Etiket: Kurulmalı”

  • Muruz: “Belediyelerde veteriner hizmetleri müdürlüğü kurulmalı”

    Çevre sağlığı ve sahipsiz sokak hayvanları konusunun önemli olduğunu belirten Samsun-Sinop Veteriner Hekimler Odası Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Habib Muruz, bu nedenle her belediyede veteriner hizmetleri müdürlüğü kurulması gerektiğini söyledi.

    Samsun-Sinop Veteriner Hekimler Odası basın mensupları ile bir araya geldi. İlkadım Belediyesi Acem Tekkesinde düzenlenen kahvaltı organizasyonuyla basın mensupları ile tanışan Başkan Muruz, veteriner hekimlerin sorunlarını dile getirdi.

    Veteriner hekimlerin hayvancılığın gelişmesinde önemli rolü olduğunu belirten Muruz, “Irkların ıslahında henüz arzu edilen seviyede değiliz. Bakanlık tarafından hayvanları tanımlamak ve kayıtlarını tutmak için sığır ve koyunlara kulak küpesi takılmaktadır. Hastalıklı hayvanı tedavi eden, operasyon yapan, suni tohumlama uygulayan ve güç doğuma müdahale eden veteriner hekimler bakanlık tarafından getirilen sınırlandırmalar nedeniyle hayvanlara serbest kulak küpesi takıp tescil işlemini yürütemiyor. Bakanlık genelgesi ile düzeltilebilecek bir durum var. Veteriner hekim kontrolünden geçmeyen bir hayvansal gıda güvenilir değildir. Gıda üretim tesislerinde görev yapan veteriner hekimlerin iş güvencesi yoktur. Bu durum bir çelişkidir. Başka bir çelişki ise gıda üreten iş yeri eğitimlerinde eğitmen olarak veteriner hekimlerin yetkisiz olmasıdır. Çevre sağlığı ve sahipsiz sokak hayvanları konularında veteriner hekimlerin rolü tartışılmazdır. Bu nedenle her belediyede mutlaka veteriner hizmetleri müdürlüğü kurulması acil bir ihtiyaçtır” dedi.

    Kahvaltı programına katılan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Nail Kırmacı, Samsun-Sinop Veteriner Hekimler Odası Başkanı ve yönetimine çalışmalarında başarılar diledi.

  • Doğan: “Narenciye enstitüsü kurulmalı”

    Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Abdullah Doğan, Adana’da narenciyenin geliştirilmesi, adaptasyon çalışmalarının yapılması, hastalık ve zararlılarla mücadelede başarı elde edilebilmesi için “Narenciye Enstitüsü”nün kurulmasının şart olduğunu söyledi.

    Doğan, yaptığı açıklamada, ülkede narenciye üretiminin yaklaşık 1 milyon 200 bin dekarlık bir alanda yapıldığını belirterek, “4,5 milyon tonluk bir üretim yapmaktayız. Bu üretimin yaklaşık yarısı ihraç edilmekte ve 1 milyar dolarlık ihracat geliri sağlanmakta. Bu üretim alanlarının 400-450 bin dekarı ilimizde bulunmaktadır” dedi.

    “Epidemi derecesinde zarar yaptı”

    Narenciye Enstitüsü’nün kurulmasının Adana tarımının gelişimi konusunda elzem olduğunu daha önce defaten vurguladıklarına dikat çeken Doğan, Adana’da narenciyenin geliştirilmesi, adaptasyon çalışmalarının yapılması, hastalık ve zararlılarla mücadelede başarı sağlanması için Narenciye Enstitüsü’nün kurulmasının şart olduğunu belirtti.

    Bölgede yetiştirilen sert çekirdekli meyvelerde Akdeniz Meyve Sineği’nin bu sezon epidemi derecesinde zarar yaptığını kaydeden Doğan şöyle devam etti:

    “Birçok bahçede biyoteknik (tuzak) ve kimyasal mücadele yapılmasına rağmen Akdeniz Meyve Sineği zararlısı ile mücadelede başarı seviyesi istenilen düzeye ulaşamamıştır. Bununda sebebi ılıman geçen kış mevsimi zararlının popülasyonunu arttırmış ve erken zarar vermeye başlamıştır. Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede uzun vadede mutlaka kısır erkek bireylerin doğaya salınımı için çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu yöntem bütün gelişmiş ülkelerde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.”

