Etiket: Kuru

  • Egeli ihracatçılardan “döviz kuru” çağrısı

    Egeli ihracatçılardan “döviz kuru” çağrısı

    Kasım ayında 8,58 seviyesinde olan dolar kuru, 3 aylık süreçte yüzde 18’lik erimeyle 7,03 seviyesine geriledi. Egeli ihracatçılar, ihracatı destekleyen bir döviz kuru istediklerini dile getirdi.

    Dünya mal ticaretinde yüzde 8-9 artış öngörüleri olduğundan bahseden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ihracatı arttırmak ve hedeflere ulaşmak için uygun bir iklim olduğunu söyledi. Eskinazi, “Türk ihracatçılarında da ihracatını arttıracak azim ve kararlılık mevcut. İhracat hedeflerine ulaşmak için Ar-Ge, tasarım, dijitalleşme, inovasyon, lojistik, sanal fuarlar ve ticaret heyetleri yoğunlaştığımız konular. Daha az karbon izi bırakarak yeşil ekonomiye uyumlu sürdürülebilir üretimle ihracat hedeflerine ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

    “Türk ihracatçısı olarak öngörülebilir bantta dalgalanan bir döviz kuru beklentimiz var”

    Jak Eskinazi, “Bu hedeflerimize ulaşmada önemli parametrelerden birisi de döviz kurları. Türk ihracatçısı olarak öngörülebilir bantta dalgalanan bir döviz kuru beklentimiz var. Herkesi empati yapmaya davet ediyoruz. Kasım ayında dolar kuru 8,58 iken sipariş almış, yüklemesini yapmış ihracatçının ödemesinin bugünlerde 7,03’ten geldiğini düşünün. Enflasyonun zirve yaptığı günümüzde ihracatçımız hammadde ihtiyacını nasıl karşılayacak, asgari ücretin yüzde 22 arttığı süreçte çalışanlarının ücretlerini nasıl ödeyecek. Hemen hemen her ay zamlanan elektrik, doğal gaz ve diğer giderlerini nasıl ödeyecek” şeklinde konuştu.

    Eskinazi, “1 doların 7.35 TL’nin, 1 avronun 9 TL’nin altına düşmesi Türk ihracatçısına zarar ettirir. Bugünlerdeki döviz kurları devam ettiği takdirde 2021 yılındaki 184 milyar dolar ihracat hedefimizin gerçekleşmesi imkânsız hale gelir, sayıları 100 bine ulaşan ihracatçılarımızdan bir bölümünün ticari faaliyetinin sona ermesine yol açabilir. Bunu hiçbirimiz arzu etmeyiz. İhracatçılarımızın rekabetçi olacağı bir döviz kurunu sağlayacak tek kurum da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Kalıcı fiyat istikrarını sağlamak Merkez Bankası’nın en önemli, asli görevidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da döviz rezervleri ortada. Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini toparlayabileceği uygun bir ortam var. Merkez Bankası, açacağı ihalelerle dolar kurunu 7,35’in üzerine taşıyabilir. Bu durum, Türk ihracatçısına da nefes aldıracaktır. Merkez Bankası yönetiminin bu süreçte Türk ihracatçılarıyla bir araya gelmesini ve ihracatçıların sesine kulak vermesini bekliyoruz” diye konuştu.

    “Kararsız kur ihracatçımızın doğru fiyat vermesine engel oluyor”

    2020 yılında döviz kurlarının ihracatı olumsuz etkilemez, hatta destekler bir pozisyonda olduğunun altını çizen Eskinazi, “Bizim beklentimiz istikrarlı bir döviz kuru” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Döviz kurlarının aşırı dalgalandığı süreçte ‘kararsız kur’ ihracatçımızın doğru fiyat vermesine engel oluyor. Türkiye’nin ihracatında markalı ürünlerin payı az olduğu için ihraç ürünlerinin fiyat hareketlerinden çok daha sert etkileniyor.”

