Etiket: Kurtulun

  • Hamilelikte Soru İşaretlerinden Kurtulun !

    Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, anne adaylarının kafasını karıştıran beslenmede soru işaretlerini gideriyor.

    Zayıf veya kilolu anne adayları nasıl beslenmeli ?

    Bütün anne adaylarının beslenmesine özen göstermesi gerekmektedir.Kişiye göre gebe kalındığında karşılaşılan zorluklar farklıdır. Güne mutlaka kahvaltı ile başlamak şarttır.Az az ve sık beslenmek genel kuraldır.tam tahıllı ürünler B vitamini açısından zengin olduğu için günlük beslenmede yer verilmelidir. Ara öğün mutlaka yapılmalıdır. Yumurta hergün 1 adet yer verilmelidir.Yeterli ve dengeli beslenme ile günlük protein gereksinimi karşılanabilir. Protein gereksiniminin %60’ı biyolojik değeri yüksek proteinlerden karşılanmalıdır. Hayvansal kaynaklı proteinlerin biyolojik değeri daha yüksektir. (Yumurta, et, tavuk, balık )Bebeğin büyümesi için gebelik boyunca ortalama 950 gr kadar protein depo edilmelidir. Son 6 ayda bebeğin büyümesi hızlandığı için protein gereksinmesi de artar. Bu artış %30 kadardır ve anneden 5 gr/gün protein çekilmektedir.Demir eksikliği kiloya balı kalmadan gebelerde gözükebiliyor,yağsız et veya kurubaklagillerin yanında C vitamini alınarak emilimi arttırmak gerekir.Ödem problemi yaşamamak için tuz ve şekerden uzak durulmalıdır.

    Hangi içeceklerden uzak durmalı ?

    Özellikle alkol ve kafein içeren içeceklerden ,suni tatlandırıcı içeren içececeklerden uzak durulmalıdır. Hazır meyve suları içmeyin. Aşırı şekerli hazır meyve suyu yerine kendi meyve suyunuzu sıkın.Bitki çayı içerken dikkatli olun. Özellikle adaçayından uzak durun. Ihlamur ve rezene dışında fazla bitki çayı içmeyin. Açık satılan karışımlardan ve kaynağını bilmediğiniz bitki çaylarından içmeyin.Tansiyon ile ilgili bir probleminiz varsa maden suyu ve soda tüketimine dikkat edin.

    Hamileyken çiğ köfte yiyebilir miyim ?

    Anne adaylarının bildiği üzere hamilelere çiğköfte yemek maalesef ki yasak. Gebelikte tüm ciğ ve az pişmiş et-tavuk-balık tüketimi sakıncalıdır.enfeksiyon tehlikesi yarattığı için gebelik sürecinde tüketilmemelidir.Şarküteri ürünlerinden de uzak durulmalıdır.

    Mide bulantıları için ne yemeliyim ?

    Zencefil: Zencefil araç tutması, hamilelikte yaşanan sabah bulantıları gibi değişik nedenlerle görülen mide bulantılarına iyi gelir. Mide bulantısını hafifletmek için günde 2-3 bardak zencefil çayı içebilirsiniz. Çayı hazırlamak için toz zencefil yerine taze zencefil dilimlerinin kullanılması tavsiye ediliyor.

    Sindirimi Kolay Gıdalar: Mideniz bulandığında bol proteinli veya yağ içeren sindirimi nispeten daha zor gıdalar yerine tuzlu kraker gibi atıştırmalıklar yiyebilirsiniz. Tadı ve kokusu çok güçlü olmayan krakerler mide bulantısını bastırabilir.

    Limon: Bazı kadınlar gebelikte yaşanan bulantılar için limon kullanmaktadır. Limonun ekşi tadı veya bazen sadece kokusu bile mide bulantısını hafifletmeye yardımcı olur. Daha etkili bir çözüm için hazırladığınız zencefil çayının içine yarım limon suyu sıkabilirsiniz.

    Mideyi Boş Bırakmayın: Boş mide bulantının artmasına neden olabilir. Bunun için hafif, midenizi tutacak, çok güçlü kokusu ve tadı olmayan yiyecekler tüketebilirsiniz. Mide suyunu alması ve midenizin dolması için bir parça ekmek içi yiyebilirsiniz.

    Su: Sıvı kaybı mide bulantısını şiddetlendiren bir diğer faktördür. Özellikle mide bulantısı yaşadığınız günlerde içtiğiniz su miktarına özen gösterin. Kafeinli içecekler ve enerji içecekleri içmeyin. Suyu bir anda içmek yerine yavaş yavaş için ve suyun çok soğuk olmamasına dikkat edin. Eğer mide bulantısı su kaybı nedeniyle görülüyorsa suyla birlikte kaybettiğiniz mineralleri daha hızlı yerine koymak için potasyum bakımından zengin muz yiyebilirsiniz.

    Nane: Bulantının arttığı anlarda 1-2 nane yaprağı çiğnemek veya nane çayı içmek iyi gelebilir. Nane mideyi rahatlatarak bulantının kısa sürede geçmesine yardımcı olur. Ancak mide ekşimesi şikayetiniz varsa nane yemek ekşimeyi arttırabilir.

    Elma: Elma, lifli yapısıyla mide bulantısına yol açan toksinlerin vücuttan atılmasını hızlandırır. Tabii bir seferde 2-3 elma yemek bulantıyı şiddetlendirebilir. 1 elmayı dilimleyin ve yavaş yavaş yiyin. 1 avuç fındık veya badem veya leblebi mide bulantısı için iyi bir çözüm olabilir.