    “Kısır erkek salınımına başlanmalı”

    İlgili kurumlarla yaptıkları çalıştaylar sonrasında zararlının popülasyonunu azaltmak için bir dizi önlem aldıklarını belirten Doğan, “Popülasyonun kontrol altına alınabilmesi için bahçelerde dökülmüş olan meyvelerin mutlaka toplanması, biyoteknik mücadele (tuzakların kullanılması) ve 16-20 Temmuz 2018 tarihi ile Temmuz ayı sonunda bütün turunçgil alanlarında toplu ilaçlama yapılması kararı aldık. Bu mücadelenin en önemli adımı olan kısır erkek bireylerin salınımı çalışmalarını Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili enstitülerle işbirliği yaparak başlatması olacaktır” diye konuştu.

  • Aydın: “Yeşil Çevre gibi örnek tesisler kurulmalı”

    Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, Türkiye’de arıtma tesislerinin çoğaltılması ve bu tesislerin ilgili kanun ve yönetmeliklerde yer alması sağlanarak gerekli teşviklerden yararlandırılmasının önemine değindi. Aydın, tesislerin kurulmasına katkı sağlayan sanayi işletmelerinin rekabet gücünü artırması yönünden önemli olduğunu ifade etti.

    S.S Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifinde Bursa’nın Gürsu ilçesindeki köy muhtarları ile yapılan toplantıda yürütülen çevre projelerine ve yatırımlara verdikleri desteklerinden dolayı Genel Müdür Mehmet Aydın tarafından teşekkür belgesi sunuldu.

    “Yeni yatırım hedefi, ileri arıtma ve geri kazanım”

    Bursa’da çevreci üretim için faaliyetlerini sürdüren tesis hakkında konuklara bilgi veren Genel Müdür Aydın, “2006 yılında faaliyete geçen Türkiye’de statü ve kullandığı teknoloji yönü ile rol model olarak gösterilen Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi bugün itibari ile günlük 100 bin metreküp atık su arıtma kapasitesine sahiptir. Kestel ve Gürsu’da evsel ve endüstriyel atıkları ortadan kaldırırken, sanayimizin ve Bursamızın çevreye duyarlı kalkınmasına katkıda bulunuyoruz. Yönetim Kurulumuzun, Genel Kurulumuzdan aldığı yetki ile aldığı karar doğrultusunda hazırlıklarını sürdürdüğümüz yeni projemizle ise su kirliliği kontrol yönetmeliğine göre arıtarak deşarj ettiğimiz suyumuzu bu defa yeni teknolojiler kullanarak, ileri artma yöntemiyle geri kazanmak ve ortaklarımızın yeniden kullanımına sunmak olacaktır. Bu projemiz sayesinde Yeşil Çevre ortakları yeraltından daha az su çekecekler. Dolaylı olarak bölgemizde tarım ile uğraşan vatandaşlarımız daha rahat suya kavuşmuş olacaklardır. Bu projemizin yapımına bütün hazırlıklar tamamlanarak 2017 yılında başlanması planlanmaktadır” dedi.

    “Yeşil Çevre gibi örnek tesisler kurulmalı”

    “Üzerinde yaşadığımız dünyanın bize sunduğu doğal kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılması, gelecek nesillerin su sıkıntısı çekmemesi için büyük önem arz etmektedir” diyen Mehmet Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkemizde Yeşil Çevre örneği gibi arıtma tesislerinin çoğaltılması ve bu tesislerin ilgili kanun ve yönetmeliklerde yer alması sağlanarak gerekli teşviklerden yararlandırılması, tesislerin kurulmasına katkı sağlayan sanayi işletmelerinin rekabet gücünü artırması yönünden önemli. Yeşil Çevre Arıtma Tesisinin çevre iş kolları ile ilgili ortaklarının tehlikesiz atıklarını ekonomiye kazandırma yönünde hizmet vermek için yeni çalışmalar ve projeler üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu.