    “Merkez Bankası’nın ivedilikle döviz rezervlerini güçlendirmesi gerekiyor”

    Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya da, “İhracatçı bırakın kar etmeyi, sermayesinden harcıyor. Kurdaki istikrarsızlık devam ederse 2000’li yıllardaki gibi yüksek faiz düşük kur kısır döngüsüne girilir” şeklinde konuştu. Kaya, şu ifadelere yer verdi:

    “Finansal istikrarı kaybettiğimiz an arkasından gelen etkileri gidermek uzun zaman alıyor. Bu olursa ihracat hedefimiz tutmaz. Merkez Bankası’nın ivedilikle döviz rezervlerini güçlendirmesi gerekiyor. Madencilik sektörü pandemi döneminde talep nazlıydı, ithalatçıların fiyat kırma taleplerine maden ihracatçılarımız döviz kurları elverdiği ölçüde cevap verdiler. Bugün döviz düşüp, maliyetler artınca pek çok maden ihracatçımız yüzde 15-20 zararına yükleme yapıyor. Bunun sürdürülebilir olması mümkün değil, altın yumurtlayan tavukların hayatını devam ettirebileceği bir döviz kuru bekliyoruz. Kurlardaki düşüşe ek olarak işçilik maliyetleri de artınca madencilik sektöründe firmalarımızın sermayeleri tükenmeye başladı. Bu sebeple de yeni yatırım yapmayı düşünen firmalarımız yatırımlarını askıya aldı.”

    “Yıllık ihracat hacmimiz 1.4 milyar dolar”

    Kuru meyve sektörünün ülke genelinde tamamına yakınının yerli girdilere dayalı olarak üretim yaparak net döviz kazandıran bir sektör olduğundan bahseden Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, şunları söyledi:

    “Yıllık ihracat hacmimiz 1.4 milyar dolar. Ağustos-eylül aylarındaki sezon başlangıcında o günkü mevcut ham madde fiyatlarını ve kur seviyelerini baz alarak ve döviz kurunda en fazla yüzde 3-5 düzeylerinde oynama olacağı varsayımı ile uzun vadeli ihracat bağlantılarını yaptık; ancak son aylarda 8.3’lerden 7.03’lere, yüzde 15’e varan oranda gerileyen dolar kuru sektörümüzün ihracatının sürdürülebilirliği noktasında firmalarımızı önemli ölçüde zorlar hale geldi. Rakip üretici ülkelerin, örneğin kuru üzümde rakibimiz olan Güney Afrika, Şili, Arjantin, Avustralya gibi ülkelerin para birimlerinde TL’de olduğu kadar bir değerlenme yaşanmaması rakip ülke ihracatçıları açısından bir avantaj haline gelirken, biz daha önceden verdiğimiz ihracat fiyatlarını tutturma ve devam ettirme noktasında zorlanır hale geldik. İthalatçı firmalara sezon ortasında fiyat artışı dayatması da mümkün olamamaktadır. Bunun sonucunda TL’de devam eden gerileme firmalarımızda kur kaynaklı zarar riskini ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle döviz kur seviyesinin ekonomik gelişmemizin ve kalkınmamızın temel kaynakları arasında yer alan ve pandemi döneminde önemi daha da ortaya çıkan ihracatın sürdürülebilirliği dikkate alınarak takibi yönünde bir politika izlenmesini bekliyoruz.”

    Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan ise demir çelik sektöründe Türkiye’nin ham madde açısından zengin bir ülke olmaması sebebiyle demir cevheri, hurda, kömür gibi girdilerin büyük bir kısmının ithal edildiğine değindi. Ertan, şu ifadelere yer verdi:

    “Hammadde fiyatının artması çok ciddi maliyet sorunu doğuruyor. Örneğin 15 Kasım-15 Ocak tarihleri arasında demir çelik sektöründe kullanılan hammadde fiyatları yüzde 50’den fazla artış gösterdi. Tüketimin yaklaşık 2/3’ünü ithal ettiğimiz hurda fiyatı ise USD 270.-/MT başlayıp USD 480.-/MT seviyelerine kadar artarak neredeyse kasım ayındaki mamul fiyatlarına yaklaştı. Yaşadığımız maliyet artışları toplam maliyetimize doğrudan etki yapıyor. Dolayısıyla böyle dönemlerde sürdürülebilir gelişim ve kârlılık oldukça olumsuz etkileniyor. Bizim sektörümüzde genellikle (ham madde tedariki ve mamul ihraç satışları) 3 aylık süreçte gerçekleşecek kontratlarla yapılır; satışlarımızı da buna göre yaparız. Hem dolar bazında yüksek fiyatla hem de yüksek kurla ithal edip üretime soktuğumuz ve kontratını yaptığımız ham maddeden elde ettiğimiz ürünleri şimdi daha düşük kur ile satmak durumunda kalmaktayız. Kurlardaki ani değişiklik ve faizdeki artış bilhassa İç piyasadaki talebi etkiliyor, ve başta inşaat sektörü olmak üzere birçok sektörde talep ve alımların ertelenmesine sebep olmaktadır.”

