Etiket: Kurtulun

  • Metabolic Balance İle Kilodan Daimi Olarak Kurtulun

    Uzmanlar, Metabolic Balance ile kilolardan kalıcı olarak kurtulabilineceğini belirti.

    Este Sense Saç Ekim ve Estetik Merkezi Kurucusu Dr. Türkan Sezer, Metabolic Balance’nin Doktorlar ve Beslenme uzmanları tarafından geliştirilmiş, kilo düzenleyici bir metabolizma programı olduğunu belirterek, “Bu program yardımıyla, daha önceden edindiğiniz beslenme alışkanlıklarınız, sağlıklı, tamamen dengeli ve sadece size özgü bir beslenme şekline dönüşecektir. Programın temeli, sadece size özel bir beslenme planı hazırlanmasıdır. Kişisel plan, güncel laboratuvar tahlilleriniz ve sağlık durumunuz göz önüne alınarak hazırlanmaktadır. Bu program 4 aşamada sizi başarıya götürecektir” dedi.

    “Metabolic Balance, Kilo probleminiz daimi olarak ortadan kalkacak, Sağlığınız korunacak ve bir bütün olarak desteklenecektir” diyen Türkan Sezer, “Kişisel beslenme planınız sayesinde ‘’beden kimyanız“ ve size uygun ‘’gıda maddeleri” ile yeni bir metabolik denge oluşacaktır. Sizin için sağlıklı ve gerekli olan besinleri, mineralleri içeren gıdaları tüketmenizin yanı sıra, metabolizmanızın dengede kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu besinleri almanız da sağlanacaktır. Bu nedenle, size özel hazırlanan bu plan, sadece sizin metabolizmanıza uygundur ve tamamen sizin kişisel özelliklerinizle ilgili bilgiler içermektedir” diye konuştu.

    METABOLİC BALANCE KİLO KAYBINI NASIL SAĞLIYOR?

    Türkan Sezer, metabolic balance’ın kilo kaybını nasıl sağladığı konusunda, “Size özel hazırlanan beslenme planı sayesinde vücudunuzun ihtiyaç duyduğu tüm sağlıklı besinleri alıyorsunuz. Programda besinler içerdikleri kaloriye, yağ, protein ya da karbonhidrat miktarlarına göre seçilmiyor. Sadece ve sadece sizin hormon düzeyiniz dikkate alınıyor ve bu sayede metabolizmanızın sağlıklı çalışması sağlanıyor. Beslenmenizi bu yeni ve kolay uygulanabilen kurallara göre düzenlediğiniz için, kilonuz kontrol altına alınıyor, aynı zamanda metabolizmanızın hormon dengeleri de düzenleniyor.

    Düzenli ve dengeli beslenme sayesinde (özellikle size uygun egzersizleri de uygulayarak) kalıcı bir sağlığa kavuşabilir; kendinizi çağın önemli hastalıklarından koruyabilirsiniz. Doğal ve dengeli beslenme sayesinde vücudumuz olması gereken doğal kilosuna kavuşur. Bu beslenme planı sayesinde, günlük verimimizde ve konsantrasyonumuzda da gözle görülür bir düzelme oluşur. Böylece enerji düzeyimizde de artış görülür. Daha iyi uyuyabilir, fiziksel anlamda kendimizi daha güçlü hissedebiliriz. Sonuç olarak; daha sağlıklı, daha aktif, daha zinde olup, bu özellikleri çevremize de yansıtırız. Programı uygularken vücuttaki yağlar azalır, bu arada kas ve bağ dokusu metabolic balance sayesinde dengelenir. Böylece cildimiz de daha gergin ve pürüzsüz bir hale gelir.

    Programa katılmanız ancak aşağıdaki durumlarda mantıklı ve yararlı olacaktır: Kilo vermek veya almak için kesin bir çözüme ihtiyaç duyuyor ve özellikle de sağlıklı bir şekilde ilerlemek istiyorsanız, Fazla kilo ya da beslenme bozukluğu nedeniyle bazı sağlık sorunlarınız varsa (Örneğin şeker hastalığı, romatizma, kronik migren, metabolizma bozukluğu, yüksek tansiyon v.s.) Hangi yaşta olursanız olun, enerji dolu, canlı ve formda bir insan olmak istiyorsanız” dedi.

  • Lazer İle Yakın Gözlüklerinden Kurtulun

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hakan Türker, 40 yaşından sonra görülen, iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyen ‘yakını görememe’ rahatsızlığının birkaç dakika süren lazer işlemi ile tedavi edilebildiğini açıkladı.