    Toplantının sonunda Adaköy Mahallesi Muhtarı Abbas Erdem, Ağaköy Mahallesi Muhtarı Ertuğrul Ertem, Canbazlar Mahallesi Muhtarı Hasan Efe, Hasanköy Mahallesi Muhtarı Ertuğrul Türe ve Kumlukalan Mahallesi Muhtarı Bahattin Göleç ile Sulama Birliği Başkanı Kenan Kahraman’a teşekkür belgelerini takdim eden Genel Müdür Aydın, muhtarlara Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi’ni gezdirerek tamamlanan yatırımlar hakkında teknik bilgiler de verdi.

    Muhtarlar, çevreyle ilgili konulara gösterdikleri duyarlılık ve derelerdeki kirliği ortadan kaldırarak yeniden bölgeye kazandırdığı için Yeşil Çevre Yönetim Kurulu ile bölge sanayicilerine teşekkürlerini iletti.

  • Türkiye’de ivedilikle güneş enerji tarlaları, rüzgar tribünleri, termal enerji santralleri kurulmalı

    Çevre Derneği Başkanı Doç. Dr. Güner Sümer, Türkiye’nin enerji darboğazını aşabilmesi için ivedilikle; rüzgar, güneş, termal, su gibi yenilenebilir enerjiye yatırım yapması gerektiğini belirtti.

    Sümer, dünyanın güneş enerjisi ile ısındığını ve hayat bulduğunu belirterek enerjinin olmadığı yerde hayatın olmayacağını söyledi. Dünyada iletişimden teknolojiye kadar her şeyin enerjiye bağlı olduğunu belirten Çevre Derneği Başkanı Doç. Dr. Güner Sümer, “Enerji dünyanın ve Türkiye’nin olmazsa olmasıdır. Uzayda tek enerji kaynağı güneştir. Güneş, rüzgar enerjisi hidroelektrik su santralleri, termal enerji ve biomas enerji yenilebilir enerji kaynaklarıdır. Türkiye’de güneş enerji tarlaları, rüzgar tribünleri, termal enerji santralleri ivedilikle kurulmalıdır” dedi.

    Türkiye’nin bu enerji kaynakları açısından zengin ülke olduğunu hatırlatan Sümer, Türkiye’nin enerji darboğazını aşabilmesi için ivedilikle; rüzgar, güneş, termal, su gibi yenilenebilir enerjiye yatırım yapması gerektiğini sözlerine ekledi.

  • ’İzmir’de Turizmin Gelişmesi İçin Nasıl Bir Ulaşım Sistemi Kurulmalı’ Paneli

    Panel Başkanlığını İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Cengiz Demir’in yaptığı İzmir’ de turizmin gelişmesi için nasıl bir ulaşım sistemi kurulmalıdır?” paneline turizm temsilcilerinin ilgisi yoğundu.

    İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık, ESHOT Ulaşım Planlama Daire Başkanı Kader Sertpoyraz, İzmir Turist Rehberleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Şaban Akın, Aile Hekimi Cengiz Benlioğlu’nun panelist olarak katıldığı toplantı Dekan Prof.Dr. Demir’in açış konuşmasıyla başladı.

    “ULAŞIM AĞI TERCİH NEDENİ”

    Turizm sektörüyle Turizm Fakültelerinin işbirliğinin önemine değinen Prof.Dr.Demir, bu anlamda kurulduklarından bu yana sektörle sağlam iş birlikleri kurduklarını ifade etti. Turizm ve ulaşım arasında çok önemli bir ilişki olduğunu da kaydeden Prof.Dr.Demir, kolay ulaşımın turizm destinasyonlarına olan ilgiyi arttırdığını belirterek; son yıllarda uygun fiyat, güvenilirlik, konfor, zaman ve ulaşım ağı gibi nedenlerin turistlerin tercihlerini şekillendiğini sözlerine ekledi.

    TÜRKİYE’DE İLK: “BİR TIKLA TAKSİ GELSİN”

    Konferansta konuşan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık, 1 ay içinde hizmete İzmir’deki tüm taksileri içeren uygulamanın müjdesini verdi. Tek bir tuşla taksi çağrılabileceğini belirten Anık, bunun turizme de büyük katkı sağlayacağını söyledi. Anık, “Bu Türkiye’de bir ilk. Tüm İzmir’deki E Plakaları kapsayacak uygulama, tüm akıllı telefonlardan rahatlıkla indirilebilecek. Bu uygulamayla en yakın taksi durağındaki araca rahatlıkla ulaşılabilecek” dedi.