    “Öngörülen rakamların ihracat hedeflerini tutturmada faydası olacaktır”

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar ise, “Deri sektörü pandemi döneminde en fazla zarar gören sektörlerden biriydi. Yüzde 30’a yakın hatta dünya deri ihracatında yüzde 25’e yakın düşüş var. 640’a yakın deri ihracatı yapan firma vardı 580’e düşmüş sayı. Kayıpları vermeye başladık. Sipariş kaybından ötürü ihracatı bırakmışlar. Kur zaten bizi 2020 yılında ayakta tutan tek faktördü. Enflasyon ve harcamalardaki artışlara baktığınızda zarar etmememizi sağladı. Kur artmamış olsaydı bizde kapatmış olurduk. Şu anki durum motivasyonumuzu kıracak. Zaten azalan ihracat hevesi daha da kaybolacaktır. Öngörülen rakamların ihracat hedeflerini tutturmada faydası olacaktır” dedi.

    “Yeni yılda da sektör olarak ülkemiz istihdamına katkı sağlamak istiyoruz”

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “İhracatçı firmaların bilançolarının yabancı para ağırlığında olması nedeniyle, kurların düşmesi doğru orantılı olarak satış rakamlarımızı azalmakta; ancak sabit gider dediğimiz enerji giderleri ve işçilik giderlerini artırmaktadır. 2020 yılında pandemiye rağmen sadece imalat aşamasındaki istihdamımızı 10 bin artırarak 602 bin kişiye yükselttik. Yeni yılda da sektör olarak ülkemiz istihdamına katkı sağlamak istiyoruz. Artan işçilik ve enerji maliyetlerimize ilave olarak öngörülebilir olmaktan uzak döviz kurları nedeniyle gelirlerimizi hesaplamakta zorlanıyoruz. Pek çok firmamız pandeminin getirdiği zorlukların yanında 2021 yılında ciddi maliyet artışlarına da katlanmak durumda kalıyor. Bu şartlar altında 2020 yılında istihdama yaptığımız katkıyı tekrarlamamızın zor olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Terci, 2020 yılında pandemiye rağmen ihracatta güzel bir ivme kazandıklarını ifade ederek, “Yüzde 14 artışla 505 milyon dolar olarak kapattık. Bu ihracat artışının sürdürülebilir olması ve üyelerimizin ileriye dönük uzun vadeli planlama yapabilmeleri için döviz kurunun istkrarlı seyretmesi, büyük ve beklenmeyen ani değişikliklerin olmaması önemli” dedi.

    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, “İhracat girdilerinin yüksek olduğu yüksek kurlarla ithalatı yapılmış hammaddenin nasıl kayıplara yol açacağını tahmin ediyoruz. Merkez Bankası’nın özerkliği çok önemli” şeklinde konuştu.

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er ise şunları söyledi:

    “Özellikle iklim değişikliği nedeniyle rekoltenin de düşmesi sebebiyle zeytinyağı ihracatçımız, ürünü ihraç edemez duruma geldi. 1-31 Ocak arası 1 aylık ihracat rakamlarına baktığımızda zeytinyağı ihracatımızın tutar bazında yüzde 61 azaldığını görmekteyiz.”

  • Erzurum Valisi Memiş, ‘Kuru Otlar Üstüne’ film setini ziyaret etti

    Erzurum Valisi Memiş, ‘Kuru Otlar Üstüne’ film setini ziyaret etti

    Erzurum Valisi Okay Memiş, yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı, çekimleri Karayazı ilçesinde devam eden ‘Kuru Otlar Üstüne’ film setini ziyaret etti. Ünlü yönetmen Ceylan ve oyuncu kadrosu ile kısa süre sohbet eden Memiş, filmin Erzurum’un tanıtımına önemli katkı sağlayacağını söyledi.