    Miyop, astigmat ve hipermetrop tedavilerinde 1980’lerden sonra lazer teknolojisi kullanılmaya başlandığını belirten Karşıyaka’daki Net Göz Göz Sağlığı ve Cerrahi Merkezi doktorlarından Op. Dr. Hakan Türker, lazer teknolojilerinin geliştirilmesi hem tedavi edilebilir hasta sınırlarını genişlettiğini ve çeşitlendirdiğini hem de güvenli cerrahi imkanları sunduğunu söyledi. Günümüzde lazer tedavisi kapsamında çözüm sunulan bir alanın da ‘yakını görememe’ rahatsızlığı olduğunu anlatan Dr. Türker, “Yakını görememe, yakın görmede bozukluk, yakına odaklanmada zorluk ve yetersizliktir. Yakını görememe yakın görmede bozukluk, yakına odaklanmada zorluk, yetersizlik her sağlıklı insanda görülen bir süreçtir. Bu rahatsızlık 40 yaşlarında başlar. Ancak hayat kalitemizi, sosyal ve iş yaşamını olumsuz etkiler. Bu durumda gözlük ve kontak lens kullanmak durumunda kalırız. İşte bu aşamada bir alternatif çözüm olarak hastalarımıza lazer tedavilerini sunmaktayız” dedi.

    LAZERE NASIL KARAR VERİLİYOR?

    Lazer kararının hastanın yaşam tarzına, beklentilerine ve göz yapısına göre verildiğinin altını çizen Dr. Türker, “Lazer uygulama alanları bölgesel olarak ikiye ayrılır. Excimer Lazer (kornea üzerindeki düzeltme) veya Femtosaniye Lazer (göz içi çok odaklı lens takılması) olarak iki farklı yöntem bulunmaktadır. Excimer Lazer, gözün en dış saydam tabakası kornea üzerinde lazer uygulaması ile gerçekleştirilir. Hastanın yakını görememe dışında bir rahatsızlığı yok ise Excimer Lazer çözümleri tercih edilir. Özellikle katarakt ve göz bozukluğu olmayan hastalarda iyi sonuçlar alınmaktadır. Göz içi uygulanan Femtosaniye Lazerde ise göz içine çok odaklı mercek (lens) takılır. Ancak hastanın hipermetrop olması, kataraktın başlamış olması veya göz kuruluğu şikayetlerinin olması bu lazer uygulamasını gerekli kılar” diye konuştu.

    RAHAT TEDAVİ İMKANI

    Dr. Türker, Excimer Lazer ile ilgili şu bilgileri verdi: “Kurum olarak uygulamada hasta memnuniyetine göre tercih ettiğimiz sistem yakın düzeltme uygulaması Lazer Presbyond adıyla patentlenmiştir. Lazer Presbyond uygulaması dışında supracor patentli uygulama da yakın görme bozukluğunda kullanılan bir diğer yöntemdir. Ancak bu uygulamada ara mesafelerde görme keskinliğinde bazı olumsuzluklar gözlemekteyiz. Ayrıca KornealInlay Kamra uygulaması kullanılmaktadır. Korneaya ince bir protez yerleştirilir. Ancak bu uygulama tek göze yapılır. Uygulanan gözün görüş açısı kısıtlanır ve üç boyutlu görme olumsuz etkilenir. Ancak bizim kullandığımız Lazer Presbyond uygulamasında bu sorunlarla karşılaşmadığımız gibi uygulamadan memnun kalınmadığında uygulama geriye döndürülebilir. Bu da bize daha rahat tedavi imkanı sunmaktadır.”

    ÇOK ODAKLI GÖZ İÇİ MERCEK

    Göz kuruluğu olan, katarakt belirtileri taşıyan ya da ileri miyop astigmatizma veya hipermetrop olan hastalarına ise Femtosaniye lazer ile çok odaklı göz içi mercek uyguladıklarını anlatan Dr. Türker, “Bu hastalarımızda da gözün diğer hastalıklarının ekarte edilmesi büyük önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Mezolifting İle Yaşlanmaktan Kurtulun

    Uzmanlar, cildinizi gençleştirmek, ince çizgilerinden kurtulmak ve yaşınızı geriye atmak istiyorsanız mezolifting ile tanışın önerisinde bulunuyor.

    Este Sense Saç Estetik Cerrahi Kliniği Kurucusu Türkan Sezer, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Mezolifting, yaşlanmanın ciltte bıraktığı kırışıklıkları gideren bir uygulamadır. Cildi gençleştirme veya daha iyi görünüm sağlama amacı ile cilde uygulanan mikroenjeksiyon tedavileridir. El sırtında, yüz ve boyun bölgesindeki ince çizgi ve kırışıklıkların tedavisi, cilt gençleştirme bu yöntem ile gerçekleştirilir. Genellikle 35 yaş ve üstü kişilerde faydası daha belirgindir. Uygulama; cilt içine küçük enjeksiyonlar halinde, cilt gençleştirici kokteylin verilmesi esasına dayanır. Mezolifting uygulaması, güneşin zararlı ışınlarından cildi koruyarak cilt yaşlanmasını geciktirir. Derinin tonusu ve dokusunu da etkileyen teknik, cildin genel durumunu iyileştirir. İşlem sırasında ağrı hissedilmez” dedi.