  • Siğillerinizden Lazerle Kolayca Kurtulun

    Dermokozmetik Kliniği Direktörü Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, toplumda yaygın bir şekilde görülen ve cilt enfeksiyonu olan siğillerin tedavisinin gelişen teknoloji sayesinde lazer yöntemiyle tedavi edilebildiğini söyledi.

    İnsanlardaki siğillerin HPV adlı virüsten kaynaklandığını belirten Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, bu rahatsızlığın genellikle okul çağındaki çocuklar ve genç erişkinlerde görüldüğünü hatırlattı.

    SİĞİL TEDAVİ EDİLMEZSE BULAŞICIDIR

    Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, siğillerin doğrudan insanla temas veya ortak kullanılan eşyalarla (havlu, terlik gibi) bulaştığını kaydederek şöyle konuştu:

    “Kişinin bağışıklık sistemi bozulduğunda ve deride yaralanma gibi deri bariyeri bozulduğunda siğil daha sık izlenir. Çocuklarda ağır gribal enfeksiyon, sınav stresi gibi nedenlerle vücut direncinin düşmesi siğillere davetiye çıkarmaktadır. Erişkinlerde kanser, kemoterapi gibi tedaviler bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur ve siğil gelişir. Siğiller deride herhangi bir bölgede gelişebilmekle birlikte elde, ayak tabanda ve yüzde sıklıkla izlenmektedir. Tedavi edilmediği takdirde kişinin diğer bölgelerine ve başka insanlara yayılabilmektedir.”

    SİĞİLLER YAŞAM KALİTESİNİ BOZAR

    Dermokozmetik Kliniği Direktörü Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, ayak tabanında gelişen siğillerin genellikle nasırla karıştırıldığını ifade ederek, siğillerin ayağın bası yerlerinde görülmesi halinde yürüyüşle birlikte ağrıya neden olarak ciddi rahatsızlık verdiğini söyledi. Bu durumun kişinin yaşam kalitesini bozduğunu belirten Yüksek, tırnak yeme alışkanlığı olan kişilerde siğillerin tırnak kenarında gelişebileceği uyarısında bulunarak “Yüz bölgesinde gelişen siğiller özellikle erkeklerde traşla birlikte kanayabilir ve sayıları artınca kozmetik açıdan sorun oluşturur. İnsan siğil virüsünün 100’den fazla çeşidi vardır. Bazı çeşitleri özellikle cinsel bölgede görülen bazı tipleri kansere neden olabilmektedir. İşte bu nedenlerden dolayı siğillerin biran önce tedavi edilmesi son derece önemlidir.”

    KOLAY VE AĞRISIZ TEDAVİ İÇİN LAZER TERCİH EDİLİYOR

    Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, siğil tedavisine ilişkin verdiği bilgide, krem tedavisi, soğuk uygulama (dondurma) tedavisi, cerrahi tedavi ve lazer tedavisi uygulanabildiğini açıkladı.

    Dondurma tedavisinin, -196 derecedeki sıvı nitrojen ile yapıldığını kaydeden Dr. Yüksek, tedavi ile siğilin tahrip edildiğini ancak işlemin çok sayıda tedavi gerektirmesinin yanı sıra uygulamadan sonra bölgede kızarıklık ve su toplaması gelişmesi dolayısıyla kişinin ağrı duymasına sebep olduğunu bildirdi.

    Dermokozmetik Kliniği Direktörü Dermatolog Dr. Jale Yüksek, özellikle tedavisi zor olan ayak tabanı, el, tırnak kenarı ve cinsel bölgedeki siğillerde lazerle tedavinin son zamanlarda en sık kullanılan, etkili tedavi yöntemi olduğunu kaydederek şunları söyledi: “Lazer uygulaması tedaviye dirençli siğilleri başarıyla tedavi edebilmektedir. Tedavide fraksiyonel karbondioksit lazer sistemleri kullanılmaktadır. Lazer ışığı ile siğilin damarsal yapıları tahrip edilir, böylece siğil beslenip çoğalamaz. Tedavi seansları, 2 haftada bir veya 20 günde bir gerçekleştirilir. Siğillerin lazerle tedavisinde 1 ila 3 seans gibi son derece kısa sürede etkili sonuç almaktayız.”

    LAZERLE SİĞİL TEDAVİSİNDE KİŞİ SOSYAL YAŞANTISINDAN KOPMUYOR

    Lazer uygulamasının, siğilin etrafındaki deri alanında herhangi bir tahribata neden olmadığı için kişinin işinden veya sosyal yaşantısından kopmadan kısa sürede iyileşmesini sağladığını vurgulayan Dr. Jale Yüksek, “Uygulamadan sonra siyah veya kahverengi bir kabuklanma görülür, 3 gün içerisinde kabuk dökülür ve alttan pembe renkte sağlıklı deri ortaya çıkar” dedi.

    Dermokozmetik Kliniği Direktörü Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, siğillerin toplumda sık görülen ve tedavi edilmesi gerekli olan bir mikrobiyal deri rahatsızlığı olduğuna işaret ederek, tedavide en etkili yöntemin lazer olduğunu kaydetti. Dr. Yüksek; “Lazerle zor, dirençli siğiller kısa sürede, kolay, ağrısız tedavi edilebilmektedir” diyerek açıklamasını tamamladı.