    “ARAÇ TAKİP SİSTEMİ GÜZEL ÇALIŞIYOR”

    Dışardan gelen bir turistin yabancı dil bilen biriyle karşılaşmasının önemine de değinen Anık, bu anlamda çalışmalar yapabileceklerini belirtti. Minibüs ve ticari plakalarda faaliyete geçen araç takip sisteminden de bahseden Anık, “Binin bir arabaya, bu araba beni gezdirdi derseniz; hangi yolların kullanıldığını bu sistem sayesinde tespit edebiliyoruz. Ya da eşyanızı düşürdünüz, çantanızı arabada unuttunuz. Aracın plakasını almadınız. Nerden bindiğinizi, koordinatları, saat aralığını söylediğiniz takdirde o arabayı bulabiliriz. İzmir’de kimse bu araç beni boşuna gezdirdi diyemez, gerekli işlemi yaparız.” diye konuştu.

    “YENİ GEMİ ALIMLARI İLE ADALARA ULAŞIM KOLAYLIĞI”

    ESHOT Ulaşım Planlama Daire Başkanı Kader Sertpoyraz, Atina Büyükşehir Belediyesi’nden Adalara seferler konulması konusunda talepler aldıklarını ifade etti. Sertpoyraz, “Yeni gemilerimiz alınmaktadır. İnşallah yakın zamanda gemi sayılarımızın artmasıyla talepleri karşılayacağımızı umut ediyoruz.” dedi.

    Metro sisteminin otogara ulaşması konusuna da değinen Sertpoyraz, “Projelerimiz arasında ilk etapta hayata geçirilmesi uygun olanlar sefere başladı. Hepsi bir süreç. Belli bir fizibilite çalışması gerekiyor. Zamanla hepsi hayata geçecektir. “şeklinde konuştu.

    “SOKAKTAN GEÇEN KİŞİLER ALINMASIN”

    İzmir Turist Rehberleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Şaban Akın, hizmet sektörü olan turizmde kalitenin önemine değindi. Sektörde donanım sahibi olunması gereken alanlarda sektör dışı kişilerin çalıştırılabildiğini belirten Akın, “ Örneğin 5 yıldızlı bir otele sokaktan geçen biri garson olarak alınabiliyor. Bunun önüne geçilmelidir. Rehberlik artık üniversite eğitimi içine alındı. Belli eğitimlerden sonra işe başlanıyor. Ama tırda çalışan bir şöförü rehber turist otobüsüne şoför olarak alırsanız, hatta taksiye şoför olarak alırsanız, turistik yerlerde sıkıntı yaratır. Mutlaka sektörde çalışan kişilerin eğitimli insanlardan oluşması gerekir. ”diye konuştu.

    “HAVADAYKEN TURİSTE GİDECEĞİ ŞEHİR TANITILMALI”

    Damla Ekicikol, ‘Havayolu Ulaşımına Rekabet Stratejileri’ başlıklı sunumunda, havacılığın dünyada yüzde 5 büyüme hızıyla büyürken ülkemizde yüzde 15 gibi bir büyüme ivmesine ulaştığını kaydetti. Damla Ekicikol, “İzmir’de 2015 yılının ilk 11 ayında 12 milyon yolcu yurt içi ve yurt dışına seyahat etmiştir. Sektörün tek elde olmaması da yolcuları teşvik edici. Çünkü şirketler turistlere cazip yolcu programları sunabilmektedir” dedi. Turizm bilgilendirme ofislerinin yolcuların indikleri noktalarda olması gerektiğinin de üzerinde duran Damla Ekicikol, İzmir’e olan seyahatlerde, havadayken yolculara gösterilen tanıtım reklamlarına; gidilen şehrin tanıtıcı özelliklerinin, nerelere ne şekilde gidilebileceği, gidilen noktaların tanıtımının yapılması önerisinde de bulundu.

    Panelistler, konuşmaların ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.