    Yaşlanmayı etkileyen faktörleri; Beslenme ya da hormonal durum, Sigara, UV ışınlarına maruz kalma ve mekanik stres olarak sıralayan Sezer, “Mezolift kokteyl içeriğinde bulunan hyaluronik asit, su tutma kapasitesi yüksek olduğundan tedavi sürecinde önemli bir görevi üstlenir. Ayrıca kokteyl içeriğinde anti-oksidan vitaminler (A, E, C, D, B) oligoelementler ve dolaşım düzenleyiciler de kullanılır. Multivitamin olarak; A – E – C – D VE B grup (B1, B2, B3, B4, B5, B6) vitaminleri, Folik Asit, Oligoelementler; Cu-Zn-Mg-Potasyum Clorid, Na, Aminoasitler; L-Arginine, L-Alanine, L-Asparagine, L-Glutamic Acıd, L-Cysteine, L-Glycine. Diğer madddeler; Procain, SF, D-Glukoz gibi seyreltici maddeler eklenebilir” diye konuştu.

    MEZOLİFTİN ETKİ MEKANİZMALARI NELERDİR?

    Türkan Sezer, mekanik etki ve mezolift kokteylinin enjeksiyonu ile oraya çıkan etkinin iki türlü olduğunu kaydederek, “Bir yandan fibroblast aktivasyonu etkisi görülür, yani kollojen sentezi ile cilt elastikiyeti artar, diğer yandan cilt kendini mekanik etki ile yenilerken gerginlik artar. Her iki yol da fibroblast uyarısı ile elastin ve kollojen liflerinin sentezinin artmasına neden olur ve cildin nem içeriği artar.

    Güneş ışığı(UV) ve stres gibi etkilerle oluşan cilt bozukluklarında, cildin tazelenmesinden sorumlu olan elastin ve kollajen liflerin sentezini sağlayan fibroblastların yapısı bozulur. Mezolift fibroblastları uyarıp elastin ve kollagen sentezini arttırdığı gibi cildin su tutma kapasitesini de arttırarak cildi güneş ışığının kurutucu ve yaşlandırıcı etkilerinden korur.Yani mezolifting hem cildi yeniler ve kırıklıkları tamir eder hem de yaşlanmaya karşı korur.

    Mezoterapinin en önemli yararlarından biri de, cildinizi zararlı güneş ışınlarından korumasıdır. Bu etkisi nedeniyle mezoterapiyi güneşe çıkmadan bahar aylarında yaptırmanızı öneririm. Tüm bu süreç seansların sıklığı ve süresi ile yaşınıza ve mezoterapi uygulanacak olan bölgeye göre değişiklik gösteriyor. Genellikle 8 – 15 hafta yeterli olmaktadır” diye konuştu.

  • Gözaltı Torbalarından Kurtulun

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Turgut Ortak, bazı insanlarda belirgin olan göz torbalarının tedavi edilmesinin ardından kişilerin daha genç bir yüz görünümüne kavuşacağını söyledi.

    Gözlerin, tıbben beynin uzantısı kabul edilen, insan ruhunu dışa en güzel yansıtan organlar olduğunu belirten Özel FBM Tıp Merkezi Estetik Kliniği Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Turgut Ortak, “Hayatımızın ilerleyen yıllarında gözlerimizin çevre dokularında ortaya çıkan değişiklikler bu narin, güzel parçamızın eksik algılanmasında neden olur. Gençliğimizde belirgin olan kirpik kaş arası mesafe azalır, kirpiklerimizin üzerini deri katlantısı örtmeye başlar” dedi.

    Gözaltı ve göz üstü torbaların varlığının yorgun ve uykusuz göz ifadelerine yol açtığını kaydeden Ortak, “Estetik cerrahi ile kaşın düşmesi yani kaş kaldırma, kaz ayakları yani botox, göz torbaları tedavi edilerek daha dinç, daha genç bir yüz görünümü ile doğal, eski canlı bakışlarla güzel gözlerimizi yeniden sergilemek mümkün olmaktadır” diye konuştu.

  • “Vaser Liposuctıon İle Fazlalık Yağlarınızdan Ağrısız Kurtulun”

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “vaser liposuction” yöntemi ile fazlalık yağlardan ağrısız kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi.

    Günümüzde özellikle masa başı işlerde çalışma oranının arttığı dönemde bölgesel yağlanmalar ciddi sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır. Spor, diyet ve diğer fiziksel aktivitelerle çözülemeyen bölgesel yağ birikimlerine karşı uygulanan en son yöntemlerden birisi olan “vaser liposuction” yöntemi hakkında Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Nazmi Bayçın açıklamalarda bulundu.

