Etiket: Kurtulmuş

  • AK Parti Genel Başkan Vekili Kurtulmuş: “Bu coğrafyada oynanan oyunun adı ikinci Sykes-Picot’tur”

    Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleri ile bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Bu coğrafyada oynanan oyunun adı ikinci Sykes-Picot’tur. Bölge halkları arasına koyulan düşmanlığın, çatışmanın, ayrışmanın daha da artarak devam etmesi, yani birinci Sykes-Picot dediğimiz Birinci Dünya Savaşı sonrasında galiplerin yapmış olduğu o anlaşmanın bir şekilde ikinci sahnesinin oynanması, bu coğrafyanın insanlarının birbirinden ayrılması senaryosudur” dedi.

    Bir dizi etkinliğe katılmak için Diyarbakır’a gelen AK Parti Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleri ile bir araya geldi. Devlet Su İşleri Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Ebubekir Bal ve Mehdi Eker de katıldı. Burada bir konuşma yapan Numan Kurtulmuş, “Bu coğrafyada bir kere daha bir asır evvel oynanan oyunu tekrarlamak, yani Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bu bölge halkları arasına koyulan düşmanlığın, çatışmanın, ayrışmanın, birbirinden uzaklaşmanın ve bütün bunların getirmiş olduğu yoksulluğun, geri kalmışlığın daha da artarak devam etmesi, yani Birinci Sykes-Picot dediğimiz Birinci Dünya Savaşı sonrasında galiplerin yapmış olduğu o anlaşmanın bir şekilde ikinci sahnesinin oynandığı ikinci Sykes-Picot ile bu coğrafyanın insanlarının birbirinden ayrılması senaryosudur” dedi.

    DEAŞ’ın terör örgütü olarak birkaç ay içerisinde hem de elinde en ağır silahlarla Suriye ve Irak topraklarında toplanmasının tesadüf olmadığını dile getiren Kurtulmuş, “Bana kim anlatabilir ki? Birbirini tanımayan on binlerce insan bir araya geldi ve tesadüfen, çarşıdan, pazardan geçerken bombalar, silahlar aldılar ve dünyanın en eli kanlı terör örgütlerinden birisi oldular. Bunu birisi bana anlatsın. Ya da PYD/YPG denen bir örgütün Suriye’nin kuzeyinde bir şekilde en ağır silahlarla bir araya gelmesi ve Suriye’de kimlik kartları dahi olmayan insanlar arasından bir terör örgütü çıkarıldı. Bütün bunların hepsi bir uluslararası emperyal projenin parçasıdır. Bunların hepsini yerli yerine koymak zorundayız. Bu coğrafyada oynanan oyunun adı ikinci Sykes-Picot’tur. Yani bir asır evvel sınırlarını ayırdıkları bu bölge halklarının şimdi zihinlerini bölerek birbirinden ayırt etmek istiyor. Sınırlara bir bakın. Teyze çocukları, amca çocukları karşıda kalmış birbirlerinin arasında emperyalistler tarafından sınır koyulmuştur. Şimdi özellikle ABD’nin Irak’ı işgaliyle başlayan süreçse bu ayrışmayı derinleştirmek için başlatılan bir süreçtir. Bu ülkelerde birbirlerinden sınırları ayrıldı bu insanların ama gönülleri ayrılmadı. Bu oyunu bozmak zorundayız. Bu oyunu bozacak olan insanlar Türkiye’nin, Diyarbakır’ın insanlarıdır. Diyarbakır’ın onun için bir barış, dostluk, huzur kenti olması sadece Diyarbakır ile sınırlı kalacak bir şey değil aynı zamanda bütün coğrafyadaki barışı, kardeşliği sağlayacak önemli bir gelişmedir. Sağlanmış olan bu güven ve huzur ortamını korumak, geliştirmek ve daha da çoğaltmak mecburiyetindeyiz. Bir başka önemli mesele ise bu coğrafyadaki insanların bu kadar zenginlik içerisinde yoksulluk içerisinde perişan durumda olmalarıdır. Şöyle bir yakın geçmişimize bakalım. Özellikle terör örgütlerinin aktif hale geldiği dönemlerden bu yana halkların üzerine koyulan baskılar sayesinde bölge hakları cahil bırakılmış ve bölgenin ekonomik gelişmesi sağlanmamış, fabrikalar ve benzerleri buralarda oluşmamış. Çaresizliğin girdabına sokulan insanlar maalesef terör örgütlerinden medet umar hale getirilmişlerdir. Suriye’de böyle olmuştur. Diğer ülkelerde de böyle olmuştur. Biz bu coğrafyada daha fazla birlik ve entegrasyon istiyoruz” diye konuştu.

