizin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere 15 Kasım 1983’te Cumhuriyet’in ilanı noktasına gelinceye dek görev yapmış ancak aramızda olmayan herkesi rahmetle, aramızda olanları sevgiyle, saygıyla anıyorum. Tarihsel süreç içinde Kıbrıs Türk halkına hizmet veren herkese en derin sevgi ve saygılarımızı sunuyorum. Bugünlere gelmemizi sağlayan aziz şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi şükranla anıyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 37 yaşında olmuştur. Devletimiz bizim egemenliğimizdir, özgürlüğümüzdür, irademizdir. Masadaki dayanağımız, gücümüz, geleceğimizin güvencesidir. Hepinizi sevgiyle kucaklıyor, bir kez daha Cumhuriyet Bayramınızı kutluyorum” dedi.

  • DSP’nin 35. kuruluş yıl dönümü

    DSP’nin 35. kuruluş yıl dönümü

    Demokratik Sol Parti’nin (DSP), Bilecik’te kuruluşun 35’inci yıl dönümü nedeniyle il başkanlığı tarafından Atatürk Anıtı’na çelen sunuldu.

    DSP’nin 35’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla DSP Bilecik İl Başkanı Sinan Demirel tarafından Cumhuriyet Meydanında bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Çelenk sunma töreni ardından bir açıklama yapan Demirel, “14 Kasım 1985’ de resmen partileşerek Türk siyasi hayatında yerini almış ve o günden bu yana ülkemiz ve milletimiz için çözüm üretmeye devam etmektedir. Hepiniz yakından biliyorsunuz ki siyaset, ekonomi politikalarının ifade tarzıdır. Ekonomi ise emek ve sermaye ikilisinin bir arada olması ve dayanışmasıyla anlam kazanabilir. Kısacası sermayenin olmadığı yerde emeğin, emeğin olmadığı yerde sermayenin tek başına bir karşılığı olamaz. Yaşam var olduğu müddetçe emek ve sermaye var olacaktır. Emek ve sermaye var olduğu müddetçe sağ ve sol kavramları var olmaya devam edecektir. Ülkemizin ve toplumsal değerlerimizin oluşturduğu insanca ve hakça bir düzen için çalıştığımız bu zorlu yolda Türkiye’nin yerli ’Sol’u olarak yılmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Halkımız DSP’yi tanıyor, iyi biliyor. Bugün partimizin 35’inci kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Büyük devlet adamı Bülent Ecevit’in liderliğinde ülke yönetiminde üç kez yer almış olan Demokratik Sol Parti, Türkiye’nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma yolundaki en önemli güvencesidir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olarak bu güzel Cumhuriyeti bizlere emanet eden Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi, partimizin kurucusu Bülent Ecevit ile ilk Genel Başkanımız Rahşan Ecevit’i saygıyla yâd ediyorum. Partimizde bugüne kadar emek vermiş tüm üyelerimize en içten minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Demokratik sol partinin 35’inci yaşını coşkuyla kutluyorum” dedi.

  • Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, KKTC’nin 37. kuruluş yıldönümü kutlamaları için KKTC’de

    Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, KKTC’nin 37. kuruluş yıldönümü kutlamaları için KKTC’de

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 37. kuruluş yıldönümü törenlerine katılmak için KKTC’ye geldi.

    KKTC’nin 37. kuruluş yıldönümü törenlerine katılmak üzere Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC’ye geldi. Çavuşoğlu’nu, başkent Lefkoşa’daki Ercan Havalimanı’nda, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay karşıladı. Bakan Çavuşoğlu, KKTC’ye geldiğini sosyal medya hesabından duyurarak, “Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ziyaretlerinin hazırlıklarını yapmak ve KKTC’nin 37. kuruluş yıldönümü törenlerine katılmak üzere Kıbrıs’tayız” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Sekmen’den AK Parti’nin 19’uncu kuruluş yıldönümü mesajı

    Başkan Sekmen’den AK Parti’nin 19’uncu kuruluş yıldönümü mesajı

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Milletine efendilik etmeyi değil, köle olmayı şiar edinen ve Türk siyaset tarihine damgasını vuran AK anlayış, bugün 19 yaşında. Hayırlara vesile olsun, kutlu olsun” dedi.