    Dr. Bayçın konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “İnsan vücudunda bölgesel fazlalıkların bir bölümü yapılan fiziki aktiviteler ve diyetler yardımı ile maalesef yok edilemez. Bu tür inatçı yağların dışarıdan müdahale ile oradan çıkarılması gerekmektedir. Günümüzde bu işlem için son dönemde geliştirilen en etkili yöntem ‘vaser liposuction’ uygulamasıdır. Bu uygulamada ultrasonografik ses dalgaları ile yağ hücreleri parçalanarak sıvı hale getirilmektedir. Tabii bu işlem sırasında kas, damar ve diğer dokulara zarar verilmemektedir. Böylece ağrı, şişlik ve morarmalar çok daha az oluşmaktadır” dedi.

    “KİMLER VASER LIPOSUCTION İÇİN UYGUNDUR”

    Vaser liposuctionin kimlere uygulanabileceği ile ilgili olarak Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Bu yöntem kalıcı yağlanması olup diyet ve egzersiz yaparak bir türlü atamayan insanlar için oldukça uygun bir metottur. Bu yağlar ultrasonografik ses dalgaları ile parçalanıp alınacağı için kesin çözümler üretecektir. Bunun dışında erkeklerde jinekomasti uygulamalarında göğüslerde biriken fazla yağları parçalayıp almakta oldukça etkili sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Vücudumuzun karın, popo, bacak, diz, kol, göğüs, yanak, gıdı ve genital bölgelerindeki fazla yağlanmalar konusunda oldukça yüz güldüren sonuçlar elde edilebilmektedir” diye konuştu.

    “OPERASYON NASIL GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR?”

    Uygulamanın nasıl yapıldığı ile ilgili olarak da detaylı bilgiler aktaran Dr. Bayçın, şunları söyledi: “Vaser liposuction operasyonu nereye uygulanacağına bağlı olarak lokal ya da genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir. Eğer birden fazla bölgede çoklu uygulama yapılacaksa hastanın rahatlığı açısından genel anestezi altında çalışmak çok daha uygun olmaktadır. Sadece bir bölgede çalışılacaksa lokal anestezi de uygulanabilir. Operasyon öncesinde kan sulandırıcı etkisi olan tüm ilaç ve vitaminlerin alımının bir hafta hatta 10 gün öncesinden kesilmesi önemlidir. Sigara içen insanlarda yaralar kolay iyileşmeyeceği için operasyondan sonra tam iyileşme sağlanana kadar sigara içilmemesi tavsiye edilir. Alınması planlanan fazla yağlara ultrasonografik ses dalgaları gönderilir. Bu dalgaların gücü ile sadece yağ hücreleri hedeflenir ve onlar parçalanır. Bu sayede sinir, kas, damar gibi diğer dokulara bir zarar gelmez. Diğer lazer liposuction gibi tekniklerde ısı ve diğer nedenlerle bu dokulara önemli ölçüde zarar verilebilmektedir. Sonrasında sıvılaştırılan bu yağlar çok ince ve özel kanüllerle küçük basınçlarla çekilip alınmaktadır. Diğer yöntemlerde daha yüksek bir basınçla bu yağlar çekildiği için o esnada da diğer dokulara büyük zararlar verilebilmektedir. Tabii bu da daha yüksek oranda ağrı, şişlik ve kanamaların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Vaser liposuction yönteminde ise bu tür durumlar ortaya çıkmadığı için ağrı, şişlik ve kanamalar çok çok daha az olmaktadır.”

    “OPERASYON SONRASI İYİLEŞME DÖNEMİ”

    Opr. Dr. Nazmi Bayçın açıklamasını şöyle tamamladı: “Operasyon diğer yöntemlere göre çok daha az ağrı, morarma ve şişlik meydana getirecektir. Bu nedenle uygulama sonrası duruma göre aynı gün ya da ertesi gün hastaneden ayrılabilirsiniz. 2 ya da 3 gün içinde sosyal yaşamınıza geri dönebilirsiniz. 2 ile 4 hafta arasında bir süre korse kullanılması gereklidir. Yaz aylarında hava alan delikli korseler tercih edilebilir. Ameliyattan 2 gün sonra banyo yapabilirsiniz. Banyo esnasında çıkarılan korse sonrasında tekrar giyilmelidir. Vücudun istenilen düzeye gelmesi ise yaklaşık 1 ayı bulabilmektedir. Ancak sadece yağ hücreleri parçalanıp alındığı ve diğer dokulara bir zarar verilmediği için diğer yöntemlere göre çok daha düzgün ve pürüzsüz bir görünüm elde edilmektedir.”