  • Numan Kurtulmuş: “Suudi gazeteci ile ilgili umudumuzu korumak istiyoruz”

    Diyarbakır’a gelen AK Parti Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, kayıp gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili olarak, “Biz umudumuzu korumak istiyoruz. İnşallah burada net bir sonuç çıkar ve Kaşıkçı’nın sağ salim dünya kamuoyunun önüne çıkmasını görürüz diye temenni ediyoruz. Bütün dünyanın nefesini tutup hassasiyetle beklediği bir konu” dedi.

    Diyarbakır’da düzenlenen “2. Uluslararası Ekonomik, Siyaset Yönetimi” sempozyumuna katılmak için kente gelen AK Parti Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nu tarihi İçkale’deki makamında ziyaret etti. Valilik şeref defterini imzalayan Kurtulmuş’a, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cumali Atilla, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, AK Parti MKYK üyesi Mehmet Emin Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan ve ilçe kaymakamları eşlik etti.

    Açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, Diyarbakır’a koşa koşa geldiklerini belirterek, “Her gittiğimizde de güzel hatıralarla döndüğümüz güzel bir şehrimiz. Sadece Anadolu coğrafyasının değil aslında bütün Ortadoğu coğrafyasının da önemli kalelerinden birisi. Bu şehrin layık olduğu hizmeti alabilmesi bakımından devlet olarak her türlü desteği veriyoruz. Bunun sonucu olarak Diyarbakır artık bir Diyar-ı huzur olarak anılmaya başladı. Diyarbakır bir dönem emperyal projenin uygulamasının alt projelerinden birisi ile karşı karşıya kalmış, çukur eylemleriyle Diyarbakır halkına hayat zindan edilmişti. Allah’a çok şükür onlar geride kaldı. Bir kere daha şunu ifade etmek istiyorum ki. Bu bölge halkının kaderi ortaktır. Kürdün Türk’ten ya da Türk’ün Kürt’ten ya da Arap’tan farklı bir geleceği yoktur. Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bu unsurlar için söylemiyorum. Irak’ın, Suriye’nin ve diğer bölge halkları için de bunu söylüyorum. Diyarbakır’da uygulanan bu huzur ortamı aslında aynı zamanda Kerkük’ün, aynı zamanda Musul’un, Rakka’nın, Halep’in, Şam’ın, Humus’un da huzur ortamına kavuşabileceğini gösteriyor. Diyarbakır’ın gücü aslında bölgedeki diğer şehirlerinin gücünün göstergesidir. Bunu da kıyamete kadar sağlayacağız” diye konuştu.

    “En zor sorunların bile çözüleceğine inanıyoruz”

    Bölge halkları arasında işbirliğinden dayanışmadan ve varsa sorunların müzakereyle, karşılıklı anlayışla çözülmesinden yana olduklarını ifade eden Kurtulmuş, “Biz en zor sorunların bile müzakereyle çözüleceğine inanıyoruz. En zor dönemlerde en ağır sorunlar karşısında da müzakere yolunu ve kapısını hep açık tuttuk. Nihayetinde Irak bizim komşumuz, dostumuz. Irak’ın içerisinde farklı etnik kimlikler de Irak’ın zenginliğidir. Asla Irak’ın bir zafiyeti olarak görmeyiz” ifadelerinde bulundu.

    “Suudi gazeteci ile ilgili umudumuzu korumak istiyoruz”

    Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili soru üzerine gelinen noktada olayın henüz aydınlatılmadığını ve vahim bir durum olduğunu dile getiren AK Parti Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