    Birtakım ziyaretlerde bulunmak üzere Karayazı ilçesine giden Memiş, kısa süre önce göreve başlayan Kaymakam Hasan Hüsnü Türker ve ilçe protokolünce karşılandı. İlçede esnaf ziyaretleri gerçekleştiren Memiş, daha sonra Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Burhan Bölükbaşı, İl Jandarma Komutanı Ali Gemalmaz ve kurum müdürleriyle, İlçe Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü, adliye ve devlet hastanesini gezdi. Ceylan’ın yönettiği ‘Kuru Otlar Üstüne’ film setini de ziyaret eden Memiş, burada yaptığı açıklamada, ilçede önemli hizmetlerin gerçekleştirileceğini söyledi.

    İlçe halkıyla bir araya geldiklerini belirten Memiş, “Karayazı’da yapmamız gereken önemli hizmetler var. Birincisi devlet hastanesinin yenilenmesi, buna ilişkin yer belirleme çalışmasını bitirdik. İnşallah 30 veya 50 yataklı hastane inşa edeceğiz.” dedi.

    Memiş, vatandaşların daha iyi hizmet alması için ellerinden geleni yaptıklarını ifade ederek, “İlçedeki adliye binasını yenileyeceğiz. Buna yönelik, mühendis arkadaşlarımız bu hafta içinde gelip çalışma yapacak. Mezbahane binamız bitti, onu da önümüzdeki günlerde faaliyete geçireceğiz. Vatandaşlarımızın daha hijyenik şartlarda beslenmesini sağlayacağız.” diye konuştu.

    Kentte film ekibini ağırladıklarını dile getiren Memiş, şunları kaydetti:

    “Ülkemizin çok iyi tanıdığı, aynı zamanda dünya çapında ödüllü Nuri Bilge Ceylan hocamızı ve ekibini ilimizde, ilçemizde ağırlıyoruz. Karayazı ilçemizi tercih ettiler ve film çekimleri devam ediyor. Heyecan ve merakla bekliyoruz. İlimize ve ilçemize şeref verdiler, kendilerine teşekkür ediyorum.”

  • Gölcükspor’da Adil Kuru mağlubiyeti bireysel hatalara bağladı

    Gölcükspor’da Adil Kuru mağlubiyeti bireysel hatalara bağladı

    0’lık Esenler Erokspor mağlubiyetini oyuncuların bireysel hatalarına bağladı. Rakip teknik adam ise şampiyonluk hedefi için çalıştıklarını belirtti.

    “Bireysel hatalardan kaybettik”

    Üst üste alınan mağlubiyetlerden sonra görevi bırakan teknik direktör Tunahan Akdoğan’ın ardından takımı maça çıkaran kulübün gençlik geliştirme teknik sorumlusu Adil Kuru Esenler Erokspor mağlubiyetini bireysel hatalara bağladı. Kuru, “Güçlü rakibimize karşı hazırladığımız oyun planlarını sahada uygulamaya çalıştık. Fakat rakibimizin ne kadar güçlü olduğunu biliyorduk. Buna karşın kendi oyunumuzu ortaya koyup sonuca gitmeye çalıştık. Yaptığımız bireysel hatalardan rakibin daha avantajlı konuma geçtiği durumlar oldu. Rakibimizi tebrik ederiz” dedi.

    “Oğuzhan’a gerekeni yapacağız”

    Futbolcu Oğuzhan Türkmen’in oyundan alınmasının ardından ’Sanki biz öndeyiz, beni çıkarıyorsun’ diyerek soyunma odasına gitmesiyle ilgili olarak ise Adil Kuru, “Bu maça çok iyi hazırlanan oyuncularımızdan biriydi. Çok şeyler yapmak istiyordu. Fakat oyunda ağırlığını koyamadı. Maçın atmosferi ve gerginliği de vardı. Kötü niyetli olduğunu düşünmüyoruz. Hafta için de kendisiyle görüşeceğiz ve takıma olumsuz yansımaları olduğunu söyleyeceğiz. Üst düzey profesyonel oyuncunun bu tarz hareketlerini kendisine yakıştıramadık. Gerekenleri yapacağız” diye konuştu.