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti’nin kuruluşunun 19’uncu yıldönümü dolayısıyla yazılı bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Sekmen mesajında; AK Parti’nin Türkiye’de siyasal-sosyal istikrar ve huzura en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde kurulduğunu hatırlatarak, “Türkiye o gün bugündür bir devrimi yaşıyor. Gelişimi yaşıyor, değişimi yaşıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’de hiçbir siyasi partinin birbiri ardına girdiği seçimlerden sürekli başarı kaydederek çıkamadığının altını çizen Başkan Sekmen, bu ayrıcalığı sadece AK Parti’nin yaşadığını, bunun sebebinin de millet ve eser siyaseti olduğunu dile getirdi.

    “AK Parti bir Türkiye partisidir”

    Türkiye’de nitelikli siyaset denilince akıllara sadece AK Parti’nin geleceğini vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “AK Parti demek tek başına nitelikli siyasetin adresi demek değildir. AK Parti demek; güçlü bir millet iradesi demek, sağlam bir demokrasi demek ve katılımcı yönetim anlayışının yaşadığı altın çağ demektir. AK Parti demek; gelişime, değişime, kalkınmaya ve büyümeye öncülük etmek demektir. Ve AK Parti demek; geleceği sağlam ve aydınlık bir Türkiye hedefine topyekûn odaklanmak demektir. Bu bağlamda AK Parti için yapılabilecek belki de en güzel tanım; ‘Bir Türkiye Partisi’ ve ‘Milletin Bizzat Kendisi’ olacaktır. Bu kutlu hareketin lideri olan Devlet Başkanımız, Cumhurbaşkanımız ve Kurucu Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ‘Milletin Adamı’ deniliyor oluşu da, pek tabiidir ki, işte bu yüzdendir” şeklinde konuştu.

    Türkiye büyük gelişmeler kaydetti

    AK Parti’nin, lideriyle ve bütün kadrolarıyla milletin huzuru, refahı ve selametinden başka hiçbir kaygısının olmadığını ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “AK Parti’miz kurulduğu günden bu yana önüne hep hedefler koyarak ilerledi. Liderimiz öncülüğünde en büyük düşümüz Türkiye’yi her yönüyle özgür ve bağımsız; gerek kendi ve gerekse dünya coğrafyası üzerinde etkin, güçlü ve nüfuz sahibi bir ülke haline getirmekti. Tabi bu hedef doğrultusunda yürürken, ülkenin kendi iç gelişimini tamamlaması da önemliydi. Hamdolsun, bu gelişim süreci de sekteye uğramadan yürütüldü. AK Parti’mizin iktidar olduğu günden bu zamana kadar Türkiye hemen her alanda adeta reform niteliğinde büyük gelişmeler kaydetti, kaydetmeye de devam ediyor. Dolayısıyla geldiğimiz nokta gayretin, samimiyetin, özverinin ve en önemlisi de, milletimizden aldığımız desteğin ve duanın bir sonucudur” ifadelerini kullandı.

    Sekmen’den 2023 vizyonuna vurgu

    Başkan Sekmen, mesajında şunları kaydetti: “Kurucu Genel Başkanımız, Liderimiz ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere gösterdiği istikamette yalnız ve yalnız milletimize hizmet etmek için yürümeye devam edeceğiz. 2023 vizyonuyla Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımak; bilinmelidir ki, en büyük arzumuzdur. İşte bu duygu ve düşüncelerle AK Parti’mizin 19’uncu kuruluş yıldönümünü en içten dileklerimle kutluyor, millete hizmet yolunda samimiyet, tevazu ve gayretle çalışan AK Liderimize Yüce Allah’tan kolaylık, can sağlığı ve uzun ömürler niyaz ediyorum. Ayrıca partimizde bugüne kadar görev yapmış olan tüm dava arkadaşlarımıza saygı, sevgi ve muhabbetlerimi sunuyor, aramızdan ayrılmış olanları ise, rahmet ve minnetle bir kez daha yâd ediyorum.”