    “Pazartesiden itibaren kayıp olan bir gazeteci. Başkonsolosluğa girdiğine dair görüntüler var ama çıktığına dair görüntüler yok. Şimdi burada Suudi yetkililerin işbirliğine geç de olsa yanaşmış olması ümit ederiz ki sorunun çözülmesi için bir fırsat olur. Biz umudumuzu korumak istiyoruz. İnşallah burada net bir sonuç çıkar ve Kaşıkçı’nın sağ salim dünya kamuoyunun önüne çıkmasını görürüz diye temenni ediyoruz. Bütün dünyanın nefesini tutup hassasiyetle beklediği bir konu. Şunun bir kere daha altını çizmek isteriz. Konu her ne kadar İstanbul’da geçiyor olsa da. Kaşıkçı’nın kaybolduğu yer, Türkiye’nin egemenliği altında olmayan, uluslararası hukuka göre Suudi Arabistan Devleti’nin egemenliği altında olan Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’dur. Dolayısıyla bu meselede bir yakın işbirliğine ihtiyaç var. Hiçbir şey gizlemeden, örtmeden Suudi yetkililerin de işbirliğini sonuna kadar sürdürmesini temenni ediyoruz. Olayın aydınlanmasını arzu ediyoruz ama bu tür şeylerin de artık dünya gündeminden kalkması lazım. Bunlar soğuk savaş dönemi alışkanlıkları. Bir yerde bir gazeteci, bir yerde bir iş adamı, bir yerde bir siyasetçi kaybolur, gider. Bunlar soğuk savaşın o kirli, paslı, puslu dönemlerine ait meselelerdir. Bunların geride kalması lazım. Bir insan Türkiye’ye geliyor ve burada bir konsolosluğa girdikten sonra, işlemlerini yapıp rahat bir şekilde dışarı çıkması gerekir. Mesele ile ilgili olarak Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi en ince detayına kadar ilgili birimlerimizin hepsi çalışıyor. Eğer yanlış, eksik herhangi bir şey varsa bunlar mutlaka ortaya çıkar. İpuçları ortaya çıktığında da kamuoyu ile paylaşılır.”

  • Numan Kurtulmuş, İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı

    AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, partisinin Van İl Başkanlığınca düzenlenen “İl Danışma Meclisi Toplantısı”na katıldı.

    Çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve toplantılara katılmak üzere Van’a gelen AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Gürpınar Belediyesi tarafından düzenlenen bölgenin ilk ve tek yağlı güreş organizasyonu olma özelliğini taşıyan güreş festivalinin ardından kent merkezine geçti. Genel Başkan Vekili Kurtulmuş, kent merkezinde ilk olarak Van Valiliğini ziyaret etti.

    Valilik bahçesinde Van Valisi ve Büyükşehir Başkan Vekili Murat Zorluoğlu tarafından karşılanan Kurtulmuş, burada protokol ile selamlaştı. Van Valiliği şeref defterini imzalayan Kurtulmuş, daha sonra makama geçti.

    Valilik ziyaretinin ardından AK Parti Van İl Başkanlığına geçen Kurtulmuş, burada parti teşkilatı tarafından karşılandı. Daha sonra toplantı salonuna geçen Kurtulmuş, burada AK Parti ilçe başkanlarıyla bir toplantı gerçekleştirdi.

    Basına kapalı gerçekleşen toplantılarının ardından Genel Başkan Vekili Kurtulmuş, AK Parti Van İl Başkanlığı tarafından Van Devlet Tiyatrosunun salonunda düzenlenen “İl Danışma Meclisi Toplantısı”na katıldı. Kurtulmuş, toplantının ardından Elite World Van Hotel’de sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelmek üzere buradan ayrıldı.

    Toplantıya AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş’un yanı sıra AK Parti Van milletvekilleri Osman Nuri Gülaçar, Abdulahat Arvas ve İrfan Kartal, AK Parti Van İl Başkanı Kayhan Türkmenoğlu, Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe ile parti teşkilatı mensupları katıldı.

  • AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş:

    VAN (İHA) – AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, ABD yönetiminin ticaret savaşları üzerinden dünyayı hizaya sokmaya çalıştığını belirterek, “Türkiye’ye karşı yaptıkları bu kur operasyonu da aslında Türkiye üzerinden gelişmekte olan ülkelere ders vermek için yapılan bir operasyondur” dedi.

    Çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve toplantılara katılmak üzere Van’a gelen Numan Kurtulmuş, gündemle ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son Almanya seyahati ve dün Hollanda Dışişleri Bakanının Türkiye’yi ziyaret etmesiyle birlikte başlayan olumlu temasın sıcak şekilde sürdüğünü ifade eden Kurtulmuş, bundan da memnuniyet duyduklarını kaydetti. Kurtulmuş, “Dünyada çok büyük ekonomik savaş, ticaret savaşları başladı. Önce vekalet savaşları üzerinden Suriye’de, dünyanın büyük güçleri birbirine girdi. Maalesef ABD yönetimi, ticaret savaşları üzerinden dünyayı hizaya sokmaya çalışıyor. Türkiye’ye karşı yaptıkları bu kur operasyonu da aslında Türkiye üzerinden gelişmekte olan ülkelere ders vermek için yapılan bir operasyondur. Bütün ülkelere, özellikle gelişmekte olan ülkelere tarafını belli et, benden yana mısın yoksa değil misin. ABD yeni yönetimi, tabiri caizse herkesi karşısına alıyor. Avrupa’yı, Kanada’yı karşısına alıyor, Çin’i küresel savaşın muhatabı olarak görüyor. Rusya’yı karşısına alıyor. Bu kadar yıldır müttefiki olan Türkiye’yi de karşısına almak gibi bir gafletin içinde oluyor. Bu süreç içinde Türkiye’nin diğer ilişkilerini çok olumlu noktaya getirerek, üzerine gelen bu baskıyı hafifletmek gibi bir amacı vardır. Bunlardan biri de Avrupa ilişkilerinin düzeltilmesidir. Avrupa ile ilişkilerin gerginleşmesini önceki dönemlerde Türkiye sağlamadı” dedi.

    “Avrupalı 3-5 göçmen gördüğünde eli ayağı titriyor”

    AB ile çok iyi ve çok sıkıntılı dönemler yaşandığını da söyleyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

    “Son dönemlerde de pratik iki konu üzerinde görüşmelerimiz sürdü. Birincisi illegal göçmen meselesinde Türkiye ile Avrupa’nın işbirliği. Biz yaklaşık 3,5 milyon Suriyeli kardeşimize ev sahipliği yapıyoruz. Türkiye, Avrupa’ya göç rotasında. Hem doğudan hem güneydoğudan gelen rotada Türkiye geçiş noktasında. Türkiye göçmenleri önlemese, AB göçmenler tarafından istila edilirdi. Bizim milletimizin büyük bir ensar ruhu var. Herkes ekmeğinin yarısını Suriyeli kardeşleriyle paylaşıyor. Avrupalı 3-5 göçmen gördüğünde eli ayağı titriyor. Göçmenler üzerinden ırkçılık, yabancı düşmanlığı dalgası Avrupa siyasetini tutsak ediyor. Şimdi Avrupa ile göçmenlerin durdurulması mutabakatı çerçevesinde ilişki sürecimiz devam ediyor. AB’nin bunu tekrar görmesi lazım. İkincisi, Türk vatandaşların vizesiz seyahat etmesi. Bu konuşulan bir diğer konu. Bu iki konunun yakın vadede sonuç verecek müzakere alanları olduğunu biliyoruz. Türkiye, AB’nin talep ettiği bir takım reformları gerçekletirmiş durumdadır. Art niyetli, İslam karşıtlığı, yabancı ve Türkiye düşmanlığı, Erdoğan karşıtlığı üzerinden politika üreten bu aşırı unsurların etkisinde kalan Avrupa siyasetinin de biraz rahatlaması lazım. Avrupalıların bunu gördüğünü görüyoruz. Böylece Avrupa, Türkiye karşıtlığının menfaatine olmadığını, tam tersine Türkiye ile her alanda bir ilişkinin içinde olmanın kendilerini rahatlatacağını görüyorlar. Avrupa’nın aslında Türkiye ile yapacağı yakın temasın, Avrupa’nın tekrar kendi kurucu değerlerine dönmesi bakımından da son derece yararlı olacağını görüyorlar. Bunun aramızda önemli bir momentum oluşturduğunu görüyoruz ve sonuçlarının da faydalı olacağına inanıyoruz.”

    “Geçen yıl 500 bin turist geldi”

    Kültür ve Turizm Bakanıyken İranlı turistleri yakından takip ettikleri belirten Numan Kurtulmuş, “Geçen yıl 500 bin turist geldi. Bazı dönemlerde Van doldu taştı. Bu Van için çok önemli. Van Gölü’nün çok azından istifade edebiliyoruz. Büyük bir değer. Bütün çevreyi ayağa kaldıracak bir değer. Ayrıca dağlarımızın, yaylalarımızın terörden tamamen temizlenerek kullanılmasıyla tarım hayvancılık ve yayla turizminin gelişmesi açısından büyük bir potansiyele sahip olacağız. Sınır ticareti ile ilgili özel çalışmalar yapmamız gerekiyor. Önemli bir konu. Bizim bitirdiğimiz, İran tarafının bitirmediği bir yol var. Oranın bitmesiyle iki ülke ilişkilerinin gelişmesi sağlanacak. Bütün sorunları önleyecek mekanizmalardan biri, halklar arasındaki ilişkilerdir. Halklar arasındaki teması artırdıkça, Ortadoğu halkları çimento gibi birbirine kenetlenir ve bir sinerji ortaya çıkar” diye konuştu.