    Dinçel: Hedefimiz şampiyon olmak

    Kocaelispor’dan ayrıldıktan sonra Esenler Erokspor’un başına geçen teknik direktör Selahaddin Dinçel ise, “Esenler Erokspor olarak ligdeki hedefimiz şampiyon olarak üst lige çıkmak. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz. Kazandığımız için de mutluyuz” dedi. Maç sonrası sevincinin tepki görmesiyle ilgili olarak ise “Başkanımızı ve yöneticilerimizi selamladık. Abartılı bir sevincimiz olmadı. Rakibe de, alınan skora da saygımız var. Kocaelispor’da başkanın söylemlerinden sonra etkilenen bir iki arkadaşın tepkisi vardı. Kimseye saygısızlık etmedik” ifadelerini kullandı.

  • Yeşilyurt’ta tarımsal üretim ve AR-GE sahasında kuru fasulye hasadı

    Yeşilyurt’ta tarımsal üretim ve AR-GE sahasında kuru fasulye hasadı

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde kurulan örnek köyde yetiştirilen kuru fasulyelerin hasadına başlandı.

    Malatya’nın Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın girişimleri neticesinde, sofralardaki doğal ürünlerin sayısını artırmak amacıyla Cumhuriyet Örnekköy’de kurulan Tarımsal Üretim ve AR-GE Sahasında Nisan ayından itibaren damla sulama yöntemiyle yetiştirilen kuru fasulyelerin hasadı başladı. Yeşilyurt Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Ömer Kamış, planlı ve düzenli çalışmaları neticesinde verimli topraklardan bereketli ürünler topladıklarını söyledi. Tarımsal yatırımlarda Yeşilyurt’un adını ülke çapında duyurmak adına çok yoğun bir dönemden geçtiklerini belirten Yeşilyurt Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Ömer Kamış, “Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Çınar’ın girişimlerinin ardından oldukça güzel ve geniş bir alanda faaliyetlerine başlayan Tarımsal Üretim ve AR-GE Sahamızda çok güzel sonuçlar alıyoruz. Müdürlüğümüz çatısı altında oluşturduğumuz alanında deneyimli ekiplerimizin özenli ve planlı çalışmaları neticesinde bölgemizdeki ürün çeşitliliğini artırmak noktasında yoğun bir tempoyla çalışıyoruz. Kuru fasulye bilindiği üzere Kurucaova ve Doğanşehir bölgesinde çok yaygın olarak üretilmekteydi. Yaptığımız saha araştırmaları neticesinde bu bölgemizde kuru fasulye ekiminin gün geçtikçe azaldığını gördük. Bilindiği üzere daha önceden tarlalarımızda ekimini yaptığımız nohutlarımızın hasadını yapmış ve yine verimli ürünler toplamıştık. Müdürlük olarak bölgemizin var olan güçlü potansiyelinden aldığımız güç ve ilham neticesinde kuru fasulye ve nohut gibi sofralarımıza farklı bir lezzet getiren bakliyatın üretimine hız verdik. Nisan ayında ekimini yaptığımız ve damla sulama yöntemiyle yetiştirdiğimiz kuru fasulyelerimizin hasadını 15 günlük kuruma döneminden sonra mekanizasyon makineleri aracılığıyla yapıyoruz. Belirli bir çalışma takvimine göre ekimi, bakımı ve sulamaları yapılan tarlalarımızdan verimli ürünler topladık. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü olarak çiftçilerimizin alternatif ürün yetiştirmelerine destek vermek adına çalışmalarımıza ise devam ediyoruz. Çiftçilerimize kayısımızın yanında farklı ürünler yetiştirmeye teşvik etmek adına başlattığımız çalışmalarımızın şimdi hasadını yapmaktayız. Tarımsal vizyonumuzu daime üst seviyelerde tutarak bölgemizde ki ürün çeşitliliğini artırıp, Yeşilyurt’umuzun değerli arazilerini ve tarlalarından toplayacağımız doğal ve organik ürünlerle milli ekonomiye katkı sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Kuru meyve sektöründe üzüm, incir ve kayısı ihracatı 1 milyar doları aştı