    “Kapıların önünde bomba patlatsınlar diye oy vermediler”

    Görevlendirme yapılan belediyelerin yaptığı çalışmalara da değinen Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Vekil belediye başkanlarının çalışmalarını yerinde görme imkanı buldum. Şehircilik alanında çok önemli katkılar sunan çalışmalar yapıldı. Demokratik hiçbir ülkede halkın oylarıyla seçilen hükümet, halkın oylarıyla seçilen bir belediye başkanının yerine vekil tayin etmek istemez. Bu vekillerin tayin edilmesi durduk yerde hükümetin aklına estiği için gerçekleştirilmemiştir. Hiçbir demokratik ülkede de hükümet eli silahlı terör örgütleriyle dayanışma içinde olan bir belediyeye müsaade etmez. İşin doğasına aykırıdır. Kazılan hendeklere yardımcı olan, terör örgütü için dağa eleman götürülmesi için aracı mekanizmalar oluşturan, hatta vatandaşlardan oy alarak seçilerek, devletin kaynaklarıyla kendisine verilen kaynakları bir şekilde dağa aktaran belediyelerin seçilmiş olmaları, onların bu yaptığı işleri meşru kılmaz. Bu faaliyeti yapan belediye başkanları en büyük zararı kendisini seçen Kürt kardeşlerimize vermiştir. Onlar kapıların önünde bomba patlatsınlar diye oy vermediler. Oğlu, kızı, ailesi huzur içinde sokaktan geçsin diye oy verdiler. Güzel kentlerde yaşasınlar diye tercih ettiler. Bunu yapmadıkları için hükümet de vatandaşa hizmetin gitmesini temin etmek amacıyla belediye başkan vekilleri atadı. Bu arkadaşlarımızın hepsi zor şartlarda fedakarca bu hizmetlerin gerçekleşmesine vesile oldular. İnşallah bundan sonraki süreçte de bölgemizde vatandaşlarımız istedikleri her türlü hizmeti alırlar.”

    “Ümit ederiz ki demokratik bir tercih içinde olurlar”

    “Seçimlerde eğer başka bir sonuç olur ve başka partinin belediye başkanları seçilirse ne yapacaksınız” sorusuna yanıt veren Kurtulmuş, “Seçimlerden sonra ne yapacağımızın cevabı bizde değil, seçilmiş olacakları yerler varsa, bu yerlerdeki HDP’li belediye başkanlarındadır bu işin cevabı. Millete hizmet istikametinde devam eder, meşru belediyecilik faaliyeti gösterirlerse zaten millet onlara onun için oy vermiş olacak. Bu sorunun cevabı bizde değil, bu sorunun cevabı HDP’nin nasıl siyaset yapacağıyla ilgilidir. Terör örgütünün gölgesinde, silahların gölgesinde, onun desteğiyle mi, yoksa milletin oyunun desteğiyle mi siyaset yapacak? Ona karar verecekler. Ümit ederiz ki demokratik bir tercih içinde olurlar. Öyle olursa bölge halkı rahatlamış olur” dedi.

    “AK Parti, Türkiye’nin teminatıdır”

    Mart ayında yapılacak yerel seçimlere de değinen AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş şunları kaydetti:

    “Önümüzde bir seçim var. Temel stratejimiz; her belediye başkanımız, meclis üyemiz gücünü partiden alan, Erdoğan’ın karizmasının altına sığınarak orada siyaset yapanlardan oluşmayacak. Her arkadaşımız, partiyi ve Erdoğan’ın çizgisini yukarıya çıkaracak birikimde insanlar olacak. Belediye başkan adaylarımız; halkın içinden çıkan, halka değer veren, ehliyet ve liyakat sahibi, millete sadakat sahibi insanlardan olmasına dikkat edeceğiz. Kılı kırk yararak adaylarımızı en iyi şekilde tespit etmeye gayret edeceğiz. Aynı şekilde meclis üyelerimizi de kentin demografik yapısını göz önüne alarak belirleyeceğiz. Van’da büyükşehir belediye başkanlığını almak için, metropol ilçeler olmak üzere ilçe belediyelerinin önemli bir kısmını almak için gayret gösteriyoruz. AK Parti, bu seçimlerde Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi en iddialı partidir. Diğer partiler seçim havasına girmemişken, biz 4 haftadır seçim çalışmalarımızı yürütüyoruz. Seçim peşin peşin ne kazanılır ne kaybedilir. Biz tek tek her seçmene dokunarak, her yerde huzur ortamı içinde kampanyamızı yürüterek vatandaşlarımızın taleplerini dinleyeceğiz. Bu kadar gelişmeden sonra Van halkının da bu gerçekleri göreceğini biliyoruz. Öyle olmasını temenni ediyoruz. Melese çalışmakta. AK Parti, Türkiye’nin teminatıdır. Bir bölge partisi değildir. AK Parti sadece Türklerin, sadece Karadenizlilerin değil, tüm unsurların partisidir. Türkiye’nin en kapsayıcı partisi AK Partidir. Bu özelliğiyle AK Parti, Türkiye’nin teminatıdır. AK Partinin varlığı ve güçlenmesi, Türkiye’de Avrupa’daki gibi aşırı uçlara kayma eğilimlerin gösterilmesine mani olacak bir gelişmedir. İnsanların kimliklerini rahat ifade edebilmesi, AK Parti iktidarları döneminde oldu. Cezaevinde annenin çocuğuyla Kürtçe konuşması yasaktı. Kimse diyemez ki AK Parti iktidarları döneminde kimlik üzerinden bir baskı var. AK Partinin kuruluş amacı; hak ve özgürlükleri geliştirmektir. Ana dili sütü kadar helaldir. Buna inanıyoruz. Herkesin diline kültürüne sahip çıkacağız.”

    Numan Kurtulmuş, konuşmasının ardından Gürpınar Belediyesi tarafından düzenlenen bölgenin ilk ve tek yağlı güreş organizasyonu olma özelliğini taşıyan “Kırkpınar’dan Gürpınar’a Ulusal Yağlı Güreş Festivali” için ilçeye geçti.

  • Numan Kurtulmuş: “Bundan sonrasında Türkiye için ya istiklal vardır ya da ölüm”

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Bizim güçlü bir Türkiye olma mecburiyetimiz var. Türkiye’nin sağdan soldan emir ve yardım alan bir ülke olma ihtimali yoktur. Bundan sonrası için Türkiye için ya istiklal vardır ya da ölüm vardır” dedi.

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen “Küresel Kriz ve Yeni Türkiye’nin Vizyonu” isimli toplantıya katıldı. Nev Mekan’da düzenlenen toplantıya Başkanvekili Numan Kurtulmuş ile birlikte Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen katıldı. Gençlerle sohbet eden Numan Kurtulmuş, gençlerin merak edilen sorularını yanıtladı.

    “Birleşmiş Milletlerin değişmesinin vakti geldi”

    Birleşmiş Milletlerle ilgili konuşan Toplantı da konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Biz neredeyse 30 yıldır hep bunu konuşuyoruz. Dünya sistemi bir şekilde yenilenmeli. Saraybosna’daki o katliamlardan yana bunları konuşuyoruz ama şimdi dünyanın gündemine geldi. Çok açık söylüyorum, biz belki görmeyeceğiz ama sizler göreceksiniz. Artık doğru söz insanlık tarihinin gündemine gelmiştir. Birleşmiş Milletlerin değişmesinin vakti geldi, bunu inşallah hep beraber önümüzdeki dönemde göreceğiz. Türkiye’nin vizyonu diyoruz ya Türkiye’ye de dünya sisteminin revize edilmesi reforme edilmesi, değiştirilmesi için çok büyük sorumluluklar düşüyor. Allah razı olsun sayın cumhurbaşkanımız da her platformda bunu gündeme getiriyor.

    “Ülkelerin Gayrisafi Milli Hasıla doğrultusunda pay ayırmaları zorunlu hale getirilmelidir”

    Türkiye’nin göçmenlere yaptığı yardımların ortada olduğunu söyleyen Kurtulmuş, “Türkiye gayrisafi milli hasılaya kıyasladığınız zaman insani yardımlar bakımından dünyada birincidir. TİKA, AFAD, Kızılay ve diğer kurum ile kuruluşlar üzerinden yapılan yardımlar ortadadır. Afrika’nın içlerinden Asya’nın en uzak noktasına Arakanlı mültecilere Allaha çok şükür yardım ulaştırıyoruz. Ancak bunun sadece ülkelerin kendi seçimlerine bırakmadan, ülkelerin gayrisafi milli hasılaları oranında insani yardım konusunda pay ayırmaları Birleşmiş Milletler tarafından zorunlu hale getirilmelidir. Birleşmiş Milletler olmak istiyorsa soğuk savaşla ilgili değil, her ülke gayrisafi milli hasılasının binde biri kadar, binde yarımı kadar insani yardıma ayırsa dünyada ne göçmen, ne açlık meselesi kalır” şeklinde konuştu.

    “3. Dünya Savaşı ekonomik savaş olarak başladı”

    Dünyadaki sistemde gelenin noktanı tehlike arz ettiğini söyleyen Numan Kurtulmuş, “Dünya sisteminde gelinen nokta bütün saydıklarımızın ötesinde bir vahamet tehlike arz ediyor. Soğuk savaş geride kaldı. Şimdi maalesef son 7-8 yıldır, dünya ölçeğinde bölgesel olarak başlayan bütün dünyaya yayılan büyük bir tehditle karşı karşıyayız. Abartısız söylemeliyim ki, 3. Dünya Savaşı ekonomik olarak başladı. Bir tarafta Çin’in olduğu, bir tarafta ABD’nin olduğu arada da Avrupa’da devletlerin bir şekilde bu yelpazeye doğru çekilme gayretlerini bir şekilde gücünü ortaya koymaya çalışacağı bir döneme giriyoruz. Bu savaş denemesi vekalet savaşları üzerinde Ortadoğu’da denendi” diye konuştu.

    “DEAŞ diye bir örgüt olmasaydı, Suriye paramparça edilmezdi”

    Suriye’deki olaylara değinen Numan Kurtulmuş, “Arap Baharının hemen arkasında vekalet savaşlarının hemen arkasında Suriye’de ben maşayı kullanacağım, elimi ateşe sokmayacağım. Suriye’nin şehirleri canım Halep, Hamas canım şehirler yıkılsın, yıkın şehirleri Musul’u, Kerkük’ü yerle bir olsun. Ben vekalet savaşlarıyla vekillerimi kullanacağım. Birinin adı DEAŞ, ötekinin adı PYD, PKK, ötekinin ki başka bir şey. Sadece şu soruyu sorsanız vekalet savaşlarının hainliğini anlarsınız. Ne olduğu da DAEŞ denilen bu topluluk, bir zamanlar 90 bine yakın silahlı gücü olduğu tahmin ediliyordu. Nasıl oldu da birkaç ay içerisinde dünyanın dört bir tarafından savaşçılar getirildi ve ellerinde dünyanın en büyük ordularında bulunan ölüm silahları bu insanlara verilerek terör örgütü haline getirildi. Eğer DEAŞ diye bir şey olmasaydı Suriye’nin paramparça edilmesi mevzubahis olmazdı. DEAŞ diye bir şey olmasaydı Irak’ın bu kadar parçalanması söz konusu olmazdı” ifadelerini kullandı.

    “Bundan sonrasında Türkiye için ya istiklal vardır ya da ölüm”

    Türkiye’ye karşı yapılan kur operasyonuyla ilgili konuşan Numan Kurtulmuş, “Türkiye’ye karşı yapılan kur manipülasyonunda, Türkiye’nin güçlü bir ülke olmasını hazmedemeyenlerin yaptığı manipülasyondur. Ama bundan da öte bir anlamı var. Türkiye üzerinden maalesef Amerika’da yönetimi ele geçiren bazı çevreler bütün dünyaya ayar vermek, bütün dünyaya tarafınızı belli edin diyorlar. Özellikle gelişmekte olan ülkelere, bu ticaret savaşları dünyayı meşgul edecek. Bizim güçlü bir Türkiye olma mecburiyetimiz var. Türkiye’nin sağdan soldan emir ve yardım alan bir ülke olma ihtimali yoktur. Bundan sonrası için Türkiye için ya istiklal vardır ya da ölüm vardır” diye konuştu.