    Kuru meyve sektöründe üzüm, incir ve kayısı ihracatı 1 milyar doları aştı

    Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sağlıklı ürünler listesine yer alan kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incire pandemi döneminde talep artışı oldu. Kuru meyve sektörünün muhteşem üçlüsü üzüm, kayısı ve incir ihracatı 2019-2020 sezonunda 414 bin 878 tona ulaşarak, 1 milyar 5 milyon dolar gelir sağladı.

    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, Türkiye’nin ihracatında dünya lideri olduğu kuru meyve sektöründe muhteşem üçlü olarak tanımlanan çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde 2019-2020 sezonunda 1 milyar dolar barajını geçmenin mutluluğu yaşadıklarını dile getirdi. Celep, 2019/20 sezonunda 414 bin 878 ton üzüm, incir ve kayısıyı 120 farklı ülkeye göndererek milyarlarca insanın pandemi döneminde bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağladıklarının altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzümde 2019/20 sezonunda 248 bin 309 ton kuru üzüm ihracatı karşılığı 509 milyon 940 bin dolar döviz geliri elde ettikleri bilgisini veren Celep, “Türkiye, temmuz sonunda sonuçlanan kuru kayısı sezonunda 96 bin 777 ton kuru kayısı ihraç ederken karşılığında 253 milyon 392 bin dolarlık döviz gelirini hanesine yazdırdı. 30 Eylül’de 2019/20 sezonu sona eren kuru incirin ihracatı 69 bin 791 ton karşılığı 241 milyon 865 bin dolara ulaştı. 2018/19 sezonunda kuru üzüm, kayısı ve incir ihracatımız 411 bin ton karşılığı 996 milyon dolar olmuştu. Bu sezon Türkiye’nin ihracatında yüzde 11’e varan daralmanın yaşandığı süreçte kuru meyve ihracatımızın artıya geçmesine katkı sağlayan tüm ihracatçılarımıza emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    İngilizler beş çayında Türk üzümlü kekleri tercih etti

    Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre Türkiye’nin 509 milyon 940 bin dolarlık kuru üzüm ihracatının yüzde 80’i Avrupa Birliği ülkelerine yapılırken, İngiltere 154 milyon 740 bin dolarlık taleple zirvede yer aldı. İngilizler, klasik beş çaylarının yanında Türk üzümlü kek tercih etti.

    Almanya, 59 milyon 800 bin dolarlık Türk üzümü ithalatıyla listede ikinci sırada yer alırken, Hollanda 49 milyon 232 bin dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm talebinde bulundu. Bu ülkeleri 36 milyon dolarla İtalya ve 32 milyon dolarla Fransa takip etti.

    Avrupa Birliği (AB) dışında Türkiye’den çekirdeksiz kuru üzüm ithal eden ülkelerin başında 25,7 milyon dolarlık tutarla Avustralya gelirken, Japonya 13,1 milyon dolarlık Türk üzümü tercih etti.

    Kuru kayısıyı en çok Amerikalılar tercih etti

    Türkiye’den kuru kayısı ihracatında listenin başında 35,5 milyon dolarlık tutarla ABD yer aldı. Almanya, 24 milyon dolarlık, Fransa ise 22,5 milyon dolarlık Türk kayısısı talep etti. Türkiye’den kuru kayısı ihracatında İngiltere, Brezilya, Rusya ve Avustralya öne çıkan diğer ülkeler oldu.

    Kuru incirin ihracatı 2019/20 sezonunda 69 bin 791 ton karşılığı 241 milyon 865 bin dolar oldu. Sezon başında ortaya konulan 70 bin ton ihracat hedefine ulaşıldı. Almanya, 34 milyon 703 bin dolarlık kuru incir talebiyle adını zirveye yazdırırken, Fransa, Türkiye’den 33 milyon 782 bin dolar kuru incir ithal etti. Amerika Birleşik Devletleri ise 33 milyon 242 bin dolarlık kuru incir talep etti.